Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

c CUMHURİYET Sî <5e<S Yunan Askerî Havactîart Batan «Edirne» şilepinin |( ziraat Bankasmın Bahcekapı Şubesi Açıldı sigortâh • . 1 olmadığı anlaşıldı 1 1w»~ 1 1 1 tarafından verilen haberler bütün teferrüatile teeyyüd ettiği takdirde geminin süvarisi ile maiyetinin ağır bir mesuliyet yü kü altına düşmeleri beklenmelidir. Gemi, pazar sabahı kayalıklara bindirdikten hemen sonra boşaltıhnıştır. O sırada kesif bir sis tabakası o havaliy: kaplamış bulunuyordu. Fakat bir tnüddet sonra sis dağılmış ve geminin su üzerinde durduğu gö rülmüş olmasma rağmen mürettebattan kimse ••Edirne.. ye dönmemiş, şiiep bütün pazar gü nü o halde bırakılmıştır. İngiliz haber ajansı "Reuter.ı in bir telgrafında «mürettebatm bir kısmının gemiye dönecekleri sanılmakta idin denmekte ve bun ların Guernesey'de kalmış olduklan ilâve edilmektedir. Diğeı taraftan Amerikan haber ajans: ••United Press» de pazar/pazartesi gecesi içinde meddin tesirile geminin yükselerek kayalıklardan kurtulduğunu ve bir aralık yüzdüğünü belirtmektedir. Bu haberler, mürettebatı tarafından bırakılmış. olan geminin yakın bir tehlıke ile karşılaşmamış olduğunu ve kurtarılma ürr.idleri varken bunlardan istifade edilmemiş bulunduğunu anlatmaktadır. V. Baştarafı 1 inci sdhifede nokta da imdad işaretinde geminin bulunduğu mevkün yanlıj gösterilmiş olmasıdır. Eğer gemi, bildirmiş olduğu yerde bulunsaydı kurtanlabilecekti. «Edirne» nir> mürettebatı. jçeceyi kurtarma merkezinde geçirmiştir. Tayfalardan biri sis içinde ilerlerken kayalara çarpüklannı, fakat hiç bir şey görmediklerini söylemiştir. Çarkçıbaşı Nureddin, fenerin işaretlerini görmediğini, telsizle de hiç bir işaret almadığını bildirmiştir. Geminiıı telsiz tcvcihi de işlememiş Saint Peirre Port (Guemesey) 3ü (a.a) (Kurtarma ameliyesini takib eden özel muhabirimiz bildiriyor:'» «Edirne şilepini karaya çekmek ürere iki Fransız kıla\ur gemisinin sarfettiği bütün gayrete rağmen şilepi kurtarmak mümkün olamamıştır. Gemi Süvarisi Sabri, Yunan hava okulu heyetinin C. 47 tipi bir nakye uçağile Ankaraya geldiğini yazmıştık. Kesmimiz, seyir evrakuıı kurtarmak için yola Yunanlı misafir havacıları Hava Kuvvetleri Komutanı Zeki Doğan ve diğer havac;larımızla bir arada çıkmışsa da yetişememiş, «Edirne^ süratle batmıştır. göstermektedir. Vali ve Belediye Reisi, bankaya ilk parayı yahrırken Ziıaat Bankasının 384 üncü şubesi dün Bahçekapıda Sümerbank Alım ve Sctim Bürosunun bulunduğu binada törenle açılmıştır. İstanbul Vali ve Belediye Başkanı Dr. Fahreddin Kerim Gökaym, tanınmış iş adamlarının, resmî ve hususî banka mümessillerinin de hazır bulundukları bu törende önce. Ziraat Bankasının henüz açılan şubesinin müdür muavini Fikret Aktekin bir konusma yapm:ştır. 1937 yıhnda, 30 milyon liradan 100 milyjn iiraya çıkarılan banka sermayesinin 1949 senesinde 300 milyon İiraya iblâğ olunduğunu, bu sermayenin biran evvel ödenmesi için gereken tedbirlerin alındığmı, bu cüm'.eden olmak üzere Marshall yardımile memlekete ithal edilip borclandırma suretile müstahsile öağıtılan ziraî alet ve malzeme bedellerini temsil eden senetlerin tah sil edildikçe bankanın sermayesine ilâvesinin kararlaşünldığuıı, Ziraat Bankasının, devlet tahvillerinin haiz olduğu rüçhan hakkından istifade etmek suretile yüzde 7 faizli birinci tertib tahvilleri önümüzdeki şubat ayının ortalaruıda satışa ç'.karılacağını açıklamış ve misafirlere teşriflerinden dolayı teşekkür etmiştir. Müteakıben konuşan Vali ve Belediye Başkanı Dr. Fahreddin Kerim Gökay, bankacılığm memleketimizdeki mana ve ehemmiyetinden bahsetmiş ve sözü Ziraat Bankasına intikal ettirerek henüz küçük yaşındayken Eskişehirde bir şubesini uzaktan gördüğü Ziraat Bankasının daha o zamanlar üzerinda iyi bir intıba bıraküğını, ciddî, başanlı bir banka işletmesmin bütün vasıflannı tam manasile üzerinda taşıyan böyle eski ve kıjinetli bin bankanm en ziyade yardıma muh« tac olan köylünün, daha doğrusu müstahsilin yanında geniş imkân» larla yer almasından büyük sevinc duyduğunu belirtmiş ve Ban« kanın Bahçekapı fubesinin uğurlu, başarıh olmasını dile\erek kordelâ* yı kesmiştir. Daha sonra davetliler, hazırlan» mış olan büfede izaz edilmişlerdir. Kira kanunu tasarısı Mecliste görüşüldü Baştarafı I inci sahifede ı bir sey değıldir.» ÎS'ecati Erdemin konuşması I C.H.P. nin en yeni milletvekilı Necati Erdem de kendisine hâs konuşmasile, bu tasanyı bir yamadan farksız buldu: «Fakat 05 le bir yama ki. eski yamaları da gevşetecek.» Necati Erdem, ne gaynmenkul sahibi, ne de kiracı olduğunu belirtti. Filhakika An karada milletvekili olduğu günderberi otelde ikamet etmektedir. Hatib kanunda kiracılara tevcih edilen suizannı yersia buldu. Ve teklifin aleyhinde konuştu: «Belli ki, bir kaç kişinin işine yarıyacak böyle bir yama* nın başında uğraşmak beyhudedir> dedi. Mahmud Nedim Gündüzalp, geçen defa, Kamutayın reddins uğrıyan tasarılara hükmeden noktai nazarın bu tasarının d3 ruhunu teşkil ettiğin: ?ılatu. Kiracılar lehine konuşan milletvekili Or'.ısn Ssy; Orhon, tarafsız değ:l, kiracılar tarafından konuşacağını açıklamakla söze başladı. Zıra kanunu getirenlerin de tarafsız olmayıp mal sahiblerinı tuttuklarını anlat'.rken: «Ortaya bir takım kaideler ve prensiple: atılır, fakat hakikatte menfaatler konuşur.» diyerek bu tasarı nın nazikâne kelimelerle de olsa kiraların arttırılmasıriı istedığini söyledi. Ve eski kanun teklifi için: "O zaman hava o kadar müsaadesizdi ki. tasarı kürsüye bile çıkamadan Meclisin arka kapısından çıkıp gitmişti.» dedi. Orhon, gerekçeden bazı satırlar okudu. Bunda, kira bedclleri ser best bırakılmadığı için, mal sahiblerinin mesker.leri büsbütün böş tuttukları, bu yüzden de me;ken buhranının uzayıp gittiği yolunda ibareler vardı. Orhan Seyfi, vatandaşlığm bir mânasını da belirttikten sonra: «Sahb olduklan binalar: kiraya vermekten bile müstağni olan bu kimselerin hınçları» nın ne kadar kötü olduğunu ifade etti ve bu vesile ile 1520 odalı konak sahibi eski zenginlerin hatırasını saygı ile andı: «Tanıdıkları .nı, akrabalarını günlerce evlerin de misafir edenler sofralarınds oturturlar. Diş kirası bile verirler, hele fakirlerden bu suretls intikam almayı düşünmezlerdi. dedi. Bir takım ev sahiblerinin hava parası yolile edindiklerı menfaatlerden bahseden Orhon. bu memlekette fakir halkın, ih. tiyac ve zaruret zamanında pay.larma düşen fedakârlığı seve • seve yaptıklarından bahısle "z •ginler de tahammül etsinler» 'dedi. Tasarı lehinde ilk konusma Emn Halim Ergun, bu teklifin lehinde konuşacağmı söze başlarken ifade etti. Hâdiseyi adalet ve hakkaniyet cephesinden mütalea etmek lâzım olduğunu ifade ederken: «Anayasada tasarruf hakkmı mukaddes bir h?.k olarak tanımadınız mı? Borcîar. medenî kanun ve diğer kanunlarla serbsstii akdi ve serbestıi tasarrufu esas almış değil msiniz? Hürriyet, tasarrufu tahdid eden. Anayasamn ruh ve prensiplerine aykırı mevzuatı kaldıran ve bununla mücadele eden kıymetli arkadaşlar deği; misiniz? Polis vazife ve salâhiyet kanununun 16 ncı maddesinı hürriyeti tahdid ediyor d : ye ka! dırmadınız mı? dedi. Tasarruf hakkının hürriyet kadar mukaddes olduğunu kaydeden Er"guna göre. harb bitmiştir. Vo hayat normale doğru dönmektedir. Fasulyenin. pirincin, diğer maddelerin f atları. eski fiatlarla mukayese edilirse meskenler İçin yapılmış olan yüzde 20 zammın bir hiç mesabesinde olduğu ğörülür. Emin Halim Ergun, bununîa da kalmıyarak, milli korunma kanunu dolayısile, kiracılarla mal sahibleri arasındaks münasebet: vatandaşlar arasında bir nevi husumete meydan vernıek şeklinde yorumladı. Ergun. bu tasarının adalete ve hak kaniyete doğru atılmış bir adırn olduğu mül^hszasmda bulundu Akmed Egmir ve İbrahim Arvas Ahmed Eğmir, mazbatanm mu cib sebeblerinin kanunun metnini kat'iyen ifade etmediğinı anlattı: «Böyle b r kanunu tedvin ederek vatandaşları büyük bir ıhtilâfa sevketmek Yüksek Meclisin yüksek juurile de kabilı dün TEŞEKKÜR Mısır Evkaf Nezaretine ceddirnizin tescil etürdıji evlâdiyeye meşrut va. kıflardaki istihkakımızı muntazarn bir şekilde aUrak bize gondermek husu. sunda gösterdiği yüksek alâka ve sadakattan ve Mısırda alcyhimize EÇ!lan davaiarı Mısır mahkemcler:nde eiddi takib ve lehimize ır.ıac ettirmek lutuf ve gayret izhar buyuran yeni vekilimiz Kahirede Şeriülezher'de 120 numarda a\ukat Bay Mehmed Ahmed Hınnaviye minnet ve şükranlarımı araeder. ve Mısır Vakfiye işlerinde alâkalı bulur.aıı zevatın da bu za*a miiracEat edsrek işlerinin husnü njyetle intac cdileceğine kani bulundu. gum ciheUe bunu da vatandaşlarıma iblâğ etmeyi bir vecibe suretile ilân ederim. Akseki'.i telif değildir..» dedi. Bu teklifin en şiddetli taraftarlarmdan İbrahim Arvas, oturduğu yerden hatıblere müdahale ediyordu. Ahmed Eğmir Arvasa hitaben: «•Efendi, orası Türk milletinin dinlemek için yaptığı, burası da 6Öylemek için kurduğu kürsüdür. Fikirlerimi cerhedecek sözlerin varsa buradan söylersin» diye Huh'ai Kayhan bağırdı. Yusuf Ziya Ortacın konuşması Yusuf Ziya Ortaç da tasarının Londra BBC radyosunda sık «adalet duygularile kamüfle bir sık sihirli kemanmı dinlediteklif» olduğunu söyledi. Ve Arğiniz Ingiliz keman virtüozu vasın: «Gayet edıbane» bulduğu sözleri dolayısile: «Mecliste bjedebane konuşmak elımizden gel mez af buyursunlar» dedi. TaTEK RESİTALİ sarı kanunlaşırsa, mahkemelerin Piyanoda: Ferdi Ştatzer işleri fevkalâde artacağını, dai6 ŞUBAT SAAT releri boşaldığı takdirde istediği PAZARTESt 21 de fiatla kiraya verecek olan ev sahiblerinden bazılarının kiracıları türlü şekillerde tazyik e>Biletler eişec! deceklerini muhakkak buldu. satıhyor. Büyük şehirlerde bir çok aparTel: 4*1656 tımanlarm ve evlerin boş olmasma mukabil açıkta barınanlar da bulunduğunu tasvir ederken: «Yayılmasından, neşvünemasmdan korktuğumuz bir çok düşünceler ıztırab dediğimiz, toprakta yeşerir, daha doğrusu kızarır. Apartımanlarını ucuza vermemek için aylarca boş tutan vatandaşlar, korkarım ki. kendi servetlerinin düşmanlığını yapıyorlar. dedi ve sözlerini şöyle bağladı: «Milletvekili denilen kudsî emaneti. asil sahibi olan büyük millete yakında teslim etmek üzereyiz. Önümüzde mahdud aylar kalmıştır. Gemiyet hayatında nasıl akisler uyandıracağmı bilmediğimiz bu hükümleri kabul etmekle Meclisin, muztarib vatandaşlara yeni muz tarib kütleler ilâve ettirmiyeceğinden eminim.» Demokrat Partinin hazırladığı tasarı Muammer Alakant mesken mesolesinin dört yıldır memlekette bir ıztırab olarak yaşadığım, hakikatte bunun bir hükumet meselesi olduğunu ve maalesef yıllardanberi tevali eden hükumetlerin bu işi cesaretle, vukufla ele alamadıklarır.ı, Meclise müsbet tekliflerle gelemediklerirıi, hattâ bugün böyle bir mvzuun konuşulduğu sırada hükumetten kimsenin toplantıda buYarm akşamclan itibaren lunmadığmı, 4 yıldır Mecliste sadece Millî Korunma Kanununun meskenlere ve akarlara mahsus 30 uncu maddesi üzerinde durulduğunu. halbuki kanunun memlekette başlı başma bir ıztırab ve endişe yarattığını anİ3ttı. Muammer Alakant, Demokrat Partinin Milli GAZİNOSU Korunma Kanununun mesken ve Paviyonunda dinieyeceğiniz dükkânlar hususundaki hükümlsri plâk ve film yıldızı ayrıca derpiş edihnek şartile geri•P^ıisü altm sc=li jarkıcı ye kalan hususlarımn kaldırılması içip' bir kanun lâyihası hazırlamakta olduğunu da bu arada haber verdi. lere cevab verdi. Muammer AlaBaşkan Raif Karadeniz, Adalet kant tekrar konuşarak evvelki sSzBakanının hükumet adma reüza lerinin bazı kısımları üzerinde tafkereyi takib ettiğini bevan ederek silât verdi. Adalet Bakam, hükumet adma Alakantın sözünü cevablandırdı. konuEtu. Bilhas5a Muammer AlaArvasm bir teklifi Munmmer ETİŞ bu işin daha adil kantın bina yaptıımak üzere miirabir şekilde halli imkâm olduirunu c?at eden ecnebi firmaların alâka anlatırken. İbraHm Arvas: «Me görmediği yolundaki sözlerini ele murlara prim verümek» dedi. Mu alarak hükumetin böyle bir teklife ammer Eriş tnemurîara, <?ar şelir m' h?tHb oknsdığını bevan etti. Birçok öner^cler verilmişti. Bunlilere bu kanunun kabu'ü halinde en ııfaK bir himmetin dahi yapıl ların başmda Muhsin Adil Binalm my.^r\i3 büt^erin TT>ÜS?İI olm:ı«!nı ccrü^ms^i kâfi bulan teklifi vardı. ifade etti Ve işin yeniden bir Kar Fahri Karpkava. şörüsmeşe devam roa komisyonda tekikini uygun edilmesiri i?tedi. Fakat eörüfmetuldu. General Vehbi Ilocagiiney niıi yeterlişi kabul edildi. Diecr Iru ksrunu kabuî edersen; büıor'c takrirler arasında+asarının reddiri d?.r gelirli memur, dul ve yetimin istiyenler. öne alındı. Emin Halim yüreşine büyük renşinlerin men Ergtîrı 23 arkadaşile bunun açık fa?ıtine bir ateş ve acı daha koya oya konnlmasını istedisinden bu yocak^mır» dedi. Rc?iJ. Tar?kcıoğlu. la gidiidi. Neticede 119 milletveldbu kaiun kabul fdiîirse, pahahlı^tn Jirjin tasarının reddine oy verdiği, artacsğmı anlsltı. Rejimin serma 79 kişinin mükszeresini ist^diŞi sn yeye hürınet eden. hürriyet ı^sası lasıldı. 13 khi cekimser kaldı. Yena day?nan bir rejim o!makla be kun 213 ediyordu. raber. içtimaî esasa ria>et etmenin Bşçkan müzakere nisabı oismarîıde adalet ve hakkın icablarmdan eındpn m'jsmclenin tamsm olmadıolduğunu izah etti. Meselâ, et fiat ğını belirtti. Çoğunluk kalmadığ: lan fırladıfı zamsr kopan gürülrü tövlelikle anla$ı!dığmdan .siinclenin leri elr sldı. ^Neden narh koyuyo di5»r mpddelerine de şecilem?di. ZÎ dedi. Filân yerden yol gecirKira kanunu tekrar oya konamek filân yerde meydan yapmak Cf.k'ır. vesileri istim'âklere gidildiğini, kay Kansını biçakla yaraladı detti. Ve Meclinn her zaman kendiOrtskoyde oluraıı Ömer adında biri sini gösteren sağ duyusumm bu kanunun çıkmasma müsaid ohnadığıru evvelki gün, bir rm;ddeltenbefl ayrı yaçadıkiarı kariîinın Fmdıkhdaki söyledi. evine gilm;5. çocuğunu gormek iste. mistir. Kadm. kocasma cocufu gösterKomisyon adma tasarının mek i^teme>ince aralarmda ka'.ga cıkmiidafaası mıs On.sr bıçakla karısı Ayssj i vucu. Komisyon adına Said Azmi Fey dünun ınuhtelıi yerUruıden yııalazioğlu tasarıyı müdafaa etti. Hatib n u a r Geminin mürettebatını teşkil eden elli denizcimir geceyi Guernesey adasırun merkezi olan Saint Pierre Port limanının deniz hastanesir.de geçirmis ve denizcilerden bazıları da »rekli tıbbî iktimamı görmüşlerdir. Tayfalardan biri kendisüe görüçen özfel muhabirimize: <Sahildeki kayalıklar» «Casquers» fenerini gör memize mani oldu, demiştir. Çarkçıbaşı Nureddin, telsiı tevcihinin i^lemediğni, bu hususta bilgilerine başvurulan Guernesey sahil kurtarma makamları da imdat işaretlerinin geminin mevkii hakkmda yanlış malumat verdiğini söylemişlerdir. Süvari bugün öğleden sonra Guerneseye gelecek ve mürttebatla görüşecektir. İDA HAENDEL SÂRAY'da Mürettebat gemiye dönüp neden pompaları kullanmamıştır? Ayrıca ehemmiyetle işaret edilecek bir nokta da şudur: 'Mürettebatı tarafından terkedilmiş bir gemiyi kurtsranlar o geminin yeni sahibleri addedilirler». Bu, milletierarası deniz kanunu gereğince «Edirne» yi bu sabah Aldernay limanma götürmeğe çalışmış olan römorkörler bu işte muvaffak olsalardı «Edirne» ye gene kaybedılmiş nazarile bakmamız lâzım gelecekti. Buna da sebeb gemide mürettebattan kimsenin bulunmaması Gemi sigorta)ı değildî olacaktı. «Edirne» süvarisinin bu Edirne şilepi bu defaki sefe noktaları nasıl açıkhyacağı merine çıkmadan evvel Denizyol rakla beklenmektedir. ları İdaresi Encümeni, geminin sigorta ışi hakkında bir toplantı Plâtin şilepi karaya oturdu yapmıştır. Bu toplantıda, EncüSadıkzade Rüşenoğlu firmasımen üyelerinden bir kaçı şilepin na aid 4 bin tonluk Plâtin şilepi sigorta ettirilmesinin muvafık o buğday hamules.le yüklü olduğu lacağmı ileri sürmüşler. fakat halde Derince önlerinde karaya buna rağmen ekseriyet buna lü (Oturmuştur. Geminin kurtarılzum görmemiştir. Evvelce kabul masına çalışılmaktadır. edilen Encümen kararına :stinaÇorum vapurunun tamiri 10 den kıymetı 1 milyon 800 bin gün sürecek lıra olan ve şimdiye kadar hep Evvelki gün Kuruçeşme önünbu kıyrr.et üzerinden sigorta et de demirli duran ve Füruzan şitirilen Edirne şilepinin sigortası lepinin çarpması ile yaralanan için ödenecek bedelin 20 bin lira Çorum vapuru dün İstinyedeki tutması. bu miktarın da navlun Fabrika ve Havuzlara almmıştır. uan elde ed.lecek hasilât ile ba Gemi, 10 gün kadar sürecek olan şabaş gelmesi bu kararda âmi) tamirden sonra tekrar sefere giolmuştur. recektir. Bu arada, ehlivukuf, CUMHURİYET «Edirns» hazırlamış olduğu raporunu buçılepinin batıçı hakkında ajanslar günlerde İdareye verecektir. Aydınlının kefaletle tahliyesi Bastarafı 1 inci sahifede Evinde din'enen plâk^r hakkmrîa tutulan zabıtla bilirkişi raporunu okuttu. Bunu müteakıb. sanık vekiline. bir diyeceği olup olmadığını scrdu. Plâklar dclil olabilir mi? Emin Akyüz «plâk gibi şcylerin ceza usulümüzde delil olarak sayılıp sayılamıyacağı hususunda bir karar verilmesini. bunlardaki seslerin müvekkilimize aid olup olmadığının te^bit olunmasını, plâklann muhtevasma ıttıla kesbedebilmemiz için, duruşmada a!enen eahnmas:nı istemiş, iddianamede yeeâne âmme şahidi diye gösterilen Naci Pekelin sahid sıfatile dinlenme=ine kanunen cevaz bulunmadığmı rielillerile ileri sürmüştük. diyerek plâklann delil sayıhp sayılamıyacağı hususunda bir karar ahnmadığını ve Radyo Evinde dinlenildifini ksyc'.edcrek şunları söyledi: Biz plâklann mahkeme salonunda ça1'nmasma teknik irnksn mevcud olduljunu ileri sürmüş, bunu ispat edcbileceğimizi bildirmiştik. Bu müdafaamız usulen tetkik olunmak lâzım eeHrken, her nedenje bu da yapılmamış. bir taraflı olarak ahnsn bu mütale?lardan bahisle ciinlemenin Radyo Evinde yapılmasına karar verilmiştir.> Bu plâklann dinlenmesinin bir çok bakım'arrlan ı:?ule aykın olduğunu. plâkîardaki seslerin kimlere aid olduğur.un tesbit edilmediğini ve Radyo Evinde yapılan keşif sır??mria plâklann gene aynı bilirkişilere dir.letilmiş olmasını usule aykırı bularak bu kimselerin dahi ikinci raporlannda malum konuşmaların 59 yerinde yanlışhk yaptıklarını kabul ettiklerini anlattı ve şöyle devam etti: «Buraya karlar verdiğimiz izahat plâkların. tertibsiz ve usulsüz dinienmesinde bin türlü nıahzurlann ortaya çıkacağını göstermektedir. Kaldı ki. bu izahat plâklann delil ssyılabileceği farazivesine söre yapılmıştır. Cum hui'iyet Savcısı iddianamesinde plâklan delil liye ileri sürme?ine rağmen biz plâk denen çeyin ceza usulünde delil sayılamıyacağını arzermiş ve herşeyden önce, bu hususta bir karar alınmasını istemiş bulunuyoruz.> Emin Akyüz bundan sonra, «Bir seyin delil olabilmesi için o şeyin hüviyetindeki aslmı muhafaza edebilir olması lâzımdır. Bu bakımdan plâk delil olmak vasfından çok uzaktır. Çünkü bir plâğm dublâiı. teksiri, arzu edilmiyen kısımlarınm iptali. dublâjı yapuırken ilâveler icrası. ses ve sözlerinin taklidi. teğyiri, tebdili .•nümkündür.» diyerek müvekkilinin tekrar tahliyesini taleb etti. Aydınlının miidafaası Söz alan Reşad Aydınlı: ••Plâk taki ses sizin mi sualine benimdir diyemedim. Çünkü «A.» sesi duyulduğu ve sözleri anlaşıldığı halde nedense '.B» sesi duyulamıyor. Umumiyetle bu sesin kelimeleri 3040 defa en fenni şartlar içinde tekrarlandığı halde onları can kulağile dinliyenlerin her birisi kelimeleri başka türlü anhyordu.» diyerek söze başladı. Ve devamla şunları söyledi: «Adalet vuzuh ister. Şüphe adaleti öldürür. Ben de adaletin tecellisini istediğim için bizzat masuniyeü teşriiyemm reddini istedim. Ve aleyhimde konuşanlarla beraberim dedım. Maksadım bu hâdisenin üzerindeki sislerin dağılması id:. Şimdi bu vuzuhsuzluk içinde ne söyliyebilirim. Sadece şunu söyüyeyim ki, işler iyi tertib edilmemiştir. Delilsiz olarak bu dava devam ediyor, ortada hiç br delil yoktur. Hattâ ortada delil diye ileri sürülen acayib şeyier de bir suç mevcud değildir. Çünkü Cclâl Bayarın bertaraf edilmes:. tasav\'urunun endişesi davaya mevzu olamaz." Plâktaki seslcr kime aiddir? Bu sırada Yargıç, Aydınlıya hitaben: «Kendi sesinizi herkesten i>n tanırsınız. Bu ses siz^n mi, değil mı?» diyince, Aydınh: '•Duyulan bir şey olsa evet derim. Kanaatimce o ses benim değ.ldir» cevabını verdi. Bundan sonra savcı 'yarchmcısı Hayr: Mumcuoğlu: «Senık Rcşad Aydınlı adalet vuzuh ister, şüphe adaleti öldürür dediler. Ve davanın iyi tertib edilmediğmi ifade ettiler. Süphe ve vehim bir insanı öldürebilir, gerçekten mü dafaa hakkı, kazaî masuniyeti zarurî kılmıştır. Teşr;î rr.asuniyetlerini bilmem suiistimal ettiler mi? Fakat kazaî masuniyet suiistimal ediliyor. Öyle ki, bütün devlet adamları bir olrr.ıış sanık Reşad Aydınh hakkında da va tertib ediyorlar, asıl vehim budur.3 diyerek, ceza u?ulü hukukunda vicdanî delil usulünün kabul edildiğini, bu bakımdan plâklann da pekâlâ delil sayılabileceğini ksydederek şahidlerin dinlenmesine eeçilmes.ni istedi. Şahidlerin ifadeleri Bundan sonra Milli Emniyet te.knisyenlerinden Mazhar Eymür salona alındı. Şahid, kasım ayı içinde Naci Perkelin kendisini çağırarak Başbakanla bir zatm geleceğin:, bunların konuş malarını tesbit etmesini söylediğini, bu cihazların teşkilâtta bulunmadığmı anlatması üzerinp Radyodan getirümesinin kararlaştırıldığını, ve bir otomobil dolusu âletlerin, kış bahçesine ver leştirildiğini mikrofonun da Naci Perkelin odasındaki ma?a Iâmba5i abaiörünün içine konulduğunu, Başbakan odaya girdikten sonra sesleri plâğa almağa başladığını, odadaki konuş kararlaştı malardan içerideki zatın Aydınlı olduğunu anladığını ifade ila mahkemece bilinen konuşmalardan aklında kalanları anlattı. Millî Emniyet müfettişlerinden Necmeddin Aydınlı da ifadesinde Reşad Aydınlı ile akraba olmad'ğını, Başbakanın kendisina 27 ekimde telefon ederek Reşad Aydmlı ile temas etmesini, ya makamına geknesini, yahud da telefonla görüşmek istedığini söy lediğini, bunun üzerine çocuğiie Aydınlının evine bir kart yollayıp vaziyeti bildirdiğini. gene ay nı şekilde 13 k'îimda, Naci Perkelden a1 'Jı emir üzerine Ay* dınlıya bir daha haber yolladığını söyledi. Millî Emniyet merr.urlarından Abdullah Topçuoğlu da 14 kasım günü daire mü dürü bulunmadığı bir sırada, Aydınlının geldiğini. 'Başbakanın odasına kadar götürdüğünu bildirdi. Nihayet Millî Emniyet Daira Müdürü Rüştü Teper de, Aydınlının Cumhuriyet Bayramından bir kaç gün evvel daireye geİJp kart'.nı vererek Naci Perkel'.a görüşrr.ek istediğini bildirdğini, Başkanın da kabul ettiğini bildirdiğini, 2 ve 14 kas:mda da daireye geldiğin: ifade etti. Karar Bundan sonra duruşmaya ka. rar için yarım saat ara verildi. Oturum açjlınca Yargıç Halil Cevherioğlu, Millî Emniyet hizmetleri hakkında yazılan tezkereys cevab gelmediğinden tekdir.e, Van milletvekili Rüştj Oktara. yeniden celbname yazılmasma, Balıkesir milletvekili Kâzım Özalpla, İstanbul milletvekili Celâl Bayarın şahid olarak dinlenmelerine ve Reşad Aydınlının 1000 lira nakdî kefaletle tahliyesine, bu bakımdart duruşmanın 7 şubat saat 14.30 a bırakılmasına karar verdi. Duruşmadan sonra Refad Aydınlının tahliye kararından psk; de memnun görünmed'ğ: dikka» ti çekiyordu. Avukatı ile çörüş< mesinden anlaşıldı ki, üzüntüsü bu 1000 lirayı temin etmek müşkülâtmdan ileri gelmektedir. Aydınlı gazetecilere: • Bakalım yarm bulmağa çalışacağım.» demiştir. Bir ihtiyar enkaz altında kalarak öldii Frnerde Tabakyunus mahallesinde. 6b mımsralı binanın avlusundaki çama. Firhane dün sabah birdenbire çökmüşUir. Bu çökürtü sırasında çamasırhanede yatıp kalkan İbrahim adında 60 vaslonnda bir haınal enkaz altında kalarak ö!müşti:r. Müessif kaza etrafırda zabıtac tahkikat yapılnîaktadır. Bu akşam saat 20.45 den itibaren Yeni S E S Operetinde DUBARA Telif Operet 3 Perdc Numarah %'erlericıizi ayırtınız^Teîefon: 49369 m Yazan: FERRUH OKUR Müzik: Mo KARLO KAPOÇELLİ 0 Tan gazetesinde haftalarca tefrika edilen •••^•1 Herkeein korku VE dehşetle okuduğu büyük roman PERŞEMBE AKŞAMI AR Sinemasında YANLIS NUMARA . SRKY WKONG NUIVIBER » BARBARA STANVVYCK BURT LANGASTER in Hiç bir filme benzemiyen son zaferleri. BU ÇARŞAMBA AKŞAMI JOHV WAYNE RANDOLPH SCOTT MARLENE DİETRİCH MARGARET LİNDSAY HARRY CAREY RİCHARD BARTHELMESS TAKSİM BELEDİYE Rose Avriî Ş A R K ' ta Sinemanın en «vimli artistleri şerefine B Ü Y Ü K G A L A ARSLANLARIN DÖVÜŞÜ ( THE SPOİLERS ) Altına hücum devri... Her sahnesi heyecan ve halecan kasırgası olan büyük macera ve kahramanlık destanı... Telefon: 40380 M M ^ M STAR FİLM ^m Bülün dünyada gencin, ihtiyann heyecanla okuduğu PERŞEMBE AKŞAMI * Â I L tT » J fcj de Lı A 5 PARMAKLICANAVAR «The Beast With five Fingers. Victor Francen Peter Lorre Andrea King'in netesleri kesen büyük filmi. PEKS'in «5» inci Süper Filmi Hâlen Amerika ve Avrupa sinemalarmda büyük muvaffakiyetlerle gösterüen sinemanın büyük zaferi li İkisinden hangisi diğıinden daha âşıktır FEDAİLER KALESİ ( OUTPOST ' in Morocco ) Baş Rollerdef GEORGE RAFT AKİM TAMİROF MARİE WİNDS01 Afıikanın ateçli ve korkunç sahralannâa vatanlan için savaşan 10.000 lerce sipahinin kahramanlık menkıbeleri. Aşk... Vazife... Fedakârhk sahneleri;P güzlerinize inanamıyacağmız muhteşem bir şahcser fl L Yarın matinelcrden itibaren 3 Sinemada aynı zamanda Orijinal ingilizce kopaysı Türkçesi MARMADA YILDIZ GEMBERLİTAŞ ' ta J1 JOAN FONTAÎNE JAMES STEWARD Bu Akşam SÜMER Sinemasında DELİ GONIİL Fi mind ' « söyüyecekierdir.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog