Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET 23 Tenumız 1930 üncü MASILJ)LACAK Tükiyede neşir hakkı yalnız «CUMKURİYET. e aiddir. tfazan. DUNYA HARBL İngillz glzli tstihbaraı subaylarmdan. PhlLlipp Heynoıds Halkın da dalkavuğu vardır. FaYukarıda kimseyi bulamayıp geri dönenler, az daha, omuzlarına j kat o da kendine kavuk sallayanlahırkasım iliştirerek çalınan saatini Rusya, Türkiyeye ve YakındoğuBununla beraber, Müttefikler ha Yeni gelen malların fiatlan 11.5 ' rı aşağı görür. Hoşuna gitse de sayaramağa çıkan müşteriyi yakalayamaz. Bahşiş verir, ehemmiyet verya karşı taarruza geçtiği <=ırada ko zırlıksız değillerdi. Kızıl Çinlilerin ay evveline nazaran çok düşiik mez. Halka yaranmağa değil. yaracaklardı. münist Çin hükumeti de oSan ır Hindiçini, Siyam ve Birmanyaya * * * km kurtuluşu» davası diye bir şey karşı taarruza geçmeleri ihtimali Son aylardaki döviz müsaade maya bakmız. Okumuş yazmıştır. gezip görtnüş* * * ortaya atmış ve şiddetli bir propa senelerdenberi düşünülmüş ve ona kârlığı sayesinde Almanya, Italya, bozduğumuz plânına göre yapılmış anlıyor musunuz? tür, aklı bütün fıkri üstündür, diye ganda faaüyetine girişmiştî. göre askeri plânlar tesbit edilmişti. Fransa, Ingiltere gibi memleketleArasıra zabıta vakaları arasında, tır. Bakar, bakar, övünüriiz. Yirmi * * * Çin, Mcskova ıle arasmda bir Diğer taraftan, Pakistan ve Hin re pek çok sipariş verilmişti. Şim sevdiklerinin yüzünü yakan, delik otuz bin nüfusludur. Biri eski şehir Namuslu adamm başhca vasfı, biz kelli felli efendileri köy kahveanlaşma bulunduğu halde, liarbe distanla karşıhklı yardım anlaşma di, bu memleketlerden külliyetli deşik eden bazı kıskanclık hasta ki hımış ve kerpiçten Osmanh An başkalarmı da namuslu saymak, hiç sinde görünce bağrına basan halkı Rusya ile aynı zamanda girme lan yapılmış. bu memleketlere ay miktarda ithal emtiasj gelmeye baş •annm hikâyelerini okuruz. Acaba karasıdır. Şöyle böyle bir karakte olmazsa öyle sanmaktır. Sözün ak kolayca aldatıyoruz. Eğer halk, dün Istanbulu yabancılarm hırsından ri ve elli altmış bin nüfusu var. Ü si dahi bu kadar doğru ise, vayaldatmak ve avlamak için kendine misti. Vâkıa, Rusya taarruza uğra lardanberi malzeme ve mühimmat lamıştır. söylediklerimizi, bugün onun adma mış değildi: bilâkis, mütecaviz ken yollanmaya başlamıştı. Ağustos aymm sonuna doğru pi kurtarmak için yüzüne bakümaz çüncüsü yirmi bin kadan türkçe bize! ve hesabına politika pazarında sürdisi idi. Fakat, eğer Çinin derhal Hindistanla Pakistanm şimalden yasada büyük bir kanşıkhk ola hâle getirmekten bsşka çare kal konuşmıyan yetmiş bin nüfuslu * * * düğümüzü duyarak aleyhimize ifharbe girmesi Rusyanın iehine ol gelecek tecavüz hareketlerine karşı cağı ve yeniden bir çok ithalâtçt madığmı mı düşünüyoruz? gecekondu Ankarasıdır. Kimseye söz bırakmıyan bazı tira davası açsa, yeni partilerdan saydı, Moskova, Çin hükumetini tabiî bir siperleri vardı ki bu ia, tacirin müşkül duruma düşeceği * * * Her gelen yabancı, kalenin bir seslerin sahiblerine bakıp kendime tazyik eder ve onu da kendisila o bölgedeki dağlardı. Gerek Çin iddia olunmaktadır. Zira, yeni geBazı gazeteler bir takım muharrir ucunda durup Yenişehir ve Çansoruyorum: Acaba gerçekten bir biri gelecek seçimlerden birini kazanıp da umumi afiv çıkarmcaya beraber harbe sürüklerdi. den, gerek Rusyadan inecek olan len ithal emtiasınm fiatlan, 11.5 veya hatiblerin dün yazdıklan ve kaya taraflannı göstererek: hırsız var da onu mu tutmak, yoksa kadar, ne yapardık? Lâkin, Rusya her halde iki cep mütecaviz kuvvetler buralarda ko ay önce gelenlere nisbetle çck dü söylediklerile, bugün yazdıkîan ve bir hırsız bulup da ortak mı edin İşte bizim kültürümüz, hpde birden harb eteneyi münasib lay kolay ilerliyemiyecekler, Hind şüktür. * * * sövledikleri arasındaki aykınlıjı Sonra gecekondu taraflarına dönüp: mek istiyoruz? görmemişti ki, Çinin harbe girme liler, Pakistanlılann ve onlara yarEzanı türkçeleştirmişiz. Fakat * * * İşte sizin medeniyetiniz, Avrupa memleketlerinde işçiye göstererek itibarlannı kırmak mesini istememiş, bütün gücünü Av dım edecek Ingilizlerle Amerikalı iş bulmak maksadile yapılan isti'n rakma düştüler. Acaba hakh mıBir hikâyem de var: Bir şünarabca okunmasını yasak eden kaDese, karakola mı götüreceğiz? ruoayı işgale vermişti. ların devamlı mukavemetile karşı salin bir neticesi olarak ortaya çı dırlar? Gündeliği peşinde koşan Fıkaıaya ev yapmağı yalnız anla Şamda Victoria otelinin bir odası nunu neden sonra, 1942 de çıkarmıHarbin bu ilk safhasında Çine laşacaklardı. kan ucuz mamullerin cazibesine bir emafa, dün bakkallık ettiği. mıyonım; yeni içtimaî nizamda na hırsız girdi. Müşterinin çığlığını şız. nisbeten küçük bir vazife düşmüşYollanmızı, kilometre başına. kaIngiltere bu işte Hindistanla Pa kapılanlar hep ithalât teşebbüsüne buaün manav dükkâm açtığı için mesken ve ekmeğin bir tutulduğu duyanlar merdivenden yukarı kotü. Siyam, Hindiçini ve Birmanya kistan arasındaki ezelî rekabet his girişmişler, fakat her gün biraz da ikide bir meslek değiştiren bir ka nu hâlâ anlamıyanlara şaşıyorum. şunca, sofada ne yapacağını şaşı rakollarla donatmış değiliz. Hayhududlarına yığılan Çin kuvvet sinden istifade ctmiş, Her iki mem ha düşen fiatlar karşısında şaşır raktersiz diye mi bakarız? dudsuz Türkiyenir. dağlarını ve ge Bu tankeri, ilk defa 17 kasım 1945 Fakat, spyleyiniz bana, kerpiç ko ran hırsız: îjc ^ ; ^s leri. bu memleketleri her an için lekette mümkün olduğu kadar çok mışlardır .Iyice dolan gümrük ançidlerini devlet otoritesi bekle günü kızakta iken görmüştüm. O ğuklardan kopup gelen, görgüsüz Tutunuz. tutunuz, tehdid eder bir vaziyet almış ve miktarda üs elde etmeye muvaffak trepolarındaki mallar çekilmedi?i Eğer bir de «tabiat haklannı ko bilgisiz, düzü iğriyi, diki yatığı Diye haykırarak üst kaü göster mektedir. Bu otoriteyi zayı£atınız, gün. kıymetli gemi inşaiye mühenbu suretle, oralardaki Müttefik olmuştu. takdirde, bundan sonra gelecek o ruman kanunu yapılsaydı, Güven farkedemiyen zavallı halka yetmiş di ve kendisi basamaklan dörder Istanbuldan Ömerliye, Ankaradan disimiz, profesör Ata Nutkunua kuvvetlerini uyanık ve hazırhklı Ayaşa soyulmadan gidemezsiniz. plânlarmı yaptığı 2500 tonluk YüBu suretle, o bölge nisbeten em lan külliyetli ithal emtiasına yer lik Konseyinin elindrn nasıl kurtu bin nüfuslu bir şehir kurdurmağı atlayarak sıvıştı. bulunmaya mecbur etmişti. İnkılâb nizamını bekleyen de ozerhavuz denize indiriliyordu. Tekniyet altına almdıktan sonra, bü bulunamıyacaktır. labilirdik? Ekilen hitmiyen, biten Yağmurlar gelince .. nesinin inşaaiı hayli ilerlemiş olan tün gayret cenub doğu Asyaya vebiçilmiyen kısır dağ topraklan üsPiyasayı karıştırınak istiyen Polisi yumrııklıyan bir sabıkah nun dokunulmazhğma inanılmış ,bu tankerin de Ata Nutkunun eseDünyanın büyük bir gerginlik rildi. olmaktan gelen böyle bir otoıite Başbakan Vilâyet ve Bclcdiye tünde kendi başianna bıraktığımız kimseler tevkif edildi içinde bulunan bu kısmında şubat idi. Layisizm üzerinde ilk tartış ıi olduğunu o gün öjrenmiştim. Ilk çarpışmalar pek şiddetli olzavallı köylüler, 14 Mayıs saat 17 işlerini gözden geçirdi Küçükpazarda yapılan bir arama ne malar, Ankara politikacıları arasın Ata N'utku. daha evvel 1935 te GölMuhtelif teşekküllerin piyasadan müayında pek sıkıntılı ve korkulu bir madı. Müttefikler, gerilerdeki üsdenberi, yeniden ormanlara hiicum ticesinde üzerinde bıçak bulunan. saBaşbakan hava esmeye başladı. lerini tutmak üzere çekilirlerken, Vardımcısı Adnan Menderes, Başbakan ettiler. Eski müteahhidler de daha sald şartlsrla kauçuk toplamağa başla bıkahlardan Mahmud. kendıs.ni Kan. da, daha 1938 de başlamıştır. Pey cukte de Gölciik adı verilen 125« dıkları görülmektedir. Bunlara göre, Samed Ağaoğlu, İç İşleri O tarafların meşhur «muson» Çinliler Siyam, Hindiçini ve Bir Bakar.ı Rükneddin Nasuh'.oğlu ve Vali şimdiden baltalarını en dayanıkh Knre harbinin Turklyeye kauçuk itha tarcılar polis karakoluna götüren polis niri nereye saklasanız, kokusuuu tonluk tankeri bir çok maddi jfüçNitekim liikleri ve noksanları yenerek yapfırtmalan bir çok romanlara mev manyayı yavaş yavaş işgal ettiler. ve Belediye Fahreddin Kerim Gökay çelikten ısmarlamışlardır. lini zorlaştıracak bir seyir takib etmesi rr.emuru Celâlin üzerine atlıyarak yum fareden kaçıramazsınız. zu olnvuştur. Harb için n,üsaid bir Bu arada göze çaçrpan bir şey oün öğleden sonru Vilâvette toplanarak 50 yıl önce gelen r^jitehassıslar her zaman muhtemeldir. Sonra, Ame ruklamaya başlamıştır. Mütecaviz der yobazın burnu da, ne kadar gizli mış: kendi kendini yetiştirmiş dezaman arayan Kızıl iaşistlerin de vardı: Istilâ kuvvetleri arasında İstanbul Vilâyet ve Belediyesine aid Türkiye ormanlanna 50 yu. 25 yıl rika kauçuğu harb sanayiinde kullan hal yakalanmış ve Adliyeye verilerek yerde konuşsanız, taviz kokusunu niz yiiksek inşaat miihendisi bintevkif edilmiştir. başı Ata Nutkudur ki Teknik Üninefeslerinin içinde duyar. bu ayı tercih etmiş olmalan kendi Ruslara pek rast'anmıyordu. Çinli işler etrafında görişmeler yapmışlardır. önce gelmiş olanlar 25 yıl ömür mağa başlamıştır. Selâhiyetli makamlar İse. dünya ka «Tarsus» dün gece sefere çıktı Ankara vapuru dün gitti lerine göre isabetli bir karar sayı ler de ,kendi ırk'anndan olan yerli Şapka kanununu erkekler için versitemirdc profesörlük ettiği halbiçmişlerdir. Hiç bir ölüm, bu Ka uçuk istihsalinin çok arttıfiını, bilhassa Tarsus vapuru dün gece saat 24 de Ankara vapuru dun saat 12 de 450 de, bir miiddet kendisine profesör labilirdi. Zira, o mevsimde bardak halka karşı fazla zalim ve vicdansuni kauçuk istihsalinin Kore harbile yeni bir turistik sefere çıkmıştır. Ge çıkarmıştık. Kadınlar çarşaflı veya yolcu ve 51 ton yük ;le Batı Akdeniz dar doğru ölcülmemiştir. unvanı verilmemişti. Buna sebeb1 tan boşanırcasına ve ardı arası ke sız hareket etmiyorlardı. her hangi alâkası bulunrradıSım soy mi, evvelki seferi ile getirdiğt 38 ecşapkalı dolaşmakta serbestti. İnkıBu vatan bize ne kötü'.ük etti ki seferine çıkmıştır. Getnl Ue gidenler olarak da kendisinin yüksek inşasilmemesine yağmurlar yağar ki lemekte ve bu gibi kimsel«rin pîyasayl Sonradan öğrendiğimize göre, arasında Ağrı milletvekiU Cclâl Yar tabiatini son yeşil çalı parçasına ka bulandırmak yolunu tuttuklarını ilâve nebi turistten başka 75 yolcu daha lâb nizarrunı, kendi otoritesi bekle iye mühendisi diplomasım haiz olböyle bir havada askerî harekâtm dırrcı, Türk Millî atletizm takımı. A dar yoluyoruz. alarak hareket etmistir. diği kadar Anadolu kasabaiannetmektedirler. bilhassa oralann yabancılan olan Rusya Hindiçini, Siyam ve Bir merikah meşhur otelcl Mr. Taylor. Anda çarşaf, bir suç gibi, arka mad ğı gösteriliyordu. Nihayet ehİki motör çarpışh * * * liyet ve lirakatini diplonıa ile demilletler için çok müşkül olacağı manyalılann, kendi ırklarından ol kRra Hukuk Fakıütesi eski dekanı Prof. "Tür.'t F<1k!or Araşhrmalan» «Dakar» ismindeki 3 tonluk dalgtç sokağa sığınırken, şimdi kadın şap ğil, eserlerile göstermiş olan bu Şile yoluna sapmca, yeşilliği tekmıyana karşı çok daha fazla muka Esad Arsebuk vardır. şüphesizdir. motörü ile İhsanıhüda» motörü Yunus kası, yakalanmaktan korkarak hanrar seyrelmeğe yüz tutan sırtlann Bu Isimdeki halkıyat ve harsiyat vemet g«stereceklerini düşünerek, D. P. Kadıköy nıerkezi açıldı çimento fabrikası önünde çarpışmıştır. gi sandığın dibinde kayıblara karı kı>Tnetli inşaiyecimUa profesör unIşte, Hind Okyanusunda bu sı onlara yalnız Çinlileri göndermiş, D. Parti Kadıköy ilçe merkezinin eteğinde bir sürü keçi ve eli baltalı dergisinln 12 nci sayısı da değerli ya Her iki motör de hasara uğramıştır. şacağını bilmiyen bir suçluya dön vam da verildi ve hak yerini bulcak rüzgârların etrafı kasıp kavur kendi kuvvetlerini harbe sürme yeni lokail dün saat 19 da törenle açıl bir çoban gördüm. Baş keçi, ilhamlı zılarla çıkmıştır. İçinde folklonımuzun du. çeşidli kollarına aid derleme ve etlidler Bir hafta zarfında gelen mallar dü. mıştır. Yapı ve Kredi Bankasınm ya mıdır, nedir, yüzüme Niyazi' Beyin duğu bir gün, komünist Çin kıt'a mişti. yer p'.mıştır. Oku>ucularımıza tavsiye Gcçen hafta zarfında limanımıza 9 nındaki büyük binaya nakledilen Ka* * * lan, Siyam, Hindiçini ve BirmanTaşkızak tankeri, yaıulmıyorsam ederiz. vapur Ue ajağıdaki ithal malları gelBu üç memleket işgal edildikten dıköy D. P. teşkilâtımn dünkü açılış geyiği gibi, dik dik baktı. Politikada genclik dendiği vakit 1944 te kızağa konulmuştu. (Tara yaya karşı birdenbire taarruza geç rr.içtir: 'T* •& *S» sonra ise iş değişti. Kızıl Çinliler tcreninde Başbakan Adnan Menderes tiler. 10 ton tutkal. 324 ton ziraat Sletl 33 acaba neden yaş ftatınmıza geliyor? tarihini dün kimsedcn öğrenemeoraları efendileri olan Ruslar için ve kalabalık bir partiL kütlesi hazır Sapsarı bozkır toprağına bir «arb TEŞEKKÜR ton ateş tuelası. 500 ton çimento. 13 ton Su cenazcnin arkasında, dilleri do dim) Motörleri müstesna olmak ü Komünistlerin bütün tecavüzle aldıklarını belki ançak o zaman bıılunmuştur. İlçe Başkanı Remzi Kurparke. 16 ton kazma, 3 ton dem r eşya, laşarak, tekbir getiren yüz yaşıntay toplantıyı kısa bir hitabe İle açköyü yerleştiriniz. Üç yıl kalmaz, rinde olduğu gibi. bunda da hakh hatırladılar. Karım Dr. Fahamet Madenlir.in dozere gemi. Türk inşaiye subaylan, mıştır. Bundan sonra, Başbakan ve D.köye bir konı içinden geçerek va gumunda cok kıymetli irşad ve yar3 ton kakao tozu. 49 ton tel. 5S4 ton daki nümayiş çocuklarma bakınız. Türk teknisyenleri ve işçileri tarave meşru bir sebeb aranamazdı. boru. 8 ton deri. 5 ton otomobll aksarırsmız. Neden gök görünmez or d.mlannı gördiieîimüz Sayın Hocamız Şimdi işgal makamlarmm başına P. Başkanı. Menderes bir hitabede buSon haftalar içinde aldığım mek fından yüzde 70 yerli malzeme ile Onlara soracak olursanız, maksadmı, 16 ton oto lâstiği. 43 ton boya. 63 lurmuşve lokali açmıştır. manlar içine konan tek bir şark ton çelik bar.daj. 13 ton akümülâtör, 12 tublardan en canlı ve heyecanhsı, yapılmıştır. Uzun zaman kızakta ları bu memleketleri «Batı müs Ruslar geçmiş, hava meydanlanProfesör Dr. NAŞİD EREZ'e köyü, bir yı!a kalmaz, ufuklar boton kauçuk levha, 200. ton dokuma yetmiş beşlik bir hasta ahpabımdan kalmasının sebebleri arasında, Taş» temlekeciliğinin kölesi olmaktan» nı ve diğer askeri üsleri hep Rusoğlumuz Mustafa 100 ton .diklş makinesi. ı Küçük Haberler j yu yeşilliği sapsarı bir çöle çevi ve üstün bilgisile Sıtkıyı maharet ve n;akinesi, ve 874 tor, kimyevî rriadde.67 geldi. 1914 harbinde en genc Fran kızak tersanesinin modem tezgâhkurtarmaktı. Hakikatte ise maksad, lar işgal etmişti. bizlere kazandıran ton rarlvn rir? sız 1870 den kalma Clemenceau idi. larla mücehhez olmaması, saç ve Rusyanın müstemlekecilik siyaseMoskovanm bununla takib ettiği Sayın Docent Dr. Ertuğrul Yenen ve •k 4STANBUL» vapuru bugün saat * * * Mi'tehassıs Dr. Zeliha Glze. alâkalarını Kendini ayakta gömdürmüştür. diğer bazı malzemenin vaktinde tine kölelik etmekti. Zira Rusya, maksad açıktr. 14 te Doğugüney Akden:z seferine çıİstanbulda zevki okşsyan ne ya esirtremiyen arkada^srımız Dr. Güzin Otuzu ile kırkı arasında olmakla tedarik ve teslim edilmemesi. harb Avrupada Pirene dağlarına ve Batı Bir taraftan, buralan tamamile kacaktır. Hrîapkapılı ve Dr. Samim Mostara minAYTEN BILGINER övünen bizim tavizci delikanlılar gemilerimizin tamirleri çoğaldıkça sahillerine gelip dayanınca, Yakın kendi elinde bulundurmak istiyor, • ÜMAN'IJnZDAKİ bütün antrepp pılmışsa lüks diye tenkid ediyoruz. net ve şükar.lanmı sunarım ise, şimdiden yatalaktırlar. doğuda da Türkiye ve Elcezire top bir taraftan da oralardaki üslerden lar ithal emtiası İle dolmuştur. Tacir Turistlerin sadece zevk için seyaile tankerin inşaatına devam edilmeOperaiör Dr. Macid Madcnli raklarında bozguna uğrayınca, ta müttefik kuvyetlerin askeri hedef ler. antrepo ücretlerinin indirilmesi için hat ettikîerini acaba neden düşünDr. ŞEMSI ÜNSAL mesi vesaire vardır. Taşkızak tan* * * müyoruz? lihini başka yerierde denemek ih lerini bombardıman etmeyi düşü ilg'lilere müracaat etmiştir Evlendiler. Öyle zamanlar oldu ki Tanzimata keri üzerinde intizamla arasız çalı•k MECİDİYEKÖYÜNDE ahçılık ya. Istanbulun bu^ünkü fakirlikten tiyacmı duymuş, ikinci bir cephe nüyordu. Isparta 22/7/950 kablettarih diye bakardık. Bir şılan bir gemi olamamıştı; tamirler p^n Kâmil. bir ahşveriş mese'.esi yü. ELİM BİR ZİYA den korktuğu halde, Müttefikleri zünden sabıkaMardan Arab Kadri ile ancak turizm endüstrisile kurtulamüddettenberi, sık sık, önümüze arasında fırsat b Jİunup da ustalaIlk hedef, şuphesiz, Endonezya Paşabahçeii merhum armatöı kavgaya tutuşmuç; kavga neticesinde bileceğini sanki bilmiyen yok. Fabir de o yandan meşgul etmek kann ve işçilerin i?i azaldıkça bunlabile geçiyor. idi. Ondan sonra da Filipin adaları Kadri, Kâmili satırla göğsünden yaraMustafa Cemalin eşi ve armatöı kat sade gelecek yabancılan ürrannı vermişti. ra iş temin eden bir nevi yedek ça* * * gelecekti. Ferid İnahn valldesi ve Mefharet lamıştır kütmek değil, nasılsa gelip de şeAdam siz de, yaz günlerindeyiz. lışma, tabir caizse bir angarya inMa'delet Ahmed ve Aylanı Nazi nsulü Komünistler, her yerde olduğu • BEYOĞLUNDA. Kocaağ sokağında hirde oturan yabancılan kaçırmak |Bü<"ün dünyada güzeller halalan Denizde serinlemeğe, kırda, eğer şaat mevzuu idi. Maamafih şeminin Evvelce nazılerin, şimdi de kogibi, burada da bir beşinci kol te Aliye admda b:r kadının tande%uculuk için elinden geleni yapmıyan da yaptığı tesbit olunmuş ve yapılan âni biraz gölge bulabilirseniz, serinle uzun zamanda yapılmış olmasının Salihati nisvandan münistlerin kullandıklan usul ge minine çalışmışlardı. Fakat, faali bir baskında 3 kadmla 1 erkek yaka yok. meğe bakınız. Bu saürlan Şileden bir faydası görülmüştür ki o da kaldığı lanmıştır. LÂTİFE İNAL reğince, Çin resmen harb ilin et yetlerinin pek semeresiz Taşkızakta yazıyorum. Sa?.t sekizi kırk beş ge bu müddet zarfında görülüyordu. Çünkü, Cavada ve •• MALİYE Bakanı Halil Ayan dün. * meksizin harb açmıştı. Usul ve SHakkın rahmetine kavuşmuştur çiyor. Güneş ta karşımda, enginin 4000 kadar işçinin yetişıuiş olmasıHele onlar, tıraş kelimesinin LâCenazesi 23 temmuz pazar günü dete, milietlerarası hukuka riayet Manillada bazı isyanlar çıkmış, fa Bursadan şehrim'.ze gelmiştir uctrnda. Ufka yaklaştıkça kızardı. dır. tin harflerinden önce berber dükFCuIlanırlar. saat 12.30 da Paşabahçesindekl kâr davranmakta devam eden Ba kat büyümeden önlenmişti. Bu akızardı, ve dibi denize dokunur 1 kânlarında, «tımar» daki «te» ıle ŞEVVAL 8 PAZAR evinden kaldınlarak İncirköy Askeri tersanelerimizde gemi yap tılılar .derhal harbe girmediler ve dalann halkı, kendileri için hakikî camiinde öğîeyi müteakıb namazı dokunmaz uzadı. Tıpkı bir esmer tırmak bakımından vüksek makamyazıldığını dahi bilmiyerek arabın düşmanm kim olduğunu biliyorlar on iki saatlik bir ültimatom ver„ kılınarak Paşabahçesindeki aile somaki üstünde kızıl ve kulpsuz bir lardaki azim ve irade noksanı, E «Taha» sındaki «tı» sını arayan ve isyan çıkaranlann Rus beşinni diler. kabristanır.a defned lecektir. i Pompeyi testisine döndü. matruş mürteciler, hele onlar, hele s ınuhtac olduğomuz gtmileri hep dıa NOT Saat .11» de Köprü U Mühlet bitti, Çinliler geri çekil kolu olduğunu pekâlâ anlıyorlaro onlar... Mühendis gibi ölçen, terzi gibi Rıhtım iskelesinden hususî bir Arkası Sa. 4, Sü. 7 de dı. tnediler. Bunun üzerine üç Batı * * * biçen eski sanat gözden düşmemiş vapur P*aşabahçesine hareket et ı V . | 5.48 13.20 17.18 20.34 22.29 3.39 devleti Çine resmen harb açmış tirilecektir. GELECEK YAZI: Ruslara karşı Üç Ankara var: Biri Yenişehir olsa, ben de mensur şiir yazmakla [ E . ' 9.13 4.46 8.43 12.00 1.54 7.05 , oldular. ilk isyan Fransada çıkıyor. semti ki bir frengin üçte ikisini m öksürüğü keser. ^ J vakit geçireceğim Illıalnt Harb, nihayet Uzak malları Doğuya da sirayet ettî ııcıızluyor =haberleri I S O H B E T L E R Âcı sözler Fakat, Haluk •^•^•^ Yazan 1 f HEM NALINA MIHINA Bir gemi böyle yapıldı ün, yıllardanberi Halicdeki bahriyeye bağlı Taşkızak tersanesinde inşa edilmekte olan 3350 deplâsman tonluk, Taşkızak adlı tanker. törenle denize indirildi. Gemi, bir gelin gibi saluıa salına ve en küçük tereddüd ve ânza gösfermeden kızaktan denize kaydı. Fakat töreııden bahsetmiyeceğim, çünkü geminin inişi kadar intizamlı olmadı. Meselâ geminin baştarafma kurulmuş olan iskelenin merdiven başına, bir kışla kapısına nöbetçi diker gibi dikilmiş olan iki er bir aralık, bir kısım sivil davetlileri, müdürden emir aldık diye jTikarıya bırakmadılar. Fakat bu emri de pek keyfî bir şekilde tatbik ettiler. Davetlilerin bir kısmına yasak dedikleri halde bir kısmını bıraktıiar. Hattâ yukarıya çıkmış olan ertıekli deniz subaylarını da tören iskelesinden aşağı iııdirdiler ve onlan tabiatile çok müteessir ettiler. Emekli subaylara böyle mi muamele edilir? Bu emri verenler yarın kendileri de emekliye aynlacaklardır. Oraya er yerine bir teşrifatçı subay koymak neden akla gelmediğini anlamak mümkun değildir. Ne>se işin merasim kısmını geçelim: Gerçek Falih Rufki Atay KREM NIVEA 1 J 1 İ TURÂLI allık... Bmgıl ayacıklanna bir karış ökçeli kundur^lar... Naylonlar, mantolar.. falan filân. Yani ailenin çehresi değişiverdi ve aünün birinde ben onlan işte bu değişik çehre ile buldum. Ahmedi mektebden tamdığım için. olan biteni anlattı. Hayatı düzelmiş, yuvalarına refah girmişti. Yani Ahmadi evvelden bilmesem sonradan tanımıyacaktım. Hani adeta güzell°şmiş di Geliyor ^onra anlatırm. yebilirdim. Hanım geldi. Gülümsiy.îrek: Çok şükür kardeşim! Geçiniyoruz. Uç tane taksim var. İki de Affedersiniz. Demin biraz âkamvonum. Allah berekst versin!. sabım sinirlenmişti de. Ahmede kızdınız. Iyiyiz. Ahmed kim? Hanım ne âlemde? (Içini çekerek) O da iyi. Bir Muhterem zevciniz efendim. Haa! Onun adı Ahmed değil gün bekleriz. Ve o beklediği gün tjeldi çattı. beyefendi. Ben değiştirdim. Adını Ben Ahmed Beyin Talimhanedeki Bület koydum. Bülend mi koydunuz? evine gittim. Kapıdan girerken hanım geldi. Ahmed beni trruttı. Hayır, Bület koydum. Nedir leri için derd olmuştu. Ahmedi ne Mekteb arkadaşım Burhan Fe öyle Ahmed. Bizim mahalle bekçireye yerleştirseler, on beş gün son lek. Hani ya gazetelerde okuruz. sinin adı da Ahmed. Hiç sevmem. r^ kspı dışan oluyordu. Fatmaya Hanım iştahsız yemek yiyen çoAhmed atıldı: gelince, yatağını düzeltmeyi bile cuk edasile: Arada bir isimlerimizi değişdüşünmez, sabahtan 'cşama kadar Ben gazete okumam. TTep ya tiriyoruz kardeşim. Hiç de fena olsakız çiğneyip, roman okurdu. muyor. lan yanlış yazarlar. Ne ise efendim gel zaman git Aman hanımefendi! Beş par Hanımefendinin adı da değişzaman Ahmed Deftrfrhgnede bir mak bir mi? diyecek oldum. ti mi? kaleme yerleşti. Elir.e aycla 75 lira Aa! Ne münasebet? Merhum Hepsi bir usta işi. Babamın kedar bir para geçti, Tahsildar mehkemesinde neler yazdılardı, kö babam koydu. Kimseler değiştireHüsnü Efendi de kızına biraz yar küne kibrit suyu. mez. dım etti. Aynı evde oturdukları E. Ahmedin canı yok mu? Ahmed ne yapacağını şaşırmış: icin geçimleri biraz iüzelir gibi Bület desenize! Kibrit suyu da nedir canım. oldu. Kibritin suyu okır mu? Sen söyle Arada neler oldu? Çimdi pek Allah aşkına Felek. 3ram hanım haiırlayamıyacaâın BiHiğim bir da.. canım Fatuşçuğum.. Bak bey şey varsa günün birüıde Tahsilda misafir.. buyurun efendim, içeri rın kızına Mısırda büyük amcala bu>Tirun. rırur) evkafmdan mühimce bir pa Girdik ama hanımda surat bir ra geldi. Zengin oldu. Zengın oldu kanş Mübarek de bir gudübet ki dersem şöyle 80100 bin liralık bir sormayın! şey. Kız umulduğundan ^kıllı çıktı. Içeri girdik. Ahmede baktım. Hemen yarısile bir dükkân satın Gözlerini süze süze: aldı. Oteki yarısmı da faize yatırdı. Ya sabırl. Ne yapalun birader. Ustelik bir de Tayyare piyangos^ı Kader böyle imiş. vurmaz mı? Nazar değer diye ön Ne var? Aranıza soğukluk celeri kimseye söylemediler. Evle mu eirdi? Bületin canı yok mu? rinin «fakirane» gidişatuıı bozma Ne münasebet? Aksine.. O ka O kendisi istedi. Benim adımı dılar ama nihayet day^namadılar. dar sıcaklık girdi ki sorma! değiştir, dedi. Değil mi şekerim. Hk iş Mollagürani mahallfisinden Alâ! Oyle kancığım. Talimhaneye taşınmak oldu. Böy Alâ ama! Sened istiyor. Ay içün gıcıklandı. Böyle vıcık lece izlerini kaybetmek istediler. Ne senedi? vıcık lâflar kanıma dokumjyor yaAhmed Beyin üstü başı düzeldi. Kendisini sevdiğime dair se hu! Hani birbirlerini se\medikleriFatmanm saçlarma altı aylık per ned. ni bilmesem, canım yanvnaz. Tam manantlar, sarı boyalar, tırnaklara Verirsin ayol! Pul paıasından o sırada hanımda bir değişiklik ciUlar, dudaklara ruj, yanaklara mı korkuyorsun! oldu. Ahmed, Tahsildarın kızı Fatmayı Allahın emri, Peygamberin kavli ile aldığı zaman tanıyanlar her ikisi için de: Eh, çöp çatan, çatmış! demekten başka söz bulamamışlardı. Ahmed sıska, beceriksiz, çirkin bir çocuktu, Fatma tenbel, hımbıl, şişko bir kızdı. Bu çiftin geçimi de bir müddet iki tarafın fakir aile FA Il ü A i KURBAN Burhan Felek Yazan OLSl\! Beyefendi! Ben bu Bületi ne ka rum ki bana bir teminat versin. dar seversem, o da bana hiyanet Ne gibi? ediyor . Efendim, diyorum ki; Ahmed, Ne münasebet yahu? şey Bület vücudüne «Fatuşu se Vallahi de ediyorsun, billahi viyorum. Fatuştan başka kadınlar de ediyorsun! Neydi o mendildeki kahrolsun» gibi bir yazı yazdırsın. kırmızı. Nereye? Gene mi o bahse gireceğiz? Vücudüne. Fatuşcum, kaç defa anlattım, renk Kimin vücudüne? li kalem. Aman beyim. Siz de mankafa Peki peki. Oyle olsun. Ama çocuklar gibi bir türlü anlamak ben dediğimi yapacağım. istemiyorsunuz! Ahmedin vücudüne.. Hangi dediğüıi! Hani yazı yazdıracağun. Aman hanunefendi. Vücude Haa! Bak gene şaka etmeye yazı yazılır mı? Karatahta mı bu?. başladın!. Ben bu çeşid şakaları Yazılır bayım. Ben küçüklüsevmi' "nauum. Ne der;en de! ğümde kapınm önünden geçen ba Ne şakası ayol? Vallahi de ya lıkçılann kollarında mavi mavi repacağım, billâhi de.. yoksa boşanı simler görürdüm. Babam merhum bunlan igne ile yazarlar, bir daha nm.. çıkmaz, demişti. Ahmede de.. yani Baktım, Ahmed telâşlandı.. İşi o kadar izam ediyorsun ki Bülete.. Fatuşcum. Yani ne olacak.. benim Haa! Döğme yaptırmak isticanımı yakacaksın da... yorsunuz. Evet! Ben hekimlere gider, senin Ama çirkin bır şey değil mi? canım yakmadan onup yaptınrım. Hem ne faydası var? Ben kanştım: Ne faydası mı var? Onu ben Bir ameliyat falan mı? Ahmed işi örtbas etmek ister gi bilirim. Siz de bilirsiniz ya! Sahiden kavnyamadım.. bi bir tavırla: Hiç canım! Öyle bir lâtife... Karılar, göğsündeki yazıyı görünce, inanmazlar! Lâkin kadın aksine.. Ne lâtifesi kuzum... Beyefen Hangi kanlar hanımefendi? di! Ben bu adamdan emin olamı Onu Ahmede sorunl yorum.' Demek ki» bu zavallı çocu Her kadın sevdiği erkekten ğun iman tahtasına döğme yapbracaksınızl şüphe eder. Normal bir şey. Yaptıracağım.. tek j u kanlar Yok öyle değil.. ben istiyorum görüp, tiksinsinler. ki; Bület benim olsun. Tiksinirler mi dersiniz? Sizin ya! Nikâhlı değil misi «Fatuştan başka kadınlann niz? Nikâh kâü değü.. ben istiyo, gözü kör olsun o diye yazdınrsam?. Ahmedin göğsündeki yazı duruyor. Göz ederek sordum.. güldü. Başile işaret etti... Oturduk. Alay ettik.. dinlendik.. Ahmed bir aralık: Gel sana şurada bir manzara var, göstereyim. Hayran olursun! Bületin canını yakmadan is dedi.. aynldık.. çamlık içindeki yotediğim gibi yazmalı.. vizitesini ve kuşa sardık... Ne haber ayol! Yazıyı silmerüiz. Değil, mi Ahmedcim.. mişsin! dedim.. gülerek.. Ahmed kurbanlık koyun gibi: Veririz ya!. Ama canımı yak Orası da var ya!.. Lâkin benim masın.. derken gözleri dolu dolu aklıma bir şey geliyor.. olmuştu. Biraz daha konuştuktan Ne gibi? sonra ben izin alıp kalktım. Kapı Bu yazı nece olacak? dan çıkarken Ahmed kulağıma: Tabiî türkçe .. Ben seni aranm, dedi. Ya kadın türkçe bilmezse.. İki gün sonra Ahmedle buluş Aaa! Bak onu düşünmedim.. fransızca da yazdınrım... Hem türk tuk. çe, hem fransızca.. Dedigim gibi kardeşim. Şimdi Aman Fatuşçuğum. Sen benim deli gibi göğsüme dö\Tne yaptıragöğsümü üân tahtasına çevirecek mam. Sen bir ahpabına bu işi ansin.. zaten takır takır... Sen de bilat! Doktor olması şart değil.. berader, nereden aklına geldi. Fran nim göğsüme güzelce mavi mürek Bilâkis.. hersün üstünden gikeble o yazıyı yazsın. Fatuşun hızı derek yeniliyorum.. sızca bilen kadın nerede? Vay, demek seninkiler hep geçince ben onu silerim.. anlaşıldı Neden? mı. Gözünü seveyim, ne olur?. türkçe biliyor. Ayol.. ismim «Döğmeli Ah Hayır ona demek istemedim.. Böylece mutabık kaldık. Ben işi medu diye çıkt!.. bu yazı yüzünyani fransızca bilen bize iltifat eder bizim dostlardan operatör Sadiye den bir haftada dört kadın tanıdım. mi diyecek oldum.. anlattım. Güldü. Aman kardeşim.. o kadar süksem Ben yaparım! dedi.. ama vizite var ki... Size kim iltifat eder?.. Anlaşıldı.. eğer yann bu yazı yazılmaz bolca olmalı ki; bir Ada gezmesi Bir ses: sa.. öbür gün eve gelme.. yapahm.. Büleeet... Dikkat et! Denize Canım işi büyütme FatuşçuErtesi gün saat altıda, Sadinin düşme!.. ğum.. bir çaresini.. Babıâlideki muayenehanesinin ten Çaresi falan yok!. Bu yazı ya ha olduğu bir sırada üçümüz git Ahmed de cevab verdi: Geliyoruz, Fatuşcum, geliyotik.. Fatuş Ahmedin peşini bırakmıyor ki.. Sadi bunlan aldı.. Ah ruz.. merak etme!. Tekrar döndük... O kadar canmedin evvelâ göğsünü bir temiz alkolle sildi. Sonra tentürdiyot sür ciğer, kuzu sarması gördüm ki... dü.. sonra yazıyı şu kuru yazan ka Hayret ettim.. Aradan bir ay geçti geçmedi.. bir lemlerle yazdı. İbare şu: «Bütün kanlar Fatuşuma feda gün onlara gitmiştim... Fatuşun ilk sözü.. olsun!» Felek Bey! O arkadaşmız opeFatoş da pek beğendi. Yazı yazıldıktan sonra parmaktan kan alma ratöre teessüf ederim.. artık bu değa mahsus yaylı iğne ıle Ahmedin recesi de olur mu?. Bir türlü Ahbir iki defa canını yaktı.. ve biraz medin göğsündeki yazı çıkmıyor. O kadar uğraştı. yakmah diyorlarnlacak. Anladın mı Ahmed.. yann.. da boşuna onu batırır gibi çalıstı.. mış.. artık bu derecesi de vahşilik.. yarım saatten fazla süren bu iş için kime yazdıracaksar yazdır» Ben azizlik olsun diye: Ahmed melul melul yüzüme bak otuz lira vizite sızdırdık.. Fatuş Hanım memnun, Ahmed Bey me Yok efendim.. döğme silmeğe tı.. mahsus bir reçete vardır sanınm.. Felek kardeşim. Sen doktor yus çıktılar, gittiler.. lan tanırsm! Bir hafta sonra Adaya gitmiştik.. Ahmed kardeşim sen bana bir kere Tanınm ama Ahmedcim, bu bir de ne görelim.. Ahmedle Fatuş uğrasan! dedim.. gelmedi bir türlü.. sallanıyorlar.. acaba Fatuş Hanım yazının tesidoktor işi değil ki. Bunu Çeşme çamlıkta salıncak meydanmda falan... (O sırada Ah bizi görünce bağınştılar... Sokul rinden şüpheye mi düştü, yoksj* med bana göz etti. Ben de lâfa to duk.. ikisi de memnun. Baktım.. Ahmede muhabbeti mi eksildi? parladım) Ama, onlar da kalrnadı ki.. eskiden varmış diyorlar, gene bu iş bir operatör işi.. Yaa! Senin bildiklerin arasında.. Hanım lâfa karıştı:
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog