Bugünden 1930'a 5,458,541 adet makale



Katalog


«
»

Akdenize diişen Ingiliz yolcu uçağı televizyon sayesinde çıkanlacak! AJtdenlrdt Eb« adM açıklarma düsen .Comet. (Kuyrukluyıldu) tipi İngiliz yolcu uçağının kalınUl»rı bulunduğuna dair ilk haberltr geldiği zaman, İngilteredt Crmbridge üniversitesinin fizik lftboratuarında gencler yenl bir televiz| yon makinesinin bajın» toplanmıı bulunuyorlardı. Su altınd» televizyondan ftydalanma bahsindt dünyanın tn büyük ihtisaı sahibi bilgini olan Donald Coleman simdiyt kadar bu Ut» kullamlacak üç makine yapmıstı vt dördüncüsünü dt yenl hazırlamıı bulunuyordu. Coleman'm msklnelerlnden lkiıi bugün İngiliz donanmanndadır vt batan gemüerin aranmasında veya denizaltı hayatına dair incelemeler dt kullanılmaktadır. Üçüncüsünü | Amerikan hükumeti «atın almıjtır vt simdi Japonyadadır, inci avcılığında en «on fenn} bir vuıta olarak istifade edilmektedir. • Kuyrukluyıldız» ın neredt ve ne derinlikte bulunduğu öğrenilip çıkarılmasma karar verilince Coleman ve arkadaşiarı L başma geçj tiler. Yapılacak jeyi iki safhadan ! mürekkebdi. ] Önce, bu derinllkteki »u tazyikıne ve akıntıUra dayanıklı bir teltkamera, tonra da uçağın yukarıya çekilmesi için lâzım gelen cihaz vt tertibat hazırlanacaktı. Altı gün lonra telekamera hanr| dı. Bu, bir gaz tenekesi büyüklüğünde, üzeri «u tazyikine dayanıklı tlOmmyura kaph Wr ll«ttt. Ttlarla | dtta hb aaansSrdt tani« fibi, jnyon Majı üztrint yapılnuı olan bu kan çtkiltctk, ttltkamera, ktndiıini »uyun jrüÇelik tabaİM, femilerdeki halatla zündt, bir kurtarma gemisindt bu ra dört köstaindtn birtr oltktrik lunınlar» bağlıyan kablo yaaıta«ilt miknatuilt bağlıdır. Hılatlar koptltktrik ecrtyanı alacak vt 150 vatlık bir îfikla, karjııındakl eUmi aydınlatacaktır. Televizyon dalgalan e eismi ra «trahnj bu ışık ıl I tındt otuz mttreyt kadar görüp teıbit tdecek, aldıgı resimleri gtne kablonun içindeki tellerdtn g*ç«n c«rtyanla yukarıya akjettireeekür. Bu if İçin, kablonun içindt otuı Ud ttl vardır r» bfiylect, denizin diblnda certyan tdecek kurtarma l«i kontrol ve idart edileetktir. Şimdi geleiim kurtarm» isinin na nl yapılacağına. Meselenin Ikinet safhasmı teşkil eden bu cihaz v» tertibatı da Coleman'la, yajları ortalama 28 olan, on iki kişiden mürekkeb genc fizik talebeleri hazırbmjçlardır. Dalgıçlaı teksen metreden derint Inemediklerint gört, bu iı dtnlze üuan indirmeden, ancak yukandan İdart edilerek basarılacaktır. Diğsr iki kurtarma gemislnden, kalın çe'ik halttlar» uıh vt uçağı alabilecLk büyüklükte bir çelik tabaka indirilecek. Gemiler, tabaka tam uçağın altına gtlinceyt kadar, telekameranın görerek verdigi Ulimata gört, iltri, geri gidip gelecekler, tabakayı *ağa, aola, yukarı, asağı indirip kaldıracaklar. lTç*k genis çelik tabakanın üztrint oturunca vinçler işliyecek ve uçsk ârnadıkç» tabakanuı i T n t a u » ta kln yoktur. Çelik halatlar İM çok kuvvetiidir, kopmuı ihtimali yoktur. Bütün bu tertibat uçağın ağırlığı vt lulann tazyiki hesab »[ dllartk kasriannuft». Şimdi, hazırlık tamamdır, l^t gtrlsmtk üz«rt Elbt açıkl?nnın brnnasu vt durgun bir hava« beklenmtkttdir. :îi"'i*a (.a()«•<•<*Muıutojo Altıtı gözlü kızın bitmemiş aşk romanı Mınr krah Fanığu bir delücanlj düelloya davet etti.» ga«etele'rin geçen ay kısaca verdikleri bu haber, sabık krahn eski Tt yeni türlü maceraları arasında »ncak hafif bir güliimseyışl* karşılanıp geçilmiştir. Fakat bu hidisenin arkasında büyük bir «jman gizlidir. Kısaca anlatalım: 1951 yazında bir gün, Napoli plâjlarından birinde, üç delikanlıntn gözünt bir kız çarpnus.tı. Çok garib bir sekilde giyinmij olan bu kızın, herkesin dikkatini feerıne çekmek Utediği belli idi: tKorsan biçimi» dedikleri, ancak ayak bileklerinin üzerine kadar gelen, dar paçalı kırmızı kadife blr psntalon üstüne de yeşil bir mayomuv yalnız göğüs kısmını giymişti. Kiro görse dönüp dönüp batcıyordu. Üç delikanlı kızla tanıımak fır•«tnı buldular ve beraber yiyip Içtiler. gülüp söylediler, denize girip vüzdüler. İçlerinden biri hep«incien daha talihli çıktı: Aynlırlaıkcn kızdan randevu aldı. Kızın adı Irma, oğlanın adı Enro'dur. 0 yaz »ık aık buluşhılar, Napoli plâjlan, koru v^gazinolan İki gencın sevdasma lahne oldu. Fâkdt günler geçiyor, aynük »aatl yaklaçıyordu. Enzo Ancarda oraya anresi vt babasile beraber yax tatılini geçirmeğe gelmişti. Ailında Potcnza'da okuyordu vt Mühendi» mektebinin ikincl sınıfmdaydı, Irma Capece Minntolo da Agnano'da bir |oförün kızı idl. Fakat büyük ernelleri vardı: On aekiz yaşındaydı, tahsilini yarun bırakmış, kendini artist olmak sevdaıına kaptırmışb. <Un ve hiç konuşmadsn gidiyoıUıdı Pek azimkir vt meydsr. okuı gibi bir hallerl vardı. Nıhavet «amanlık göründfl. Blraı Btede iki ihüyar kadın oraya bak» baka bir jeyler konujuyorlardı ams, Asltonen'le Herman onlar» doğru vakla^ınca hemen çiftlikten Içcri ksçtılar, Bir takım bağnşmalar, haykınşmslar duyuluyordu. Samanlıktakl sd.imlar iskambil oynuvorlar, tarn o'î'incu usulü içip türkü çağınyorlaıdı. H?rman alçak penc«reye doğru ptti, büşını uzatıp içeri bakındı ve «fkeyle: «Gel buraya, Alfred!» diye bağırdl. Sesler birdenbire kesildi, bir an çıf cıkmadj. TTıtivar: "Hadi gel... Dr»n e\4ne!» dpHi ?psine mahsus kızgın bir eds vermisti, Penccrsde. «açları kafasına yaP'snıış, gözkri ksncsnsğma dönmüş pıs bir adsm eöründü: "Kun d!rİ9ni''«»r ora'Ja?» Herman bir adlm eeri ççkilip Aaîtonen'in yanma geldi. Açıkta çarpısmak dururken samanlığa girmek delüik olurdu. OHuncuIardan biri: «Hey. arkaAi^Ur' Şuna bakın hele!» diye hay kırdı. Sendeleye sendeleye pencerenin kenarına çıktı, dıçan atladı. Çiftçl geri kalnnları içeride tııtmağa çalışıyor eibiydi ams, biraz sonra dördü de dışarı çikmıştı, Aaltonen btız gibi bir öffce içinde katıldı kaldı. İşte, şis yanakb s^'aş herif karşısmdaydı. Şimdi Hudaklarına kadar mosmor olmu?tu. gözlerine de gene o dpli pnrıltıs] şelmisti. Ne ba^mda şapka vardı, ne arka.sında ceket. AynHan da cpl^k ve kir :r!nrlrvrli. GömİPCİn'n bir ko'u v"lılmış, kol=tsızl=ırı kirrlen kapkara plmiî.ttt. UzrrindeıT pİFİik. kıısmuk akıvordu. H"rman eenc: «Dön evine, AIan, adafln yıllardir r k*!fij nan usanip bu w « boyın gibi oldu. K^pekledi, o mosmor surat'ndarı b ; ' f ' : n i*»de slUnıii vp ileri rloSru bir a^ım attı. 6onra odurıfnlirdan ,biri onıın S'JmtiTı* avnmıı dayayar^k itti, Hu»ara yapijtırdı. (Arkaü ver) o Yaz bitti, aynldılar. Bu ayrılıj İrma için pek fazla bir şey ifade etmiyordu. Halbuki Enzo ona fena halde tutulmuştu vt «Ate? göz10 kız» adını verdiği trma'yı unutmasına imkân yoktu, Enzo, İrma'nın adresinl almıyhMektub yazdı. Fakat eevab «1*madı. Ondan KMirakl bfltün mektublan da cevab«ı kaldı. Lakin «•Ateş gözlü kız» delikanlının kalbinden bir türlü çıkmıyordu. Aradan bir »ent geçti. 1952 de bir gün, bir arkadajile beraber »inemaya giden Enzo, tEski Günler» isimli filmi seyrederken heyecandan yanındakinin eline ytpıyh vt: «0!» diyt haykırdı. cBu kıx, «... Irma!» Haklkaten. fllmde bir delflcanlıyı baştan çıkanp elinden paralaruu kapan bir aşifte rolünü oynayan artist, Irma idl. En büyük emellnt nihayet ermiı, artiıt olmuatu. Enzo, fllınin sonuna kadar heyteandan heyecana rürilklendl vt «Atej g6zlü kız» kalbinde yeniden bütün alevi ile yanmaya başladı. Sinemadan çıkar çıkmaz o da fihnl çevirmi? olan girketin elilt trma'ya ateşli bir mektub yoüadı. İlk mektubu cevabsız kaldı. Ondan «onrakl mektublanna cevab alamadı. Nihayet İrma'dan bir e«vab geldi: tBenlm hayatımda lenln, ••nlrı hayatında benim artık yeriml» yok. Benl unut...» dlyordu. Aradan Ikl ıcnt daha geçtl. 1954 baalanndayı». Gazeteler İtalyada buJunan e*ki Mısır kralırun şimdi İrma CapeceMinntolo İle gezdiğinl yazıyorlar, ikisinin ba;ba}a çekilmis resimlerini basıyorlar. Enzo'nun kalbindeki yara bflsbütün derinleşmiştir. Nihayet dayanamıyor, levgilisint göz koyan adamı, eskl usul üzere, düelloya davet ediyor. Delikanlı, davetint raruk'tan henüz bir ctvab alamamıstır. Fakat bir gün alacağı bir mektubdan hiç beklemediği bir davet çıkacağını da muhtemel görenler var: Faruk İrma Ut eylenmeğt karar vermiîtir vt delikanlıyı dügününe davet etmektedir... Olabilir. Fakat Enzo, Farukla dtiğünde değil, düelloda karsılaimayı tercih ettiğini fcoylü Bir müddet önce Akdenlı üzerinde tutuşarak Klba adan açıklarına düşen büyük İngiliz yolcu uça£ının iki yüı metre derinlikte oldugu teshit edilmiş ve denizden çıkarılmasına karar v«rilmiştir. Bu i^, televizyon esasına davanılarak yapılnus yenl blf alet «aresinde ve elektrikli mıknatıs âletlerinin yardımile mümkün olactktır. Bir kurtarma jemisinden aarkıtılan «telekamera» denizin dibinde bir ;oz vazifesinl görürken, dlger Ikl kurUrma remisindfn indirilen ve elektrikli mıknatıslara bajlı biiyük blr çelik tabakası, üzerine uçağın oturtulacağı bir asansiir fibl kullanılacaktır. Yukarıda bu işin nasıi vapılacajını, aolda da kullanılacak olan telekamerayı görfiyorsunus. LOJ M. 80YUN0A PASTA t'Mda 8İR 1 0 5 0 0 Kiş»Y£ ••>• \ . & • RCSİM ŞEKLİHDE İMZA (Ray JacksonJ V! «ttıar KARAYA l AMERİKAN ŞILEBİ OTURÜNCA ETRAFlNOA \K LİMANA KADAR Ö\^V^f RUHLAftA VCRİLEN ZİYAFET fm* Wmitst*»<ü MkÖmlm AfBTTfKMEK IpN VöÛJOuO blUMJN RUHÜNA BtR ZİYAFET VERMİŞ VE 60 ZİYAFETTE 1Q000 QARSON ADAM 8AŞINA 8 KAP YSMEK TAŞfMtŞTtR?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog