Bugünden 1930'a 5,454,175 adet makale



Katalog


«
»

CUMHUrttYTT" H Maff Yemi moâeller 1101)1 Bahar modasının esas çizgileri Bu seneki ilkbahar ve yaz moda• rahatlığı, tazeliği ve gencliği •sas olarak alıyor. Bunun için oinuzlar bol ve düşük, bedenler serb*?st ve düğümlüdür. Dar etek gene tnoda, fakat gizli plilerle rahatlandırılmıştır. Bol ve yarı bol etekler«İe kumaş ekseriya «düz iplik» üterinedir. Eteklerde ve bedenlerde gene plıseye oldukça yer veriliyor. K"tümlerin ceketleri kısadıır. Erkekler kısa boylukadından lıoşlanıyorlar! Amerikada yapılan bir anket, erkeklerin yüzde &ltmıs,ının kua boylu kadmlardan hoşlandığını göstermiştir. Gene aym anketten, kısa boylu kadınların da yüzde altnuşının hallerinden şikâyetçi olmadıklarını, yani kısa boyluluktan hiç bir zarar görmediklerini öğreniyoruz. Anketin erkeklere sorulan sualleri ve alınan cevsblar şunlar: Sokak ve ev kıyafetlerinde oldu Kısa boylu bir kadın hoşunuıa ğu gibi, salon elbiselerinde ve tujider mi? Taletlerde de bu esas'.arı görüyoruz. Yüzde 60 «evet», 14 «hayır», 26 Çay elbiselerinde eteklerin boyu, •hepsi bir.» • diğprlerinde olduğu gibi yerden Kısa boylu bir kadınla 4u* 8638 santim yukarıda. Kırka kadar etmekten tevk alırmısmız?» gidip Dior modasına uyan modelYOzde 68 «evet», 10 «hayır», 12 lere az rastlıyoruz. Tuvaletlerde e• gflzel dans etmesi lartile.» tek, pek tabiî olarak, gene uzun ve N« boyda bir kadınla evlenyere kadBr. Çay elbiselerinde ve mek Istersiniz? tvıvpletlerde drapeler gene revac .,, , . , . , . , , , Yüzde 60 <kısa>; 23 .azun.; 15 v * I elbiselerinde, salon iayafetlerinde ağırbaşlı elbiseler bu kibar renge ne bovda olurst olsun. » Kısa boylu kadınların neslni Kenklere gelince; modanın rahat bürünüyor lık tazelik ve genclik esası bunda liyahlı sevmezsiniz? e ]tUelerde ya 4a hukmunü eostenyor. Kırmızı, neşelendırecek açık renk bir süs | Yüzde 68 «sevmediğim tarafı yok mavı, yeşıl gıbi renklerın çiy ton kuUanümaktadır, yahud da kumaş, rur, elverir ki huyu iyi olsun; 32 larmdan zıyade hafıf tonları kulla siyah üzerine san, yeşil, mavi be «fazla çıtkınldım ve.aksi olurlar.. Bihyor: Toz perr.beden, fdızıye, tü nekler, yollu veya kumlu cinsinden Kısa boylu bir kadın da di•ün rengınden sopan kabuğuna, seçılmektedir. x ğerleri kadar şık olahiür mi? kremden uçuk mavıye kadar hep Buradaki resimlerde kosttim, rob, Yüzde 90 «evet.; 10 «hayır». etaze ve serin» renkler başta geli pardesü, salon, çay elbiıeleri ve tu Kısa boylu bir kadın da diyor vaiet gibi muhtelif tsvablann esas ferleri kadar çekici olahilir mi? Sıyah, her zaman gibi. gene mo çizgilerini belirten modeller görüYüzde 79 .evet., 21 «hayır.» olmaktan çıkmıs. değildir. Çay yorsunuz. Kısa boylu kadınlara sorulan sutl lerle cevabları da sunlar: Bovunuzun lusalıjındajı (tktyetçi misiniz? Yüzde 35 «hayır, muvaffakıyetimin başlıca »ebebl boyumun kısa olusudur», 30 «oldukça; kendimi digerlerinden biraz ekıik görüyorum», 35 «urun boylu olsam hayabm değismezdi sanırım.» Daha uzun boylu olroak ister miydiniz? 1 Çlzjjili kumıston mervtmHk Yüzde 59 «blraz»; S «çok»; 38 .bunu hiç bir zaman düşünmedim . | bir tapbr. Caket önden açık ve düŞ Bovunuzun kısa oluşundan ne melidir. Etek dardır ve arkada gizli bir pli vardır. elde ettiniz? Yüzde 58 «kocamı (veya nişanlımı).; 30 «ne kâr ettim, ne zarar.; 12 «hiç bir jey.» Boyunuzun kua olujile alay eden var mıdır? Yüzde 78 «hayır», 32 «bazan». Ne boyda olmak Iste.diniz? Yürde 29 «normal kadın boyunda». 22 «uzun boylu bir erkeğe uyacak kadsr». 21 «orta boyda , 28 .boyumdan memnunum . l'mumiyetle uzıın boylu erkekieri mi tercih edersiniz? Yüzde 94 «evet., 6 «hayır.» Bu cevablar arasında muhıkkak ki büyük bir hakikat gizli: Guzeilik boy'a olamıyacağı gibi zevklere de bir huHud çızüemez, kısa boylu ka! dın da pekâlâ cazb olabiür \e şık ı gıyınebilir. 1 Bugün meşhur artistler arasında bir çok kısa boylu kadınlsr vatdır ki söylesek hayret edersiniz Meselâ Leshe Caron ile Geraldine Bj rooks 1.52: Betty Grable, Ann Blyth 1 54; Veronica, Ann Baxter. Claudette Colbert. Bette Dvis 1.55; Lake ve Merle Oberon 1.57; Dorothy Mcguire, Vivien Leigh, Miche'e Morgan. Joan Benett 1.58 boyundadır. Sinema dünyasının en kısa bovlu yıldızı ise 1.48 boyu ile Cecde Aubry'dir. E?kiler arasında da Mary Pickford 1.52 boyunda idi, Lilian Gish ile Clara Bove h = yli kısa boylu idiler. Anna St<>n ile Janet Gay de Hoüyvvood'un çok kısa boylu yıldız tan arasınrfadır. Tarihte de bir çok meshur kadmlar çok kısa bovlu idi: Mary S'\vart 1 55: Kralice V;ctoria 1 57; Markiz de Pompadour 1 58 boyunda idi. 1 Açık renk bir yünlüden mtT Meşhur d n=öz Mta Hari'nin bo simlik bir rob. Kollar omuzdan divu da 1.56 idi. Bugünün meşhur ', kişlidir ve hırvakaıthr. Etek önElbısenizm rengi ile şapka/ çan \ üçünün de gerek elbıse ile, gerekse Dördüneü resim: 1 Açık sarı; ları ara«ınHa da Prenses Margaret'in den açık ve düjhnelidir. Kemer kote eldiven, eşarp ve iskarpinlerini ] birbirile ahenk teşkıl etmesi de ay2 Koyu yeşil; 3 Lâciverd. hovu 1.57 dir. ' yu bir renktendir. e; engi arasında ahenk kunnak rıca dikkat edilecek bir noktadır. p^k kolay değıHir. El'niseyı ayn bir İşte buradaki krokiler bu üç ayn rrnk, diğerlerini de ona uyacak bir giyım eşvası arasında, moda renkrenk olarak seçerseniz, renkler ara lerle ahenk teşkil etmek, göze hos, mnda ahenk olsa bıle, pek «dolu» gelecek bir terkıb yapmak için, J bir hal alırsınız. Duşunün: Elbise hangi renkleri seçmek lâzım geldi | nız, meselâj mavi, geri kalanların ği hakkında size bir fikir vermek ' hepsı giyah Mavi ile siyah iyi gi üzere çizilmiştir. Sırasile gözden cor, fakat şapka, çanta, • eldiven. geçirelim: •*srp, iskarpin hep bir renk olunca Birinci resim: 1 Beyaz; 2 g ıe ağır geür . Mercan; 3 Balrengi. Runun için, üç renk esasını kabul İkinri resim: 1 Havai mavi; *'mpk lâzım'iır Meselâ elbise ayn bir renk, şapka ile avakksbı bir. 2 Krem; 3 Tütün rengi. Üçiincü resim: 1 Pembe; 2 • i'livenle eşarp da başka bir renk Oaat on Wri on geçlyordu. Pas mıydi? Parmak mafsaüarı ırioimalıdır. Fakat. bu renklerin her Samani; 3 Koyu kırmızı. tahanen.n kanısından vaslı leşmiş. damarlan şişmiş, derisi N t Açık renk tnee jrftnlflrien »aI Kumlu kumaftuı s>k btr t»y 4 Ofts rmk «tntdaa p pılmış olan bu tayyör, cakerJnln bl yor. Caketin hedeni holdıır, kalça olan bu sade zarif kostıim dikı^erl» çimi ile göze çarpmaktadır. Kollar \ üzerinde daralmıştır. Düğmeler ku ! siislenmiştir. Beldeki toka tek t»truvakar, etek dardır. maşın koyu rengindfndir. | raflıdır. renkler arasmda ahenk teşkili için... 2 Rob ve pardesfiden mflrekkeb bir takım. Rob kısa kollu ve japonedir. pardesii düşük omıızdur Robun yakası çok yeni bir hiçiıudedir. Kemer kadifedendir. S Blftz özerine «rlyllebflecek. 4 Sertn haTalarri» «nk >tek ve caketten mürekkeb mev bir elbise üzerine «riyilmek üxer« • simlik bir takım. Etek dar. caket düşüniilmüş mevsimlik blr pard*« | bol ve kısadır. Elbise seyrck do sü. Açık renk soor bir yttnlü kn'kunmuş «por hir kıım»ştandır. niastan yapılmi^tır. HIKAYE Çkekci Yazan: CENAB OZANKAN EÂTIHIHI2DA CLSUNİ Içind» rtt kaynstılmj* «lumınrum kablan kolaycm temızlerr»ek Için. kurutulrau» kahv» telvesinl bı» •>&* bu^varak onun.la Bıkl sıkl «uınelıdıı Kdp s<jnr» tıcak su ile yıkanıp çalkalanır. * *• DrOJnln «Itını temlZıCTnrtt »e p*s lekeiertnı çıkarmAk için, pürüzuz bir tahtanr, üzerine ince tuı şerp^rok ütiıvu bunun üzerind«n bir kaç kere geçırmelidır. Kadına, aşka, güzelliğe dair Kadın muhakkak bir şeye «hayır!» diyecektir. Diplomat erkek ona muh^kkak «hayır!» dedirtecek bazı ehemmiyetsiz teklifler de buunur ve «evet» cevabını almak ıstediği teklifi de bunlann arasında ileri »ürer. bir kadın girdi. Pembe, pnrsümüş vanakları soğuktan hayli kızarmıştı. Sol elinde âdi bır ağaçtan yapılmış baston. sağ elinde bir demet karanfil rutuyordu Başını yünden örü'müş, renei sivahtan fazla kurşuniye çalan bır atkıvla sarmıştı. Omuzlan. beli, kalçası aynı genişlikte olan vücudünü zaman nasıl değiştirmistü. Yamalanmış muslin çorabının üstüne gene eskı bır yün çorap geçirmişti. Ayak bileklerinin S'§ olduğu açıkça görülüyordu. Yuvarlak burunlu, çamurlanmış, topuksuz ayakkabısımn yanları patlamıştı. *v* l»kn»n oicsıjtnlı IU ue derhal süio'ursa hiç bir iz bırukmadan 0 ^ , K temızlenır. **• Sehhar GözlerCMztoriniz* « • • yanl »• *« eaılp blr Ha4« vertt*bilir. ? .. Kirpiklerinize bir«s RİCİL'S sflrüCam v» biilur vazoltu. sabunlu \BÜI. BU takdirde onların her bırını svıva bstırılmıs. ince bir bulaşık telı • kıvrılmış ve daba uzun gök üe terruzlemp parlatılabııır. receksiniz.... *** Hayret. Gözleriniz şimdi daha bütfltOnunO taz«? v» nemli o yumüş görunmekte, gözbebeklerınızuıtabılmek ıçm kutunun ıçine den degışık zıyalar aksetmektedır. blr iki pa.rça lnc» aüınnuj havuç Kırpikiennizin tek bir hareketi il« fozlehoiz, dukaklannızdaD daha fazkfiym»k «câfidir. la maııa kazanmakudır duımus arp< . «mrsenıı (az•> amurUuaa^tuuu ıcoun edtrıi RİciIs kınşmış. tırnaklannın derileri ilerlemişti. Fakat ince uzun parmaklan da kısalamazdı ya!. Karanfili eli titriyerek güçlükle ayırdı. Grupun en güzel kaduıına uzattı: «Bir çiçek?» «Yok. istemez » Karanfili daha yaşlı bir kadına teklif etti. Aldığı cevab şu oldu: «Aman! Başkasını bulamadın mı?» Çiçekçi kadın elini çekerken çiçeği bu defa bir erkeğe uzatmağa hazırlandı. Karsıîaştıgı hareket cesaretini kırdı, vazgeçti. Gülümsemesi devam ediyordu. Şu farkla ki, tebessümüne bir acılık Yüzüne gelince, kırk sene ev katılmıştı. Fakat yılmak olur velkine nazaran en az değişen muvdu hiç?: Hayat mücadelesi yeriydi. Çehresi de maddeten bu .. bozulmuştu. Fakat yüzündeki Şöyle bir göz gezdirince birkaç mâna. Gözleri hâlâ etrafından adım ötede kürklü kadmı bol ıltifat bekleyen bir ifade taşıyorbaşka bir masa gördü. Bastonudu. İnct dudaklan henüz eski tena dayana dayana hemen o tarafa bessümünü kaybetmemişti. Yaldoğruldu. Sağ elindeki karanfili nız, tebessümüne bir burukluk çekine çekine gösterdi. Alçak Mr katılmıştı. Dudaklarmın hafifce sesle: «Bir çiçek?» dedi. boyanmış olması bile bu burukGruptaki .kadınlarla erkekler luğu aideremiyordu .. hararetti bir şekilde konuşmağa Pastahanenin sıcakhğı Ihtivar dalmışlardı. Kadmlardan biri kadın için uzun kışlardanberi bu çayını yudumladıktan sonra bahlunmaz bir nimet olmuştu. Gö se devam etti: züne kestirdiği kadınlı erkekli bir «Evet. şekerim. Aman! bugrupa doğru ilerlerken sıcak'ığa gün ne kadar sıkılıyordum Yakavuşmanın verdiği saadeti göz rabbi! Ne yapayım, ne yapayım Hyen blr hall vardı. Agır agır dedim. Hemen aleltcele berbere masaya yaklasıp blr karanfili trittim saçlanmı yaptırdım. Hem donmuş rlleril* demetten ayır pek de ihtiyacırn yoktu yafıl...» mafa çnliftı. Çiçekçi kadın, bu eümlanln H*vret! Ba «Ilar anun elleri bltme^inden cesaret ıılarak, çe kindiği halde atıldı: «Biı karanfil?.» Konuşan kaduı cevab Termedi. Sözüne devam etti. Erkeklerden biri almağa niyetlendl: «Kaç kuruş bu karanfil?» Kadıncağızın yüzü, adamın so ruşu üzerine bir ümid şulesile aydınlandı: «Yirmi bes kuruş.» Bir gece evvel pavyonda yöz yirmi beş lira veren adama, çiçekçi kadının istediği fiat yüksek geldi: «Yahu bunlar solmus, yirmi beş kuruş olur mu?» «Başka vereyim, bu daha iyidir.» Çiçekçi kadın henüz ısınmamıs titrek parmaklarile irice bir karanfili ayırırken, adam itirazına devam etti: «Yok yok. onlar da iyi deiil.» Kadıncagız demetl* ufraşırkcn kırılan bakıılannı kaldırdı, almağa nlyetl olduğunu Uhmin etti|i, öbflr erke|« diktl. rakat adam başını eevirlnce tfbessflmO du daklaruıda dondu. Kadınlann berber ve süs mevzuunda konu«malan henüz bitmemişti. Biraz evvel sıkıntıdan berbere gittiğini söyleyen kaduı söyle diyordu: «Aman ne yapayıra, manikflrcü kız tımaklannu öyle İyi yapb ki iki buçuk lira da bahfis verdim.» Bu son kelimeler çiçekçi kadının kulaguıda Sdeta aksi sada vaptı... Diğer konuşulanlan farkedememişti bile .. Başka bir masaya dönerken içinden tekrarladı: «İki buçuk lira da bah|iş verdim . ». O anda manikürcu kızuı verinde olmak ne kadar istedi.. Karanfillerini gene satamamıştı. Masadan masaya dolasmaktan başka çare yoktu. Oradan oraya ümidsiz bir halde dolastı. Pastahanede fa;la ds duramazdı. Garsonlardan biri felip kohından tuttufu gibi sokağa atardı. Kapıya doğru yürürker kSft masada bir çift gözün. llifti Konusmalarından •• genc oluşlanndan lkl «evfill olduklaruu tahmln etti. H*men vanaftı: oBır çiçek?» Dehkanlı konuşmasının kesilmesine rağmen kızmadı. Sevdiği kıza hoş görünmek maksadıle sordu: «Kaç kunış?» «Yirmi beş, iki tane elli kuruş.» «Ver bakalım » Delikanlı elinı cebine atarken kız mani oldu: «A, solmuş bunlar. Bir tane kâfi...» Çiçekçi kadın. kısmetini kestiği için kıza öyle bir bakışla baktı ki... Nazarlaruıda hiddet ve yalvarif sanki birbirile boğuşuyordu. Kıx bunu hissettiğinden biraz evvel söylediğinden vazgeçti: «Peki, peki; iki tane olsun.» Kadıncağız elli kuruju aldı. Yüzünü birkaç saniye içinde belli belirsiz bir neşe kapladı. Alıcılanna minnettar gözlerle baktıktan sonra kapıya dö'ndü. Yalancı rteşesi caddey. çıkmca çabucak sönüverdi. Dışarda çiddetli bir tipi yüzleri kamçılıyordu. Soğuk odasmdan çıktıktan. o kadar yolu teptikten sonra iki karanfil mi satacaktı?. Boynunu kısıp sarsak adımlarla ilertemeğe başladı. Niyeti öbür pastahaneye de girip, orada da satmağa çalışmaktı. Yürürken düşünüyordu: «Ne kalbsiz kaduılar var! Halbuki benim için yanardı...» Yüz metrelik bir yol almıştı kl. bir kadmla erkeğin kendi tarafma doğru geldiklerini farketti. Karşı karşıya geldikleri vakit, hemen demeti gösterdi: «Çiçek almaz mısmız?» Erkek cevab olarak: «Hepsine ne vereyim?» diye sordu. Beklemediği bu teklif, çiçekçi kadmı o kadar jasırtmısti kl, bir an cevab veremcdi. Uiinyilar sanki onun olmuştu. Demet blrden ellnden ahnıp, b*f lira uaatıluıcm bflsbütfln apUİlaıö. Blrbirlne sokularak hızlı hıslı uzakla$an çîfHn arka^ından. ve tipıye rağmen, kım Idamadan hayran hayran baktı. Sonra evlnin yolunu tuttu. Bacaklan İdeta gencligındeki kuvveti kazanmıştı. Bastonunun yardımlle yürürken, iyi kalbli ahcüarının saadetini düşünüyordu... Bu düşünüş onu seneler öncesine Parise götürdü: «Karh bir ge cede bardan çıkarlarken bir çiçekçi kadın görmüşlerdi. Vakit gece yarısmı geçtiei ha'.de havatını kazanmağa uğraşan kadının haline acımışlardı. O zaman beyaz gülleri demetüe alan kendlsi değil miydi?» Çiçekçi kadın gözlerind» blrlken birkaç damla yaşı silerken oturduğu eve yaklaştığının farkma vardı. Başuıa. omuzlarına kar birikmişti. Kestirmeden eitmeğe karar vererek parka girdi. Biraz ilerlemişti ki, önüne merdivenlerin çıktığını gördü. Kıss bir tereddüdden sonra merdivenlerden inerek gitmeğe karar verdi. Fakat ilk adımını atar atmaz ayağı kaydı. Bağırmağa bile vakit kalmadan başı basamaja çarptı. Ağırlaşmış olan vücudü yuvarlandıktan sonra merdivenlerin dibinde kıvnlarak durdu. Tahta bastonu elinden fırlamışü. Kar sabaha kadar yagdı. Bir karıştan fazla olan kar sabah'.eyin kadıncağızın üstönde bir tepe yapmıştı. Parkta kar topu oynamağa gelen çocuklar c«sedi görünce tanıdılar: «Çiçekçi kadm!» diye bağırıştılar. Odasına giren memurlardan blrinin gözüne bir hatıra defterl ilişti. Renkli tüyle aynlan bir sahifesine fransızca olarak şu satırlar yazılmıştı: «Ablam bugün aldı§ım mekrubunda gene İstanbula gelmemi yazıyor. Fakat Paristen o kadar memnunum kl.. Bu sehrin karakı»ı bile guzel. Yalnız buzda kayıp dOşmekten korkuyorum. Dof n u u Kont M... nln hediyesl (fl. mfla aaph baaton çok makbula «ecti. » I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog