Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CCMHURİTET 23 Ocak 1950 Hâdiseler Düsünceler Yeni bir sosyoloji çığırı ve maarif davamız Yazan: Prof, Fındıkoğlu haberleri Yeşilayln IKTISADI BAHISLER İHEM D NALINA MIHINA Alâkasız değiliz! cihazımızda düzelme oimasmı bekBütüncü eörüşün aydınhğı için lemiyelim. rv de buçün'îü Türk maarıfinl «ahenk Dr. Mümtaz Turhan. raporunu ve tecanüsten, eave ve hedeften Üyeler bir Yeşilay haftası yapılır'hrum. gördüğüni? bundan ev ele alacak bazı kimselerin menfi masını ve spor sahalarınuı davr..ruşını tahmin ederek tendivelki bir yazıda belirttjeim terKye arttınhnasmı istediler ?ini •umumî ilk tahsil aleyhtarlığı» ve felsefe doktoru Mümtaz Turhan, raporunun ikinci kısmında ile itham edeceklerin suiniyet veya Yeşilay genel merkezinin kontedavi çarelerini araşürıyor. Bu hüsnüniyetten gelme düşünceleriçsre!erin başında maarif davasını, ni önlemek istiyor: «Umumi tah gresi dün saat 14 te Etibba OdaE?hte maarifçüerin elinden kur silin bir millet içıa yemek içmek sında yapılmıjtır. Kongrede bulunan Derneğin tarma hareketi Eeimektedir. İkti gibi bir zaruret olduğu.ıa kaniim. sadi ve ictimaî meselelerden «cak Fakat bugün nasıl Türkiye sahille fahrî başkanı Vali ve Belediye ma» nm herkese mahsus bir Tanrı rinin Ingiltereninkınden fazla oîdu Reisi Ord. Prof. Dr. Fahreddin versçisi olduğunu, kendisinde ise ğunu ve bunların müdafaası için Kerim Gökay, toplantıyı açmışbu verrinin fazlasile bulunduğunu kuvvetli bir deniz kuvvetine ihti tır. Kongre bajkanhğına Muhlis tevehhüm edenler, fırsat bulunca yac bulunduğunu ileri sürerek In: bu Tanrı vereisi ampirik bilgili giliz donanması gibi bir donanma, Tokcan seçild kten sonra idare rnedenivet tipinde herşey olur. yahud İsveç veya İsviçre sanayıi heyeti raporu okunmuştur. RaBöyle bir durumda ilim sshibi ma ayarında yüksek bir sanayi istiyc porda yapılan işler hakkında srifçi yetiştirmek ise çok güçtür. miyorsak ilk hamlede de umumî izahat verildikten sonra hükuZâhirde bir takım tesisler vardır: bir tahsil bekleyemeyiz. Zira Tür metin eskiden yapmakta olduğu Üniversiteler, enstitüler. iâborsru kiyenin takati bugün buna müsaid yardımın iadesi temenni edilarlar... ilâh. Keza zâhirde ilme değildir. Gerçi memleketin ana mekte ve bu hususta bütçe encüdayanan medenivetin crofesör, or davalarmdan birinin de cehaletle meni sözcüsüne gerekli izahat olduğu muhakkakUr. verildiğı belirtilmektedir. dinaryüs, umum müdür, docent, mücadele kürsü... gibi ilim ve idare adamı Fakat cehaletin yalnız okuma yazRaporların tenkidinde, Sağlık unvanları da vardır. Fakat buna ma bümiyenler tarafmdan temsil ve Sosyal Yardım Bakanlığınca aldanmayınız: «Hakikî ilmin bu edildiğini düşünmek hiç şüphesiz verilen 200 lira, milletin sıhhalunmadığı, yalnız buna benzer te doğru değildir. Türkiyedeki ceha tini korumak gayesile kurulan Eisat ve teşkilâtın sathî bir şekil letin hakikî mümessilinin bugün bir cemiyet için kâfi olmadığı de tetkik edildiği bir müesseseden kü münevver olduğvnu unutma suretinde :zah edilmiştir. ilim adamının yetişeceğini ümid mak lâzımdır.» Raporlar kabul edildikten sonetmemelidir (1).» Cemiyetimizde Bununla beraber ilk tahsilin bir ra seçimler yapılmış ve dilekler hâîâ ümî bilgi yerine rey, kanaat, başka münasebetle de alâkası var dinlenmiştir. «bana öy!e geliyor ki!» ile başla dır. Mutlak olarak «ilk tahsilin bü, Bir Yeşilay haftası yapılması, yan mütalea ve hemen küstah bir tün memlekete yayılması zaruridir> spor sahalarının adedinin çoğalcesaretle ije girişme ve bir şeyler diye iddia edilemez: «Bir ziraat tılması, içki aleyhinde filmler yapma âdeti maalesef kuvveıle memleseti olan Türkiyede umumî çektir:lmesi istenmiştir. hâkiıu bulunuyor. Arasıra şura, tahsilin içtimaî fonksiyonu, bü>ük Daha sonra Vali ve Belediye encümen ve komisyon toplantılan sanayi memleketlerindeki kadar Reisi tekrar söz alarak kendisine da bu sathiliğe tüy dikiyor: «Hal mühim değildir. Bununla hiç şüphe yapılan tezahürata teşekkür etli, ilme dayanan maarif meselele siz Türk köylüsünün öğreneceği miş, daima Yeşilay üyesi olarak rinin bu gibi toplanülarla halli bir şey yoktur demek istemiyorum. imkânsızdır.» Salâhiyetli, salâhi Fakat or.un öğreneceği şeyler, for kalacağını ve bu yoldaki çalışyeteiz rastgele insanların toplulu mel bir ilk tahsilin terr.in ettiği bil malanna devam edeceğini söyleğundan çıkan ekseriyet kararlan giler değildir. Türk köylüsünün işi miştir. kadar, hakikl maarif aksiyonunu I ne yarayacak hakikî bilgileri ise buRumanva Konsolosunun günkü münsvverlerimiz temin ezedeleyecek bir jey olamaz. mütereddid durumu demez.» O halde bozuk bir daire n fesadlı bir çevre içindeyiz: İlk öğ Bir senedenberl memîeketimizde buEle alınan, bu sırada da bir mu retimi yayan öğretici unsur ise ya lunan Rumanyanın Istanbul Konsolcsu Oprescu'nun Türkiyeye iltica edeceğiharrir tarafmdan «maarifte ıstı ramaz bir unsurdur, bunun yaydığl ne dair rivayetler dolaşmıya başlamışrab» olarak karşıhnan ilk öğrenim ilk tahsil ise semeresiz bir mahsul tır. Konsolos Oprescu kendisile konuişindeki adımlanmız. bütüncü gödür. Sadece aldatıcı ilkbahar yeşil şan bir arkada;ımıza bu haberi ne teyid ne de «Siz rüşe tamamüe yabancı bir mesele liği ile çim sahasmdan başak ver zalen herşeyi tekzlb etmi^ yalnız:birşey biliyorfunuz bana me beklenemezse, bir bütün olarak teşkil eder On sekiz milyonluk sormayınız.» demiştir. Türkiyeyi gerçekten okur yazar gördüğünüz, göreceğimiz Türkiye Diğer taraftan Rumanyanın Ankara reaütesinde belki de gün geçtik;e' Elçisl M. Olteanu bu söylentiler üzerihale geürebilmek için ilk, orta ve yüksek öğretim ahenginin istediği artan, hattâ son 152 muallim raesc ne şehrimize gelmiş ve Kcnsolos Operctı lesi ile de alâkası ileri sürülen ilk ile görüştikten sonra uçakla tekrar yeni bir davranışa muhtacız. Asga öğretim seferberliği hiç bir şeye ya Ankaraya dönmüstür. ri bir hesabla her iki milyona cir ramıyacaktır. Fonkîiyonu anlaşılRivayetlerin çıkmasına sebeb de yiikîek öğretim müessesesi, yani mamıj olan ilk öğretim. orta ve yük Oprescu'nun geri çağırılmış olması ve Hr üniversite lâzımdır. Biri tam, sekle ilişiği hiç bir zaman düşünül kendisinin tereddudlü bir de\Te geçirmekte bulur.rr.asıdır. diferi eksik iki üniversite ile bu miyen bir parçadır. Parçaların ıslaMillet Partisi Kenan Öner işi bEşarmak ise imkânsızdır. Fa hı kifcul edilse bile bütün, hasta Ocağı açıldı kat bu iki üniversitenin daha şim halde bırakıldığmdan ekonomik badiden münevver enflasyonuna yol kıtndan dunımda hiç bir değişiklik MUIet Partisinin Defterdar Kenan açtığım görmüyor muyuz? O kagörülemiyecek, «sadece münferid Öner Ocağjnın açılış merasimi dün saat 13 te yapılmıştır. Törende Eyüb dır ki doğrudan doğruya yüksek meselelere takıhp kalmacak, bu >la ve Defterdar Millet Partilileri, mllletöfretim mahsulleri ilk öğretimde maruf tabirile ağaclardan ormanı vekillerinden Hasan Dincer, Ahmed Ofuz. General Aldojan. Behçet Gökbile kullanmak isteniyor. Terbiye görememek demek olacaktır.» c&n ile Partlnin ll İdare kurulu üyedoktoru bu netice karşısında güV. leri hazır bulunmujlardır. Söz alan b ü . düitn yüksek öğretim sisteminin tün hatibler iktldara çatmışlardır. Ayiflâ^ını ilân ediyor. «Onlar (yanl Arasıra ban muharrirlere rastlı rıca devletçlük ve vatandaj hürriyetlne üniversite mezunu enflasyonundan yorsunuz: İlk tahsilin yaygın oluşu t e m u etmislerdir. cesaret alanlar) bu hâdiseyi nasıl ile siyasî terbiye arasında sıkı bir Galatada kanlı bir kavga tevil ederlerse etsinler, bu yanlış münasebet bulunuyor. Seçim şuu Svvelkl gece Oalatada b!r yaraîama ve zararlı iddianın biran evvel •{ runun o kadar pazarhkla alâkası hâdisesi olmu;tur. Hâdise Fudur: Aslen Sinoblu olan Hakkı Turk islâs eylemiş olmasmdan dolayı üzerinde duruluyor. Hiç şüphesiz ki memleket hesabına memnun olma seçim dolaplarma girerek milletve mir.de bir jahıs, o semtte bir kahveye girerek baeırıp çağırmağa baş'.amıstır. hyız. Çünkü memleketin bugtın kili seçecek olanlarm seçtikleri in Bu arada AIi Kiıçük adlı biri de kahicinde bulunduğu iktisadi şartları, sanların adlarını kendi ellerile ya veye girerek aynı nakarata başlaymimkânları, ilim, ihtısas ve fikir se zabilmeleri, başkalarınm yardımını ca. Hakkı kaptığı sandalye ile hücum viyesi, tekniği elde mevcud mü istemerr.eleri çok iyi olur. Fakat he etmisîir. Bu arada AH dışarı kaçmışnevverleri bu kadsr muazzam bir men söyliyelim ki böyle bir müna tır. Kavga dışarıda devam ederken bıçagını çekerek Hakkının karnıdavayı yürütmeğe kâfi değildi; bu sebet de, her pahaya üzerinde du AIİ aokmu; ve barsaklarını deşmiştir. na itibarla menfi bir netiee almak za rulacak bir münasebet değüdir. Se Hakkı hastaneye kaldmlmıs, Kaçak rurî idi ve nitekim öyle olmuştur. çim şuurunun en kuvvetli ve en es A!i de, aranmaya başlanmıştır. Çünkü umumî tahsil bir memle ki olduğu İngilterede XIX uncu aBir eroin satıcısı yakaîandı ketin medeniyet ve kültürünün sırdan önce ilk tahsilin bütün mem Galatada oturan ve kendisi halen sebebi olmaktan .iyade bir netice lekete şamil olduğunu düşünmek, tevkifhanede bulunan maruf eroinci aynı zamanda tarihçiyi de güldüren Zeynebln satıcılarından Petronun bu sidir.» bir hata olur. 1786 da ve 1919 da işe devam etiei anlajılarak suçüjtü nı Türkiyede yapılan seçimlerin, si yakalanmı? ve tevkif edilmiştir. Zeynebin evinde yamlan araştırmaO halde bütüncü cemiyet görü yasî terbiye şuurunu en iyi beürten da. sureti mahsusada imal edilmif bir seçimler olduğunu iddia ediyoruz. kaminato içinde 100 paket eroin ele şü, körükörüne ve gösterişçi bir ilköğrenim geferberliğinin manasız Halbuki bu tarihlerden sonra yapı geçirilmiştir. lığıru ortaya koyuyor. Kültür ve lan seçimler sırasında her üç öğRebiülâhır 4 Pazartesi medeniyet derecesile okur yazar retim daha ziyade yayıldı ve yaeayısının çokluğu arasındaki mut yılmaktadır. Demck oluyor ki umu Ön Söz: Ord. Prof. Dr. lak bir münasebet fikri her türlü miyetle öğretimin, ahlâkî, siyasi ve FAHREDDİN KERİM GÖKAY destekten mahrumdur. Zira oku içtimaî terbiye ile alâkası da üzeEvlilik hayatını daha mesud geyup yazmanın yaygınhğı, kalkınma rinde durulacak ayrı bir mejeledir. ve yükselmenin «illet» } degil, Her şeyden önce ikisi arasında bir V. 1 7.20 12.26 14.58 17.13,18.48! 5.36 çirmek iste>en(;re rehber olan bu meşhur kitabı okumalısınız. «netice» sidir. Asıl sebeb ve 11e a münasetet düşünmek, yani bir mem E. ] 2.07! 7.12 9.45 12.00 1.36 12.23 lekette öğretim seviyesi yükseldik4 Lira. ARİF BOLAT KİTABEVİ bulmak için cemiyetin nabzıru çe siyasi terbiyenin de hemen ve yoklamak lazımdır: «Kakiki en kü otomatik olarak gelişeceğini zannetçük teknik ihtısastan en yüksek mek bütüncü cemiyet görüşü ile Piyango ilmî ihtisasa varıncaya kadar mem büyük bir hatadır. Dr. Mümtaz lekette kâfi derecede mütehassısın Turhan, bu pek mühim noktaya do Eyvah, halkımız kötü itibuhınmamasından ileri gelmekte kunuyor fakat derinleştirmiyor, bu yadlar peyda ediyor, mülî ahlâkıdir. Bu itibarla mevcuda aynı cins ciheti bir başka raporunda ele almız bozuluyor, çocuklarımız bir ten daha bir kaç yiiz bin belki de mağı vadediyor. Şimdilik kendisinin çeşid kumara alışıyor! miljonlarca münevver yahud yarı ele aldığı mühim meselelerle baş 23 aydanberi bu feryadlar kumünevver katmakla büyük bir jey başa kalır, basit gibi görünen, fa laklarımızda çınlıyor, o mevzuu eyapılmış olmaz; memleket bunun kat yeni bir sosyoloji çığırının gös sas olarak alıp makale çızıktıran ihtimal farkına bile varmaz. Buna terdiği ışık sayesinde karışık, fakat yazarlarm satırları birer mertek lüzumsuz, siyasî, içtimaî yüzlerce rtmkabil her sahadan olmak üzere aynı zamanda aydm oldukları an gibi gözlerimize batıyor.. teşekküllerden bir çoğu müteaddid eğer beş yüz tane birinci sınıf ilim laşüan maarif davalannı yeni baş Ne imiş, bankalarımız küçük ta defalar piyangolar tertib ettiler. adamımız olabilse ve onların mem tan ele alırsak kâfidir. Raporunun sarruf hesablarını kendilerine çek Gazetelerden bir kısmı zaman zaman leket işlerinde fikirleri alınca çok bir yerinde düşündüğünü iyice an mek için birbirlerile yarışa çık ayru tertibattan faydalanmağa çakısa bir ramanda Türkiyenin çeh latamadığını endise eden Dr. Müm mışlar, reklâm, propaganda yapı lışıyorlar. Hattâ, İstanbulun fethiresi değişebilir ve birinci derecede taz Turhan, bu. durumda bulunan yorlar, binbir türlü hediye verecek nin beş yüzüncü yıldönümünü kutmcdenî bir memleket olurdu. Bun herkes gibi teşbihe basvurmaktan lerinden bahsediyorlar, aşırı vaid lamak için sağlanacak gelir kaylann yetijmesinin memlekette ilk kendini alıkoyamıyor: «Bir mületin lerde bulunuyorlarmış! Müzakere nakları arasında piyangodan, ianetahsilin yapılmış obnssına bağlı maarif teşkilât ve sistemini modern ler, münakaşalar, olaganüstü içti den istifade hususu bile bahis kobulunduğu iddiası ise tamamüe a ordulara benzeterek mütalea «t malar.. o zamana kadar kendileri nusu oluyor. sılsız, hakikat ve rcaliteye dayan mek mümkündür: Birinci sınıf hakkmdâ «hıyaneti vataniye» ka Dahası var.. devletin bazı istiknuyan bir mugalâta ve gafletten bir harb erkânı heyetinden, her sı rarı verilmezse, bir ay sonra ban raz tahvilleri de adeta birer pinıftan iyi yetiştirilmiş bir zabitjcadbaşka bir jey değildir.» yango bileti mahlyetini taşımıyor rosundan, en son model teçhizat ve mu? muayyen zamanlarda yapılan Adrta tedavi etmekt» olduğumoz silâhlardan mahrum sayısı ne olursa keşidelerle talihli tahvil sahiblerihastanjn senelerini beyhude yere olsun sadece erlerden tesîkkül etne ikramiyeler dağıülmıyor mu? geçirdiğimizi, hattâ tehlikeyi art miş bir ordu. nasıl kuru bir kalabaE. bunların hiç biri kabahat değil tırdığımızı ileri süre'i yeni bir tej lıktan ibaret ise ve mensub olduğu de, bankalarmki mi kuyruklu suç? his karsısındasuıız. Fakat ne ya memleket müdafaasınaı esaslı bir Kaldı ki. diğer piyangolara yatırpalım ki asıl doktorun bu yeni unsuru olacak yerde düşman top ve dığuıız paraların çekiliş biter bitteşhisi karşısında davranıjımızı de tüfeklerine sadece yem olmağa mah mez havaya uçmasına karşılık, tıpğiştiriyoruz ama, cemiyet ve terkum ise, hedefsiz, gayesiz bir sistem kı devlet tahvillerinde olduğu gibi biye doktorlaruua teşhislerine bi içinde umumî tahsil modasma tâbi küçük hesablara aid piyangolarda zim memlekeümizde henüz deg.r tutularak yeüştirilen bir münevver sermayeden hiç bir §ey kaybetmiverildigini, yahud verilmeğe baç kütlesi de memleket kalkınmasırun landığını görmüyoruz.1924 te A âmili değil, onun iktüaden yı ka temsilcilerinden mürekkeb ola yorsunuz.. bir merikadan kabarık bir masraîla kılmasının bir sebebi olacaktrr.» rak toplanacak komisyon bu işi Haydi efendim. rica ederim, böygetirttiğimiz terbiyeci John Deyoluna koyacak ve intizama soka le muhayyel kötü itiyad, ahlâk bowey'in raporu nasü vekâletlerin cak!. zukluğu amilleri icad ederek ortalevazım ambarlanna devredilen Bu yaman teşbih karşısında bir Şu bankalarımızm da bazı va lığı velveleye vermekten vazgeçeraporlar arasmda ise Türk terbiye şuur kontrolu yapmak, maarif işlelim, daha ciddî işlerle uğraşalım.. cisinin mütalealan da aynı akıbete rile alâkah her idare adamının ilk tandaşlarımız gibi garib ve makus talihleri varmış demek» Zeyneb Kâmil maruz kalacak! işi oîmalıdır. Devlet resmî bir piyango müesO halde düsünmemizde bir inla(1) Bilgi Mîcmuası, Sayı: 29, Sf. sesesi işletip duruyor, beş altı yıl Yusuf Kâmil Paşanm hayu: sahiIfib yapmadıkja terbive ye öirenim 22. danbeıi hayırlı, hayırsu, lüzumlu bi kansının iyi hatırası İstanbulda dttnktt kongresi Q mzalı yazılar yazan bütün ga'.eteci arkadaslar gibi ben de aziz okuyucularımdan her gün mektublar alırım. Bu mektublar sayesinde okuyucu kütlesinin nabzı, gazetecinin eiinde demektir. Okuyuculanndan her gün mektub ; böylece olduğu gibi tasdik et almıyan gazeteci, okunmuyor ve Sanayiciler n İstanbul Ticaret mekle beraber. bu işlere yaraya beğenilmiyor demektir ve tıpkı teve Sanayi Odasından memnun cak (Sanayi Odası) kurulsa da, davihanesine kimsenin uğramadığı olmadıkları anlaşılıyor. Onlar üstünde durulacak müstesna e bedbaht bir hekim gibidir. Onun tüccarla aynı çatı altmda çalışhemmiyette bir mesele daha var içindir ki mektub almadığım bazı maktan bir şey çıkmadığını, bun dır ki, bunun yanında öteki fer'i nadir günlerde, adeta üzülürüm; dan sonra da çıkmıy^cağını iddia acaba artık yazılanm okurunuyor ederek ayrı bir Sanayi Odası 2 Sanayıın ilerlemesi için den meydana çıktı. Kısa süren kalmaktadır. O mesele şudur: kurmak istiyorlar. Sanayiciler evvel beevvel sen mu diye içime bir tasa düşer. Allaicab eden tedbirleri düşünmek en parlak devrini işte bu tarihten Bu maksadla aralarında bir ve bunları Ticaret Nezaretine sonra yaşayan Odamız 1942 dedika halinde birleşmelidirler. ha şükür, bu tasam çok devam etmez; ertesi gün on mektub birden heyet teşkil etmişler, ilgili ma bildirmek, daha da genişletildi, (İstanbul Sanayicilerin doğrudan doğruya gelir. kamlarla temaslara girişmişler3 Sanayide icrası lâzım ge Ticaret. Sanayi, Esnaf. Borsalar) canlı ve hayati menfaatleri üzedir. İddalarını sonuna kadar sa len yenilikleri ve değişiklikleri Kanunile yeni baştan kuruldu ve rine kurulacak böyle bir koruyu Okuyuculardan aldığım, aldığımır mekhıblardan bazılanndan bahvunrr.ak kararında oldukları ga Nezarete teklif etmek, kendisine o zamana uygun bir cu sendikaları olmadan ve sana sederiz; fakat hepsinden bahsetmezetelerdeki beyanlarmdan anlayi politikasmın havası ve ana 4 Her çeşid fabrika ve tez takım ek vazifeler verildi. ğe, bunlardaki okuyucu, şikâyetleşılan İstanbul sanayicilerinin gâhlara vesair smaî hususlara Şimdi görüyoruz, bu şekilden hattı bu sendikalarda yetiştirilip rini, dileklerinl, fikirlerini kendi tezleri basittir ve şudur: aid muntazam kayıdlar tutmak de vazgeçiliyor. Bir kaç ay var, hazırlanmadan, vasıtalı çalışmak Tüccarla sanayiciler arasında ve Nazaret istedikçe bu hususta esnaf ayrı bir kanunla Odadan karakterinde olan sanayi odala sürunlarımıza geçirmeğe kalkışsak gazetelerimizde bizlere tahsis editürlü tezadlar var. Bu iki sınıfıo malumat vermek (Oda nizamna külliyen ayrılmış, (Esnaf Der rı muallakta kalacaktır. len birer tanecik sütun kâfi gelmeı menfaatlerini bağdaştırmak müm mesi madde 911). Aynı nizam nekleri) kurmuştur. Anlaşılan Şimdilik üç, beş nevili Türk kün değildir. Tacirler, sanayi namede ayrıca memleketin sa bu parçalanmadan hız alarak Sanayiciler Sendikaları ve sonra ve bize kendi düşüncelerimizi, göc^lerin meselelerine seyirci kah nayii inkişaf edebilecek başlıca olacak, sanayiciler de Odadan bu sendikaların merkezi îederas rüşlerimiri yazmak için asla yer yorlar. Ithalâtçı ve ihracatçıların şehirlerinde birer Sanayi Odası çekilmek, 75 yıl önceki an'ane yonunun teşkili, önümüzdeki za kalmaz. Bazı sayın okuyncularunran fisanayicilere karşı cephe almala kurulması da vardır. ye uygun olarak müstakil bir manlarda başta uğraşılacak me kirleri bizim düşüncelerimize uyrından sanayiciler zarar görmekSerbest ve federatif esasa uy~ (Sanayi Odası) na kapanıp sı selelerdendır. Sermaye toplan maz, bazan da uysa bile bir takım tedirler. Tüccarla birleşmekten gun düşünülen bu odalar ta o ğınmak istiyorlar. malarına gelecek içiri emniyet siyasî mülihazalarla bunları mevzu hiç bir fayda çıkmadığına göre zaman kurulmuş,, fakat burada * * * verecek, kollektif iş mukavele yapmaktan çekiniriz. Meselâ <okuen iy si, sanayicilerin İstanbu! izahına girişmiyeceğimiz tarihi leri çığırını istikametlendirecek, yucularınızdan H. B.» imzasile alGerçektir, sanayicilerimizin Ticaret ve Sansyi Odasından genel ekonomik sebebîerden dodünyanın birinci derecede meşçıkmaları, ayrı b:r oda kurmala layı bir türlü ilerleyemiyen miUi modern ihtiyaçları artmıştır. Bu gul olduğu ve bizde boşta kalan dığım bir mektubda .Kıbrıs adası rıdır. Odadaki 12.000 üyenin an sanayiin bu odalardan ıstifadesi ihtiyacların müdafaasını çoğun ücret meselesine çeki düzen ve için yapılan mücadele karşısında alâkasız kaldığınıza üzülüyorum» luğu başka zümrelerin elinde bucak 600 ü sanayicidir. Bu kadar olmamıştır. lunan bir heyetten beklemek recek ve nihayet sanayiin terak denildikten sonra, şöyle devam egeniş bir topluluk içinde yirAynı yılda ve 6 safer 1297 de bir abestir. Sanayicilerimizin ihti kisinin bağlı göz ve yordamlama diliyor: mide bir azınhkla sanayic:leria sanayi odalarile muvazi bir deyaçları yalnız miktarca çoğal ile değil, ışıklı yolda sağlam a «1 İkinci Dünya Harbinden derdleri yürütülemez. Nitekim, (Dersaadet Ticaret Odası) ku mamış, nevice de ' değişmiş ve dımla yürümesinı mümkün kıla sonra, mağlub İtalyadan alınan bugüne kadar yürütülememiştir. rulmuştu. Gümrük tarifeleri ha artmıştır. Bilhassa, devletin sa cak (Sanayici Sendikaları) sız Oniki adanın Yunanistana verilmeZaten bu Oda Ticaret Bakanlızırlamak, borsalar kurmak, ti nayile uğraşma devri başladı Sanayi Odaları. hiç bir yerde sine karşt lâkayıd kaldık. Sanki ğımn emri altında bir da.re hacaret gazeteleri çıkarmak, her ğındanberi, sanayicilerimizi b' fazla işe yaramadığı gibi, bizde yurdumuzun içine kadar sokulmuş line gelmiştir. Bu şartlar altında çeşid mallar, meskukât. esham rinci derecede ilğilendiren me de cankurtaran rolünü ifa ede olan ve her karış toprağı Türk kansanayicilerin tezelden tacirlerile ticareti ilgilendiren hususlar sele devlet ve hususi sanayileri mezler. larile sulanmış olan bu adalar üzeden ayrılarak, dünyanın her yehakkında muntazam tetkikler nin neler yapıp yapmıyacağını rinde, hiç bir tarihi, coğrafî ve sevrinde olduğu gibi hususî biı yapmak ve Nezaret tarafmdan ayırd etmek, hususî teşebbüsün kulceyşî münasebetlerimiz yokmuş Havagazından zehirlenerek teşkilât halinde teşkilâtlanmalaistenecek malumatı' vermek de kendine bırakılan sahaya emnigibi, bizim için hâlâ biçilmez bir öldü rın'dan başka çıkar yol yoktur. yeni kurulan ' Ticaret Odasının yetle girmesini sağlamaktır. Halkıymet ifade eden bu adaların Yuîhtişamlı mazisini bir kere daBeyazıdda Vezneciler caddesinde Tuvazifelerındendi. Dersaadet Tica buki bu hususta henüz bir adım ran Berber salonu kalfalarından Sakıb, nanistana verilmesine karşı ses çıha hatırlayan yaşlı ve olsun İsret Odasına kayıd ihtiyarî idi. dahi atılmış olmadığı görülmek dun gabah, salonun Uz«rindeki odasın karmadık. İşte, Oniki adaya karsl tanbul Ticaret ve Sanayi Odası İkametgâhı Istanbulda olan her tedir. Resmi sözlerden hususi sa da ölü olarak bulunmu{tur. Yapılan takındığım:z alâkasızlığuı bir netibu tezin karşısında vakur sükutacir veya banker Odaya kay nayiin her istediği hususî teşeb tetkikat neticesinde Sakıbın. borudan cesi olarak bugün de Kıbrıs adasınetini muhafaza ediyor ve Odahavagazından zehirlenerek öldolab'lirdi. Kaydın bir faydası büse girmesine asla bir engel ol sızan an]a?ılmi5tır. nın Yunanistana verilmesi için hadugü nm bugünkü sanayi ihtiyaçları§u idi ki, devlet daireleri tarafm madığı ifade olunmaktadır. Anrekete geçilmiştir. nı pekâlâ karşıladığını, değşikdan yapılan arttırma ve eksilt cak kabul etmek lâzımdır ki, Bir akıl hastasının marifetleri 2 Kıbrısın Yunanistana verillik olursa bunun İstanbulun ikAkıl haitalarından S ı m Tezcan adlı melere Ticaret Odasına kayıdlı sermaye dökecekler ifadelerle mesi için açılan mücadeleye öndertisadi hayatını sarsacağından enbir sahıs hastaneden tabureu edildikolmıyan tüccar iştirak edemez değil, kanunlaşmış uzun vadeli dişeli olduğunu ihsas etmekle iklen sonra eve donmüj ve 18 yaşındaki lik yapan ve bu işte büyük bir rol di. salâhiyetlerle iş görebilirler. evlâdlıkları Cemilenin nerede olduğu oynıyan ortodoks papazlandrr. Bu tifa ediyor. Görünüş odur ki. İspapazlar 500 senedenberi sinemizde Ancak 1910 da, Meşrutiyetin Esasa dokunan bu gibi mesele nu sormuştur. tanbul Ticaret ve Sanayi Odasınm kahir çoğunluğu statüko ilânmdan iki yıl sonra, Sanayi ve ler: ihtisasça görüşmek ve o me • Onu evlendirdik» cevabı Sırrıyı yaşattığ:mız Fener Patrikhanesinin kocanın evine nun muhafazasına taraflıdır, ay Tıcaret Odalarımız (İstanbul Ti seleler hakkında toplu kararlsr sinirlendirmi} ve karı istemiştir. Kızm emri ve nüfuzu altındadır. Bu Patgiderek intikam almak caret ve Sanayi Odası) şeklinde almak ve o kararlan hükumete evine gizüce girerek sobadan aldığı rikhanenin başında bulunan muhterılığa razı değildir. birlişmeştir. Cumhuriyetten son veya teşriî fnercie götürmek su ateş parçasiie gradrobdaki elbiseleri t u . Tem zat, Türk dostu olarak memle* * * ra 1924 te de bu eski Oda mo retile yürütmek sanayicilerin tuşturmuştur. İşi farkeden ev halkı ketimize ayak bastığı gündenberi İki tezi gözden geç'relim: dern b:r şekle bürünerek yeni ehemmiyetli kaygulandır. Bunu yangını önüyerek Sırnyı tejkin etmiç her fırsatU şanlı Türk milleüne Şunu önceden söylemelidir ki, ler ve evine göndermişlerdir. Fakat bağlılığından bahsediyor. Hakikaten bizde bir Sanayi Odası kurmak S ı m gece yarısı gene evden çıkmış şanlı olan Türk milleüne sözle bu ve bu defa da gaza buladığı bir bez hevesi bugün değıl, tam 75 yıl parçası ile ahşab evi ateşlemiştir. kadar bağlıhk gösteren sayın Patrik önce 1875 te duyulmuştur. O zaKıbrıs davaYangın etraftan görulmü; ve hemen acaba bu hissiyatını manki ecdad tarafmdan çok gelen itfalye tarafmdan »öndürülmüş smda, Türk milletinin lehine olarak esaslı düşünülerek devrin şartlatvjr. Akıl hastMi S ı m yakalanarak kullanamaz mı? BütTın ortodoks âYazan: ABDÜLAHAD AKSIN muşahede aitına alınmı;tır. rına göre kurulan (İstanbul Saleminin şefi olup nüfuzu bilhassa Yazar. bu kitabda Birleşmiş Milletler Teşkilâtınîrî Güveniik nayi Odası) nın vazifelerine baAlacak yiizündcn çvvan kavga rühban sınıfı üzerinde hududsuz oişlerinde nasıl işlediğini. eski Milletler Cemiyetile yeni Teşkilât kılırsa. bu vazifeler arasında hâlâ Yedikule Cem Fabrikssında çalışan lan sayın Patrik, bu nüfuzunu Türk arasındaki farkları ds belirterek izah etmiş, bu arada bölge anbugünkü Odanm vazfelerini aytakdirde, Orhan l!e arkadaşı işçi Nâzım arala. milleü lehine kullandığı laşmaları ve dünya hükumeti mevzularına da yer ayırmış ve nen görmek, hattâ ondan fazlarındaki bir aiacak yiizünden kavga Kıbrıs adasmm, eski sahibi olan Atlantik Paktının rriohiyeti hakkmda bilgi vermiştir. etmişler ve faz!a hiddete kapılan Or Türkiyeye iadesini temin ederdi.> sını da bulmak mümkündür. Ni•^••i (Fiatı 3 Liradır. Satış yeri: VAKİT KİTABEVİ) • • • han eline geçird'ği bir cam parçası ile tekim, 29 receb 1297 tarihli bu Bu mcktuba kısaca cevab vereNâzımı boynundan ağır surette yarailk Sanayi Odasmın vazifeleri lamıstır. yim: şunlardı: Oniki ada hakkında okuyucumun 1 Fabrika kurulması için B U Â K S A M Senede yalnız bir hafta teşvikler yapmak, sergiler açj i DİDAR Maraşoğlu j \ söyledikleri. gerck bu sütunda, gerekse Cumhuriyet'in başmakaleleparlıyan bir şrüneş mak., sanayi erbabına mükâfat rinde çıkan bazı yazılarımda aynen ile K?lblere zevk... Seşe... ve vermek, sanayi gazeteleri çıkarve daha kuvvetle ifade edilmiştir. heyecan saçan şahane yıldız mak. TEKİN YAMAN Sinemasında Kıbrıs meselesi hakkında yazı Nişanlandılar ve nikâhlan:!ılar yazmayışımm sebebi, daha ziyade, ESTHE'R W 1LL 1 A M S devletimizin dış politiUasına uymak Adapazarı: GENE KELLY ve KRANK SİNATRA 21 ve 22 Ocak 1350 içindir. Devleümiz, Yunanibtanla dost geçinmek istiyor. Onun için bu tarafından çevrilen. .Metro Goldwyn Mayer Şirketinin süper filrni politikaya uymıyan yazılar yazmak istemiyorum. Sonra, geçende bir GÖNÜL ALKİN başmakalede söylediğim gibi, İngil(Arkası Sa. 5. Sü. 6 da) üe Defterleri Vekâletin hazırSERMED Buldanoğlu ladığı nümuneye göre tabedilmistir. Satış yeri: Ankara Nişanlandılar. RENKLİ (Take me out to the Ball game) REVKLİ Caddesi No. 111 AFİTAP Ankara 22 1 '950 Dikkat: Numaralı biletlerin erkenden aldırılması rica olunur. Sanayi Seıtdikalarına Doğru ~~*~~ Ya za n Dr. Nizameddin AH Sav ı Birlesmiş Miiletler ve Müşterek Güveniik ATLAS GELIR VERGİSİ GENCLERİN SEYGİLİSİ CUMHURİYET İçin 300 Kr. 800 > 1500 • 2800 > Tenasül Hayatımızda Bozukluklar IHTILALCI RUHLAR Bu R 0 SSA N 0 Nüshası 10 kuruştuı Abone şeraiti ruiK.ie Bir ayhk Ü( aylık Altl aylık SenehK 600 Kr. 1600 > 2900 > 5400 • Çarşamba B RA ZZ İ S V K K * la D I R K A T azctrmız" oönrf^rtiffn emnk ve yaz\lar n»yredıWn, edilmesin iaOm olunmax tlânlardan tnesullyet kabul edllrnez hğın tamirini istediler.. Arkasından bir başka bakanlık aynı hataya düştü. Partiye candan bağlı yaşhları ve meslekten olmıyanlan muhafaza ederek genc, faI kat tarafsız olanlara «Teşekkür e| deriz, size artık ihtiyacım yok!» dedi. Haber alıyoruz ki bunlar da grup halinde aynı makama jikâyet cak ve tatlı bir rüya gibi ruhumu ve protestoda bulunmuşlar..' sardı. Belediyemizin i^abetli kara Eğer emeklilik esası hatıra gönle rının hayranıyım. ÜsküdEriuarı bakılmayıp kanunun çerçeve^i tebrik ederken «ZeynebKâmil e içinde hiç bir sızıltıya meydan veyeni yeni inkişaflar ve D ;ktor E rilmeden tatbik edilseydi. böyle yübe gayret ve fedakârhklarmın hakh bir muameleye uğravankrm muvaffakıyetli mürüvvetlerini gör itiraz etmek akıllarına gelir miyve Üsküdarda ayn a>Ti amhraı. Defin töreni bitince bana: di? Geîse de onu «Danıştay» dinBeyazdda bir kısım Üniversite fa Hastanemiz, şurada beş cn amesini dilerim. ler miydi'' kültelerini ihtiva eden konakla.. dım ötede, dedi, gelip bir iki riakika Emikleyenler Şimdi hâlâ enerjilerini devlet karşıyakada da Karacaahmedin bi dinlenmek istemez misiniz? ve millet uğrunda sarfetmelen imraz ilerisindeki hastane ile.. birinMemnuniyetle kabul ettim. ÇünSağhk Bakanhğı bir kalemde 75 kânı mevcud olan yüzlerce rr.Emur cisi yanıp kül olunca ikinci daha kü, «Zeyneb Kâmil» ke'imelerile değerlendi. O doğum ynrdunun ö kulaklarımın dolu olmasına muka doktoru birden tekaüde sevketti. yersiz emekiilik durumu yüzünc'şn tedenberi adını işitir, methıni cu bil göz hafızam ona aid hiç tir iz Onlaruı içinde yakından tanıdıHarımız var.. hizmetlerinden müstağyardım. Bulunduğu civarın büyük taşımıyordu. ni kalınmak şöyle dursun, ner tiri ihtiyaclarını karşıladığı hakkında Binanın kapısından içeriye girer tam randımanla daha on beş, yirmi bir çok hikâyeler dinlemiştim. Faken tevazula birlikte temizlik ve yıl bulundukları müesseseleri çakat, bu. bir afakî ilgi, plâtoaik alâintizam denilen karşıcılar istikba lışmalanndan ka haddini aşmamıştı. fsydalandırabilecek Merhum Doktor Neşet Ömerin limize koştular. Koğu|«ları, aınrli durumdalar.. peki, böyle bir cenazesini götüren vapurda eski yathanesi, mutfağı, her tarafı Jüks «karakuşî» hüküm verümesine sedostum Doktor Ömer Lutfi i)e beten âri, fakat Avrupaî ve modern beb ne? Küçük ve hasis bir bütçe raberdik. Bana yanındaki zatı ta bir tedavi yeri.. doğrusunu söyle tasarrufu yapmak gayesi.. yerlerüıe mek lâzım gelirse cZeynebKânıtti: mil» i bu hale getiren Doktor E gelecek olanlarm maaşları bar^mde Doktor Eyüb.. Keskin çizgileri sahibinin ener yübdür. Kendisini ancak o gün ta gidenlerinkinden bir iki derece a Devlet Şurası» rrn mrıdiveıuc .ıjisinin ve zekâsının müstesna'ığını nımış ve bir daha da pörü^mrk fır şağı.. devlet hazinesi yılda yüzer li de emikleyip duruyorlar ve kıyhaykıran b!r yüzle karşılaştım. Va satını bulamamı? olmaraa rağmen, radan «7500» lira kâr edecek.. ama, metli vakitlerini boşa eeçiriyorlar. pur seyahaü müddetince ve yclda hakikati söylemeğe bütün f vavlığım o ihtisas masasının başına otura Onlar davalannı kazanırlarsa bupek az konuşhık. Doktor Eyüb an beni icbar ediyor. Bu h ıt a içinde caklar aynı çapta insanlar mı? nun, bakanlıklar için büyük bü memleket cak sorulan suallere usa cevablar Belediyenin cZeynebKâmil» e 200 Şüphesiz hayır.. netice, 75 kişilik «ayıb», kaybederlerse veriyor, kendiliğinden pek fazla yatak ilâvesi için iki ie.ıe üstiıste doktor grupu eski adile «Devlet hesabına acı bir «kayıb olacag:nbir şey söylemiyordu. Lâftan ziya beşer yiiz bin Ura tahsisat vcmeği Şurası», yeni ismile «Danıştay» di dan hiç şüphe etmeyin! Müstskbe' de işi ve hareketi önemli bütün bir kabul ettiğini gazetelerde okuyun ye anılan yüksek idarî mahkeme nesillere çok fena misaller veriyor ca pek eski olmıyan bu haüra sı ye bajvurarak uğradıkları haksız çok kötü yollar gösteriyoruz. adamdı herhalde. r Yazan: AHMED HIDAYET REEL I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog