Bugünden 1930'a 5,438,865 adet makale



Katalog


«
»

Seyahatname* £AN SE RVATUA R W Ö * 'T: .; TALEBELBR Röportajt ytpan: Aslan Tııfan Yazman öhretini İstanbuldan igit . tiğim devrimizin en kudretli kadın piyanistlerinden Madmazel Bidal ile tanısmak istedün. Maksadun, hem onun yanında virtüoz olarak yetişmekte olan Türk kızı Fezal Üstar hakkındaki lhtiaaslannı sormak, hem de bu maruf müzisyeni yakından görmektL Viyana, Paria, Roma ve Berlin ilt beraber Orta Avrupaıun en namlı konservatuarmı da bu vesile ile gezmıj olacaktım. Filhakika Lozan Konservatuan garb müzik âleminde hususî bir mevkie sahib bulunmaktadır. Dün yanın en maruf piyanistlerinden Cortot'yu da kadrosuna almış bulunan bu müzik yuvası bilhassa yetiştirdiğl elemanlarla övünse yeridir. Bu beynelmilel söhreti dolayısiledir kl buraya Almanyadan, Fransadan hattâ Amerikadan talebe gplmektedir. tar'ın kızı Fe2alin öncüluğü ı!e ders saionuna gırdım. Mustakbel virtüozlardan bırinin dersi bılmış, kalkıyordu. Sarthği ile tanınaa bu guzcl bvıçrelı piyano üstadı, mütebessim bir eda ile bana yer gosterdi, Butun dünyada johret yapmış olan bu hoj edalı pıyanistın dersinl takıb etmek ıstıyordum. Bu arzumu açıkladım. Reddetmediğini tath bir reveransla ifade etti. Şımdi Fezal Üstar ders alaeaktı. Evvolâ Fezal çalmağa başladı. Gelecek sene İstanbulda diııleyebileceğimiz bu genc Türk virtüoz namzedi, tuşlara gayet hâkimdi. Eserden esere atlıyordu. Madmazel Bıdal zaman zaman müdahale edıyor. sağ elinm parmaklaııie bir pasajın tashıhinı yapıyordu Bazan kendini tutamayıp çalışını uzatıyordu. O n« hankulâde ça Lausanne konservatuar.nda Prof. Bidal, Türk vıriaoz lıştı!. Benim zaviyemden bu bır Fezal Uztarla derste.. ders değ:l, mukemmel bir müz>k talib oluncq Vtttmazeı Bıdal, sol nıyorum » Nitekım ziyaretine karar ver ziyafeti idi Zaman oluyordu ki elıle hafıfçe saçlarını duzelttı. PıDevrimizin bu saîâhiyetl' piyano Türk kızı, sahıfelsr dolusu notayı miş olduğum Madmazel Döniz Biyanosuna rakıb çıkmasın dıye üstadına soracağım en muhim suçaldığı halde, hocası hiç bir hata dal'in virtüoz olarak yetiştırmekevlenmemış olan bu piyano •iâ ali tasarlamış ve bunu konuşmıbulamıyor, başile tesdik ediyor, hısı, resım çektirmek mevzuunda te olduğu dört talebesi arasında mızın sonuı.a bırakmıştım Dsdm arasıra: her kadından farksız oİEmadı. ki: bir de Amerikalı vardır. Kendi Bravo tamam gibi kelime Maamafıh tuvaletıni tanzım eder»jle mülâkata gitmeden evvel bü Devrimizin kompozitor dâhiken hıç bir mubalâğiya kaçmadı, leri kımlerdir? lerle takdirVrmi bildiriyordu. Fayuk pıyamstin hayatı hakkında hattâ bu hareketı istıyerek değil, kat bazan Fezal Üstar'ın serbest bir haylı şeyler öğrenmiştim. Bir an duşündü ve: iht yar;nda olmadan yaptı ., vuruşlan yanında, arasıra Bidal'in Size anc'k iki isim ver°bileMadmazel Bıdal, muasır dünya İdıl Biret'i gorüp gormedığıni ce§im. dedi Biri yeni ölmaş tenkidkâr parmaklan tuşları çmpiyano üstadlarından Cortot ile sordum Onu Pariste gordüğunu olan Alman «Sch>nberg», diîerı latıyordu. Tenkid ve tashih için aynı şehirde dünyaya gelmişti. bu küçük Türk kızını fevkalâde halcn sa§ olan ve Amerikada ver bile olsa, bu harekette bir müzik Cortot da, Bidal da Fransanın beğendığıni çok kuvvvetli buldu lesms bulunan bir Rustur: eStrazevki vardı. Böyle bir dersi. bir Kyon kasabasında doğmuşlardı. ğunu soyledi. winskv»... saat kadar takib etmenin sonsuz Bıdal ilk müzik tahsiline Cenevre Halen Madmazel Bidal'in Kon Devrimize kendı karakteril hazzı Içinde idim.. Konservatuarında başlamıştı. O servatuarda vırtüozıte tahsili ya veren baçka müzısyenler yok muBöyle büyük bir konserl, davezaman sekiz yaşında bir çocuktu. pan 4 talebesi varmış. Bunların dur? dive sordum. Mptmizel Bıtiyesiz, duhuliyesiz, antraksız, alBu kıza da bizim İdil Biret gibi millıyetleri, Türk, Amerikan, Al dal saçlir'nı arkaya doğru hafifçe kışsız, hulâsa külfetsiz dinlemiş«Dâhi çocuk» nazarile bakılıyorman ve İtalyan .. Turk talebesi attı, sağ eliîe piyanonun tu c l' tim. du. Bu büyük kabiliyst nihayet Fezal Üstar içın Madmazel Bıdal dokunurken, ağzından şu cümle bir gün üstad Cortot'nun dikkaTalebe, hoca sanki beni salonda aynen şunlan söyledi: döküldü: tini çekti. Madmazel Bidal Pariste unutmuşîardı. İkisi de yorulup «Matmazel Üst»r. cok güzel Şüpheslz ki daha bir çok başlannı piyanodan kaldırdıklan bir karyer yapıyor. Kendisine gemeşhur Ecole Ncrmale de Mugencler var ama, bunlar hakkınzaman beni yenl görmüş gibi gü rek ben ve gerekse clıper hocalan da henüz bir şey scylenemez... sique Müessesesinde Cortot'nun lümsediler. çok büyük ümidler bağ'amış. butalebesi olmak mazhariyetine uLozan Konservatuannın kapıOnlar çalarken, ben haber ver lunuyoruz. Böyle ciddî çalışırsa, sından çıkarken etrafıma bakmalaşmıştı.. Burada süratle ilerlibir mevsim sonra İstanbula genc dan ilerliyorum, yagmur Midi someden bir kaç resim çekmiştim. yordu. Hocalan arasında bizim bir virtüoz yollayabileceğimizi sa kağının ksldınmlarını ıslatıyor, Şimdi fotograf çekmeğe resmen simdi tdil Biret'i yetiştirmekte ben dalgın dalgın ilerliyorum, ruolan Lazare Levy ile meşhur üshum demin dinlediğim müziğin tadlardan Nadia Boulanger'den tesirile mest; kafam, tarıhin dedors almıştı Konservatuan kolay rinliklerinde büyük bestekârlann lı'îla bitiren Madmazel Bidal, sürhayallerinl resmediyor; düşünüyoatle viıtüoz olmuştu. İsviçreye rum: (do, re, mi, fa, sol, lâ, si) donünce Lozan Konservatuan nihavet yeıîi notava dayanan bir derhal kendisinl angaje etmişti. müzik âleminde bir asırda yalnız On yıldanberi bu müessesede hoiki dâhü. Bu ne ^etin mevzu, bu ca olarak çahşıyordu. Bugün Orta ne <i«rin ihteSa»,» bu ne nankör Avrupanın en meşhur kadm someslek!.. Bir asırda on binlerce listleri arasında en başta geliyorInsan, müziğin şahikasına çıksın du. Kendisi ftalyadan, Holandada bunlardan yalnız iki tanesl yadan, Belçikadan ve Fransadan sık çadığı devre damgasını vurabilrk davetler almakta ve orada sin!... knnser'er vermektedir. Bu memBu kadar zor bir mesleğe evleketlerde pek çok hayranları velâ çocukluğunu, sonra genclivardır. Fransız İsviçresinin meşğini ve nihayet hayatını harcıhur «Romand orkertfıtı» na tn«ı yarak şöhret yapamamış müzik havariyunlarım düşündüm. Bunsubdur. Cortot bu kudretl! tâlelarm bu kadar fedakfirhğa rıza beslnl yetiştirdlkten sonra onu göstermelerinin sebebini aramak bırakmadı Ve kendl tedrl» kadroistedim. Milyonlarca insanın müsuni aldı. Halen Cortot'nun Loziğe ve müzisyene karşı gösterzsnda taman raman v«rdlğl mfldiklerl sevgiyi buna tek sebeb zik kurslarında Madmatei Bidal olarak buldum. O halde müzikle de teknik kurslan idare etmekt»uğraşmağa fırsat bulamamış odir. lanlara düşen en büyük vazifeyl Bu büyük piyanlstl» tanıtmsk tesbit ettim: Müziği biraz daha, üzet» <Rue de Midlı dsn afagı Itvlçrenin piyano üstadlatmdan Prof. Bidal, arkadaşımızla biraz daha sevmek!... doğru inmeğe bafladım. Lozan Konservatuannın pencerelerlnden pivano nağmeleri sınyordu. Ço* cukluğumun ilk yıllanndanberl p ; yanonun tuılarından dökületı i'âhf setlcre karjı bir «a'fım vardır. Konıervatuarın büyUk kaptn önüne g«ldi|lm lamsn, Câddeyi taşan bu melodller» kartı «saretlmin devam ettl|lnl bir daha «nladım. Fezal üıtaf'dan fctnl Madma. zel Bıdal ilt tflfıııtırmsfihi rlca etmiştim. lıtanbullu maruf tsciflerden ve iktuadt sahada vasd'ğı yazılarile tanınmı# olan Falk ü ı * Oi.AĞAM'İTt» A{AK4VW P/9V£T 'ıR'ıNîli OLÇUÛV İİIE EVİNÎ UiÛLÜYt.£ O $iZ'ı ĞÖRM£Ö£ CE AZll OKV' na HAMETLİ \ AlÂKAtl PENİZYOLLtRt Ö<?ffe6itM£K «MÎ Yı'tMİ Wt TPtSHiHÎ İiC T Yaaan: PETER CHEYNETC Harbden bir kaç sene aonra, Paris'teki büromu ziyaret etmek fırsatı elime geçmişti. O sıralarda vazifemin büyük bir kısmı Fransa'daydı. Tam isimi bıtirip, tngiltere'y» dönmeye hazırlanırken, eski bir dostum ve aynı zamanda müşterim olan Jules Varnier, zıyaretime geldi. Varnier, çok müşkül bir durumda olan ve benimle görüjmek isteyen Gustave Jaiquinot adb bir arkada*mı gbrmemi rica ediyordu. Böylece Paris'te kaldım. tki gün lonra da Jacquin6t göründü. Elli beş yaşlarmda, güzel gi yinmiş, yakışıkh bir adamdı. Ba na çok garıb bır hıkâye anlatu. Size kısaca nakledeyim: Onbeş sene evvel Jacquin6t bir İtalyan şirketınde bas vezne darmış. Şirketin merkeki Roma daymış, fakat ona göre, şirketin çalışma sistemleri pek demodeymiş, Bu sebebden, yapılan «üiistimalleri ortaya çıkarmak lor oluyormuş. Nihayet tek basına uğraşıb hırsızları bulmaya muvaffak olmuş. Bunlardan biri Philipe Varonille adlı bir memur değ«ri d«. onun suç ortağı, Ato la islmll bir kâübmiş. Yapılan incelemeler neticesin de bu iki adamın uzun müddet ttn bsrl sadece şirketi dolandırmadıkları, aynı zamanda bir takım yolsuz işler yaptıklan mey dana çîkmış. Varouille onbir yıl, Atola da altı yıl habse mahkum olmuş. Muhakemeden iki yıl sonra, dikkatli ve tutumlu bir adam o lan Jacquinât, şirketten istifaedib, kendi kendine ticarete baş lamış ve muvaffak olmuş. Yazıhanemin öbür tarafında oturan bu adama bakarken, onun her türlü şartlar altında muvaffak olabilen tiblerden biri olduğunu anlamıştım. Bunu kendisi ne söylsdiğira vakit, başmı »alladı v« kederli kederli gülümsedi: « Blr ata aOzfl vardır,» de di. «Fazilet kendl mükafsunı getirir derler. Artık bu sözü doğ ru bulnnıyonımi çünkü on beş •en» «rvel bu hırsızlığı meydana jıkardığım İçin şimdi hayn tım tehlikede. Kısa blr sonra öleceğime inanıyorum.» Gülümsedim. «Tehdid edilen adamlar, da ha fazla yaşarlar, bıliyorsunuz», dedim. «Kimden veyahud neden korktuğunuzu bana löyler misiniz?» ı Varouille'den korkuyorum,» diye cevab verdi. «Hapis hanede çok fena hareket ettiğı içın, mahkumıyetine ensekiz ay daha ılâve edildi. İki buçuk se ne evvel hapisden çıktı. Doğrurunu isterseniz üç ay evvelıne kadar onu tamamen unutmuştum. oer vermMİdlr.» Bir sigara yakıp dflffinmey* başladım. Karşımda oturan bu adama derin bir »empati duymuştum, Çevinn: CEVZA AVUN « Hayır, Ka.flyen, Lftkln ya Varouille adamlannın jörür se, o da beni öldürmey» kalkıaır sa?» » Güldüm. « Nlyt Snc* bentmkfltr «tm « Polise nly* nrllraeaat tt medinlz?» diye sordtt. «Bu işi vurmans, anlamıyorum,» dedim. «Onlara bu salâihyet verü»cek. benden daha iyi halledemezler Şimdi bu işi akıllıca mütalâa «d« diye mi düşündünüz?» lim. Bu sabah Varouill* aiz« ne t Hayır,» manâsında başı söyledi?» nı salladı. «Bu hususu Varnier «Saat onda otelim» tol«İle müzakere ettik. Polise gitfon tttl. Sadec» funlan soyl«di: menin fayda vermiyeceglne kânl Alo, tfünaydın, JacquinAt. O«olduk. Hayret ediyorsumız, ama rüyorsun ki, hâla buradayım, benim meslek! vaziyetiml unudostum, Galiba kâfi derecede bu tuyorsunuz. Bütün hayatım, şir İş uzadı. Onbes gün içinde seni ketimln acentalan arasında sevuracağım. «Sonra teltfonus yahat etmekle geysr. Ben bir «Bir gün Provenee'deki bükapandığmı lâittim. Blr şey aöy hafta buradayım, ertesi hafta romda otururken, birisinin telemeye vakit bırakmamıştı.» Barselon'da. Belki cradan Opor lefonda benimle koruşmak iste « Evet,» dedim. «Heril ba to'ya sonra da Roma'ya gidediğini haber verHı'er. Telefonu na azimkâr görünüyor. Ne blrin. Ee, po'.isin yardınunı nssıl açtım. Varouiüe idi. çim bir adamdır, bu? Kolay taisteyebilirim? «Gülümsedi.» Av «Kendisinin hrpiste kal^ığı nınabilir mi?» rupıda bulunan polislerin yanseneler zarfında benim zengin «Onu nerede olsa tanıyabi sından, beni himaye etmeîerml leşmia olacağmı ümid ettiğmi lirsiniz. Çok değişık blr tlptlr. istem"*! lâzım, «dive ilâve etti» söyledi, sonra istediği zaman, is Kırmızı saçlan, kırmızı kaşları Daimî surette Paris'te kalsaytediği yerde beni öldüreceğinı ve ufak bir kırrmzı sakalı vardır. dım, mesele çok kolaylasırdı. haber verdi. Beni daha fazla si Kendisini dört gün evvel g&rBir şık d^ha var. Varouille ben nlrlendirmek için kat'î bir tarih düm. Grand Bouîevard Montden öc almak için benl ölcıürbildirmiyeceğini ilâve etti. Ben marte'den aşağı, elleri cebinde, mekle tehdid edebilir. Çünkü, ağzımı açmıya vakit bırakmagülümseyerek ve etrafı gözleoolise baş vuracağım, belki güdan da telefonu kapadı. yerek yürüyordu. Kısa boylulünç olacaŞım, veyahut sevahat «Tabiî müthiş rahatsız oîdum. dur Kalın mercekli oözlük talerimf'en vfircececeŞim. O zaLâkin hiç bir şey olmadı. Bir kar. Omuzlan da çok düşüktür.» man da on üç senedir gayet iyi müddet sonra fikrini değiştirmiş Güldüm. H=>re ettiğim işimi ihmal edeolduğunu zannettim. Bunun bir ceğim.i» «Öyleyse onu tanımakta şaka olduğuna inanmak istiyor pek güclük çekmiyeceğiz,» dedum. « Anfıyorum,» dedlm, fadim, «Şimdi beni dinleyin, Mös tFakat biraz sonra bir iş için kat ben, Varouille'rin dddi olyö Jacquinât. Sizden tam bir ifa Madrid'e gittim. Bir akşam ora duğuiu düşünmenizi tercih e<Ie de allp. Surete'deki mesuliyeti da bana tekrar telefon etti ve rim. Nihayet, vurulduktan sonarkadaşlanmdan birine gayri hâlâ benim peşimde olduğunu ra pisman olmak bir fayda verresml bir şekildt gidip, vaziyeti hatırlatü. Bundan sonra yine İş mez, M5sy5 Jacquin6t.» anlatacağım. İyi silâh kullanan için Avrupa'nın beş »ehrlnde Omuzlarını afüctl. en iyi İki memurumu peşlnlze dolaştım. Her şehirde bana te « Ben mutabıkım,» dedl. takacagım. Bunlar sizi rahattız tefon «dip, bu aözleri tekrarsZaten bunun içln size geldim. etmiyecekler, sadece otellaizin ladı. Varnier, müracaat edilecek yedışında, veya sizin yakmlannız gâne insantn siz olduğunu söyda bulunacaklar. Hiç ohnana «Artık sinirlerim fena hald« emniyette clursunuz.» ledi. Ne yapmamı tavsiye ederbreulmaya başlamıştı. Üç hafta siniz?» evvel Paris'e döndüğüm vakit «Kendimi şimdiden daha bu meseleyi dostum Jules Var «Çok basit,» dedim. «Ya iyi hissediyorum.» nier ile konuştum. O da bana, pabileceğim bir şey yok. Fakat « Pekala, haydi çalısmaya bu işi halledebilirim. En İyi iki f;aşlayahm.» sizl görmemi tavsiye etti. îşte adamıma, gece gündüz sizi göburaya onun için geldim.» Ondan tam bir ifade abp bunu zetlemelerinl söylerim. Keskin Biçimsiz bir gülümjenveyle Valatz ve Olly Stevens'» g8ngözlü bir memuru da Varouille ı'öztine devam etti: derdim. Valatz, blr Fransn, 9te nin peşine takanm. Bu slzin için « Çok erken gelemedlftivens lse Avustralyalıydı Her 4 i tnasraflı bir uıul olarak ama, red mln sebebi de, Varouüle'nin sl d* emnlyetll ve iyi «flâh W detmenlz İçin blr aebeb göre lanan adamlardı. bu sabah telefon edib, beni onbeş gün içinde öldüreceginl ha miyorum.» Geceyarısı görüSen alâimisema Merhum 8alr Orhan Veli bojuna dememlj «Deli eder insanı »u dtinya» diye. Atağıda ki fıkralar onu bir de£a daha hak verdirtiyor. Şlmdiye kadar memleketimiide Hörülmemljgörülmü» iıe de duyulmamı» bir tabli hfidige ingilterenin Tenterdarn aehrlfide vuku bulmuıtur. U•un rnüddet ya«an yaBmur din dikten aonra mPhtao çıkmi|, hava açmı^tır. Sehrin »akinle* ri pencere veya yÜrüdükleTİ kaldırımlardan başlannı gökyüzün« kaldırdıklan vakit alâimi sema görmüşlerdlr. Göndüzdeki gibi. ebe ku»ağının bütün renkleri gece dl geffafhğı İle seçilebilmiştir. *** ğina a» ihtimal veriyorum. ı demljtir. Bilir mlılnlı kl IM Ankara yünü o kadar incedlf ki ancak eUİ Ul bir mlUmstre kalınlığını bulur. *** 3920 muhtelif biçimdt dÜ|Üm yapılabilir. örkide saatine göre koku d ~ e ğ:ştirir. Sabahlan ayçiçeği, öğleyın karanfil, akşam üstü de leylâk gıbi kokar. *** Altın gayet ince bir tabaka ha1 nde yayılabilir. Öyle ki bir gram altmla 3240 metre uzunluğunda bir teli kaplamak kabildir Bu hesaba göre, dünyayı en geniş çpvresin'ien kuşatan bir teli (40,070 km.) on bir gram altınla kaolamak mümkündür. Her insan yirmi dört saat içlnde ağırlığınm kırkta birıne bedel ağırhkta yiyecek yer. Dünyanın en büyük otobüsü Dünyanın en büyük otobüfü, harbin en hararetli günlerinde (1943 te) Almanyada yapumıştır. cKara Zepllni» adı verilen bu otobüs, 25 met re boyunda idi Içinde 120 koltuk vardı ki, açılınea 60 yatak oluyordu Otrbüste on el yıkama yeri ve Ikl vardı. Moda merkezi Pariste. tŞık lıftın vurulacağı mehenk tası erkeklerde nedir? tsuali büyük münBiaralara sebebiyet Nakil vasitalarınm fazla savermektedir. yıda bulunnduğu her gehtrde Bu hususta terzilerln hüaltı harlük aynı derd derhal kümlerinl heyecanla bekleyen zuhur etmektedir: Trafik. Her bagın mensupları, ayakkabı millet. memleketin her köşeboyacilarından en doftru say »lnde siddetli cezalar ile «düdıklalH ıu cazip cevabı almıgzen» temin etmek icin çırpınlardır: «gıkhk. itina deroektir. maktadır. Çoraplafının dü$meâlne aldırfng'ilterenin başkenti Londmıyan bir insan sık değildirs rada yarınm şehir üstü hava Ayakkabıcilarln gözlerl ü*«ri trafığmı de tertiplemek içln ne bir gazeteci her 12 gahistan Avam Kamarasmda müzakere ancak birinln coranlarinın dü 1er cereyan etmistir. Bu arada, bina damlarının birer helikop gük olmadıgmı tesbit etmigtif. Nice sık görünen erkekler boter «Konagı» haline getirilyacı kütüğünün üzerine ayak mesine dair teklif dahi yapıllarını dayayıp pantolonlarını mıstır. «Tepkili ucak filolancekince corapları cmun nm sesleri kulaklanmızı yırthakkmda verilen hiikmü sıhAmetikanm gikago sehrintığı yetmiyormus gibi bir de ra indirmigtir. deki Atom calısmalan Enstibu zırıltıları tepemize kondu• *• tüsünde yapılan bir toplantıda racaklars sikâyetleri bilhassa fngilterede birblrlne en fazkonusan profesör Cezare Elmiyashlardan duvulmaktadıy. la benjseyen ikiKİerden birl ge liani 10 bir sene sonra düncen hafta leJncle evlefcmistir yamızm yeni bir «buz çağma» İngrilterenin Dorset adlı kÜKardegi Stanİey'in sagdıci gireceğini söylemiş ve sunlan cük bir kasabası vardır. Bura ilâve etmistir: c Belki o zada 6000 kişi yasamaktadır. Ka olan Mlchael Purcell. babası sabanm sakinleri, iki hafta ile papazın önünde duran geman Şikako. Newyork, Londiçinde 4 intihar vakası olmaUnln yanma damatla birlikte ra, Berlin ve Moskova 300 sından dolayı bunun bir tsal«elmlj ve papazın nikâhı kıymetrelik buz tabakaları altınçın» haline gelmesinden korkm«tını »fiylemiştir Papaz, birda bulunacaktır.» maktadırlar. Traiik hadiselebirine benıeyen ikizlerden daProfesöre cevap veren bir rin gelişmemesi için idare mamadın feverını üıerine durum gazeteci 30 milyon senede kamları eğlence mahallerinin anlasilmıa r« klllseyi kahkaOkyanus «ulannın hararetinha tufanı kaplâtmgtır. de sadece 14 derecelik bir so rüsümlarını indirmi?, ginlr has talarının derhal kliniklere Juma kaydedildiğini belirteNikâh meras4m( blttlkten müracaatlerini istemis ve mali rek, cben torunlarımin bir sonra yeni evlileri tebrik eden durumu cok kötü olanlara sos gün Empine State Bullding, Ey r>apa2 ısakm benlra glbl yal yardımda bulunacağııu fel Kulesi ve Westminster Kitırma» demijtİT. vrnad etmi«tir. lisesi üzerİDd» paten kaymc* l
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog