Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

27 Haziran 1950 CUMHURtYET İsrailde çıkan dünyanml r ^ir» "Kitabevi,, önünde İngrid Bergman'ın oğlu en orijinal gazetesi kuyruk yapan millet gazetecilere gösterildi "Chronicles,, gazetesi iki bin senelik havadisler, iki bin s enelik makaleler, iki bin senelik resmi tebliğler ve iki bin senelik ilânlar ile çıkıyor Altmış beş bin göl ve sayısız ba lâletlerüü rica ettim. Telefonda taklıktan meydana gelmiş, başları konuşan, basm şefi olduğunu söykaym ve çam ormanlarıle süslü liyen bir bayan Türk elçıliğmin de granıt tepecikler, beyaz zambaklar tavassutıle belki başka bir otelde Meşhur Isveçli sinema artisti Indiyan Finlandiyada üç buçuk mil yer bulmağa çalışacağını va'detti. yon kahraman yaşar. Aslen Orta Tekrar telefon edtn basm şefi, otel grid Bergman'm Italyan rejisörü Asyadan, Türk ırkından gelen bu dırektdrile konustuğunu, dırekto Roberto Rossellıni ile olan aşk makahramar.ların en büyük fazıletle rün kendi dairesinin bir Türke se cerası yirmınci asrın en dedikori de hâlâ dünyanın en namuslu ve verek vermeğe razı olduğunu bil dulu hâdiselerinden biri oldu. Büdirdi. Biraz sonra otelime gelen tun tafsılâtı, tekrarma lüzum bıdürust msanları kslabılmelerıdır. N6WS OF TH€ PHST rakmıyacak kadar hatırlardadır. Her Fmlandıyalınm haklı bir şefle tanıştık, sonra: Artist, kocasmdan boşanıp sevffururla bahsettiği guzel ve modern « Aman müsaade edin, âsabım ÛUEEN OF SHEBA KING SOLO>10!N EVAlfGURATES başşehir Helsinkide cenub memle çok bozuk», dedi ve köşedeki ka gilisile evlendikten sonra, bütün ketlermde yaşıyanlara hâs azgın ve napeye kendini bıraktı ve sebebini merak, bu aşk izdivacmın meyvası ARRIVES TEMPLE OF THE LOUD üzerinde toplandı. Çoeuk dünyaya gürültülü bir hayat tarzmı bula izah ettr mazsınız; aksine sakin bir şe« Sızin bulunduğunuz müşkül geldığı zaman İngrid henüz kocakilde ınsanlarm hayata hâkim durum uzerıne elçiliğinize telefon sından resmen boşanmamış olduğu olduklarını gorürsünüz' Neden ederek bir Türk gazetecısinın so için, yavranun nufusa kaydı arse gıyınışlerinde ekserıyetle ko kakta kalmak tenlıkesmde olduğu tistin eski kocası Dr. Lindstrem'un yu renei tercıh eden Fınlıler; baş nu ve kendılerinin bana yardım soyadı ile geçiriimek istendi. Fakat. larmda kaîpakları, sarı saçlan, kır edip edemıyeceklermi sordum. Te sonra, artistle rejısor resmen evlenmızı yanaklan ve uçlan havaya lefonu açan zat beni bir hayli pay dıler ve çocuğu da yeni babası kalkık burunları şimalli tiplerıle ladıktan sonra, bana: «Bıze ne? «evlâd» edindi. dikkatinizi çekerler. Cumartesi gunümüzü böyle saçma Bu suretle, İngrid'in İtalyada Fınlandıvaya hareket ederken işlerle mı geçıreceğız, sız ne cesa dunyaya getırdiği oğluna Robertino bir çok münevver dostum: a A retle Türk elçılığıne telefon edıyor Rossellmi adı verildi. man dıkkat et, orada Ruslar var; sunuz;» diyerek telefonu yuzüme Robertino uzun muddet bir mesoluğu Sibirvada alırsın» demişler kapadı.» Muhatabımın bu sozlerın rak ve esrar perdesi altında gızJ£JÜ di. Helsinki hava alanına uçağımız den sonra, mendılini çıkararak goz lendı. İtalyan gazetecilerı ve İtal«Cronicles» gazetesinin başlıjı mişe geçınce meydan bmasmın yaşlaruu sıldığıni gordum. yadaki yabancı mjjhabırler, çocuÖnümde duran «Chronicles» ad I |" balkonunda toplanmış kalpaklı, ğun resmını çekebıJmek ıçın bırİı, ingılızce bır gazeteyi karıştınsade gıyinışli kadm ve erkekleri, bırlerıle yarışa gırıştiler, bır çok İstemiyerek düştüğüm bu müşyordum. Tertemiz basılmıç, b'zım ' binanın kapısında gezinen tabancalı ârsızlıklaıı, hattâ tâbır caızse hırBabıâlıde «tire» dedığımiz resımpolisleri görünce içim, anlatamıya kül durumdan benı kurtaran ve sızhkları goze aldılar. Fotoğraf malerle süslü, iyi tertıb edilmış bır cağım bir şekilde, burkuldu. Bu bir Türk olmak hasebıle kendi da kınesıni cebme saklıyarak duvargazete .. Sayfamn tam başında, iki sırada SAS uçağı hostesi de nefis ıresini vermek suretile beni sokak lara tırmanıp pencereden içerı gırsutun üzerine büyuk harflerle dıbir likör getirmışti, dayanamadım, ta kalmaktan koruyan otel direk meğe ve çocuğun resmıni çekmeğe zilmıs bır serlevha gozume iliştı: yanımdaki koltukta oturan gene törünü düşündüm. Telefonum üze tesebbüs edenler bıle oldu. «SEBA MEIİKESİNİN GELİŞI». Finlı kızına bu sır tevdı eder gıbı rine tatil gununa raemen yardımıFakat, hiç biri arzusuna muvafma koşan basın şefine baktıktan Onu, daha ufak puntolu harflerle yavaşçacık: sonra; saray gıbi ıkametgâhlarımn fak olamadı. Anne ile baba, bu bır başka başlık takıb ediyordu: « Burada çok Rus var mı?» kapısında bayrağımızm dalgalandı kıymetlı yavra!arını, kem gozler«Görülmemiş derecede guzel bir dedim. ğı, maroken koltuklarda maaş gun den sakınır gıbı, bucak bucak kamanzara». Merak ederek havadisi Kız acı, acı güldu: lerini sayan muhterem Türk elçı çırıyorlar. Sıkı bir tarassud altınokudum. Şoyle deniliyordu: « Mdsyo, dedi; Finlandiyada lık eıkânuıın telefondaki alâkasını da bulunduruyorlardı. •Öşledcn sonra, Sebanın güzel Rusların yaşıyamıyacağınm misali düjündüm. Ben bu kadmı nasıl teVaktıle İngrid Bergmanın, bir mu Melikesini şe.ıre girerken gorebilnı daha 1939 da verdık; bu toprak selli edebilirdim? Basm şefi çanla hacir çocuğunu severken alınmış mek için binlerce kişi birbhini ezer lar Fınlilerındir . » fotoğrafını bulan bir Amerikan gasmdan bir zarf çıkardı ve, ken haberciler bo.ıibnlannı, tram*** « Bugün cumartesi, dedi, belki zetesi, rakiblerini atlatmak hevepetçiler trampetlerini çalıyorlardı. sine ve vehmine kapıldı, bu resmi Pasaport kontrol memurunun 5 para bozduramaz ve bir müşkül «İngrid'le oğlu» başlığı altında neş Geliş saatinden çok evvel, mütİngrid Bergman ve çocuğu nüne gelince; memur pasaportuma duruma düşebilirsiniz. Evimde bu retti. hiş bir kalabahk cadıleleri doldurbakb; «Türk müsünüz? Hoş geldi lunan iki yuz lirayı getırdim, buyaynı şekilde, sükunetle cevab ve radabir kaslannı çatıp, kızgm kızmustu. He>ecan son haddine varFakat, bu 1 nisanda bile yutunız» dedıkten sonra gümrük mü run kullanın.» gın baktiğı da oldu. mıştı ki, bir habetci nihayet «Meliriyordu. İşte Finlandiyaya adımımı attığını lamıyacak kadar büyük bir yalandürüne bir şeyler söyledi. Muayene ke!» diye bağırdı. Biraz sonra da, ingrid Bergman, çocuğu hakkınNihayet, aradan dört ay geçti. dı. Çünkü resme bakar bakmaz, ilk günün tatlı ve acı hikâyesi... memurları bavullarıma dokunmadıMelikenin maiyetine mensub ilk Çocuk gülücükler yapmağa başla daki sükunetıne de o gün bir son çocuğun en aşağı altı aylık olduğu * * * lar bile, teklıf ettimse de « Hayır, atlı gorundu.» görülüyordu. Halbuki o sıralarda dı. Artist anne, her halde çocu verdi ve gazetecilere gunlan *öy6İz Türksunuz, ıstemez, itımadımız Helsinki, Finlandiyanın cenub Robertino daha bir ayını bile dol ğunun ilk resmini bütün Holly ledi: Havadis bu minval üzerine devar» dedıler. kenarında, Fin körfezine doğru u vam edıyor, perdileri açık tahtırewood'lular gibi, mütebessim bir € Oğlum pek tombul ve güzel Otele gelinciye kadar herkes nr zanmış bir dil üzerinde bulundu durmamıştı. vanıra Kuru'muş Melikenin guzelçehre ile çıkartmak istemif olacak bir yavru, maşallah. Onu pek seAmerikan gazetesinin yalanı orsat buldukça yardım ettiler. Hattâ ğundan çok tabiî bir limandır. Bu lığı tarıf edıhyor, Hazreti Suleyki, gazetecilere evinin kapısını ilk viyorum ve bir İtalyan çocuğu olbır Fınlı o^retmen, Türk olduğu limana dünj r.nın ddrt koşesinden taya çıkınca bütün dünya basının defa olarak geçen hafta açtı. duğu için iftihar duyuyorum. man'.n, m^afuıni sarayın onunde da Robertıno'nun ilk resmini çefcmu oğrenmıs; yanıma gelerek: yabancı banchrah yüzlerce vapur nas'l k?rş'laleı arlatılıyor, sarayın Küçük Robertino annesmden da«Senelerdenberi ilk defa olarak mek için daha şiddetli bir yarıştır « Sıze muhakkak yardımım do mal netırir ve iki misli mal yükkındeki meras'm ta^vir olunuyor, ha nazlı bir çocuk. Fotoğrafını çek kucağıma ufak çocuk aldığım için kunnıalı, bır şey söyleyın yardım liyerek giderler. Orman, Finlandi başladı. ıhnsaslarmı bıldıren Melıkenın mek istiyen gazetecilerin bütün şak de ayrıea büyük bir haz ve aevinc Gazetedeki, parfüm mağazası ilunı edejım» dıye teklifte bulundu. yanın yüzde altmış üçünü kaplar, Diğer taraftan, gazeteciler «mesud labanlık ve hokkabazhklanna rağ hissetmekteyim.» sczlerı nakledıiıyordu. Yani tam den biri oldujjundan kimsenin şüp*:;: * bu sebebden Fınlandivanın ihrac anne.> yi de konusturmanın çare men pek az güldü. Fakat, işın manasıle modern bır roportaj. Ama şinci ve altıncı sütunlar iktısadî Robertino hakikaten, pek tomhavadislere ayrılmıştı. Etzion Geber hesi bulunmamak gereken «ChroSe\ahate çıkanların başlanna metamın ekseriyetini kereste ve lerini arıyorlardı. Fakat İngrid, bü tuhafı, ağlamıyordu da. ıçmde S°ba Melıkesıle, Hazreti Onlara, buldur. Ddrt aylık olmasına rağnicles», Yahudi Kudüsünde çıkı cK>ıma aksilıklcr gelebılır Helsınıîi ağac mamulleri teşkil eder. Finler tün dedıkodulan sükunetle dinlebakır madenlerine dair bir yazı, IsSulevmandan bahsediliyordu. Kendi yaşmdan büyük bir çocuk gibi, cid men, 7 kilo geliyor. raiî gemi sanayıini ilerletmek üze yor. Benim Rördüçum nüshasının de yer ayırttı^ım o'el hu telgrai tıcaretlerındekı anlayış ve fevkalâŞi gıbi, şimdi bütün ricalara da, d! bır tavırla bakıyordu. Hattâ akendınıle cbenım ingüizce de pek İngrid'in oğlu daha jımdiden re Fenikeden celbedilen mütehas üzerinde 16 Ethanim 2811 tarıhi var hatası yuzünden yerimi bir gün de dürüstlük yuzünden dünyanın dehşet' dıye alay ettım. Tarihî madı. Gazetenin her satırından, bu sonrası için ayırdığından « maa en büyük ıhracatçılan arasma gir sanlardır. Birınci Cıhan Harbinde ı 1917 senesinde İsveçlilerden" alan meşhurdur ve annesi gıbi onun da sıslar... kaleyi, modern roportaj zannedibütün dünyada hayranlan vardır. Uçüncü sahife, gazetenm en ömür eserin zira bu, hakikî bir eserdi lesef yerimiz yok!» dedıler. Fin mişlerdir. Fmler sozlerine ve mu Amerikadan aldıkları borclarını I bu miüetin kı=a zamanda her saha Bu arada, hergün dünyanın dort yorum ı Yazıyı tekrar okudum; > sahifesıydi. Burada bir başmakale, tarih mütehassısları tarafından ha b.""in bürosuna tc'cfon oHerek de kavelelerine son derecede br"1'] 'iı faizlerile odemiş yegâne millet oluş da gösterdiği terakkiye bütün dün bir tarafından hediyeler yağmaktabu kadar yamlmama da imkân zırlandığı anlaşılıyordu. Ne kadar lan da bunu ispat eder. 1939 Fm ya hayrandır. Finlandiyanın 17,750 yoktu canım . Roportajın sonlarına yeni neşriyat sütunu, müzik sütu emek ve ne kadar göz nuru... Bidır. Artistin hayranlan, onun oğnu, okuyucu mektubu, Millî SaRus harbinden sonra yapılan sulh Km. karelık toprağı halen Ruslann luna en kıymetil hediyeleri göndoğru krahçenin .erefıne verılen rinci sahifedeki taptaze (!) havavunnıa Bakanlığının (!) askere ahanlaşması gereğince Ruslara 300 i^^plinc'edır. İşeal mmtakasmda Fin dermekten geri kalmıyorlar. Rozıyafetten bahsedıhyor, Mehkenın nacaklara dair ilâru, Maliye Ba dıslerden, dorduncu sahifedeki parmilyon dolar tazminat ödemeyi ka lerin 101 fabrikası, elektrik ener bertino'ya gelen hediyeler arasınsozleri nakledılıyor ve yazı şöyle kanlığının vergilere aid bir tebliği füm ilânına kadar her şey tamabul etmişlerdir. Fakat sonradan jilerinin yüzde 32 ve bütün nikel da ne isterseniz hepsi var: İtalyanbıtıyordu: ve bir mücevherat mağazasmın mile tarihî hakikatlere uygundu. Ruslar her hâdisede olduğu gibi madenleri kalmıştır. lar kutu kutu jeker, şekerleme, «Seyahatinden dolayı yorgun reklâmı vardı. Yeni neşriyat sütuPekı ama, bu emekler nıçin? Sagalib devletler arasma girince Fınçikolata, demet demet çiçek, sepet buiıınan Majesteleri. ziyafetten son nunda, Hazreti Suleymanın iki kidece bir orijinal gazete çıkarmak lere bu borclannı 1939 senesi dolar Kültüre, kitaba âşık bu millete sepet meyva gönderirlerken, Amera çekilmişlerse de, davetliler, sa tabından bahsediliyor, müzik sütu için mi? Pek sanmıyorum.. Insan rayici yani altm dolar kıymetinden rikalılar da en son icad oyuncaklar bah'n erken saatlerine kadar kra nunda iyi orkestra şefi fıkdanı çe gazeteyi zevkle karıştırırken farkıödemelerini sövlemiştir. Füıler tek aid şu vaka cidden kayda değer: gönderiyorlar. Helsinkinin temiz caddelerinde Fin lın miuisyen ve dansozleri tarafın kildiğinden derd yanılıyordu. na varmıyor ama, sonradan düşübaşına topraklarını koruyan ve Bu suretle, Robertino Rossclıinl dun eplendirilmişlerdir.D topraklarının bütünlüğü için ölü li meslekdaşımla bir akşam üzeri do Gazetedeki ilânların en hoşu, nüyor: «Bak, Yahudiler iki bin seIaşıyorduk. Ucu bir dükkânda ni dünyanın en çok hediye alan ço: ne evvel de Israil topraklan üzemü zevk telâkki eden millet oldukBu sefer, gazeten n gene başm dördüncü sahifenin başında olanı hayetlenen yüz metre uzunluğun cuğu rekorunu kırmıştır. lanndan çamaçar bu efendice olmıda hem de üç sütunluk bir başka idi. Bu bir parfüm mağazasmın rinde yaşıyorlarmış! Işte onlann o da halk dizilmiş kuyruk yapmıştı. Kendisine böyle nurtopu gibi bir bıilik gozume çarptr. «HAZRETİ reklâmıydı ve yeni ithal edilen otla zamanki hayatlan...» yan teklifi kabul etmişlerdir. Derhal aklıma kame ile dağıtıl yavru doğurduğu için pek memEloğlu, propagandasını yapmak SÜLEYMAN, TANRI MABEDINİ n methediyordu: Meyan kökü, Finlandiyada yaşıyan üç buçuk makta olan şeker, çay ve kahve ge nun olan rejisor Rossellini de, k a n AÇTI» Üstelık bu yazıda bir dekimyon, safran .. Hânın altında da, için nelerden istifade ediyor! milyon nüfusun yüzde doksan se lerek arkadaşıma: <t Burada şe sına, doğum hediyesi olarak, 50 resim vardı ve Hazreti Suleymanın bugünkü Tokalon kremlerinin rekkizi okur ve yazar. Okullarmda ker tevziatı mı var?» dive sordum. bin lira değerinde lüks bir otomoaçılış toreninde irad ettıği nutuk lâmlannı hatırlatan bir not: «Rüya 19 Mayıs İlkc&ulunda diploma halen 600,000 den fazla talebe oku Meslekdaşım dükkâna doğru iler bü hediye etmiştu. Saatte 230 kiloverıliyordu. Yanda, başka bir ha larınız, Parfüm Köşesinde hakikat töreni maktadır. Memlekette günlük ga lememi tavsiye etti. Ekserisi genc metre gibi azamî bir süratle gidevadis bulunuyordu ve serlevhası olur.» Şişli 19 Mayıs Ilkokulunun 194950 öğ. zete satışı 1 milyon 252 bindır, ay lerden mürekkeb olan kuyruktaki bilen bu otomobil de, Robertino şuydu: «MEMFİS ANLAŞMASI iki bin küsur sene evvelin haber ıetım yılı diploma toreni dun saat İS nca haftalık mecmualar da 7 mil insanların yanından geçip dükkâ gibi, İtalyanlara merak mevzuu NİHAYET TAHAKKUK EDİ lerini günü gününe veren bu mo de yapılmıştır. yon satış yaparlar. Okul adedleri nın önüne geldik. Dostum: olmuştur. Saat 18 de Isüklâl marşı İle başlıyan YCR.» Altındakı havadis şöyle dern gazetede, hiç «Geçmişte bu7500 dür. Bunun 6050 si ılkokuldur. İngrid ile Rossellini, çocuklannı torcnde, şılrler okunmuş, OkulAıle b?t 'ıvordu: « Tabelâyı okur musun?» dedi, güns sütunu ihmal olunabilir miy h rlıği Başkanı Dr. Raıf Sırer, birkaç Üç üniversitesi bulunan Fmlandiya okudum. Sövle yazıyordu: «Helsin basınla temasa getirdikten az son«?îenıfis (gecikmiştir) Pek di? Nitekim olunmamıştı da ve soz soylemış, mezurlar adına yapılan da radyo dinleyicılerının adedi iki ki Kıtab Evi» Arkadaşım yanında ra balayı seyahatlerine çıktılar, ya'nnda Mısırla bir anlaşma imza «50 sene evvel...» başlığını taşıyor b:r konuşmadan soı^ra hediyeler ve buçuk mılyondur. Telefon abonelen ki dukkânın da tabelâsını işaret Bugün Pariste bulunuyorlar. Oradu. 50 sene evvel Israilliler Filis dıpiomalar dağıtılnustlr. lanacağına dair bir müddettenberi nin adedi yarım milyon ve 38,000 ederek: « Şunu da okur musun?» dan Londraya geçmek ve yazın sıdolaşan ri^^ayetler, şimdi burada, tinlılere Gılboa'da mağlub olmuşYeni ihrac rejimi hazırlıklan kilometre uzunluğunda devlet yol dedi. Okudnm: «Çay, şeker ve kah cak aylannı İskoçya dağlannda gesarav mahfillerjnce resmen teyid lar, Hazreti Davud da Yuda'nm Yeni genel ihrac rejimimiz hakkında lan vardır. Muhte'if şehülerdeki ve satış bürosu; tevziat öğleden son çirmek niyetindeler. kralı ilân edilmiş. Yandaki sütunda, Ankarada yapılmakta olan hazırlıklar efîi'miştir. stadyom ve spor salonlarının ye ralan yapılır» Dukkânın içindeki Bu müddet zarfında Robertino'ya bıtmek uzeredır. Bu ihrac rejımimiz tesHazreti Suleymanın, Firavunla Gilboa Savaşma iştirak edip de, bıt edılirken. yenıden bazı ihrac forkunu 600 dür. Kulüblerde kayıdlı satış memuru mevcud tek müşte dadısı ve amcalarile yengeleri babugün (yani iki bin küsur sene evnn kuile evlenmesinden sonra iki faal âza adedi 650 bindir. Sulh an risile meşguldü! . Aynı günün sa kacaktır. Yaradılış bakımından çok ır.alıteleri üzennde durulmuş ve bunmenıleket arasında bir siyasî anlaş vel) sağ bul'man eski muharible ların buyuk bir kısmı kaldırılmıştır. laşması gereğince 60 uçağı, 4500 bahı Basın bürosundan verilen uslu ve sessiz bir çocuk olan RoAyrıea takasın bazı hususi sekillerde ma imzası için hazırlıklar yapıl rin toplantılarına dair havadis vartonluk donanması, 34 bin kişilık broşürdeki şu satırlara gözüm gay bertino bu aynlığı herhalde fazla dı. yenıden kabul edıleceği yolundakl söyır°'.'aydı » kara ordusu bulunan Finlandiyada riihtiyari kaydı: hissetmiyecektir. Çunkü pek az lentiler de Bakanlıkça yalanlanmış ve *** Aa! dıye düşündüm, bu gazeteyi hakikatte üç buçuk milyon gönüllü bu ihrac devresmde takasa yer veril«Finlandiyada senede 3.000.000 ağlamakta, akşamdan sabaha kadar Dünyanın en orijinal gazetelerin mıyeceği bıldırilmıştir. eıka'anlar mutlaka deli.. baksanıza, deliksiz uyku uyumakta, gunduzvataı» kahramanı yaşar. İstiklâlini kitab basüır ve hepsi satılır!...» Helsinki'de cadde binîerce sene evvel olup bitenleri, leri de düsünceli bir tavırla etrafısanki dün olmuş gibi yazıyorlardı. na bakınmakla vakit geçirmektedır. Poyrazla karışık kar yağıyordu. Öyle jra, elimdeki gazetenin o za Dizim kasaba trene bilmem kaç (Settimo Giorno'dan) kilometre mesafesi olan bir Tren sesleri bulanık kubbede çın manlar basılmış olması akla geleçın ötüyordu. Birden âşığı hatırlamezdı tabıî. «Bu gazeteyi çıkaran ovadaydı. Burada hayatımız ne Vapurda çıkan kavga dım, acaba duydu mu, dıye düşünlar mutlaka deli» diye düşündüm monoton geçerdi bilseniz. Hani baDün sabah Beykozdan kalkan 75 nuzılan hayatı akan suya, esen yele düm. Kahveye gittiğim zaman her maralı vapurda bulunan yolculardan ama, onu gene de elimden bırakagünkü yerinde yoktu. Sordum; Ahmed Tohum 11; Nurt adlarında iki mad'm Içindeki havadisler o kadar benzetirler ya; zaman orada akıp görmedik; dediler. O gün kahvede arkadaf, eski bır alacak meselesı yurneraklıydı. Birinoi sayfada, «Seba geçmez. bir nabız gibi değişmez zünden kavgaya tutuşmuşlar, kavga Melıkssinin gelişi», «Hazreti Sü darbelerle vurur dururdu. Bılhassa düz geçer demiştim ya; vallahi Herşeyden habersız âvare âvare nedense oturamadım. Başım atej »onunda Nuri. Ahmedl bıçakla muhtelıf kışın kar, diz boyuna çıkıp da gök öyle idi. Dünya ahvalini bile 34 levman Tann mabedini açtı» ve istasyonda dolaşan âşık tren kal alev içinde yanıyor, nefesimde bir yerlerlnden ağır surette yaralamıştır. «ilemfıs andlaşması nihayet tahak boz bulanık bir renkle kasabanın gün ara ile takib edebilirdık, asnkarken, sevgüismin bir pencereden daralma hissediyordum. İşlek bir Yarall ilk iskelede karaya çıkarılarak ufuklarma abandığı zaman saatler mızın sürat rekorlarını bir masal kuk edıyor» başlıklı yazılardan mendil salladığını ancak gorebıl istasyon gibi beymmde binlerce hastaneye kaldırılmış, carıh yakalanmıştlr. baska İsraile gelen Mısır heyetinin bir türlü geçmek bılmez, günler u gıbi dinlerdik. Hayat durmuş bir mış. Bir anda neye uğradığını şa tren düdüğü hora tepiyordu. Bir Bir otel hırsızı firar etti ka rc ılanışına dair bir havadis, kom zadıkça uzardı. Bu mevsimde, Tan saat gıbi manasız, bomboş sırıtır şırmış. Trenin arkasından koşmuş şeyi takbih eder gibi, âşığı taklid Otel hırsızlığından sabıkalı Selım şa memleketleri gosteren bir hari rı bizleri burada, bu iç sıkan. gönül dururdu. Gün olur İstanbulun hakoşmuş; tâ ki kuvveti kesilip de ederek «şeytan icadı, şeytan icadı» Hayat adında bir gene. yurdun muhtelıf ta, Surıyede cereyan eden askerî üzen yerde unutmuş zanneder de yali Kaf dağınm ardından bize bir raylara serilinceye kadar. Artık.. diye mırıldanıyordum. Düşüncele yerlerinde işlediğl suçlar dolayısıle dun efsane gibi gülümser, gün olur hahareketlere dair bir resmî tebhğ ve bir hoş oluıduk. şehirde duramaz olmuş, tren seslerimi bir neticeye bağlıyamıyordum şehnmizde yakalanmış ve polıs nezayal kurmağı, ümıd etmeği bile uSeba Melikesinin, gazeteye verdiği rini işittıkçe deli divane oluyorBazan poyraz uzağımızdan geçip ama içimde bir şeyüı kınldığını retınde Adlıyeye getırılmiştır. Selim hususî bır bevanat vardı. muş. Almış başını bu «şeytan icaHayat, Savcılığın kapısında beklerken giden trenın düdüklermi bize ka nuturduk. hissediyordum. Bizim o bombaş blrdenbire yennden fırhyarak kaçmadının» sesinin erip yetişemiyecedar getirirdi. Bu ufacık şey bıle bi* * * Sahifeyi çevirdım. Mubarek, sansessiz yaşayışımızın ufkunda Alla ğa başlamıştır. Kenaısını mevcudlu olağı yerlere yürütnüş. Bir gün onu, kasabanın sokaklaki iki bin senelik havadisleri ve zım ıçüı bir hâdise olurdu. Bu seshuı bir lutfu gibi beliren âşığı elı rak getıren polis memuru pesıne duşeleri duydukça o daracık ufkumuz rmda sine üryan, baş puryan dolaren bir antıka gazete değil, meşhur mizden alan şeytan icadına karşı rek Sirkeciye kadar kovalamışsa da Bir sonbahar sabahı idi. Yağmur adeta bür hırs, bır kın duyuyordum. knlabalığa karışan otel hırsızı, fırar Times idi. Ikmci sahıfenın ilk sugenişlemiş de, uzak, büyük, ıleri şırken gordük Kimbilir, nedir, neetmeğe muvaffak olmuştur. muttasıl yağıyor, yollar çamur dertununda cMabeyni Humayun ha memleketlerle dızbedizmişiz gibi reden gelmiş nereye gidıyor, kimGünlerce sonra duyduk ki âşık İslâm Ansiklopedrsi V. cildi yası içmde vıcık vıcık yürüyordu. kasabaya on saatlık bir mesafede v?dısleri» vardı ve bunlar Tımes bir refah hisseder, adeta yaşadığı se sormadı. İri yarı levend endamı, Mılli Eğıt'.ra Bakanhğmca neşredıluzaklara bakıyomuş gıbi dalgın Çmarlı kahvenin köşesinde onu ölü olarak bulunmuş. Herkes zaüslubile yazılmışlardı. «Mısır Pren mızı idrak ederdık. gördüm Bir çocuk gibi mazlum, vallıyı açlık, yogunluk helâk etmış mekte olan Islâm Ansıklopedısınin 46 Mevsimler, sarsak adımlarla bir pözlerile sevimli bir görünüşü varsesi Majeste Kraliçe, Majeste Kral r.cı fasıhulunun Aarel Deceı, Mırza Bala, masum, etrafa bigâne, bağdaş kur diyordu. Ama ben gajet iyi bilıyor Besım Darkot. M. Tayyib Gokbılgın, tarafından Sarayın başkadını un birini takıb ederdı. Baharda, ağac dı. zevkle dinlerdik. Saf, temiz, iç açıŞehirde arabacıhk yapıyormuş. muş oturuyordu. Bilmem neden, Ahmed vanı verilmek suretile taltif edil lar pıtrak gibi çıçeklerle dolup taşAz zamanda kasaba ile kaynaştı. cı Anadolu türküleri söylerdi. Onu Bütün endişelere bigâne rahat, sadum ki onu asıl helâk eden sesın M. Tayyib Okiç. Hahl Inalcık,Parmak/teş. Orhan F. Koprulü. Ismet mi.şlerdir. Kendisi için Kuduste üı tığı zaman bıle gok, gene o boz, Şuna buna su taşıyıp, ötekinın be dinlerken yayla rüzgârlan içimizi kin bir hayatı varmış. Günün bi hali içıme dokundu. Yanına gittim, den kaçtığı şeytan ıcadıydı. sızoğlu. F. Abdulah taraflarından yenışa edilmekte olan yeni saray, ya bulanık renple gcnulierımizi Ka rıkmın yardımile geçinmeğe başla serinletirdi. Bazan da bir şeyler rinde bu sakin hayatı altiist eden «Ne haber?» dedim. Yüzüme bak*** den telıf olunan Hotın. Hoy, Huz stan. rartırdı. Yaz çeise dıye beklerdık .. mıştı. Boş vakitlerini kasabanın tasarhyor, için için konuşuyormuş bir kasırga esmiş. Bir kıza tutul tı, «hiç>, dedi; bir şey soylemek iskında tamamlanacaktır.» Humayun, Hudeyde, Hurrem Sultan, Yaz gehıdı, gelirdi ama ınsafsız yegâne eğlence mahalli olan Çı gibi bir köşede sakin, dalgın otu muş. Artık içine bir od dü.=müş, ci teyip de söylıyemiyormuş gıbi yutBir türlü geçmez sandığımız yıl Husrev bey (Gazi). Husrev paşalar (İki Ikinci, üçüncu ve dor " n c ü sübir güneş bızi yakar kavururdu. narlı kahvede saz çalıp türkü soy rurdu. Artık ondan, bütün kasaba, ğerini hem yakar hem oyarmış. Bu kunuyordu. Yok, yok, dedim, sen lar rüzgâr gıbı geldı geçti. Bir za Osmanlı Sadrazamı), Hüesyln B. All tunlar harici haberlere tahsis edılGuz ıse bedbaht bır dul edasıle iki lernekle geçiriyotdu. Güzel, pürüz âşık, diye bahsediyordu. Ona bunu bir tarafta yanadursun, öte tarafta de bir şey var Durdu, dayanamadı. manlar sesıni duymak için poyrazı Huseyin paşa (Amcazade). Huseyin paşa (Deli), Huseyin Rahml maddelerl ile mişti. iki bin sene evvelki harıcî gczu ıkı ceşme ağîar, ağ ardı. suz bir sesı vardı. Sazını «benim soyledikleri zaman hiç yadırgama kızı başka birile evlendirivermişler. içını doktü: «Unutamıyem, unuta bekledığimiz trene de kavuştuk. tertibi ikmal ed.lmıştir. Bu fasıkııl ile havadisler ne olacak? Fenıkelılerle raıyemı. Sesmde acı bir burukluk Kasabamızın o durgun, sakin ha bu muazzam eserin bastan başa H harBızun ka«aba ışte boyle ıdı. hiç dârı dünyada yegâne vefalı yâ dı, âşık .. ama ne âşık, dedi. Duğunun ertesi günü damad kızı yapılacak anlaşma, Şamı els g e Ç ı bır vardı. zevkine eremez, lez nm» dedıği sazını dızine oturtup vası da değişti. Ama ben artık tren fıni lhtıva eden V. cildl tamamlanmıs*** trene bindirdiği gıbi âşığm bümeren âsi, Babile sızan yabancüar.. Be zetını tadamazdık. Hayatınuz dümtır. seslerini bir türlü sevemiyorum. da türküsüne başladığı zaman onu *** diği memleketlere almış götürmüî. Bir gün bize hikâyesini anlattı: Finlandi a Mek Sinema Aleminde: Yazatı: Netin Toker Yazan: Haluk Durukal Robertino Rossellini, daha şintdiden udünyanın en çok hediye alan çocuğa,, olarak rekor kırmış bulunuyor ch ronıcıcs cl \ = Küçük Hikâye Şeytatt icadt Yazan : Cahide Turan •=&
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog