Bugünden 1930'a 5,438,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

HÜR DÜNYADA YOLCU V£ TURİZM OTOMOBİLLBR/ FABRİKASYONU 2.500.000 , AMERİKADA OTOMOBİL SANAYİİNİN DURUMU JfAFT Aksanı üzeri.. saat yediyi geçiyor. Rahmi meydanda yok.. Kecep sordn: Ahmet Bey, Rahmi gelmedi. Bir yere mi gönderdin? Hic çörünmedi mi?.. Sabahleyin çöründü, sonra ise gidiyornm dedi. Hiç bu kadar çeç kalmazdı. O çün Kahmi i\i bir is vapmıstı. Daha isporta*a atmadan elde malHn 50 lira farkla birine deıretmis, venisini almıs. onlan da saat altıva kadar satmıstı. Söyle saydı.. O »iinün kârını normalin çok üstünde buldu.. kaç zamandır aklıııa ko>du;u birseyi yapmaya karar verdi. Bofaza gidip söyle deni? kenarında bir verde bir \emek \emtk.. Kar defa bu erzusunu Ahmedr açmıstı; ama Ahmet Rabminin hirkaç kurus biriktirmesini istediti icin: L'lan. nene Iâzım. simdi çidip 2530 lira para sarfedeceksin' Nene yetmivor fasıılvc phazı, ıpjer kebahi.. AJabev! Beraber çidelim ne o!ıır«un! Ben senin rnasrafını çekerım! dedivse de Ahmet: Orada yemek venecek verlerde 30 liradan asaîı çıkılma/. tki kisı fder 80. Yol parası filan SD100 kâsıdın icinde.. o scnin harcın dp^ii; \Ulim basıns al da bes on paran olursa bir ken.nri kc\ ! I)edi$i icin artık ondan ümidi kesnmti. O eün de ha\a çok sıcaktı.. Semte gelmeden evvel. r.ahçekapıda bir Taksim dolmnsuna atladı.. Tarlabasında arabadan iki kisi indi. Karaköyde de biri inmisti. Arabada Rahmi ile Sismanca bir \olcu kaldı. EIIi adım öteye eidince iki Rnm kadını: Kurtulus gıdersin? dediler. Araha durda.. bindiler. Rahmi isin önce farkına varmadı. Fakat araba Tarlabasını bitirip Feridiycnin ağzına gelince durdu.. Fahmi sordu: lîurası neresi?. Taksim! Anlamadım.. hura'ii Fcridiye! Taksim taaaa nerede? Vzatma isimiz var.. Rahmi paravı verdi• Enayi verin e koyma adamı! dedi. öteki yolcu da: Bırak yahu! Bunlar bövledir. dedi.. Rahmi keyfini hozmak istemedigi için fazla iistune varmadı. Yürüdü.. Taksim mevdanına eeldi. Orada bir Tarabva dolmusuııa bindi.. Araba epevce eski. biraz da ufak oldnjundan Rahmi biraz «iikıstı. Tanında karı koca oldukları lâflarından anlaşılan iki •'•olcu vardı. Rumca konusn^orlardı.. araba bir kisi bekli>ordu.. Adam: Soför efendi! Çok geç kaldık.. Vaaapalım! Bunun adı östüne! Dolsun dive bekliyoruz.. Biz farkı verelum.. Alma baska yolcu.. Rahmi hemen: Ben de paylasmm.. Hem öne geçerim.. siz de rahat edersiniz. dedi. Çünkü öndeki yolcu Rahmi gibi sıska idi. Arkadakilerin d e ikisi üç kisiye bedel.. soför: övle olsan.. dedi.. Rahmi 2000.000 . f. 500.000. EKIP Yazan: Burhan FELEK arkadaıı, öne çeçti.. vola dü<tulcr Aşaiıdan s>'di\orlarcİ! Araba KurucPMiıcve seldısı zarnan Kahmi yaptığı cnayilisin farkına vardı ama is işleıı geçmisti. Yaslı ar»banın motnrii iyice kızıvor \> öne oturan volcularııı alt kısımlarını âdeta haşlı\ ordıı.. Sançır da sangır.. Tarah\a<la üç vol agzındaki meydan!ıia geldiler.. araba durda.. yolcnlar pantlannı verdiler. Rahmi bir lira fazla vererek kenrli pavını genis tuttu Karı koca Rrfhrrme tesekkür ettiler Rahmi de onlara: lîirsey desil. Çok sükür sağ salim eeldik! dedi. Avrıldı.. önc P sövle sahil bovunda bir asa£ı hir yukarı vavas yavas sezdi.. hem lokautalara baktı.. hem de ha\a aldı. Deniz havası islah acar! di\r bir lâf rsitmisti Onun tesirini hissetmive basladı.. Hattâ veııi vapılan otplin onüne kadar gitti.. derin derin baktı.. vapının neden durdiTjıınıı kendi kendine sordu: Trkrar döndü Bir kere daha knvu Hola^tı Niha^ ct .saat sekizi Kpcerek çözüne kestirdifi kıioüK. bahceli. orta halli hir lokantava ?irdi Rahminin kılıcı hir pantalon bir de kolları sıvalı eömlekten ibaretti Dogrusu o ?ün de tıras olmaya vakit hi'Umamıstı.. ireri çirdi.. etrafa bakarken.. bir garson sokuldıı. N> istivorsnn? dive sordu.. Rahmi icerJcdi.. alay etmiye karar \erdi: •;" knrns versene ne olnr". Vemlekete sidece'iim.. dedi. Garson: Persembe çünıı gel.. bizım >ardım parası persembe eüniidür. Hem sen sıkılmıyorsun. hö\le turp srihi adam.. Rahmi güldü.. beğendigi bir masava oturdu: : Bari bir lokma ekmek getir!. Garson isi çaktı.. Saka vapıyorsunuı? Yok >ahu! Karnım aç! Temek yijecegim.. Batustüne bayim!, Ne içeceksiniz? Sosfnli bira lar mı?. Ekstra ekstra.'.. Hele bir bira getir.. Meze?. Yahu! Çok lâf ettin be!. Ne lâzımsa cctir Az sonra lokanta doldu. Rahmi buz eibi birayı içti: Ohhh!.. Su Ahmet ağabe yim de çok babavanidir. Ne olurdu, eelseydi de beraber olsavdık.. diye içinden geçirdi. Balıâı pek beyendi.. garsonla ahbap oldu: Adın ne senin hemşerim? Koço . Balığı beyendim.. çok iyi pişmis.. Afiyet olsun.. Bir pilâf istersiniz.. ya bir burek.. bir pirzola. Sen bana bir sis köftesi getir.. ama.. sira var mı sıra. Yok pasam.. tatlı sarap var, Istemem.. Köfte yanında biraz garni pilâf koyayım.. Yok sade pilâv koy!. Köftcyi de vedi.. pilâfı da yedi.. arkadan bir de güzel kavuıı %edi.. bir hesap.. bahsişle beraber 25 kâsıt. Rahmi çıktıgı zaman saat doknz buçuğa geliyordu Derken bir minibüs göründü.. Rahmi işaret etti.. araba durdu.. Nereye?.. Açabev sen nereye gideceksin?.. Ben Aksarava gideceğiın.. Biz seni Cminönüne kadar atarız. Aksarava da oradan çidersin!.. Oldu mu?. bekletme! Rahmi arabaya bindi. Araba tıklım tıklım.. Ne verecc|iz?. tki lira. Amma yaptın vahu? Lzatma ağabey!.. Bnrasi neresi, Eminönü neresi, bn şaatle siıkretscne!. Rahmi yerlesti Sahiden sıkısık oturuvorlardı.. 12 kisi vardı. arabanın yayları da pek rahat değiü. Ama ne rare.. önde birisi cıeara içiyormuş.. külleri, Rahminin yanındaki kadının göztine kaçmış: Kadın: Av! diye bafırdı» gözüme kül kaçtı.. cıgara içen sarhoş.. Gözünü kapa ablacıgım.. diyince: Senin ;özün kapmngın! Ben nive kapa>ım!. Çünkünı, karanlık basınca tavaklann tÖTİeri kapanır... Yolcular.. Canım bu kalabalıkta cıgara ıçilir mi? dediler. Adam da . l l a n Hürriyet, Hürrivet! Hani >a Hürriyet?. Cıçara içemiyorsun'. Ne memleket be!. diycrek cıgarosını pencereden attı. Araba Bebejte gelmisti.. durdular.. beklediler.. soför indi. Orada baska arabalar da vardı.. nihavet soför yamafı reldi.. Buraya kadar ba> lar.. dedi Herkes: Neden yahu?.. diye soraeak oldu Heride ekip varmıs. Kontrol ediyorlar.. Rahmi sordu: Araba bozok mu? Yok ağabey! Bizim sabil yolundan gitmiye hakkımız yok. Biz dağ yolundan işleriz. Onun için sonra arabanın plâkasını alırlar.. başımız belâya girer. Hadi inin . tndiler Rahmi: Paralar ne olacak! derken araba Emirgândaki yola sapmıstı bile. Kaldılar mı ortada.. HerXr» basının çaresini arıvorkcn tçinde üç kisi olan bir araba yaklaştı.. Eminönü, Emjnönü! diye bağırıyordu. .000.000 500.000. GENEMl MOTORS FORD CHRY5LER AMERfelN MOTDRS STUOEMKER Eğer Amerikada herkes birbirinin otomobilini yıkasa, işsizlik olmaz Dünyada 1 yılda 10 milyon binek otomobili yapılıyor '•••••••••••' «ijapka gı\mek mecburiyeti >oktur.» Bu bözler Kıraliçe Elızabetb ile Prens Philip'in \erdikleri garden parti davetiyelerine eklenmışti. Altı yüz genç da\etli protokol endişesi duymadan gelebilecek ve şabane çiftle rahatça dostça yarenlik edeceklerdi. Küçük bir devrim dcmekti bu. Bonn şehrınde bır ağaç nıuieı açıldı. Dunyanın dort bucağındatı 36 000 çeşıt ağaç \ ar muzede. • Araerikalıların yeni yaptıkları bir maddeden otomobilinize bir kasık sürdünüz mü yepyeni oluvor. o/O 45 ile Amerika önde gidiyor mıstır. 1961 de, Amerikada vapılan otomobillerin ••31 i Ford tezgâhlanndan çıktıfı halde, 1962 de bu nispet °>27 ye düşmüstür. Dünva sanayiinde üçüncülük rae\kii. \ ols,»agen'dedir. tstanbul şoförierinin çok rağbet ettikleri De Soto, Dodge, Plymontb otomobillerini vapan Chrysler'in mamulleri ise, Amerika piyasasında eskisine kıyasla çok dar bir mahreç sağlıvabilmektedir. Bu kampanyanın markasını tasıyan arabalar, imalâtın ancak *ı7 sini piyasava çıc karmaktadır. c Stndebaker'in Amerika piyasasındaki hissesi ise, *tl den ibarettir. Amerika otomobil sanayiinin rekor yılı, 1955 o tir. 1955 te, Amerikada 7.900.000 otomobil \apılmıs ve bnnların 7.290.000 i satılmıstır. Bu yıl ise, imalât 6.600.000 civannda olacak ve satılacağı sanılan araba sayısı, ithalâtla beraber 6.800.000 e yükselecektir. Dünyada en faıla otomobil imal eden müŞimdi Amerikada büyük firmalar 1963 rnocssese, General Motors'dur. General Motors, dellerini hazırlamakla meşguldürler. Fiatların 1961 de bir buçnk milyonn asan araba sayısı ile önümüzdeki yıl biraz ucuzlıyacağı hesaplanmak Amerikada istihsalin 'ı50 sini elinde tntayordu. tadır. Fakat bnna mukabil müşterilerin daha Ba yıl, imalâtın iki boçak milyona yaklasacafcı büyük ve lüks arabalar aradıklan belirtilmekve yalruı Chevrolet'nin 2 milyona yakın tenez tedir. Beş yıldanberi ilk defa olarak. küçük araziih otomobili çıkartacagı tahmin edilmektedir. ba satıslarının artık artmaması. halkın tekrar BQ snretle, Amerikadaki imalâtın yüzde 56 sı geniş ve rabat vasıtalar aramaya basladıfma General Motors'nn inhisarında toplanmış ola karine sayılmaktadır. Küçük araba meraklılannın dahi, bir «hifi» radyosu aramaları. dikkacaktır. Tıllık otomobil imalâtı bir milyonn geçen te çarpmaktadır. ikinci büyük fabrika, Ford'dar. Ford. bir vakitIstatistikler, Amerikada issiz sayısının artler dnnyanın 1 nnmaralı otomobil endüstrisini tıgını göstermekle beraber gerek yeni ve gerek terasil edlyordn. Bir kaç yıl önce, imalâtı Gene knllanılmıs arabalara rafbetin 7 yıldanberi kay ral Motors'a hayli yaklasmıştı. Fakat son yıllar dedilmis en yfiksek rakama erişmesi, iktisadi da, bn müessesenin piyasadaki durumu zayıfla hayatta canlılık alâmeti savılmaktadır. «Eger Amerikada herkes birbirinin atomobi lini yıkasa, işgizlik olmaz!» Bu söz, hiç şüphesiz biraz mizah ve biraz da hakikat kokusu tasımaktadır. Amerika ve Avrnpada, otomobil sanayii son on beş yılda büyfik gelişmeler saŞlamıstır. Dünyada, bir yılda iraal edilen binek otoraobillerinin sayısı 10 milyon civarındadır. En çok otomobil imal eden memleket. Amerikadır. 1leri sanayi meraleketlerinin imalât nispetleri şöyledir: Rahmi hemen gırdi .. Ne vereeeğiz?. İki buçuk.. dedi.. ve hemen kalktı.. Nasıl hızlı gidiyor.. Virajları dar alıvor, arabaları solluyor Saat onda müsterim var.. A apurda.. diyerek gaza basıyor da. Kuruçeşmev e geldikleri zaman bcnzin deposunun önünde birisi işaret verdi.. Araba birdenbire durdu.. Müşteriler birbirlerine girdiler.. Soför pencereden konustu. Arkava Buraya kadar.. dedi ve arabadan indi. Bereket Rahmi pa ra vermemisti.. Ama sordu : Araba mı bozuldu? Yok be! Ağzını hayıra aç!. (Arabaya vurarak) Tank, tank! Boznlnr mu bu mal!. Ekip varmış da Beşik tasta. Ne ekipi? N'e ekipi olacak?.. Trafik . Sana ne?.. Araba saflam.. Benim ehliyetim yok!. deyince hepsi bir ağızdan A a a a a ! Allah sakladı dediler. Adam arabayı bıraktı Kuruçeşmeden geriye doğru hızla yürümeve basladı.. Oradan da boş araba geçmiyor .. Rahmi söyle bir dfisün dü.. Ahmetle beraber olmadığına hayli hayıflandı. Çünkü o olsa bn durumlara bir çare bu lurdn. Başladı yürümeye, ya rım saat kadar yürüdü. Besiktasa geldi. Meydanda iki trafik arabssı, yukandan asagidan ge len arabalan kontrol ediyorlaı dı.. Ama pek de kalabalık yoktu.. Sokuldu.. Merhaba!. dedi.. Içlerinden biri: Oo! Rahmi ne haber? Sen buralarda ne geziyonnn? Bofuda idim de... Eve gı diyornm.. Z \ = : E ; ; ~ = = = E = z = = ^ • Kalb hastahkları ıçın bır bısıklet yapıldı. Pedallerı kalbı yormıyacak şekılde avarlanmiş bulunuyor. * Bir tek yastık sizi dinlendirebilecek. Banyonun baş tarafına bir «emeç» le tutturulu>or. Sonra istediğiniz kadar dayanıp dinleniniz. Adı «Relas yastığı». • Denız mevsımınde\ ız. Canınu balık tutmak ısterse hıç duşunmeyınız artık. Yeni bır balık elbısesının cepleri tam bu ış ıçın. Balıkları tuttukça içıne ko> u koyuverecek sıniz. • tngiliz cocukları için konser\e yaptılar. Kutuyu açnor, tabağa boşaltıp çocufun önüne koyuyorsunuz. Ne eti kesmeğe, ne de sebze>i ezmeye lüzum var, bepsi hazır. Atom ışınlarının beklenmedık bır etkisi meydana çıkarıldı: Bu ısınlara gosterilen maymunların zekâsı artıyor. Gunun bırinde insan nes!ı için de aynı sey iddıa edıhr, bu gun umacı gıbı korkulan atom bom bası sevılecek bir şey olursa şaşmamak gerek. Amerika Birleşik Devletleri c45 Almanya cl8 İngiltere f 15 Fransa %11 %06,5 İtalya • Mısırlı Prenses Nıtokrıs'le Firavun Mentesufıs, ilk tanıştıklan gün, birbirlenne hayran hayran bakakalmışlardı. Mentesufis, Prensesten gozlerini ayıramıyor, Nitokns de, uzun kirpiklerının arasındar.. genç adamın boyunu bosunu yarı beline kadar çıplak vucudunun tunç pırıltılarını, doymak bilmeden seyrediyordu. Biraz sonra, Fıravun Mentesufıs, tahtmdan kalktı, basamakların dıbinde ayakta durar. Prenses Nıtokris'e doğru ilerledı. elını uzattı, onu bir basamak yukarı çıkardı Tam oğle ustu pırıltılar saçan gunes kadar guzelsin, Nitokris, dedi. Mavi yaz gecelerinı ışıldatan avdan ve yıldızlardan da guzelsin Kalbımı ebedıyen zaptettın Kendi kalbin: de bana verir mısin'. Heyecandan dı'.i tutulan Nıtokns. bir kel'me soylivecek halde değıldı. Başını eğmekle vetındı Elı genç Fıravunun avucu ıçinde. pembe yanakları al aldı. • Çılgınlar gibi eğlenen halkın coşkun sevgı gösterilerivle sahane bir duğün yapıldı. Fakat birbırlerinı bir gorüşte delıce seven genç evliler, kendilerinden başka bir şey goremiyorlardı. Dünyadan ayrı bir âlemde yaşıyor gibiydıler. • Duğünun üzerınden az bır zaman geçmıstı. O sabah Firavun, torenle tapınağa gidecektı Nitokns. sabahtanben endişeli idı Sehirde acayip bır Kürültü duyuluyor, Firavun sarayının yuksek duvarları üeerınden aşarak saray halkının kulaklannı dolduruyordu. Ustelik. Melıke, çevresindeki saray çubavlarının yuzlerini de endıseli bulmakta, bakıslarında. fısıltıh konuşuşiarında bir gızljlık sezıyordu. Nitokns. Fıravuna yalvardı: Bugun tapınağa gıtmeni istemıyorum efendimız. dedi. 4alk taşkınlık ıçindeymiş divorlar, korkuyorum. Ne olur, bugun saraydan çıkma'. Fakat Mentesufis, bu hıç yok fan kadın kuruntusuna gülüp tjeçmış: Olmaz. demisti, haîk maalesef, eski Firavun zamanındanberı taşkınlıklar gostermeğe alıştı. Bırak bağırıp çağırsin Halk ofkelı diye ben çoruk eibi korkup saraya kapanırsam ayıp olmaz mı? Sonra beni sen de hor gorürsün. Halbukı ben senin sevgini kaybetmek ıstemem. O sırada, maiyet alayınm hazır bulunduğu haberini getir diler Firavun, Nıtokris'in kolI;TI arasından sıyrıldı, yanın1 d?kılerle berabe hızlı hızlı u'nklaştı Kitekim, biraz sonra, genç Fıravunun, saraydan çıfcar çıkmaz. taşkın haîk kalabalığı tarafından öldürül MERAKLI SAHIFEL Melıkenın ıntıkamı Yazan: H. V. duğu haberi kendısıne verıldığı zaman, bana şaşmadı bile. • Bu facıa uzerıne Mısır, buyuk bır sessızlığe gomulmuştu. Sankı bu sessizlikle kendini unutturmaya çalışıyor, oğlunu oldurduğu Tanrı RÂ'nın intikamına çaıpılmaktan korkuyordu. Bu arada. bir genç rahıp. bır gun gelip Melike Nitokris'ın ayaklarına kapanmış. tapınağın dehlizinde bir gece kulak misafırı olduğu bir gızlı konuşmayı anlatmış, ölen Firavuna tuzak kurulmuş olduğunu haber vermışti. Fıravunun olümünde halkın kabahati yok tu, onu sarayın en yakın adamları, Melikeye göz koymuş olanlar, Firavun öldükten sonra onunla evlenerek Firavun tahtına vâris olmayı kuranlar kış kırtmışlardı. Genç rahip, Nitokns'e bu adamlann isimlerinı de verdı • Nitokrıs, Mentesufis'in olumunden sonra, memleket işlerine dört elle sanlmış, yaptığı icraatla, Mısıra eski debdebesini kazandıracak bir büyük Melıke olduğunu ispat etmeğe baslamıştı. Bu arada, Firavun sarayının altmda büyük bir divanhane yaptırıyor, Nil nehri üzerinde, memleketin daha büyük bır kısmını sulayabilecek bır baraj vücuda getiriyordu. tnşaat işlerı bitmek üzere idı. Nitokris, inşaatın bitmesi şerefine büyük bir ziyafet vereceğini ve bu ziyafete, memleketin ve müteveffa Fıravunun en sadık adamlarını dâvet edeceğinı bütün ülkeye duyurdu. Gel zaman, gıt zaman dâvetler yapıldı Fakat sarayın buyük rütbelı sadık adamlarından bir çoğu bu dâvette kendı ısimlerim goremeyınce şaştılar. Buna mukabil Mentesufis'in kathnde az çok uzaktan yakın dan ilgisi bulunanların hepsı ziyafete çağırılmı«tı. • înşaatımn bitmesi serefine bu eğlentinın tertiplendiği >er altı salonu uçsuz bucaksız bir yerdi. Mısınn en büyük sanatçıları ve ressamlan elele vererek burayı eşsiz bır şekılde sus lemışlerdi. Salona, sarayın ıçinden açılan yüksek ve dar bir tunc kanırian pirilivor hasamaklarına pahada ağır kumaşlar serılı muhteşem bır merdıvenden inılijordu. O gun etraf kucak kucak çıçeklerle suslu idı. Sofralar kurulmuş, masaların ustu altın ve gumuş tabaklar ıçinde yiyeceklerle donatılmıştı. Bodur sutunlar ustünde kokulu meşaleler alev alev yanı\or, salonu ıç açıcı bir aydınlığa gomüyordu. Başlannda çıçekten, bellennde altın kemerden başka bır şey bulunmıyan uryan cariyeler, kuş sutünden başka her şey bulunan bu mükellef sofranın dâvetlilerine şarap ve yiyecek ıkramiyle meşguldüler. Her şey neşe saçıyordu, herkes keyifli idi. Birden, sesi sarayın en kuytu köşelerine kadar duyulan bir gong vuruldu, tunç kapı açıldı. Başında Firavun tacı, elinde adalet sembolü kırbaç, Melike Nitokris gozüktü. O günün serefine en pahalı mücevherlerini takmıştı. Peşi sıra, dev yapılı iki zenci köle, kollannı kavuşturarak tunç kapının iki yanında yer aldılar. Koca divanhane, Melikeyi se lâmhyan bir sevinç âvâzesiyle çınlamıştı. Nitokris, en üst basamakta durmuş, gülümsiyen yüzü ile bakıyordu. Bir kelime söylemedi, yalnız eliyle bir işaret verdı. O zaman, akılları durduracak bir şey oldu. Divanhanenin dip teki duvan ikiye yarıldı ve bu geniş yarıktan içen, korkunç bir su yığını dolmaya başladı. Önüne durulmaz bir şiddetle saldırıyor, bnüne geleni deviriyordu. Insan, sofra, çiçek, yiyecek, ıçecek, ne varsa, sulara kapılmış, bütün meşaleler sönmüştü. Bu yıkıcı kuvvet, Nitok ris'ın, aylardanben uğraşarak yatağından çevirttiğı ve şimdi sevgilisi Mentesufıs'i öldürenlerin üzerine saldırttığı intikamcı tanrı Nil'di. Nitokris, sırtmdaki sırmalı Melike kaftaniyle, başındaki Firavun tacı ve eiindeki adalet kamçısiyle, dudaklanndaki te ; / bessum eksilmeden, bu kor v kunç manzarayı seyredıj'or, ölum saçan suların müthı? hısırtısım dıniıyordu Sular. bır az sonra merdıvenın üst basamağma. tunç kapının hizasına kadar vuk^eldîpi Tamar» u\w işaret daha verdı. Gong bır kere daha çaldı, diptekı duvar, açıldlğı gibi sessızce kapandı, su hucumu durdu. Tunç kapının kanatlan açıldı, Nitokns divanhaneden çekildi, kapı tek rar örtüldu. Şımdı bu sudan mezarın yuzunde. yığınlarla çıçek. altın ve gumuş sofra takımları arasında, davetlılerın cesetleri yüzüyordu. Nitokris, kâhyasına şu emrı verdi: Yarm bu suları boşaltır, olüleri, çoldekı çakallara atarsm. Böylece, toprakta yerı olmıyan bu ruhlar asla rahat juzu gormeden serserı serserı dolaşsınlar, sevgili kocamın ruhunu obur dünyada da rahatsız etmesinler! Sonra dairesine çekildi. Ertesi sabah, sarayın en yuksek kuiesinin dibinde onun oiusunü buldular. Intikamını aldıktan sonra, âhirette kocasnle buluşmağa gitmisti Tayan mı?. z ö y l e olacak galiba! K«rn = çeşmedenberi yay» seliyor«ın.. = Bebek'te de araba defistirdim.. = Neden o? . Şj Kardeşim yollara gözcü ş kovrauslar.. Arabalara «Ekip Ş var!.» dediler mi kimi ehliyet = siz, kimi yolsuz.. Yoleulan bı = rakıp kaçıyorlar.. deyince me = mnrlar birbirlerine baktılar. jjj Anladın mı? .Şimdi. Neden = tenhalaştığını buraların? dedi. z Havdi yukarı >ola.. dediler. E Rahmi sordu Z Ben buradan Aksaray» n ı = »ıl giderim? E 10 kâğıt verir. gider»in! = Daha ucuz olmaz. dediler. Dü = sündü. tasındı Gözü yemedi.. Saat onu bulmuştu. Bir Emin z önü otobüsune bindi.. Yolda bi z raı da kcstirdi. Orada indi.. E Azapkapı. Çesme mevdanı, V'n S kapanı köprüsü, Saraçhaneden E Aksarava geldi.. Kahveye gir ~ digi zaman saat onbiri bulmus = tn . Ahmet esniyor, Recep bek livordu.. Rahmi içeri girdi, pey ~ keve kendini bıraktı.. E Bana hir şekerli kahve! E dedi.. uzandı.. Eİ Olan biteni ancak y » r ı m sa = at dinlendikten sonra anlattı. = Ahmet rülümsüyordu, Rahmi ~ davanamadı: ~ Atabev ! Sen olsan ne ya E pardın? E Ben olsam citmezdim be!.. E diyerek gene eski fikrinde inat 3 etti. = «11111 ıı • ı • ı M 111111 ı >•' 11 * i •'••> 111 f 11 • 1111 M 11111111111111111111 M 1111111111111 M f 111111111111111 M 11111111111111111111111 M 11111111111111111111111 ıııııııııııı ; istanbul Belediyesinden : f Erzurum Bayındırhk Komisyonundan: 1 Yapılmakta olan Erzurum memleket hastahanesi ek pavyonu asansor tesısatı kapalı zarf usulu ile eksıltmeğe çıkarılmıştır. 2 Keşif bedeli 236.470,00 lira olup muvakkat teminatı 13.075.00 hradır. 3 Ihale 14/9/962 Cuma gunu saat 15 de Erzurum Bayındırlık Mudurluğu odasında ve komisyon huzurunda yapılacaktır. 4 Keşıf ve sartnamesi mesai saatleri dahılınde Erzurum Bayındırlık Mudurluğunde gorulebilır. 5 Talıplerın. 20.000,00 lıralık banka referanM, teknık personel beyannamesı, ve bu ve buna benzer 225.000,00 lıralık bir işi yapıp ve kabullerini yaptırdıklarına dair bonservıslerini dilekçelerıne eklıyerek en geç 10/9/962 günu aksamına kadar Erzurum Vılâyet makamına müracaatla Bayındırlık Mudurluğunden yeterlık belgeleri almaları. 6 Talıplerın 2490 sayılı kanun hükümlenne göre 962 Ticaret Odası vesıkalarını havi hazırlıyacakları teklıf mektuplarını ihale saatınden bır saat evveline kadar makbuz mukabıh komisyona vermelerı. 7 Po5tada vakı gecikmeler kabul edilme/ Ilân olunur. (Basııı 14204/10827) 1 Karakoy koprüsunde 4 eylül 1962 salı gunünü 5 eylül çarşambaya bağlıyan gece 1962 yıh is programı gereğince duba değiştırme ameliyesı yapılacaktır. 2 Bu sebepten Karakoy \e Ataturk koprulerı 4 eylul 1962 gunü ile 6 eylul 1962 gunu arasındaki iki gece açılamıyacağından bugunlerde denız trafiğıne kapalıdır. Aynı zamanda 4 eylül 962 gunu <aat 22 den 5 eylul 1962 saat 7 ye kadar Denizcılık Bankası Şehir Hatları tşletmesı Kopru, Üsküdar iskelesine (teknık bakımından mahzurlu bulunduğundan) vapur yanaştırılmaması gerekmektedır. 3 4 eylül 1962 günu saat 22 den itıbarers kamyon, otobüs vesair ağır nakıl vasıtalarının Karakoy koprusunden geçmemelerı icabetmektedır. 4 2 2 2 4 arası taksi tipi nakil vasıtaları Karakoy köprüsünden ağır ağır geçebilirler. 4 Eylül 1962 gunü saat 24 ten 5 eylul 1962 gunü saat (7) ye kadar Karakoy Koprüsu kara trafığine kapalıdır. 5 Ataturk koprüsu kara trafiğıne serbesttir. Sayın halka ılân olunur. (Basın: 14533 10852) Buzdofabınızı seçerken bilhassa bu hususları unutmayınız çelik saçtan iç gövde.plâstikle mukayeseye kabil değil!~. Çatlamaz, sararmaz, yumuşamaz, bozulmaz, çizilmez, koku yapmaz ve daima yeni kalır. Emayeli buz dolaplarımn şahı 50 senelik tecrübeyi bünyesinde topiar. BUZ DOLAPLARI Otomatik defrost* 5 sene garanti C İ H A N K O M . ORT. Sultanhamam Katırcıoğlu Han Kat 5 Istanbu! l L * N C IIIK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog