Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

KUVVET GIDASI Cumhurivm 22 inci yi! Sayı: 7688 KURUCUSU '.YUNUS NADÎ Telgraf, ve mektub adresi: Cumhuriyet, İstanbul Poeta kutusu: İstanbul No. 246 Telefonlar Umumi Santral Numaran: 2429a Yan İşlerü 24299. Matbaa: 24290. TARİHE MALOLMUŞ FIKRALAR NtlKTELER duymadığınız fıkraları. Cildli 3 Lira. Pazar 13 Ocak 1946 J Balkanlarda hiç bir Londrada şey değişmemiştir Vichinsky'nin rağmen Bulgar muhalefet partilerile anlaşma olamadı Yeni partinin kuvvetli ve zayıf tarafı Sofya 12 (a.a.) Bulgar Başbakanı M. Kimon Georgiev dün saat 18 de gazetecileri kabul ederek kendilerile iki saat görüşmüştür. Başbakanın beyanatından anlaşıldığına göre, Sovyet Dış İşleri Komiser muavini M. Vichinskynin müdahalesine rağmen, Vatan cepfesi hükumetile muhalefet partileri arasında bir anlaşmaya varılamamış ve gerek hükümet, gerek muhalefet, görüş tarzlarında ısrar ederek durumlarını idame etmekte bulunmuşlardır. Sovyet Dış İşleri Komiser muavininin Bulgaristan! ziyaretinden bahseden Bul gar Başbakanı demiştir ki: « M. Vichinsky, Moskovada üç büyük devlet Dış İşleri Bakanlarının verdikleri kararın manasını muhalefet liderlerine izah için bu ziyareti yapmıştır. Moskovada bulunduğumuz sırada da, bilhassa Mareşal Stalin ile yaptığımız temaslardan, Bulgar hükümetinin Moskova kararını iyi yorumlamış olduğu ve doğru yolda ilerlemekte bulunduğu kanaatine vardık.> dün yeni müdahalesine bir hâdise daha oldu! Komiser muavini Vichinsky geceyarı* suıdan bir saat sonra Fılibeye hareket etmiştir. Kendisinin oradan uçak'a Moskovaya gideceği sanılmaktadır. Mareşal Stalin, Moskovayı ziyaret eden Bulgar Başbakanına, Bulgaristanın doğru yolda yürümekte olduğunu söylemiş! Sovyetlerin, Güvenlik Konseyi seçimlerinin geri bırakılması hakkındaki teklifi reddedildi I yetinin alınmış kararlardan memnun kalmamış olduğunu göstermiştir. Çok muhtemeldir ki, bu sabahki hâdisenin menşei geceleyin "yapılan bir toDİantı olmuştur. Saat 10.20 de Amerikan, Sovyet ve İngiliz heyetleri, «Central Hall> in büyük salonunda yerlerini almış bulunuyorlardı. Evvelâ Byrnes'ün, müteakiben de Mr. Bevin, Gromyko ile on dakika kadar hararetli hararetli konuştuğu görüldü. Başkan Spaak ancak saat 10.45 te gelip yerini aldı. Toplantı henüz başlamış idi ki, Gromyko söz alarak, bu toplantıda yapılması kararlaşmış olan güvenlik konseyi muvakkat üyehkleri seçiminin sonraya bırakılnıasıııl istedi. Gromyko buna sebeb olarak, Birleşmiş Milletlerin konseyde daha uygun bir şekilde temsil edilmelerini Birleşmiş Milletler genel toplantısında sağlamak üzere daha geniş bir istişare Arkan sahife 3. Sü. 2 de Sovyet heyeti başkanı Gromyko rogramları ve ana prensipleri itıbarile Demokrat Parti ile Cumhuriyet Halk Par"ı arasuıda büyük bir fark olmadığını örüyoruz ve bunu normal sayıyoruz, lemokrat Partiyi kuranlar yakın zalana kadar Halk Partisinden idiler. Oidan a>rılmakla, bu yurddaşlar, büin siyasî hüviyetlerini bir tarafa atıp ambaşka bir kıyafete bürünemezlerdi, [emleketimir, dünden bugüne, geniş jpta bir sosyal değişiklik manzarası ostermediği için, eğer başka türlü yapjlardı, yeni parti kurucuları halk efârına karşı samimiyetsizce davranmış lacaklardı. Halk Paıtisininkine çok benzer bu rogramla hayata atılması, Demokrat arti hesabına hem bir kuvvet, hem de ir zâftır. Kuvvettir, çünkü memleketi •venler, bu partiden bize zarar geleıiyeceğini anlayacaklar, onu yadırgaııyacaklardır. Türkiye Cumhuriyetinin eyrek yüz} il içinde başardığı ve gereklestirdiği inkdâblar, yeni parti taıfmdan da titiz bir alâka ile benimseecek, korunacak, yürütülecektir. Celâl ayarın çok doğru olarak gazetecilere iylediği gibi, eğer varsa, geçmişteki ıesulij etlere yeni parti kurucuları da endilerini ortak sayıyorlar. Bu, muaffakıyetleri paylanmış olmanın tabiî ir neticesidir. Demek ki, bir gün iktiar yerine geçerse halimiz nice olur üşüncesini, Demokrat Parti, resmen çığa vurduğu programile ve prensipleile ortadan kaldırmıştır, böjle bir vaiyette hiç bir şey olacağı yoktur. Atalirkün eseri devam edecek, millî varilimiz öz kadrosu içinde, şimdiye kadar edef bildiği yoldan ayrılmıyacaktır. iu, jeni partinin kuvvetli tarafı. Fakat, ynı sebebden ötürü bir de zayıf tarafı ar. Programlar arasında esaslı bir fark bu mmadığı için, Demokrat Partiyi Halk artisinden ayırd etmek güç olacaktır, 'arti demek, bir bakıma prensip ve proram demek olduğuna göre, bundan onra siyasî hayata atılmak isteyen Tirddaşlar, aynı mimarın elinden çıkuş iki cami arasında namazsız gezmek lurumundadırlar. Yeni parti, üye topımak için elbette çocukların büümesini, gençlerin yetişmesini de ekleyemez. Namzedliğini koyan vaandaslan, o, kucağına almak istiecektir. Halbuki kendi programile laik Partisinin birbirine çok benzeliginden, namzedlerin büyük bîr kısmıu eski Halk Partisi üyeleri teşkil edeektir. Bu takdirde, Demokrat Partinin lir nevi «küskünler partisi» olması ihimali vardır. Bu ihtimalleri önlemek, Celâl Bayara arkadaşlarının göstereceği gayret şahsinde bir dereceye kadar mümkünlür. Parti tüzüğüne göre, her önüne ¡elen partiye kabul edilecek değildir. Vdayların şahsî karakteri üzerinde alaca ¿e durulacaktır. Bu arada Halk Parisinden ayrılmış eski politika kurdla•ını ince elejip sık dokumak faydalı )labilir. Bir şeye inandığı için değil, kendi çıkarını düşündüğü için particilik yapanlara bu gibiler arasında daha çok raslanrr. Bükreş 12 (a.a.) Mîllî köylü partisi başkanı M. Maniu, şu beyanatta bulunmuştur: « Çok çetin anlar geçiriyoruz. Moskova konferansının yeni kararları bize yalnız bir iimid vermekte, fakat beklediklerimize bir cevab teşkil etmemektedir. Atalarımız tarafından bize çizilen yolda yürüyeceğiz ve milletimiz için deruhde ettiğimiz prensip ve vazifelerden asla ayrılmıyacağız.> Diğer taraftan resmen teyid edildiğine göre, Moskova kararlarını müteakıb millî çiftçi partisi, partilerine mensub olan ve intişardan menedilen dört Bükreş gazetesile muhtelif vilâyet gazetelerinin yeniden çıkmasına müsıada edilmesini haberler bakanlığından istemiştir. Parti aynı zamanda kendisine aid olup Vichinsky Sofyadan ayrıldı Arkası sahife 3. Sii. 7 de Sof>a 12 (a.a.) Sovyet Dış işleri Rumanyada da değişen bir şey yok! Londra 12 (a.a.) Genel kurulun bugünkü çalışmaları beklenmedik bir hâdise ile başlamıştır. Saat 10.15 te başlaması icab eden genel kurul toplantısı ancak saat 10.45 te yapılabilmiştir. Bilindiği gibi bugün öğleden evvel yapılacak olan genel kurul toplantısında güvenlik konseyinin muvakkat üyeleri seçilecekti. Bu üyelerin seçilmesinde hiç bir hâdiseye meydan vermemek için beş büyük devletin heyetleri, yani Amerikan, Rus, İngiliz, Fransız ve Çin murahhasları dün akşam bir toplantı yapmışlardı. Dün akşam saat 21,30 da hâkim olan intiba, bir veya iki üyelik müstesna olmak üzere diğer üyelikler için beş devlet arasında bir anlaşmaya sarıldığı merkezinde idi. Gece yarısı alman malumat, böyle bir anlaşmaya varılmış olmaktan çok uzak bulunulduğunu ve bilhassa Sovyetler Birliği he Brezilya, Meksika, Holanda, Polonya, Mısır ve Avustralya Güvenlik Konseyi üyeliklerine intiha b olundular ve Rusya «Rus istekleri karşısında Amerikanın sempatisi Türkiyeden yanadır» Washington 12 (a a.) Chicago radyosunda Boğazlar meselesi hakkında konuşma yapan Hugh Douclas şunları yazmaktadır: « Boğazlar meselesi yüzünden Britanya ve Rusya arasında 1939 da Polonya etrafında Britanya ve Almanya arasında başhyan tartışmaları andıran münakaşalar çıkması teessüfe şayandır. Fakat memnunluk verici bir cihet varia o da, bu tartışmaların Polonya tartışmaları kadar ileri gitmiyeceğidir. Bu meseled* çok ileri gittikleri takdirde Ruslar, 1939 danberi elde ettikleri butun kazançlarını kaybedeceklerini biliyorlar. 1939 da Amerikalıların sempatisi nasıl Polonyalılardan yana idiyse, bugün de Türkiyeden yana olduğu aşikârdır. Türkiyede ve Rusların taleblerini ileri sürdüğü Türk İran petrol bölşesinüa menfaatlerimiz vardır. Bütün bu meselelerin halledileceği umulmaktadır.» Gene Chicago'da konuşan Paul Harve de, ayni tezi müdafaa etmiştir. Karadeniz sahillerinden toprak taleblerile birlikte Rusların Türk arazisine karşı gösterdikleri emeller, Amerikanın küçük taşra gazetelerinde de haksızlıkla itham edilmekte, Rusyanın emperyalist emelleri tebarüz ettirilmektedir. Hicaz Kralına teklif edilen büyük rüşvet Siyonist teşkilâtı, Filistin meselesini ileri sürmemek için İbnissuuda 25 milyon lira vermek istemiş Kahire 12 (a.a.) Süveyşlerden CidAnkarada Devlet Demiryolları işletme müdürlerinin toplantısında bulunanlar deye kadar devam eden seyahati esnasında Kral İbnissuuda, aralarında gazeteci Kerim Tabet Bey de bulunan bir ihtiram heyeti refakat etmekte idi. Bu gazeteci, Kral İbnissuudla yaptığı konuşmaların tafsilâtını El Mukattam gazetesinde neşretmiştir. Kral, dünya siyonist teşkilâtı başkanı doktor Weizman'in temsilcisinin Filistin meselesini ileriye sürmemek şartile kendisine 25 milyon lira teklif ettiğini bu gazeteciye söylemiştir. Bu paranın ödenmesi Amerika tarafından da ga•anti ediliyordu. Kral, temsilciye ne nilliyetini, ne de dinini satmadığı cerabmı vermiştir. Roosevelt ile yaptığı mülakatı hatırlatan Kral İbnissuud demiştir ki; « Konuşmamızın sonunda RooseKendi varidatı ile geçinmek vaziyetin /elt, Filistin hakkında böyl« bir izahatı Ankara 12 (Telefonla) Demiryoları yıllık toplantısı münasebetile Genel de olan idaremiz, azamî tasarraf kaide ilk defa istediğini bana söyledi ve geçlerine riayetle mütevazin bir bütçe tan mişte Siyonistlere yardım etmemiş olMüdür Fuad Zincirkıran şunları söylezimine muvaffak olabilmiştir. Geçen duğunu ve Arablara karşı onlara asla miştir: : Bugünün çetin şartları İçinde sene olduğu gibi bu sene d« hattâ dahs yardım etmiyeoeğlnl de ilâve etti.> karşılaştığımız en büyük zorluk vasıta fazlasile tasarruf kaidelerine riayet etoksanıdır. Vasıta teinini için muhtelif mek mecburiyetindeyiz. Daha rasyonel tasarruflarla teşebbüslere girişmiş bulunuyoruz. Yal çalışarak elde edilecek nız bunların müsbet netice verip ver tesis ve vasıta noksanlarımla ikmale miyeceği, müsbet netice verse dahi bu çalışacağız.» Fuad Zincirkıran, bundan sonra yeni vasıtların ne vakit memleketimize geleceği henüz malum değildir. Binaenaleyh teşebbüslerden bahsederek, Eskişehirde yeni vasıta gelmiyecekmiş gibi işlerimi 4000 kilovatlık bir kuvvet santralı, Sı Arkan sahife 3. Sü. 2 de zi düzenlemek zorundayız. Gazetecilerin davası Savcı, Tan ve Yeni Sabah gazeteleri mesulleri hakkında ceza isteğinde bulundu Tan gazetesi sahihlerinden Halil Lutfi, dünkü celsede de, bu neşriyattan dolayı mes'ul tutulamıyacağını uzun uzun anlattı Taşıt vasıtalarımızın karşılaştığı zorluklar Devlet Demiryolları Genel Müdürü, Ankarada yapılan toplantıda önemli izahat verdi Polonyaya verilen nota Amerika, Varşova ı Hikmet Babanın cenazesi dün kaldırıldı j hükümetine kredi vermek istemiyor «Yeni Sabah> ve «Tan> gazeteleri ale>hine İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca açılan ve birleşik olarak bakılan davalar, sona ermek üzeredir. İstanbul ikinci asliye ceza mahkemesince dün sabah davalara devam olunarak, bu oturumda, evvejâ Birinci Sorgudan gelen oevab okunmuştur. Cevabda, Büyük Millet Meclisini ve hükümeti neşriyatla tahkir ve tezyif mevzulu soruşturma yapıldığı, bu davaların «Tan> gazetesinde çıkan yazılarından dolayı M Zekeriya Sertel, Sabina Zekeriya Sertel, Cami Baykut aleyhlerine açıldığı, gazetenin imtiyaz sahibi ve neşriyat müMoskova radyosunun bilgiçliği! dürü sılatile Halil Lutfi Dördüncünün Moskova Radyosu 12 (B.Y.U.M.) de dava edilenlerden biri bulunduğu Bugünkü Türkiye bir tek meclis taraDünkü celsede iddianamesini okuyan fından idare edilmektedir. Milletvekillebildiriliyordu. Halil Lutfi Dördüncü, bazı İstekler Cumhuriyet Savcı muavini Hicabı Dinç | Arkası sahife 3. Sü. 6 da ileri sürdü. Mahkemedeki Birinci Sorgudaki davalar arasında İrtibat mevcud olduğu kaydile, bunların birleştirilmesini, «Tan» Tılmlted şirketine ald hakem kararlarının getirtilmesini, bir gazetenin, bu arada «Tan> gazetesinin ne şekilde neşrolunduğu öğrenilmek üzere, bazı kimselerin, hem bu gazetede causan muharrirlerin, hem de şirket vaziyetini tetkik eden hakemlerin mahkemece dinlenilmesini, «Tan> matbaasile diğer bir gazetece keşif yapılmasını İstiyordu. Okuduğu dürt sahlfelft İstidasında, dava mevzuu yazıların suç olmadığı başlangıç ile sorgu cevabı müdafaasını genişleten Halil Lutfi Dördüncü, «Ankarada her ay yapılmakta olan basın 'Arkası sahife 3. SR. 5 te Fakat asıl lâzım olan, geçen gün burada da işaret ettiğimiz gibi, iki parti programı arasında, hiç değilse ekonomi alanını ilgilendiren bazı farklardır. Bu da bugün olmazsa bile, zamanla mutlaka belirmelidir. Cumhuriyet Halk Partisinin, içinde bulunduğumuz politika şartları yüzünden, birbirine az çok avkın dünya etfüslerine kucağında şimdiyedek yer verdiğini biliyoruz. Bir Şükrü Kaya ile bir Rasih Kaplan aynı sosyal inançlara mı bağlıdırlar? Bir Besim Atalayla bir Şevket Süreyya, bir Sadri Ertemle bir Receb Peker, bir Burhan Belge ile bir Şükrü Saraçoğlu, ekonomi politik ve politik sosyal bakımından aynı prensipleri mi benimsemişlerdir? Bu misalleri yüzlerle sıralamak mümkündür. Bütün bu yurddaşlar aynı partide üyedirler. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihte benzerine az raslanır büyük devrimler başarmış bir partidir. Bıifjün gayet tabiî saydığımız öyle sosyal müesseseler var ki. onları kurabilmek için vaktile büyük tehlikeleri göze almak ve Atatürk çapında bir önderin uzak görüşünden faydalanmak gerekmiştir. Fa Londra radyosu 12 (B.Y.ÜJJ.) 'olonya geçici hükümetin* bir nota .eren Amerikan büyük elçisi, Polonyada bugünkü devletleştirme siyasetine devam olunduğu takdirde, Amerika tarafından Polonyaya kredi açılmasına mâni olacağmı açıkça bildirmiştir. Polonya hükümeti tarafından tatbji .'dilmekte olan devletlerarası plânı sonunda, cem'an 600,000 işçi kullanan 2000 sınaî tesis hükümete geçmektedir. Amerika büyük elçisi, bu hareketi, PonyaAmerika ticaret anlaşmasına ayrı saymaktadır. Bilindiği gibi Polonı bu anlaşmıya dayanarak 500 milyon dolar kredi istemiştir. Washington 12 (a.a.) Yabancı sermayeye karşı Polonyanm iç siyaseti değişmediği takdirde, bu memleketin kalkınması için Amerikadan 500 milyon dolarlık bir istikraz yapmak ihtimalleri neticesiz kalmağa mahkumdur. PolonyadakU Amerikan büyük elçisi Mr. Lane'nin Polonyanm hareket tarn ıkkında Amerikan hükümetinin hoşnutsuzluğunu ifade etmiş olmasını, Amerikan Dış İşleri Bakanlığı teyid eyemektedir. Burada öğrenildiğine göre, 500 milyon Arkası sahife 3. Sü. 3 te Kış aylarında bahar havası Hararet dün 24 derece idi, Rasadhane, bunu gayritabiî bulmuyor! Şehrimizde havalar fevkalâde güzel gitmektedir. Dün hararet güneşte 25 dereceye kadar çıkmıştır. Havanın güzelliğinden güller açmakta, badem ve erîkler filizlenmfektidir. Savanın sıcak gidişi kömür sarfiyatı bakımından da çok istifadeli olmaktadır. Nüfus başına, günde 4 0 5 0 kuruşluk kömür tasarrufu olduğu söylenmektedir. Kömür depoları kömürle doludur. Perakendeciler fazla satış yapamadıklarından toptancılardan kömür almamakta, bu sebebden şehrin fti aylıktan fazla kömür ihtiyacı depolarda beklejip durmaktadır. Depo sahıbleri de ambarlarında yer olmadığın Arkası soJıife 3. Sü, 7 de Amerikan notası etrafında Merhumun cenazesi eller üstünde taşmıyor NADÎR NADÎ Vefatını dün teessürle haber verdiğimiz eski Süleymanlye meb'usu ve arkadaşımız Cihad Babanın pederi Hikmet Babanın cenazesi dün törenle kaldırılmıştır. Törende. Tiirk Basın Birliği başkanı İstanbul milletvekili Hüseyin Cahid Yalçın olduğu halde bütün basın mensubları, profesörler ve merhumu seven kalabalık bir kütle hazır bulunmuştur dahil olduğu halde muhtelif zevat ve müesseselerden çelenkler gönderilmişti. Merhumun cenazesi öğleye doğru Çarşıkapıdaki evinden kaldırılmış ve namazı Beyaad camiinde kılındıktan sonra Edirnekapıda biraderi Naim Beyin medfeni civarındaki aile kabristanına tevdi edilmiştir. Merhuma Tanrıdan tekrar rahmet dilerken geride bıraktığı kederli ailesine Davacı Kana kan isterim bay yargıç!.. Yargıç Aman bayan dikkat, istediğiniz şey üçüncü harbi!.. . cihan
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog