Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

13 Mart 1955 RK* HALIKARNAS BALIKÇISI 1995 yüında desismiyeeek tek husus. kadtnlarm giyinmeye gene dikkat edeceklerl ve kocalarının bütçelerinde fazla tahsisat ayırtmaya çalıçacaklandır. Zaten 40 sene zar fında insanoğulunun itiyadlartndan toplu bir şekilde vaz geeeceğini tahmln etmek gali ba laldillik olur. Erkeklerle avnı iji görebüroek ve (zayıf cina) aözü ile hakir görülmek Igtemeyen kadmlar elbiselerini buna göre tadll yolunan sapacaklardır. Eilhassa is elbiselerinden kadın ile erkek arasın da fark kalkmıs sayılabüecek tlr. Erkek elbiselerinde renk ve dikU ırüzelliğinln kıymeti aza lacafctar. Erkekler kadmlara daha ya kısıklı jrörtinmek icin sürme ve kozmetik kullanacaklardır. Elbiseler islerin mahiyet ve tekline göre ayrı biçimlerde olacaktır. Esasen bu hustıstaki değişiklikler şimdiden ba$lamıstır. Sıhhl mülâhazalarla, mda maddeleri İle ileili 15lerde calısanlar beyaz renkte ve yıkanabUen kumajlardan rnâmul elbiseler giymektedirler. Kısa «ae fabrikalarda aranılan vasıf lardan birl olmuştur. örtOlü baslar işe sart konulmaktadır Maklnelesen sahayi mıntıkalarujm sakinleri aynı tipte giyinen Innsan toplulukları ola rak eörülecek. Elektrikli cihazlarla dolu bir odada eaîısan sekreterin artık bevaz kolalı gömlek glyip kra vat takmasına ve ciddl bir is ndamı kılıâma çirmesine luzum kalmıyacaktır. Kadınlartn heran değişik elbise gijrme merakı biraz azala c»k ve ancak bos saatlerinde orijinal elbiseler givinebilecek lerdir. Kadm elbiselerinde düS me kaikacaktiT. Eskiden dügme, Ikl parcavı birbirine bagla mak maksadile kullanılırdı. BuRün fermuarlar diiŞmenln vaıİfesini aimıs ve dütmeleri biı*r «Os unsııru haline getir mljttr. 1995 de düğmeler sös olmaktan da çıkacaktır. Dikis de fOn derece demode bir duruma düsecektir. Tekstil sanayiinde kumaslar öyle kimyevi hususlan ihtiva eden maddeler olacak ki diklş yerine manyetik esaslarla kumas parcalan blrbirine tutturulacaktır. Kumaslann yapıldıgı maddelerdekl inkilâp. değişikliğin fn mühlîn hususivp'ti olacaktır. Esklden yeryuzünde pek az ipek fabrikasi vardı ve ipekli kumaslar son derece liiks adde diliyordu. Ama sunl ipegin. ra yon'un, nsylon'un ic^d edilmesi büvtik bir gedigi doUt'rmu» tur. Eskid«*n hszîr bir elbisenin meveud olabüecegi dahl dfistinülmuvordu. Simdi ise ısmarlama elbise dünvaTrrzın bir cok yerinde israf olarak vasıf landırılmakiadır. F.=kiden tabiatta hazır vazivette bekîiyen rnaddeleri kul'anarak eivim e«vası vanıvorduk. Yani orgart'V mTjrÎPİer krllanılivordu. 1955 de inorpanik mpddeler esas teskil edecektir. Niteklm, bufffln dahi lnor?9nîk ırsddelerden mamııl elb'w»Wl eivmeve ba<=!ıvan ml'letler mevcuttur Yeni elbiseier gün°s i'i g'Tia. suva asmmava ve vafilı rpidrlpl«>r ksreı d^ha rnnkavim olacaktır 19P5 de üSTn^T^ma elbise oivmpk istpvpnîer vainız modflini deŞil elbisenin vanı i Müzik Arkadaslarına mektub yerine senfoıtiler gönderen bir bestekâr Yazan: Zeynel Akkoç Tepkilsrin lepkisi Geçenlerde, ttalyanın bir yerinde, o yakınlardaki tepkili uçakların tesiri ile. tavuk'ann yumur; tadan kesilrliklerine da r b r haberi yazmıstık. Bugün de Amerikadan buna benzer bir haber geliyor: Arizona eyaletindfki çiftçiler. Amerikan hava kuwet!eri aleyhi ne d«va açarak dört müyon liralık taıminat istemişlerdir. Sebeb: o civardaki teok'ü ufaV'p'iT havvanlsr üzer'nde kötü tfir irra etmeleridir Cif*cilerin ıV'Hig^ına göre, tepkililerin ^iirültüsünden 1 ve hııh uçuşlarından iirVen 'T ler.n »ütü kesilmiş ve hu danalar da sıskaiaşmışUr uhaf bir adamcagızdj rah müşterisi id:m Izgaralan ve mametli Mehrred Efendi. salan onun b:kışını gormek için Geçen sene tam dut zasatın alıyordum. Onun gözleri manında onunla beraber uzak uzak seyahatlerle doluydu, su Mecidiyeköyüne gelmiştik. Oorada dağbaşlarından boşanıp, en • nun tuhaf âdetleri vardı. Kimsegin ovalarm boylu boyunca uz:nin hatır ve hayaüne gelmiyen nan türküler vardı. Onlarda oyle şeyleri yapardı. Neyse geçen sene bir derinlik vardı ki insanı ne de bugün gibi bir dut ağacırun tsesür ve sevinç olmıyan bambaşaltına oturmuş usul usul demleka bir duyguyla gözlertne yaşniyorduk. Eh, demlenince de inlar getirdiyordu san ağzmı kapayıp somurtmaz va Izgara, maşa satarken. kızm saNeşeye veryansın ettik. Mehmed ğmdaki, solundaki evler kendi. Efendi anlatıyordu. sınden otuz, kırk metre daha « Şu neşe ne tuhaf bir şey yüksek oldukları halde kız onlara yahu! İki sene önce ben neşenin yüksekten bakıyordu. O evlerin asıl dâhlsine r.'Stgelmistim,» dedi. pencereleri ktzı hor gördükleri ve Fakat sözünü bitiremedi Çunkü masa ve mindailarına tenezzül ben oracıkta sözünü kest m. A etmedikleri halde kızın sesinde birader hep o konuşacak değildi bir sikâyet yoktu. Ona bir gün ya! Ona, «dâhi dedin, mutlaka «türkü söylüyorsun, roallarma dikine doldurulmus topatan kareklâm yapıyorsun!» dedim. "Evunu alnı, ve bir iri muz gibi de vet, türkülerira yüreğimi ferahlaburnu vatdı, deail mi?>> dedim. byor ve yollan kısaltıyor, müşteo «hiç de öyle değil. Bilâkis on rilerin efer varsa dikkatini çesekz yaşında Cura adh bir cinkiyor, ve iyi is görüîmesinl gağgene kızıydı. Kapkara gözleri cibyor,» dedL Ben ona, «nasıl gağva gibi oynaktı. Zaten kara göz hyorT» dedim. Bana, «babs! Yük. ve kara sactan ibaret bir Insan •ek T» berrak aesle turku iöyle. güzeliydi ..» y«n mutlaka korkusuzdur, dinçGene sözünü kestim, «ha anlatirl Onda hoyTathk yoktur!» diy» dım!» dedim. «A çapkm. Kıza sucavabladı. Bea «bunlann hepsi d« laea^ı kuması dahl hususî olalandin galiba... E? Sonra ne olturkfl «yleaıiyend» yok amdnr?» rak siparis edebileceklerdir. ÎJ955 te „„., du? Ne olacağı belli ya! Âdet hayret içinde seyrederken hay bir e?ek sürüsünfl doyuracak kaHer kumas fabrikası 1995 de • te de buyük 4. olsun diye soruyorum,» dedim. Bana «oUUllr! Fakat tfirkS ranlık duydum ve âdeta içim a dar hindiba vardı. Ben âdet oldubir kimva laboratuarı haline inktlâb oia Bana, tA birader yaşım yetmiş' çıldı, Bir ksnarya kujum vardı. • ğu üzer* kas çatıp «o fiata ol soyleyea bunlann hapsinl açığı gelecektir. İçindeki iscil«"in cak. Erkek İşim bıtmiş. Fakat yaşım yirrrü rurur. Bakl» dedi ve «ızgara, maGökler büyük fırtınalarda «im maz.» dedim. tahsil seviyesi de bu?fVnkü fibiselerinde iken bile o taıakta bezim yoktu. seklerle paramparça olur ve gök zik ve kimya profesörününkine î renk ve Kız şu mahud paxarlık iain» gi •a!» dly» seaini sahverdi Sonra, Anlayscağın hiç de zampara dezangır zangır titreyerek gürler rişmiş olduğumu sanarak, v» «se türku, onu «ayltytnl de, dlnleyemuadil olması icab edecektir. • güzeiüğinin ğildim. Evvelce de öyle idi ya nl d» aevmdlrir.» dly» fllv» etti ken, kuşcağız alabildiğine cıvıl nin güzel hatınn İçin» diyerek Hemen her kumas. burusmaz. • fctymetl aza fakat şirrdi insanlara daha büdayarak koca kasırgaya meydan fiat kırdı. Ben «hele bufiatahiç kolav yırtılmaz ve vıkanabıhr llacak. Kadm f yük bir sevgi ile bakarım. Hepsi okurdu. İste o Cura kız da öyl* olmaz!> deyinc» kınn sabn tüoîacaktır. Bugünün kumas sa '" lar, her an X CHJrdttklerbnfa, l|ltÜkleriınb bana çocuklanm imiş gibi gelir. İdi. elbij kendi, kanı yflzfln* harladı, «sen nayiinin iki elzem unsmru olan V'değijik Ayrılık günleri yanaştıkça insan Onu seyredeTken, «ah benlm kaça alırsuı?» diye «ordu. Geçmif pamuk ve vun 1995 de kijnya ^ «« ffiymefc f dostlanna daha büyük bir hasde böyle bir kızun olsaydı diye gün, unuttum am«, onun ilk istesanayünin kudretile vasıflan y merakından X retle bakar a. Bir ayağım mezar'.•kısmen kur ^ nı arttıraeaktır. da! onlara karsı duyduğum sı düşündüm. O sırada otomobiller diği fiatın on mlalinl verdim. Kız ;; rulacakîar. 1 > caklık artık elveda mahiyetir.de asfalt yolunun üzerinden katar hayret etti. Yüzünde bir şüphenln l a n n otflu tmyey» çabuk 1995 in kadinı da erkefti de Yeni elbue • '.'. halinde akıyorlardı. Onların için gölgesi karardı. Haşin hasin «sen dir!» dedi.. •h*tyt>rt Slze cok değil; bun1955 in insanları olan bizlere < '• ler günet xp;; dekiler hep profil oturuyor, ve neye bu fiatı veriyorsun?» dedL dan be» an fen« 6no« kflosu hayret edecek ve giyinmek Için ;; ğına, tuya, a • Sözünü kesmla olduğusıa piş surat asıyorlardı. Malum a. Ara «Tıpkı senin gibi bir kızım vardı be« llradan beyaz peynir albukadar vakit kavbptti&inıiz • maya t>« yağ '/. man oldum. Ona cE? Anlat ya bın derdi kırmın papuç. Istedik da onun için» diy* eevabladım. dım .yahut klloau 24 liraya ci den dolavı «zaman mösr'flerl» '/, U maddelere " hu!» dedim. O anlattı. leri han, hamam, apartıman ve Bana, «bak baba! Ben tabahtankolata veya yanm kilo tereya ithamını vapıshrmaktan ken '[ karft daha '<• Ona bir kıs günü Taksimde otomobıl detil mi» İşte istedik berl iki sepet sattım! tnanmıyorgma altı llrs verdim diye bidilerinl almıyaeaklardiT. 1995 sokakta rastgelmistim. Soğuktu lennin hepsini elde ettikleri için san nah işte parası!» dedi ve elini • 'tnulcavim o " risi aöyleyecek olsa, efter saml de insanlar bes on sanlye icin hava, gök de clyah değil. sıyah neye etekleri ziller çalarak se eebine sokarak bana avucunda ;; eakttr. <> miyetiniz yoksa .mutlaka icide jfiyinlvereceklerdlr. bilt bir renktir, fakat kursunl vincrîen hopl'vıp zıplamıyorlar bir sürü ufaklığı gösterdl. «işte nizden ravallı oynatmıs! cder bir renksizlikti. Şu kurşunl sörü dı? Neden bitâkis surat ekşiti onun için bu sepet otu sana he'>••••»•••»•! (N. T) diniz. Eğer saınimi bir arkanü ne iyi bulmujlar. O gök kur yorlardı? diye ediyorum! Sen bu hindîbalada^ınızsa elinizi alnına götüre«un gibi »ğırdı ve ruhu kasvetile n kendi kızm senin için topladı Halbukl Cura'nın türküsünde rek* azizim ateçin cok yüksek eıiyordu. I^te o güne gün dene hiç şikâyet, ah. vah! Yandım a san.» diye ilâve etti. Onda o kagit bir aspirin al ve derhal yat* mezdl, fakat iki kapkara gecenin man! yoktu. Bilâkis kız demin dar e«n ve gönülden bir veris arasına nkıstınlmıs. kısa bir boş cek de söylediğim gibi o gamlı, vardı ki, otları kabul ettlm. Er tavsiyesinde bulunurdunuz!... luktu. Ona biz gündüz adını tak kaavetli güne ve yanıbaşmda ki tesi günü geçti, utanıyordum, gizBir gün gelecek de koca me mısız. tşte bu Cura kız çünkü reç, kum, ve çimentonınun bütün lendim. Ne var kl kınn otlannı denî ve turistik gehrin göbeadı Cura İdi. O gün arkasma bir ğinde yaz. kıs aman vüzümü •Isınlar diye komşulara para verguruyla yedi, aekiz kata kfbaran gaz tenekeci bağlamış, yedi, sekiz ve kıza, «sen kim oluyorsun? yıkamak için bir bardak su miştim. Icatlı koca apartımanlara kam Ben seni ezerim!» diyen han, diye cırpınacağınıza veva »ey Yeryüzünün cazibesi vardır yonla getirilmekte olan kömür hamam, apartıman kalabahğına. Taşı, toprağı yere çekmekle kalvah kömürüm bitlyor ne va. lerin y«;re düsen leblebi boyun ve yoldan tabur tabur geçen ce maz, en haBf kus tüyünü bile yepacagım!.» diye kötü .kötü dü daki parçalanm toplayıp «pam!» naze alayı kılıklı suratı asıkî^r süncelere dalacağınıza hic ina re Indirir. Yerden havaya iki diye tenekesine atıyordu. Bu tşde kafilesine neşesile meydan oku metre atlayarak yükseleni rekor narmıydmız? Ya ıspanagn hiç bir fevkalâdelik yoktu. Yalnız yan o kıza bir gün bizim sokak kırdı diye alkışlarlar. İste o e"a^ J 8 0 'e etin 100a portakalın ta blr kâbusu andıran o havada kız ta da rastgeldim. Çmçm çınlayan zibe Cura'run gönlünü, gülüşünü, nesinin 45 elmannın 300 arcağız her adımıru çiçekler ve çı sesile hindiba satıyordu. mudun 400 kurusa kilosunun ve yüksele yüksele mavilerde ma menler arasmds atıyormus ve Vaktile Smetana'niB talebesl müsterisi olabileceğ;nizi tasav Ona, «şu sepetteki hindibayı vileşen türküsünü yere çekemigökle agaç yaprsklan arasından vur edebilirmiydinJz'.. olan Antion Dvorak, bir mfiddet kaca sat^rsın?» ded m. Kaşlarını yordu. Gönül açıkhğının ne oldukuş «vıltılan isitiyormuş gibi yü çattı ve bankada müyonlara v? ğunu o insan yavrusunda anlahocası ve üstaduıın tesiri altında Biliyorum? « Sen bize ku rüyordu. Dudaklanndan uçan ran koıkunç bir alavere yapıyor dım. bazı parçalar bestelemiştir. ru soğandanı veli nimet fasnl türkü de, tenekesine attığı kömür mus gibi bir tavırla bana pek güyadan .mercimekten, pirincBirçok miinekkitler ve muslki **• parçalarınm «ding!» edişlerini lünç bir fist söyledi. Halbuki .«eHindiba zamanı geçti. Cura. ız ten patatesden ve hele bir fin fistadlanaa görc Dvorık Smetaaa tempo ittihaz etmişti. Ben onu pette bir, iki insanı değil, fakat can kahveden haber ver!. dive gara, maşa satıyordu. Ban onun dan daha üstün tutulroakta is» ceginizi biliyorum amma:..; isde, bazılartnca ay&i kıymeti hab te o kadar... dir. Kim ne derse desin tarife bir Anton Dvorak, Mtilhansen fefayana hele yağışlı günlerde dol rinde, 8 eylul 1841 yılında do|musa binmek baya£ı hovarda mtiftur. Babası küçük bir otel M lık oluyor. Hele insan ın y*ni hibi idi ve hiç bir zaman oğluihdas olunan aktarmalı usunun sanat sahasmd» bu kadar le boyun *ğip giderken yolda yükselip meşhur olacağıru «klınbeyrakh, düdöklu, ısıklı Ma dan bile geçirmemisti. Oğlunu rasal Görlng'in gSSsflnü hakendi mejteğine alıştınp öldüktırlatan seyrüsefer kontrol ara ten sonra otelini ona bırakraak balarını gördükce pek fenasına •••••••••••»•••»•••••••••••»•••••••t•>»••••••••• ••••»»•••»4••»»»•••»»••• niyetinde olduğunu birkaç kcre gidiyor! Anlıyamıyor. ortada itiraf etmlşti. bir alav eden var amma: Kim; Dünyanın nüfusu bugün 2.5 tnilyardır. Artif temposu gözönünde tutultırsa kiminle!.. OtobOse binlyorsuKüçük Anton llk mektebde nuz soförle ahbablık eden kont iken, musikiyi çok sevdiğini ve sa 21 inci yüzyıla girerken 4 milyar olacağız. Diğer taraftan, yeryüzünde toprolım bas hizasmda duran iki nata karjı meyli oldugunu tçıkraklar giteade kısırlaşmakta ve azalmaktadır. lnsanlık şkndi, medeniyetin levha var. Birinde: «şoforle ça göstermekte idi. konusmak yasaktır!» digerinÇocuğun, bu istidadınm farkına mahvını önliyecek, kıtlık tehiikesini karşıhyacak çarsleri araştırmakla tnefgul.. de: «ayakta dnracak 26 otuvarmış olan musiki hocası, Dvo•<»4»4•»•»»••»• •••••»4»'»»4»•»•••••»»•»»•»»»•4•••»•••»••••••••4 ••»»•• racak yer!» yanİL Biletçl parak'ın babasuu tiyaret ederek oj ra '<rtivor kalabaltk ve sıkışık Tarihte okuyoruz: VakUle bir Ortada şu veya bu memleket Orman, davanın ilk çaresi. Yağ lunun büyük musiki Istidtdmdan hktan eliniz cebinize dahî giçok büyük medeniyetler varma|: için değil bütün dünya ve yir mur sulannı gei olup hızla akbahsettiği zaman, babası »öyle demivor! genc bu da anlaya ' Babil, Iran, Mısır medeniyetieri. mind yüzyıl mederiyeti için bü maktsn ancak fiğadar koruyabibir mükabelede bulunmujtu: madıSım bir nokta. Evet ortaSonradan bunlar ve bu mede yük bir tehlike var Hsm bu teh li.r Ağaç gövdelerine çarpan yağ«Hayır. bu bir isÜdat ve bir fev da bir alav eden var amma: ntyetleri kuran mllletler orta l'ke Syle, sanıld'ğı gibi, pek uzak mur sulan yavaf yavaş akariar, kalldeîik değüdir. bu her Bohîm Kim: ktminle'.. Bir resmî afız dan kaybobnu|lar. Niçin ve nasıl? da değil altındaki toprak bunlan em t k yah'da mevcut oluğu gibi bir mu «Bu sene zarfmda . . bin îiraDünyanın nüfusu bugün iki bu ftrsatını bulur. Aksi (akdirde suO milletlertn ve medeniyetlerln siki sevgisi ve Mr alâkadır» Bilık tesisat ve ... lirahk yeralharbler yüzünden mahvolduklan çuk milyar olarak hesab edillyor. lar sel o!ur, tarlslan silip süpürür. raz sonraben oğlumu kendi met tı: ver üstu d*fnsa<ı vapılrms Medeniyetin mahvını önleyeOn, on beş yıl önce okuduklanm VP silirip gittiklerini sananlar leğime ahftırac3ğun diye söyllve ... otomatik santral halk vardır. Halbuki hakikat bambaş n!n hatırhyorsamz buia itiraz cek, kıtlık tehiikesini karjılavayerek, musiki hocasını geri gönhizmetine girmistir. Artık eder: «Hayır, benin bi'd'ğim, iki cak iknci çare, susuz toprakları kadır! Bu milletler ve mHenidermişti. bundan bövle halkm muhabe mlyar iki yüz elli b'ndir» der sulamak, çölleri mer'a haline seyetler susuzluktan, kıtlıktan mab re sıkıntı=n hafiflemistir'. heFakat babasının bu tarzda kosiniz Hsklısınız: O raman o ka tirmektır. Zira, yağmur sulannı voimu^Iardtr. men oradan bu Vnberi eazeteve nuşmalan, Anton'a tesir etaıedl, o Bes bin yıi önce Diele ile Fırat dsrdı ama, bueün 2.5 milyan bııl ditgine vıırsak ve eldpki toprakmilU Bohem musikisine doğru vermek üzere telpfona sarıiıeskisi gibi kemanını çalmı) ve jar Bu devlrde, Anton Dvorak klâsrasındaki saha Elcezir? veva du Zıra vilda yiTii rnüyoıı ar ları olduğu gibi korusak bile, debüyük bir meyll göstermek'.etıyoruz. Bu gidisle. yirmi birirci fiil mi kı niifusumuz artıyor, bu vorsunuz: b^klemekteise çitkılarına devam etmiştir. Mesopotsmya (yan': "İk! nehir skleri ve meşhur musikişinaslann meve razı oltıvorsunuz!.. eyet Nihayet, babası oğlunun bu bu eserlermi çalıyor ve yaptıği • dır. Bu yüzden Dvorak Bohem arasi>1 dünyanın en münbit ve yüzyıla S'rerken eok değil, su Bünkü verim yarına yetmlyecek musiki mektebinin en temiı mü kin kiminle' . rada topu topu kırk b*s seie ka demektir. Yeni topıaklar lâz:m' yük musiki hevesini kökünden riydi O •îaglarda ysşayaVılar ^utüdler »ayesinde »«nat bilgislni messili sayılmaktadır. tş başladı! kesmek için onu bir kasabın ya ve musiki kabiliyetini ilerlettikralnrının hakikî cen"et o'arak b' dar bir «ey kaldı dört milysr oList ve Brahms ona Çok cesaEskiden mpkten'erde tek tit> Bilginlerin tehlikeyi bellrtmeıuna çırak olarak veriyor. lirlerdi Bsbil medenivçti bu cen ı.cafz. ten sonra parçalar bestelemeğe ret verrek, onun büyük basanlan kitao vardı. Simdi hpr dersin Bu kadar boâa*ın ne bnA'T vi leri üzerine, bir çok yerlerde çoinette kurulmustu O zamsr>1ar Hayatmdaki bu değisiklik de koyuluyor. için yol açmışlardır. bes on eesidü Hoca her bahsi lerin sulanmasma başlanmıştır BshHiilfr fazi» VsİpV'k d°âi'' Anton'u eski hevesinden ve muHırçuı ve thtiraslı olan şahsiye Dvorak'm meşhur olan «S!av avrı Idtantan pn'atıvor. Talebe «Bu diirva bu kadar sğırhğı çc BiJBiin Kuzey Afrikada, Orta^siki çalışmaiarmdan alıkoyamıti eserlerine de hususî bir karak danslani> adındaki bestesi, Brı lerdi. Irmaklann suları onlars nin ekserisi dar ve sabit eelirli kemez!» H'vorlar. ftıda, Hindiptan, Avustralya ve hol bol vetivor Bu suhrm akıp yor. Bu sıralarda, Anton Karruıitz hms'm »Macar dans!an> eserile ter vermektedir. aileden Gel de avnı mekiep si Yapılarntc «pv Kuzev Amerikada milyonlarla dö «iderken besledikler toprsk'.rda şehrinde ilk bestelediği polkayı 187S yılında besteledigi bir ko yanşabilir. ralannda «eko^omi haftası» Bsz! geri m°mlek"tlpr bi' va n.imlük kurak ve çorak yeıler. yetişen ekin ve iirün'.er onlinn . şehir bandosu şerefine takdim edi r n Dvorak ruhan marersperMt !di. ro parçası sayesinde Dvorak muirii Hhrîr v=zi*p<:i veren ve not yiveceklerini sağlıyordu. Fpkot. ns. dünyanın h(»men her v« i *e bır yartdan ağaclandırîarak, bir yor. ; k'ran ö.Şretmene evet orteda siki âleminde bir mevkİ kszanı riairna »«ii hrvecanlar arad;ğıngel zaman git zaman niifus art verimli topraklar isle^m^'tp^ r. yandan da Irmaklardan çek'<=n Bando bu yeni parçayi çaHıbir alav priers var smma kim ki yor hükumetin bir kursunu elde dan. bir yerde temelli kalmak "eri ka'an yerler dağ. tas ve çöl kollarla «ulanarak, verimli hle tı, Babilliler kalabihkiaştılar imkânmı bulpmamışü. Hayalinğı zaman musikişinaslar gülmeğe min'e dive sorma!.. etmeğe muvaffak oluyor. dür D.ğ'arı. taslan d'ze getîre konulmuş. şimdi buraîan ekilip Irmak kıyılannda yetisenler onbaşlıyor, çünkü Anton bu polkaBundan sonradır ki musikişi de çeşitü ufuklar, yeni ülkeler, Bu arada k'^^rıet Sîen'erlmi mesek de cSreri ova haline ge birilmege baslanmıştır. ların boğazmı karsılayamaz oldu yani çe! «ma sahalan Usavvur yı bestelerkerf trombonlar anah nas sanat bilgilerini tamamlamak zidP kavbetfik Pnliba! Bir ha Fakat, bu kadan kâfi drğil'ir. Memlekette büyük bir k'tlık bsş 'ırmek kabiHir. etmekte idi. tarını yanhş olarak yazdığuıdan kookoea Üniversite biiçin Praga konservatuaruıa yazıNüfus artışının yan'başırda bir Her yerde ve her memlekette b^r ladı. Ceanet bahçestne ölüm kaBu sebeple olacak ki 1892 yıortalık bir parça karışıyor. 600 b!n Hrava almak lıyor ve adamakıllı metoik çalıskanş boş topragın bile sulanarak tehlike diha var ki o da topraknad gerdl. ; lında Amerikanın daveti üzerine Bu hâdise de Attton'u mu^iki i aösterirken: malara başlıyor. lann gitçide kisırlasması ve azsl verimli hale fretirilmesi lâzımir Bu, akıp etden suyun varatt'Ş' NewYok'a giderek millî konser sevgisi ve bestelediği fikirlerden beri vanda asrtraean mantolu ! Bu ?ada, Afr lcadaka Büyük CöAnton Dvorak'uı «Kral ve Kö vatuar müdürlüğünü kabul etmasıdır. Irrraklar gihi vağmur'ıar facia di. O eiinden buaiine kalsn vezgecirmiyor. hanım 600 liraya navlon konlün de Akctenizden ve Atlas Okda basıboş bırakılırsa bizim için mürcü» adındaki ilk operası 1874 ders şudur: Denizlerin suyu keimiş ve bu vazife basında 1899 yıSene'er geçiyor, nihayet. babnsı yılında temsil ediyor. Bu eserin binezonu Ha sa*ırı alırken «avanusu.nHan açılaeak cetvel'f»ie. îfet olabilir: Seller tarla'r.n siler dine \eter. ırmak'arı b^şı b"ş b>lıra kadar bulunmuştur. man ne ucuz!» diyor.!... 1 razı oluyor ve birkaç kuruş para hocası Smetana'nın tesiri altınvakmlardaki ırrraklardan a t 'aüpürür, verimli toprpğını al'r rakıp denizleri besîemeye IÜZIITT NewYork'ta bulunduğu zaile 1857 yıhnda Praga şehrine gi da besteledği açıkça görülmekTötürür... Ve sel glcüer, kum ka cak ko'.larla suîanması tekÜf ve Hakikaten nelere alısmadık yoktur, onlan dizgine vurup topman «Yeni Dünya> admda mesdiyor ve organistler mekteblne tavsiye edilmektedir Bir çok bil ki' Allahtan insan fazla düsün T. tedir. Fakat bu tesir çok sürmürpkları Wze yiyecek vren muhur senfoniyi bestelemiştir. girivor. einlpre göre de. Büyük Çölün alBugün Amerika ve İneilterede mflvor: va bir düs'inse hele sa vor. Az zaman «onra bestekâr barek tonra*' be<le>rı°liyi2. Akraba ve arkadaslan ondan tında su vaHır. Kazılaeak kuyuMaddî vaziyeti bozuk oldugUTi toprak kivbı» rr.'i'^ m bir dava de ieecek temiz sise suyunun her «irlü tesirden kurtulmus, mektub bekledikleri ve maiumat Teni bir tehTike 'arla oradan su cV»rılr,ias, ^a dan üç sene zarfında, kahvelerde kendi hıısusf tafrmı bularak, ve sordukian zaman, Dvorak onlara lalindedir, Her sene mıUrın Okkilosuntın 60 k"r'!'5a peldiğini! Herive bakan bilginler vakti1'' n'^k'in görülmektedir. 'anuslara ta'i^'^ı toprp'Oar akıl seyyar bir orkestrada viola çals Va"abi ,o» kâfi gelirdi!.. ni eserler yaratmağa baslamıs mektub yerine senfoniler göndeBabii, Iran ve Msnr medeniyet Hu1S«». iş hüvüktür. fakıt kailam'yacak kadir büyüklür Derak günlük ekmeğini kazanmafc tır. t?tedikleri kadar Bakırköye riyordu. Bu senfoni pa'\a'annda lerini kumtan fp'âketin bizim içl' r f'rnlmamanı !â?"ndır. Ak^i takmek o'uvor l i, bir \v>nc<<!n hh inmecbarivptmde kalıyor. Trolevbiis isletmevi düsünsünDvorak'ıtı besteleri yavas ya ilk önceleri Amerika'nın ilham de meveud olduğunu pötüyorb' ler: Vallahi kosarak daha cavas, hufusî bir Uslup bularak ta ve tesiri göriilmekte ise de, lonNihayet 1862 yılında, Praga'da ve mMletleri idare edenleri, «kl' sanlar, dah» cok yiveceğ» ih»ivac riirde vrminci yüzyıl medenivetinin r!e yakmda tarihe kansma duyark°n bir vandsn da plj^ki ki millî opera orkestrasına girme mamile kendi sahsiyetini beHrt radan gelen parcalarda. Rohemh^şında iş adamlannı işbaşına çatehlıkesi vardır. verimli topraklan kaybedıyoruz. meğe çalıgırken, aynj zamanda ya hasreti hissedilmektedir. Haluk ğe muvafiak oluyor. ğırıyorlar. T Erkekler sürme ve kozmatik kullanacak ı Nelere alıştık? Üstadları Çöller sulaıtmazs medeniyet tehükede!
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog