Bugünden 1930'a 5,448,242 adet makale



Katalog


«
»

pencere Adını siz koyun! Döndük, dolaştık, geldik baaladıfıımz yere. Başladıgımız yer: Demokrasi mücadelesi. 9» demokrasi miicadelesi oltnaaa bazı ıdamlar ekmeksiz kalacaklar, bazıları yazı yazamıyacak, bazıları da nutuk çekemiyecek. Çiirıkü demokrasi mücadelesi kadar kolay şey yok. Ta nntuk kürsüsüııde ayaklarımn ucunda yüksele jüksele, ya beyaz kâğıt üzerinde kalerai cızırdata cızırdata : Demokraaaasi, hürriyet, insan hakları, vesalreeee... Di.ve ııutuk atmaktan ktlay şey yok. Bu sefer iş daha da kolay. Çüııkü demekrasi cephesi iktidarda kurulmuş, mevzilenmis. Ba Ismet Pasanın cephtsidir. MuhalefeUrvken de tsmct Paşanın cepbesi demakrasi eephesi idi. Ikiidarda da Ismet Pasaııın cephesi demokrasi cepbesi. fsmet Pasayt tenkid ettin nıi, demek ki demokrasiyi istemiyarsun. De mokrMiyi tatmak demek, I s n c t Pasayı tutmak demek. Hele Anajasanın verdigi haklardan feydalanıp mülkiyet, kâr, kazane, arsacılık, apartmancıhk, faizcilik, şirketçilik şibi konatan karıstırdın mı demokrasiyi biç istemiyarM n, iehiikcli fikirlere saplanmışsın. Toprak reformu, eğitim reformu. işçi hakları. devrimler, falan filân dedin mi. Neuzubillâb... Düpedüz ihtilâJcisin. Peki ne yspaaaksın? Demokrasiyi savunacaksın. B B nc biçim demakrasidir? tktidarı tenkid edemedikten. mülkiyet ve kasanç konalafını konuşamadıktan sonra bana BC demokrasiden? Hayır, bayır demokrasiyi savunacaksın. Diyeceksin ki : Bu demokrasi f*k iyi bir f«ydir. Bntran kadar l»1sl ^«htar. Halk da demokrasi istiyor. Ne varsa bu demokraside var. Bs deanıkraside is var* Tflrkiyede geçer afcçe demokfasıyi tarif et deseler, cevap gayet basit : Demokram bir avaç muttr. HaVafıda dSvfilfir. Blz önce biitün bu yaian dolan islerinden vazgeçip v t sonra aynanın karsısına geçip kendimize sormalıvız : Biz demokrasiyi gergekten istiyor muynz? Eger gerçekten istiyorsak. Demekrasinin na fldaganu bileIim. Bu demokrasi denen şeyde elinoğlu kalkar : Ben liberalizm istiyonun... der. Başka biri kalkar : Ben Mgyalicm istiyoram... der. Başha birisi de : Ben de şöyle bol patlıcanlı, biberli türlüsünden istiyorgm . der. Bir baska vatandaş ise, paıar günü, dönyanın en a ı a n sahiline sabip tstanbul şehrinde denize gireeek bir delik bnlamamııtır. Sıcak başına vurmuşttır. Anayasayı bir okur. Sonra fcürsüye çıkar : Dünyanın neresinde böyle bir şey vardır? Baıı kinueler •abili kapatmışlar. Halk denizi göremiyor. «Lebi derya, âmmeye aiitir.» Ben sabildeki öıel mülkiyetin Anayasa sartlanna göre istimlâk edilip halka açılmasını istiyorum... der. Demokrasi budnr. Buna razı mıvız? Rası degilsek şiradiye kadar yaptığınm namaralar yeter de artar bile... Şn «Lebi derya» meselesini mahsus öne »ürdiik ki, demokrasinin ve fikir hürriyetinin ne eldugu, neden isat edildi| i baıı kimselerin kafasına dank etsin diye... Hoşunuza gitmedi değil mi? O halde neden demokrasiden dem vuruyortanoz dostlar? Biı demokrasiyi istiyoruz. Ama siz şa demekrasi kelimesini bir yana bırakın da istedifiniı rejimin adını koyan. Bu lavallı balkın aldatılacak hali mi kaldı artık? tKl CUMHURÎYET 13 Temmıu 1962 Sehtr ııınıııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııEıııı ri Batı medeniyetinde kişilik Galata otopark ıııŞiııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııınıııııııııııııııııııııııııiHiııııııııiuıı | D Ü Ş Ü N C E L E R 1 HEM Mesuiiyet horhusu ümrük ve Tekel Bakanlığı, anlaşmah memleketlerden ithal edileeek mallardan menşe şehadetnamesi aranmasını istemiş. Ankara, tzmir ve diğer giriş gümrüklerinin tefsirlerinin aksine lstanbul Postahanesİ Gelen Dairesi ba emri gazete, dergi ve kiiaalara da tefmil «taıl*. Aman efendim. etmeyin, eylemeyin, gazete, kitap ve dergi liaerasyon rejimi dahilind« gfiaırüksiiz «larak itbai edilirler. Kanuni mevzoat banlardan mcace şefcadetnamesi arannasını gerektirmez! Diyenlere alâkalılar. Riz onu bnnu bilmeyiz, emirde «fatete, kitap ve derıiler bu kayıttan müstesnadır^ denmiyor! cevabını vermişler. Haydt, Vekâletc istida vermeler, Anharaya heyet yaliarnalar. vesaire vuairc... Netieede yanlışlık aibeHiInıis ama aradao 10 azun gün geçtikten sonra Alâkah memurlar bu kadarcık şeyi düsönenıezlrr mi? Takdir haklafını ve salâbiyetlerinı kullanamaılar mıT Dâsünürler dc, kullaıurlar da M l yapmamışlar. Orta Avrupa memleketlerinden birindeki elçiliğimizde çalışan bir raeamr, büyükannctini yanına aldırmak üzere Wr taahhütriame yollamıs. I>u memleketteki konsolosluğunnz imzasını tasdik etmis. Büyükanne II* toranan soyadlan da aynı imis... Şu halde mevzuatm emrettıti bStfln formaliteler tamam dejil mi? Hayır değil. AUkahlar: Ba badının tıahhitnameyi yallıyan gencin DS^ukanneai ol dafuna iayat etnvak üteı* ya iki sakit getirirsiniz, yihnt da ma halle mnhtarı flmflhsber verlr. Başka türlü bu iş çıkmaz? de mişler Alâkalı memurlar memleketimizde muhtardan ilmühaber almanın, hele şahit tedarikinin ne kıymet ifade etti|ini bilmezler aıi? feilirler ^ a haW« soyadlannın ayaı oluşuna vt k*rwolos)a|an taadikine baksrak takdlr haklınm ve salâhiyetleıini kullanamazlar mı? Bilirler de, kullanırlar da ama yapmazlar. Niçin yapmazlar? tfe diye mcsallyet yihteneiim ve glnfln birinde basımıza iş açalım efendim? Kanun, nizamname. talimatnameyi barfi harfine tatbik ederiz, olur biter, derler de onan için yapmaılar. Evet ama ba sekilde işler yarümezmis. Kırtasiyecilik zaten isleri alabildifine geeiktirirken bir de bu mesaliyıt sltına girme korkasv ortaya çıkınea devlet makinesi biisbötün atalete mabkfim olarmuş. Olsnn varsın, o da pek kimsenin umuronda değil. Bilhassa 21 Mayıstan sonra pek bariz bir sekil alan ba duram nihayet Başbakanlıfın da dikkatini çekmis olacak ki bütün devlet memurlarına yaptığı bir tamim ile takdir haklarını ve salâhiyetlerini kallanmıyan memurların eezalandırılacaklannı bildlrmiş. öyle ise bandan sonra işler düzelir mi dersinis? Biz bu dâvanın bir tek lamim ile yoluna gireceiini sanacak kadar nikbin elamıyoruz. Çönkü bn neticenin ancak i« başındaki memurların bir cihnlyet dfjisikliti geçirmelerine baglı bulandagnna düşfinuyoruz. BB memarlar; tslerin yalnız yapılması defil, aynı zamanda süratle yapılması da lâzımdır. Memleket menfaatleri bunu icabettirdiği için bana takdir hakkı ve salâhiyet vermişlerdir Ben bunlan kullanmazsam vazifemi yapmamış olurum! dedikleri gün her ?ey dözelecektir. Ama biı bagunfin öyle pek çabuk geleceğini hiç sanmıyoruz. Cevat Fehml BAŞKCT ücret tarifesi tesbit edildi lâyik tavırdinî tavır "^^*^ Yazan: * ^ Galata Y'lcu Salonu otoparkı yakında Belediyece işleülmej» bas. lanacaktır. Bununla ilgili olarak gerekli hazırlıklar ilerlelfcekte ulup Bel«diye Encümtr.i araç sa hiplerinden alınao*k otopark ücrei tarifesini de tesbit etmiş bulun maktadır. Otomobil, kamyonet ve motosikletlere seyyanen tatbik olunacak bu tarifeye gijre. otoptrk »ahasında 2 saate kadar kalaCnk iraçlar daa 100, S saate akdar kalacaklar dan 200, 15 saate kadar kalacaklar4an 400, gece saat 21 den ertesi sabah sâat 8 e kadar otoparkı isga edacek araçlardarı da 250 kuru ücret »lınacaktır. Belediye Trafik Şubesi şehrimirdeki otopnrkların ytnideo tansim: ve burîarın da iicrete tâfei tutul ması için etüdlerine devam et m*kt«dir. Batı »adece bir kültur hevengi degıl, bir sosyal dokudur. Bu ajsyal dokunun temell*' rındı yeni bir cıtı, yeni bir hukuk, yeni bir mülkiyet ve ınsan anlayıçı var. Ku'.tür, bir sebep değil bir sonuçtur. Batı tcplumlarının geçirmi| olduğu aesyâl deği?m«ler aynı tetntl düny* görüşünün yaratmış oldt»3u bir takım özel tavırlardır. Temel dünya görüşüyle, y«ni çağda meydana gelen ve Ort«ç»ğa karşı koyan genel insan tutumunu ka«dedtyoruz. Üneml; olan işt« bu insan tutuanudur. Önemli olan, bu yeni insan tipinin bütün sosyal, politik ve ekonoinik olsylara y*ni bir açıdsn bak t ı u ı d i i , Çağdaş iliffi vc teknigin »aratmıl elduğu 6u lâyik tavır, Örtaçağın yafitml? oliJuğıf din! tavrın tam karş:sındad;r. Biz bu l»»rı, Fransız Ihtilâl tarihinin bütün örgüsünde, bulmaktayız. Orada, Yeni çağı kuşatan ferdi ve sosyal dcğer ler bir kazan gibi kaynar. Ferde ve devlete yeni yeni formüller aranır Biz ise, toplum olarak, bu ol«yların tamamiyle dışında kalmıŞız. Oysa ki Avrupanın diğer memleketlerinde, aynı lâyik tavrın benim senmesine rağmen, başka başka oIaylar cereyan ediyordu. Demek ki bizim için önemli olan : 1 Ortaçağın dinî tavrı karşısına dikilen lâyik tavrı kazanmak. 2 Bu yeni duyuş ve düsünüş ölçüleri içinde, kendi sosyal doku muzu incelemek ve ona çareler aramak. Bir kere bu yola eirdik mi, bütün dâvalarımız açıklık kazanır. Böylece, Batıda mevcut prensipler, taklidi gerekli bir değer olmaktan çıkarak bir nevi teknik halini alır. Lâyik tavırdan ne anlamak gerekir? Bununla, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını kasdrtmiyoruz. Din ve devlet islerini ayırmakla lâyik tavra ulasılmaz. Lâ yik devlet kavramı, lâyik tavrın bir uygulanma biçimidir; daha başka bir deyimle. o lâyik tavnn politik görünüsüdür. Konumuzu açıklamak için dinî ta vırm ne olduğunu söyliyeüm. Dinf tavır, Ortaçaf dünya görüşünü temsil eder. Bu demektir ki btifün sosyal, politik, ekonomik değerler dini düşüncenin liderliği altındadır. Hukuk, ahlâk ondan çıkar. Dini düsünce diğer değerlerin yaratıcısı değildir; ve fakat cnlara yön verir. Bütün değerler, hiyeraışik bir düzen içinde ve onun patronajı altındadır. Bütün değerlerin gerisinda dinin otoriter vasfı gizlidir. Her ç a | ı n bir lider değeri vardır. Ve bu, düşüncede olduğu kadar, in san kişiliğinde de kendisini belli eder. Antik çağda bilgelik. Orta çağda müminlik, Yeniçağda ise lâyiklik insan oğlunun üç » y n kisiliğidir. Yeniçağın lider değeri ilim ve tekniktir. Nasıl Ortaçağda lider değer din iken bütün diğer dftgerler onun baskısı altmda kalmış, onun hüviyetine bürünmüş ise, çağımtzda da, kendiliğinden, hukuk, ahlâk, politika gibi sosyal değerler ilim ve tekniğin vasıflarını almak v* onun hüviyetine büriinmek zorıındadır. tlim ve teknik lâyik değerdir. Onlardaki bu lâyiklik vasfı, elbette ki diğer değerlere de geçecektir. İlim ve teknik dokusu itibariyle dinsizdir. Ama bu. onlarm dine karşı olduğunu söylemek mânasına gelmez. Nasıl Ortaçağda bütün değerler dinin çevresinde toplanmışsa, Yeniçağda da, ilim ve Cahit Tanyol Sanayi testslerinin tam kapa site ile çalışmalarının teraini Istenecek 16 Temmuz pazartesi günü An. karadaki Bakanlarla hususi sek tör temsücilerinin iştirakiyîe mü him bir'toplantı vapılacaktır. Bu toplantıda görüşülmek üzere önemli bir rapor hazırlanmıştır. Ticaret Odası erkânından bi zat bu rapor hakkında şu izahat vertniştir: • Bilindiği gibi, her 3 ayda bir olmak üzere i; âlemini ilgilendi ren konuîarı gdrüşmek maksadiy le Devlet, Ekonomi ve Ticaret ve Maliye Bakaolariyle Sanayi Oda lan Birliği temsilcileri önüraüzdeki pazartesi günü Ankarada top'.anacaklardır. Bakanlara sunulmak üzere bugünkü iş âleminin dilek ve temennilerini ihtiva eden bir rapor hazırlânmıştır. Raporda. sanayi tesislerinin tam kapasite ile çalışmalannın temin istenecektir.» Belediye yeni cenaze arabaları yaptınyor tki milyon nüfuslu bir şehir olan îstanbulda günde ortalama 4050 kişi ölürken mevcut 16 arabası ihtiyaca kâfi gelmmektedir. Belediye yetkilileri tsmire muhtaç arabalarm onanmı üe • tane yeni cenaze arabası aracı alınması karanna varıp ilgili mercilere müracaat etmişlerdir. Böylelikle ölenlerin araba için bekletilmelerinin önüne geçilecektir. iî M/S FETHIYE 28 Temrauz, 1962 15 Agustos. 19S2 Tarihleri arasında ROTTERDAM,BREMEN, HAMBURG, LONDRA, ANVERS limanlanndan TÜRKİYE için ticari esya yükleyecektir. KOCTUG DENİZCİLİK İŞLETMESÎ Galata, Bânkalar caddesi Bozkurt General Han kst 5 ' • (ı ' Telefon: 44 26 63 49 56 70 Telgraf: KOÇTUĞ İSTANBÜL. } Matbaacılar Ankaraya heyet gönderecekler Türkiye Matbaacılar Cetniyeti, dün Ticaret Odasmda bir toplantı yaparak, Devlet Malzeme Ofisinin Reklâmcıhk 3051/8856 kuracağı yeni tnatbaanın kendi üyelerine vereceği zarar üzerinde dufmuştur. Matbaacıların iddialanna göre. bu yüzden bir çok özel matbaa ka> > ; panacak ve ayrıca Hazıneye yem BahçelievUriB en güzel yerİDds fatıhk ucuz arsalar. Tediyatta ( | j yükler tahmil edilmiş olacaktır. ı.wı.ı. . C ebbüsü kolayhk. i t Cemiyet bbu tteşebbüsü önleme önlemek Cumhuriyet gazetesinde Omer Abah'ya müracaat. üzere Ankaraya bîr hevet göndeTel : n 42 90 recektir. Cutnlmriyet 8836 tıkniğin çevresır.de toplanaeak •• onun vastflarını tasıyacaktır. îşte bunun insanda girüaflşünt lâyik tavıf diyoruz. Bizde Batıya dönüş hareketi, kesin bir şekilde, « Tanzimat » la bas lar. Tanzimat, reform demaktir. Bu ftform bir aydın kadrosıl Jretiştirmiştir. ki buna Tanzimat Kadrosu diyoruz. Bu kadrontta Batt mcde* nlyeti karşısinda Ulonmıs olduğu Uvır nedir? Lâyik bir t*vır mıî t l Bütün çaba v« tartışmalanmız b«tte değil. da kültür kadrcsunda kalıyordu. kadar, İnsan kjşiliğinin gerisinde na Şinasi'den Ziya Oökalp'a V*r? Kisilik dediğianiz «ey 6yle tak hep üst yapıda k«ndımize bir taIHle elde edilecek flMee » i d i r ? O kım çıkış yollâfl araştırdık. Sohalde önce, kiş;liğimizi n gerisinde nuçlar arasında sentez yapmayı ki örgüye bakalım... düşündük. Biz tarihimizde iki önemü ayYeni bir kadro kurmak heyeca dın kadrosuna rastlıyoruz. Bunlar niyle ortaya {ıkan Ziya Gökaip'a dta biri Osttıanh kadrosu, diğer dikkat tdtCuk elutsak. oaun da de Tanzimat kadrosudur. O halde hep kültür yapısı ile uğraştığını, kişiliğimiz bu kadronun ve bu kad lert ve toplumun özel şartlarmı royâ bağlı düşünüj tarzınm bir «r hesaba katBaadığını goruruz. seridir. Ziya G5kâ!p, «töplnrtı» diyotdü. Osmanlı kadrosu. bir Ortaça* kad «mefkure» diyordu, hars (kültür) rcsu idi. Bu kadro ilim, ahlâk" hu diyordu. Ama toplum kelimesi okuk ve devlet anlayışıyle bir bünun kafa»mda seyut bir kavramtün teşkil ediyordu. Kendi içinden dı. Bu soyut kavramm özellikieçürüyerek devresini kapadı. rine mİlliyetih. Türklugiîn unsurTanzimat kadrosuna gelince, bi ları adını veriyordu. Tanzimat lim, politika ve hukuk davranısı aydmlariyle arastndaki fark. sabakımından, kesin kararlar alacak dece, kültür yapısım ayırmaktan durumda değildi. O, bir y a n i y ] e ibaret kaldı: Haikın kültürü başIslâfcı Ortaçağına, bir yaniyle de ka, aydının kültürü başkadır; halBatı költür ve medeniyetine bağ kın dini başka, aydının dini yine lı idi. Batıda, yukanda işaret et başkadır; medresenın karsosında tiğim gibi, lâyik tavır, dinî tavrın tekke, Dıvan Edebiyatının karşıyerine geçmisti. Artık onlar yan sinda balk edebiyatı var, diyordu. yana bulunamıyorlardı. Bizde ise Bunlar hep doğru şeylerdi. ButıDoğu îslâm medeniyetine, yıkıntı lar sadece Tanzimatın Doğu ile halinde dahi olsa, ferdi ve sosyal Batı arasındaki uziaştırma denehayatımızı idare eden bir nevi tu melerine karşı bir tavırdı. Batının tamak gözüyle bakıhyordu. O hal temelinde ne vardı? Mülkiyet ve de Tanzimatm aydın kadroeu; iktisadi doku nasıldı? Bunlar *yerli dediği ve değerinden süphe nun dünyası dışmdaydı. etmediği OrtaçaJ kültürüylt YeBu yüzden Gcktlp da. Tanzimat niçağ kültürünü uzla;tırmaya çakadrosunun dısına çıksmamıştı. lısıyordu. Çürümüs. canlılığını, Onun için de Batı, bir kültür man yaşaraa gücünü kaybetmiş bir kül zarası idi. O, kendi tavnnı, bu türe, tamamiyle a y n bir sosyal ve kültür manzarası karşısinda jöyle fikri yapının gelişmesi neticesi tesbit ediyordu: mcydana gelen Yeniçağ kültürü«Türk milletindenim, îslâm ümnü asılamaya imkân yoktu. Çünkü bu kültürün gerisinde bir top metinder.im ve Batı medeniyetinlum v» insan temeli vardı kl biz danim.» Gerçekte bu güzel sözler hiç onu tanımıyor, hattâ tammak lüzumunu da duymuyordyk. Yeni bir mâna ifade etmez; ve bizim hiç bir konurauz da bu ifadelerle çağ kültürünü Hristiyan Ortaçağ çözümlenemez. Bunlar havada bir kültürünün bir sentezi sanıyor takım lâflardır. Bu sözlerden, Baduk. Şüpheıiz Hristiyan Ortaçağ tıda mevcut lâyik insan tavnnı kültürünün, bazı noktalarda, spe nasıl çıkaracağız, veya nasıl gerçekl»ştireceğiz? tlk bakışta, çok açık seeik görünen «millet», cmedeniyet», «ümmet> gibi kavramlar, bir araya gt lince, bir gerçeğin ifadesi olmaktan çok, bir isteğin ve hattâ bir çabalamanın formülü oluyor. kulâtif nın gelişmesinde, faydası olmamış değildi. Fakat bu «adec* zıhnl bir kazançtı. Oyea ki, Yeni çağın en önctnli tarafı. bu zihnl kazançta dejil, insana getir* diği lâyik davranısta idi. Tamimatt» İM bu lâyik davran!»a rastJgftıırofuz. 8 ü davranı$ olmadıkça elbetteki Batıdan aldığımız bütün fikirler ve şekiller ya taklit veyâ yamalı bohça olacaktı. Çünkü bi* fcirbiriyle uzlaşması as lâ mümkün olmıyan iki ufituru birleştirmeye çalışıyoruz. TEŞEKKÜR Büyük kaybımız. sevgili acnemlz ve hemsiremlz cenaze meraslmine bizzat lştirak eden çelenk gonderen, telgraf, telefon ve ziyaretlert İle acımızı paylassn bütOn do«tUrımıza ayn ayn teşekkilre trrımflrHmiU minl THııJnmiin gazetenizln tavassutunu rica edeıiz. HAMARAT aıle«i İPEKÇt ailesi (Reklâmcılık: 3050 88S7) TEŞEKKÜR Sevgili yültümüz annemlz ve alle bü DİDAR HAMARATın T.MİM.O.B. Mimarîar Odasından Bazı müesseselerin, avan proje vermek suretiyle geri kalan mimarlık hizftetl«rlni yaptırmak için mimarlık bürolanndan teklif istedikleri öğrenilmistir. Odamız, böyle bir hizmetin kabulünde, esere ait mimarhk sorumluluğunun bu işi yapacak büroya ait olacağı düşüncesiyle, bu hizmeH bir desinatörlük hizmeti saymamakta ve yapılacak tekliflerde ücret bakımından bir indirme yapılmasını Odamız kurallarına aykın bulmaktadır. Bu sebeptan teklif verecek mimarlık bürolannın tekliflerinde asgari ücret tarifesinin altına inen bir ücret teklif etmemelerini ve mal sahiplerini diğer faktörlerde (meselâ: işin süresinde) sağlıyacakları avantajlarla tatmin etmelermi önemle rica ederiz. tDARE HETETİ (Basm: 11381 A. 7071/8853) Avrupa Zeytinyağı Müstahsilleri Birliâin e memleketimizin de katılması için Tdrkiye Odalar Birliğince hükümet nezdinde teşebbüse gecilmiştir. Bilindiği gibi bu yıl memleketimiz milletlerarası ptyasaya oldukça önemli miktarda zeytinyağı ihraç etmişti. Yağ ihracınm devamı için Avrupa Zeytinyağı Birlijine katılmamız zaruri görülm»ktedir. Avrupa Zeytinyağı Müstahsilleri Birliğine katılacağız TEMMUZ 13 SAFER 11 1 V. 1 J 4.3Tl12 19 :fi 19 '.9.41 21.39 2.00 1 8.56 4JS| S."7 • İ < * a s B 2 21 Ziya Gökalp. birer sonuç olan kültür değerleri arasında bir senEmirjSn, 10.7.196Î tez yapmaya çalışıyor. tslâm Ortaçağ değerlerini tssfiye edeyitn CumhurtTet 88"9 derken. âşıret kalıntısı bir folklara sığır.ıyor. Halk kültürü adını verdiği bu mânevi değerlerin gerisinde ne var? Batının mülkiyet temeli hangi şartlar içinde gelisi! yor. îlim ve tekniğin başarısı yeni bir insan tipini nasıl yaratıyor, hürriyet probleminin çevresınde ve Aksaray Yenikapı Kü'.ük Lângn~:±53/2 T. 2159 11) temelinde nasıl sosyal bir hareket var? Bunlar onu ilgilendirmiyor. Gökalp. Durkheim'in ihtilâl san Cumhuriyet 8862 cısı içinde kıvranan Fransa için düşündüğü tedbir ve sifa çareleri ni, yıkılış halinde bulunan Türkiyeye uygulamaya çalışıyor. Birisi. Yeniçağın getirmiş olduğu sosyel düzensizligin ruhlarda bıraktığı çözülüşe bakıyor; diğeri. aynı aEXPORT IMPOHT. CO 1123 BROADWAY çıdan Ortaçağın pörsümüş değer4 th FLOOR, ROOM 408 NEW YORK. 10 NY. leri içinde debelenen bir memleYETKİN YETİKYEI ve KEMAL YETİKTEL kete.. Her türlü alış veriş ve müşkülüniizde emrinizdedir. Tel; CH 2 0819 TLRAN MELEK DEMİRAĞ ile NİHAT ESENCAN Nişanlandılar. vefatı münasebeüyle bizzat cenaze meraslmine lştlrak. veya t*lefon. telgraf vc mektupla İBttyet raretlyt* acılanmızı p*y. laşan ve çelenk göndermek lutfunda bulunan btttün dogt, dcr*ba ve yakınlanmıza ajTi ayn teşekküre lmkan bulamadığımızdan her blrine burada en derin ;ükran htslertmtıt ifa<fe ederiz. Somersan ailesi Cumhuriyet 88rs SAFİYE SOMERSANm ACI KAYIP Konya eşrafından Atıkuzu zade merhum Ahmet Beyin oğlu merhum All ve Hacı Tahfr Beyin kardeşleri. Hason özkuzunun agabeyleri. Havva Öıkuzuıııın kıymetli eş!. Em. Su. Yb. Naci, Su. Bnb. Muzaffer. Belediye memuru Ali Terzl. Cevat özkuzu'nun kıymetli babalan. Ali Güncr ve Nevzat Yangının kayınpederlerl. HUsniye ve Pcrlhanın habalan TtCCAR TERZt ÇOK ACI BİR KAYIF Almanya vc Amerlkada ihtlsarf&nnı yaparak ?53 de Gül. hane Nisalye Prof. Vektlliğl ve hopahk, 1954 te Haydarpaşa Doğum Kliniğl Şefllğlne tâylr, edllerek. 30 senellk hizmeti esnasmda bir çr>k nrdu mfnsubu sllelerlnin hayatlannı kurtaran ve blrçok annelerı yavru sahibt eden emekll SUNNETÇİ ENVER OLGÜN MEHMET ÖZKUZU 12.7.»S2 peısembe gunü vefat etmlştlr. C«nazesi 13.7 962 ögle namazından conra Aksaray Valide Camiinden kaldırılarak Merkezefendl mezarlıjrıca defne. dılecrttlr. Mevlâ rahm«t eyliye. Aile«i ve Çocuklan Cumhuriyet 8S60 YETKİM AİBunya'da i» Hszlran 1962 günü geçıdigl müe«s:f bir traflk kazi'Sinda aramızdan aynlraiîtır. Cenazcsi 13 Tetnmuz rmn» fBngün) öğle namazmı mütaskıp $i$li Camiinden allnarak Zincirllkuju aile kabrl!. tanınn defnedllecektjr. Mevlâ rahmct eyliye. Ailesi Cumhuriyet 8861 Doç. Dr. Alb. SAİM SAĞLIK E. 1 57 f .39 Cumhvtriyet 8835 } TEŞEKKÜR uzun süren hastalıtını car.dan \ bir sabirla bir tedavlye çalıjan mflçfık inaan, pek değerli doktor fe, t Ş ŞEFİKA Sevgili »nnemiz EKŞİOĞLIT Ş I s.CUMHURIYET. in Edebl Tefrikası: 41 ¥azan: PEKİDE CELÂL Roka salatasi, küçük ineeeik parlak sardalya bahkları yiyerek, rakı içtifimizi batırlıyornm. Ban» bırakmıyerda 8«ıü »rtık. Dnrmadan anladyordu. Ne kadar çok aüam tanıyordu. Adlarını yalnız gazetelerde gürdüğüm birçok politikacıiardan, Bakanlardan, mebuslardan arkadaşları vardı. l y i kötfi laraf lariyle tanıtıyordu bana çevresini. Dönen dalapları, yenilen rüşvetleri, girişilen o y n n l s n açıklıyordu. tzmirden. Ahmetten söz etmiyordn hiç. N'ermin banım, Serra, Cihangir bepsi uzaktı aetığı kenulardan. Güldiifiira laraan gezleri parlıyerdu. Tabağıma durmadan bir şeyler koyuyor, garsonlsrı çağırıyor, mutfakta ne varsa getirmelerini söylüyor. dünya nimetlerini önüme saçmak ister gibi coşuyordu. Ikinci rakıda rahatlayıvermistim. Içki hafiften başımı döııdiirüp içimi ısıtmıştı. Gülüyordum her sözüne. Gecenin pek güzel geçtiçini, onun tanıdığım adamların en hoşu olduğanu düşttnüyordum. Bütün çabası beni yarrmşatmak, uslandırm&k, avuennun içine rabatça alıp, istedifi hamnra sokraak içinmiş! DSnflste değiıti her çey btrdenbire. Abraet konnsu çıkıverdi artaya yeniden. Karanlıktı arabanın içi. Takın oturmuştu bana. Tüzüme doğru eğiliyor, solağn sıcak, sıcak yanaklarınun üzerinden geçiyordn. « Dinle Macide kızım diyor du. Kızmayacafcsın ama? Benim anlamak İstediğiln bir şey var, çok mühlm bir şey hern. Sana bir saal aoracağıııı, açık kızan sen, s l d v f a gibi dosdofru cevap vereceksin bana.» Buz kesildim birden bire. « Ban» aakaret edemezsiniz!» dedim. Neden söyledim bnn»? Ne soracafını, ne diyeceğini bilmeden neden savunnaya geçtim kendimi? Göldü yavaştan. « Sana hakaret etmek zee mez aklımdan, dedi. Biliyorsun artık sen de buna ya!.» Ekledi arkasından: « D « | r u y « sSyleyeceğine eminim zaten ben..» Sonın soraeafınızı. çabnk bitirin, yetişir işkenee ettiğiniz bana! diye, bağırmamak için kendimi rüç tnttam» « Ahmedi seviy«r musun sen?» Gülmeye çabaladım. « Sordagnm sual« cevap ver miyorran?» dedl. Elimi yakmaya başlayan yan m sigarayı uzanıp alısını cam dan yola fırlatısım çörür gibiyim. « Hoşuna şitmiyor bu konuş ma bilivorum, ama benim haki kati Sğrenmem lâzım. Veercegin cevaba ne kadar ebemmiyet ver dieimi anlamıyor musnn?» öfkeyle mınldandım: « Sizin hef sornnuza karşı Iık vermeye mecbur değilim ben:.» « Kızıyorsnn bana. hakaret etmek için fırsa tarıyorsun! Dik kat et bir kadın. karşısındaki erkeğe bu kadar kızmaya basIarsa sebep aramak lâzımdı.' öfkesinde..» Knrtulsam elinden, bir daha yüzünü görmem örnrümde! diye, knruyordum. « Beni ranat bırakın. dedim. Arabadan atlanm asaji, başımı alır çiderim. Ba ne biçim dâvet, ne biçim geıinli böyle!» Kendini arkaya, yastıklara bırakıverdi. Ğeniş bir solnk aldı. « Sevsen ce\ap vcrirdin!» dedi. Gülüyordu hafittcn. Gözlcri iki yıldı» «ibi parlıyordu karanlıkta. Tüzü e^nç bir çocuguh acvinci içinde gerilip rabatlamıştı. Sonradan ne zaman başarıya nlaşsa yüzü, gözleri battâ bütfin vöendByla Syte gn lüp sevindiğini, gençleştiğini çok gdrdünı onun. Şöyle bir şeyler kekelediğimi hatırlıyoroın: « Bilmiyornm! Hemen gide eeğim. hemen ineceğim arabadan. Nefret ediyorum sizden!» O günB hatırladıkça bir kay gudar alır içimi. Yenilmenin verdiği acımn yüreğimde bıçak yarası gibi açılıp sızladığım dnyanm, ütandıncıydı halim. Afhyordnra da galiba. Yanımda sıcak tatlı sesi fısıl diyordu: « Yavrum benim! Neden ağhyorsun, ne var üzülecek bunda?» Yaklaşmıs. omuzumu tutmuş, yüzüme eğilmişti. « Harikulâdesin! diyordu. Arslan çibi kızsın! Seni üzdüğüm için afdilerim! Senin bilmediğin. daha doğrusu bilmek istediçim şeyi b«n biliyorum, öğrendin artık.. Yaslarla ıslanan yüzümü mendilimin içinde sakladım bir zaman utancımdan. Sonra saçIarımı onardım. Kösemde topar ladım. Her şeyi anlamış olma n ürkütmüyordu artık beni. Gereeği kabnllenivermistim. O | lan bana göre değildi. Evlenraek için evlenmek olmazdı. Hem madem ki biliyordu her şeyi • !. Bezgin, Otan şaa konaşmaya kvriıldum: Bilmiyordum, gere«kten ne yaptı|ımı, neden evlenmek istedifimi Ahmetle.. Kardesine kötülük etmek aklımdan geçmezdi. lyl arkadas tı, i>i çocnktu. Kâzım Işığın kardes4 diye, takılmamıştım pe şine onun. Onunla anlaşabilecegime, zamanla ıevebilece|îme inanıyorduM. Neden inanraıyayım hem? fkimiz de nrnntln, sâilam, gazel hayallerle el ele vermemiş miydik? Bütün harallerin svya da?tn günü, ber şeyin bitmis oldflğunu biliyerdam. Direrımeve rabalırerdnm. Ateş çıkiTordu başıma. Yüreğlm atıyorda hız Iı. Korksyerdam. Neden kork t a i o m a bilmiyordum. Yeni day gulardı bunlar. Kendi afztnda yaktığı sigara yı zorla dndaklarımın arajına sıkıştınsını hstırlıyorum. Arkama ya«lanmamı, sijara içme mi, kendimi rahat bırakmamı istiyordn. Sînirlerimin yatışmasma Tsrdım ederdi bnnlar. lstediklerini yapiyordam. Kendisini dinlememi, kendisine inanmamı da istiyordu. < lçini rahat tat, diyor da. Dünyanın en nâmasla. en haysiyetli kızısın sen!» diyordo. O her şeyi biiiyorda! Ahmedi sevmedigjmi. gene de kaybet mekten korktugnma, biliyardu. Neden karşısinda kapana girmiş serçeler gibi fitrediğiroi, bnnun sebebini de pek gd zel aeziyordu. Gülöyordn karanlıkta gSzleri. Köşeme bözülmüş şaşkın ba kıyordum yüzüne. Içimden «Ne olurga elsun, ama bir an evvel bir an evvel!» diyordnm. Mınldanıvordu tatlı tatlı kula fımm dibinde: « Ne güzel gece! Karanhk kadife gibi! Tala agaclara bak nasıl kayıyor hepsü. Ama sen bütün banlardan güzelsin, sen fevkalâdesin! Seni seyrcdecetim ben, sana bakacagım hep böyle.» (Arkasi rar) Saym Prof. Dr. Bürhanettin TÜRGAN t Dç. Dr. Samim MOSTAB i ile vefatım mütaakıp büyük acımızı paylaşan. bajta Türki. ^ re îş Bankası A. Ş. İle Brlttelı Petroleum A. Ş. camlasına. ak i raba. dost ve arkadaçlanmıza ( • teşekkürlerimlzln lblâğını sayın gazetenizden rica ederiz. ÇoCTiklsn: Turhan ve Kâ*ım Eksioğlu Faal: 44*3 88?» #5» CUMHURİYET Nüshası 25 Kuruş Târklye Haritt Lira Kr. Lira Kr. 75.08 150.00 40.06 80.00 22.00 440O Basan ve Yayan Cumhuriyet Matbaacılık ve Gazeteeilik Türk Anonim Sirketi Cafaloğlu Halkevi Sokak No. 3941 Sahibi Senelik 6 aylık S aylık NÂZtME NADİ Yazı islerini fiilen idare eden Uesul Müdflr KAYHAN SAĞLAMER Gazeteırize gönderîlen yazılar konulsun, konulmasın iade edilmez. 3 ı üânlardan mesuliyct kabul olunmaz. =i Şı Abone ve iUnvişleri için, zarfın Ustüne «Abon«» veya «ctlân Servisb t;aydının konması lâzımdır. BU GAZDTE BASIN AHLAK VASASINA UYMAYl TAAHHÜT ETMİŞ TtR. * llâncüık: 5291 '8855 daha i f i d i r î... İlâr.c.iiK 5.Ö3.Sİ3İ. mifiımıııiıııııııııııımrınıııııiffiınıııııırifiıııiMiıııııııınınııiıırtfrfiıııı ııımııııunııııııııııııııııııııuııııiMiııııııııııııuıııııııııııııııuıııııııııııuıuuıuıııııııııııııı ıııııııımf^
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog