Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

30 Mart 1955 ri!MHI'KtYET v BFŞ 1 f ^tliltlilIlltflllilJlliIiIlltllllllJlftJlltilllJllllflilJlJltffItfllfilllliilllillllttlltllllirttlllliMttfMlflllllllllllllltlllllltlfltltff•MilillIIIlIflIttlIliilllfKIHllflMIIIlMlltfKllftfIIİII^ <itllllllllillllllllllllilllllltl<llllt*iailflllilf•'*'*ı*rt(ltlllill»UIMtlillltMtMfmilltllllHlltlllltS«l»l**MmHIHHIlHIIIlMlI*ttTflfltltllllIlI £ | Denizcilik Bahisleri f Almanyanın donanma inşa etmesine de izin verilecek mi? Yazan; A. Büyük TUGRUL harb göstermiştir. Geiecek harbde Almanya, ilk deta olarak, denizvollarının verdiğı fajdalara mazhr obıak çarpışacaktır. Şu halde B3Itık denizinin harb iktısadiyatına olan tesiri, geçen harbleıden farklı olarak, Almanlar için tecavüzî bır mahiyet arzedecektir. Yanı Birinci ve Ikincı dunya harblerınde Baltık yollannın mud.fcasını duşünen Almanya. bu sefer, mezkur yol laıı Rusyaya karşı kapamağa ç£İışacaktır. Atlautik paktı çerçevesindeki mü him vazıfe ise askerîdir: Rus donanması Baltık denizinden Atlantiğe açılmarrrlıdır. İstılâ edilebilecek olan Norveç toprak ve limanları ile Rus donanması birbirine eklenecek olursa, meydana geiecek olan varlıktan Atlant k paktı deniz nakliyatı çok Zcrar yorür. RusUıi her iki teşcbusten men etmek Norveçi kaptırmamak ve Baltıktski Rus donanmasmı şirrnl denızıne çıkarmamakla mumkundur; ki boyle bir zaruret de Baltık denizinde mukabil bîr kuvvet bulundurmsk ve Danınvrka boğazhnnı elde tutabilmekle mırakun olur. İsveç hükumetinin b'taraf kalmayı terc h etmesi. Danimar kanm da boğazlarını tahkım atmemesi Batılılar için bir za'f noktası telâkkı edilebilir. Diğer t?raf*an ingiliz veya Amerikn donar.maiarının, çok dar bir deniz olan Baltık denızine girebileceğı de pek ümid edilemez. İkinci dünya °..ırbinde olduğu gibi üçüncü dünya harbinde de, kara harbinin neticesi olarak, Rus donanması Kronş*at ve Leningrrd limanlarında hspsedılebilirse Baltık meseleleri pene halledilmiş olacaktır. Fakat müstakbel kara harbinin gidişatı baska şekilde tecelli edecek olura Rus donanmasmı mütecfviz bir kuvvet olarak görmek ve Almanyayı ona göre hazırlamak Iâzımdır. *** Bunun manası hiç bir zaman A'manyanın Rusya kadar donanma yapması demek değildir. Deniz har binin ksra harbinden ayrıldığı mühim bir nokta vardır. İngilizler bu hususiyete «Fleet in beıng Donanma varlığı» derler. Bu harb sisteminde donanma, gidıp düşmanına top atmadan bile, sırf kendi varlığile hasmını yıldırabilir. Deniz kuvvetlerinin böyle top atmadan galib geldiği hfrbler tarıhte az değildir Birinci dünya • harbinde iki tanecik Alman kruvazörü gene mu azztm olan Rus donanmasına göz •sçtırmamıştır. Çünkü Ruslar da bu ıkı kruvazörün peşinde büvuk Alman donanması vrr» düşüncesile daıma çekinmişlerd r. Bunun sıbi geiecek harbde de ufak bir Alman donanması, peşinde İngilteıe ve Arrerikan donanmalfrının mevcud Batı Almanyanın siIâhLnma&mı. Â\«n ı . ı ..xiı tasdiK . ı.esi aretile, Fraıısa da trzu etti. Şüphesiz bu silâhlanma, başıboş b r tuvvet yapma değıl de kontro.lu bır 'h< k olacaktır. Batı Almanyan.n dilediği k?dar ve dilediği şekıMe kuvvet yapması, ancak, bu devleıle tam bir sulh muahedesi imza etmek ve onu devlet çerçeveinde hükümran bırakmakla kabil uc;ktır. Bu kont. ollu çhşma arasında Almanyanın deniz kuvvetine ıhtıyacı olacak mıdır? Zannederım Batı devletleıınin düşünmekte olduğu en muhım mevzulardan bir tanesi Ue budur. Müstakbel bir Alman oıdusu nasıl Fransayı endışeye düşurdü ise; müstakbel bir Alman donanması ds tjnı derecede ve hattâ daha fazla olarak İneilte.eyi endışelendırh. Çunkü tarihte .Vman ordusunun Fransaya zararlı olmasına mukabil; Alm<n ion^nması da İngltereye zararlı olmoştur. Asnmızda İngiltere İmparatorluğu iki defa buyük tehlike atlatmıştır: Birinci dunya harbinde muazz;m Almrn donanması limanlarda kapalı kalnvsydı; İkinci dunya harbinde de Almanya en aşağı "00 denizaltı gemisile harbe girm 5 olsaydı Ingilizler çok ter dökerlerdi. Şimdi, anlıyabildiyse, Almanyanın elinde büyuk tecrübe var. Üçüncü bir Alman İngiliz silâhlı mücadelesı, Batılılara kök söktürebılir. Eğer Batı âlemine, iktisad ve ticaret sahasında, tek bir dünya süsü vemek mümkün olursa Almanyadan herhangi bir tehdid veya tecavüz bekîemek abes olur. *** Bugünkü durum Almanyayı yalnız muhtemel bir komünist tecavüzüne karşı silâhlandlrmak olduğuna göre bu memleketin donanmaya olan ihtiyfcı da ancak bu çerçevede görülür ve daha ileri gıdemez. Acaba Almanyanın böyle dar bir çerçevede donanmaya ihtiyacı var mıdır? Bu hususu dıkte edecek olan unsurlar kısaca şöyle mütalea edilebilir: a) Baltık denizinin Batılı devletlere ve Rusyaya yapabileceği harb istihsal yardımı nedir? b) Baltık denizinın karada yapılacak olan harbe yapıc.'ğı tesir nedir? Batılı devletlere mensub donanmaların Baltık denizinde yapacağı muhtemel hareketler nelerdir ve bu hareketler için Alman yadan ne gibı hizmetler beklenecektir? İşte bız de bir denizci gözü ile bunlrı münjkaşa etmek ıstiTOfUZ. # # • » |New York'iaki fuhuş davasın baş I I roıu aıan hetler vardır Ssnık Jelke, gene kadmlan fuhşa teşvik ederek para kazanmıştır. Pat Ward' bu şebekede en çok satılmış kadındır. Şebekeye dahil olmadan evvelki hayatı da pek öyle namus ehli gö rünmediğini gösteriyor. Çocukluk arksdaşlarından Grace Appel verdiğı ıfadede Pat Ward'i şöyle tarif ediyor: « Sandra, yahud Pat ile çocukluğumdanberi tanışırım Komşu idik. Okula beraber gider gelirdik. Gayet güzel bir Kizdı Hepimiz onun güzelliğıni lcıskanırdık. Resme karşı çok istidadı vardı. Daha 14 yaşında talebe ken peşine erkekfer takılırdı. Bunisvdan biri, gene ve zeki bir adam ardını bırakmadı. Ona kur yapmağa başladı. Tanışıklık ilerledığı bir sırada Pat, Larry ismindeki bu adamla evleneceğini sövledi. Fakat çok geçmeden adam ortadan kayboldu. Kayboldu ama Pat bir müddet sonra çocuk dünyaya getirdi. Gayrimeşru bir izdivacın mahsulü olan çocuk Larry den idi. Ondan sonra Jelke İle tanıştı. O sırada en pahalı kulüb ve cğlence yerlerinde meşhur kimselerle aıkadaşlık etti. B?na tanıştığı erkeklerin resimlerini gösterdi. Onlardan bir çok hediyeler a j lıyordu. Mücevherat, kürk, par | füm gibi pahalı eşyalardan başka [ sayısı düzüneleri bulan n«ylon çorablan, yeni kostümleri vardı. O zamanlar Pat saadet ıçinde yüzüyordu. Bir milyonerin tek varisi Mıckey'den sık sık bahseder ve gene milyonerin kenJısile evlrncceŞıni söylerdi. AnlaH'ğıms göre bu Mickey, hayatınm ikinı büyük aşkı olmuştu Onu çok seviyor, ve onun icin her şeyini fedaya hazır olduğunu söylüyordu Günün birinde Pat"ın intiharteşebbüs ettiğini duyunca şaşırdım. Çünkü bu kadar m" ud bir insanm intiharını aklım almadı.» Diğer taraftan mahkemede Pat Ward'ın öğretmeni, okul h?yatı hrkkında şu izahatı vermistir: « Şimdi Pat WarH denilen Sandra Wısotsky o vakit 15 yaıdp .idi. JL9J3 (U maieıeUiz, 28 gün okula gelmefî'f'i icin o sene kad ın şa hid Ward = E = 1 I 1 = 1 = 1 = H ğ = = = = = Almanlaıdan beklenecek ikinci = bir deniz harbi vazifesi de deniz ݧ altı avı olmalıdır. Bu memleketin E denizcıleri, denizaltıcihk sahasnria = dunyanm en ileri giden muteh «. = sıslarıdır. Mütecaviz denizaltıları, = gene tuzak yerlerinde bulunan de = nizaltı gemilerile avlamak; deniz = hf rbinın ıçinde yer alır. Batılı de\ Ş letlerin bu sahada Almanyaya h k = lar vereceği umulur. Rus limarı = lcrın? giriş ve çıkış rotalarının Al H manların kontroluna bırakılma^ | faydalı gurülür. E Bundrn evvelki iki dünya lıar = binde en büyük deniz devletleri o E lan İngiltere ve Almanya birbirieri = ne bıçak çekmişler, diğer devlet İ ler ise seyirci durumda kalmışlar = dır. Bir defa da bu iki dev'.etın = yanyana çahşmasını görmek, deniz Ş harbi meraklıları için. alâka çekici = bir mahiyet taşıyacaktır. Ancak, | makalemize başlaıken de tebaruz § ettirdiğimiz gibi, Bttlıların bir §j birlerine inanrruş olarak çalışma = lfrı şsrttır. Esasen hür yaşamak is = tiyen dünya efkârı umumiyesinın = temennisi de budur: Dünya, ikt: = sadî harbe bir nihayet verebilmeü, = an'anevî olan rekabetlerden ve mü = cadelelerden uzaklaşabilmelidir. H Dün Almanyadan korkarak ko E münizme yardım edilmişti. du«a:ı = ise komünizmden kork?rtk, yeni İ mütecavizler hazırlanmamalıdır. 1 Hedef, hem komünist, hem de = mütecaviz fikirlerin bersbeıce b" = taraf edilmesidir. Böyle bir hc«tef = uğrunda Alman donanmasın n v? ^ zifesi vardır. 1 ^ olduğu hissini verebilecek olursa, Baltık denizinde muhim işler goıebilecektir. Şuphetiz, keşıf tayyarec lığinin en büyuk kıynet arzettığı, bugünlerde olmıyan bir don^nmayı varmış gibı göstermek pek kolay bir ış olmasa gerektir. Fakat kaıakteri itibarile denizcilikten uz<k olan düşmanı kandırmak imkânları busbütun de yok değiidir. Hususile Baltık denızi gibi dar ve suları da ppk derin olmıvan sahalarda donanmadan fazla hava ve mayin silâhı müessir olacaK'ırBöyle drr bir sahada, yalnız donanma mevcudlarını ele nhp r'a klâsik Hr kuvvetler nisbeti yapmak doğru değildir. |Sevgilisi Margarin Kralının oğlu aleyhinde mahkemede 9 gün konuşan Pat İ neler anlattı ve acaba doğruyu mu söyledi? Milyonerin oğlu Mickey Jelkenin bu seferki âleni muhakemesinde şthid olarak dinlenen gene bir kadın d.kkati çekiyor. Bu k a dının adı P a t Ward'dır. Fakat Pat Ward, onun «Jelke oıtakhğına» girdikten sonra kullandığı isımdir.' Asıl »dile Sandra Wisotsky, Nevv York'taki muhakemenin k a dın şshidleri arasında en çok lâfı edilen ve mahkemede verdıği ıfadelerle tanınmış bir çok sahıslan itham altında tutan bir kadm olarak gozüküyor. Sandra Wısotsky, namı diğer Pat Ward. 7 martta başlıysn mah kcmede dokuz gün konuşmuştur Margarin kralının oğlu Jelke'ye karşı konuştuğu sırada bu ortaklıktki rolunü açıklamış, düşüp kalktıpı bütün erkekleri birer bırer sayıp dökmüştür. Amerikayı heyecanlandırsn, bil hassa yüksek sosyeteye müşkül anlar geçirten fuhuş davası, Amerikan kadınları arasında da tepki uyandırmış, her ne k?dar ilk muhakeme esn?smda cereyan eden nümayişler görülmemiş Ue de bazı muhitlerde kadını erkeğinden, eıkeğıni k a n s m d a n ş ü p he eder duruma sokmuştur. Mahkemenin âlenyeti, gazetelerin bununla meşgul olmaları için büyük t r s a t vermektedir. İri baslıklar altında bildirilen m u h a k e me safahstı. umumî efkânn alâkasını çektikten başka davanın kahramsnlarını da belirli kimseler halıne getiımıştir. Nitekım baş şahid Pat Ward, onl^rdan biri, hattâ lâyık olduğ u n 3 ; n daha çok sivri'mişidir. Pat Ward'ın söylediklerıne inan mak lâzım mı? diyen bır gazeteye diğer bir gazete Jelke'nin şu gözile cevab vermektedır: Kat'ıyen! Çünkü bu kadm yalancıdır. Milyonerin oğlu, Pft'ın yaîancılığını şununla i^pata çalışıyor: Onunla evlenmediğim için benden intikam ?lmak istiyor! Kadm ise vücudünü Jelke ile tanıştıktan sonra onun teşviklerile satmağa başladığını iddia edivor. Do^ru veya yanlış; h ' n e s i olursa olsun hâdisece fanıkla şahidin ikisini de itham eden ci 9 yaşuula bir kız, balta ile parçalandı Balıkeslr 29 (Telefonla) Bandırmanın Kayacık köyünde b:r r i nayet işlenmiş, bu kövden 47 yaşlarında Mustafa Hır adında bir şahıs 9 yaşında Hatice isminde bir kız çocuğunu balta ile parçalamıştır. Sanık yakalanarak tevkif edilmiştir. Bir kuru uyku ilâcı içtikten sonra gdtürüldüğü Roosevelt hsstanesinde ölümden kurt?rıldı. Ertesi gün polise verdiğı ifadede de İ şunları söyledi: Sebeb Mickey Jelke'dir. Batağa sürüklenen yalruz ben değilim. Jelke sana ne yapü? Bu uzun bir hikiyedlr. Şimdi anlatacak halim yok. Halbuki polisin kulağına gelmişti: Jelke adı fuhu? ve bey'z zehir işlerine kanşıyordu Frkat gene milyonerin böyle çeylere kapılmasına ihtimal verilmediŞi ıçın fısıltılara inanıltramıştı. Varlıkb bir ailenin oğlu muhabbet tellâllığı veya kedm ticareti ile uası! p?ra kazanmağa tenezzül deıdi? Polis bunun üzerine Pat Wardm ağzmdan lokmayı almakta «rar etti. Onun uzun hikâye dediğini mahkemeye şu şekilde dinletü: c Jelke Ue 1951 baharında tanıstık. İlk aylanmız çok mosud geçti. O vakit Jelke 21 yaşmda idi. Benimle evlenecekti. Vdsilik ten kurtulmasmt dört sene kr'mıştı. 25 yajma basınca evlînecektik. O zamanlar dshs oabasının verdiği harçlıkla geçinmeğe çalıjıyordu. Fakat eğlencey» düşkün oldugund?n babaandan »!dığı 200 dolar «ylık yetmiyordu. Bir gün ban« çok Iğrenc Vâr teklifte bulundu. Benl dostlanndan b'rine peşkes cekmrk Utiyordu. K»bul etmediğiml görünce ev Pat VVard velâ iyilikle, sonra sertlikle dearalık ayında k?ydmı sildik. D e Pat Ward'ın çocukluğu ijte buy vam etti. Paranz yaşıyamıyacaram«'zlığınm sebebinı annesine du. Fakir bır ailenin kızı olarak ğımızı anlattı. Ertesi gün ayru sorduğumuz zaman, geceleri s?at çaresiz ve sevgisiz bir muhitte sözleri tekrarhdı. Ağlayıp sızlaiki, hattâ uçte eve geldiğini, kı j geçmıştı. Boyle bır muhitten o r u mak para etmiyonhı. Mutlaka lıezını bu huvundan vazgeçıreme tesadüf ^ vazgeçiremeveya t?lih tantsnah bir nim p=ra kazanmamı iitiyordu. muhite attıktan sonra b r takım Nihayet emeline nail olunca ardı d £ini söyledi. ardına başka erkekle> buldu ve Sandıa'nın dayısı. yeğeni hak hırsların da yemi yapmıştı. Şimdikj durumu bir fuhuş d e benl onlara te?lim etti. kında konuşmak üzpre bir gün Sonradan Bğrendiğime göre, bebna golmişti. Ondan öğrendım vasında baş roldedir. Sevdiği rbir ki. Sandra'nm biri 14 yasmda k.z damın aleyhinde sahidlik etmsk nim gibi satıhğa çıkardığı d'öeri 13 vasınd erkek olmak ü tedir. F r k a t bu ?rada bajından çok kızlar varmış. Her blrini çazere iki kardesi varmış. Annesı geçenlerin de sözcüsüdür. İç lıştırıyor. kazandıklan paranın ya bir fabrıkada çahşır, sabah er lerinde kadın bulunmıyan bir jüri nsını alıyordu. Bu »ekilde kısa kenden çıkar, akşam 7 de isincen karşısında 9 gün konusmuştur. zaman sonra bir Cdillac sahibi donfrmis. Böylece üç ka de$ başı MahVemerie dinleyicleri, 12 erkek oldu. Her ffece en lükj yerlerde lenmeBe başladı Alısveri«i tehoş knlni'clar Çocukların babal rı ten tpşekkül eden jüriden başka on sened r anenlerin^en »yrı imı<! rplcrl''in anVl'rt, Holp\ıci1p bü lefonla Hare ediyor veva bizl^ri Ve çocukları görmeğe bile ^gel tün dünya olmuîtur. Pat Ward Bece kulüblerinin zen»in müdaneden intihara kalkmıştı? vimlerile tanıstınvordu » me7mış » '•intir!l1TtflMIIMri[IMIItlMIMtMrllttMrifMMri«lllMlt1IMrriMrilllllirilllllMllltTfTflirM»trtllllIlllltlt1ITtllltMll(llfflMlMirrrri(1f[FrtrM 5 i i = Mahkom edilen Cumhurbaşkanı! Panama 29 (AP) MiUi meclis bugün. Cumhur Başkanı Jose Antonio Remon'un katli hâdısesinde suç ortakhğı ettiği sabit görülen sabık Cr.mhur Başkanı Jose Ramon Guizado'yu 6 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum etmiştir. Meclis ayrıc» Guizado'j'u Gumhur Başkanlığından azletmiştir. Karar, 14,5 saat süren müzakereleri müteakıb açıklanmıştır 3ildirildiğine göre Guizado bidayette, 10 yıla mahkum edilmiş fakat ilk defa suc işlediği gözönünde tutularak cezası üçte bır nisbetinde indirilmiştir. Ayrıca mahkumıyetinm devammca tavır ve hareketi memnunluk verıci «dıüldüğü takdirde. cezasından 20 av daha indirılebilecektir. Bu ıtibarla sadece 5 yıl hapis yatabileceği arılaşılmaktadır Panamada umumiyetle 1 yıldan fazlaya mahkum olan suçlular Coiba adasındaki hapisaneve gonderilirler. Guizado'nun mahkumi\e tıni neredp çekeceği hususu hükumete bırakılmıstır. Dünva Hadiseleri Isveç ve Norveç demir madenlerinın geıek Alman, gerekse Rus sanayıı ıçın ne kadar mühim oldusunu hem Birinci. hem de İkmci Londra gazetesiz kaldı Hâdise matbaa elektrikçileri ile makinistlerinin grevi yüzunden çıktı ve halkı (azlasîle müteessir etti, bu nevi grevlerin tekerrürü endişe uyandırıyor « Grevin sırası mıydı?» Bir kaç gündenbeıi Londrada gazeteler intışfr etmemektedir. Matbaalarda çahşmakta olan elektrıkçiler ile makinistler yevmıyelerine zam yapılmasını istemışler, patronlar bu tekliflerini reddetmişler ve bunlar da işi bırakınca gazeteler çıkm.mıştır! Bundan 5 ay önce de Londrarfa gjzeteler intışar etmemişti. Fakat bu defaki grev LondrılıUrı son derece üzmüştur. Bir çok kimseler "grevin sırası mıydı?» demektedirler. Neden? Çünkü Londralılar cumartes ; ve pazar gazetelerini büyük bır beyecanla, mertkla bekiıyorlardı. Femen hemen senenin en mühim por hâdiselen bu hafta içınde topîanmıştı: Oksford Kembriç fıta yaıışı, İngıltpre futbol kupsı varı final maçları. at yarışlan, GalFran sa rugbı maçı ve İngilizlerin heyecanla takib ettiklerı kriket maçları! Grev yüzunden bütün bu spor hâ diseleri hakkında bir tek satır intişar etmemiştir. Meıakhlsr radyoların, televizyonlann başında toplanmışlarsa da gene tatmin edılmediklerıni gizlememişlerdır. Ingilterede gunde 16 müyon gazete satılm'ktadır. Pazarları ise satılan g?zetelerin sayısı 28 mılyonu bulmaktadır. Yalnız Londrada 3 mılyon akşam gazetesi satılmaktadır. Bu derece gazetelete bağlı bir milletin yalnız radyo ve 'eîevızyonla tatmin edilemiyeceği Grev y?lmz Londrada tesirini gös tennışt'r. Eyrlet gazeteleri ; ie mun tazam bir şekilde intişar ermpktedir. Bunlar, Londradaki dunjmdan faydalanmak istemişler ve daht fazla basarak bu nüsbalan Londra piyasasına göndermişlerdir. Fakat Utedikleri neticelerl alamamışlardır. Gene de Londralı ken di gazetelerini aramış, onları bulamayınca da beklemeyi tercih etmiştir. aynı t»leblerin ileri sürülmekte olduğuna ijıret ediyorlar! Yalna Londralılar mı gaze*ssix kaldılar. Geçen hafU İtalyada i» gazetesiz kalanlar olmustur. Müânoda, Torinoda ve Venedikte matbaa Uçüerinin » ^ talebleri karşılanmamı», bunlar işi bırskmışlar ve üç şehirde de yerli gazeteler ç;Jcmamışür. Bu grev yüzunden 3 şehirde 3 akşam ve 10 sabah gazetesi intişar etmemiştir. Ronvda intişar etmekte olan gazetelerin, grev hâdiseler'ne ,ahne olan 3 şehirde sstışlarmı temin m?ksadile yapılan teşebbüsler netice vermemiş, bunlaMn baviler tdrafından normal miktardan 'azla satışları önlenmistir. Londradaki grev, matbaalarda çahşmkta olan elektrikçiler ile makinistlerin zam ist«"ne!erı \üzünden çıkmıstı. Fakat İtalvadaki gTev hareketinde teletipi?t1erin zam taleblerinin karşılanmaması TOI oynamıştır. Bu gazete grevinin önümüzdeki gunlerde d?h= bazı Italyan şehirlerine de y=yılmasmdan korkulmaktadır Hâmi S Havana'da bir kadın beşiz dcğurdu Havana 29 (a.a') Bugün buraya gelen haberlere göre, Orıenfe bölgesinde bır ko\ lu kadm beşiz doğurmuştur. KOSTIMLL BALO Ankarada. Ankara Pala s ta evvelki gece Türk Kadınlar Bırliği tarafın Üçü erkek. ikisi kız o'an çoccukdan kostumlu bır balo verılmıstir. Balova eski kıyafetlerle gıden kadınlar, bilhassa alâka uyan lar hıç bir tıbbî mudhale vuku dırmıştır. Resım. baloya gıtmek üzere hazırlan an bır bayanı göstermektedir. | bulmadan dünvava gelmişlerdir. C uıııhıırıvet in Kdebî Tefrika«ı: Çevıren: VAHDET GULTEKIN Sonra, kendi kendine söylenir |ben ce! Benim zevklerimi biliyorgibı: «Efyayı çoktan seçtim.» dedi. j sun. Evimdeki eşyanın en iyilerüıi «Bir ay önce. New York'tajken, j yeni evimize götürmeyi düşünüyorşamdanlan, mermerleri, hahları da j dum » a'dım.» William, kollarını kâğıdların üzeBunları söylerken karısına hiç rinde kavuşturarak, masaya yasba'tmıvordu. landı, gözlerini Ursula'ya diktı, Ursula ıçinden :«Eyvah.'x dedi. düşman gibi baJcıyordu. Sonra. hiç cekinmeden: «Peki ama. Soğuk ve yavan bir sesle: «O esVVılliam,» diye haykırdı. «Bir kert yanm hiç birini benim evime geolsun bana sormak yok mu? Makul tirmiyeceksin,» dedi. oldlım: Ben oturacağım o evde. Ka «Neden? Gördüğün zaman dının zevkı dsima gozonunde tutu «güzel» demiştin! Sonra, annemluı.» den. babamdan kalma hepsi, henı Wılliam gene cevab veıınedi. zevkli şeyler.» Ursula, ağzı bir kanş açık, alçak «Niye bu kelimeyi diline dosesle «Hepsini mı aldın . bütün o ladın bu kadar! Sence benim hiç daiarm esyasını aldın mı?» dıye zevkim yok mu sanki?» sordu YVilÜam'ın sesi pek kerih bir hal «Hepsini » ahvordu. Ursula alnmı ugıısturrîu Bu kaUrsula içinden: <ıYok ya.» dedi darı da fazlaydı artık. Artık o da sma. dışmdan sadece: «Benim de ken 6fkc!enmişti. dıme eore bir zevkim var,» diye «Saygısuhk bu senin yaptığın, [kar$üık verdi. William: «Benim zevkime uymuyor,» dedi. Ocağın üzeıindekı saate bir göz attı: «Onbıre geliyor. Yorgunum ben. Yarın sabah da erken kalkacağım.» Kâğıdlan çabuk çabuk toplayıp düzellti .kaldırdı. Kendi de kalktı. Dönüp Ursula'ya bir kere bıle bakmadan. odadan çıktı. Ursula onun arkasından gitmedi. Uzun müddet tekbaşına oturdu ancak yarım saat sonra kendi ken dine hatırlattı: O basmakalıb sözler sahiden çok işe yarıyordu. Yüksek sesle: «İşler hıc de önceden sanıldığı kadar kotü gitmez.» XV. Ursula, bildiği ne kadar ba?mıkalıp soz \vrsa hepsıne sıkı sıkı bağlı kaimayı bir kere kafasına koy muştu: onun için, gitti kocası'e beraber Sciüiler Yoluna, yapı yerini göımeğe. Yolda Vvılham ne kadrr nazık davranabil:rse o kadr nazık aavranıyordu ama, Ursula onda gızliden gizliye gene bir geıginlık seziyordu: O tantanalı, debdebeli arabada karısının rahatı "çia çırpınırken de bu hal V3rdı, yaptııdığı evden duyduğu sevinci ona ua aşılamağa çalışırken de. Ursula sevgisinin o derin bir şefkat ve merhamet dolu b.=kışlar !e gözlerini ona çevirip tatlı cevablar veriyor, ilerisini düşünerek heyecan duyan bir gene kız ı'ibi gö. ünmeğe çahşıyordu. Evin oüyiiklüeü üzerinde hiç bir şey 5Öyle:nem?«e son dere«e dikk.t etliyor ^e soz ?ıasında o netameli "Zevk." kei iı'esini kullanmakt?n sakınıv • e'u. • Mayıs sonunun bahar havası Ursulayı da sarmıştı. O yeşıl, pembe, beyaz, mavi, albn saıısı renkler a rrsında insanın neselenmemek e m.= mıle silkip atam.yacağına dcir linde değildi. Geçecekleri sokaklar de ıçinde bir hıs varclı ama. kocada butün pencerelere güneş vur sını gör^ükçe kolrukları kaba.ıyor muş. ışıl ışıl yanıyor, yeni yaprak du. Oyleyken gene de onun yalanmış bütun aeaclar eokyuzünün nıncla içi rahat değildi. Kızdınnıj'eşilimtrak mavisi üzerinde tatlı vavım diye çok dıkk?t ediyoriu abir rüzgâıla. hafıf h'fif sallanıyor ma, bilinmezdi ki: en zarar=ız sözdu. den alınır, parlardı. Havada ışıltıh b'r canlıhk tütüDrkikalaıca konuşmamışlardı. Ur yor. yerden mana güven veıen bır sula, bunun farkına ancak kocasıkuvvet fışkırıyordu. Kaldırım taş nm kouşması üzerine vardı. ları parıl parıl yamyoröu. En çırWılliam bu gibı şeyleri becerekin manzaraya bıle iç bayıltıcı bir mediğı belli idi şaşkın bir halle: guzellik gelmışti. Şehrin üzerinde oBugun pek güzelhğın üstünde. Ur ^îi mor tepeler, bir kadife kumfşın sula» diyordu. «Şu... şapka sana kıvrımları gibi, kat kat dclgalanıçok yakışıyor. pe^rin de oyle » yordu. Ursula hem şaşırdı, hem sevindiUrsula, ırmağın altın sularına bak Giyinişini beğendiğine dair bir sey tı. Üzerinde bir alay kayıklar, mav söylediğini hiç hatırlamıyordu konalar vardı. Tâ ötede de Wılliam'ın casının. O anda aklına geldi: Çey z bıçkıhaneleri görünüyordu. William olarak yaptığı veya aldığı bu elbikaıısını bir gün oraya götürmeğe selerle, aynaya baktığı zaman, sasoz vermisti ama, Ursula'nın bu hiden pek şık olduğunu görmüş'ü «zevki» tatmak için can attığı yok Kendini zihninden, ayna karşıs'ntu. Çoktan kanaat getirmişti: Ko daymış gibi, şöyle bir gözden £ecasımn işlerini ne kadar çok bi çirdi. sonra kocasına baktı. lirse aralarında çatışma tehlikesi o William. karısına, mütereddid bır k?dar artacak. kendısi de o kadar halle, gülümsüyordu. Elini u.atıp helecan geçirecekti. bir lâhza onun el^ne dokundu. souUrsula bunu düşünürken gene ra ciddî bir tavırla başım öbür tabasmakalıp sözlerden birini hatır rafa çevirdi. Yanıbasında bir kâğıd *oma ı ladı ve bunu hatırladığı icin de =evincü: "Cehalet saadetse, oğıenmek vardı. Ağır .îğır açtı. de delihk. "Evin dış gorunüîünü =ann William'ı hiç bu kadar heybe'li hic gostprmedim» dedi. Eormemiştı. Son gunlerde Ursula'ya Gene goz göze gelmemeğe çahacayıb bır huzun gelm şti ve bu jıyordu, haiı uzerüıden bij bir zaman ta(Arkası var) Grev sebebi nedir? Matbaalarda çahşmakta olan elektrikçiler ile makinistler, almakta oldukları pjranm az olduğunu ilân etmişler ve zam istemişlardiBu iscıler ortalam^ olarak haftada (10 sterlin 9 şiling) almakudırlar Gece çahştıkları takdirde de kazanclan haftada 12 sterlin 5 şılinge yükselmektedir. (1). Patronlar yevmiyelerini arttırmayı kabul etmişler fkat kazancları sendikahrın istediği şekilde »yarlamayı da reddetmişlerd:. Elektrikçiler ile makinistler bu teklifl kabul etmiş olsdardı haftahk kazancları gündüz için (11 sterlin 1 şiling) ve gece mesaisi için de (12 sterlin 19 ş.ling) ol?caktı. Sendikalar bu artısm kâfi olmadığını kaydederek grev ilân etmişlerdır. Gazetelerle alâkalı grevlere ük gık .rastlanmamaktaydı. En mühim grev hareketi 1926 yılınd= cereyan etmisti. O tarihten sonra da Londra b'Sinı, benzer hâdıselere ^jhid olmsmıştı. Londralılar gazetelerini her sabah ve her akşam muntazam bir şekilde almağa ?lışmıslardı. Simdi ise kuşkulanmağa bajhyorlfr. Çunkü daha bundan beş ay evvel mühim bir grev hareketi patlak vermiş ve Londralılar ^u.ılerce garete okuyamHmışl'dı B.iv le kısa bir fasıla ile tekrar grevin pptl.ık vermesi ve eene Londra'ıın gazetesiz kalması ilerisi icin iyi bir 5"ret cddedilmemektEdır. Fakat sendika çevreleri, zam taleblerinin yalnız gazete =aha= na inhisar etmedieini ve hemen hemen diğer bütün iş ?&halarında da Evli kadıniarın tabiiyeti meseUsi Birlesmij Milletler (New York) 29 (a a 1 Birleşmiş Millet'er kurulu kadın haklan komisyonu dünkü oturumu esnasmda, evli kndınların mutlak olarsk k"ç»l'r'mn tabiiyetine eirmeierine mahal olmadı ğına dair bir karar sureti kabul etmiştir. Birleşik Amerikarun muhalif, Fransa ve Endonezyanın çekimser oylarına karşı 15 revle khul edilmiş olan bu karar sureti, ne evlenmpnin, ne boşanmanın ne de kocanın tabıiyet değiştirmesinm kadının mılliyeti ü^prinde bir tesir yaratmamasını derpis etmektedir. Bundan başka, komisyon Htifskla aldığı kararîa, Birleşmi} Milletler kurulundaki ehemmiyeÜl (1) Bir sterlinde 20 şilmg vardır. mevkilerde daha fazla t^Hm cahş« Bir sterlin resmî borada 7 Türk tırılması hususunun teminini kulııası 84 kuıustur. Serbest piv.ısaüa rul genel sekreterınden teleb •*" ise 17 Türk lırası 50 kurujtur. mektedir.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog