Bugünden 1930'a 5,439,797 adet makale



Katalog


«
»

Dencere Akıl üzerine Sehir hallediliyor • > Kadıköyün havagazı derdi llllllllIllltlIIlllIUIlLLLLLLLL DÜŞÜNCELER ÜŞÜ ıııı|ıııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııiiiııııııııııııııııııııııııiiiıııııi!iıııııııııııııııımıııııııııı=ıııı GÜNÜN KONULARl Bir koca, kendi karuını beğenroiyebilir. Hattâ doğrasana isterseniz, kocaların çoğu kanlarını beğenmiyor. Tabiî aynı hükiim kadınlar için de yürürlüktedir. Kadınların da çoğu kocalarını beğenmiyorlar. Hele kadın, sağına solona pck aldıran bir kimse değilse, kocasından söx açıldığı zaman, elâlemin ortasında: Bizimki mıymıntının biridir... diyor. Adam mıymıntı değil de belâyı şedit ise, yakasını ısırıp : Düşmanımın başına kardeş... Evlenmez olaydım... diyor. tnsanlar çoğunlukla kanlarını ve kocalannı beğenmiyorlar. Yalnız kanlarını ve kocalannı mı beğenmiyorlar? Bnrnnnu, ağzını, kaşını, gözünü kosurlu bulan insan ds çok. Ayna karsısında îgri bacaklanna bakıp : Ulaıı anınıa da iğri bacaklarım var... diye düşünen insanlar vardır. Dazlak kafasını seyrcdip, seyredip '• Vay canına! Itiraf etmek gerekirse ben kel kafalı herifin biriyim... diye doğruyn söyliyenler vardır. Ama ayna karşısında şekli şemailini gözden geçirip : Yahu ben amma da aptal adamım... diyebilenler var mıdır? Bilgelcr, «Hcr insan kendi aklından memnundur» iddiasındadırlar. Bir Türk atasözüne göre de, «lnsanlann akılları pazara çıkarılsa, berkes gene kendi aklını satın alırmış.» Gerçekten de böyledir. Herkes kendi aklını beğenir. Çünkü aklını beğenmek için kullandığı terazi, gene kendi aklıdır. Elinde başka ölçü yok... Bir terazinin de kendi kendisini tartabildiği görülmüş şey midir? Bu fikre hak verince, herkesin kendi aklını beğendiğini ileri siiren bilgelere ve atasözlerine hak vermemek için sebep yok. Herkes kendi aklını beğenir. Ama doğrusnnn isterseniz kendisi için açık açık : Vallahi ben pek akıllı kişiyimdir .. diye propaganda yapan insan pek yoktur. Bu düşüncemizi bir başka türlü ifade ederiz. Bizim akıllı oldufumuzu ileri sürmeyiz de, başkalarının aptalhğından dem vururnz. Bunun içindir ki sık sık : Yahu şu Tevfik ne budala adam Be birader bizim Hüsamettin aklını peynir ekmekle yemiş... Hayatımda şu Şecaettin kadar dangalak herif görmedim... kabîlinden iltifatlar savnruruz. Bununla beraber kendi aklımızı ne kadar beğenirsek beğenelim, bazan çok akıllı olduklarını itiraf etmek zorunda kaldığımız kadar akıllı insanlar vsrdır yeryüzünde... Meselâ bunlardan biri Einstein... Gerçi Einstein şimdi yeryüzünde değil, gökyüzünde . Ama yaşadığınca, aklına yeryüzünü hayran etmiş bir kişi idi Einstein . Yeryüzfinü ve gökyüzünü ve hütün kâinatı kapsıyan bir aklı vardı Einstein'ın... Bu fikre sanırım herkes beyaz oy verir. Şimdi içimizdeki iyi tahsil terbiye görmüş, hali vakti yerinde, efendiden beyefendiden bir kimseye : Einstein'ın aklını ister miydiniz? diye sorsam, eminim ki : Canım, bu da lâf mı? Elbet insan Einstein'ın aklına sahip olmak ister... diye eevap verecektir. Ben de diyecefim ki : Dikkat ediniz dostum... Bu Einstein SMyalist. Vay canına! Bu adam kâinatı kavnyan akliyle düşünmüs, tasınmıs. sosyalist olmuş. Siz de Einstein'ın aklını aldığınız zaman sosyalist olmak zorundasınız. Düşüncelerinize uymuyor mu? Vazgeçelim övleyse. . Diyelim ki Rus bilgini llyuşin'in aklı esaslı akıl... İster misiniı? Ne münasebet yahu! Basımı belâya sokma! öyle ya adam komünist. Maazallah aklını aldık mı komünist olmak gerek. öyleyse bizim cepheden birini seçelim. Meselâ bizim dünyamııın lideri Kennedy Dünyayı kendine hayran eden adam... Kennedy'nin aklını ister misiniz? Elbette isterim. İyi araa Kennedy katolik. Onun aklı katolikliğe yatkın. Maazallah, maazallah! Ben, kafamı kesseler, kendi hesabıma, katolik aklını taşıyamam kafatasımın içinde .. Ya kimi istersiniz? Protestan Von Braun'nu mu istersiniz? Dinsiz Sartre mı istersiniz? Neuzibillâh, neuzibillâh... Dostlar .. Ben düşündüm taşındım. Gene kendi aklımi seçtim. Işte böyle... Yeryüzünde ne kadar akıllı saydığımız adam varsa bana uymuyor. Sanırım size de uymaz. Şimdi diyeceksiniz ki : Be adam, madem başladığın yere gelecektin, niye bu kadar yazı yazdın? Ben de size cevap vereceğim : Akılsızlıgımdan . Malum ya bizim Türk atasözüne jore: «Akılsız yiğiti yol kocatırmış.» Iktidar ve plân lık felsefesi ve Ankarada, uzun Yazan: plân edebiyatiyle vâdeli plân meseçıkacak adaylann lesinin daha ilk arey tophyamıyadımda siyasi fırtıcakları muhakkak nalar kopardığı tır. Seçmenlerini söyleniyor. Bu haberlerde. sürpriz teşkil edecek bir dalanarak deretepe düz hedefe gö düşünerek hükümetten taleplerde hususiyet yoktur. Muhtelif siyasi türülemez. Plânlama Müsteşarlığı bulunacak veya kanun teklifi getive mesleki gruplarla plâncılar a nın hatâlarından biri de, bütçele recek milletvekilleri ve senatörrasında, zamanla ihtilâfların ço rin birer yıllık icraat plânları ol ler, «plâncılar musaade etmiyorğalmak ve şiddetlenmek ıhtımali duklarını, şimdiye kadar hiç bir lar!» diye müracaatlerinin geri çev oldukça kuvvetlidir. bütçenin mali yıl içinde bir çok rilmesine ne kadar müddet tahamtktisat siyasetinin ve plâncıhğın defalar değiştirilmeksizin yürütü mül edebilirler? Bir plân hazırlagelecek yıllarda içtimai ve siyasi lemediğini ve yaşadığımız siyasi nacağı vakit, en mühim mesele. gerginlikleri şiddetlendirmek ih ortamda benzerine az rastlanır bir onun memleket bünyesine uyguntimali, bir çok sebeplere bağhdır. prensip istikrarsızlığı bulunduğu luğunu sağlamaktır. Halbuki bizde Birinci sebep. plâncılann zihni nu dikkate almamasıdır. Bütün yürürlüğe konulacak olan plân tipi. yeti il» alâkahdır. Plâncılar, baş hükümet teşkılâtının üzerinde ay bilâkis her şeyi dört duvar arasınlangıçtan itibaren, iddialı bir ta larca çalışarak ihtiyaçları tespit da dökülmüş kahplara göre şekilvır takınmışlardır. Tenkidler kar ettiği yıllık bütçelerin dahi, bir lendirmeyi hedef tutmuş ve siyaşısında, lüzumundan fazla hassasi kaç ay geçmeden noksanlıklar ve si iktidardan yalnız vücude getiriyet ve asabiyet göstermişlerdir. kifayetsizlikler arzetmesi, bizde len projeyi tesdl etmesi istenmişHesap ve metod hatâlarını kabul olağan durumlardandır. Bir kaç tir. ' Dördüncü sebep, sayısı bir hayli etmek ve düzeltmek istememişler uzmanın dört duvar arasında çalıdır. Daha ziyade, iktisatçı olmıyan şarak vücude getirdikleri 15 yıllık çoğalmış ve artık teşkilât şuuru fikir adamları vasıtasiyle propa nazari hedeflere on iki ay boyunca uyanmış olan işçi sınıfının ihtiyaçgandalarını yürütmeğe ehemmiyet aynı malî icraat proğramına sada larına ve psikolojisine aykırı esasvermişlerdir. Yabancı muhabirlerle katle bağlanmıya alışmamıs kabi ların plânda yer almasıdır. Plânın yaptıkları temaslar, Türkiyede ken neler tarafından harfiyen riayet en ağır fedakârhk yükliyeceği tadilerinden başka memleket dâva kârhk gösterilebileceği ileri süıü bakalar, ücret ve maaş geliriyle larını anlamış ve iktisatçı sıfatını lemez. Bizzat koalisyon lideri ha geçinenlerdir. Memleket kapasıtetaşımıya hak kazanmış elemanlar tâları anlıyarak, halkın memnuni sini aşacak envestismanlara rağolmadığım açık veya kapalı bir yetsizliğini görerek ve icraatında men enflâsyona sebebiyet vermeşekilde ifade eden yazılar çıkma karşılaşacağı zorlukları sezerek mek ve fiatlara istikrar kazandırsına yol açmıştır. Plân tartışmaları ergeç plâncılarla ihtilâfa düşerse, mak üzere, ücret ve maaşlann da dondurulması. yakın günlere kadar ilmi seviyede geüştirilememiş ve bu neticeye şaşmamahdır. dâva doğmatizm vâdisine sürükÜçüncü sebep, Türkiyedeki de plâncılann üzerinde durdukları lenmiştir. Bu âhenksiz ve gergin dokrasinin karakteri ile alâkahdır. bir nokta idi. Halbuki işçi sınıfı. havayı yaratan şahısların devlet Hatkımız sabırsızdır ve politikacı ücret zammına susamıştır. Sendidaireleriyle müsait psikolojik şart lara söz geçirmek alışkanhğında kalar, emek sahiplerine grev haklar altında işbirliği yapabümeleri dır. Hükümetlerimiz, ihtiyaçların kını verecek kanunu sabırsızhkla kolay olmıyacaktır. baskısına ve seçmenlerin kaprisle beklemektedirler. Hükümet, ya Halkın plâna güveni, onu destek rine boyun eğmeksizin popülarite grev hakkını bir hayli yontarak Hyecek kimselerin ilmi otoritesi lerini muhafaza edemezler. Iktisa işçileri gergin bir hâleti ruhiyeye ne bağlıdır. Plân, sadece bir tek di güçlüklerden bunalmış nüfus düşürmeyi göze alacaktır. Yahut parti liderinin cer kuvvetinden fay kütlelerinin huzuruna kanaatkâr ücretlere ve maaşlara peyderpey yapılacak zamlar, esasen kusurlu temellere dayanan plân hesaplarının tatbik kaabiliyetini busbütun zayıflatacaktır. Beşinci sebep. plâncılann zirai mahsul fiatlarını dünya piyasaları seviyesine çıkartmak lüzumuna inanmamalandır. Yıllardanberi iktisadi mahrumiyet içinde bunalan Anadolu köylüsünün plân süresince kemerleri sıkmıya mecbur bırakılmak istenmesi, iki netice doğuMukadder Kıral'm çok sevgıli ve kıymetli eşi; rabilir. Istihsal kifayetsizliği ihraJale Alson, Piyale Kıral, Fisun Tunçay'ın sevgili bacatı aksatabilir ve kalkınma hızı baları; Sedat Tunçay'm kayınpederi; Levent; Bülent kesilebilir. Ve aynı zamanda, top< rak ekonomisine bağlı nüfusun en ve Alâeddin'in biricik dedeleri; büyük matbaacı ve kalabahk seçmen kütlesini teşkil klişeci etmesi de, iktidarı ayn bir problem önünde bırakabilir. Plân üzerindeki tetkiklerin şimdiye kadar yol açtığı bazı ihtilâflar olmuştur. Yabancı ilim adamlarının plândaki kusurlara ait teşhisleri, umumi efkâra lâyıkiyle ak25/8/1962 Cumartesi günü fâni dünyaya gözlerini yumsettirilmemiştir. Bakanlarla plâncıdu. Cenazesi 26/8/1962 Pazar BÜnü öğle hamazını mütelann müşterek toplantılarında, derin göriiş ayrıhkları meydana çıkakip Şişli camiinden alınarak; Edirnekapı Şehitliğindeki mıştır. Maliye ile plâncılar arasınaile mezarlığma defnedilecektir. Allah rahmet eylesin. daki anlaşmazlık, hayli mühimdir. Tasan Meclise gelince, koalisyon A İ L E S t liderinin kulislerde ve kürsüde büyük gayretler harcamasına zaruret hasıl olacağma şüphe yoktur. Fakat asıl güçlükler, plân yürürlüğe girince başgöstereceğe benzemektedir. Plâncılarla hükümet teşkilâÖâncüık 6126/10855 tı, işçiler, teşebbüs erbabı, ziraî nüfus ve koalisyon lideri zaman zaman gergin durumlara geçeceklerdir. Çünkü siyasi bünyemiz ve bu plân tipi, dokundukça kıvılcımlar çıkartabilecek müspet ve menfi elektrik kutupları gibidirler. Tarih yapan kruvazör Yazan : Amiral Afif Büyüktuğrul Hamidiye kruvazörünün hurda1915 senesinde Rus donanmasının lığa çekildiği haberi. bu geminin Türk sahillerine a«ker çıkarmak şanlı hayatını bilen vatandaşları üz üzere Odesada hazırhk yaptığı hadüğü kadar, bilmiyenleri de mera beri gelmişti. Yirmi kadar Rus tika sevketti. Maksadımız bu gemi caret gemisi bu limanda asker yük nin akıbeti hakkında fikir yürüt lüyordu. Hamidiye kruvazörü, yamek değildir. Sadece sevgili oku nına Mecidiyeyi de alarak, Rus yuculanmıza bu şerefli gemiyi ta üssü Sivastopolun önünden geçenıtmaktan ibarettir. rek Odesayı bombardıman etti. Bu Hamidiye kruvazörü 1907 senesin harekât esnasında Mecidiye batde tngiltere fabrikalarına ısmar mıştı. Lâkin Ruslar bu taarruzl lanmış 3800 tonluk, 22 mil sürat harekât karşısında çabuk yıhp bir yapan ve 15 hk toplar taşıyan bir daha sahillerimize asker çıkarmagemi idi. Harb hizmetlerine Bal ğa cesaret edemediler. kan Harbinde (1912 13) de başlaCumhuriyet devri dı ve ilk tarihini burada yazdı. Büyük Atamız, Cumhuriyete lâBalkan Harbinde Hamidiye yık bir donanma yapmak karannı Balkan Harbinde Başkomutanhk bu gemide verdi. Gemi Büyük Akarargâhı, Hamidiye kruvazörüne tayı 1924 senesinde Mudanyadan Karadenizdeki askerî nakliyatı ko Karadeniz limanlarına götürmüşruma görevini verdi. Bu nakliya tü (komutanı Binbaşı Hüsamettin tın en mühim kısmı Köstenceden Ünsel), bu seyahat, derin görüşBoğaza doğru yapılan silâh ve cep leriyle memleket meselelerini hehane nakliyatı idi. Çünkü burada men halleden Atamıza denizlerin ki nakliyat yolu Bulgarların Var vatanımıza yapacağı hirmetleri bir na deniz üssünün pek yakınından ge daha tanıttı ve Atamızın, Hamidiçiyordu. Geminin atilgan komuta yenin hâtıra defterine, yalnız denı Binbaşı Hüseyin Rauf (Sayın nizcilerimize değil. memleketimiRauf Orbay) bu vazifeyi Bulgar zin politika ve siyaset adamlanna alâkadar torpidobotlarını imha ederek kö hayatî menfaatlerimizi künden halletmek istedi. Gemi, eden tarihî emirlerini yazdı: «DoVarna önünde yaptığı bir gece ha nanmasız Türkiye Cumhuriyeti oreketinde yaralandı. Fakat Hami lamaz!» diyenin bu yarasını bilmiyen BulHamidiye, Yavuzun tamirinden gar denizcileri, geminin daima Var evvel, uzun müddet donanma kona önünde beklediğini zannederek mutan gemiliğini yaptı. Bu suretdenize çıkamadılar. Hatnidiyenin le Cumhuriyet Donanmasının esas bu harekâtı. harb sonuna kadar, temelleri de bu gemide kuruldu. askeri nakliyatın rahat bir şekil Henüz Balkan Antantı yapılmami; tı. Yunanhlar, Türkiye Cumhuride yapılmasını sağladı. Hamidiye, tamir edildikten son yetine gözdağı vermek için î>ı> ra Akdenize sevkedildi. Görevi Yu ğaz dışında bir deniz manevraM nan donanması içinde gerek sürat yapmışlardı. Durumu haber alan ve gerekse toplarının atış sürati Büyük Ata, donanmayı hemen mu dolayısıyle Türk donanmasına faik kabil manevraya çağırdı. Günleryegâne gemi olan Averoff zırhlı den tatil günü idi; Atatürk de Erkruvazörünü kendi üzerine çekmek tuğrul yatı ile Marmarada bir geve bu suretle Türk donanmasına zi yapıyordu. Tatil olmasına rağmen donanma Yunan donanmasının kalan kısmını imha etmek fırsatını hazırla hemen hareket ederek, bizzat Atamaktı. Hamidiye, çok ağır şartlar türkün verdiği harb meselelerini içinde bu vazifeye başladı. Ağır halletti. Hamidiyenin ilk günlerinşart, Yunan üssünün önünden ge de Rauf Beyin sağ liolu olan seyir çerek Akdenize çıkmak ve üs ve subayı Yüzbaşı F3hri bu sefer de ikmalden mahrum bir sahada çahş Albay Fahri Engın olarak Hamidiyede Donanma Komutanı bulumaktı. Hamidiye, Şira'yi bombardıman nuyordu. (eski Münakalât Bakanı edip Yunanistana ait barut fab Sayın Amiral Fahri Engin), marikasmı topa tutmak ve Makedon nevralar büyük bir başarı ile soya isimü toplu bir ticaret gemisi na erdi. Bu suretle Hamidiye isni sakatlamakla vazifeye başladı. mi bir defa daha tarihe geçti. Bu hareket tekmil Yunanistana Hamidiye, okul gemisi olarak, dehşet saçtı. Averoff değilse bile Cumhuriyet devrinın ilk denizlepeşine bir hayli Yunan harb ge re açılan gemisidir. Tek gemi olamisi taktı. Doğu Akdenizde ve Ar rak yabancı sularda Türk bayranavutluk sularında Yunan ticaret ğını dalgalandırmak talihi yine gemileri yakaladı; ya esir aldı, ya Hamidiyeye ve komutanı Yarbay da batırdı. Şinging'a ulaşarak Sırp Necati özdeniz'e (Sayın senatör aaskeri yüklü 7 Yunan ticaret ge miral Necati Özdeniz) düştü. misini ya batırdı, ya da bir daha Yavuz tamir edildikten sonra kullanılamıyacak şekilde tahrip Hamidiyeye ihtiyat filonun komuetti. Bu hareket dünya deniz harb tan gemiliği görevi verildi. Gemi, usullerine yeni bir usulün ilâve e Türkiye Cumhuriyetine bir çok dilmesine sebep oldu: Deniz harbi, amiral yetiştirilmesinde başlıca düşmanın deniz yolları tehdit edi rolü oynadı. Bugün başta, Deniz lecek şekilde yapıhrsa donanma Kuvvetleri Komutanı Sayın Amimuharebeleri yapmağa lüzum kal ral Necdet Oran. Kuzey Bölge Komaz. Harb hem ucuza mal olur, mutanı Sayın Amiral Bahaettin hem de devlet hazinesi, düşman Özülker, Donanma Komutanı Sadan müsadere edilecek gemi ve yın Amiral Haydar Olcaynoyan olgemi yükleri ile, beslenir, Birinci mak üzere tekmil amirallerimiz ve Ikinci Dünya Harbinin deniz ilk mesleki feyizlerini bu gemide savaşlarında Hamidiyenin verdiği almışlardır. Biz eski muharipler bu derslerden çok istifade edildi. de bu gemide yetişmek ve bugüBirinci Dünya Harbi nün amirallerini bu gemide yetiştirmiş olmakla iftihar duymaktaHamidiye, çok üstün sürat ve silâhta Rus donanmasına rağmen, yız. Gemiuin tarihi kıymetini teslim tek başına Rus hmanlarını dövdüğü gibi ınüteaddit kereler şark etmek şüphesiz mesul makamlara cephemize asker, silâh ve cepha aittir. Fakat biz Hamidiye deyinne taşıdı. Bir defasında çok üstün ce, tek başına bir tarih anhyoruz. bir düşman filosuyla karşılaştı. Komutanın mahir sevk ve idaresiy Konservatuvar kayıtları le (Yarbay Vasıf) Rusları kaçırttstanbul Belediyesi Konservatutı. Sevk ve idare o kadar atilgan varının çeşitli bölümlerine 196263 idi ki, Rus filosu, Hamidiyenin ka ders yılı için ahnacak öğrencilerin çacak yerde atılmasiyle «bunun kayıtları 1 eylül tarihinden başlaarkasında Yavuz var!» diye ken yıp 30 eylül tarihinc kadar devam disi kaçtı. edecektir. Dr. Feridun Ergin Kadıköy Havagazı Fabrikasının gaz istihsalini yüzde yüz nispetinde artıracak olan yeni tesislerin ınşaatı üç ay sonra tamamlanmış olacaktır. Yeni tesislerin hizmete girmesi ile Kadıköyün gaz derdi halledilmiş ve yeni abonelere gaz verme ımkânı sağlanmış olacaktır. • > • • Türkiye Harb Malulü Gaziler Ce mıyeti Istanbul Şubesi şeref günlerıni bugün yapacakları bir törenle Kutluyacaklardır. Törene saat 18 de bandonun çaldığı lstiklâl Marşı üe başlanacak, âbideye çelenklerin konulmasını müteakip Ataturk harb ve hüfrıyet şehitlerimiz için bir da kıkalık saygı duruşu yapılacaktır. Türkiye Harb Malulü Gaziler Cemiyeti Istanbul Şubesi adına Başkan Talât Akkoç tarafından günun önemıni belirten bir konuşma yapıldıktan sonra geçıt resmi ile törene son verilecektır. lstiklâl Caddesi ınşaatı eylül ayı nihayetinde tamamlanmış olacaktır. tstiklâl Caddesindeki inşaatın büyük bir kısmının tamamlanmış olması dolayısıyle bir müddet evvel güzergâhları değiştirilen l.E. T.T. Idaresi otobüsleri bu sabahtan itibaren normal güzergâhlarından seferlerine devam edeceklerdir. Harb Malullerinin şeref giinü kuttanıyor lstiklâl caddesinin inşaatı tamamlanıyor Erenköy Fikırtepe semti Suluçayır Sokağında kaçak olarak çalışan bir mezbaha dün Belediye Zabıta ekipleri tarafından basılmıştır. Yapılan aramada, ıki koyunun kesilmek üzere hazırlandığı görülmüş ve sahibi hakkında gerekli kanuni soruşturmaya başlanmıştır. Elektrik tesislerinde yapüacak yılhk revizyon dolayısıyle pazar, pazartesi, salı ve çarşamba günleri şehrin bazı semtlerine cereyan verilmiyecektir. Bugün saat 8 ilâ 16 arasında Divanyolu, Yeniçeriler, Piyerloti, Klodfarer, Vezirhan, Gedikpaşa, arşıkapı, Çadırcılar ve Nuruosmaniye Caddelerinde, Peykhane Sokak, îşçi Sigortalan Hastanesi, Mithat Paşa Caddesi ve Marmara Siaemasında, Küçükçekmece Atora Reaktorü, Halkalı Ziraat Okulu, Halkalı köyü, Devlet Demir Yolları lojman ve atelyelerinde, Safraköy yolu, tstiklâl Caddesinin alatasaray Tünel arasında, Kumbaracı Yokuşu, Asmalımescit semtleri ile Fransız ve Sovyet Başkonsolosluklarında, Ümraniye köyü ve Pantavi Çiftliğinde, aynı gün saat 9 ilâ 17 arasında Sirkeci P.T.T. Fabrıkası, Dayahatun, Hüdavendigâr ve Ebussuut Caddesi ve civarında, Mercan Tacirhane Sokak, Üç Kapılı Sühulet Han, Semaver Sokak ve civarında, saat 13 ilâ 17 arasında da Kazlıçeşme Beleşçi, Meydan ve Çapraz sokaklarında, pazartesi günü saat 8 ilâ 16 arasında Âbidei Hürriyet, Çağlayan mıntıkası, Vatan Caddesi, Gaz Ocağı Fabrikası dahil Eyüp Islâmbey, Bostan ve Ağaç sokaklarında; salı günü 8 ilâ 16 arasında Sağmalcılar köyü Demirkapı, Kahraman ve Hürriyet Sokaklarında, çarşamba günü aynı saatlerde Çapa Cevdet Paşa ve Sırrı Paşa Caddeleri ile Emrullah Efendi sokağında cereyan kesilecektir. Kaçak çalısan bir mezbaha basıldı Acı Bir Kayıp ömer Alâeddin Kıral Pazardan çarşambaya kadar elektrik kesilecek senıtler VEFAT Bay ve Bayan Garo Alagöz ve evlâtlan; Bay ve Bayan Mihran Alagöz ve evlâdının sevgiü babalan ve büyükbabalart An Bir Kayıp Şirketimizin kurucusu ve idare heyeti başkanı; mesleğini canından fazla seven; çalışkan; klişe ve matbaacılık sahasında memleketimizdeki yeniliklerin tatbikçisi olarak bilinen KERVANSARAY îstanbulun en nezih Bay Hovannes Alagöz' ün vefatını akraba ve dostlarına teessürle bildirirler. Cenaze merasimi 27 Ağustos 1962 (yarınki) Pazartesi saat 13 te Beyoğlu Üç Horan Ermeni kilisesinde icra olunacaktır. İşbu ilân hususî dâvetiye yerine kaimdir. Cenaze jevazımaü ve servisi CELİL. TEL: 44 27 46 Cumhuriyet 10853 Lokanta Paviyonu 1 Eylül Cumartesi Akşamından itibaren açılıyor Telefon : 47 16 30 47 16 31 NOT : Salonlarımızda zengin programlı Nişan, Düğün, Kokteyl, Ziyafet v.s. hususi işleri en müsait şartlarla şimdiden kabul edilir. ( Reklâmcıhk : 3609/10842 ) Omer Alâeddin Kıral Cumartesi günü vefat etmiştir. Cenazesi 26/8/1962 Pazar günü öğle namazım müteakip Şişli camiinden alınarak; Edirnekapı Şehitligine defnedilecektir. Tanrıdan rahmet; kederli ailesine başsağlığı dileriz. KLİŞECİLİK ve MATBAACILIK A.Ş. • FRANSIZ MALİ Mide ve karın korseleri Doktor SÜREYYA ATAMAL Almanya tetkik seyahatinden dönmüştür. Tel : 44 57 44 ( llâncıhk : 6094/10857 ) Ağustos 2G Rebiülevvel 25 ALTIN FİYATLARI 25.8.1962 Cumhuriyet 94759500 Reşat 13450.13500 Hamlt 1010010200 Culdcn 97009800 înglliz 1170011800 24 ayar külçe 14101415 22 ayar külce ]?901295 • ; ; : : : : ftafa.ro fiiden en mca yol Zlraat Bankasından geçer. Korseci DİLBER'de Istiklâl Cad. 297/1 Beyoğlu. Galatasaray Tel : 49 38 64 ( llâncıhk : 5955 10863 ) V. E. 1 6.18 13.16 17.00; 19.52 21.30 4.28 ]10.2l 5 22 P.OT î ; 00 '. ."S 3.rM • Üâncılık 6126/10856 i \ ^sMIIIIIIIMIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIII l l l l l l l l l l l l l l l t l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l f I I I I I l l I I I I l l l l l l l l l I I I İ I I M I I l I I I l l l l l l t l l l l l l I I l I I I I l l l l l l I I I I I I I l I I I I I t l l l l l I I I I l i l l l l l l l I I I I I I I l l l l l I l l l i r / ^ ^ iCUMHURâYET» in EDEBÎ TEFRİKAS1: Ö Yer demir YAŞARKEMAL! bakır Dışarı çıkınca ilk önüne gelene: «Geliyor,» dedi. «Kara bulut gcliyor. Gelecek, bu köyü batıracak.» «Sen deli misiıı Zalaca?» «Gidin muhtara sorun, geliyor.» Sonra bir kadın kalabalığına girdi. «Geliyor, geliyor, saçları kökünden kesilecesiler. Bir geliyor ki hışım gibi. Gidin, gidin Sefere sorun. Adil Efendi geliyor.» Kadınlar gülüştüler: «Geleceği varsa, çörecc|i de var.» dedi bir kadın. Zalaca: «Gülüşün, gülüşün,» dedi. «Gülüşün orospular. Başımza geleceği bilmiyorsnnnz. Gelsin de çörün. Bir avuç yiyeceğinizi, üstünüzdeki yorganı, altınız daki çulu alsın da görün.» Kadınlar çene gülüştüler ama, içlerine çöreklenmiş korku da büyüdü. tçlerinden birisi alaylı alaylı: «Gene düş mü gördün Zalaca?» diye sordu. «Gene koynuna geyiğin erkeği mi girdi? Sonra geyik, postnndan sıynlıp dal gibi bir delikanlı mı oldu? Sonra Adil Efendi geldi de o geyigi öldürdii mü?> Hiç kimsenin yüzüne bakmadı. Soğuktu. Yalın ayakları donmuş kann üstündeydi. Kar çatırdıyordn. öyle bir sessizlik çökmüştü ki köyün üstüne, ayaklarının altındaki kann çıtır tısından başka ses yoktu. Meryemcenin dört bir yanına sıkıştılar. Ondan bir çare bek ler gibiydiler. Istiyorlardı ki bir kere daha, «Geldik ya, indik y»,» desin. Meryemee göıonun hakkını vermezsen... Zalaca öfkeyle: lerinde bir giiçtü. Adil Efendiye yalvarma ya«Gülün gülün, imansızlar, ye Dört bir yanına kümelendikarma da para etmez. di düvelin orospnları! Gelsin ler. Ona değmek, ondan bir so Ne olacak? de görürsünüz. O yılki gibi..» lnk almak, türa dertlerine derKadınlarda bir kıpırdanma Boş gözlerle kara haberi geman olacaktı. oldu. Yönlerini bozkırdan yatiren Zalacanın ardından bakııa döndüler. l'zaktan. bozkırın Meryemce bir iki adım attı tılar. tşte, günlerden beri için oradan, köyün ucundan, değne Muhtann evinden yöne dojru. için bekledikleri korku acığa ğine çöke çöke Meryemce geKadınlar da öyle yaptılar. Mer vurulmuştu. Mümkünü yok ge Iiyordu. tçlerinde bir umut ışı yemce çenesini değne|ine dalecek. Gelecek de. . Bu yıl za ğı açıldı. Meryemceyi şörünce yadı, gözlerini Muhtann evine ten ürün olmadı. Sığırı sıpayı, umutlanmalannın sebebi neygiren erkeklere dikti. Son erarpayı, bufdavı alacaktı, kabı di? Meryemcenin elinden ne kek de muhtann evine girince kaçağı, yorgam yastığı, hısırı gelirdi ki? Hiç bir işin çelmikann fistfine oturup değnegini çulu alacaktı. yeceğini, Adil Efendiye güç ye yanına koydu. Kadınlar da otirilemiyeceğini herkes biliyornun gibi yaptılar. Bir şey, Haber köye bir anda «ayıldı. du. Biliyordu ama MeryemceMuhtann evinden bir umut ıKöyün ortasına çolnk çocnk, nin gelişine gene de sevinmissıfı bekliyorlardı. kız kadın, yaşlılar, nineler, bii ler, ona umut bağlamışlardı. tün kadınlar birikmişler, hiç Bir süre böylece sessiz bekle birisinden çıt çıkmıyordu. Gün Meryemce yanlarına gelincediler. Meryemce ayağa kalkınlerdir korktukları, hiç kimseye kadar öyle durdular baktıca, hep birden ötekiler de ayanin açıkça söyleyemediği belâ lar. Ne kımıldadılar, ne bir ses ğa kalktılar. Meryemce Mnhta geliyordu. Hışım gibi geliyor çıkardılar. Gözlerini ondan arın evine dofrn yürüdü. Kadın du. Bu haberin Zalacadan. onun yırmadılar. lar da arkasınca yürüdüler. düşlerinden çıktığının kimse Mubtann evi ağzına kadar Meryemee geldi karşılarında farkında değildi artık. Zalaca dolmuştn. durdu. Yüzü donmuş gibiydi. yağlı pamuk yığmına bir tutam Saçajın altına doluştuiar. Gözleri yumuk gibiydi. yalım atmıştı. Kim getirmişti Içerden. erkeklerden de bir Meryemce gelince kalabahk haberi? Kimsenin arayıp sorses çıkmıyordu. Mnhtar bile a t ikiye ayrıldı. Meryemce ortala duğa yoktu. zını açmıyordu. rında durdu, gözlerini yere dik ti. Herkes Meryemcenin konuş Bir kadın sessizliği bozdu: Adil Efendi geliyordu, Ha mayacafını biliyordu. Öldürse «Bu gece Koca Halil kaçmıs. jeldi. ha gelecek. Başı aşağıler ağzını açmayacağını. öylece Kepenegi almış. Tekeç dağı daki kayalığın ardından gözük 51ü gibi duracaSını biliyorlar ma&arasına girmiş» dedi. tü gözükecek. Hakkı deŞil miy dı. Öyleyse, o gelince içlerine «Oraya ölmeğe çitti. Elimi ke di? Mal vermişti. üstelik, padoğan bu umut, bu sevinç neserim ki köyde el âlemin içinra da vermişti. Bu kadar iyilidendi? de ölmek istemedi.» dedi başSe karşı. sen de pamuk döniisii 15 ka bir kadın. «Konur adam,» dedi başka birisi. «Ölüsünü bile kimseye göstermek istemedi. Ben bilirim onu.» Donmuş kalabahk canlandı. Homurtnlar, mırıltılar ortalığı aldı. Her afızdan bir söz çıkmaya başladı.. «Korkusnndan, ölüm korkusundan dışarı çıkmıyordn. Köy lüden defil, ölüm korknsundan...» «Yaşlı adamdır. Gece yol» çıkmışsa şimdi arkasına düşsek buluruz.» Bir genç kadın: «Buluruz.» dedi. «Varıp gidelim. Erkekler arkasına düsüp bulsunlar, ya da biz gidelim.» Başka bir kadın: «Onun jeleceiini, köyü gene soyacağını bilt'l» «Bildi de görmemek için başını aldı da gitti.» Kadınlar hep bir ağızdan: «tçi götürmedi.» Yaşh bir kadın: «Allah, Allah,» diye bağırdı. «Bizi de öldür de bu günü gösterme.» Hep bir agızdan: «Amiiin!» Sonra Muhtar dışarı çıktı. Yü zü soluktu. Gözlerini kaldırıp da kimsenin yüzüne bakamıyordu. «Bundan kurtulnrsak, bn yaz arayıp tarayıp iyi bir tarla bulacafız. Ve de size söz veriyorum. Bu iş inadına gitti. Biz kötülüjü elimizle yaptık. Biz kendi kendimize yaptık. Birlik olmadık. Her birimiz ayn baş çektik. Biribirimize düştük.» «Biribirimize düştük,» diye sesler yükscldi. (Arkan var' Ü CUMHURİYET Nüshası 25 Kuruş Türkiye Harlcl Lira Kr. Lira Kr. 75.00 150.00 40.00 80.00 22.00 44.00 Basan ve Yayan Cumhuriyet Matbaacılık ve Gazetecüik Türk Anontm S i r k e t l Cağaloğlu Halkevj Sokak No. 3941 Sahibi Senelik 6 ayhk 3 aylık S«rv«t kapısının anahiarı • Ziraat Bankasmda taaarrut h«sab« olanlartn •lindadlP. NÂZİME NADİ Yazı işlerini fiilen idare eden Mesul Müdür |ı Gazetemıze gonderılen yazılaı konulsun, konulmasın iade edilmez. llânlardan mesuiiyet kabul olunmaz. * Abone ve l!ân ışlerl için. zarfın üstüne «Abone» veya «ÎI£n Servisi» kaydmın konması lâzımdır. * BU GAZETE BASIN AHLÂK YASA5INA UYMAYI TAAHHÜT ETMİSTİR. VECDİ K1ZILDEMİR ( Basın : 13161/10843 ) HER SUN'i DERi VE YER MUŞAMBASI YİNYLEX değildir Y1NYLEX ALIŞ VERİŞİNİZDE MARKASINI ISRARLA İSTEYİNİZ ( Reklâmcılık : 3377/10310 ) ^ııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııiiiııııııııııııııııiMiıııııııııııııııııııııııııııııııııııııııiiiiMiıııııııııııııııııı uııımııııımııııııımıiMiıııımıııııııııııııımmıııımııııııııııııımııııımııı^
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog