Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

pencere PLAN RenkH keüraeler vardtr. SihfaH ketimeler... Bu kelimeler, toplum hajahmızda büyuk rinaların anahtan olmuşlardır. Bu kelimeler ctekellum) edildikçe sanki gozlerimizin önünde Ali Bahanın hazineleri açılır. Hürriyet kelimesi bualardan biridirHnrri.vet fceiimcoi. iıç çeyrefc ytizytldaaberi hu neoıleiteluı meydanlanndan goklere âvaz âvaz yükselmektedir. Hürriyete kasideler düzülnıfiş, beyitler, mısralar diişimilmüs^iir. N'amık Kemal'in: Ne efsunkâr imıssın ah ey didarı hürriyet Esıri aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten . Mısraları hürriyet kelimesinin füsununa aruzun şiirİBi irfliijordu. Anıa iic çevrek >üzyıldanl>eri nıeydanlarda (hürriyet! hürriyet!» diye bağıran insanların gtizleri öniıne, gercek hürriyetin kapıları açılnış dcçildir. Halk, Ali Babanın bazınelerini Kırkharamilerin elinden hâlâ kurtaramadı. Zanıan secti Rüjalarımızın buhurdanında «demokrasi» kclimesine öd ağacı yakmağa ba^adık Hep beraber ve gırtlağımızın bütün kuvvetiyle ınrtinglerde ve gösteri yürüjüşk rüıde: Demokrasi .. Demokrasi... diye bağırdtk. çnpındık. «Açıl susam açıl» masalınm kolayhğma alremts Şark diişüncesi. sandı ki. bu yeni kelimenin sihrinde zenginliğe kavuşacak. On yıl sonra, aldatılmıs insaniarın hayal kırıkhğı iiç sebpanın üç gölgesinde sallanmıştır. Bir ara «devrim» kelimerini aldık elimize... 27 Mayıs Sncesinin ve sonrasmın biiyiik heyceanında bayraklar dalgalanıyor, trampetler vuruyorda: Devrim Devrim .. diye. Devrim kelimesinin içimizde yaktığı atesin küUenmesi için birkaç ay yetti de arttı bile . Devrim diye sesimizi yükseltireek hayallerin gerçek olacağını sananlar gerçeklerin bile hayal olduğunu gordüler? İnsanlar, ucuz bir devrimn Hiyasından pahalı gerreklerk uyanırlar. Biz hangi kelimeye el attıksa, o kelimrde bir sihir anyan kimselem İlkel kabilelerin sihirbazlan eibl Wr kelimenin anahtarında yaşamanın sjrlarmı çb'zeceklerine inananlanmız çoktur. Bu HokusPokus politikası şimdi kendisine bir yeni kurban aramakta... Sanıru, mSbntların keyfine takdim e*teeek bu yeni kurban pplân» kelimesi olacak Ama f plân» kelimesi de bu zavalh milletin yeni hayaHerine bileyi U$ı olursa yazıktır. ÇüBkü hürriyet giW, denrokrasi gibi, plânlamanm da infflet hayabnda $art oldnğuna inanıyoruz Plânsız bir kalkınmanın inikaBsadığnıı bir kâbus gibi yaşadA. Plân demek, akil demek. HKtıomik hay«tı tesadiflerin koleliğinden kurtarmak için gerekli plân... Bımunla beraber işhiyor ve görüyoruz ki; hürriyeti, halkın değıl, mırtlu aanlığtn hürrryetL.. Demekrasiyi, haflun 4eğil; mntlu azınlığın demokrasisi... Devrimi, balkın değil mntkı azınlığın devrimi gibi ei« alan anlayış. plân kelimesini menfasflerinin balonuna ip yapmak üzeredir Bu ipin ucu bu raemlekette demokrasiyi de, hürriyeti de, devrimi de, bos, birer keltme haMne getirenleria eiine veritaıiştir. | Plânlamanııı, plân kesinleşinceye kadar sürecek safhalarını dikkaüe izliyeccğiz. Şundideo siyliyelun, plân özel menfaatlere göre âyarlanıp bir haîk aldatmacası haline girerse çok yazık olur. Piânlamayı da halk efkârına bir sihirli kelime gibi değil. şartlan yerine getirilirse başarıya götürecek bir usul gıbi tanrtmalıyız. Tersine da%Tani5İann, bu memlekete zaten hiç fayda getirmediği vardığımız sonuçlann bizi yıkıntının kenarına kadar süruklemesinden bellidir. İKİ Sehir Serği ve yaz eğlettceleri ücret tarifcsi CUMHURIYET 2 Ağustos 1962 HUKUKİ BAHİSLER Al Meselesi BAHA ARIKAN I de katıldıkları takdirde pfayı, bu doza] geçırıldiğı takdirde ıse olü mu raeydana getirmektedirler. Bu kauienİD »tfın tatbıkinde esas tutulması, cemiyetın nizam ve ahengı bakiınından ueerınde durulması luzumlu olan muhım bır husus bulunduğu, unutulmamak lâzım gelır Bununla beraber, Sayın Adalet Bakanınm affın yalnız siyası mahkumiara ınhısar ettırıleoeğuıe daır fıkrme. bır hukukçu sıfatıyle ıştırak etmemekteyız Çunku, Mılli Bırlık Idaresı zamanında çıkanlttııs bulunan 113 ve 134 numaralı Af Kanunlarında, teiâfısi devletın bcoııuna borç olacak kaiiar, hatalar me\cut bulunmaktadır. Önce fuıasını belirtmek lâzıaıdır kı, af tnuessesesının harekete rılmesı hususu, yerinde bır hareket olsun veya olmasın, bîr kere tatbtkıae geçıldi mı, bu muecseeenin de hukukun aslını teskıl eden eşitlık kaıdelerı ıçerısinde uygulanması lâzımdır. Gerçı af karuuıları muhakkak surette ceza kanununun jferisıne almış oldugu bütun curümleri ortadan kaldırmağa yarıyan bir mucssese degıldir. Kanun yazu, cürümienn vahametıne göre bazılarını af edıp, bazılarını af etmemek yetkısıne sahıptır. Ancak bu ayırımı yaparken, adalet kaıdeierının gozörunde bulundurulması, en başta gelen bır fart bulunmakta dır 113 ve onu tadil eden 134 numaralı Af Kanunlarında ı«e bu cıhet. oldukça rmıhıın bir surette ihlâl edilmiş bulunmaktadır. tedır. Ancak, bir iln misal vermekl e y«tıneoeğız. Kanum, resnî evraktaki s^ntekârlığı, «ffın ŞÜIBUIU dj HEM Elia Kaxan9m filtni vvelki günkâ sabak gaıetelerinden biri «EUa Kazan'ın fılmı aleyhımize propagfinda olacaktır. Kaysenlı rejisorun iki güa «oc« çerrilmesîne ba;lanan (America.. Amerıca..) kordelâsı ile bütun dunyada takrıben 200 mıljon kadar srnem* seyirrisî, Türkiyeyi perişan görünüslü mahalleler, •efıl kılıklı, feslı İBsanlar dıyarı olarak tanıyacaktır» diyordn. Kazan'ı fazlatiyle « i t e e s s i r e4ta ba *«vranış ve bn iddia izerin*e «•eatie d«rauUı>ız. Hor şeyden inçe bu konudaki inanCIBIZI peşin sSyiıyeliaa: Kazan, her filai sinema âleminde hidise •lan bâyik bir rejnariür. Oünr» ölç«sinde söhreti bulunan bn sdaatın Karseri doğvaalu olmasın, aynı eamanda yurdunuza «B«n bn memleketin çtcntuvııra. diyecek kadar vefa ve sevgi i Türkive hesabına bir saac diye karsılamalıyn. Onn c netâoete bizim tovnkiamaızda başka fihnler (,v\irmesıni önlemeye çalışmak memleketımız hesabına düpedüz zarar olur. Kanaatimizi böylece belirttikten »onra timdi konuyo ineelemtye bashyabfliriz. Kamı'ın aeçtifî kodufrun S0 yıl evrelki tstanbolda geçtiğini biliyoruz. t nlü rejisdr bu konu\a silindir, melon veya fötr şapka giyen sktorlere mi çevirtmeli idi >eya 50 sene evvelki vak'a Balat, TeHt$ iskeleieri yerine EmlâkKredi Baokasının Ataköyde inşa ettirdiii modern mahallede mi geçmeli idi? Balat ve Yemis iskeleieri civarını 50 y*l evvelki d n ı n i d » btrakm» bvlvn•aak kababat olmuyor da buralarda filaı çevirmek mi giinah s*> yılıyor? Şu «aleyfaimiae ptronasanda »lacak» iddiasını da bir an ineelesBeliyis. Oünyadaki 200 aıily»D rineaa seyircisi içinde Türkive isminde bir «Bealeket oldufanfi kilenler Atatürk'ü mnhakVak dnymuçisrdır ve TOrklerin gimdi sapka giydiklerini bilirler. Derdimiz bu isc meraklanmıyalım. Geri kalan muazzam kutleain ise Türkivcnin meveadiyetinden bu filaı ile velev ki fcsli tnaanlar «yarı diye hafcerdar oİMasını biaim bessbımıza yine bir kaaa«ç dive k*rs«la»«ahyıt. Ttrkiyede sapka giyildifi•i \e her nhada Batıya benzemek üzcre gayret barcandığını er vcy» geç C^prenmek, aacak #Soya yüziade böyle bir mernleket hulnnduÇnna bilenlcr için mümkündür, diye dflsünüyoraz. Elia Kazan'ın nasıl film çevirdiğini gören itimat ettiğimiz Wr arkad»<Hm<E bite fflnlan Myiedi: 'Kazan'ın senarj osunun bır kısraı Balatta, Arahacılar iskelesjnde, bir kısaıı da Yemiş iskelesinde geçiyor. Fılmdeki delıkanhnın Osmanlı de\rınde Kayserıden tstanbula gelıp burada hamallık yaptıfiını goruyoru?. Hamdliık da elbette Dolmabahçe Sarayında değıi, Balat Yerois ifkelelerindc yapıhr. Kazan, bılhassa fona dıkkat ediyor. Fılmde Istanbulun gerçek güzelli ğının, buyülu atmosferının hâkım olmasına çahşıyor. Arkada, bilhassa minarelerin görukmesine dikkat ediyor.» Du\duğumuza göre ilgili merciler Kazan'a zaten kâfi derecede mmıknUt çıkarmrsiaHlır. Meselâ film makinelerinin basına iki palis memnru dikilmiftir ki onların müdahaleieri rejisorü giristiği tesebbüse çoktan pisman etmiş balnnmaktadır. Ş*hit oUnlar »oylüyorlar; geçen gün bnnlardan biri Kacan'a: Btraıı pek fena kokuyor. Böyle bir yerde Tılm çevrilir mi? demiştir. ÜnlC rejisöran bn itiraza ce\abı ?• olmoıtnr Kaknln filmler henüz çevrilneye başlanmadı. MSsterih olan! tste bu nevi mutalâa \e «üdahaleler içinde anasından em<Hfi §mt bomundan gelen rejisörü bir de basın bilmedcn, dflsünmeden «rtays attı|ı mötalâalarla tazvik ederse »*r h»l«kirda çevrilecek «lan «America Anerica» filmine bir sey olmaz, amı neticcde ba adamın bir dahs Türfciyeye tetanenıeıi ile biz zararlı çıkarıı. Bnnn niçin dü?ünmüyoruz? Cev»t Fehmi BAŞKl'T tasdik edildi Beledıye Meclisi 5alâhi\et'nı haîz Belediye Encümenince kabul olunan sergi ve j az «•ğlenceleri ücret tarıfesi tçişlari Bakanhğtnca tasdik edilmiştir. Buna gore bır sezon için kapah teşhır, satış, istırahat, vıyecek ve ıçecek mahallerinden, bir metrekareye kadar 500 lira maktu, 10 metrekareden sonra beher tnetrekaresi için 25 lıra açık sahalar tah dit edilerek beher nıetrekartsmden 10 lira ve bu sahalara i$tirskçiler tarafından tecavüz vuku bulduğu takdirde her metrekaresmden 20 lira iştirak payı »lmtrak tır. Sergıye iştiraklen halınde resmî ve yan resmi ınuesseselerden, Yıne surasını behrtmek ıeterız genel menfaatlere yarar kurum ki, bız af muessesesinin nk nk halardnn. teşvik bakımmdan z^??î rekete geçirilmesine asla taraftar sanatlara ait «ergılerd?n duhulıve bulunmamaktayız. Suç ısliyen kımile girildiği takdirde ücret alınmı se, hüküm gıydıği cezasını sonuna kadar çekeceğı hususunda kesin bır yacâktır, Duhuliye ile girîlen yerlerden ınanca sahıp olmadıktan sonra, cebilet uzerindcn, biletler damgalan za müeyyıdesınden beklenen faıdemak suretıyle asgarî ''a 15 pe;ın nın teminıne imkân yoktur. 30 nısan 1962 tanhinde gıne bu sutunsergı ücretı ahnacak, • 15 hnse » ' larda ıntışar eden (Cumhurbaşkavermeyı kabul eden bir ıstırokçı nının af >etkısi) başlıklı makale100 knruşluk bir biletin 15 kuıu mizde de belirttığımız gıbı gerçı î n u Belediyeye verecektır. Bi»et ı af muessesesı, atıfet ve mçrhamet le gırılen yer Beledıyeye ait tesis du^gtılanna dayanan bır «nüe'seseise aynca % 5 tesis >ıcreti «lıaa dir. Aneak bu atıletın yerınde \ e caktjr. zaman.nda kullanılması sarttır. Af, Baloncu ve baskülculerden bir eczaoelerde şıddetli zehırler yazılı sergi süresi için 300 lıra üeret tah kırmızı camlı dulaplardakı ilâçlara benzıjen bır muessesedır Bu şıdsıl fdilecektır. deth zehırler, ılâı;lara katılmak içındır. Muayyen bır dozaj dahilin• • Bız bu sutunlarda bahisktmusu \aptığımız mevzulara, konunun ılhamım poatık lıadıselerden almif olsak dahı, siyasi dusunceleri karıj tırmamağa, hâdıselen objektıf hokuk çeıçevesi ıçerısinde mutalâa etmege ıtina etmek itiyadınaa bulunduğumuz için, bu yazıır.ızın da, hıçbir politık temayülü bulunmachğının .munhasıran mutlak hukuk çerçeve?ınde bir mutalâa olduğunun her $eyden «vvel bılınmesı lâzımdır. Cumhuriyet garetesinde Adalet Bakanı Sayın Ordinaryüs Profesor Abdülhak Kemal Yöruk'ün afta dair bır beyanatı çıkmış bulunmaktadır. Bu beyanatında muhterem arkada$ımız, ekımde çıkacağı hukumet beyannamesinde biMırılen affın, yalnız sıyasi mahkumlara ınhisar edeceğinı, diğer mahkumlara teşmil edilmiyeceğıni ifade etmektedir. Sandalla açüaıt 2 kardeş boğuldu Tlorya'da Teni Plâj açıklarınd* sandalla denize g'ren DuzceU 30 yaşlarındakı Nihat Alayoğlu ile 20 yaşmdakı kardeşi tbrahim Alayoğİu, yuzme bılmedıklerı için boğulmoşlardır. Denirden çıkarılan cesetleri ailelerine teslım edilmiştir. Şoför İş Sendikasınm Eyüp Şubesi açıldı r 4 İşçi Sigorlaları Kurumu İstanbul Salınalma Mıdürlüğünden: 1 Kurumumuz îstanbul Sağllk Tesislerinin bir yıllık ihtiyacı bulunan 16433 kılogram bevaz peynir ile, 10330 Kgr. Kaşer peynirı evsaf ve idari sartnameleri esasları dahılınde kapah zarf usulu ile satmahnacaktır. 2 Sâtınalma işi. 15/8/1962 Çarşamba gunu, saat 15 00 te Müdürlüğümüzün bulunduğu Beyoğlu, Bahk Pazarı. Mallı Han, Kat: 4 deki 2 No: lı Sâtınalma Komısyonunda yapılacaktır. 3 Bu işe ait şartnameler her gun mesai saatlerı dahilinde Komisyonda görülebilir. 4 Usulüne göre hazırlanacak kapah zarfların, isUnilen belgelerle beraber en geç ıhale saatmden bır saat evvehne kadar Komisyon Bajkanhğına verilmesi veya tâyın edilen gün ve saatte Komisyonda bulunacak sekilde posta ile iadelitaahhütlu olarak göndermeleri lâzımdır. 5 Postada vâki gecıkmeler kabul ed ılmez. 6 Kurumumuz Artırma, Eksiltme ve thale Kanununa tftbi olmadığından; mübayaayı yapıp yapmamakta veya dılediğine yapmakta serbesttir. Şofor İş Sendikası. dün Eyupte bir şube açmıştır. Bu münasebetle yapılan törende bir konuçma yapan Başkan, tek işçi çahştıran yerlerin tş Kanununa dahil edılmesinden memnun kaldıklarını bıl dirdikten sonra, Emniyet Müdürlu ğü Trafık Şubesine çatmıştılr. Bazr âmir ve polısleri teror yaratmakla itham eden Başkan, Trafik Şubesi nin ıslahı gerektığini bildirmiçtır. öte yandan, yurt çapında teçk4' lâtlanma yolunda olan Şoför 1? Tıdikast, onumüzıleki gnnlerde Beşiktaş ve Üsküdarda da birer şube açacaktır. 250000 1 0 AGUSTOSA KADAR PARA YATIRINIZ 3 ÖNCÜ ÇEKİLİŞTE çınd* bırakaus Sahte olarak tanzım edilnuş bulunan resmî bır varakayı (tahtelıgim bilerek) kullanan kımseyi aöın hudutlan ıçerısine •ltnıstır. Farara Noterde tan« m olunsnfeİT•vekiletoa«ıe resrnî bır varakadır. 113 nunnaralı Af Kanunu bu vekâletnamejı sahte olarak tanzım eden noter memurunu affetmemekte, vekâletoatneyı sahte olarak tanzun ettıren ve safeteliğım bilerek kulianaa şaflsı «ffetanektedır. Curmun vahametı noktasından, her ıkı suç arasındakı benzerlık bir anda kendıni gösterdıgi içın, UZUB uzadıya her iki fulın mukayesesıne gırmek ıstemıyoruz. Kezalık, resmî evraktakı sahtekârhğı affetmıyen kanun, devletın resmi tnuhur veya damgalarını takht etnaış olan kımselen »tîetmış maktadır. Cebren ırza gecmek suçunun vahametınde şuphe joktur. Ancak, kanunumu?. 15 yasını doldurmıjan bır kımscnın ırzına, velev kı o kımsenın musafakatı ile olmuş • dahı, geçılmış olduğu takdirde bu hususu (tn»ııevi cebır) olarak telakki etmiş, tıstkı maddı oebır ile ır7» fjeçılrate hidıeefırde olduf» gı bı cezalandırmıştır. Şımdı, kanu nun bu sarıh hukmu karşısında m*dalyonun dığer tarafını tetkik edelım: Kanunların men etmesıne inkılâp hareketlerine, Atatürk il kelerine rağmen bu gun köylerı mızde (ımam nıkâhı) denılen bır müessesenın ısledigı ve 13, 14 yaçlannda kızların imam nıkâhı ile toy duğun \apılarak evlendınldıkler Yazımızın \ eterhğı bu ıkı kabır realitedır. Kısa, kısa fasılalar nunu, bütün tafsılitıyle burada la çıkanlraakU ol«n ve gayrimeçtekrar etmemıze imkâr vermemekru çocukların tescılını ıstıhdaf e den kanunlar, bu reahtenın resm belgelerını teşkıl etmektedırler. îşte bu suretle, yanı bilfarz 14 yaşında bır kızın imam nıkâhı ile evlen dirılmesi merasıminın ertesı gunu Cumhuriyet Sa\ cısı meseleden haberdar oldugu takdirde, yapacağı ilk ış bu 14 yaşındakı kızla ımam nıkâhı ile evlenen kımseyı adalete teehm etmek olacaktır. Çünku c kımse kanunun sarıh hukmunu ılî lâl etmıs, 15 vaşını doldurmıyan bır kımsenin, velev kı arzusu ile ol mus olsa dahi, mânevı cebırle ırzı na geçmıştır. Cebren ırza geçmek suçlan, mem leketimızde taammum etmış ağır cıdden onune geçılmesı lâzım olan suçlardandır. Bunların af harıcınde tutulması doğrudur. Ancak bu arada, yukarıda mısahnı verdığımız şekılde cebren ırza geçme fııllerı de vardır. Bunların af di'i tutulmaları, adalet kaıdesının olçusune vurulduğu takdirde, dığe •i sjJbT olmadığı keadiiiğimien aı> r lasılmaktadır. ' ' Bu konuda üzerinde durulması lâzım gelen bır de 45 numaralı Kanun vardır. Bu kanun iyi nıyetlerle çıkarılmış, sakıt ıktıdar zamanındakı yol*uzlukların cezasız kal maması gayesım takıp etmiş bulunmaktadır. Ancak, kanun, tatbikatı ıtıbarnle dejenere bir hal almış, eski devırde ıktıdar partisinin tazyıki ile o partıye para ianesınde bulunan bırçok umum mudür ler muhakeme altına ahnarak ha len muhakemelerı devam etmekte bulunmuştur. îçlerinde bu gun dahı, çok yuksek mevkilerde lıyakatle ıs goren kımseler bulunmaktadır. Bunların da bu hal ıçerısinde bırakılma'i. ıçtimaı bunye ıtıbarıvle yerınde bır hareket olmıyacaktır. YUNDSHADI armağam MAKALE YARISMASI I9B2I9GZ Dün limsnımızdan yapılan ihracatın kıymeti 724 bin Hrayı bulmustur. Sevkedilen mallar arasında tıftik, deri, hah, seccade, »alyangoz vesaire vardır. İstanbuldan dün 724.000 tiralık ihracat yapıldı Elbette Sosyalizm... Yazan: Necmettin ÖZÜTUNALI dadır. Bu verdığımız ve verebileceğımiz yuzlerce ornek de gosterır kı: Gerı kalmıs, sermaye terakumunu sağhyamamış bizim gıbı fakır memleketlerın kalkınması için en kısa yol gerçek bır devletçiliktir. Devlet bir plân dahılınde, en ulak tesebbusunden en buyuk yatırımına kadar daima memleketin ve milletin menfaatini düşunür. Halbuki hberalizmın hususi tesebbusü ise memleketi ve mılletı değil, yalnız ve yalnız sahsi menfaatini, çıkarını düsunur. Onun içındir kı, son on senede iktısadı dururumuz buyuk bır çıkmaza gırmis, fakat her mahallede 10 mıboner yetışmutir. İstanbul, Ankara, tzmir gıbı buyuk sehirlerımizın etrafını çevıren gecekondular, yorganını ıırthyan Anadolu koylusunun buyuk şehırlere akını, gızli ve açık 15 mılyon ışsiziyle, bu memleketin hakıki efendısı koyluyle, vergı yukunu yuklenmıs dar gelırlı meraur ve işçi vatandaş çoğunluğunun »«faletı, mılli gelır bolünmesmde 1 e 22 bin oranları memleket ve mıllet menfaatini değil, yalnız kendi kârlarını duşunen, senede 3 mılyarlık vergi kaçakçıhğıyle Hazıneyi zarara sokan, vatana midelerı ve cuzdanları ile bağlı hususı teşebbüs erbabının ve her karışı sehit kaniyle yoğrulmus vatan topraklarını gasbeden toprak ağalarının istedikleri ortamdır. Anayasamızda dahı, 45. madde ile belirtilen, «ınsanlık haysıyetme yaraşır bir yaşama sevıyesı sağlamak> için, «sosyal bır devlet» olduğumuc kaydedılmıştir. (Madde: 2). Ve dinimiz tslâmiyet, sosyalizmın musahede edıldığı yegâne dındır. fakirin zengınlerın servetlerındeki hissesinı bır hak ol?raıc ilân eder. Kur'anın bırçok yerınde meselâ 2. cuz, 36. âyette şoyle > azar: «Servetınden onlara ait olan hısseyi hısımlarına, fakirlere ve yolculara ver». Netıce olarak, memleketimızde çoğunluğu teşkıl eden koylu vatandası, kanını akıtttğı, terıni kattığı ve boğaz tokluğuna çalıstıgı vatan topraklannda soz ve hak sahıbı kılmak, toprak ağalarının koleliğinden kurtarmak ıcın... memleketımızın iktisadı gucunu meydana getıren mustahsıl emekçi vatandasları patron boyunduruğundan kurtarmak ıçın .. memleketin kalkınması. milletin refahı ıçın, sosyalizm, kayıtsız şartsız sosyalizm sarttır dıyoruz. Memleketımızın dunyanın en ge rı kalmış on memleketınden biri olduğunu gozonune alırsak, kalkınmsmıı içın hberalızmı duşunmek boş bir ha\alden ılerı gıdemez. Bızım gıbı gerı kalmıs bir milletin kalkınmak içın seçeceği en kısa yol ancak ve ancak Sosyalızm'dir. Buyuk Atatürk'ün isabetli (örüşeriyie bashyarak 1. Dünya Savaşı sonlarına kadar devam eden devletcılikle (oytaki bu devletçilik de sosvalizmden uzak, kredisıyle, enerjısıyle, naklıyatiyle ve dığer ı kânlarıyle hususı teşebbus yararına işhyen bir sıstem haline gelmesıne rağmen) son on senenın lıberalıst rejimini mukayese edersek, bunyemize hangi ıktısadi rejımin faydalı olduğu meydana çıkar. Şarapla uyku hapı içcrek intihara kalkıstı (Basm: 12880/97S2) 1 V i tlk parti vîski turistik eğlence yerlerine tahsis edildi Teptbaşında oturan 56 jaşlarında Naten Cereze adındaki fahıs, henu7 anlasılann an bir «ebenten sarapla birlıkte u>ku hapı içmek sı*etiyle intıhars teçebb'is etmış ve koma halinde hastahaneve kaldırılmıştır. İSTANBUL TİCARET ODASINDAN 9. kota 270 sıra numarasında kayıtlı yatırım (kompl» tesis) ve makine (ikmal, yenileme ve tevsi) kotasmdan talepte bulunmak istiyen mensuplarımızın 15 Eylul 1962 aksanuna kadar Odamız Sanayi Şubesine müracaatleri rica olunur. (Bann 127911740) Tekel Idaresinin tngilteireden ge« tirttiği ilk parti vıski turistik otel ler ile lokanta ve gazinolara tahsis edilmiştir. önumuzdeki ay içinde gelecek ikincı parti viski bayildre tevzi edilecektır 51 KİŞİYE 1.000 er LİRA İKRAMİYELERİ 1390 KİŞİYEMUHTELİFPARA AĞUSTOS İ SAFER 30 V. E 1 S55İ13.20 17 1512025 22 131 3.51 1 9 291 4 54 8 49'13OO 1 48 7 21! GARANTİ BANKASI nâncdık SM3İ733 la istememe uzulu>ormuş. Cstüme varamıyacakmıs, ben ne istersern o olacakmıs. Sa|lığımdan ijiliğimden başka bir sey düsünmü} ormos. Hüsnü bey anlatırken kıpır kıpır kımıldıyor yerinde, sönmüs piposunu çekistiriyor bosuna. Annem içlni çekerek gozlerini döndüre döndüre bana bakıvor. Belki de yerimdcn (ırlamanıı, «Old« bitti, koeatna dönüyomm iste!» dije, sevinip sıçramamı bekliyor. Bir sey yap mı» olmak için kalktım. Hiignü beyden cijara istedin». Sdnmüş piposundan ksrtardıra onu bbylece. SigaraUrımızı yafctık. Sabahlığımın eteklerini toparlayıp karşısına oturdum. tçime çektim dumanları. öksürdüm, (üılerim krzardı. yüretimin d«ralmasını, çarpıntının geçmesi•i bekledim. Gebeliğimi açığa vurah keııdimi rahata >erdirp. Sekağa çıkmadığım zamanlar evin içinde sabahlıkla, taaUâ gecelikle oradan oraya «nrükUnip dnruyorum. Ya\as >avas eski gençlik giİBİerimi batırlatan derbederlik, avarelik, sıkıntılar basiıvor. Koltukların, masaların üzerinde yarırp kalraıs eski gazeteler, kitaplsr biriki>or. Pasi>ans kâğıtlanm saçıhp ya\ılıvor, tablalar izmaritlerie dolup taşnor. Iki öqemli şe\ in yetkisindeyim. ölüm kapımıi) »rkasına sinmib bekliyor sanki. Karnıpıdaki can kıvıl kıvıl ovnama\a baslnalı korku da enunla beraber bu>ıi>or içimde. Bir baska kötüluk de, bep geçmisin içinde, uzaklasmgk kaçmak istedigim olayların, insanların arasında >a$avıp durmam. Lnutamı\orum onu. Ketülüjçunden etüru dusraan oln^orum ona. Se\mekteıı Rtçemiyoram gene dt. Nerden haber almış? dedim, Hüsnü beye. Zaten şüpheleniyçjmuş. Hoca yalan söylemesiııi bilmez. Başını kaldırınca jülümseme>e çabaladığını gördüm. Ben de yaznııştım avukatına, dedi. Öyle olması gerekirdi. Bir adamdan çocufa olacatı MkUnmaz. Rttçttk is olur »aklamak. Faydası da yek. Şasırmadım. Olacagi Hüsnü beyin haber verecegini tasarlamıstım zaten. Baska ne diyor avukat? Hiç'. «Biz sizin «mrinicde>iz,» dedi. «Macide hanım ne isterse, nasıl isterse onu yapaeağız* dedi. «Yeterki o sıkılıp üzülmesin » dedi Aynen onnn sözleri bnnlar.. > Sıkıntı var Hüsnü beyin bakıslarmda. Gözlerini kaçıra kaçıra konusması, kasınması, kıpırdaması iyi işaret değil. üstelemekten kendimi alamıyeram : Öjlevse bosanmaja, çocuğu bana bırakmaya karsı gelmijecek demek. Işler Itolajlaşıyor gerçekten hocam.. Annem lâfa karısıverdi : Razı dedi >a, istediğini >apacağını söyledi ja Hüsnü bej ! Hüsnü bey içini çekijor : Olguğu gîbi anlattım sı/e her sevi. Kanunları bilmez de4ilsinİ7. Taraflar anlaştıktan sonra iki cclselik istir besanma, Siı bilmezsiniz üstadım, hunlar b^le insanlar ki! Soylerler, soz verirler, senra .. Husnu bev avaga kalktı. Biraı kızgın, sözümu keciverdi : (Arkası S ^ S S ~ = Ç ^ = «CUMHURİYET» in Edeb! Tefrikası: 61 imfHiîilillİHTpKİ = 3 ~ PKttlDB CELÂL 5 ra..» « Seninle ben ajrı dünyaların insanlarıyız ..» « Birbirimizi sevdikten »«n = ş E ^ = S 3 = = 2 = Z ± •£ 5 2 Ş S 2 E ^ 2 S 3 ^ = 1 Durgun kuskulu bakıyordn gbzlerimin içine. « Benı seviyor musun, onu söyle seu'...» « Anlamadı>san hâlâ!» İlk defa kesin açıklıyordum sevdiğimi. Çok öııemli bir sey yaptığımı biliyordum. \üreğirai gösteri>ordum çınlçıplak. Gerçeği bütün tehlikesi ile kabulleniyordum. Kendini nasıl tntacağını, tasmadan bağırmadan coşmadan nasıl edeceğini sasırmış bakı jordu jüzüme. Elleri ayakları, çözü, dudağı her yanı se\inçle dalga dalgaydı. Sesi titriyordu konusurken : « Allahıma sükrolsun, se\isiyoruz! Mühim olan bu, ötesi vızgelir bana!..» Ncrmin hanımla Cihangir a sağı indikleri zaman onlardaıı korkmıyacak, utaıımıiacak Kadar sarhostum. Sevda > eli sıcak sıcak esi\ordu basımda. Ahmedin nişanlısı, masnm genç kız rolttnü sonuna kadar aksamadan götürdüğümü sanıvorum. DOKUZÜNCU KISIM Husnu bey geldi. Bankanın kapah olda|n bir camartesi çiinünü evinde kedileri, kepekleri, bahçe», Gttlsereni ile geçirecegine kalkıp bana gelmesinin Snemli bir «ebebi olacağını kapıdan girer girmez anladıra. Kötü bir haber vereceği ıaman Hüsnü bey pek »ıkıy» düser. Tüıiinü cnsesini kasımaya kovulur, yerinde kıpır kıpır kıraıldar. Göılerinin içine kadar soiup sararır. «Elimde dcfil Macide hanım kızım, elimde değil! Sinirlerim boşalıyor birden.j diye de senradan pek atanslı af dilemeye kalkar adamcağız. Bankadayken de benden çckerdi za\alh, En umulmıyacak ola>larla o durguıı sessiz adam bulanıverirdi. Ne ıımsn sırasız izin almaya kalksam, ne zaman Genel Müdürlükten ka^bettiğim icra dâvalarından bin için ihtar, tektir gelse, Hüsnü bev >erinde kıpırdamaya, masamın önünde dört dönüp kasınma>a baslardı. Bu sefer iş baska. lstanbuldan Kâzım Isığın avukatı gelmis, Trenden çıkar çıkmaı ilk isi Hüsnü beye uğramak olmuş. B«ı is için mi gelmis? dedim. î«k, >ok! dedi Hiisnü bey. Temvizde duruşması var adamın. Çok genç, terbiyeli, iyi çoenkmuş avukat. Efeadi adam, anlayısh, beğendim doğrusu Gene de ensesini yanaklarını kasıyıp dum>or Hünsü beyAnnem, sonuna kadar kımıldamanıaya kararlı koltnlnna yerleşraiş. Tombul elleri göbeğinin üzerinde, merakla dinliyor konusnlanları. Adını sordnm avnkatın. Kocamın islerine bakan avukat değil. Bosanraa için bir baçkastnı bnlmns demek. öbürünün iyi bir cezacı olduğunu söylerdi. Bn yenisi de bosanma isierinin ustası olmalı. Hüsnü beye bakıyorum, ba>ı çıkmış pantolonu, mintana benzhen eski beya» göraleji, çU«ili yün kıravatı ile bizim hoca tam bir tasra a\ukatı. Kimseler snun kocamaıı bir bankanın hukuk müşaviri aldnfuna inanmaı. tsinin adamı olduçunu iyi bildiğira, değerine inandıjım haldc gene de içimden korku eksilmiyor. Kâzım Isık uzaklarda devleşip bujüyen bir hajal gibi. Onunla savasıp. >enilmemeniıı güçlüğunu ojle iyi bilirimki! Hüsnü beyiıı asıl önemli haberi baska. Kâzım Işığa, çocuğum olaca|ını yetiştirmislcr sonunda. Genç avakat, «Onu hiç bö\le se\inçh, mutlu sormemıştim» diye, anlatmış Husnu beye. Yalnız bu durumda a.vrılmayı inat Şurada çok kısa bır şekılde bârıt hatlarını beürtmeye çahgtığıı 113 ve 134 numaralı kanunlaı harekete geçırmış olduğu at muessesesı noksan \e içtımaı heyetın »dalet duygulannı rencide eden zuhullen muhtevı bulunmaktadır. Yukarıda da ızah ettıgımiz gıbi, belırtmeye çalıstığımız noktalar birer mısalden ıbarettir. 113 ve 134 numaralı kanunların bu bakıradan ıncelenmesı ve getırmış olduğu affın, adalet ve nasafet kaıdelerine uydurulması, Jıkrımızce, pohtıka Sosyalizm, memleketin gelır kaymahkumlarına dutunülen af kadar, belki de ondan fazla onemle uze naklarımn ve üretım araçlarının rınde durulması lâzım gelen bir devlet tarafından halk yararına işetılerek mılli gelırın vatandaşlar meseledır. arasında esıt bolünmesıdir. A türk, «trotiyazsır sınıfsız bir kitleyız» sozuyle bunu kastetmiştır. Mılletlerm refab ölçusu olan milTEŞEKKÛK t gelirin, bizde, vatandajltr »r» «ında bölünme oram: Çalısan çobaşanlı bıramekgcHa sthhtUlmmfimm ğunluk vatandaşa 1, mutlu azınhğa 22 000'.. JinefologOperatör Bır tarafta luksü, konforu, modern apartmanları, kiş&ncleriyle refah içinde mutlu bır azınhk; obur taraita geçım sıkıntısijie, işsızhğıyle, jehırleri kaphyan geceNvlmtir DrMCOET fftİM'e kondulariyle, Mfilet içinde, «Kcmerlcri ııkınız» politikatının muve hatabı ealısan vatandaş çoğunluBatf DrSetmSmvnb.DrHtcHAnki ğu.. H/mvt HaımycDcaen trAyseldlaf âtnuk Geri kalmıs bir memleket olauzert tKtlun Qialb*li(f klınıgı elemnU. rak, mutlu bır azınlığın, çoğunlu rmt ftmaı $ukrMlarmı trze&rım ğun sefaleti pahatına daha da zengınleşmesi, Turkıyeyi hıçbir zaman kalkmdırmaz. Memleket ve miüet olarak kalkınmak istıyorsak, ılerı Cumhuriytt skandınavya memleketlerı ve geı kalmış memleketler gıbi sosyaızmi tatbik ederek. orta hallı sınıi çoğaltmahyız. En yakın ornek ılarak daha dunku devlet diyebıNüshası 25 Kurus tceğımız bir Israel ve mazinın uTiirklyt H»Hrt uşuk devleti Mısır, bugun tatbik Lira Kr. Lira Kr. ettiklerı sosyalizm sayesınde bızı her alanda geçerek Yakın ve Orta75.00 KOJÛO doğunun feza onculerı olmuşlardır. t »yllfe 40 00 80.00 Bız ıse, 2. Dunya Savaşı sonunun S aylık 23 00 ağlam ıktuadı bunyelı bır roemBasan ve Yayan eketı olarak, harbten çıkmış kuCumhuriyet Matbaacılık uk devletlere yardım etmesı isteGazetecılik Türk Anonım en Turkiye, on yıllık hberalizm Cagaloğlu Halkevi Sol^ak No. 3941 onunda bugun, kapı kapı yardım Sahıbl ılenen, vıyecek hıbe buğday arıan, çolleşmeye yuztutmuş bır vaNAZİME NADt an; yardıma muhtaç, açlığa mahYazı ıçlerını fıılen ıdare eden um bır Turkı>e Mesul Müdür DrZKEMAL ÖZBEK CUMHURİYET KAYHAN SAĞLAMER * Gazeterrıze gonücrılcn yazılar konulsun, konulmasın ıade edılmez. Ilinlardan mtsulıyet kabul olunmaz. * Abone ve Uân ışlert İçın. zarfın Ustune «Abone» veja «llân Servısu ksjdının konması lâıımdır. BU G^ZETE BAS1N AHLAK YASAC1NA UYMAYl TAAHHÜT JCTMÎŞTlR. ^milllllHlllllllllllllllUIIIIIIIIIIIMIIIMIIIIIIIIMlllMIIIIIIIIIIII UtllUIIIIIUIUIIIIUniHIIIIIIIIIIIIIIIIUIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIMIIIUIIIIIIMIIIIIIIIIIIMIIllllillllllllUHIIIIIIIIIIIIIIHIUIIIIIIII^ Bızde, lıberahzmın oncusu Ameikavı ornek gosteımek en kolay ol olmustur. O Ameııka kı, ıktıaden gerı kalmış memleketlerı azar haline getirip sömurerek, koelenn kırbaç altında ahnlarından kan ter pahasına sermaye terakumunu sağlamıs bir memleket ıken, 860 dan berı kalkınma hızı ancak »2.2 dır. Lıberahzmın çık»r bır yol ılmadığını goren Amerıka dahı ugun Kennedy'nın hderhğınde ba» alanları sosyalleştırme çabasın Sahibindcn satılık ^ 1956 Chevroletİ Tek kapı, otomatık, temız kul ((î lanılmış 1217 arası 4T46 09 dan . 1 Cumhuriyet 9743
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog