Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

&RARL1 Nihayet küçük Lindbergh'in cesedi eve civar bir çalılıkta bulundu Yazan: Tevfik Sadullah 10 Evvelâ. sekız. üatte, sekizi «ltta olmak uzere, dif adedı kuçuk Charle»'inkılerın aynıydı. Bn mühimmi, ayak parmağı kemiklerinin «şahadeti» ıdı. Hatırlarda oldugu •iızere, Lindbergh'l.srin oğlunun doğduğu sıralarda yavrucağın bır «hilkat acub«sı» olduğu rivayetleri ortahkta çalkanmıştı. Lindberghler oğullannın resmım gazetelerde yayınlamak suretıle bu rıvay«t!eri kokunden yıkmışlardı ama çocuk' cağız tamamıle «kusursuz» da değildi: Sağ ayağının ilk ıki parmağı, ayak başparmağmın üstüne bınmış vaziyette idı 12 mavıs günü vol kenarında bulunan küçücük cesedde de, sağ ayak kemiklerı bu «kusur» u göze çarptırmakta idi. Bunu, cesedin boyunun bosunun, sarı kıvııcık «açlarının kuçük Charles"ınkilerle •ynı olugunu bırer tesaduf eseri olarak kabul cUek dahi, asla te•adüfe atfedilmesine imkân obnr yan bir dehl dıha vardı: BahUız çocuğun körpe cesedinj saran famle, 1 mart aksamı nezlesı geçsın diyt göğsüne pomad gurüldukten «onra, mürebbıyesi Betty Gow'un eski bır zıbından bıçıp hızmetci Elsie Whateby'den aldığı mavi ibrifun)« dıkerek Charles'» gıydırmıı olduğu fanile idi. Uydurm» iki ten fanilesının, ıkı ayn ınsan urafından tıpatıp aynı şekılde bıçılmıı olabileceğını, heie bunlann aynı renkte ıbrışımlc, aynı tarrda dıkil' mış olabıleceğını ustelık ancak İngılterede satılan ciniten bir ıbrr ?im ile dıkilmif olabıleceğını bır tesadüf eserı olarak kabul etmeğe İmkân yoktu. Cesedın hüviyeti bu derece kaf iystle tayın edıldıkten «onra yapılan otoptıde olümün «harıct jlddet eserı olarak kafatastnm çatlaması» nctıcesi olduğu anlaşıldı. Çatlak hayli yaygındı Merkez. sol kulagın hemen bira. stünde baılıyor blr hat öne, faJcag.a doğru uzsnarak a!nı kuşatıvor. dığeı bır hat da ka' fatası kokünü dolanıyor, bır üçıkıcü hat da. henüz kapanmamış olan bıngıldağa ulasıyordu Bu derece yaygın bir çatlağın, meselâ çocu" ğurı yatak odasının duvarı dibinde bulunmuş olan marangoz keskisi gıbı bir âletle vurmak suretıle yapılamıyacağı aşıkârdı. Kafatasının, meselâ duvar gıbi hajli geni| bir «atha çarpmış olması lizımdı. Bu durumda vak'» düpedüz cl" nayet mahıyetıni alm?kta idi. Bır zsmanlar, bslki çocuğa bır fenalık yapılır kaygusıle mumkun mertebe Uzakta tutulmuş olan polısın artık ddrt elle i?e «anlması sırasl eelm>«ti Sırası gelmışti ama butun gay«tlerin boşa çıkması ıthtimaÜ pek v uvvet!iydı Zıra, polisin ehndeki \puclan pek fazla çekilebilecek •unsten değildi Bunlar, vaka gecesi evde ve cıvarda bulunan bır kaç bşinin haylı muğlâk ıfsdesı ıle on be$ kadar pusula. 4750 aded* kâğjd paranın seri numarası ve bir kırık merdıvenle bir marangoz keskisınden ibaretti Kısacssı, bu şeni cina\et. çocuğu kaçjıranlann Hpfaatle pusulalannd» ifade etmis olduklan eibi muhskkak surette uzun bir zsmandanberi ınceden ınceve «hazır'anmış» olmalıydı Buna rağmen polis vılmadı. Esas tahkikatı O «ralarda New Jersey ve maalesef en feci haUsı, merdieyaletinin Emniyet Mudürü olan veni yaparken çocuğun ağırbğmı H. Norman Schwarzkopf idare etti. hesaba katTnmıs; olma«ıvrtı Bu Cumhur Baskanı Hoover'ın şahsî yüzden jnış esnasınHa merdıven bu emrıle meşhur Federal Tahkikat munzam vüke davanamamıs. cakırılıverrnisti Alb'v Bürosu, başından sonuna kadar tırdavarak arastırmalann her safhası ile alâ L'ndbergh'ın vaka ^ecesi. saat 915 kadar oldu Zaman zaman vardım te duvmus olduju «Bir nortakal • ee ları isten len Birlesık Amenka Or sand'ğı kapfğının • •r duşme^ini I man Mahsullen Lâboratuan. Ma andıran BÜrültü» i?*e bu merdivej liye Vekâleti Tahkikat Büro nin kırılmasından cıkan gürültü su gibi resmî makamlar, New idi Havdud kucaenr'skı corıea York Newark ve Jersev Cıty şe sıkı sıkıva sarılar?k diıştüSu ıciri. hir'erinin sivil ve resmî polis tes zavalh vavrucuk JVHPH polic mekilâtı. bınlerce ve binlerce banka j murunun kucağındaki cıkın pıbi. memuru. sayısız elyazısı mütehassısı siddetle duvara çarpmıs. Vafaciftı b'r »n ıçın bu geniş araştırmada kırılarak hemen o anda ölm'i«tiı üzerlerine dusen vazifeyi büyük bir Duvarda herhanei bir kan izi but tızlıkle ifa etmekten geri kalma lunamavisı. kanamanın kafatası dılar. Bu derece genış capta bır a irinde kalmasından ileri gelmekte raştırmanın kaca mal olmus oldıı idi Junu kativetle tesbıte imkân yokYirmi avlık bir çocuŞun tatlı tur Bununla beraber umumî masraf vekununun vüz binleroe doları uvku^u ortasında bir çıkin gibi va»şmıs olduğu muhakkaktır. Fakat tağından kucaklanarak bir vabancı ne rmsraf. ne deleillerin kıtlığı ne tar'findan taşınması, muhpkkak ki de =emeresiz geçen uzun zamanlar çocuğun uvanmasına ve korku içini Schwarzkopfun idaresindeki araş •e havkırarak »ğl^Tiasına sebebivet t'rmalan bir lâhza olsun geciktir vermMİ serek'rdi 1 mart gecesi, memis. bir defacık olsun ümıdsIz'ık kim«e bövle bir fervad duvmadıgına havası yarptmamıjtır. Bu savede, gdre hnvdudun çocuj^u kloroformıki «pnp. sltı a*' on sekiz sün son la havıltmıs olması ihtim^li cok r= Brtıno Hauptmann isimü bir Al kıivvetlivdi Yat»k odası llâe. bııftu man muhaciri vakalanmıç ve Clar koku=u icinde oldupu icin kimse le' Lindberph'i kaçırmak ve öldür klnroform kokusunu sezmemi? olamekten sanik olaraV adsiete teslim bi'irdi Mernıvonle vapılan bu deneme. e^t'miştir kacırma hâdiyeslnin nasıl cerevsn PoMs evn'elâ, pllndekl delıllerin pttf*tni ki'ftiV fharİMin ne ramfın (»prek eb'ad. gerekse dejpr bakı ! ve nasıl oldiHünü mpvd"na kovdummdan en huvüSJI olan tahta mer ğn ?ibi. havdudun »ekil ve şemflill diven üzerinde durmu«tur Bir ! hakkında da ilk mü'bet imıcunu merdiven divip gecmeme'l Bu »an vermis oldır Merdiven azamî 81.5 ta parc?sı uzerinde vsotlmıs olan kiloluk bir yüke davanabıldiâine ve Charles da 13,3 k'lo ağHıgında ollerinln nasıi tstbik edildi&ine mü duğuna söre havdudun en az W klkpmmel bir nümune te?kil etmekte lo. en çok da 81,5 kılo ağırlıgmda dir olm=cı lâzımdı Vaka eecesi. Lindbereh'lprın pvin Bundan sonra. merdiven* mütehas den vetmls adım ksdar Htedp. bir sıslara havale edıldi. İncelemeler a çalilıkfa Kulıınsn bu mi"f'iı n uç conunrla varılan neticeye göre bu avrı cenid ç»m tıthtpsinrlan mprdivenin bir usta maraneoz tamî«tı PoH» ilk is olarnk. rafından ,hic deSilse marangoz Slel avnı cıns malzeme ku!lsnm.''k v« lerini kolaylıkla kullanabilen birısi eb'adı tıpatıp muhafaza etmek m tarnfından vanılmı^ oîmaiı ^e*"pkretile bu merdivenin a\Tiını yaptırmpktp Mi fÎTrckten te>;tpre marıidı Sonra merdlvMi vaka gecesi daranp kullan'l'nış gecmeler baplanysh oldujh) tesbit edllen yere da•''>• fevkal'de muntaz=m vapılmış vnndı ve miiteaddid memurlar, tabu teker teker. merdlvenden tır fı Avrıc». Doktor ConHon'a aorc'rmanmak «uretile Charles'ın yatak rilen pu»ulalard*n birlnde. taleb odasının pancurunu açtılar, camı prlıipr, ftdvei npcatın icine verle^tıkaldınp içeri girdiler ve içeriden, rilmesi icin gavet muntazam cıziltalihsiz vavrucuftu terruilen, «vnen mıs bır kutu resmi bulunduğu haonun boyrıunda ve onun ağırlıSında tırlardadır. Müt«*h»ss!glar bu kubir çıkmı alarak tekrar merdıven tuvu da avnpn tasrih edılen eb'adden aasğı irdiler Avn ayn ağır d» vsptırmı«lar VP sonra, t='rh p^ıhktaki memurlann tekrırladıkları Inn n , I V | mpVtiılvH* tagnh edlen bu hareket. memurla kucpöındaki tertibde hazır rderek bu kutuya cıkınm mecmu aeırlığı 81.5 kiloyu ypr)c«tırrnislerr'ır Bu dpneme «obuluncava kada»1 Srızasız devam et nunda havretle görüldüğü üzere. ti. Bu ağırlığa ulasılınca. merdiven, para kutuvf» kutu paraya umarlna5nen a^lının kırılmıs olduju ver ma elbise sibi tınntiD ııvmustur Su den ve aynen «slında olduğu tar7 hs)e core. hu kutu re^mini çizpn CIB kırılıvordu O and« kucsğında ' d a m n hu çesıd olçü ve besBblarl 13.5 kiloluk bir cıkınla m»rdiven kolavlıkla vsnphılen bir kimse Oİüzerir.de bu'unan memur tabiati'e vere düştü Rıı düsü? " e«rasırda Dıeer taraftan. mprdivenle birmfmunıiı ?•''.! sıktvi «dn'' kald:ğı Iıkte bulunan keski de marangoz cıkın. en ar kendi aSırlıSın' tekakeskisidir ve ınrelemeler. hu kp<Hjl cden bir Vıvvrtle duvara çarpkinin merdiven üzerinde kıllanılmıs tı oldıığıınu pö«termektedir Bundan da sonra m%rdiven diğer Zaval'ı Ch,ır!rs'n ne zuman ve n.isıl ölrnüş olduiju anlaşılmıçtı ar bir mütehassi'a. Birlesik Amerika Orman Mahjulleri Lâboratuarı sefi tık: Anhur W Kohler'e tMİim edildi. Haydud, ker.di yaptı^ı dermeçatErbsbı herşeyi dılp aetirmenin yoma merdi^e':! duvs>a dayarmş, >alunu buluvor Dr Kohler de alelâtak odtnna gıurek yavrurağı döde merdiven tuhtalarını dile getirteğinden almıt ve merdivenden menln yolunu buldu. tekrar dş ığ '.ntr^ğp b«şiamışü. Haydudun uzun hazınıklarınm ilk (Ark«<ı vtıri Asrın En Büyük Cinayeti Düıtyanın en pahalı Hududu bekliyen ordudaki kürküne sahib olan muazzam inkişafın misalleri dokuz k a d ı n Ingiltere An» Kraliçe«i ve kızlan, Holanda Kraliçesi, Iran Kraliçesı, Stalin'in dul karuı, Rita Hayworth ve güney Amerilcalı bir dul Köyünden okuma yazma bilmeden gelen Mehmedcik, telsiz memuru, şoför, makine ustası olarak geri dönüyor, ona mahsut gazinolar, ona mahsus •par sahaları var Röportajı yapan: Ömer Sami Coşar Türk Rus hududu şu kuçuk Sarp deresmden başlayıp guneye doğru dağları, Çoruh ve Aras nemlerını takıb ederek İıana doğru ınıp, orada sona eriyor, oyle mı? Oyle zannedıyor msan. Unutuyor |kı butun Karadenız de aramızda ,bır hudud bır surat asıında bu de ıız de Sarp deresı kadar kuçuluvermıs, daralıvermış.. Fakat bunu unutmıyanlar var, '.edbırlennı almışlar, aliyorlar da! Sahılın, yeşıilıkler arasında kay" oolaîi, durgun sulara akseden yolu ıu takıb ederek Sarp koyune yakt.şırken emniyet veren unsuılardan T lhassa ıkısı goze ılısıyor Bın çay '.arlaları, bırı de ordu içinde ses5iz sadasız \ucude gelmış olan mu" .zzam ınkışaf. *** B'r Jındığm ıçım Yarımdan ayn yemem! Bu Karadenız âşıgıni'n vapabıldıgı f?dakârlık bır fındığı yârınden ayu yememek mı? Bundan 18 sene Bir hudud karakolunda sabah: Avyıldızh bayrak sade bir >vvel yaptığı Karadeniz gezısınden merasimle direğe çekiliyor. juhseden rahmetlı hocam Ismaıl men gerısını muhkemlestırıyor, sed hyetıne gore onu muhtelif istika* iiabıb derdı ki: o Fındık v«rmek metlere sevketmenm yollarını bul an vermetc, fındıktan vazgeçmek, ç/îkıyor. muşlar, o sımdi subayı kadar ra*** andan vazgeçmek! Elınden hndığı hat. olmak, boğazından lokmasını, sır" 1946 yılmda Kremlın'in, Gürcü Akşamdı, talim sona errruştı. Su t.ndan ceketını, altından yatagını, profesorleri âlet ederek istediği Prenses Margaret, sırtında meşhur kurkü. Eisenhower'le \ anı bır kelime ıle hayatını almak Trabzon da sankı bir hudud şeh bay mahfelıne doğru gıdıyorduk. ıiı. Orada fındık bır taıafa, can ri, dığer Karadeniz sehirlerı gi" Askerler de, kapısmm üzerinde Dunyanın en pahalı kurkunu an çıkarmıjtır. Kendısi de kurkten beyaz zemıne siyahla (Er gazmo3ir taıaia.» bı cak dokuz kadın gıyebilmektedır. kaima ufak paıçalarla dığer Kuık18 seas sonra a\nı topıaklarda do Nachr ve klymetlı olan her şey çı lerınden bırını suslemıştır. Farkmda dcğıldım, Trabzonda su) yazıh bır odaya glnyorlardı. b tu cıns kürkun de kolay sohy .avırken bu tuiüuju ışıunedım Fın kuçuk bır umvsrsite kurmuşlar. Içerıde küçuk bir radyo, kendı el" Buna karsı Holanda Kraııçeii kıy e1 geçlrılemiyecegi » kendılığınicn jıgı ve jalnız fındıgın yukselteıre Oyle bir unıversite ki ,sılâh altı" lenle yaptıkları basıt masajar, U" metlı kurkunu hâlâ uzerinde taşıYernekhanelerı de ayn, an'aşılıyor Böyle bır ^e> tab • zenv.gı duşuk ha>at sevıyesını gerıde na, koyunden okuyup yazma bıl kemleisr maktadır Zamanı gelınce be kı o g.n kadtnların «ırtını su3liverek ouakun, unutturmaga ba^iı>aıı bır meden gelen Anadolulu, buradan porselen tabaklan ile . Askerin da boyle bır paylaamayı ^oze a'acr.lara karşı duyulan gıptayı vartelsiz memuru, şofor, yapı uitası, koğuşunda yattığı, koğusunda ye.uvvet ouyuyuı. ÇAV! cak, Chınchıllasını kızlarma bağı^lıklı olmanın alâmetı diye göstetemek yedıği, koğuşunda bo§ vakti Uzun lüinandanotrı bu guzel top makınıst olarak donuyor! lı\acaktır. Bu cıns kürkun fı«t:na cektır. Kadımn süslenmek gtvkı dKlaıa goz dıkmış olan bol]svıkgelince büyüklük yt işlen.ş tarzıModern silâhları, muhabere va nı geçırdığı günleri gerıde bırakı iLsinı kolayca ıtsma:=» niü.>an na göre değisiyor Işlenen ınaterv 0tııın suisi pı upago'iıdası moıum. sıtaiarını, ıstıhkâm âletlsrini ve yoruz. kılan modadtn başka taKıp takıştırlın zarafet ve ıncelıği kıvmetlenTurk " Rua hududunun gerisin• Buraları balumsuz; buıaıarı makınelerı Mehmedcik nasıl oğremak. gıyinıp kuşanmak nıoyıı de mede rol oynuyor İ5 000 i e 200 Wı0 \Usv as>i2 jdşıjdtnaz, ıktiıaden bo' ncbılıyor, nasıl kullanabiliyor su d«kı bolgede, oradaki bütün askemucevherci ile kürkçuye gpn.^ tılira arasında cirğışen fjat peK en. vr ulup oiecex»ımz!« alını soranler olmustur. Trabzon ri bırlıklerde yenılık on plânda Er caret ımkânları sağlamıştıı. Oterastlanan bır hajvanm lerı<<ıne VPaaıp koyune, Kunya ıle hududa dakı askeri b'rlığı gezerken, ınsan gazmoları, er yemekhanelen yanı denberi bu yüzden geçinenler, aKşriliyor. lâfla yürütülmekten başında spor sahaları ve gayet ba.erıj aahasının belırlı gimairı. oldKİu^uken raatgeldıgim her ı,a> kendısıni mustur Onları, lukae karşı dj?Bır kürk, 200 derıden yapılıyor. arlası, dışarıdan gelen bu tahrık mümkun olduğu kadar kaçınılmıs sıt şekıllerle donatılmış, kabartma kunluk ayakta tutmaktadır. mâketlsrle dolu kapalı dershaneYanı 200 hayva.nın deruını bır a^ıe karji dıkılmış buer kaikan o* büyuk bir m«ktebde buluvor. aıak gorunuyor. olktısdd^n de bo Sabahleyin bır topçu bırliğinin ler .. Bulaşığı yjkamak ıçın, ithal Yokluğuna katlanılan b.r meta raya getuerek b r Chınchılla elde Uuhnıvacağımıı dıye bagınyor. Şu talım yerınde kendımi buldum. malı makınelerı kıskandıracak ba herhangı bır ıhtıyacın karsf.ığı <le edıhyor. Kurkün adı dığerleri çih>i ğildır ama hajatı ıdampvt* \<<r<ın.ı hayvanın ısmine izafedir. Yervuzun >a kar.aat getırdım kı bu sahıllerde Hemen onumde ırıyan bır Nevşe sıt bır çareye başvurmuslar. Tayan <<iht yaclara» da by arada yer de sayısı mahduddur. Tahmine ^öosyal emniyet agacının temelleri hırli, kara tahtanın üzerinde lo baklan demir buyuk bir kafes ieımek lâzım gelıyor Onların tek re 150 000 1 geçmı>or Uzunluğu 20 u çay taılalarında tutmuş, bu ağaç garitma, evet logaritma, çözuyor, çine dolduruyorlar, bunu sodalı, mumeasih temayüllerine hıtab et santım olan tek bır den bır kaç myümege başlamıştır Aman bunj atış zavıyesi hesablıyor! Bıraz ge sabunlu ve daha bılmem nelı sub:n lirayla alınabiliyor 200 deriden tiğı ıçın kadın oluyor. kurutmıyalım Daha bundan be? rısrnde pergelleri ve mıka oetvel lardan geçıriyorlar, bırkaç kazana yekun Her ne ıse. dunyanın en kı>metlı bır kürk çıktığına göre ıtı serjf evvel memleketın çay ıh leri, sanki senelerdenberi bu işle bat;np çıkarıyorlar. nıhayet t*mi2 postu "Chınchılla» denılec bır nevı dehşetli bir sekilde kabarıyor. .lyacı 1800 ton cıvarmd» ıkvn şım ^ c e u j .olmus gıbı evırıp çevıren su ıçmde durulııyorlar! Chınchıllanın asıl rengı mavıy* kurjctur kı onu butun ırzulaıına iı 4.000 tondan bahscdiyorlar v* ler var. Sagımda mnnljfıüle kulla men her kadında bul?tnazsınlz ç»l«n Brıdir Sincab Irillfiinde Slr Bu manevî sılâhlanma, her zaounun doıtte buını temın edıvo" nan Adanalı bır koylü' Halen bu bahtiyarlık doluz kışıye hayvandır. Peru'nun And dağlaWS^jıcj%)3'e M*n askeri guciin Evet, A.nadoialuI^'ıCidii SQl dıyorlar. Kolay değil. Çay fınasıbtır Onlardan biri İngiltere A Hnda yetişir. Üretilip büyütülerrlanı ekıldıkten bes sene sonra mey gene de «bu neticeye nasıl varıl* kıymetını, değerını bır kat daha 0 na Krahçesı Elızabeth, d ğeri Ho leri de vardlr. v'a venyor, bakım istıyor. Bura dı » demektm kendi kendimi a* artünyor. Yetiştiricilerinden biri Batı Aianda Krahçesı Julıana. 'ingiltere 1 lamıyorum. İrı ağaçlarla kıp'.ı dağları asa •coylusu, fındık ıle mısır arasmda Kraliçesi Elızabeth ve kardeşı Pren manyadadır. Jo«;ef Zettl admd iki Karadenızi gerıde bırakıp 1947 yılında yedek subaylığımı rak, îikışıp kalmaktan kendini kurtarses Margarıt, Iran Kıa'ıçesı Su bu adama Avrupanın chincbi'İB yaptığım günlerı gozonune getirin Çoruh vadısine vaklaşırk«p, Nevna yoluna girmış, gidıyor. rtyya, Stalin'in ikınc karı=ı, sıne kraiı deniyor Geçtığim her yerde. s?bah oğle ce Türk ordusunda o zamandan ?ehırh logarıtma ustadı ile çav t»r ma yıldızı Rıta Hayworth. AmeriHayvanın tüyleri o kadar incedır Karadeniz kadını «re akşam tarlalarına eğılmış gor bu zarnana vukua gelen inkısafta lasma eğilmiş kalı bir milyonerın karnı ile Gü ki orümceğ n lıfleri ile raukayese eney Amerıkada ı=mı veilmiyen bir dilebilır Buna rağrren çok sağıam•luğum Karadenız kadını da " er bılhassa neym rol oynadığım an bırbirinden haşmetlı ıki heyke! O" dul kadındır. Veklerı pek goremedık Oıdu ka lamak kolaylaşıyor. Askerin sır larak gozlerimin onünden ayrıl * dır. Yumuşakhğı keza övülmeğe İngiltere Ana Kraliçes. Elıza değer Munıh'tekı yetıştirıcının 'i.>0 H»r Turk Rus hurlnHunun h e lın^an fuzulî \ukiı almslar. kabi" beth'in kıymetli kurkünü kızıarıle çift Chınchılla'ya sahıb olduğıı \» paylaştığı so>lenmektedır. Tu*um bu kuçuk hayvanlardan dolavı "30 lu bir kadın o!an Ana Kralıçe bin lıra gıbı bu\ uk bır serveti elinChınchilla'sım ıkiye ayırmış, her de tuttuğu kaydedılıyor. bir parçsdan kızlarına birer caket T. A. 65 yaşmda bir adam «icaktan oldü Umranıycde Sutçu sokBİında 76 nurparalı evde oturan Hasan Pa!an lsmmde 85 yaşında bır adam evvelk) gün «aat 14 sularında Çamlıea caddeslnden geçerken fpnalaçarık olmuştur Yapılan mn^venede HasTnın ^ıraktan fena^«^k n'Hjığt] an'ssılnrstır 2 soförün ehliyeti iptal edildi Vilâyet Trafik Komisyonu. dlln VI14yett* Vall Muavınl Asım Büvuklünün rlyaset'nde toplanarak « dosya incel»mlstlr Bu arnd» trafik kaıdelenne avkırı hsreket ermeyi Itiyad halıne Be'ırdljı tesbit olun«n İki soforün ehllvetı ıptol dll ve bunlann yenlden Imtlhan» **hı rut':İTi''«ın» knrar verilmistlr. Trafik kaıcıelerıne uymıyan soförler tesbn edıldikç^ avnı muameleye tabi 'ııttılacaktır Bakırköv ve adalarda yapılacak yollar 1935 yıh Bcledi.ve bütçflile Addardı halk dıleklerı mevanında yapılacak yollar ve kansüar te«bit edllerek ihaleye Vi tr>rılmıçtır. Buyııkadada Albayralc ve Zühre »okakları. Hevbelıde Eskımezarlık yolu. Burgazda Kı?baçhesı yolu Kınalıda Sahtihsneler mkigı beton olarak vapılacaktır Bakırkoyde de Tayyarecl Fethl. Hoca •U<an. Yucetarla. Yeallköy. Mezariık, ŞenükbiJUrı ve Zeytinburnu U. tokskları I;ba usu'u ıle kaplama olarak vapılacaktır Biitiinlemeli talebeier Içln kurs GedıkpBj» Ortaokulund» bu'ulemeli »Jrencllerın yetiftırılmp«l İcin TUrkçe, Matema ık ve Fi7ik kur^Iarı acı'mıçtır Kurslan istirak edenlsrden ucret •tUMllHKIYRT» In RDKKİ rRKKlKASI: 3 7 M. Duboıs, musaade aldığı vakit onu geçımek bahanesıle yeruıden kalktı Konuşmadan, ağır adımlarla bahçeden geçtıler. Kapıya geldıklrn vakit Lorans e!,nı uzattı. Sıze nasıl teşekkur edeceğlmi bılmıyoıum, dedı Jean Duboıs genç kad^nın elini tuttu Gelın. benımls biraz yürüyün Bıraz daha konuşalım Bakın hav 3 ne süzel tyı gelir. di. ye ce\ab verdı. Sonıa tekhhnın muhtemelen red dedılec^ğînı anlavarak: Hntırım ıçın, kelimeleri ıle ısrar ettı. Yavaş adımlarla plâ)a doğru yü' ruyorlaıdı. Akşamın bu saatinde eğlence merakhsı Deauvılle »âkinlerı, dalw canh yerlere »kın ettn'* 1 "'' D~ni7 kpnsrı ı*mzdl. O acı hAtırah sabahtenb«ri evden dışfliı çıiîma'Tu$ olan Lorant. dpnızden aelen ierin havayı d#rin d«>rin fc»neffü< ediyordu Haflf bir rüzgâr. «acları ile ovunuvor, bun^lmıs nıhuna bıraz fenhlik ve' rıvrırdıı Kumun ü«ti»ne kendini bıraktı Günlerdir havat'ını altüst eden ıcındeki fırtına, sahile munazam fasılalarla çarpan dalgaların >eknasak thenğile karışarak, yavaş yavas uyusuyordu. Batan güne«, ufkun kızıllığmı silmi», gokl< denızı bırlestirerek. etrafı nâmü" tennhi b'r rr>evı'ıâe sarmıstı. Bu dinlendirici mavilik. sadece tabiate aksetmckle kalmıyarak, on dan ysrdım bekleven genç kadının ruhuna kadar nufuz etmişti Lorans inandıftı saade+in peşinden koşmuş tu. Ona yetismek içln çirpınmış, mücadele etmi«. ona uzanmıştı Ona erisebiimek icin kalbinin tavsiyelerini dinlemiş aşkının şiddetile, muhakeme etmeden, sürüklenmş ol dupu teslimiyete kendini bırakmış tı Seffaf kafesi kırmak parçalamak i«ff>mıstı Fakat, şimdi. aksamın sü kunetinde, tabiatla karşı karşıya koldığı bu anda. yanlış voldan gitti ğini anlıyordu Havatını vekfetmiş oHuSu eavenin hakikatten çok uz»k, âdetâ marszt bir temenniden ibaret kaldığını fsrkediyordu. Insanlürdan, verebilec^klerindsn fazlasını bekVrnenln vanlıs bir arzu oldugunu öğrenmifti.. Bu hakıkatı görebllmek Için amrtinün en güzel s«ne)erin) feda etmiş, baştan sona k»flar hata iglemlsti Bu acı der», içinde kıvrandığı ümitsizlik, kaybettiği saad»t aozünden nihayet vaslar getirdi Sıcak damlalar. arka arkava sessfzee yanaklarına akma Vazan: BtKI.N BÜKTAŞ 1 basladı... Rüyada konuşur gibi dudaklan nın arasından: Neden, neden? kelimeleri döküldü. Jean Dubois dinlemek arzusu ıle, onu ruyasından uyandırmaktan ceküıdi Nefesini tutmuş bu kısık se«i takib ediyordu .. Neden sevdıkten sonra anlaşk imkânsız alsun? neden seven iki insan birbirine en büvuk fenalığı etsın? Onunla tek bir cisim ola rak yaşamak, düşünmek, hissetmek isterdim.. Neden aramızdaki duvarı yıkmak mümkün olamadı? Bu duvardan hiçbir vakit kurtulmak nasip olmıyacak mı? Tatlı. »ıcak bir ses zihninden ge çirdiğini zannettıği bu sualine ce vâb verdi: Olacak Lorans. O duvardan bir gün kurtulacaksınız. Onun meveudiyettni unuttuğunuz zaman.... Genç kadm rüyalı. yaşlı gözlerinl sesin geldlğı tarafa çevirdi: Mevcudlyetini unutmak mı' Nasıl olur ? Ben onu bütün ömriiın c» hissettim.. tnanın bana yavrum. Allah ya şayan bütün insanlan, bırbirinden ayıran. şeffaf bir duvarla çevrıli hâlketmistir.. Bazı nesut kimseler. bunu bilmezler. ağırlığını hisset hüsnü nivetle bile. bu işe bütün bir mezler. yükünü taşımazlar.. Geçır ömür kâfi aelmez O halde. yalnız dikleri dakıkaların kivmetını ölçe lık'arından ku>tulmak istiyenlere r*k yaşarlar. dığer hemcmslerindeı lek bir çare kalmaktadır.. Unut fazla bir şey ümıd etmeden. gunde | m?k Evet vavrum Unutmak bıllik sevinçleri, üzüntüleri, dügünce memezllkten, eormemezlikten aelIerı ıle hayatlarını dolduranlar Sev mek. İnanin bana . giyi aşkı, giiclpştirecek yerde, onu, Bundan sonra, size tazyık eden. kendiıerine yakınlaştırmağa çslı?a hayatınızı altust eden o ağır yukü rak saadetlerini ararlar Hayatı ıs ortadan kaldırmaktan vaz eeçın... tısmar etmeği, ondan ezamî kuvveti Fikri sabıtiniz o olmasın .. Yaşaalmayı bilirler Tesadüf. karşıları mak. hayattan mânâ çıkarmak olna seveceklerfni hissettıkleri bir m sun Tâkıp ettiğıniz yol, ellerinizi sam çıkardığı vak't, onunla «tek bos bırpktı Size saadeti getirmedi. bir cisim0 gibi yasam^k değil, muş Ne cıkar. biraz da diSer yoldan gıttereken yasamavı arzu ederler Pay meğe gayret edin Size gelen alâIsşmak . Onların en büvuk emel kayı, sevgıyı, anlavısı oldu5u gıbi lerı. hayatlannı bsSl^dıkları kimse kabul eHin Onun derınlığinl kurcala ile hislerini oavlaşmRktır. Hakikf mayın. O âllkeya vereceğinız kıysaadet budur Lorans Tek olmak met, ondan göreceğinlz vardım. hem değıl, tam teslimiyet değil.. sizi, hem de kar»ınızdakıni mesut et Az rvvel görüslerindeki t«h?ıwülü meâe kâfi gelecektir. Hayat bu küokumuş gibi. Jean Duboii. genç ka çük kız. Lorans bu sozleri dınlerken tered dının tereddutle takip etmeğe çalıştığı muhakemelerini, sarih kelıme dütlerınm azaldığını, içinde büyük bir kıskançhkla şımdiye kadar besle lerle ifade edivordu Siz maalesef o insanlardan de difi nazariyenin .ıhtivacın, havatını ğilsiniz Hem kendinizden, hem di bugüne kadar vanlıs bir yola sevk ğerlerinden çok şey bekliyorsunue, etmiş olması ıhtimalinin arttığını kücük kız . Karşınıza çıkanları ol hissediyordu . Mücadelesı bitmişti Mağlub olduğu gibi kabul etmiyerek, aranızda mevcud olan duvarı yıkmağa ça muştu Mâni olamadığı gozvaşları baljyorstınuz O duvar vıkılmaz vav Trssından. Adnsnın golsesinin. senç rum.. Herkesin şahsiyetini yapan r1 I 'nln son hayallerini beraberlnde çerçevedir. Doftuşta mevcud olan o uzaklara dogru sürüklediğini görur çeffaf kafes, senelerin. gorgünün, gibi oluvordu. Gittıkçe koyulaşan tecrübelerin. ıyi ve fena tesadüfle mavilik bu gölgeyi sarıyordu Lorin tesirile kalınlaşır kuvvetlenir. rans, dolu «ozlerile artık onu tâkip Yıkılmak şöyle dursun, sağlamlaşır. edemiyordu... Onun mevcudivetini hi=seden, onun Kalkmasına vardirr etmek iızere ağırhğının yukünü ta^ıyanlar, yal elini uzatan Jean Duboıs'nin sesi: nızlığa mahkumduıiar. Çunku ga Gelin Lorans, eve donehm de yeleri, sadece kendılerinı saran du dı Batan gune arkalarını donerek varı değil, sevdıklerı insanınkinı de ağır adımlarla yurumeğe bafladılar.. ortadan kaldırmtktır.. Azami bır SON Doktor W»l ter. bir tıb tâlebesini temizlik imti hanına cekerkeu TECESSÜSLER: Âmerikanın ve dunyanın n titiz iti eratöı Dr Carl Walter, ameliyathaneleri'n emnıyetlı yerler halıne gelrriesmi temin eden Âmerikanın bir numarah operatörüdür Dr Carl VV'âlter, bu husustaki bilgllerini bütun Amerikah doktor ve hastabakıcılara ışittirebilmek için mutemadiyen çalışır. Onun karşısında sel|m vererek, nasihatlerini dinler gibi görünen doktorlann çoğu is» içlerinden lânet okur. Dr Walter, amehyat esnasmda herhangı bır hataya yer vermemek için. her an tedbirli davranan dun yanuı <regâne insaaı olarak gös terilebilir. tğnelerin nasıl tutulacağı, sterilize edılmiş ortulerın nasıl ah'nacağı. a/nsliyathanemn tabanının rengl gibi ufak şejler dahi'Dr. Walter'ı çok alâkadar eder. Doktoıa goıe, bır santımetrekari derımızde 10 000 hastalık mikrobu vardır. Ameliyattan önce bu mıkrobları temızlemek ıçın, ope • ratorun U7un zaman elini yıkaması kâfi gelmez Mesele, elıhı ha'ngi sabunla yıkadığında ve ne gıbı rr.ıkrob oldurücü şeyler surduğundedır. Doktor Carl Walter. doktor ve mut*hassıslann onünde sık sık şu tecrubeyı tekrar!atır: Bır tıb taîebesını kollariTia kac'ar yağlct.r ve sıyaha boyjtıt Sonra gcz'eıi kapalı olarak teniizlennie^ırıı söylsr. Bu denemede, tecrubeh toı ve hemşırelerin dahı, aralarını ve avuç içlerıni tamamSlı' temızhyemedıklerı gordlmüştür. Doktor Carl, bu titiz' 5 'c bu a3 mehyat teıcrığmin dcğıTiasıca seb.°b olmuştur Bu tekn ğın başmda, her şeyin sterilıze edılmesı gelır. Doktor ve hemşıreler, dışarıda gıy dıklerı elbıselerı çıkartaıak, stsrı Arkası Sa. 7, Sü S de
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog