Bugünden 1930'a 5,504,049 adet makale



Katalog


«
»

23 xfcnuıım 1950 CÜMHURtYET ıımınıınıııııııııııııııııııııııınııııııınnnıtı 111111 PARİS MEKTUBLARI I1III UMMIHIUIMIMIIIUIIIIIIIIMUIIIIUIIIIHII Dünyada Neler Oluyor? Amerikalı turistler her yıl Avrupada 1 milyar üç yüz milyon dolar harcediyorlar Toplıyan: A. H, R, Ameri.kalı turistler en fazla nelere ügi gösterirler? Amerikalı turistler arasında en fazla yer alanlar bılhassa grup halinde seyahat eden yüksek tahsıl tslebeleridır. Bundan sonra sırasile aile kadınlan, öğretmenler gelmekte, tacırler ve ış adamları 27 çeşıd meslek erbabınr'an ancak dokuzuncu derecede yer almaktadırlar. Turistler arasmda mühendislf>r de buyuk bır çoğıınluk teşkil etmektedırler. Bunlar, bır taşla ıki kuş vurmak istemekte, Avrupaya hem eğlenmek, hem de ış hususunda temaslar yapmak fıkrıle gelmektedırler. 1949 yılmda Avrupayı dolaştıktan sonra memlekete dcinmuş Amerikalı seyvahlar arasında «en ziyade neyle alâkadar oldunuz 9 » tarzında yapılan bır ankete ekseriyet şu cevabı vernıışlerdır. Bılhassa sokak adamıle . çunku maksadınıız Avrupalıların bılhassa orta sınıfına ve aH tabakasına mensub msanlarla taruşmak ve goruşmektı. Fakat arada bir nisbet kurulacak olursa Yenıdünya turistlerının yüzde yırmısı Eskıdunyanın tabıî guzelhklerıne meftundur. Yuzde 16 sı sanat eserlerine, tarihi arutlanna ha>randır. Ancak vuzde 2 sı eğlencelerine ve gece havatma bayıhr. Bu muşahede çok doŞnıdur. Çunkü Amerikah, hiç yerinden kıpırdamadan butun Avrupa mamullerıni ve mahsullerını hem de kendi m°mleketındekılerden pek daha ucuzaıstedıği kadar satın alabilir. Elınde dünyanın en yüksek kıvmetli parası İTARlHTEN SAHlFELERJ Pariste Üniversiteliler şehri Yazam: Nilüfer Paran Eski Tarabya Yazan: Haluk Y. Şehsüvaroğlu :iX*&*^,m<?^M:> İsviçrede çıkan bir dergınm Amerıkadaki muhabıri mensub olduğu meomuaya gönderdiği bir yazıda diyor ki: «Oıılara, yani lâa'ettayin Amerikalı turist tıplerıne Los Angeles ; hava meydanının lokantasında tesaduf ettım. 33 kişilık bır grup uzun bir masnnın etrafında toplanmıs'.ar, kendılerıni Avrupaya goturecek uçağm kalkrnssıru beklıyorlardı. Hepsı de cİmenal Valley» denılen b : tek vadıde çiftçrlıkle mcşgul insanlardı. Gerek ikinci Dünya Harbı esnasmda, gerekse onu takıb eden yıllarda çok para kazannıışlardı. Cebleri dolu, istıkballerı emın, gdnülleri rahat olduğu içm şovle bir yol da eski dünCite Üniversitairde Kockfellerin yaptırdığı (milletlerarası ev) yayı gezmek, Avrupayı gonnek helanrmştır. Yemeğe geç kalanlar vesıne kapılmışlardı. Meksıka huveya yemek dışı saatlerde bir şey j a u d U nda kenevır ve sebze yetışler yemek istiyenler için *ynı kstta tırmekle servet yapmış ve onlar j bir kantin gece ona kadar açıktır. g l b l kıtomızı bu yü ziyarete karar Bu teçkılâta devlet de paraca yar vermış 400 bın Amerikalı daha var1 dım eder. dır. Fakat bunlar bır çoklanmızın Talebenin her türlü spor hevesi zannettıklerı gibi yeni dünyanın ni tatmın etmek uzere bır spor ku sayılı mılyonerlerinden değıldirlcr lübü mevcuddur. Istiyen senede Her bıri ancak butün se\ahatitri 500 kuruş vererek aza olur. Boylece esnasmda 10001500 dolar sarfetoyun sahalarından, yüzme havu meğı gdze almışlardır s zundan, jimnastik salonlanndan Is Amerikalı turistlerin ancak yüzde beşi milyonerdir ı tifade eder. Kütubhanede her dilEu yıl mılvon'arca Amerikalı j den ve her ilirn dalmdan kitab bul [ mak mümkün olduğu pibi, burada seyvah aılelerile bırlikte Avrupayı gezmeğe ve görmeğe geleceklerdır. ak^am on bire kadar çahşılabilır. Citc've kavdolunurken sıhhî mu Fakat bır çoklanmızın zannettiği avpned°n geçmek mecbundır Has gıbı bunların cüzdanlarını açıp her to^r Universiteliler şehnnın kendi tarafa para saçacaklan vehmıne hsstanesinde bedava yatınlıp te kapılmaırlalıdır. Amerıkalılar, yanhş teessus etmış bir kanaat hılâfına davi gorürler. Tiyatrosunda her hafta ya tanın paralannı santimine vanncaya kamış artistler tarafından oynanan bir piyes veya film gosterilir. Muh tolif fondasyonlar ile merkez bınada sık sık çay, balo, kokteyl tertib edilır. Bu toplantılar talebenin tanışmasma, dolayısile millet ve mem lekctlerini yekdiğerine tanıtmaya yardım ederler. Cite tJniversitair'de İsviçrenin kendi Udebesi için yaptırdığı bina Milletlerarası münasebetlerin teParıs, temmuz Muazzam eder. 11,000 nüfuslü küçük Monaco sisi ve sağlamla^ması için çalışan yeşıl bir park, içınde muntazam devletıni bile 80 odalı feodal stılde «Kültür demetjıı» talebeler tarafm dan idare edilir. Demek okuma sa yollar, çiçek tarhlan, mimari ve ki taş bina temsıl ediyor. 2400 odası olan Cıte Universi lonunda her dilden mecmua, şabuyukluk bakımından birbirinden tamamen farkh yirmı kadar bina. taire'de 1,634 ü ecnebi, geri kalanı zete bulundurur; seyahat tertib eParıs şehrının cenub hududundaki Fransız olmak üzere 40004500 ta der, ucuz konser ve tivatro bilet«Cıte Unıvers.taire» yanı "Univer lebe vardır. Onümüzdeki sene 300 leri satar. sit?lüer şehrı» nın harici manza odalı Sanat mektebi, 200 odalı CeBugiın 72 muhtelif millet çocuklayir ve 125 odalı Tunus pavıyon lannın bir arada oturduğu, okudurası ışte budur. açılışı tes'ıd edilecektir. BüBugun 40004500 'alebenin sıhğu, eğlendiği bu muhıtte sonsuz hath bır muhıtte, rahat, temiz, fe tün bu fondasyonlar merkeze bağlı bir dostluk havası hâkimdir. Yerah odalarda, iyi gıda alarak ucuz olup genel kaideleri tatbik eder mekler bozulunca grev yapmak, ge<ınebilmesinı temm eden bu te lerse de her fondasyonun müdü müşterek eğlence, balo ter*îb etşebbus mahstılunun kıme borclu riine dahilî nizam hususunda bir mek mevzuu bahis olunca herkes takım şartlar koşmak, bunlara uyoHugunu ekseriyet bılmez. elele verir. Irk ve din farkı düşünCıte Universitaire'in kurucusu; mıyan talebeyi çıkarmak salâhiyeti meden karşısındakini yalnız şahsî verümiştir. Snze S^rbonne Unıversitesı rektökıymeti ile ölçmek esastır. Dostluk rü. sonra Fransa Maarıf Nazırı oCite Universitaire'dekl hayata dar hesablayarak ve ekonomi kaiçin devletlerin hududları burada lan M Andre Honnoret'dir. Bu ta gelince: idelerine tamamıle rıayette bulunabir mâni teşkil etmez. Ingiliz, Alrak gezip tozan insanlardır. Yalnız mnmış ilim ve siyaset adatnı muhTalebeye sıhhatll ve ucuz bir haman kızile dans eder, aristokraı iclerinden yüzde btşi ufak tefek telif milletlerin kültür ve ilım sa yat temin etmek gayesi daima başhis'nda ilerlemek istıyen genc mü ta gelmektedir. Odalar geniş, gü komünistle şakalaşır, bir Amerikalı israflardan kaçınmıyacak derecede messıllerıni bır araya toplamak, neşli, iyi döşenmiştir. Her binada meselâ zencilerle iskambil oynar. zengindırler, belkı de milyonerler an'aşmalannı, birbırlerinı yakından aynca oturma salonlan, oyun ve Kıyafetleri, âdetleri, düşünüş ve smıfına dahildırler. Bu mütalea taTvnalannı ve beynelmılel bir mu çalısma odalan bulunur. Paris ha telâkkıleri tamamen farkh olan bu alelâde bir tahminden ıbaret değılhı+te çalışmalannı kolavlatmak isti yat şartlanna göre aynı konforu 72 millet çocuğu, insana dünyanın dir, istatıstiklerden çıkarılmış rakamlara istmad etmekıetiır. 1949 yordu Bunun için de beynelmilel bulmak için şehirde, Cite'de öde sembolık bir minyatürü gibidir. Işte Cıte Universitaire budur. Ne yılında Avrupadan donen turistlerbir vurd kurmak fikrini ideal e nen paranın en az iki mislini göryazık ki, burada, bu ideal eseri den uçak meydanlanna ınenler, lirti"li Fakat nasü ve hangi para den çıkarmahsınız. Beş yüz kiş ile ? Teşebbüsünü hükumet yalnız nın birden yemek yiyebildiği lo vücude getiren büjuk adamın is manlara, ibtasyonla.a gelenler, gıım reddetmekle kalmadı, başka mem kantsda bir rivün 60 kuruştur. Gı mini veya hatırasını belirten en u rük muamelesıne tâbı tutulanların balara müracaat etmesını de bal da, kalori bakımından, bir günlük fak bir ize rastlamak mümkün de içtimaî hüviyetleri tetkik edılerek talamaya çalıştı. ihtiyaca kâfi gelecek şekilde hesab ğıldır. tesbit olunmuştur. Fakat A. Honnorat müşküllere rağmen yılmadı, senelerce bıkıp usanmadan çalışarak bir çok Franeız ve ecnebinin alâkasile maddî yardımlannı kazanmaya muvaffak oldu. Dostlan sayesınde tasarladığı plânın tatbikıııa imar müdürlüğünun musaadesinl de aldı. 1923 yüında Deutch de la Meurthe isrinde bir Fransız kan kocanın v?rdıkleri para ile, kendi adlaruu t?ş'yan yedi binadan mürekkeb fopdasyonun temeli atıldı. Muteakıb seneler zarfında değışik memleketler bu raisali takiben bınalar yaptırdılar. Bir zamanlar Türkıye de bır arsaya talib olmuşsa da teşebbus maalesef akim kalmıştır. H^len 19 devletin kendi parasile vucude getırdiği paviyonlann yan'Ma Vıctor Lyon, Ermeni yurdu gibi hususi gayretle kunılanlar da va'dır. Pockfeller, Maison International (entemasyonal ev) ıdındakı merkez binayı; Rotchild ise hastane, nvHıriyet ve postanenin bulunduğu büyük bınalan inşa ettirmişlerdır ^ e bu Üniversiteliler şehrindeki bn jn talebe oğle ve r.kşam yerrklerini Maison International'ın rrnazzam lokantasında yiyebilir. B'nanın ikinci ka+ını otuz bın kitabı ihtiva eden geniş bir kütübhane, çalısma oclas', toplantı ve balo salonları ile 1100 kişilık bir tiy^tro iseal eder. U<~üncü katta yirmi kadar müzık odası dizilmiştir. Yi'"ne havuzvnun bulunduğu alt k<*larda ise kız ve erkekler için ayn ayn aletli .aletsiz spor salonlan vardır . Frndasvonların arasını çimen ve ei'>k terh'arı, volların kenartnı ağadar sus'er. Arka tarafta; tenis kortları, futbol, voleyboL, hendbol sahalarınm yer aldığı park uzanır. Devletler fondasyonlannı yaptırırken millî hususiyetlerini belirten bır mimarî şe'.ul kullanmayı gozetmişlerdır. Damını renkli ejderha ve yayvan saçaklann süslediği Hındıçıni paviyonunun karsısında 1938 de inşa edilen modetn Holanda binası; biraz otede eyaletlerin derebeylik zamanınJ>n T<?lma m"zaik armalannı taşıyan Pro\ ence, (Fr?n sa Eyaletlerı) fondasyonu Mikselm"':tedır Isvıcre bınas'rm hu^us'vetmi bütün bır yüzünıin cam oluşu, Japonyanınkini de pagod şekli ve tahta kaplamalan te$kil Çok eski çaSlarda Argoslar (Argo) gemisıle Boğazıçmden geçıp Kafkasya sahıllerıne gıtmişlerdı Yunan mitolojısmın bazı meşhur ilâhlarmı taşıyan gemı yolculanndan Jason (Kolkıda) lukumdannın kızı Medea'ja âşık plmuş ve onun yardımı ile hükumdar hazınesıni bekleyon ejderler bır takun zehırlerle olduruıup hazıneler yağma edılmiş ve (aUın yapağı) almmıştı. Jasonla Medea ve dif*er yolcular tekrar (Argo) gemisile dönmuşler ve Boğ.ızıçınde bugun Tarabya dedığimız mevkie çıkmışlardı. Medea burada kutularını açıp geri kalan zehirlen denıze dbkmuş, bu sebeble, semte zehir manasına Pharmacıs ismı verılmişli. Bızanslılar zamanında burada harb esirlerınin kapatıldığı bır hapısane bulunuyordu. Fakat Tarabyanın Bogazıçmde iyi bir lıman olarak da şohreti vardı. 1325 te Venediklüerle Cenevizlılerin yaptığı muharebede Venedik amiralı gemilerile buraya çekilmişti. Bizanshlar zamanında scmtın ^sıl ehemmıyetı hasta bir patrığın tedavi için buraya gelnıesıle başladı. Hekımler patıik oraya gideıse hava olan dolar vardır. Lâkin, bulunduu yerde bır Akropol. bır SaintPıerre kilısesi, bir Ayasofva muzesi, bir Suleymanıye camiı göremez, bu husustaki tecessüsunü tatmin edemez. Işte çok kere sırf onlar içm koskoca Atlantiğı aşmayı goze almaktadır Amerıkalılar Avrupaya gözleri kapalı gelmiyorlar Avrupaya gıtmek için Washington'daki alâkadar Tiakama müracaat eden her Amerıkahya pasaportu gonderılirken bununla bırlikte bır takım broşürler de yollanır. O broşurlerde Avrupanın muhtelif mem ŞAPkALAR! TAŞIRLftR COK ftĞIR a AN BU GIYEMF7LER " 6U UZAKTAN VI Htfi 5APIN şehre yajnlıyor, Rum zenginleri yabancı sefaretlerdeki davetlere gıdiorlar ve öğrenilen yeni şeyleri cendı evlerinde tatbik etmeye oze^ liyorlardı. Tarabya, Boğaziçinin Avrupa murikısıle, danslarile en hareketli köy Tinden biri olmuştu. Bu eğlencell r e hoş semtte 19. asır başmda bazı Rum ailelen Osmanh Imparatorluğunun aleyhine gızli müzakerelere gırışmış,lerdi. Rum ihtilâli Tarabadan ıdare edilmişti. Fesad harecetlerının elebaşılanndon Ippsi antı lerin Tarabyadakı büyük yabları III. Selim tarafından musadero ılunarak sefarethane yapılmak ü:ere Fransızlara verilmışti. Tarabyadaki Isveç ve Napoli yazık sefaretlerinden sonra III. Selim amanmda Danimarka, Fransız sefaretleri, II. Mahmud zamanında 17. asırda Tarabyarun sekiz yüz Ingıliz sefaretı, II. Abdülhamid zaevı vardı. Sentin yegâne buyuk ve manında Almanya sefareti de tesis guzel binası da Gumruk Emini Ali olunmuştu. 182829 Türk Rus harbi sıraAğanın yalısı idı Koyün asıl şohretı on sekizinci asırda başladı. armda II. Mahmud yaz mevsimYerli Rum zengınlerı, Istanbula ge lerınde kararg?hmı Tarabyada kur len ypbancılar yaz mevsimlerini Ta muş ve Sancak Şenfi de Kalender kasnnda muhafaza altma aldırtrabyada geçirıjcorlardı. Bir çok garb âdetleri, usulleri mıştı. Padışahın maiyet kıt'alan kasrın Tarabyadakı yabancılar vasıtasıle üst tarafındaki alçak tepelere kuleketlerıne aıd esaslı malumat mev en fazla korktuçu şey şımdıve ka rulmuş beyaz ve yeşil çadırlarda cud oldugu gıbı oralarda Amerıka dar bır çok vatandaşlannın başına erleşmişlerdi. Ilk defa bir Osmanlı Padişahı Bolılar aleyhinde yapılmakta olan gelmış olduğunu din'edığı aldatılpropagandalara'karşı ne suretle ha maktT. Onun içm kendilenne dağı azın bu uzak koyunde rnaıyet halreket olunmak ıcab ettıği hususun tılan broşurlerde emnıyetle alış ve kıle beraber devamlı bır şekilde da da ayrıca tahmat vardır. Bu su rış edebıleceklerı macazaların lıste oturuyordu. Buyükdereye kadar retle Eskıdunya halkı ile Amerıka sı ve butün Avrupa memleketlenn ;öze çarpan bir hareket ve canhlık lılar arasında yaratılmak istemlen de yerli para ile dolann kıymet vardı. soğukluğu ortadan kaldırarak de vazıyeti gosterilmektedır. Hattâ bu Kasnn önündeki nhtım üstünde rin bir samımıyet havası estırmek hususta yarı cıddî yan şak'a nası II. Mahmudun on beş yaşmdan o\olunda her Amerikalı turistin tıp hatler bile vardır: Meselâ «falan tuz yaşına kadar olan maiyet halkı kı bır dıplomat gıbı hareket etmesi memlekette Amerikalılara yemek balık turmakla, dolaşmakla vakit lcn yanm porsıyon verurler, dikkat eçiriyorlardı. Akşam üzerleri Entavsıye olunmaktadır. derunlulardan kurulmuş bir mızıka Bunlardan maada hu'usî yayın edin!» kabilinden.. takımı Italyan sanatkâr Donizettievlerı tarafından geçen sene AvTuristler için hususî bir nı'nm idaresınde garb musıkısmın rupada gcrülecek şeyler, znaret üniversite en müşkül parçalarını muvaffakıedılecek yerlen taıf ve tasvır eAvrupaya gidecek turistleri ay yetle çahyorlardı Bazı pksamlar da den 200 e yakın rısale de basılıp satışa çıkarılmıştır. Onlar da Flo duılatmak için broşurlerin ve se koy Rum balıkçıların şen şarkılaransa müzeleri gibi en ciddî mev yahat rehberlerinin kâfı gelmedı rile dolardı. zulardan tutun da Parısin Follıes ğini goren Amerıkalılar bu meseleHarbe rağmen herkesin hayatınBergeres'ı glbi eğlence mahallerme ler hakkmda arzu eden arkadaşlara dan memnun bir hali vard: Yalnız varıncıya kadar bir çok meseleler^ ıcab eden malumatı daha genış bır Fenerlı Rum beyleri eski gimlerini hakkında izahat vaıdır. Amerıkalı' çapta verebılmek ıçın kuçuk mık hatırladıkça yaşadıklan hayatı soturistm Avrupada maruz kalmaktan Arkast Sa. 6, Sü 4 te nük bulurlar ve geçmişi hasretle anarlardı. Bir seyyah Rum zenginlerile yap tığı görüşmeyı şöyle nakledıyor; (Tarabya, Buvükdere, Yunan isyanmdan önce Istanbulun Rum beylerinın, kişi zadelerinin, zengınlerınin güzel bir sayfiyesi halınde ıdi. Fenerli denilen bu Rum beyleri heveeanla bize şöyle dıyorlardı: «Ah o zamanlar ne kadar rahat, mesud olduğumuzu siz bizi gormüş olsaydmız, anlardınız. Her zaman verdığimiz parlak balolar, o güzel tatlı vaz gecelerinde yaptığımız eğlenceler ve gezıntiler..» Rumlann bu sözlerine karşı pek tabıî olarak şu sual soruluyordu: «Pek iyi, lâkin bu saadete karşı niçin isyan ettiniz'» Rumlann yaşadıklan lüks ve debdebeiı hayatın bır örnegi Tarabyada pek iyi görülur. Buradakî R'om buyüklerınm saravlan, lokan talan, bahçeleri, hattâ Padişahmkiler bile dahil olmak üzere, Boğaziçindeki bütün köşk, konak, yalı ve bahçelerden üstündür diyebiliriz. Bunlardan biri bugünkü Fran sız büyük elçıliiğ binası ile bahçeleri dir.) ŞEHRlNDEkl Tarabya 19. asrın ikinci yarısında da mamur manzarasını ve canlıhgını muhafaza etti. Tarabyada 1865 tarıhinde beledıye dairesi k j rulmuş ve köyun belediye işleri tanzım olunmaya başlanmıştı. Ayaı y:l içinde Ingıltere sefareti önunden ıtıbaren yukarı doğru rıhtım ınşa edildı. Koyün gerek denız üstundeki. gerekse Maslak tarafına olan şoseleri de tamır gormü^tü. Boğazın ilk buyuk otellerı de Tarabyada inşa olunmuştu. II. Abdülhamid devrinde de Tarabyanın yakınmda bulunan Kalender, Boğazıçmm guzel mesırelermden bırı olmak imtıyazını muPELEMENK KÖPEGl hafaza edıyordu. ' E P Kalender kasrından Boğaz? doğOLAN 6U ru sedler üstünde ilk ahşab bina guzel bir gazino idı. Cadde üstüne •COPEK buyuk bir kameriye yapılmış, bina ve bahçesinın devamınca birinci sed fenerlerle süslenmişti. İLE II. Abdulhamıd zamanında TaZMEKTtulR. rabyanın diğer Boğaziçı koyleımde gorulmıyen hususıyetlerınden bıri de yabancı sefaretlerin millî gunlermde yaptıklan don?nmalar ve şenlıkler teşkil ederdi Padişalv, Krahçe Vıktorj'anın senei devriyelerınde bahrıye bandosunu Ingütere sefaretine gönderırdı. Eski Tarabjada bir kır kahvesi sınm sağİEmlığı ve güzellığı ile kı ] sa zamanda iyileşır demışlerdı. | Patrik az zamanda şifa buldu ve semte bu munasebetle Therapıa ısmi verıldı O tarıhten sonra da, Istanbulun kıbar hastalan Tarabyaya nakledılip tedavi olunmaya başladılar. Istanbulun fethinde Tarabya Boğaziçmin metıuk ve sakın olmıyan köylerinden birısi idi. Bu semtın guzelhğı evveU II. Selimm dıkkatıni çekti. Padışah bir deniz gezıntısı esnasmda onunde bir balık daiyanı bulunan. servılikli Trabyaya çıktı ve burada taze balıklan pişirterek servıler altında musahıblerıle berabfr zevkle yedi. Sonra Sokullu Mshmed Pasaya burada bir kasaba kurulmasım ve kendısıne mahsus da bır koşk inşasını errretti. PÜNYANIN £N BUVUK MEYktLİ UYUYAN @
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog