Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

Geçmişten... Eskiden bir «tufeylilik» mesleği varmış. Şimdi de âlâsı var ya . lâfın gelişi «eskiden» diyoruz. Bu tufeyliler, tekke aşlarına, düğünlere, davetlere çağrılsın çağrılmasın, gidip beleşten atıstırmayı meslek sayarlarmış, En meshur pîrleri Benani adında bir tufeyli imiş. Ziyafet haberi alınınca bütün tufeyliler Benanî'nin evinde toplanırlarmış. O da ellerini açıp, tayfasını çevresine toplar, ve : Ey herkese rızkını veren Allahım! Gideceğimiz konağın kapıcısının kalbine merhamet ver! Göğsümüzden itici, arkamızdan kakıcı, başımızdan kavuklarımızı düşürücü eyleme!.. diye dua edermiş. Ve sonra cümlesine dönerek : Ey ihvan! Sofraya otururken ağızlarınızı ziyadece açınız, boyunlarınızı kaldırınız, lokmaları büyücek alınız, sıkıca vanp geliniz, illetli insanlar gibi çiğnemekten ve tavuklar gibi yutmaktan çekininiz! Haydi bismillâh başlıyoruz, gemisini kurtaran kaptandır. Benanî, tufeylilik mesleğine girenlere de şöyle nasihat edermis : c Sahanda yemek bitmeyince elini çekme, ama daha âlâsı gelince o zaman çek. Sofrada darhk olunca, yanındaki adama, «Affedersiniz. galiba zatıâlinizi sıkıştırıyorum. rahatsız ediyorum» de ki, herif senin bu sözünden utanır, kendini çeker, sana meydan verır. Yerken başmı yukarı kaldır ki, lokmalar boğazından rahatça geçsin. Sana sofra başında bir şey sorarlarsa, «evet» ten başka cevap verme. Ekmeği az ye, suyu az iç, yemek yerken sağına soluna bakma ömründe hiç yememiş gibi davran. Bundan başka halin ve mevkiin icabına göre yapılması lâzım gelen şey, dirayetine muhavveldir.» Tufeyli tayfasından biri, düğünlere, davetlere dalmak için Sstünü başını düzeltip vakar ve temkin ile kapıdan içeri girer, eğer kapıcı kim olduğunu sorarsa : Ben, gelin hanımın terliğini diken kunduracının kalıplarını yapan marangozun komşusuyum... dermiş. Sehir •I III 11 If ( I I 1 I 1 I # ıııı=ıııııııııııııııııııı 11111111111111111111 ıı ıı 111 r • 11111111111111111111111111111 • 11111 • ı ıı ı ıı i • 1111111 • 11 • 1111111 • j ıı ı=J • • • i l S o s v a l K 0 nU I İ = D , Ü Ş Ü N C E L E R İ ,„, II.IIIIIIIIIIIIIIIIIMIIIIIIII!. = . . EI/MİlrınmMfİjfl Unenvtut cınifInnrllfm .. I" • Yukarıdaki hikâyeleri bir eski kitaptan aldık. Görülüyor kl beleşçilik, lüpçülük, hazıryiyicilik, tufeylilik, asalaklık bizlere bir tarih yadigân... Bir meslek, bir ekol... Edep ve erkânı var, prensipleri var, protokolu var. Böyle bir geleneğin birdenbire yok olacağını hangi iylmser umut edebilir? Çevremize baktığımızda nice tufeyli görüyoruz ki, dedelerine tas çıkartırlar. Bunlar öylesine tufeylidirler ki, geçmisin tufeylileri yanlarında hiç kalır. Ancak geçmisin tufeylilerinde bir akıl noksanmış. tçlerinden hiçbiri : Yahu bunca konağa, yalıya ziyafete geliyoruz. Bu kadar yenip içiliyor; göller gibi içki, dağlar gibi yemek geliyor sofraya.. Bunca adam doyuyor. Bu konağın sahibi ne yapar ki, bu kadar para kazanır? Acaba çalışır mı? Yoksa o da bizim gibi tufeyli mi? diye sormamıs. Ve asıl büyük tufeyiilerin o kapısında tufeylilik ettikleri paşalar beyler olduğunu anlıyamamış. Tufeylilerin en ünlü pîrlerinin kendi aralannda değil, büyük konaklarda yasadığını hesap edememiş. Şimdilerde bu soruları soranlar arttıkça, dünyada tufeyliler de azalacaktır; tufeylileri besliyen tufeyliler de... Alınteriyle para kazanan adam tufeylilere parasını kolay kolsy yedirmez. İşin püf noktası burada.. Yeni ders yılırun ^ * ^ * ^ * * Yazan: başlaması dolayıKöy Toplum Kalkınması ça siyle özel okullar konusunun ye 1 lışmalannda sorumluluk almış niden ve değişik m kamu görevlilerini ve köy lider açılardan ele alın a^^MVtf^^^ı lerini yetiştirmek maksadiyle dığı görülmektedir. Zira eğitim istenilen bir yaşama bir kurs tertip edilmesine kaAnayasamızın 21 inci maddesi; düzenine ulaşmak demek olan kal özel okulların bağh olduğu esas kınmanm en etkili «raçlarından rar verilmiştir. ların, devlet okullan ile ulaşılîstanbul'a bağh 281 köyün mak istenilen seviyeye uygun ola biridir. Diğer taraftan plân, ilk öğretim muhtar, öğretmen ve imamlann rak, bir kanunla düzenlenmesi gö dışındaki Eğitim Kurumlarında yurtdaşların kendileri için yapılan katılacağı bu kursta, köy haya revini vermiş bulunmaktadır. Bugüne kadar memleketimizde harcamalan belü ölçüler ve imtının bütün yönlerini kapsıyaki Özel Öğretim Kurumları 1331 kânlan olduğu takdirde ödemelecak bir hizmet bütünlüğünün (1915) tarihli .Mekatibi Hususiye rini 5n görmekte ve ancak gelir nasıl sağlanabileceği öğretile Talimatnamesi»ne dayanılarak sevk durumu elverişli olmayan başarıve idare olunagelmiştir. lı öğrencilerin yükselmesine imcektir. Oysa 49 yıl önce hazırlanmış bir kân verecek bir burs sistemi tav Muhtarlar için, muhtarların tâlimatnamenin, özellikle eğitim siye etmektedir. vazifeleri ve toplum kalkınma ve öğretim alanında memleketiNihayet bilindiği üzere plânda, sı konusunda ayrıca bir kurs mizin bugünkü ihtiyaçlanna cevap plân hedeflerine ulaşmak için, överemiyeceği ortadadır. zel sektörden her alanda önemli açılacaktır. Memleketin ekonomik alanda ol çabaların beklendiği ifade edilduğu gibi, eğitim ve kültür bakı mekte ve bilhassa lüks konut yamından kalkınma hamlelerine de tırımlarından vazgeçilerek diğer Depremden zarar gören özel sektörün geniş ölçüde katıl sahalara yönelmesi istenmektedir. okullar için yardım masını sağlamak zaruretinde oldu Bu itibarla her yıl binlerce lisc yapıhyor ğumuz Kalkınma Plânında ifadesi mezununun istediği fakülteye giremiyerek açıkta kalması vakıası İstanbul Öğretmenler Derneği, zel ni bulmuştur. Bu yolda özel sektör için en karşısında, memleketimizde son za zeleden tamamen yıkılan 4 okul ile, büyük hasara uğrayan 20 okulu tâ önemli konulardan biri Özel Öğ manlarda bilhassa meslekî ve tek nik branşlarda açılan yüksek özel mir ettirmek maksadiyle, şehrimizde retim Kurumları açmaktır. Gerçekten ekonomimiz bilhassa okulların, devlet tarafından gerek ki okullara birer mektup göndererek onları yardım kampanyasına dâvet teknisyen, mühendis ve işletme i li murakabe tedbirleri alınmak darecisi, dıs, ticaret konusunda da şartı ile, bir ferahlık getireeeğine etmiştir. Okullar aralannda topladıklan pa pazarlama uzmanlan ve işletme şüphe yoktur. Nitekim Millet Mec ralan, Öğretmenler Bankasının Ka muhasebecisi sıkmtısı çekmekte lisinden geçirilen ve ö'nümüzdeki dıköy Şubesinde 8041 numaralı hesa dir. Bu sıkıntıyı gidermek üzere ayda Senatoda görüşülerek kanun ba, Bahçekapı Şubesinde 2542 numa plânda teknik öğretime önem ve laşacak olan Özel Öğretim Kurum rah hesaba, Pangaltı Şubesinde ise rilmesi ve vüksek okul ve üniver lan ile ilgili kanun tasarısı; Özel 3020 numaralı hesaba yatıracaklardır. site seviyesindeki işletme idareci Öğretim Kurumlarının tâbi bulusi yetiştirecek okulların genişletil nacağı esasları tesbit etmekte, Mil mesi ve yenilerinin kurulması tav li Eğitim Bakanhğı ile Özel ÖğreArmatörler Şubesi nim Kurumları arasındaki münasiye edilmiştir. (1) için kıırslar açılıyor ve lııiiiıııiiir Ö Ö zel Okullar f Dr. İsmet Giritli sebetleri düzenliyerek ve görev, yetki ve sorumluluklarmı nizam altma alarak, zaman zaman ve bil hassa yüksek özel okullara karşı yapılan soyut suçlamaları bertaraf etmektedir. Son iki yılda memleketimizde kurulan vüksek özel okullar istis na edilirse, Özel Öğretim Kuni'n Iarının bugün dahi resmi öğretim kurumlarrmızın yamnda, büyük sorumluluklar ve başanlı hizmetler jTİklendiğini inkâr etmeğe ım kân yoktur. Mevcutları 800 ü bulan özel öğretim okullarında 100 bine yakm öğrenci okumakta ve 4 bine yakm öğretmen hizmet görmektedir. Özel Öğretim Kurumları ile ilgili kanun tasarısının getirdiği aııa ilkeler kısa zamanda, ana okulun dan yüksek dereceli okullara kadar bütün özel öğretim kurumlarında önemli ve başanlı gelişmeleri istihdaf etmektedir. Bu ilkelerüı başlıcalan, tasarının gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, şunlardır; Anayasamızın da gerektirdiği ciddi ve seviyeli bir eğitim ve öğretimi sağlamak ve Özel Öğretim Kurumlannı her şeyden önce bunu gerçekleşürebilecek surette kurulmalannı temin etmek. özel Öğretim Kurumlarının çoğalma ve gelişmelerini teşvik et mek, kolaylaştırmak ve bunlan aynı zamanda gayet sıkı bir kontrol sisternine bağlamak. Kurumların mensuplanna gü venlik içinde çahşmak imkânlarını sağlamak, kurucular ile çalışanlar arasmda esasfarı açık, kesin ve sıhhatli münasebetler tesia etmek. Tasannın yabancı okullar ile ilgili hükümlerini bir başka yazıda ele alacağız. Kalkınmada başarıyı sınırlandırar nedenler ve eğitim Yazan : Dr Gevat GERAY Pedagoji Derneğınce 7 ve l(i eylül 1964 gfinlerinde, Adapazarında düzenlenen Unikinci Eğitim Kongresınde «gelismckte olan memleketlerın baslıca e gitim problemleri» koııusa ele alınmıştır. Günün önemii iç ve dıs siyasal olaylan arasında ge rektiği gibi basına aksedemiyen bu kongre vesilesiyle, konu ile ilişkili bazı noktalar, özellikle kalkınmada başarıyı sınırlıyan bazı taktörler ve e^itimın bu alandaki rolü üzerinde kısaca durmayı faydalı bulmaktaMZ. Geri kalmıs memleketlerde plânlı kalkınma çabalarını sınırlıyan çeşitli ekonomik, sos yal, kültürel, siyasal ve çevresel (aktörler arasında kalkın • manın en önemli kaynaçını t>>skil eden «insan> unsurunun içinde hulunduŞu elversssız ve yetersiz durumu dikkati çekmek tedir. Gelişmekte olan ıtıemle ketierde vatandasın kalkınma çabalarından çok defa uzak kaldığı, girisilen çalısmalann önemini kavrıvamadı^ı ve bııtı lardan yararlanacak kültür seviyesine ulasamamıs bulunduîu görülmektedir. Bu, bolgeler \e memleket çapındaki plânlı kal< kınma çalışmaları icin ohHıuu kadar, mahallî topluluktarın, özellikle köylerin kalkınmasiyle ilişkili toplum kalkınması ça lısmaları için de engelleyici bir faktör olmaktadır. Mahalli ei rişkenliğin, halk katılısının ve aşağıdan yukarıya plânlı ca • lışmamn ön plânda gittiği top • lum kalkınmasında, toplulukların harekete geçirilmesi, yeni fikir, metod ve teknikleri kabul etmesi bakımından bnnun ayrı bir önem tasıdığı açıktır. Geri kalmıs memleketlerde köy lük yerlerde yaşıyanların bü yük çogonluşu, «girişkenlik yetenegini kaybetmiş, hurafelere inanan, teknik bilgiden yoksun kimselerdir» ve «bunlar verine göre, asırlar boyunca cahil din adamlan, toprak sahipleri, sehirliler tarafından istismar edilmiş ve sindirilmişlerdir. Bu şekilde elindeki azı da kaybetmemek için daha çok şeyler pesinde kosmamak onlar için bir hayat prensibl ve acı bir gerçek haline gelmiştir» (1). Topluluklarda istenen ve beklenen sosyal, ekonomik ve kültürel değişmenin meydana gelebilmesi için şüpbesiz bir yerlerde ve toplumlarda değişmeğe, kalkın maya karşı olan bu gibi olumsuz davranış ve dü^ünceleri gidermek üzere her türlü eğitim yollanndan yararlaıımak zarureti vardır. Bu da ancak klâsik ve mesleki ejitim dışında, halkın birinci derecede duyduğa ihtiyaç ve sorunlara çftzöm yolu bulmada, bunlan kspsayan plânlar yapıp uygulamada, bu amaçla toplum güçlerini birles tirmede etkili olacak halk ve toplum eğitimiyle mümkün olabilir. Halk ve devletin sıkı gönülIS isbirliŞi ilkesine dayanan ve her türlü eğitimsei yollardan yararlanan toplum kal • kınması bu ihtiyacı karşılamak tadır. Onikincl Eğitim Kongresine sunulan raporlardan birinde «ge lişmeye karşı koyan kuvvetler* konusu ele abnmaktadır (2). Bunlar arasında, çiftçiııin dünvasının küçük ve kapalı obnası, meslekî ve teknik eğitim ye rine klâsik ve evrensel eğitim J verilmesi, öbür dünyaya aşıı derecede iman, bilgi yerine nançlara bağülık, değişmeni zorlanması, endüstrileşmeye t nem verilmemesi, gençliğüı il mali, mevcut önderlikten yara lantlmaması gibi faktörler b < lirtilmektedir. Kalkınmayı g < ü leştiren faktörler elbette buı lardan ibaret sayüamaz. Tükı tim ve tasarruf alanındakî akl aykın eğilimler. feodal düze kalıntılarının adaletsiz sonuçL rı gibi ekonomik faktörler d dikkate almmalıdır. Devlet Plâ lama örgütü tarafından giriş Ien toplum kalkınması pilot bı ge çalışmaları sırasında yapıla araştırmalarda ekonomik büyı meye engel olan. sermaye biri mesini önleyen çeşitli davranı lara rastlanmıştır (3). Eviene kızlara verilen cihaz giderle için aileler arasındaki yanşm; biriktirilen paralarla üretin arttırıcı ya da hayat şartlaru geliştirici harcamalar yapaca yerde Hacca gitnıek arzusu, bu lar arasındadır. Köylerde gel şen ve zenginleşen tüccar çif çilerin kasabada yerleserek ba ta kredi i.şleri olmak üzere ç şitli konularda spekülâtif işl< yaptıklan ve köylüvü sömü dükleri anlaşür aktadır. kuruldu Armatör gemilerinde çalışan gemi adamlarının haklannı korumak ve toplu sözleşmeye gidebilmek için Kaptan Faruk Tönter tarafından Türkiye Yeni Denizcilik ve Gemi Adamlan Sendikası Armatörler şubesi kurulmuştur. Armatör gemilerinde çalışan gemi adamlan, Sendikaya kaydolmaya baslamışlardır. DİKKAT! BAYİLERF DİKKATL. Yeni bir kurtarma gemisi yaptırüıyor Beş Yıllık Kalkınma Plânı gereince Almanya'nın Weser firması| ADANA BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU | na ihale edilen açık deniz kurtarma gemisi 58 metre boyunda 1 0 metre genişliğinde olup saatte 1 7 mil sürat yapabilecektir. 5 bin beyir gücünde bulunacak olan bu ge| 15 Ekım 1964 = minin kurtarma filosuna katılmaI Yenöten : OĞUZ BORA j iyle bilhassa Karadenizde karaya oturan en büyük gemilerin kısa ânmiiinıiHfflnıınııııniııiııiMimM zamanda kurtarılması mümkün oCumhuriyet 12239 acaktır Bu şekilde mevcut 4 kurarma gemisinden daha fazla süÜMjl YAŞAR1N YENİ ŞİİR KİTABI rat ve çekme kurvettnesahrp oia' ,BİE GÜN ANLARSIN cak bu gemi ile kurtarma işlerin Ç i g a n G ö z l e r ' ı n i l â v e s i y l e bu hafta ç ı k ı y o r de randıman fazlalaşacaktır. Genel Dağıtımı • B A T E Ş Bâyilik Teşkilâtı . C a ğ a l o ğ l u 12 milyon liraya çıkacak olan kurtarma gemisi 1965 yılının sonunda Türkiye'ye gelmiş olacektır ÜMÎT YAŞAR'ın 45 devirli yeni siir plâgı yakında çıkıyor. Okuduğu şıırler : ISLAK GÜL, KİMBİLİR, GtDENE SONE, ŞtlRİSTAN, ÇAGRIŞIM, ÖTESİ YOK. VE SAİRE, AYRIURKEN. Melodl • Plâk ve Ses Endüstrisi B e y o ğ 1 u Saatlî Maarif Takvimleri Taptan sipariş kcıydı tamamlanmak üzeredir. (1) Kalkmma Plânı, Ankara 1963, S. 492. SAĞLIĞIN1 SEVENLERİN VEGÂNE DOSTU Sayın TOfTANCI'Janmız: | OTHELLO 1 SAATLİ MAARİF DUVAR TAKVİM lerinin Vaht« vr taklitleıini aluınmrk için, siparifleriuiri yalnır; i s t a n b u l MRarif K i t a p h a n e s i ' n e ycpubiiirsiniz. ADRESF DİKKAT!... Cağaloğlu Yokuşu, No. 38 KIZILAY M A D E N SUYU KIZILAY M A D E N SUYU KIZILAY M A D E N SUYU SAĞLIĞIM SEVENLEBİN Kalkınmada başarıyı smırl yan bir faktör olarak yerleşn düzenimizdeki dağınıklık mes lesi de gözönünden kaçınlm nıalıdır. Büyük çoğunluğu, k çük ve dağımk yerleşme birir lerinden meydana gelen bu d zenin, çeşitli coğrafî nedenlı dışında, savunma ve kamu d zeni endişelerinin etkisi altınc oluşup ortaçağlardan intikal e tiği anlaşılmaktadır. Prof. O Mustafa Akdağ. Celâli isyanla sırasında köylerin talan edili ve köy ekonomisinin mahvol şu, bunlann sonucunda meyd na gelen genel kıtlık. geniş ba göçleri ve kalelere çekilme layları hakkında çok ilgi çeki noktalan tarihî belgelerle a dınlığa kavuşturmuştur (4). İ tanbul Teknik Üniversitesi y marlık Fakültesi asistanları dan Or. Tekin Aydın, «Anadol da tnsan Topluluklan ve Ye leşme İlkeleri Czerine Bir D neme» (İstanbul. 1%4) adlı es rinde yerleşme düzenimizi t limsel şekilde eleştirdikten so ra yerleşme konusunun plâı çalışmalar ve idari ihtiyaçl bakımından bir sisteme bağia ması gereğini ortaya koynrn tur. Daha aynntılı şekilde e alınması gereken bu konuya U rar dönmek ümidiyle, buraı sadece yurt ve bölgeler çapı da, mahallî topluluklar sevi> sinde girişilen plânlı çalışmnl ra cevap verecek bir yerleşn sistemine olan zarurete deği mekle yetiniyonız. Üâncüık: 2712/12269 KIZILAY MADEN SUYU Mide, barsak, safra taçı, karaciğer, damar sertliği, mikris, romatizma ve şeker hastalıklarına karşı yurdumuzun saŞhk kaidelerin» göre elde edilen yegâne maden suyudur. Cumhuriyet 12276 DOSTU Cumhuviyet 12244 MMmııııııiıııtf""» Eskişehir Şeker Fabrikası Müdürlüğünden 1. Aşağıda yazılı hurdalar kapalı zarfla teklif alma usulüyle satışa arzedilecektir. 2. Tahplerın 45 Krş. luk pul üzenne imzalı şartnamemızi de havı teklif mektuplannı temınatlariyle bırlikte en geç 15 Ekım 1964 Perşembe günü saat 12.00 ye kadar Fabnkamıza tevdi etmiş olmalan lâzımdır. 3 Buna ait şartname Fabrikamız Ticaret Servisinden ve İstanbul Aşirefendı Cad Şeker Handakı Büromuzdan bedelsiz olarak temin edilebilir. Takribî Muvakkat teminat Hurda Cinsl Miktar TL. 1. Hurda saç, Hurda boru, Profil 9.000, hurda demir 250 Ton 600, 2. Torna talaşı (Demir. Çelik) 40 » 200, 3. Hurda varil (Karpit ve saire) 3 » 200. 4. Hurda çember 4 » TÜRKÎYE ŞEKER FABRtKALARl A. Ş. (Basın 18462/12255) Marmara ve Egede yağış bekleniyor Ege. Marmara ve Batı Karadeniz İle Akdenizin Batı kesimleri parçalı bulutlu, Ege bölgesi mevziî sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecektir. Hava sıcaklıkları Batı bölgelerimizde değişmiyecek, Doğu bölgelerimizde biraz artacaktır. Rüzgârlar bütün bölgelerde Güney yönlerden orta kuvvette esecek, Ege, Marmara. Batı Karadeniz ve Batı Akdenizde zaman zaman kuvvetli olarak esecektir. SAYIN HALKIMIZIN DİKKATİNE AZİZ MÜŞTERİLERİMİZİN LÜTUFKÂR İTİMAT VE TEVECCÜHLERİNDEN DOĞAN HAKLI İZDİHAMI GÖZÖNÜNDE TUTAN İDAREMİZ GEREKLİ PERSONEL TAKVİYESİNİ YAPARAK SAYIN HALKIMIZA DAHA KOLAYLHCLA AUŞVERİŞ YAPMA İMKÂNINI SAĞLAMIŞ OLDUĞUNU ARZEDER, BU CANDAN ALÂKAYA EN DERİN ŞÜKRANLARIMIZI SUNARIZ. (1) Fehml YAVTJZ. Memlek timizde Toplum Kalkınma (Köy Kalkınması), Ankara: 19 s: 67. (2) Bozkurt CÜVENÇ, «Gel mekte olan Memleketlerde G lişmeye Karşı Kovan Kuw< ler», Pedagoji Gemiyeti Dergiı C: 1, Sayı: 1 (1964) s: 812. (3) Devlet Plânlama Teşkilj Toplum Kallanması Grupurn teksır ettirilen Altınözü ve Tt me tlçeleri araştırma raporla na bakılabilir (4) Celâlî İsyanlan (1550160; DTCF Yayını, No: 144 (Ankar 1963). '.IIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIMIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIMIIIIIIIIIII Cumtiuriyet'e mekt\ıpl Ekim 10 Cemaziyelâhır 4 V e a O V. E. O * » 3 g J 604 12 01 15.10 17.37 19.07 4 23 J12 2; 6 22 9.32 12.00 1.30 10.44 5 s < GİMA GENEL MÜDÜRLÜGÜ HAS: 1680/12273 CI'MHI'KIYETIn refrikasr "Bana ilgj göstetin,, Yıllardır özlemle beklediğim «bugün» gelip gerçeğin demir yumruğunu suratıma tüm gücü ile vjrdu!.. Anlatayım: Bu tarihten CJ8) yıl önce menenjit hastalığına müptelâ oldum. Adı geçen hastalık her iki kulağımda sağırlık bıraktı. O zamanlan orta tahsilimin ilk sınıflarında bulunuyordum. Sağırlığımdan dolayı okuma hakkı mm olmadığını o zaraanın ilgili makamlarının yazıtan ile ögrendim. (Yıl 1957). Halbuki okumayı ve okulunm çok seviyordum. Ailem, fakir ve cahildi. Bana kılavuz olnp imkânlar hazırlıyabilmeleri imkânsızdı. Keza, hiç bir büyügüm de elimden tutup okumam için bir anlayız göstermiyordu. Yalnu kalmıs tım. Küçücük bir köylü çocugu idim. Küçük aklımla vilâyeti • mizin valisinden bana yardım etmesini rica ettim. Valimiz, Maarif Müdürlüğü kanalı ile ilgili Bakanlığa havale etmişti. Bir yıl gibi bir bekleyiş ve neticesiz bir cevapla avuralmuş • tum... Sağırlığımın verdiği acıy» bir de okulumdan ayrılmamın acısı ekleninee dünvara sessiz bir karanlığa döndü!. Acılarımı unutmak için kendimi kitap o • kumaya verdim. Gece gündüz bir yıl seçkin eserler okumakla geçirdim... Yeni ders yılında tekrar okuluma kavuşabilmek ümidiyle devrin Reisicumhar ve Basbakanına mektup yazıp; okumak istediğimi acıkh bir üslupla anlattım. Anlayıs gösterdiler. Okuma hakkını tekrar elde ettim!. O yıl azimli calışmam sayesinde arkadaşlanmdan geri kalmadım ve hattâ iftihar listesine fotoğrafımı astırmasım bildim» Ertesi yıl büyükleri min yakın alâkalan ile Aydın Vakıflar Müdürlüğü hesabına okumak imkânı sağlanmıştı ve böylece geleceğim güven altında hazırlanıyordu», Çalıştım ve büyüklerimln 11 gilerine lâyık olmayı her an ha tınmda tuttum.. Nihayet orta tahsilimi ikmal edip diploma a 1 mayı normal arkadaşlanm gibi hak ettim. Diploma e • İimde memleketime döndüm. Yüksek tahsil yapmak istiyor • dum. Heyhat! Güçlükler yine karşıma dikildi. ümitsiz yere müracaat ve nğraşılarım neti cesiz kaldı (Yıl 1962). Yüksek tahsilden ümidimi kestim. Kendi kendimi yetistirmek için uğraştım ve hâlâ öyle yapıyoram... Durumuma elverisli iş aradım. Müracaat etmediğim kapı kalmadı. Reisi cumhnrumuz sayın Cemal Gürsele mektup yazdım. Başbaka nımız sayın tsmet Inönü'ye de durumumu arzederek; (Türkiye Sağırlar Okullarında) ilgililerin bana bir vazife vermelerini rica ettim. (Zira çok gencim. Bu okullar için göreceğim kısa bir eğitim ve öğretim karsundan sonra pek çabuk bu o kulların ders programlarına intibak edebilirim. Sade öğret menlik değil, en küçük kade • mede bile vazife almaya hazı rım). Ne yazık ki yazışma ce vapları menfî olmaktan ileri gidemedi™ Şimdi, benimle ilgilenilsin istiyorum. Bana anlayıs gösteril sin, zira toplnmuma faydalı olmak isteğimi tatbikat sahasma götürebileyim... ömer Yalçın «tlk Adım» cazetes! Muğla Oüğrek kuyoruz. Dert dert üstüne. Turkiyenin dertleri, hükümetin dertleri. şehir ve kasabaların dertleri, şahıslann dertleri falan. Bizim de derdimiz I . U nüfusSO O lu Soma şehrinin su derdi. Şu su derdi her tarafta var, fakal böylesini duydunuz mu bilmem. İUer Bankası iki sene önce So manın su islerine el attı. İhalesı yapıldı, herkeste düğün bayram Derken caddeler kazıldı. borulaı kenarlara vığıldj. Arkadan işf paydos. Ortalıkta ne mütehahii Tarhan KollektU Sirketi, ne us talan, ameleleri hiç biri yok Tam 8 ay, kış geçti. Kazüann yeı ler göçtü kapandı. Oocuklar, hall açılan hendeklere dOştü. Otomo biller kaydı, «ular dolup göl ol du. Bazı şikâyetler üzerine tlleı Backası Müdürü Saym Babüroğ lu çeldi, durumu vakinen görüj il^ilendi. Tabiî hemen işe başla nıldı. Su deposu kısmen yapıldı pik borular doşendi atmosfeı tecrübeleri yapıldı, derken Tar han Şirketi ve elemanlan VÜK kayıp. Soma çarşısı siperleri ka zünuş muharebe veri. Parke taş lar, topraklar, pik borular v.s geçilemez durumda. Aradan ik sene geçti, gelin Somayı yinı görün aynı manzara. Kış geldi çamur akıyor. Halk, Belediyeyi baliyle sıkış tınyor. Dert vanıvor, ağlıyor Heı tarafta konuşulan su derdi, sı yoUan. Keşke başlamaz olsaydı Belediyenin bütün taarruzlan karşı silâhı (Muhatap biz değil İUer Bankası) deyip kesiyor. Bi de elimizde olmadan şu Ule Bankası, Tarhan Kollektif Şir ketini dize getiremiyecek durun da mı? Elinde hiç mi tutamal yok ki Tarhan Kollektif Şirket İUer Bankasını iki senedir oyna tıyor. Somaular, tller Bankasmdan i mitlidirler. Kanıyan bu yaraları na merhem bulacaklanndan e mindirler. Biraz ilgi başta gelir İlgi beklemek hakkunız deği Bir acı şarkı Yaıan: A. J. Cronin llllllllllllllllllllllll 218 BtR ACI ŞARRI BtK ACI ŞAKEU 219 220 BtR ACI ŞARRJ Daha da okuyunca, Bn. Georgina'ıun kim oldugunu anlamakta gecikmedim: Hani bir kriket arkadaşıra vardı, babasının ne kadar zengin oldugunu anlatmak için konuşmalannda hep o iki bacalı yattan söz açardı ya, iste onun ablasıydı bu kız. Yazının şeri kâlanına çabuk çabuk şöyle bir göz gezdirdim : Çoktan beri süren bir bağlılık .. mutlu çift birden karar vererek... sayısız arkadaşları, hayranlan pek sevinmişler... «Aman, ne güzel!» diye haykırdım. «Artık her şey düzeldi demektir.» Annem hiçbir şey söylemeden bana şöyle bir baktı. «öyle ya, anneciğim» dedim, «Miss Greville bakar ki Bay Lesly başkasiyle evleniyor, kendisiyle evlenemiyeceğini anlar.» «Pek sevinir ya buna, zavallıcık!» Annem bunu söylerken, solgun dudaklariyle acı acı gülmüştü, tuhafıma çitti. «Yani, sevinmez mi demek istiyorsun?» Annem, konusmayı kapatmak ister gibi, sert bir tavırla: «Benim bir sey demek istediğim falan yok» dedi. «Yalnız, bir ara onun yanına gitmeni istemiyorum ben senin. Bakalım işler nasıl bir durum alacak?» O aksam bundan sonra ikimiz de hiç kontışmadik. Evin içinde de çıt çıkmıyordn. Ertesi gün saat onda kiliseye gittik. Pazarlan arasiTa Miss Greville bizi öğle yemeğine çafırırdı. O gün, kiliseden döndüğümfizde böyle bir çağrı falan gelmedi. Miss Greville kendl kilisesine de gitmemisti. Evin içinde gene çıt yoktu. O çün annem öğle yemeğine bize ne pişirdi unuttutn, çünkü, birincisi, ne yediğimin farkında değildim ki. Yemekten sonra gitti yattı bir saat şöyle bir kestirmek üzere, ben de okul odevlerimi yapmaya koyuldum. Saat dörtte çay yaptım. Evin içindeki o sessizlik artık bizi de öylesine sarmıştı ki, hep fısıldaşır gibi konuşuyorduk. Çay fincanlarını, tabaklan falan kaldınp mnsluk taşına götürdüm, yıkadım, kuruladım, arada bir de anneme bir göz atıyordum. Bakıyordum pek diken üstündeydi. O bizim daracık aralıkta bir aşagi, bir yukarı gidip geliyordu ama, ayağinda pufla terlik, hiç ses çıkarmadan. Bir yandan da, başını dönmüş, dısansını dinliyordu boyuna. Hava gittikçe kararıyordu, yağmur da yeniden başlanuştı. Derken, tam havagazı lâmbasını yakmak uzereydim, kapı vuruldu: Annem şöyle bir sıçradı, bunu açıkça görmüştüm. Merakla baktım kendisine. Açayım mı?» diye sordum. «Hayır» der gibi, başını iki yana salladı, sonra gitti kapıyi kendisi açtı. Campbell'di gelen. O sıska, kemikli karaltısı, alaca karanlıkta, birdenbire ortaya çıkan bir hortlağı andınyordu. Ama, yflzünde gene her günkü gibj içini belli etmez bir soğukluk vardı. Ellerini kolab önlüğünün fizerine çaprazlamıştı. Pek resmî bir tavırla: «Hanımefendi sizinle görüşmek istiyorlar» dedi. Annem, ağır ağır konuşarak: «Hayhay» dedi, «peliyorum.» Kadın gene aynı tavırla: «Hanımefendi sizin iklnizle konuşmak Istiyorlar» dedi. Sonra, annem, bana doğru dönerek: «Bence..» diye bir söze başladı. «Olsun, anne» diye sözünü kestim, «ben de geleyim.» Bunu hiç de kahramaruığımdan söylemiş değildim; gerçekte, yüreğim kütküt atıyor, dizlerim kpsilir gibi oluyordu ama, bu işin dışında bırakılmak istemiyordum da ondan. Bana öyle geliyordu ki, Miss Grevüle hayatının şu kanşık anuıda benim geleceğimle ilgili pek önemli bir karara kolayca sürüklenebilirdi. Annem duralamıştı. Sezinlediğime güre, Campbeire bir şeyler sormak, Miss Greville'nin o sıradaki durumunu öğrenmek istiyordu ama, bu kadına bir şey soruunazdı ki. Çoktan, dönmüş gidiyordu. Biz de arkasından gittik. Miss Greville'nin yatak odasmm önüne gelince durdo, gene kuraUan gözeterek, kapıyı açtı, bizi içeri buyur etti. Geniş bir odaydı burası. Taraçaya açılan çift kanat bir penceresi vardı. Şimdi o, çizgili ipek perdeler kapanmış, havagazı lâmbalan yafcümıstı. O güne kadar ben bu odaya hiç girmemistim: eşyayı merakla gözden geçirmek isterdün ama. gözüm hemen Miss Greville'ye kaymıştı. Lzun bir masada oturuyordu. Giyinik değfldi, püsküllü bir bornoza sannmıştı. Öyle hanl hanl bir şeyler yazıyordu ki biz içeri girince başıru kaldınp bakmadı bile. Dört mektup yazmıştı neden bilmem, içimden gelmiş, masanın üzerinde duran mektuplan saymıştun simdi de beşinciyi yazıyordu. (Arkası var) ilier Bankası Somalıların derdini dinlermisiniz? tsmail özdemir yazıyon Gazete siitunlannda dile getirilen çeşitli dert ve dilekleri o
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog