Bugünden 1930'a 5,459,226 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURÎYET 21 Mart 1954 • • " • ] •±J! • Sahte gazetedlerin durusmasma basîandı Şantaj samklan hâkimi red talebinde bulundular, istekleri usulsüz görüldü ve üçü de tevkif «fildi Şantaj yaptıklan iddiasile yakalanan sahte gazeteciler Ayetullah. Kocamemi, Mehmed Akın ve Raeim Tınaz dün meşhud suçlar kanunu gereğince 9. Asliye Ceza mahkemesine sevkedilmişlerdir. Duruşmada savcılık iddianamesl okunmuş ve samkların ifadeleri ahnrruştır. İlk olarak konuşan sanıklardan Rasim Tınaz şunlan söylemiştir: « Dün saat birde Tan ajansından ayrıldım. Haberler ajansına gittim. Ben röportaj muhabiriyim. İyi not tutanm. Onun içın Basın Yayın iç ve dış haberler müdürlüğıinde çalışınm. Bir röportaj yapmak için bu çamaşır fabrikasına gittik. Kendilerinin reklâmmı yapacak bir yazı hazırlayacaktık. Müesseselertne fayda sağlayacak devamk neşriyat yapabilmemiz için de abone olmalannı söyledik. Makbuz kestik. Fakat, şimdi paramız yok, dediler. Biz de sonra gelmek üzere makbuzu alıp çıktık. Arkamızdan polisler geldi. Karakola davet edildik. Ortada bir şantaj yoktur.» Mehmed Akın da hâdiseyi aynı jeküde anlatüktan sonra sanıklardan Ayetullah Kocamemi dinlenmiştir. Sanık şunlan löylemistir: c Biz bir çok Anadolu gazetelerine ilân ve haber veririz. Bu çamaşırhanenin de haberler içlnde reklâmım yapacaktık. Onun için para alacaktık.» Hâkim şunu sormuştur: Anadolu gaıetelerinde reklfim yapmak suretile bu çamaşır yıkama fabrikası Anadoludan iş mi temin edecekti? Prof. Dr. RASİM ADASAL'm Yeni Eseri: € Reklâm için fazla şey düşünülmez. Biz o müesseseye rastgele girdik.» Bu sırada ianık Rasim söz alnu» ve demiştir ki: « Biz oraya rastgele girmedik. Yerli çoraplara ecnebi markası vuran bir firmayı bir haftadır tahkik ediyorduk. Nihayet dün keşfettik. Oraya giderken bu fabrikayı gördük, ona girelim dedik.» Hâkim: Peki ama «iz polia memunı veya sava ımsınız? Yoksa gazeteci mi? » Biz gazeteciyiz. Bir haftadır bu işin takibi ile uğraştığımıza dair notlanm var. tcab ederse verebllirim.» Peki veriniz. Hâkimin bu talebi üzerine Rasim üstünü aranuş, notlan bulamamıştır. Bundan sonra şahidlerin dinlenmesine geçibniştir. Şahid olarak dinlenen Muzaffer Areser, Nazmi Atillâ, Peride Karataş ve NecaÜ Oker de hâdiseyi şöyle izah etmişlerdir: t Bu uç şahıs dün fabrikaya geldiler: «Biz Batın Yayın haber ajansındanır. Mües«eseniz çok buharlı, bugulu ve romatizmalıdır. Eğer hakkınızda fena neşriyat yapmamızı ve kapanmanızı ijtemiyorsanız 120 llra vereceksiniz. Yoksa bir telefonla burasını kapatınz. Bu makbuz bir fatura mahiyetindedir. Başınıza bir iş gelmez, korkmayın. Makbuzu deftere geçirirsiniz.» dediler. Patron parayı verecekti, fakat komşumuz Nuriye haber verdiler. O durumdan şüphelendi, polise bildirdik.» Bundan lonrm 5 dakika ara verümis ve celse tekrar başlayınca sanıklardan Ayetullah ve Rasim hâkimin reyinl lhsa» ettiğini ilerl sürerek reddi hâkim talebinde bulunmuşlardır. Duruşmaya tekrar ara verilmij ve hâkim şu karan bildirmiştir: «Sanıklar tarafından ileri sürülen red usulsüzdür. İlerde kanunl formaliteler tamamlandığı takdirde düşüntilecektir.» Samklar durumlanna binaen usulün 104 üncü maddesi gereğince tevkif edilip cezaevine gönderilmişlerdir. Duruşmaya başka bir güon devam olunaeaknr. • • * • Et ve Balık Kurumu soğuk hava tesisleri Kurum, Belediye tarafından tesbit edilen yerlerde hazirhklara başladı Şehir Meclisi yaptınlacak olan Et ve Balık Kurumu soğuk hava tesisleri için Meyva Hâli ile Bahkpazan arasındaki sahayı uygun bulmuştur. Kurum, soğuk hava tesislerini kurmak üzere tesbit edilen yerde hazırlıklanna başlamıştırDiğer taraftan Eminönü Balıkpazan civannda bulunan ve dar bir sokakta perakende satış yapan balıkçılar bu gayrimüsaid yerden kal dınlmıştır Bu sokaktaki esnaf Belediye tarafından o civarda istimlâk edilm.s olan bos bir sahaya şlmdilik kur'a çekilerek muntazam bir şekilde yerleştirilmiştir. Dün Balıkhaneye 22 ton balık gelmiş ve uskumru toptan 90110, perakende 110150, istavrit toptan 80100, perakende 100140, kefal 200300, perakende 300400 kuruştan satılmiftır. K Kimbilir, Amerikada ne kadar azız? Şark milletlerinden bllt memur ve öğrenci dışında pek çok çahjan adarru olanlar var. Meselâ Lübnan'ın yan nüfusuna yakını memleket dışında yaşar, kazarur ve kazandıklarını memleketlerine getirirlermiş. Bunlann büyük bir kısmı Amerikada imiş. XVIII. asırdan bu yana vatan bünyesi daraldıkça, eski cihangir millet olan bizler, kendi kabuğumuza çekilmişiz. Hududlanmızı duvar halinde görüp onun dışuıa çıkma ahskanlığını kaybetmişiz. Memleketten her zaman, yalnız isülâ maksadile, dedelerimiz akmcılar gibi çıkılmaz ya... Para kazanmak, iş gönnek, yeni şeyler öğrenmek için de çıkmalıyız. Ö ş E M D E N 1 C Amerikada bizimkiler Yazan: HASAN ÂLİ YÜCEL Son gelen Amerikan dergilerindeki resimlerde gördüm. Nefis bir elbisenin eteklerine oturmuşlar, güzel Amerikan kızlarile kırlarda, çayırlarda, New York'un en kalabalık caddelerinde, hiç yabancılık, en küçük acemilik duymadan; Hacivadın yumnıkları, sivri sakalının altında birblrine yapışık; Karagözün siyah gözbebekleri dikkat, hayret ve hayranlıktan daha da fırlamış olarak ferih, fahur geziyorlar. Bu kadar zamandır, çocukluğumuzda ve yaşlılıgımızda bizi güldürüp eSlendirdikleri, düşündürüp terbiye ettikleri halde şimdiye kadar bu iki zeki vatandaşımıza şöyle bir hoşça eyyam geçirtmiş miyizdir? Nihayet yağh deve derisine onlan sarmak, beyaz perde arkasında bir meş'alenin sıcakbğında onlan terletmekten başka ne yapmışız, sanki? Son günlerdeki durumlannı görmeyin! Hacivad, ipek eteklerin rüzgftrında daha yukarılara çıkmak için öne iğilip kalmış başını yükseltmeğe uğraşırken, Karmgöz, halk adamı tevazuunu bozmadan arkasına takıldıgı bu hareketli ve sporcu vücudlerin her yanında tecessüsünü gezdirmek için büsbütün iğilmiş, serbest kolunu durmadan oynaüp duruyor. İkisi d* keyif ve zevk içindeler. All«h, ziyade etsinl, Bizde İlk defa Karagözu, halkçı htiviyetile Türk edebiyabna sokan ihtiyar, kibar doet Samipaşazade Sezal Bey merhum sağ olsaydı, kim bilir buna ne kadar sevinirdi? Karagözün tosyal baglara ehemmiyet vermiyen hür mizacını İyi anlayanlar, Amerikamn serbest hayat çevrelerinde onun duyacagı bahtiyarhğı dah« kolay tahmin ederler. Sezai Bey, benira bakmaya doyamadığun bu resimleri görünce mutlaka Karagözün, fıkaralıktan yenisini alamadığı için liyme liyme olmuş entarül içindekl güzel kansını alır, Amerikaya kadar götürür, bu nefi» kumaşlı elbiselerden yaptınp onu süsledikten sonra kocasını «uç üstü yakalattınrdı. Yakalattınr ve bu çapkın kocaya bir güzel dayak atbnrdı. Sonra da bu sahnenin karşısına geçip kahkahalarla gülerdi. Amerikaya göçen ahbablarımu, sade Hacivadla Karagözümüz değildir. Daha başkalan da var. Onlar da kimler diyeceksiniz? Karanfillerimiz, lâlelerimiz, menekşelerimiz... Hadi, Karagöz, Hacivad bizim... Karanfilin, lâlenin, menekşenin bizimi olur mu? Olur. Karanfil, her yerde karanfildir. Lâle, her beğendiği iklimde lâledir. Menekse, hoşlandığı yerde daima o gizli, o uyandırıcı kokusunu yaymaktan kendini alamaz. Öyledir ama, bir de çinilerin üstünde, minyatürlerin içinde, ipek basörtülerin kenannda açanlan vardır ki, onlar tamamile bizimdir. Hacivad kadar bizim, Karagöz kadar bizimdir. Bunlar, ancak atalarımızm zevk ikliminde, sanat çevresinde yetişmiş çiçeklerdir. O karanfilleri en zevkli Fransız bahçelerinde, o lâleleri en modern usullerle bakılan Felemenk serlerinde, o menekşeleri ihmal edilmiş gibi görünüp en dikkatli bir zevkle tertiblenmif tngiliz bahçelerinde bulamazsınız, göremezsiniz. Burun kanı al, ateş gibi sıcak bizim karanfiller, şimdi bir Amerikalı olgun gögsün orasmda burasında cana işleyen kokulannı yaya yaya açmaktalar. Amerikalı kadın, bizden bir sanat saksısının içinde burcu burcu kokarak, etrafına, zevkinin dostluğunu dağıtıyor. Lâlelerimiz, bu tuvânâ, bu ince vücudleri, narin parmaklarırun kıvrık uçlarile, aahiblerinin arzularına uyup okşamakta. Lâleler, bizim lâlelerimiz, Türk lâleleri; arük denizler aşın diyarlarda bir nüvaziş timsali oluyorlar. Onlar, bizden bir şeydirler. Minik menekşeler, şuraya buraya sokularak, her parçası hayatın ve canhlığm filrini söyleyen mânalı ve nükteli cümleleri, olmıyacak yerlerde noktahyorlar. Amerikalılar, bizden önce onlarla tanışıyor. Onlarla teklifsizleşiyor. Hartâ onlarla fevişiyorlar. Zarar yok!. Onlar, biziz. Hattâ biz bile değil, bizim dedelerimiz, bizim büyükannelerimizdir. Amerikalılar, artık tarihimizi ögrenmeğe başlamış sayılabilirler. Bizi, şunun bunun, oradan buradan toplanmış, hayalî ve aleyhe bilgilerle dolu kitablarının karamik sahifelerinden okuyacaklanna bu sevimli ve tabiat kadar doğru söyleyen varhklaruj yapraklarından takib etsinler. Bu kadar zarif mahluklarla aarmaf dolaf yaşamış atalanmızın sebebsiz eana kıyımyacakjarını onlardan öğreneceklerdir. BizimkUer, Arrierikadakl bizim Kauçuk sanayicileri ve yükselen gümrük tanfeleri Yeni Gümrük tarifelerlnln hazlran ayından itlbaren tatbik edllecegl anla. jılmaktadır. Her zümreye mensub tacirler günlerdenberl ugraştıklan msd. delerin gümrük resml hakkında tetkik. ler yapmaktadırlar. Yeni tarifeler kıy. met es&sına dayandığından tarife numaraları v» taanll şeklllerl degltm*. ml»tlr. Tarlfede ham kauçuk resmlnln dftrt misline çıkarıldığı blldlrllmektecBr. Kauçuk Imalcilerl Sanayi Odasında toplanarak gümrük tarlfeslnln «anayl. leri lçln bir tehüke teskU edeceglrü Uerl sürmüslerdir. Memleketimlzde senellk kauçuk lrtlh. lâkl 6000 ton kadardır. Bu aanayl fubeslnln faallyetinl ldame ettlrebllmesi lçln gereken tedbirtn düşünülecegi bU. dirllmektedlr. Blr akıl hastası intihara leşebbüs etti Bmalı bendl lnşaatında calıjan l$çt lerden HasankaleU AU Gültekln, inti. har kasdile kendlslnl Üsküdar vapur lskelesinden denlze atmıjsa, d» Mustafa Dlnç ve Nazım Başglr isminde lkl kişi tarafından kurtarılmıştır. Akıl hastası oldugu anlaşılan All Bakırköy hartaneslne jatırımlıştır. Gemi Adamlan Sendikası bugün Taksim anıtına çclenk koyacak Gemi Adamlan Sendikası adınt ldare heyeti azaları. Denlz U Kanunu. nun çıkması dolayıslle BUyuk Millet Meclisine ve Hükumete şukran hlsle. rlni ifade için bugun Cumhuriyet tbU deslne çelenk koyacaklardır Nöbetçi Savcılar saat 20 den evvel Adlijreden çıkamıyacaklar Son zamanlarda Savcı yardımcılaru mn nöbetlerlni erken tortrettlklert lh. bo.rı üzerine İatknbul Saveısı Hlcabl Dlnç dun butun Se.vcı yardımcılanna blrer tamlm gönd«rmijHr. Tamlmde nöbetçi olan S»vcı yardım. cUarınm saat 20 den evvel Adllyeden ayrılmamaları bilhassa bellrtılmektedir. Modada bir eve hırsız girdi Kadıköy Moda radılpaşa tokağınd» Ayperi Akalının lahibl bulundugu 7/1 numaralı eve 6ğle üzerl kapı kllldlnl kırmak suretile blr hırau glrmlstlr. Meçhul hırsız, zumrüd v« ı h u ı tajlı blr yüzükle 400 llra kıymetlnd» elmat taslı blr kolyeyl ve 400 llrayı çalarak kaçmıstır. Polls, eüretkâr hımzı tld. detle tramaktadır. Dün 2^92.000 Hralık ihraoat yapıldı Son 24 taat rarfında Ilmaıumızdan yapılan lhracat yekunu İM mllyon 891 bln llray» yükıelmlstir. Bu maddeler tçlnde Bnıllyaya ihrıe edilen blr mllyon 372 bln llralık 741T ton bugdaydan ba«ka dorl. yaprak tu. tün. kabuklu fındık, hurda demlr v« taze balık vardır. «Ruh Hastalıklan ve Cinsel Bozukluklar» 650 Sa. 65 resim. Satıs. yerleri: Mazlum ve Millî Eğitim kitabevlerinde. Ankara Tıb FakültesiB^B Psikıatri Kliniğinde. • • laVMalaVaHMBVMBVI D E M İ R B A N K Yakında HALKIN HtZMFTİNOK BRÜKSEL 541 TL PM 4MUIU' t*: «rtt • mn > ı SURPRIZ BU SENE Vali bu gece Romadan dönecek Romada MlUetler«ra»ı Göçmenler kon. gresln» gltmlj olan Vali ve Beledlye Baskan veklll Fahreddln Kerlm Gökay bu «kjam ga&t ylrml blrd* fehrünlze Hattat Mustafa Rakım Efendinin dBneeektlr. hâtırası anılacak Oeem u n n büyük hattatlarından Muttaiı Rakım Efendinin 129 uncu Blüm yıldönümü münasebetlle, Topkapı Ssrayı Müzeslndekl Türk minyatürü ve 'tezyinatı atölyeglnde 23 mart salı günü B»at 14 te blr toplantı yapılacaktır. Murtaf» Rakım Efendl lçln yazılmış olan blr merslye de. o gun törendc hazır bulunanlara gösterilecektir. Hflonet Baynrun hâtıralarmı bugün koyamadık, yann P. T. T. dler Cemiyeti bir neşre devam edeccğtz. tanışma çajı tertib etti İıtanbul P. T. T. dler Cemiyeti 27 mart 1854 cumartesl günü wat 19 dan 24 • kadar Beyazıdda Marmara Loka. llnde bir tanışma çayı tertib etmlştir. Gecenln neşeli geçmesl lçln lürprlzll blr program hazırlanmıjtır. Kum ocağı çöktü, bir işçi toprak Şişhanede seyrüsefer, trafik kontrol tşıklarile idare edilecek Kmnlyet < ncı Şube Müdürlügü tara. findan, Bogazın lahll kenarına diktl. rllen beton babaların yapılmau l«l tamamlanmıştır. Diğer taraftan. Bogazın gerek «ahll yolund*. gerekse Meddiyeköy Bü. yükdere «afaltındakl dönemeç yerl«ri. ne gecelerl ıjıkların aksl Ue parıldıyuı levhalar konulmuştur. Bu arada, Şishaned» leyrüseferl tan. ıbn için ıgık tertlbatımn yapılmaaına baslanmıştır. Bu tertlbatın lkmallnden lonra, burada da «eyrüsefer trafik kon. tlol ıjıklarile ldare edilecektlr. Devlet Baskanunız gittl, geldi. Kmlay 500 fakir üniversiteliye Fakat beraberinde Amerikaya 5yle gidenler oldu ki, onlar, o diyemek dağıtacak Kmlny t«tanbul temsU hey»tl t»r« yarda temelli olarak kalacaklar. Ne fmdan |«rırlmlzdekl faklr Ünlvenlte. büyük kazançl. Evlere girecekler, 111er» blr yardım oimak UreT» her gün fabrikalarm sokulacaklar, mağazadgle ve akfam yemegl verllmealn* karar verllmlstlr. ÜWver»lt« lckallnd» »imdl. larda dolaşacaklar. Amerikanın lik 500 Onlversltellye yemek verilecek her tarafına, en yüksek sosyetelerür. Ögle yemeklerl üç kap, *k$am ye den en mütevazı aile çevrelerine meklerl d* lkl k«b oUraJt Jıaıırlana kadar itina ile, zevkle, tevgile kacaktır. bul edilecekler. Kısa zamanda AKızılay tarafından faJdr Onlv«ralte. merikalının dilini öğrenecekler, onlilere yapılacak yemek tevzlln» yarıri »|I« yemeglnden ltlbâren b««lanacaktır. ara en neş'eli zamanlannda arkadaşlık edecekler. Hartâ bazıları Alacak yüzünden bir adam uzun boylu, narin yapılı, ince belli, bıçaklandı boyasız pembe dudaklı AmeTİkan Hüaeyln Yıldız lsır.lnd» blr »ahıj Ue dilberlerinden sevgililer bulacaklar. Remzl Fazıloglu lsmlnde blr genc, ala. eak meseleslnden aralarında çıkan müMerak ediyorsunuz, değil mi; nakaja ionunda kavga etmişlerdlr. kim bunlar?. Tophaned« cereyan eden bu kavga Bunlar, yaşı bir çok asırlara var•ırmsında Remzl bıçakla Hüseylnl teh. UkeU Kkllde yaralıyarak kaçmıjtır. dığı halde daima genc, daima kiYaralı llkyardım hastanesine kaldırıl. bar; elbiselerini gene asırlarca defcıl*^ a&nı^n aranma4ina başlanmıgtız"Sfştirmedikreri halde şıkhkîarinı, Migro Teşkiiâh Başkan Yardım zarafetlerini hiç kaybetmemiş, nükcısı bugün İsTİçreden gefecek teci, keyıfli vatandaşlarımız... Şehrlmizde kurulacak Migro Tejki. Sizi fazla üzmiyeyim, söyliyeyim: latlle meşgul olmak üzere, Teşkilâtın Bizim Karagözle Hacivad... Baskan Yardımcm bugün jehrtmlze gelecektlr. Tlcaret Bakanı Fethl Çehk. baf da pazarteslden sonra Ankaradan gelecek ve teşkilâtı kuracak muessi»ler heyetl toplantıya çağırılacaktır. Bu kabuğa çektlme daima biıtm aleyhirruze olmuştur. Devlet Başkanımız, bu seferki ziyaretinde bir Amerikan okulunda şöyle bir sual sormuş: tTürkiye nedir, neredir?» Tabil yavrucak bilmemi}. Aynı fuali pek çok yaşlı Amerikalılara da sorsa aynı cevabı alırdı. Bızi hâlâ Orta Asyadaki halimizle tanıyanlar da az olroasa gerek. Kendimizi tanıtmak için nrsat aramalı, imkânlar bulmahyız, Tanınmamanın kabahati, tanımıyandan ziyade tanıtmıyandadır. Bu seyahatte de bizim tarafımızdan fazla bir şey yapıldığına pek inanmış değilim. Bereket versin, bu islerde ve propaganda hususunda pek mahir olan Amerikalılar, bize yardım etmişler. Şüphe etmem ki, bu yardım, Marschal yardımından daha az teairli olsun. kiler, işt« bunlarI. Daha nelerimis varT Var ama, başkalanndan önce bizim onlan keşfetmemiz lâzım. Halbuki günlük marazalarla uğraşmaktan bu gibi havat görünen konulara bir türlü zihnimizi veremiyonız. Parise yolladığımız ejya aranndaki güzel yazılar içinde, başı çentik eliflerimizin uyandırdığı Türke dikkat havasını, silin&r şap kalı sekiz on diplomatımızın bir araya geldikleri zaman bile sağlayamadıklanna emin olunuz. Kadirbilmemezlik yüzünden birbirile konuşamaz hale gelen Hacivadla Karagöz, şimdi Amerikada, ne dediklerini duyamıyacağımız kadar uzak ellerde, kimbilir ne tatlı sohbetler etmekte, ne dokunakh nükteler yapmak talar? Gönül gözlerimizin bakımsızhğı jüzünden solmağa başlayan karanfillerimiz, lâlerimiz; 1954 baharmda Kaliforniya bahçelerinde açacak. Ecdaddan kalma duvarlarımızın kaygan yüzlerinde, şeffaf hava tabakalan içinde bir damla zevke susamış, bu öksüz lâleler, bu yetim karanfiller, onlan yaratan zevk inceliğine yeniden kavuşmahdır. Onlan yeniden bahçelerimize, Eseriİstanbul Şükufedanlanmıza almahyız. Onlar, yeniden hayabmıza girmelidirler. Onlarla yeniden sevgiler kurmalı; yeni aşklanmızla, ölümü bir sevgilinin ölümü kadar acı olacak bu narin mahlukan yeniden hayata, zevke, neşey» ve sanata çağırmalıyız. Çeşmi bülbüllerimiz hasret kaldıklan güllerimizle yeniden bağdaşıp nevâkânnı terennüme başlayabümeli; Nedimin gazellerini yeni makamlarda besteleyerek bahann o yana havalarına yayabilmelidir. Yeniden, hep yeniden! Eskiye eski gözle bakan, hiç bir şey göremez. Eaki zevkteki bugünküler, bir şey görebiliyorlar mı? Eskiye yeni gözle bakmahyız. Zamanın yıpratamadığı kıymetleri, bugünkü hayatın zanıretleri içinde geliştirmesini bilmeliyiz. Ölmeden mazi olma heveslerini bırakmalıyız. Biz yaşarken beraberimize alacağımız eski şeylerin hepsi, bizimle beraber ölümden kurtulacaklardır. Onlan bizden sonra geleceklere solmadan teslim edebilmek, bizlere düşen milH vazifelerin başında gelir. Devam budur, hayat budur. Seçim derdlerinin gönülleri buruk buruk ettiği bugünlerde Karagözle Hacivadın elinden alıp uzattığım bu çiçek demetini kabul edin. Zevkle koklayın. Rahat edersiniz. Tıpkı benim gibi... M E V L İD !n aziz ruhu lçln ölümünün 40 gunüne rastlıyan 21.3.954 pnar gunü flgl* namazmdan •onrm. Şı$ll Cvnli Şerlflnd» m«ml»ketlnüzin tanınmif v* kıymeul h»fız ve Mevlidhanlan tarafından Mrv. lid okunacaktır. Arkadas v« ak. rabaları Ue «mı •danlertn tafrlf. ^tiârt rloa olunur. ABİDİN DAVER Millef Parfisinden niçin çekildim? mmmnm Bu adamın arsa sahibi olacağı nereden belli o Usarruf ettigi parayi TÜRK EKSPRES yatırmaktadır • B A N K a muntazaman 16 NİSAN KEŞİOESİ Bogazlçinde. VefilkOyd*. d«nlz« nanr arsa • 26 llra yatıranlar «rasında çesltll para Ikramiyelerl • H«r 100 liraya blr kur'a numaraaı ( 60 lira yatıranlar arsa tceşldesine Istirak ederler) Adres: Slrkeei, BByflk PMUh«a* k.rjm. Tel: t4zM242252STS* Olkkati Arlık kefldelerdeiı hafu " Hafla Sono Alttm K Yakaları buruşmaz SANFOR'astarı ile ya.pılan SÜRPRİZ gömleklerinin YAZLIK yenililclerini muilalca gorünüz ?.. Hatçe: «Biz varız, defil ml teyze?» dedi. Iraz: «Biz vanz» dedi gururla «Pa ramız da var> Böylece uykuya dalarlardı. Gene daldılar. Cuma günüydü. Cuma günü kasabanin pazarı kurulur. Hatçenin her cuma günü gözleri yollarda kalırdı. Anası gelecekse cuma günü gelirdi. Hatçe bugün de çok erkenden, daha gün doğmadan uyanmış: «Bari bugün gelse» demişti. Her cuma böyle edcrdi. Kuşluğa doğıu>rlu ki, omzu heybeli, uzun bovlu bir kadın, korka korka, sıne hapısaneye doğru gelij'orduHatçe: «Iıaz teyze» diye bir çığlık kopardı. Iraz içerden: «Ne var kızım?» diye heyecanla koştu. Hatçe: .«Anam!» dedi. Iraz yola doğru baktı. Yanyana durdular. Yorgun, ayakları.. yalın, kara yazmasının ucunu dişleri arasına almış, topallıyarak gelen kadma baktılar. Kadmın başı önündeydi. Mahpu'hanenin kapısına £!e lince durdu. Incecik, derisi etine yapışmış. sinirden tirtir titriyen gar diyan kaHma ba&ırarak sordu: tüe ıstiyorsun kan?» DACITIYOR: ALTIN altında öldü Çataleanın Hosdere köyü yakınlann. dakl kum ocagında çalısan lsçllerden Çorlulu Dllâver Dübek Ue Üzeyir Ko. nufkan, «vvelkl gün ocağın çökmesile enkaz âJtında kalmi|lardır. Bunlardan DUâver derhal ölmüj, arkadajı Üzeyir lse kazayı yarasız atlatmıştır. Hâdlse etrafında mahalll atcvılık yapmaktadır. MART 21 RECEB 16 | 3 moda renkler ct>k bir rcnk fcsfaini •ncimekle, clbUcnize, en vygmı oUm koUytıkU «ctebiUntaU. Hcr urÜ kadımn lereadOUOl tcrdh ellfji yctıi Cran • DOfc ıtylon çorapUnmn 9 vasfuı Wrt I i V. 6.02112.21 15.47 18 22)19.52' 4.22 5.59 9^612.001 1.31|1000 s < | M CC | SON PARA YATIRMA TARİHİ 6 NİSAN SAU 60N0D0I) yor, donlanna kadar, anadan dogma soyuyorlarmif...» Hatçe kızgınlıkla: «Memed, boyl» lşler yaprnaı. Memed, adam Sldfinnea» dedi. Ana: «Ben ne biliyim kınm» dedi, «hep .öylt söylüyorlar. Deli Durdudan sonra Memedln adı soyleniyor. Ünü sardı dört bir yanı. înce Memed, diyorlar da blr daha demiyorlar. Ben, ne biliyim kıaml Ben de elin yalanasıyım. Abdi gâvuru Memedl böyle duyunca, bir ay kadar evinin etrafma, her gece dört be| tane nöbetçl koydu. Köylüler diyor H, difanda bej tane silâhh nöbetçi beklerken, İçeride gene korkuyor, fabahlara dek göxlerine uyku girmlyorm'uş Evln içinde dolanıp dunıyormuş. Sonr», evlne Asım Çavu» getol», tnee Memedi takib ettiğini »5ylemif Bu dağlar, ince Memed gibi blr eşkiya daha gormedi demlş. O olmataydı, ben Deli Durdu çetesini darmadağln ederdim, demiş. Burnm üstune, Abdi Afa başını aldı, kSyden gittL Kiml diyor ki kasabada oturuyor, kimi diyor ki aşağı Çukurova kSylüklerine inmiş. Ben de Abdi Ağa köyde yokken gul kınma gideyim, dedim. Yaa gül kızım işte b9yle..> CUMHURlYKT'lD CDEBt TEFRİKAS1: 4 9 4U. N(E MEMED Yazan: YAŞAR KKMAL Kadm: «Kızım var içeride, onu görmeğe geldim» dedi. Hatçe: «Ana» dedi. Kadm usul usul, başını kaldırdı gardiyana baktı «Efendi kardaş işte kızım bu» dedi. Gardiyan: «Görüşebüirsiniz» dedi'. Heybesini duvarın dibine indirdi. Kendi de belini duvara verdi oturdu. «Ooofı. dedi, «kemiklerim sızlıyorD Hatçe. öylecene durmuş, anasına bakıyordu Kadının ayakları parça parça yırtılmış, parçalann arasına toz dolmuştu. Saçlan tozdan beyazlaşmış, boynundan aşağı bir çamurhı ter yürümüştü. Kaşlan, kir • Efa>tlkly«4 • Sağlamlık • Moda renkler • Zerafet • Yüksek kalite pikleri tozdan gözükmüyordu Yır I «îşte bu Iraz teyze» dedi. ccBe dört duvar arasında, elin kasabasında yalnız başına kormuydum! bk, kirli fistaru bacaklarma dolan raber yatarız.» Iki güne bir gelirdim sırma saçlı Ana: mıştı Bu hali görünce, Hatçenin «Nolmuş bu bacıma da?* kızımın yanına.» birdenbire anasına olan kızgınhğı Nedense, konuşmayı blrdenbire geçti. İçine bir acıma doldu. Göz diye merakla sordu. Hatçekirp, dedi kesti. Geldiğmdenberl de leri yaşardı. Boğazı gıcıklandı. Bir türlü anasının yanına varamıyordu. ilk defa yüzü ışıyordu. Kadınlann «Rizasmı vurmuşlar* dedi. Anası, öylecene durup, kendisibaşını kendine doğru çekip, usulAna: ne yaş dolu gözlerle bakan kızını «Vay!» dedi, «vay! Gözleri kör dan usul dan konuşmağa başladı: gördü. Onun da boğazı gıcıklandı. olasıcalar. Vay! Bacımn «Dur güzel kızım, az daha uNe d:yeceklerini düşünüp de kenBir zamancık üçü de sustu. Son nutuyordum. Sana havadisim var. disini tutmasa boşanacaktı: ra, ana başını yerden kaldınp ko Memeö eşkiya olmuş! Eşkiya!» aGelsene kadersizim, gelsene nuştu: Ana, Memed lâfını edince Hatçe «Kızım> dedi, «sırma saçlı da, nin yüzü kül kesüdi. Yüreği, göğananm yanına, gelsene gün görmekara gözlü kızım, kusuruna kalma sünün içine sığmıyacakmış gibi, par miş kızım,» dedi. Ve kendisini artık tutamayıp u anayin. O gâvur Abdisi benim ba çalanırcasına atmağa başladı. «Memed, onlan vurunca 8İtsul usul içine akıta akıta ağlamağa şıma neler getirmedi! Arzuhal verBunlan anlatarken yuıtt rahat, başladı. Hatçe vardı, onun elini mişim diye hükumete neler getir mış Deli Durdunun çetesine kansöptü Yanıbaşına da oturdu. Iraz medi başıma!... Onun elinden çek mış. Elâleme etmediklerini koymu gülümser gibiydi. Bitirince yüzü tiğimi bir ben bilirim Benim bir yorlarmış. Yoldan da kimseyi ge yemyeşil, ölü yeşiline kesti. Boguda geldi bu sırada yanlarına: daha kasabaya inmemi yasak etti. çirmiyorlarmış. Bütün yollan bağ lur gibi bir hal aldı. «Hoş geldin bacı» dedi. Yaa gül kızım .. Yoksa gül kızımi lanuşlar. Önlerine geleni öldürüCAıkası va>) Hatçe, anasına Irazı tanıtb: övanDii$e NYLON arit hadı ının Son çorai EN MÜSAİD FtAT VK TAKStTLERLE moda. naevsimllk knmaşlardan umarlama Elbise " Manto Tayyörünüzü Salâhaddln Karaka 5 h Müessesesinde diktirebillrsiniı. Mahmudpasa Kapalıçarsı kapısı yanmda No. 18
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog