Bugünden 1930'a 5,426,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

KARADENİZ GECESİ , 1 nisan perşembs akşamı T A K S İ M Bfilediys Gazinosunda Davetiyeler: Tevfik Aydın : Eminönü ' Abdullah Bakanay : Eminönü İbrahim Atala : Eminönü Cemiyet merkezi : Beyazıd, Soğanağa Nur. S. No. 12, Tel: 23540 «<*2 4 ünCÜ Vll Sajfir 8 4 8 7 ' ' umhuriyet KURUCUSU: YUNUS NADf Te&aî ve mekbıbtirtsA'.Curabvriyetr İstanbul Posta kutusu tstanBul No 246 Telefonlar: Umumi Santral Numarası: 24298. Yaa İşleri: 24299. Matbaa: 24290 r Her mesleği alâkadar eden bir Idtab "N I ¥€ KeniaKjlü .r letçioğlu Tevsi y e r î T * " W t B A L ı kuruş Kitabevi CarSaiTlba 31 * « Mart 1948 erika ispanyaya , da yardım edecek Temsilciler Meclisinde Avrupanın kalkınma programına İspanyanın dahil edilmesine dair teklif dün kaimi edildi «Sıra Tiirkiyede Tadil mi?» diye bir sual varid olamaz! meri kanın en tanınmış dış politika muharrirlerinden Vt'al. ter Lippman son günlerde ehemmiyetle karşılanan bir yazı yazını*, bu yazı hemen her yerde derin akisler yaratmıştır. Amerikalı muharririn anlatışına göre, Sovyet Rusyanın son haftalarda evvelâ Çekoslovakyayı, sonra Finlandiyayı ele geçirmek, yani askeri nüfuz bölgesinin içine almak üzere teşebbüslere girişmesi hacb sonu devresinin tarihinde adeta yeni bir devrin açılması hükmündedirDaha evvelki devir, propaganda devri İdi, yahu d sinil harbi devri idi. Bu iki memleketin ele geçiribnesile başlayan devir be, silâhlanma yarışı devri telakki edilmek icab eder. Sebebi, bu strateji bakımından çok mühim «lan iki memleketin Rusya tarafından ele geçirilmesinin ifade ettiği tecavüz) manadır. Çünkü Çekoslovakya. Tuna vadisine huhimdir ve Avusturya ile Pnlonyanın cenahları üzerindedir. Adriyatiğe ve cenubi Almanyaj a giden yollan kapatmaktadır. Finlandiya ise Balak denizi »İeSk«ndiraıvynnın anahtarı» Basyaya çimal tarafından yaklaşmanın yoludur. Bu iki ülke Sovyet Rusyanın en çok ehemmiyet verdiği üç stratejik mevkiin ikisidir. Mr. Lippman'a göre bu mevkilerin üçüncüsü Türkiyedir. Rus İmparatorluğunun askeri genişleme siyaseti onua bu üç mevkii elde tutmasını ger eki estirir. O halde. Sovyet Rusyanın yeni hedefi, Türkiye midir? Mr. Lipcm^n bu su•"ali sormaya lüzum görmediği için ona cevab da vermiyor. Sovyet Rusyanın bir takım manevralar çevirerek el koyduihı Çekoslovakya ile Finlandiya, esasen onun nüfuzu altında idiler. Gerçi ikisi de batı demokrasisine bağlı memleketlerdi, fakat Çekoslovakya, Avrupada yeni bir Almanyanın türemesi ihtimaline karşı Rusyaya dayanmayı uygun görüyor ve durumunu ona güre idare ediyor, Finlandiya da Sovyet Rusyanın nüfuzu altında yaşamayı istememekle beraber mukadderatın hükmüne boyun eğiyordu. Yani Sovyet Rusyanm, bu memleket* lere el koyması, bir harb çıkaracak mesele değildir. * Fakat buna mukabil, Türkiyeye kar' şı herhangi bir tecavüzî teşebbüste bulunmasının manası, harb çıkması, hem de bîr dünya harbi çıkmasıdır. Mr. Lippman da «Sovyet Rusyanın yeni hedefi Türkiye midir?» sualini sormaya lüzum görmiyerek bir harb kopmasının mümkün ve muhtemel olup olmadığını incelemeyi daha faydalı buluyor. Onun görüşüne göre harb, önüne geçilmez bir ihtimal değildir .Fakat bundan sonra hâdiseleri askerî bir gözle incelemek ve askeri kudret muvazenesinin Rusya lehinde mi, yoksa Batı devletleri lehinde mi olduğunu gözönünde tutmak icab eder. Çünkü muvazenenin kati surette bir taraf aleyhine dönmesi, muvazeneyi kazanan taralın iradesini kabul ettirmeğe imkân verir. Fakat muvazene, denkliğini veya kararsızlığını muhafaza ederse, uzlaşma yolile bir neticeye varmak mümkün olur. Bu da bir «muvakkat tesviye», yabud bir mütareke mahiyetinde kalır. Vaziyet bu gözle tetkik olunduğu kan Truman'ın Washington 30 (a.a.) Dün davetli bulunduğu bir akşam yemeğinden sonra beyanatta bulunan Başkan Traman, şunları söylemiştir: ¡ « Bazı şeyler harbden daha fenadır» Esaret, bunlardan biridir. Birleşik Amerika, dünya hürriyetlerinin tezlil dilmesi karşısında hareketsiz kalraıya'j caktır.> Nihayet Başkan, Henry Wallace'in] ismini zikretmeden, onun o kadar sevdiği memlekete dönerek o memleke Arkası Sa. 3. Sü. 1 de «Amerika, dünya hürriyetinin tezlil edilmesi karşısında hareketsiz kalmıyacak» Bir Amerikan gazetesi: "Korku Sovyetlerin başlıca silâhıdır. Sovyetler ancak bu silâhla Avrupada ilerliyebilirler,, diyor teklifini yapan saylav İspanyanın komünizme karşı en iyi şeddi teşkil etmekte olduğunu belirtti I husule gelmeme'si için bu tadil teklifini kabul edeceklerini bildirmişlerdir. Tadil teklifi daha sonra Temsilciler Meclisinin genel toplantısına sunulmuştur. Kanun tasarısını sunan M. Norris, Dış İşleri Bakanlğmm ispanyanın bu programa dahil edilmesine muhalif bulunduğunu fakat ispanyanın bu programa kabulü pek geniş neticelere yol açmıyacağından yeni tadil teklifini kabul etmeğe hazır bulunduğunu belirtmiştir. Franko'mın nutku Madrid. 30 (a.a) General Franco, Madrid yakınındaki evinin balkonundan verdiği bir nutukta şöyle Arican Sa. 3. Sü. 2 d* Washington, 30 (a.a) Temsilciler Meclisi 52 oy* karfi 149 oyla ispanyanın Avrupanın kalkınması programına dahil edilmesini kaVu' etmiştir. Bununla beraber bu tedbirin ıi.haî kanun tasarısına dahil edilmesinden evvel Ayan Meclisi tarafından da tasdik edilmesi gerekmektedir. ispanyanın da Avrupanın kalkınması programına iştirak eden memleketler arasına katılması yolundaki bu tadil teklifj Temsilciler Meclisi Dış işleri Komisyonuna Cumhuriyetçi bir saylav tarafından sunulmuştur. Bu saylav Franco hükümetinin Avrupada komünizme karşı en iyi seddı teşkil etmekte olduğunu belirtmiştir. Maska bazı saylavlar da Avrupanın kalkınması programı hakkındaki kanun tasarısının kabulünde gecikme Gıda maddesi Başbakan Ankara istasyonunda uğurlanırken Yüce Divan dün şahinleri dinledi Tahsin Coşkana göre o zamanlar, Tanm ve Tekel Bakanlıkları arasmda bir maAnkara 30 (Telefonla) Yüce Divan, 4 günlük bir fasıladan sonra bu sabah çalışmalarına tekrar devam etü ve îyidere kereste fabrikası meselesi tanıklarını dinlemeğe başladı. İlk şahid Tanm Bakanı Tahsin Coşkan: « Suad Hayri Urgüblünün yerinde olsaydım kereste fabrikası yapılmasına, varsa alınmasına karar verirdim.» dedi. Ambalâjlık kereste ihtiyacının fazlalığından bahsetti. İki Bakanlık arasındaki gerginlik Şahid: •t Ben Tekel Bakanı îken Tarım Bakanlığı fabrikaya tomruk vermiyordu. Bu konuda her iki Hakanlık ara Arkası Sa. 3, Sü. 2 d« dün Erzincana vardı Hasan Sska Sivastan geçerken Mr konuşma yaptı fade ederek Halkevine gelmiş ve Sıvasm elektrik iş'.eri üzerinde alâkalılarla görüşmüştür. Başbakan, istasyonda, şehrimizde bulunan rrdlletvekiilerile Vali, Komutan, Belediye Başkanı, partililer ve kalabalık bir halk kütlesi tarafından karşılanarak uğurlanmıştır. Erzincan 30 (a.a.) Başbakan Hasan Saka, bu gece saat 22,30 da şehrimize muvasalat etmiştir. Hasan Saka Sivastan geçerken Sivas 30 (Hususî) Erzincana gitmekte olan Başbakan Hasan Saka, trenin' istasvor.daki tevakkuf müddetinden isti yükseliyor Artışa harb söylentilerinin ve son zamanlarda verilen bazı ihraç müsaatlelerinn sebeb olduğu bildiriliyor İstanbul Ticaret Borsacında muamele gören bazı yiyecek maddelerinin fi» atlarında bir yükseliş görülmektedir. Fiatlardaki hu yükselmenin son zawaa« lardaki harb söylentilfrilc, bazı ır.addelerin ihracına müsaade edilmiş ohnamdEn ileri geldiği cnlaşjlmiktadır. ""Îr>r3clna 'rnüVaarîe1 ' eóTíRfífrtcn sonra kaplıca fiatları buğday fir.îîarını aşsrak 32 kuruşa yükrflnıi'tir. Mart ayının başlangıcında 51.kuruş olan çalı fasulyesi fiatları bi!"i\n dört kuruş birden artmıştır. Mercimpk fiaü.nrndan başka nohud fiatlarmda da yükselmeler görülckíídir. Evvelce pek dureun olan yağ!ı tohumlar piyasacı r,on. jnVnlerdo canlanır gibi olmuştur .Aycifcgi tohumu yiprni t;iin evveline «ör" 39 kuruştan 40 kumş% kcter.toH'i.ıva S7 <ísn S9 kuruşa, haşhaş tohumu 80 cerı 85 kuruşa yükselmiştir. İhracına müsaade ecliHi?i için tam yr5h kaşar peyniri, 290 kuruştan 330 kuruca fırlamıştır. Ark/ist Sa 3. Sil 4 te Neemeddin Sadak Pariste Meçhul Asker abidesini selâmlarken Sadak cuma günü Atinada bekleniyor Görüşmelerde bulunmak üzere bir Türk malî heyeti de Atmaya gidiyor İki memleket için müşterek bir dış siyaset ve iktisadî işbirliği imkânları üzerinde müzakereler olacağı bildiriliyor Atina 30 (a.a.) Anadolu Ajansının özel muhabiri bildiriyor: Türkiye büyük elçisi, Dış işleri Bakanı Çaldaris'i ziyaret etmiştir. M. Çaldaris de öğleden sonra Türkiye büyük elçiliğine giderek iadei ziyarette bulunmuştur. Büyük elçinin Yunanistana avdetini müteakıb yapılan bu ziyaretler her ne kadar bir nezaket ziyareti mahiyetinde iseler de resmî mahfiller uzun müddet devam eden bu görüşmeler esnasında Türkiye Dış işleri Bakanı B. Neemeddin Sadağın Atinaya yapacağı seyahatin de bahis mevzuu olduğunu sanmaktadırlar. Türk Dış işleri Bakana, iki memleket için müşterek bir dış siyaset ve iktisadî işbirliği imkânları üzerinde Yunan hükumetile görüşmelerde bulunacaktır. Muhtemelen hafta sonuna kadar sürecek olan bu görüşmeleri hazırlamak üzere Yunan Dış işleri Bakanı M. Çaldaris, Türkiye büyük elçisi ile dün iki defa görüşmüştür. Atina 30 (a.a.) M. Çaldaris malî görüşmelerde bulunmak üzere bir Türk maliye heyetinin bu hafta içinde Yunan'stana geleceğini söylemiştir. M. Çaldaris iki memleket arasındaki dostluk bağlarının daha sıkılaştınlacağmı ilâve etmiştir. Müşterek dış siyaset Amerikan Yardım Heyeti Şefinin Atina 30 (a.a.) <Reuter» Türk Dış işleri Bakanı Neemeddin Sadağın cubeyanatı ma günü buraya gelmesi beklenmekteAtina 30 (A.P.) Yunanistandaki Adir. Arkan Sa. 3. Sü. i de Bolısdaki muhakeme 19 nisana Dünkü duruşma gene «Katil Reşid mi, Haşmet mi?» suali etrafında cereyan etti, şahidler yüzleştirildi ve yeni sahidîer dinlenmesi kararlaştı Bolu 30 (Hususî surette giden muharririmiz Ferdi Öner bildiriyor) Andıra cinayeti davasına bugün de Bolu Ağırceza mahkemesinde devam ediîdi. Celse saat 9 da açıldı. İlk olarak maktul Dr. Neşet Nacinin hizmetçisi Sultan salorn alındı. Evvelce verdiği ifadesi okunurken Sultanın ağladığı görülüyordu. Başkan: Niçin ağlıyorsun? dedi. Sultan, hıçkırmakta devam ederek şu cevabı verdi: f Amerikanın Yunan sularında Mahmud Nedim Gündüzalp Dün îzmirde Ticaret Bakanının Sen avukat Bayan Şuada «katil Reşiddir> demişsin. Hayır, böyle bir söz söylemedim. O zaman Ankara Ağırceza mahkemelinde Reşidi sana gösterdiler mi? Göstermediler. Onu ilk defa Bolu mahkemesinde gördüm. Ankara Ağırceza mahkemesinde şehadetinden evvel, koridorda Haşmeti görmüşsün. Mademki doktoru öldüren «Gösterdi^n adam Haşmettir; sahidlik içm geldi* dedi. Ses Manevra yapmakta olan file çıkaramadım. Hnşmrt. ben dunun komutanı Yunan ruşmaya girrn?den evvel mahkemeye çıkarılmış, orada Başbakanını ziyaret etti bayılmıştı. Kendisini sedye ile dışarı çıkarm'şHrdı. Yürüne Atina 30 ÍA.P.) Halen Yunanist kolonya serpiyorlardı. İşte o sularında manevra yapmakta olan sırada beni mahkemeye çağır merikan Aileniz donanmasının komu dılar. tanı Yi.aınlral Forrest Sherman bug Katil Haşmet, diyorsun. Yunanistan Barbakanı SoCıılis'le Dış Onu koridorda görüyorsun. leri Bakanı Çnl larisi ziy..ret etmiştir., Visamiral Sherman'ı «Roclıçster> Bayılması da gözle; .'Hn önünSultan de cereyan ediyor. Niçin «ka VEZürü Pire limanına frtirmiştir. eherter» e Deyton kruvazörü de ref til işte!» demiyorsun? • Nasıl ağlamayayım. Zavallıyı sö ermektedir. Sormadıkları için söylemedim. zümün önünde öldürdüler. Şimdi o fa Arkam Sa. 3. Sü. S *• ATTCOSX Sa. 2. Sü. 4 te cialı hali hatırladım. Bir ev çöktü/ enkaz altında üç kişi öldü
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog