Bugünden 1930'a 5,418,658 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

DÖRT ıl.lllllllllllllHIIIIIIIIIIIIIIHIIIIU CUMHURÎYET in Tefrikası »2 S ÎÎÎ3SB BAŞKA MEMLEKETLERDE Yabancı diplomatlarm Rusya içiıtde seyahatleri yasak BIR AKŞAM USTU Yazan: Bvrhan FELEK Psni vakit geçırmek için | sokağa çıkmıştı. Vatandaş Ahmet efendinin sevdıği şeylerden biri de dukkân mosııalarına bakarak vakıt geçirmekti. Çocukluğundanberi ucuz vakit geçirmelere alıştırılmış idi. Bunlardan bırisi mostralaıa bakmak, birısi, Köprüde balık tutanları seyretmek, biı^i tesbih çekmek. bırısi de, biraz masrafh olvrdu ama leblebi yemek... Akşam saat beşı bulmuştu.Cad dedeki mostralara bakıyordu. Bir aralık yanmda bir karaltı peyda oldu. Ayağının nasırına bastılar. Ay! Dedi. Döndü. Bir sjişman adam Kumkapı şivesile: Âiedersıniz.. çok pardon! dedi. Vatandaş Ahmet efendi boyle şeyleri hoş Rorürdü ama canı çok yandığı için: Onüne baksana kardeşim! Dedi. Doğıu^un, doğrusun ama ben önüme bakamoorum. Neden? Yasak mı oldu? Yoook! Yasak olraadı; ama ben bakamoorum. Gözün mü görmüyor? Aman bılader efendi. Sankım sen onüne bakooreun! Bakıyorum ya!. E bakmoorsun ışte! Eğerliyim önüne bakacak olsH id'n, benim önüme neye bakmad t^ımı gbrürüdün! Ben önüme uakoorum; ama güremoorum.. bak şuna! Diye önüne doğru epeyc« çıkmış olan karnını gösterdi. Vatandaş Ahmet efendi önce adamın ne demek istediğini çakmadı.. karnına baktı, conra yüzüne baktı.. adam Ahmet efendinın işm zevkine varmadığını seztiı: Gözünü seveyim. Sende bu işkembe olur ise, önünü gorürsün? Diye gösterince.. Vatandaf Ahmet efendi hafıf hafif gülmeğe başladı. Gülersın' Bir de bana sor.. ne çekoorum, Çok mu ağır? Ne soylerstn bilâder? Ağir da lâftır? Bende bu gobek olmasa altmış kiloluk adamım. Şımdi kaç kilosun? Yüzün üstüne çık! Sahi mı? Kantarda dalavere edeceŞim «ana? Tamam yuz beş kiloyum. Demek ki altmışı düşersek elli beş kilo karnın var. Aferim.. eyi hesap biloorsun! Eh biraz aklunız erer. Biletçisin? Nesin? Yok. aktarım.. sen ne iş yaparsın? Ben kuzum simsarun. EmIak işi yaparım. Anlamadım. Emlak ağnamoorsun? Han, apartman.. bina . Satar, alıru. Ha! Tellâl! Canım ayak takımı tellâl der ibe, kibarcası sımsardır. Daha kibarcası kurtye'dir. Kurt mu yedir? Aman oğlum.. senin beynin nevazıl olmuş.. lâfı kuryuğundan ağnoorsun? Kurtye fıan sızcadır. Benim fransızcam o ksdar.. şey değildir ağabey! Allahaısmarladık.. deyip çekilirken simsar tuttu. Adını söylersin? 'îen eyi bir çocuğa benzoorsun! Ahmet... Benim adun.. Jüâyer. Etn Ermeniyim. O kadarım anlarız.. ama benim bıldiğim Ermenıler Karabet olur. Artin olur, hiç Cezayer diye Ermeni duymadım. Sana olmuş olacak . Ahmet efendi oğlum. Neden Cezayermişim. Jırâyer deorum. Benim dilim dönmez o kadarına.. Karabet desem olmaz mı? Olmaz. Senin hattrın içjn babamın koyduğu adıroı denistiremem. Sen bilirsin. İstersen Artin de derim. Deme.. istemem. E bana müsaade .. Dur be! Nereve gidoorsun? Ağabev' Affedersin! Beu oruçluyum da... Lâf edersen orucun bozulur? Yok bozulmaz; ama yani Çene çalmaya halim vok! Sen çene çalms' Ben çalarun. Tükanın nerede? Şuradan gir. Sağdan yürü. Mescıdı geç. V« biraz var. Viranenin karfisındaki sokaktan girince. Pardon Ahmet efendi! Gidecek değılım. Boşuna çenenı yorma! Yanıva! Ne tarafta diyecek idim de... Bu civarda. Evli misin? Hayır.. bekârıın. Bekârsm da mostra önündc ne durorsun? Bakıyorum Artin ağabey.' Artin değil Jırayer! Ben Artin derim. Sen J«riyer anla! Berbat cttin adımı da. Affedersin.. zaten ağıza dilc gelmiyor ki. Gelir o gelir ama senin dilin dönmoor. Sana bir ev alsak oiooor. Benim evim var. Nerede? Dükkânın yanında. Arsaktır, yoksam kâveirdır? Tuğla. Kaç odahdır? Naapıcaksıo? Artin efendi? Satın mı alacaksın? İşıme gelirse aurım. Biz simsarız kuzum. Nerede ne var.. Eorarız. Fenalık için değ 1. Ne is*oorsun? Bır şey Uteraiyorura, ağaO cırada dükâncı çıktı Bunları bir süzdü. Kardeşim.. içerıde daha iyileri var. Buyurun içer'dekıltre bakın. Simsar cevap \t»rdi. Yasaktır moetraya bakmak? Havır. yasak leğil ama on dakikadır. vitrini kaplamışsımz. Başka müşteriler aelip bakacak. Yer yok ki. Yer oba pelecekler. Hani siz baktjğınti.3 göre bir şey alsanız bir » > de«y raem. Almıyorsunuz da. Ne bi'din almıyacağjruzı. Ahmet de: Öyle ya! Nc bildin alnuyacağımızı? Yahu! Mal alacak adanj on dakika vitrinin önünde dvnur nrru? İçeri jîirer sorar. Beğenirse ahr. beğenmezse almaz. Vatandaş Ahmet efendi buaz içeriledi: Yani mostreya bakarsak. içeri pirip mal altnıya mecbur muyuz? Yoook' Ama burası riobüs durağı değil kardesim. (Şöyle elile itereki Biraz da başka yerde durun! Biz burayı... ' Vatandas Ahmet efendi sakin adamdı. Ama simsarın yanmda dükkâncının muamelesine lçeriledi. İtme kolumu! İtersen hiç Ritmem. Gitmez misin? Öyle Vvr fidersin ki Daha da var mı? Ahmet efendi hafif esl»: Gitmiyeceğiz! Naapj<ak#m? Derken Jirayer: Ben gidorum.. diye ayrılmaya yeltenince Ahmet tcolundan tuttu: Duuuri N«rey« gjdiyorsun hemşerim. Ama benim işim v«r. Ne tu torsun kolumu? Demin hen (riderken «en tutmadın mı? Sıra ile. Çattık be' Dükkâncı Ahmede: Akşam sksam sen belânı arıyorşun galiba! Yok kardeşim. Ben 1*1» •ramam Hani kabadayılığa d« hiç gelmem. Anladık.. sen şuradan çekil de . mostranın önü nçılsın. Canım istemiyor çekilmek. Çok beğenriim bu mostrayı. Allah Yarabbi sen ı>ilir$in! Yahu! Git başımdan be! Anlatamadık mı kard?şim! Ben bu mostrayı çok heğevlim Adam bağırmaya başladı. Ama dükânm önünü kapıyorsunuz. Biz burada tVaret edemiyoruz. Simsar isi yatıjtırmıya çslışı\ordu Kızma yavrum. .3u adam fena adam değildir. Mostrayı sevmış bakoor .. Sen sus be' Sana ıâf eden var mı? Yok ama ben onun ortağıyım.. a^nadın! Adam bağırmaj'a devam ettigi için dükkânın önü kalabalıklaştı. Vatandaş Ahmet e'endi dükânm vitrinine dönmüş. brkıvordu. Herkes 6f ona bakıp birbirine soruyor. bu arada. dükkâncı bağırıyor. simsar ı~ahat veriyordu: Efendim! Bu adam üen biz bu vitrine bakorduk. Birden birisi çıktı. Ağzını bozdu. Dükkâncı bu lâfı işitince: Kim aŞzmı bozdu. İftira ediyor. Dâvacıyım. Yok yavrum.. sen bo7madın.. öteki bozdu. Öteki kim? Nah! Ş U . Nereve gitti? Hep bu lâflarla dükkânın önüne 3040 kişi doldu. Kalabalık arttığını gören Ahmet efendi bu teier dükânın üstüne doğru bakmıya başladı. Onun baktığını gören herkes oraya baktı. Ve onlar yukarıya bakarken Ahmet efendi, yavaşça oradan ayrıldı. Herkes yukarıva bakmıya devam ediyordu. Bir kadın sordu: Ne varmıs.. kuyruklu yıldız mı? Diye soracak oldu. Simsar bu sırada Ahmedi •rayıp bulamsymca: Gitti i»t«.. uçtu gitii.. diye konuştu. Kadın: Ne Urafa gitti? Diye eordu. Tukâna gıtmiştir.. deyince kadın adamm kendisile alav ettiğini sandı. Sen benimlen zekleneceğine kendi göbeğme bak! Ne dedim.. hanım bayan. Ne diyeceksin kuyruklu yıl dız dükkâna girdi diyor»un! Ben öyle şey demedim. Ben o kadar cahil nadan değilira. Kuryuklu yıldız nedir bilirün. Dükkâna gitti demedin mi? Dedim.. dedim ama! Dedinse ne inkâr ediyor•un? Herkes soruyordu. Ne olmuş yahu? Kuyruklu yıldız çıkmış. Nerede? Ne bileyim ben... Ve bu kalabalık dükkân kapanıncıya kadar oradan ayni madı. Kapandıktan sonra da.. tek tük RÖkyüzüne bakanlar oluyordu. Jirayer Ahmetten çok hoslanmıştı. Dükkânı aradı. a'adı bulamadı. Vakit geçmişti. Kpndiller yanmış. Herkes evine çekilmişti. Sovyetler Biriiğinde yasak bolgele ri gosteren harita. Bakla\ a şeklinde çufrili bolgeler daima kapalı olup şakuli çizgililer zaman zaman ve mahdud surelerle kapadlmaktadır. Yeni durum. Moskova Leningrad arası seyahat dışında. biıtün me mleketi yabancılara kapamaktadır. BerlİB yolundakı bır Amerikan harıtada işaret edılen bolgeıeri mu tayyaresırun Sovyet avları isralm vakkaten kapadıkça, Ajnerjkahlar dan «tâciz» edıitıesinın temfn pe da ayni şekilde mıslıle mukabele şmden gavrulan tehdıtlerı Kremün etmışlerdır. Bu yüzden de, Sovyet hşkımlerınin hiç beklenmediK bır lerın yenı topyekun seyahat yakararı takip edıyordu: Evvalkı gun sağı karşısında. mislile mukabelekararı takip» ediverdi: Evvelki g\xn y; esas kabul eden Amenkalılar yaikancı dipIomatİArın Sovyetler derhai butun memleketı Sovyet Bırlığı dahılinde seyahatieri Le diplomatlanna kapamışlar ve sadeningrad'a (fitm«"k müstesna top ce New York Washington «rasında gıdış gelışe musaade etmışyekun yasak edilmış oldu. Gerçi, Moskova'da yaı,ıyan Ba lerdir. Inpilizler daha yumuşak ve ihtitıh diplom^ltann hiç bir zaman tam bir seyahat serbestÎBine sahip tiyatlı Amerıkahlsrtn Una minâsiıe oldukjarı iddia edılemezdi. Haritada görülduğü üzere fcaklava <>mıslıle mukabele» sıy^setıne kbtşeklınde çizgili bolgeler Sovyet şılık İngilizlerin dd/ranışları cck ler Bırüğınin bazı kısınılarma ye daha yumuşaktı. 'ngılizler e?>as bancı diplomatlar ayak basamamak itibarile «yasak brilge» prensıijt ıı ta idiler. Ayrıca, bazı böigelerde tatbik etmemekte ve Sovyet dıpLondratun meşhur haritads pskuK çizgili bölgeler sık lomatlarını, sık kapatılmakta idi. Hattâ. Birle Hyde Park'ı mertez clmak iızpıe gık Amerika Dış İfleri Bakanbffin 55 kilometre yarı ^iplı bu Çpmber dac bildirildığine göre, peçen se dışına çjkmağı arzuladık'iarı takne de bu seferkine benzer tcp>e dirde. bu nıyetleriru 18 sasl evvekun seyahat yasağı konulmus fa linden haber vermek ^aıtiıe merrkat bu geçıci cdmus ve iki hafta leketin her neretine «o'erloısfe oıasonra yasak kaldırılmıs. ancak Or ya gıtnıekte tamamıle »erlest bıta Asyanın bazı böl«e4eri .jir müd rakmaku idiler. .Mıcak. Mrskovadet daha kapalı tutulmuştu. O za daki bir İngiliz iiplomau Sovyetman Batıhlar bu muvakkat ya ler Bırhğının muayypn bır yerıne sasîın askeri manevra veBile^le gıtmeği arzu edıp de mu<asd' takonulmus olduğu kanaatine var lebi reddedıtdıgi takdırde İngıüzler mıçlardı Bu defa ânî gelen yasak de kendı memleketlerınde '»yshat kararının muvakkat olup »lmıva aızusunu izhar edecek ilk Sovvet eağmı helirten hiç bir errtare yok dıplomatının talebini reddetmekte ıdıler. tur İngılizler bu defa da yumu«aklıAmerika mislile mukabele edi ğı. ihtiyatlılığı elden bırakmamışyor: lar ve Moskovadaki dipiomatlar'nB:rieşık Amerika hükumeti öte dan herhangi birinın seyarnt îaledfn^eri yasak böleeler meselesi ü binin henuz reddedilmiş otınad.ğı rpntıde durmakta. bütün memleke mijlahazasile. Ingılterede m k.ıl 1 tin sevahate açık tutulmasını. hiç bir seyahat jasağı koyıtıamı^ırdır. değ.'tee yasak bolgeler adedinin aNe kadar sürerek? zs'tı'masını talep etmekte idi İnSovyetieıin bu âni, topyekun s«ftiitere aynı çeçıt taleplerle Ame yahat yasağının tıpkı geçen nentki rikavı de^teklemekle beraher. bu gibi askeri manevraları örtmek ta'eplenn mıispet karfjlanmavışı maksadına dayanması Kuvvotle m'narehPFİnde iki memloketin mu muhtemeldir. Bu takdırde, Sovyetw k? p'e5İ farklı olmuştur. lerin yasağı kısa bir muddet gonra Sıwet!erin sevalıat vasağını kal kaldırmaları beklenmektedir. O zad"Tiama!arı. hiç değılse yasak böl man da Amerikalılar kendı rıemleBF'er adedini azalrmamalan müva ketlerindeki mukabil yasağı ayni cphe<sinde Amerikalılar her nasılsa nispette kaMıracaklardır. Aksi Ukbir irnkân bulup memlek<?tlçrine dırde Amerjkahlar mislile r uıkabeEe'm's olan alelâde Sovvet csey le esasından vazgeçmek niyetinde yah'arı» nın bütün Amprikada se olmadıkları gibi. ihtıyath davranre Rerbfüt dolaşmalanna rr.tisaade makta ısrar eden İngılizleri de, etraeçe karsılık Povvpt diplomstları NATO camiasının diğer memleketiç'n Sovyetler Birliğindeki vsssk lerini ayni şekilde mislile mukaboiee'ere tekabul edecek nrkyasta beleye teşvik etmeleri pek roüiBseyahat tahdidi koymtı<= Pnvverler ki'ndnr Berkende berhava o.duğu zaman, savaş meydanma pek yakında bulunan Don Luis, kadırgasımn bütun kayıklarınm denıze ındırL'mesini ve denize düşmuş olan I=panyol askerlerinin kurtarılmasını emretmiştı. Kayıklaıın ! ını. ı «.JS maları iki saat kadar sürdü. En nihayet gece ortasına dogru kayıklar kadırgaya yarüi, yarasız elli kişi kadar getirdiler. Bunlarn arasında Uluç Ali de vardı. Onu denizin yüzünde ba^ı yaıalı ve ötesi berisi bereli olarak bu.muslardı. Baygın olduğu için onunla kor.uşamamışlar, onun miîlıyetir.i ar.hyamamışlar ve Ispanyol'dur diye kurtarıp getirmişlerdi. Don Luis kurtulanları, mensup oldukları gemilere gondermek üzete *eker teker sorguya çekerken oavgın bır halde olan Uluç Aliyi de önüne petirdıler. Ali. her şeyi oldufu gıbi anlattı. Don Luis, kısmen çocuğu hıristiyanlaştırarak sevap kaza::mak, kısmen de Endülüs'te Granata'dakı çıttlığıne bedava Lır ışçi sağlamak maksadile ma ivı muıme!e etti. Çocuğun göv l^einHp ehemmiyetsiz yaralar vardı. Fakal çocuk deruzde yuzerkeü uevk<uaeden havaya uçmuç koca Hr ınhıa parçası, onun başını fena halde yarmıştı. Don Luis yaraları sarri'ittı ve Barselon'a varınca Aliyi, çiftlığine gondermek üzere. fcemide ken di hizmetinde alıkoydu. Eskadron ertesi gunü akşamı Barselon'a vardı. Ali, Viko Barrera adında birisınc teslım edıidi. Bu adam Don Luis'nin Granata tlnl i çıftliğinin kâhyasıydı; oir sijru çift lik bekçılerile beraber Amerikadan getırılmiş dört Kızılderili'yl? Aliyi Endulüs'e gotürecekti. Viko, izbarvdut yapılı bir adamdı. Ooğsu o kadar genişti ki, uzaktan gıiru.unce, yanyana durmuş kafa^ız ıkı geni$ goğu&lü insanın dokunan omuzlarının üzerine bir baş konulmus sanılırdı. Dudaklarından, yanaklsrı yohle kulaklanna kadar /üzü çiçek çillerile delik deşikti. Bu acamın iri cüssesi ve çirkinlıği ertesi günü Alinin gördüjü gibi Barselon sokaklarında ^orui'nce, kalabalığa «Savulun! Yol "erin!» demesine lüzum kalmıyjrJu. Cı.ukü kalabalık hemen yolun iki yanma ı..kilip Viko'ya yol srıyoıou. O gece Uluç Ali, BarselonV.a lir posadada (otelde) yattı. Kara Yusuf Reisın barça ile bu limana nasıl girdiğini ve zenci kölelçrin sahibi Don Françisko ile Barselon kale kuınandanı Don Joze Gonsalez de Danvilla'vj nasıl esir ettiğini hatırladı. Halbuki şimdi, kendisi esirdi. I5or IM.I.' kn ıit •.î^,.. .«•!zeyi kurtarmak için İspanya devleti fıdyei necat oiaıak kıyamet kadar paralar vermişti. Uluç Ali, «Be rum esir olduğumu öğrenirlerce Hızır Reis beni kurtarır, fakat lüzum yok, evvelallah ben kaçerım, yahut ölürüm.» diye düfündü. Eaa* rette o geçmiş güzel tunlen haürt! I '"i ı irTCIP tflı ne kadar acı oluycrau. O gecenin ertesi günd Viko, Uluç Aliyi ve dort Kıziiderili'yı atlara bmdirdi. Bu beş esu, Viko da dahil, beş silâhlı munattzja ortaıı da Barselon'dan çıKtıiar Tarıagona ya giden yol, hep den;z kenarıru kolluyordu. Uluç Ali, bu yolu zaten denızden gorraujtu FdKat yol, denizden bakılınca büsbütün başka bır manzara arz edıyoıdu: Kara tarafında yol, bazan dağiarm karlı şahikalarmı ve uçurumiarının eteğınden, bazan da gunesîe kavrulmuş ovalardan geçiycrda. Uluç Ali, gozlerıni hiç nıav* Akdemzden ayırmıyordu. Bır geminm beyaz yelkenini gorüııce içınden ••Acal» bizimkıler mı?» dıye gozlerı parlıyor. > ureğı hızia çarpmağa koyuluyordu. O gemıleraeo uzaktan uzağa bır «Allahyar!> nidası duysa ıdı, ıster sılâhh, ıster sılâhsiz olsun. mutlaka Ispanyoilara hücurn ederdi. Fakat o gem.ier:n korsan gemisi olmadıklarını dü şününce Alinin gözleri dolu/uidu. O, yol boyunca hep Gezair e nasıl kaçıp gideceğıni duşünüyordu. Fakat denız kıyısındaki bu yoiun imtidadınca bir kaçış fusatı bulamadı. Tarragona'ya giderken Viko, luzıldeniılerın bıneklerme kamçı salladığı kadar Kızılderililerın sırtlarını da kamçılıyordu. Bu kamçı çalışların birinde, İspanyol muhafızlarınm biri Viko'ya «Yahu, bu adamlar doğru düriist gidiyorlar, neden durup dururken bunları lüzumsuz yere kamçüıyorsun?» dermişçesine baktı. Viko ona «Bunlar gibi kâfir ve putperest köleleri hep kamçı altında bulundu>mak gerektir. Zaten İspanya kâfır'crle doldu. Sen (sözünün burasında başını Uluç Alı'ye dondurup fena fena baktı) İspanyanm MoriskoUrınuı (Ispanyanın muslüman Araolarının) hıristiyanhğı sahiden kabul ettiklerini mi samyorsua. Onların hıristiyanlıkları tamamen yalajı ve sahte. Onların bir çoğu iomuz eti ve bir de kendiliğinden Men hayvan eti yemedıkten başka sık sık hamama giderek yıkamrlar, bu BUretle eski âdetlerine sadık ka.ırlar. Ne var ki son zamanlarda foyalarının ve habasetterinin meydana çıkmamasına çok dikkat etmeğe başladılar. Onun için ko'ay kolay yakalanmıyorlar. Yoksa enkizısiyon hepsini de çoktan atefla imana getirerek temizlerdi. Bu kâfirlere hadlerini bildirmck için u r t larından kamçıyı hiç ekaik etmemeli.» dedi. Başka bir m.ıhafız «Eyy, Don Viko, yüksek enkizisıyon mahkemesi bunları temız'.emek istese, temızlemek için sankı bır emareye mi, şahide şuhuda mı muh taçtır? Madem ki dıştan hırisüyan, içten muslüman olduklanru biliyor, hepsini oayır cayır yakarak aanki topunu da ortadan kaîdjranuz mı?» diye aormuştu. (Arkaa nr) Türkiye Kızılay Cemiyeti Umum Müdürlüğünden: Pofiassiuiü İodure Satın ALINACAKTIR. İkinci kotadan Cemiyetimize tahsis edilen $ 25.000 ile kapalı zarf usulile çeşidli ambalâjda potassium İodure satın ahnacaktır. Şartnamesi Ankarada Umum MüdürlüK lıcaret X*«dürlüğünde, İstanbulda İstanbul Müdürlülümüzden bedelsiz verilir. Usulü dairesinde hazırlanacak teklif mekUıblarının 16 Nisan 1959 Perşembe günü saat 13 e kadar Umum Müdürlüğümüzde bulundurulması lâzımdır. Postada vâki gecikmeler kabul edilmez. Cemiyetimız 2490 sayılı kanun hüktimlerine tâbl değildir. (17353) I L A N Türkjye Kızılay Cemiyeti Umum Müdürlüğünden: Chlorhydrate de Kinin Satm Ahnacaktır. İkinci kotadan Cemiyetimize tahsis olunan $ 75.000 ile, % 60 ı S kiloeramhk. »r 10 u 2.5 Klg. ambalâilı toz, % 15 .i 0,25X100. s % 5 i 0.25X20 komprime, <"c 7 si 9,25X10. c 3 ö 0.10X10 draje olmak üzere. kapalı zarf usuliîe kinin mübayaa edilecektir. Komprime ve Hr^jeler Kızılay forsu hilâli havi olacaktır Bu şartlarla, FOB ve CİF İs tanbul esası üzennden profoıma faturaların «n geç. 16 Nisan 19 59 Perşembe gaat 13 e ksdar Kızılay Umum Müdürliiğü AN KARA adresine gönderilmesi lâzımdır. Postada vâki gecikmeler ka bul olmaz. Cemıyetirruz 2490 No. Iı kanıı n hükumlerine tâbi değildir. Zihin Sporları + I M „ s ; + + * «a m 1 1 I 1 1 • 1 1 I m 1 1 I m • 1 1 I • \jm. • 1 ! Ll 1 I •< • I 1 SOLDAN* SAĞA: BULMACA rr\ İ 1 1 i 1 4 i 1 1 RADYOBUGUNKU PROGRAM İSTANBUL yaprak 19,20 Seı oest sâat 19 30 S'ATOTmn ouuneu yıldönumü muna. sebetıle koruşma 19 40 Cevdet Bol. vadinden şarkılar 19 55 Serbest saeıt 20.00 Kıbrıs saati 20,15 Radyo Gazet«si 20 30 Serbest saaf 20 35 Oyun Hava!arı 21 00 Serbest saat 21 15 Kahramanlar geçıyor: Ferıd'jn Fazıl TıılbeRtçi 21 30 Melodı A!bumü 21.50 Ismet Nedimden sarkıl'i 2210 Kanser Haftası nr.masebef:le konuşır.a 22 20 Ser.fomk konser 22 45 MS. ayan ve ha±>erler 23.00 Tatil bitiyor 24.00 Program ve ka. pamş, İNŞAAT SAHİBLERİNE MÜHİM ÎLÂN | | 1 İ 8, 10, 12 m m lik serbest satış yuvarlak inşaat demirlerimiz mevcuddur. İhtıyaç sahiblerinin Galatada Bankalar caddesi BUNGE Hanındaki Genel Sanayi Teçhızatı A. O. ğına müracaatleri. Te): 44 74 54 + 1 Buradaki boş gozlere 1 den 9 a kadar olan sayıları o şekilde dizeceksinız ki, aralarındaki hesab i$aretlerine göıe işlem yapıldıktan sonra çıkan sonuclar toplanınca (gerek soldan eağa, gerek yukarıdan aşağı iki sıranm sonucları bir arada ı 62 çıkacak. 2 Aşağıdaki hesab işaretlerinin arasına 1 den 9 a kadar olan sayıları ne şekilde koymalı ki her üç işlemde de sonuclar aynı < 5 olsun? 1> 1 «İçinde kımse bulururuyan ev» mânasına iki kelime (eski t«rım). ? Sarhoş olmıyan kimse (iki kelime). 3 Henüz evlenmemiş genç kız. 4 Varlığuıdan ve miktarından kaybeden. 5 Sık sık «çöp» kelimesinin önüne gelen, bir takı. 6 Vücudümüze protein sağbyan gıda maddelerimizden, Güney Asyada üzerine binilip kaplan avına gidilen hayvan. 5 Böyle huzur ve saadet dünyada kimseye nasib olamıyor, bazan dün dünyarnızın tabiî peykinin etrafında hasıl olan tül tarzmdaki duman çerçevesi. 8 Eskiden kul' lanılan ve ipekliye benziyen değerli bezlerden. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 8.Î7 Açılış ve progr«n S.30 Tatıl sabahı için muzik 9 00 Haberler 9 15 Alfred Hause Orkestrasmdan tangolar 9.3fl Sabah şarkıları 10 00 Meiodi kervanı 10 30 Çocuk saat' 11.00 istanbul Beledjye Koneervatuarı konterının naklen yayını 12 55 Kuçuk Studyodan be« dakike 13.00 SarkıLar: Tulun Korman 13.30 Haberlcr 13.45 Tatil gunu melodılerl 14.30 Sarkılar: Tjrkân Dızer 15,00 Pazat konserı 15 45 Turk musıkisi dtnleyıcl isteklerı 16.15 Opera ve opereüerden 16.45 Sarkılar 17,15 Dans muziği 17.30 Oyun havaları 17.45 Caz muzlğı 18,00 Kuçuk karo 16 25 Kur'anı Kerım 1B.38 Ezanı MuhammeıK 18,42 Saz eserleri İS 45 Muzik 19 00 Sarkıiar: A t m f Üstun 19.15 Muzık 19.30 H^berleı 19.45 Neves*r Koktesden şarkılar 20.00 Kıbr"; saaf 20 15 Racho Gazttesi 20 30 Kuçuk Studyodan bes dakika 20.35 Beyaz perdeden müzü 2100 ŞarkılarŞukran Doruk 21 30 Spor ve Muzık: Sulhi Garan 21.45 Plyano Dunyasmda Gezlntıler Cemal Resit Rey 22,00 K ; tapsfverk Basbaşa: Tarker AcaroSlu 22 10 Sarkılar: Orhan Şener 22.30 Korcerto 23 15 Haberler 23 30 Program 23.33 Dans roüziği 24 00 Kapanış İstanbul Belediyesi SEHİR TİYATROSU ON tKl ÖrKELt ADAM Pazartesı akşamlan temsil yoktur Telefnn 44 21 57 ' * * * Saat 21 de DÜNYA MALI Dt'NYADA KALIB | Salı akçamlan temsıl yoktur Drano ve KomedidP pazar günlerı saat 15 30 matine. Teleforr 44 04 09 Cumartesi ve çarçamba g"jnlpri »aat 14 "<0 da Çnouk Tiyatroju DRAM KISMI YENİ TİYATRO ... + ... + ... = 15 ... X ... ... = 15 ... X ... X ... = 15 yenı kuruşluklar TELEFON RLSR Çalıştırır. KUMBARALARIN. 3 Işte size eğlenceli bir hes?b oyunu. Bunu aıkadaşlarınıza teklıf edip yspamazlarsa. hallini öğrenerek siz yapabilirsiniz. Yalnız, önce kendiniz bir deneyin: 111 + 222 + 333 f 444 + 555 = ne eder? Kolay! Toplarsın'ız: 1665 mi ediyor? Tamsm. Simdi, ajtı sayınm verıne birer sıfır koyeıak sonucun 1111 çıkmasını istiyoruz. Bunu nasıl yapa. biliriz? 4 Bir adam, içtiği sigaraların izmaritlerini toplayarak. bunlsrın tütunünü çıkanyor, ycnıden sigiıa kâğıdına sararak, içiyor. Yaptığı hesaba göre. 7 i?mf>ritten bir t»m sigara çıkmaktadır. Şimdi, önünde birik. mış 49 ızmarit var. Bunları kâğıda sarıp içecek olursa. her yarım saatte bir sigara içtiğıne göre. bunlsr adanıı ne kadsr zaman idare edecektir? 5 Öyle bir sayı bulunuz ki kendısile çarpınca çıkan sîyının rakamlarıniB toplaraı gene aynı sayı oîsun. Görüşünüz Kuvvetli mi? K L0 B X Me 1 Alçaklık ve habislık hare7,27 Açılıs ve program 7.30 Güîf: îŞc îjc keti (eski terim). 2 Bu mevsim n«ydm 7.45 M S avarı. Haberler İSTANEUL BÖLÜMÜNDE âe sık sık kola çıkan, mutfak araç 8.00 Pazar sabahı için ımınk 8 30 Saat 21 de larından. 3 Tersi bahçelere dö Dınleyici istekleri 9 30 Bır bahçe AYDA BİR şenen taşlardandır. geçmişin yarısı. d*n bir bahçeye 10.00 Konuçma Temeil günlerr Cuma. cumartpstv 4 «Bir çift kokmuş cesed» kar 10.10 Radyo Sanatkârları bir arada pazar matine ve suvare Burada gorduğunuz şeküler ilk bakışta birbirinin Upkısı gıbi 10 45 Serbest saat 11,00 Pazir skeç• şıhğı (iki kelime). 5 Büyük çu 11.40 Serbest «aat 11.50 Hâtıra riyatrolarda gışeler saat \£ de açılır görünüyorsa da birbirinin ı>nı cla nlar hangileridır? val, Mekke ve Medine ziyaretini defteri 12.00 Yurttan seslen 12.55 tamamlayıp gelmiş olan kimsenin Serbest saat 13 00 MS ayarı, Ha. K A R A C A Meseîclcrin halledilmiş ^ekli 4. sahifemizdedir. berler 13.15 îçpanya melodilerl yarısı. 6 Kı13 30 Karagözden Masallar Hayalî KüCİBALİ K\RAKOLU zü denız kapı çuk Ali 13.45 Seçnne Melodıler Kome'iı 3 perrie larınan birinYazan Rpfîk K'^rdaj 14 00 Üç aesten şarkılar 14,30 Çesitli İ K İ ı , 1 I , [•t,l, , ılii; K İ . , Il'IH ' V, k HT11 1111111! W\ I ıı I 1.1 I deki İngiliz söPazarteFindPn maada hafif müzik 15,00 Turhan Karabu'•jttan turkuler 15,15 Neşe Candan beı gece sast 21 d£, cumarte?ı ve pamürgesi, daîasarkılar 15.30 Yasar Guvenir ve Ar zar matine İP da. Perşçmbe suvare v« verecinin saflacumartefi mstine talebe ve halka kaddŞları 15 45 Wayne King Orkesra kurduğu ru" aaa oaıa tenzilâtlıdır trası 16.00 Program ve kapanış *** zaklardan. 7 * Eski ve muha Dünkü hulmaranın 16 57 Açılı* ve proeram 17 00 Koİstanbul Operet fazakâr aynı za haUedilmiş $eklî yun saati 17.30 Sevtrr, Erdıder şarlr;)ar 18.00 Spor Haberleri. Kemal Her akşam saat 21 de nvanını taşıyan Çarîamba. cumartesl bır edıbimizin yarısı, ölçülerden. Dtnlz 11,10 Turk rnüzıSı 18,12 pazar İS 30 da matine K'jr'anı Karim 18 22 Ezam Muham8 Uzun müddrt Arab tahtmda medî 1S.Î5 Türk mürijl İS 30 ŞarBaba Hindi saltanat süren sulâle mensubları küar 18.55 S*rbe*t a u t 19 00 M S Operet 3 pprde ayan, Haberler «.İS fırthten bâ (çoğul). Tel: 44 43 94 ANKARA KÇP Pek Yakında Los PARAGUAYOS
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog