Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

CL'MHLTtlüET Barbara Laate Cannes sinema festivaline Maria Vlady gelen dört yıldız Martine Carol Etchika Chgureau 1954 Cannes Sinema Festivati Amerika ilk defa olarak bir yabanciya Oscar mükafatı verdi Yazan: Aydemir Balkan 18 Cannes, nisan Tnei Cannes beynelmilel sinema festivaii büyük Fesuval Sarayı salonunda Jüri heyetinin kararlarının okurunası ve Devlet Bakanı M. Moünier'nin veda nutku ile merasımle kapandı. Her şeyin bir sonu varnuş. Fakat asıl festival. bu galayı müteakıb Ambassadeurs gazinosunda en meşhur Fransız terzılerinin festival üyeleri, heyetler, basın ve artistier şerefine verdikleri muazzam bir ziyafetle sona erdi. *** Ambassadeurs'deki gecenin temi Fransız danteli idi. Bütün salonlar, tavanlardan yerlere, sütunlardan localara kadar her renkten genis dantellerle dalga dalga süslenmiı. Garsonlar ve uşaklar göfüslerinde, yenlerınde danteller sarkan 17 nci asır elbiseleri giymijler. Bütün salonlarda masalan 1200 den fazla davetli işgal ediyor. Evvelâ önde davul ve gifrelerl» tepsilerde taşınan dana kızartmalaruıuı geçidi alkışlanıyor.. Yemekten sonra sırayla festivalde derece alan milietlerin baş delegeleri, rejisörler ve artistler spiker tarafından •yağa kaldınlıyor.. Projektörler üstlerine çevriliyor,. Alkış alkış .. En fazla tezahürat şirin Avusturyah artist Maria Schell'e, Japon delegesi M. Takata'ya ve Fransız rejisörü Andre Cayatte'a yapılıyor. İspanyollar ve İngilizler biraz küskün ve mahzun göriinüyorlar. Meksikalılar da öyle galiba... Festivalde umduklan dereceleri alamadılar.. Fakat çeşidli markalarla ikram edılen Fransız sampanyası kederlerini «şimdilik» dağıtıyor. Bun» mukabil yüzierinden saadet ve neşe akanlar veya hiç olmazsa öyle görünenler ortalığa bir bayram havası veriyorlar... Kısaca su a#e pek renkli... *** Bakanın konuşmasından sonra, ortaya mikrofonların başına Olivia de Havilland geldi... Olivia pek şık. pek kibar ve pek hanımefendi.. Kadın erkek herkesin kıskançhk ve haset duymadan sevib takdir ettikleri bir yılda... Kimsecikleri beğenmiyen Fransız hanımlan bile Olivia de Havilland'a hayranlar... Yanımda bir kadm Olivia için: « A... c'est une graade darae!.» diyor. Bu, inanınız, bir Fransız kadınınm başka bir kadın için ister yabancı, ister Fransız olsun yapabileceği en büyük komplimandır... Olivia de Havilland biraz çetrefil, fakat gayet şirin Fransızcasüe ve sempatik ve kibar jestlerle güxel bir hitabede bulundu. Birleşik Amerika devletleri namına. ccinemascope» mucidi Fransız âümi profesör Henri Chretine'e Oscar mükâfatmı tevcih eden Olivia de Havilland profesörü yanına çağırarak yanaklanna iki «sesli» buse kondurdu ve som altından hsykeli yüzü zevk ve heyecandan kızaran ihtiyar âlime uzatarak: "Profesör Chretien, işte Oscar'ınız!» diyerek sözlerini bitirdi.. Bu cidden görülecek bir sahne İdi. Salon alkıştan inlerken AmeCl.''JHURIYET'in Macera Romanı: Cemal Reşid Rey bugün Parise gidiyor »r Cemal Reşid Rey Pariste yeni bir eserinin ilk çalınışında hazır bulunmak ve Fransız Radyosu Orkestrasını idare etmek üzere bugün yola çıkmaktadır. 6 mayıs perşembe gürü Pariste «Theatre des ChampsElyse» de Andre Cluytens idaresinde Orchestre National ve solift olarak meşhur viyolonselist Pierre Foumier tarafından. Cemal Reşid Reyin geçen yıl tamamladığı «Viyolonsel ve orkestra için Pieces concertantes» adlı eseri çaiınacaktır Bu beste 4 parçadan mürekkeb konçerto şeklindedir ve şimdiye kadar hiç bir yerde çalınmamış olup ilk defa Pariste çalınacaktır. 9 mayıs pazar, Paris radyosunda Cemal Reşid Rey, «Radıociffusion Orkestrası» nı idare edecek ve bu konserde Beethovenin GÜÇÜIHÜ Leonore Uvertürü», Schumann'ın tDördüncii Senfonisi» ve Radyo idaresınin arzusu üzerine Cemal Re şid Reyin ıÇağınlış» adlı senfonik poemi, tekrar ve Ravel'in «Le tombeau de Couperin» eseri çalınacaktır. Saat ve dalga uzunluğu hakkında bilgi gelince bildirilecektir. Plâstik ameliyatların vardığı tekâmül merhalesi Bundan daha bir kaç sene evvel plâstik ameliyatlar, sadece bazı süs düşkünü sosyete hanımlannm kaprislerine cevab verebilen birer fan ' tezi addediliyordu. Yüz buruşuklarını gidermek, göğüs ve bacak'arın biçimlerini düzeltmek, burunların şekillerini değiştirmek gibi bir takım faydalan vardı. Jüri Baskanı Cocteau, Avusturynlı yıldız Maria >Sch ll'i tebrik ediyor rikanm iîk defa bir yabanciya Os maktansa vaka'iarı işaret etmek da vai fişek yaylımı seyrettik ki car mükafatı verrnesi şerefine fo ha faydalı olur. Bir jüri başkanı Cannes muhakkak bu sırada tam toğrafçılar Olivia ve Profe«ör Chre olmak ise pek de rahat değildir. bir şehrâyin halini almıştı... tien'i yaylım ateşine tutmaktaydı Çünkü eğer başkan muayyen bir Bu gösteriden sonra sıra ası] terlar... film için ekseriyeti toplayamazsa • z i : e r * gelmişti. Büyük Fransa ter**• filmlerin muvaffakıyeti yerine if zihanelerinin bir gün evvel Paristen gelen mankenleri dantellerin Biraz sonra mikrofon bajına, lâsını hazırhyor demektir.» Bu dostluk ve felsefe dersinden en hârika roblarını takdim ettiler. dağınık saçlannı düzelterek jüri başkanı Jean Cocteau geldi.. Coc sonra Cacteau gayet ince bir şekil Sıra sıra geçen bu nefis vücudlu dilber mankenler, doğrusunu isterteau irticalen söylediği pek güzel de sözlerini şöyle bitirdi: seniz bütün Amerikan, İtalvan veya ve heyecanlı (1) nutukta candan «Bir defa daha gördürn ki bir tezahüratla karşılandı. Çok Akdeniz rüzgârında, bir arada ya Fransız yıldızlannın âdeta gözüdostane bir ton, lisanına, memleke şama şanslan şimdiye kadar pek müzden silip süpürdüler .. Dior'un, Fathın, Mary Rouffun tine ve kendi dehasına şeref veren olmamış olan tam otuz altı milleGirench'nin, Cazveni'n, Heim'ın,bir üslubda olan bu konusmasın tin bayrağını banştırarak dalga Schiaperelli'nin hârika mahkenda Jean Çosteau başlıca şunlan landırmayı mümkün kılabildik. yıldızlan bin bir işve ve oazibe i!e söyledi: «Festivale gelen ve başından so dönüp gelirlerken herkesin tapt'ğı «Film festivaii neticeleri nuna kadar takib eden herkese şu sinema yıldızlarının göz'ıerjıin cie «mecburî» olarak âdıiâne değildir. tek hâürayı unutmamalarını rıca gipta ve kıskançhkla dold'jğarm Çünkü çok adette film vardır. ederim: Bu yirmi günlük devrede görerek geniş bir nefes aldım. Bunlarm içinde iyileri çoktur. Fa ancak bir tek savaş yaptık o da çi S O N kat mükâfatlar mahduddur.. çek savası idi!.» Derece alan ve alamıyanlara Çılgınca tezahürat ve neş'eyle (1) Buradaki heyecanıı kelimesiCocteau Cannes festivalinin bir karşılanan Cocteau'nun nutkunni bizde ekseriya muhtelif münayargı değil de bir karşılaşma ol dan sonra salon karanlığa gömüldü seberlerle nutuklara eklenen sıduğunu belirttikten sonra: ve Ambassadeurs gazinosunu geniş fatlar meyanında ve mânasında al«Her biri birer üstad olan bu vitrinleri önünden geceye ve denize mamanız doğru olur. talebeler için mükâfatlar dağıtan karşı belki yarım saat devam eden | (2) Cocteau burada sessiz film bir jüri olmak güçtür, dedi... rengârenk bir şenlik: ateşi. bir ha | şaheserlerine telmih yapmaktadır. tFestival her şeyden evvel bir beşeri temas, diplomatlann ve Motörlü vasıtalar için yeni akidelerin aşılmaz duvarlanna karBir boya ve temizleme şılık bir bitaraf bölge, bir «no bir akaryakıt atölyesi yandı man's land», festival sarayı ise bir Sokoni Vakum petrol çirketl dun Dün öğle üzeri Strkeci Erdcğan sokak Kervansarayda bir kokteyl vermistir. 4 numarada Serko Kazancıyana aid dünya dilleri mektebidir. Bu top.antıdfe otomobiici ve gazeteci«Derece alamıyanlara hatırlatı lere şirketin bugunden itita.ren piya leke atölyesinde bir yargın çıkmı;, iki kat!ı bina yandıkıan son. a sondurülrım ki, beş sene evvel yaptığım s»ya arzedılen yeni maınulleri hakkında müştur. izahat veri'.n.iştir. »Dilber ve hayvan» filmi Cannes Bu arada, yangını sör.dürnıeğe çalıfestivalinde hiç bir mükâfata lâ A.Şırke'.in idare kurulu başkanı Mr. E. çanlardan Misak vücudünün muhtelif Dıngee, «çlfte kuvvetii yeni ıtıobilyık görülmemesine rağmen film jaz» m yuksek oktaniı. randımanlı ol yerlerinden yaralanmiîtır. muazzam bir muvaffakıyet ile bü <*uğunu ızah etmiş ve demiştir ki Bina sîgortasızdır. Vangınm pebebi « Bu tnamul sayesinde m.üsiehlik araştırılmaktadır. tün dünyayı dolaştı... idame majrnfları. memieket de riöviz «Bu bskımdan insan hükmünün btkımından tasarrııf etrr.ig oiacaktır.ı Kısknnçlık yüzünden kansını nezaketini hesaba katmalıdır... Unvbgküj cmfhyp mm t t ve1 baldızıııı yaraladı «Sinema ilmi gün geçtikçe tekâDün Fatihte kıskançiık yLziinden bir Fakirlere erzak tevzii mül etmektedir. Yedinci sanat ise yaralama olmuştjr. Haydarda BıçakçıTnpkepı Takirlere Yardım Yurdun Ceşme sokak 31 1 numarada oturan ve kendini artık kabul ettirmiştir.. dan: «Bundan böyle sinemanın perseyyar satıcıiık yapan Mustafa Tavus, Başkaııımız Erzurıım milletvekili Nadeye (tyeniden» (2) sosyal ve mo klye Elganun vefatının 40 mcı gunü kcmşulardan birıle seviştigindcn şuphelendiğS karısı Cemıle ' ile ba'.dıu ral meseleleri aksettirmesini isteUybarek Ramazan aymın aı.fesi ıti!» ır.uhitimlz fakirlerine Leylâyı muhtehf yerlerinden yaralamek haksız olmaz. Çünkü sinema :marteçi gur.ü erzak dagıtıia mıştır. bizatihi bir mesele olarak ele alınYaralılar ha.=tanede tedavi altına 25 1954 pfzar pünü de Topkamalıdır. Alıınedpaşa Camiinde Mevlid al:nmi5, Mustafa yakalanarak tahkiKata «Filmler hakkında tevhid yapbaşianmıştır. 3 Halbuki bugün plâstik ameliyatlar cerrahi kollarının en ilerle.niş şeklıdir. On beş sene önce akla hayale gelmiyen mucizeler bugün plâstik ameliyatlar sayesinde yaratılabiliyor. Plâstik ameliyatlarla meşgul olan cerrahların bir diğîr • başarılan da Amerikanın muhteüf i şehirlerinde gudde bankaları tesıs etmeleridir. Kan bankasından sonra gudde bankaiarı da insanlığa büyük faydalar sağlayacaktır herhalde... Gudde bankalarında kemik ler. deri, gözler, damarlar ve diğer bir çok organ, harareti sıfır derecede olan bir yerde saklanmaktadır. j Bu bankaların nasıl çaiıştıklarırun en güzel misali de geçenlerde Şikago hastaneleıınden bırinde vuku bulan bir hâdisedir. Bir kadın. kalbe yakın damarlarından birindeki Konsenatuar konserleri ârıza yüzünden hayatının hemcn . yarısından fazlasını sakat yaşayaprogramı rak geçirmişti. Üstelik doktorlar, Ögrendiğimize göre, önce 6 haziranda yapüacağını bildirdiğüniz bu hastayı ta.Ti manasüe iyUeştıre: Konsen.atuar Diploma Konseri 30 miyeceklerini de biliyorlardı. Nihayet son \:\T çare olarsk bir | mayısta yapılacaktır. Seçün dola72uO voltluk elektrik cereyanı ile yüzü ve bütün vücudü yanaa yısile yann Taksim gazüıosundaki başka vücudden damar alıp kadıbu adam yirmi defa ameliyat eerirmiştir. Tamamen iyileşmesi Muhiddin Sadak idaresindeki Şe nınkinin yerin"; koymayı *asarlaiçin daha birkaç defa ameliyat olacaktır hir Korosu konseri yapılmıyacaktır. dılar. Tabii derhal gudd» bankasına Bundan sonraki Konsen.atuar müracaat etmişlerdi. Son derece nu için kalçalarından et alacaklar, yatlara çok ehemmiyrt vermekts, pazar konserleri programında bir tehlikeli bir ameliyatla eski dama dı. Ağzı için ve bumunun üzeri her gün bu mevzuda incelemeler değişikhk olmaması maksadile ve rın yerine yenisini yerleştirdıkieri ne kapamak için de koıun iç tara yapılmaktadır. Son günlerin te';l:ilc Ünıversite gencliğüıin arzusu üze zaman ise müsbet bir neticenin do fından bir mikUr deri kesmeleri | mevzularından biri de erkekleıda rine Muhiddin Sadak idaresinde ğacağından hiç ümidleri yoktu. Fa gerekiyordu. Fakat en mühimrai saç dökülmesinın önüne geçmektir. Şehir Korosu konseri I. U. Talebe kat bütün tahniinlerin aksine ka j a g l z d l şimdiye kadar yeniden du Ayrıca çene kemiğine yerlîştirilan Birlişinin polifonik konserler seri dın, tam manasüe i\ileşti, ve hayatı I , , , , , ... . plâstik dişlerin de yapılmas':ıa sinde, 18 mayıs günü saat 18 de , , , ' ı dak yapmamışlardı. Çocuk, on dort çahşıhyor. Eğer bundan muvafi'akiyet temin edılirse o zanıan takma Fen Fakültesi konferans salonunda normal şeklıne avdet ettt. .. . T . . ,. s verilecektir. | yaşma gelınceye kadar yırmı dort d.ş derdi de ortsdsn kalkad":. Gcrüldüğü gibi tababetin bir çoBurun düzeltmek, artık bademcik j e f a ameliyat oldu. İkinci Türk film festivaii bir eğlence telâkki ve basit aldumak gibi kolay ediyorlar.bir iş çocuğun a liyiieşmesin içinb i rAvmpanın cuğu olan plâst'k ameliyatlar tıbbt ^ j s v ,,, B u s l r a r d a 2 e pazartesi başlıyor haline geldi. Doktor'ar kısa mazisi :( A r t h u r Ü n m s c e r a s ı n l c ğ r c n c i i . v e ı gölgede bırakacak derecede üerlePlâstik ameliyatların bunu ^rtık plâstik cerrahlannı ça ' miştir. ve cîaha da iierleyecek. • Film Dostlan Derne nin en mühim hâdisesi de hiç yüzğınin tertibledı^i İkm suz olarak dogan Isveçlı Arthur | ğırttı. Böylece on yedi ameliyat dah a yapıIml,> v e n i h s y e t A r t h u v ' e ci Türk Film Festi Svenson un amaliyatıdır. Bu adaınYfı?"i altmda kıiıç bııhınuıı tabiatin balvjetmeye unuttuğu uvaii Vali F. K. Göka cağızın gözleri noımaldi, fakat buijjrencinin duruşmasına kazandırılmıştı. yın himayesinde 3 runun bulunması lâzım gelen yerbaşlandı Plâstik ameliyaüar, harbde yüzn. o (jaiartesi sabahı saat 10 da de iki çirkin delikten başka bir §ey Cağaioğlu kız t.':ebe yıudunda yatağl ierinden yaralansn askerler \ç n de başhyacak ve 8 mayısa kadar süre yoktu. a! .nda kılıç ve tabanca bulunan Sason derecs faydalı oluyor. Bir }a fc.hat EcVs.nirin durusmasına diin 4. cektir. Türk filmciliğinin gelişmeAğız namına ise ufak bir belirtiye süıde öncmil bir rol oynıyan ve bile tesaduf etmok imkânsızdı. O;:U geçen yıl ilgi toplayan bu festival ar.nesinin karnın'ian alan doktor, tik ameliyatlar eskisinden daha da tır. Sar.ık için müddetince 16 kişilik bir sanat jü çocuğun yemek yivip bağırabilme güzal bir haia sokabiliycr. Yüzlsr Emr.iyet avukat.. S.baharln ha kılıçruhMüüürlüKJne Di'ıracaatie . . . rişi tEraiından, 48 Türk filmi. ara sini spğlamak için b:çakîa çizgi şek [ f e k i > ' a " i gıaeriım:» çok batr.^me taîübinde bulun^'uğunu id'i.a sır.dan elemeye kalan 8 filrmn deıe liride bir delik arrmştı. Çocuğun akolaydır. Ameliyat clan kimss h'/j etmiçtlr. Mahkeme bu hus".«un tesbitl nnesile babası. tabiatin kendîlerıne ! c l duvmadıgı gıbı dort gun ıçınde .çm duruınnay. başka gane b.rakır.îiır. celenmesi yapılarak beşinciye ka anne •vnadısı bu kötü ovuna övlesıne d e » ' ^ ^ P k a ' K a r Türk Yunan maaıif h e y c t k r i dar en başanlı film, rejioör, senanBu çeşid ameliyatlarda en fazla ; çalıjnıaıaruıı bitirdiitr tist, attist, operatör, fon müzığı kızmışîardı ki Arthur'ü sokağa bış ğ memlekst Kusyadır. A ; Turkiye va Yur.arüstanın az nlık cbestecisi seçileccktir. Elemeye ka rakıp kaçtılar. Fskat İ y İsveç hüku | i l e r i lan 8 film şunlaıdır: Mahallenin mcti onlar kadar merhamctsız o! merika ve Kanada ond;,n scıııa %e kulltrmjaki tedrls kitabları ile ın .fiedat programîarının namusuğ altı ölü var, öldürcn şe madığını, çocuğun bEkımmı ve te liyor. .Bilhassa eıkekliğin kuvvet lıaftadanben şehıimizde tetkiki içm , , . , . . , ,. çalışan Türk hir, Bir şehrüı hikâyesi. Lsylâklpr davisini üzerine almakla gösterdi. lendırümesı ıçm yapılan amehyat ( V a r a n M a a r i f h e y e t l e r i b u h u s u i t u k l Plâstik ameliyatlar yapan dektor lar Rusyada almış yürümüştür.' Eibıtlannı hazıdamışiardır. altında, Salgın, Ölüm saati, Ekli ile K3>etlerin goruşnıelennde hakiki I lar iyi bir netice elde edecehlerin Aynı tip ameliyat kadmlara da tatBüc'ü ti; atrocu. I den emin değiHiler. Zira, şimdive bik edilebilıyor. fakat onlarınki er g^vc; iki dost devletın azınlıkiarır.ın Yeditcpe'niıı mc\sinı sonu le^r..i:ıde. •a.ih, bilgisl kadar bu derece güç bir durumla keklerinkinden biraz daha güçtür. gjbi vatandaş lisanı toğrafya, dil kitabile okutulan kitabiarı karşılaşmamışbrdı. Arthur'ün burModem tıb âlemi, plâstik «msîi larda, dostluğu ıencıde edecek lisanın Yeditepe Yaymları cieğıl, ilrni gojiiş ve diiin hâkim olbu k:ş sezonunu iki ması: bu okullardaki ögretmen kadrosunun kuvvetlendirüreefi. kitab mübatelif hikâye kitabiîe .delesi yapıln.ası gibi huauslar vardır. kapatacaktır. BunlarGoriişmeierde tanı bir mutabakate vadan birincisi Tarık rılmıstır. Buğra'nm «İki uyku a:'E3ir.da» ad'ı Zabıtlann karşılaştırıLrr.asından sonra heyetler, net:celeri hükumetlerins hikâyeler kitabıdır ve eseri Güzel bildirecekîerdir. Sanatlar Akademisi profescrlerinKiz Lisesinde ve Çapa Eğitim den Cemal Toliu resimlemiştir. Enstitüsünde müsamere İkinci eser, İlhan Tarusun «Kö'e Çocuk haftası münasebetile dan saat Hanı» adiı hikâyeler kitabıdır. Eu 14.30 da İitanbul Kız Llsesl öğrencilerl eseri de, halen Pariste bulunan ve okulun konferans salonunda. Çapa Eğisanat çevrelerinde büyük ilgi utim Enstitüiü öğrenclleri de saat 20.30 yandıran değerli ressamımız Avni da okul salonunda birer nrjgamere vermişlerdir. Arbeş resimlçmiştir. Olgunlaşma Enstilüsünde Beyoğlu Olgunlaşma Enstitüsünün »anat ga lerisınde, 1 mayıs cumartesi günü saat 16 da, öğretmenleri Mrs. Marion Lovejoy'a bir cemı.e olmak üzeıe, kumaş ve kâğıd üzerine sabit boyalarla yapılan desenleıden müteşekkil bir sergi açılacaktır. Takshn Eeyazıd troleybüs hattının havai tesisleri ihale edildi Atatürk köprüsünden geçmek suretil» Taksim Beyazıd arasında işliyecek •roleybüE hattının havai tesisleri dun 300.000 lfraya Aiman Simenj şirketina :haie edılmiş. mukavele Belediye Başkan Vekllliğince tasdik olunmuşrur. Taslsatın yapılmasına hemen baslanacaktır. A>Tica. bu hatta çahşacak 20 rroley^ bus arabasının yaptırılması eksütmey» çıkarılmıştır. Betty Donovan, karargâhın servisi şefi. Memnun oldum... Şerefyab oldum... sağhk Sclmi ANDAK Eu mahkum, plâstik ameli>t,tlarla yeni bir burna, yeni bir ağıza ve yeni dişlere kavuşmustur. Eski çebresi korkunç bir canavar çehresi idi çürük kokuyor. Derhal özür dilemenizi isterim. Hubert müdahaleden çekindi. Bu akşamı çok enteresan buluyordu. Yüzbaşı Winter, Bellovvs'a doğru bir adım atarken beriki hemen Madam Kaıin'e yaklaşarak: Rica ederim madam beni affediniz. Bir daha böyle münasebetsizlik etmem, dedi. Kadın biraz sert bir eda ile: Ben de bunu ürrud etmek isterim Bellovvs! cevabını verdi. Teğmen Bellows da bu hâdiseyi müteakıb derhal salondan Çtktı, sîitti. Ole Winter, Hubert'e baktı. Bebek yüzü gibi terütaze olan çehresi kızarmıştı. Kalm kaşlan küçük bumunun üstünde birleşiyor, çenesinin ortasında onu ikiye ayıran çukuru daha derinleşmiş görünüyordu. Cebinden piposunu ve tütün kesesini çıkardı ve: Doktor. işte size tahlil edilmeğe değer bir psikanaliz mevzuu. Hubert gülmeğe başladı. Ben de şimdi onu düşunüyordum, dedi. Asıl garibime giden şey bu kadar paUrdıcı bir çocuğun, bü» yük bir sükunet ve sükut icab ettiren bir işte kullanılmasıdır. Danimarkalı: Burada pek çok kimseler, asıl yerlerinde değildirler. Doktor! Ama dıyeceksmiz ki benim buna kanşmağa hakkım yoktur. Doğru; fakat ben de bu hususta fikrirni söyleyebilirim, zannederün.. Yalnız ju var ki vaziyet ıslah edilemiyeceJc kadar bozuktur. Birkaçı müstesna buraya gekniş olanların hepsi sz çok itiraf edilebilir hâdiseleri müteakıb, gelmişlerdir. Şüphesız bunlar gönüllüd'irler. Ve bunîarı bu gönüllülüğe sevkeden sebeb aşk kederüıden, elektrik sandalyesinden mümkün mertebe rızaklaşmak aızusudur. O halde şüphesız pasa hazretleri (kumandana telmih ediyor) elındeki mevcudu kullanmağa mecbur... Kapıya bakarken sözünü kesti: Hele hele!. Bakınız Mis Donovan! dedi. Hubert yeni geleni görmek için arkasma döndü. Kısa boylu ve tombalak oian Betty Donovan'a giydiği erkek üniforması pek yakışmamıştı. Siyah saçları arkaya toplanmış ve ensesine toplanıp bağlanarak bir topuz teşkil etmişti. Boyasız yüzü değirmi, koyu kumral gözleri oldukça ifadeli; ağzı küçük, dudaklan kaluıdı. Ağzırun kösesinde bir sigara tutuyordu. Hello Karin! Diye Danimarkalı yüzbaşının kansına hitab etti Kan koca bu söze: Bonsuar Betty! Diy« cevab verdiler. Yüzbaşı, Hubert'i takdim etti: Doktor Bill Botsford... Askeri P5ikanaliz uzmanı (nıhl tahlil matehasoaı) Tkule'ye b« Mfaafa faldL Türkçesi: B. F. İki subay salondan çıktılar. Ka j bat eder mi? pı arkalarındtn kapanır kspanmaz Ne olur ederse? salonda sürültüıü konuşmalar bas Ne mi olur? Albay Hilton şu ladı. Hubert birdenbire irtibat ia sndan itibaren yeri göğü allak bulbitı Ole Winter'i yanında görd\i !ak edip bu diişman casusunu buDriima.kalı zabit sank; himaye «t lur. Ondan sonra herifin Allah m?k istivnrmus «ibi kolunu karısr yardımcısı olur. Başına gelecekîeri nin omzuna sarmıştı. Allah düşmanıma gösternıesin Da E. artık sünhe kalmadı,. dedi nimarkalı subayın karısı Karin kave Hubert'e bakaıak devam etti: pıva bakarak: Doktör, bu hâdise sizin i«leıi A. Dedecker geldi. Diye hanizi çok güç'e^tirecek sanırım. ber verdi. Karısı taaccüble sordu: Yüzbaşı ile Hubert yeni geleni Nedcn şekerim? Dsnimarkalı yüzbaşı devam etti. ?örmek için aynı zamanda kapıya E. çünkü . artık şüphe kal döndüler. Tegmen Dedecker. Thuü madı. İçimizde bir düşmarı casusu üssünde mzam ve üızıbatı temina var. Burada ol»n biteni elindekj msmur «askerî polis» kuvvetinın verici radyo postasile dakikası dâ şefi idi. Kırk yaşlarmda sağlano kikasma şeflerine haber veriyor... bir adamdı. İrl kafası ve çekik gözlerile Orta Asyalı bir tipi olduğunHubert ajjır ağır cevab verdi: Doğru . Bunun inkâr edile dan «Çinlii diye lâkap takmışlardı. seviiir mez bir «Jpliüni simrli BÖrdiik; ama iluhert ?el*ıı adamın pfk çok acai!) şey.' İnsanın bir yerde bir kimse olmadığını deıhal anladı böv'e bir kulağı olursa, bHvle apTeğrr.en Dedecker salonun ortatalri nr livat ile onun mevcudi sınJa durr'u ve kendisine bakanlara ystini reddediİEmiyecek şekilde is kalın sesile hitab etti. Ne bakıyorsunuz öyle? Sek dar yüksek sesle: Harry! Sakın ha!. seninci arz dairesi üstünde bir as Bir siyah rru dediniz teğmen?, Polis subayı şaşkın bir nazarla keri polis teğmeni hiç görmediniz Ben bir sarışın olduğunu zannedi yüzbaşıya baktı. Derin bir nefes almi? yorum. dı. Elini silâhmdan çekti. BarmeKimse cevab vermedi. Hubert Teğmen Dedecker önce hasma nin kendisine verdiği siyah bira bundan, polis teğmeninin duru ne bir nazarla Bellows'a baktıktan t kadehini bir nefeste boşalttıktan munda anormal bir hava çezdi. | sonra elile gösteıdiği şeyi görmek sonra kapıyı arkasmd=n şiddetle Dedecker omuzlannı k?ldırıp. ağ için aynada ensesine bsktı. Bu sı ! patlatarak salondan çık:p gitti. zından hiç düşürmedıği sakızını rada Beliovvs eüni çekti. Dedecker i Jimmy Eellows Danimarkalı çiğneyerek bara yaklaştı. ensesindeki dudak lekesini görünce yüzbaşıya doğru yürüdü. Sararmış önce sarardı, sonra kıpkırmızı oldu. 1 çehresinde acı bir tebessüm, göz Bir siyah.1 Dedi. Barmen teğmene. başka bir yıl Bütün vüctıdile döndü ve nazarla ' lerinde küstah bir bakış vardı. dızdan gelmiş bir mahluka bakar ! rın kendisine dikilmiş olduğunu Karin, beni muhakkak bir gibi bakıyordu. Danimarkalı subay görünce: I ölümden kurtardımz. Hayatım sı Bu oyunu bana hangi orospu zindir. Bana ne isterseniz yapınız.. birdenbire Hubert'e doğru iğilerek: Ailah, Allah... Ensesine ba çocuğu oynadı? Her şeye hazırım... Diyecek oldu. Bellovvs, ihtiyaten kın! Dudak boyası var. Sözlerinde nâhoş ve cinaslı bir Gürdüm. ne olmuş? Bir kadın biraz geri çekildikten sonra: eda vardı. Yumuşak huylu ve dev Çocuğu değil, orospunun biri gibi bir adam olan Danimarkalı ensesinden öpmüştür... Ama.. demek daha doğru olur. Belki bu Yüzbaşı Karin Winter bütün nezaGeıçek... Bu biraz... I gece Batonruj taraflannda bir tur ketine rağmen bu cinaslı sözleri Danimarkalı yüzbaşı: Evet. bir kadm ensesinden öp yapmışsmızdır. cevabsız bırakamadı. Bajkalarınm Bu sefer de bütün salon eülmek işitemiyeceği kadar alçak bir sesle müştür: ama bu karargâhta yalnız 1 iki kadın var... Ve yalnız benim ten katıldı. Halbuki bu cinaslı lâf konuştu: pek kötü bir şaka idi. Çünkü karım dudağını boyar. Jimmy. siz terbiye hududunu Dedikten sonra güldü ve karısı i Teğmen Harıy Dedecker Amenka aştınız. Ölçüsüz konustunuz. KaBaton rımdan hemen özür dilemezsenız nıh omuzuna hafif hafif bir iki de i nın Louizyana eyaletinde Ruj adındaki şehırde doğmuş, ba suratınızı dağıtırun. fa vurdu. Hayatım, sakın akhma bir şey bası meçhul bir çocuktu. HayatınBeliovvs ılkönce öfkelenmiş bir geldi zannetme.' Kati'yyen... Ne da anasının ne iş yaptığından da horoz gibi kabarmak istedi. Lâkin münasebet? Ama itiraf et ki; bu lıiç bahsetmezdi. Bir ıstilıbarat su bir metre doksan boyıı ve 100 kilo bayı olan Bellows'un bunu bilme ağırlığında da esrarlı bir mesele .. Danimarkalı zabitin Jimmy Be:lows, bann önünde mesine imkân yoktu. Dedecker, belki mühendis Bernhardt'tan da duran Teğmen Dedecker in yanına benzi kül gibi olmuş bir halcle elini kuvvetii olduğunu düşünerek yelZİtti ve işaret parmağını, teğmenin belindeki kolt tabancasına götürdü. kenleri suya indirdi: ensesindeki kırmızı dudak lekesine Bu sırada Danimarkalı subay Ka Lâtife etmek istedim. yaklaştırarak herkesin ıjiteceği ka rin Winter bagırdı: Lâtıfeleriniz çok tatsız oluyor, Betty Donovan'ın anormal şekilde içeri çökmüş gözleri end ??, hattâ büyük bir telâş ifade ediycrdu. Huber «İşte işîeri düzgün <:tmiyen biri daha» diye düfündii > e Karin'in de a;Tiı t=rzda Setty'je baktığını sezdi. Betty: Of! dedi. Bu ne sıcak!. Bu söz oradakileri güldürdü. Danîmarkah yüzbp'Ş! Ole Wirt»r: Betty, cezalısînız, dedikten sonra Hub?rt'e izah etti: Burada nğzma jlmması yas >k edilmis tabu kslimelsr vardır. l ! e selâ; şimdi Betty'nin söyledfği şeye taalluk eden keüı^ıekr. Betty ile birlikte b?.ra dcğru yürümevs bsşlay^n Karin sordu: Nereden böyle? Evimden geliyorum.. yani büromdan.. Şoföram beni buraya ekti... Akşam yemeği yemek için acelesi varmış. Acaba içinizden biri beni hastaneye, yani büroya.. götiiremez mi?. Ama isternem. istemem^ çok yorgunum, eve giderim. Bu esnada Hubert dikkat etti. Betti'nin bir huyu vardı. Ağzinın sol köşesi arada bir yukarı doğru büzülüyordu; ama pek çabukj fakat çirkin bir şekilde.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog