Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURÎYET 29 Mayıs 1938 Duymadıklarımız ve bilmediklerimiz Galatasaray Uçok'u 31 mağlub etti Beykozla Süleymaniye arasındaki kupa maçmda iki oyuncu yaralandı, maçı Beykoz kazandı Izmîrin Üçok takımı dün birinci maçını Taksim stadyomunda Galatasaraya karşı oynadı. Saha çok kalabalıktı. Bu maçı idare edeceği ilân edilen Şazi Tezcan hastalandığından, futbol Ajanı onun yerine iki tarafm rızasile Beşiktaştan Basriyi tayin etmişti* Takımlar bu maça şu tertıblerle iştirak ettiler. Galatasaray: Sacid Salim, Lutfi Mustafa, Adnan, Süavi Necdet, Sü leyman, Gündüz, Eşfak, Bülend. Üçok: Hakkı Necdet, Ziya Fehmi, Adil, Mazhar Kemal, Said, Namık, Faruk, Namık. . Oyuna Galatasaray başladı, fakat ortalarda topu kapan Üçok muhacim hattı Galatasaray kalesine kadar indi. Sol açığın ortalamasını elinden kaçıran Sacid, kalesi için ilk tehlikeyi yaratmış oldu. Bundan sonra oyun mütekabil akmlar arasında cereyana başladı. Para yağmuru Bir Avrupa gazetesi, Malaki Moss adını taşıyan gene bir Amerikalının, misline pek az te sadüf edilir macerasını naklediyor. Delikanlı, uzak akrabasmdan biri nin vefatında bir milyon dolar mirasa konmuş. O tarihte, bir avukabn ya nında muakkıblık eden mirasyedi, milyonu eline ahr almaz, işigücü bırakıp zevk ve safaya dalmakta gecikmemiş. Mükemmel bir apartıman, mükellef bir otomobıl, ziyafetler, davetler, eş, dost, dalkavuk.. Hulâsa tam mirasyedice bir hayat başlamış. Hatta, Malaki Moss, sigarasını banknotla yakmaktan ibaret şımarık milyoner jestini dahi ihmal etmemiş. Bu har vurup harman savurma işi, 7 ay sürmüş. Yedinci ayın sonunda bizim milyoner cebinin muhasebesine bir göz atmış, tek dolarlık 1000 kâğıd görmüş. Bu para sayesinde, son bir defa daha kahkahalarla gülmek imkânı bulunduğunu düşünüp memnun olmuş ve binlik desteyi kapınca, pencereden fırlatmış. Tek dolarlık yeşil evrakı nakdiyenin, yaprak dökümünü hatırlatan nazenin kıvnlışlarla caddeye akışı, yolculann, havadan gelen bu serveti kapışmak için birbirini çiğnercesine saldırışı, mirasyediyi bir hayli güldürmüş. Malaki Moss, son varını böylece serptikten sonra Nevyorktan ayrılıp Londraya gitmiş; şimdi orada. ufacık bir maaşla, bir seyahat acentasında seyyar memurluk yapıyor. Halinden memnun, milyonu eritip külfetinden kurtulduğu için mcs'ud muş. Tevekkeli demezler: Saadet para ile satm alınmaz. nihayet Turhanla Şehabın ikinci ve üçüncü gollerine mâni olamadı. Bir aralık hakemin gevşek davranışı iki taraf oyuncu larından bir kısmı arasında yumruklaşmağa kadar giden bir kavgaya sebebiyet verdi. Kavgacılar dışarı çıkarıldıktan sonra Süleymaniye de bir gol yaptı ve maç 31 Beykozun galibiyetile nihayete erdi. Güzelliği ezelî bir bahar gibi muhafaza eden bir iksirdir. Radyolin Ağız hıfzıssıhha sının en birincişartıdır. Dişlerin sağlamlığını, güzeiliğini, parlakhğını temin ve idame eder. Günde iki defa onunla fırçalanan dişler ve diş etleri bütün mik roblardan masun kalır, ağız da bulaşık hastalıklardan korunmuş olur. üçokun golii 7 nci dakikada Üçokun sağdan yaptığı bir akından gelen topu Süavi kalecisine bırakmıyarak uzaklaştırmak jstedi, fakat yapamadı. Vuruşu, pas şeklinde ve müsaid vaziyette bekliyen Saide gitti. O da aşırtma bir pasla takımma ilk ve son golü kazandırdı. Bundan sonra oyun ekseriyetle Gala tasaraylıların hakimiyeti altında cereyana başladı. Fakat Üçokun canlı bir müdafaa sistemine mukabil san kırmızı hü cum hattımn lüzumlu anlarda bir türlü enerjik davranamayışı ve yahud tasavvur edilemiyecek derecede beceriksiz hareketleri beklenen golün bir türlü çıkmamasına sebeb oldu. Üçok hücum hattı çok daha seyrek mukabil akına geçmekle beraber Sacid mühim iki kurtarış yapmak mecburiyetinde kaldı. Galatasaray hü cum hattı oyuncuları ise rakib kaleciye iş düşürmege meydan vermeden yakaladıkIan fırsatları kendi ayaklarile heba edi yorlardı. Bu arada hakem îzmir müdafaasınm Bülende yaptığı bariz bir hataya penaltı vermedi. Dünkii maçtan heyecanlı bir enstantane rette hareket edemediler. Sabah, öğle ve akşam her yemekten sonra Bugünkü maçlar Bugün Taksim stadyomunda lzmirin Üçok takımı sonuncu millî küme maçını Beşiktaşa karşı oynıyacaktır. Bundan evvel Futbol Ajanlığının ortaya koyduğu kupanın final maçı Beykozla istanbulspor arasında cereyan edecektir. Kadıköy stadyomunda da Romanya nın Tamşıvar takımı Fenerbahçe ile bir maç yapacaktır. Galatasarayın ikinci golü 20 nci dakikada Gündüz aldığı bir pası uzun bir sürüş ve bir iki krvmştan sonra uzaklardan çektiği kuvvetli şütle takımma ikinci golü kazandırdı. Bu gol Üçok müdafaasınm kolunu kanadını kırdı, oyunculannı şaşkına dön dürdü. Bundan istifade eden Galatasa ray takımı oyununu ğüzel bir şekil de tanzime muvaffak olarak rakib kaleyi sıkı bir çember altına aldı. Daima Radyolin Matbuat Umum Müdürlüğünden: I Matbuat Umum Müdürlüğü Türkiyede Matbuat Rejimleri adlı eseri açık eksiltmiye koymuştur. II Bu eser bin beş yüz tane basılacaktır. III Kitabm tahminî bedeli iki bin, muvakkat teminatı 150 liradır. IV Şartname, Ankarada Matbuat Umum Müdürlüğünde parasız olarak verilir. V Açık eksiltme 6 HAZİRAN 1938 günü saat 14,30 da Dahiliye Vekâleti binasındaki Matbuat Umum Müdürlüğünde yapılacaktır. (3065 )' Beykoz: 3 Süleymaniye: 1 Mıllî küme haricinde kalan îstanbul kulübleri arasındaki kupa maçlarının dömi final müsabakası dün Taksim stadyomunda Beykozla Süleymaniye takımlan arasında oynandı. Maçın birinci devresi nisbeten mütevazin ve bir gol yemesine rağmen Süleymaniye takımmın lehine bir tarzda cereyan etti. Bu devrede Gazan ferin Beykoz için attığı güzel bir golden başka bir de mühimce kaza oldu. Süleymaniyeden Nedretle Beykozdan Kemal havada kafa kafaya çarpıştılar. Biri kaşmdan, diğeri de alnmdan yaralanan o yuncular kenarda tedvi edildikten sonra tetanos aşısı yapılmak üzere hastaneye kaldırıldılar. Bunlardan Kemal ikinci devrenin son kısımlannda tekrar oyuna girdi. Galatasarayın Sçüncü golü Galatasarayın birinci golii 26 ncı dakikada Süleyman, Necdetin ortalamasını kafa ile rakib müdafiden a şırttı ve kaleye kadar sokulduktan sonra şütünü çekti. Hakem Üçok kalecisinin topu içeriden çevirdiğini görerek Galatasaray lehine gol kararı verdi. Bundan sonra devrenin sonuna kadar Galatasaraylılar üstün oynamakta devam ettiler. Fakat yukanda sıraladığımız se bebler yüzünden ikinci bir gol atamadı lar. Vaziyet 11 berabere iken haftaym oldu. 24 üncü dakikada Süleyman, Üçok müdafaasmın uzaklaştırmağa muvaffak olamadığı topu kaparak plâse bir şütle takımına üçüncü golü kazandırdı. Bundan sonra san kırmızılılar bilhassa sağdan inkişaf ettirdikleri hjçbir muka vemet görmiyen hücumlarla Üçok kale sini tehlikelere düşürdüler. Üçok kalecisi bunlan yerinde ve fedakârane kurtarışlarla bertaraf ederken bazı İzmirli oyuncular maalesef oyunu çığırmdan çıkarabilecek hareketlere kalkıştılar. Bunlara ma alesef bazı Galatasaraylı oyuncular da uyunca hakem, oyunun sonuna kadar ıkı taraftan mütemadiyen oyuncu çıkarmakla meşgul oldu. Maç bittiği zaman ceman beş oyuncu dışarı çıkanlmış bulunuyordu. İkinci devrenin mühim bir kısmmda Hakem bu suretle hareket etmekle maçın Süleymaniye müdafaası Beykoz hücum çığmndan çıkmasına mâni olabildi. larına muvaffakivetle karşı koydu. Fakat NEVROZİNİ BERLINde Bulunan eve baş ve diş ağrısı girmez. Yegâne Türk Oteli Muhiddin Ustündağı Çelenç kupası Her sene olduğu gibi, Îstanbul Dağ cılık kulübü, Muhiddin Üstündağ Çelenç kupası namı altında Türkiyenin bütün amatörlerine açık bir tenis turnuvası tertib etmiştir. Tek erkek, tek kadın, çift erkek, çift kadın ve muhtelif çift olmak üzere beş kısma ayrılan bu maçlar 4, 5, 1 1 ve 12 haziran tarihlerinde Dağcılık kulübünün kortlarında yapılacaktır. Turnuvaya Izmir ve Ankara tenisçilerinin iştiraki de temin edilmiştir. HDTELTEMPO Kurfürstendamm'ın en modern oteli Adres: Kurfürstendamm 59/60. Telefon : 32 39 11 Sahibi: Türk vatandaşı Cemil M u m ODA KİRALARI: Oda tek yataklı 2.40 Mark » > » 3.40 » » » » 3.90 » * » » 4.40 » 5.90 » » çift > > > > 6.90 » » > » 8. » Odalann hepsinde akar sıcak ve soğuk su ve telefon vardır. Bazılarında hususî banyo vardır. 13 4 2 11 11 6 1 İkinci devre İkinci devreye çıkılırken Galatasaraylılar hücum hatlarını sağdan itibaren Necdet, Gündüz, Bülend, Eşfak, Sü leyman şekline sokmuş bulunuyorlardı. Bu devrenin ilk çeyrek saati içinde san kırmızılılar hücum hatlarını işler bir hale koyabilmek için oyunculann yerlerini dama taşı gibi değiştirmekle vakit geçirdiler. Nihayet bu şekil döndü, dolaştı, maça başlama anmdaki vaziyette tesbit edilebildi. Bu keşmekeşlik sırasında Üçoklular vaziyeti lehlerine çevirebilecek su Ankarada yapılan maçlar Ankara 28 Millî küme haricinde kalan takımlar arasında bir müddetten beri devam etmekte olan «bölge kupası» final maçîan bugün Ankaragücü stadında yapılmıştır. Ankaragücü Galatasaray karşılaş ması Ankaragücünün 40 ve DemirsporGüneş «Ankara» maçı da Demirsporun 5 2 gabiliyetile neticelenmiştir. Bu suretle neticelenmiş olan maçlar neticesinde Gencler Birliği ile Ankara gücü ekipleri 12 şer puvanla birinciliği almış bulunmaktadırlar. kalır, sonra sararır, solar, hasta olur, diye korkarlarmış!... Onlara bakınca benimki ne büyük saadet!.. Evleneceğim adam nasıl olmalı; nasıl bir erkekle evlenirsem rahat ederim; bütün bunlan uzun uzadıya düşündüm; hesabladım. Sonra da avu kat Necible beraber aradık, araştırdık. Yüzlerle, binlerle adam gördük. îçlerinden en iyisini seçtik. O da bu, işte... Ne arıyorsam hepsi bunda var. Üstelik, ben ne dersem ondan dışarıya çıkmıyacak, artık daha nasıl olsun?.. Senden beş on kuruş koparmak için her zaman yüzüne gülen o avukat yok mu, ne diyeyim ben ona... Hiç onun bulduğu bir adamla sen geçinebilir misin?... Bunu o bulmadı ki; kendim seç tim, diyorum sana ...Hem kuzum, sen hiçbir zaman beni kırmak istemezdin; nasıl oluyor da bu sefer önüme bir sürü engel çıkarıyorsun?.. Hemen hemen benim kocaya vardığımı istemiyorsun, diyeceğim geliyor!.. Ben rni istemiyorum?.. A, yavrum, benim yer yüzünde senden başka kimim var?.. Öz evlâdım olsaydın, belki bu kadar sevmezdim, Seni, ben doğurmadım amma ben büyüttüm. Nasıl olur da mürüvvetini görmek istemem?.. Hem ben bilmez miyim?.. Ne söylersem gene bil alınız bir şeyiniz kalmaz icabında günde 3 kaşe alınabilir. ismine dikkat. Taklitlerınden sakınınız. NEVROZİN Onun gibi yapmayın, başınız ve dışmiz ağrımağa başladı mı hemen bir kaşe Kahvaltı: 1.10 Mark Türk vatandaşlara lisan hususunda azamî kolaylık. Misafirlerden daha önce gelen mektub vesaire memnuniyetle muhafaza edilir. Misafirlere register mark almcıya kadar para borc verilir. Beykoz Süleymaniye maçında çıkan bir ihtilâfı hakem İzzeddin Muhiddin yatıştırmağa çalışıyor ne olduğu birdenbire belli olmaz ki... Sen de bu adamı daha dün gece gör müşsün... Ondan evvel de gördüm. Konuştun muydu?.. Hayır. Öyle şey olur mu ya, bir kere uzaktan görmüşsün; bir kere de dün gece şöyle bir iki saat konuşmuşsun, Şimdi de evlenmeğe kalkıyorsun!... Neden olmuyormuş?.. Ha, bir kere konusmuşum, ha yüz kere... Ben anlı yacağımı anladım. Yok eğer senin de diğin gibi iç yüzünü öğrenmekse, bu zaten pek o kadar kolay olmaz ki... însanlar bazan senelerce nişanlı dururlar; sonra evlenirler. Evlendikten sonra da aradan yıllar geçer. Günün birinde ortaya öyle başkalıklar çıkar ki, meğer biz birbirimizi hiç tanımamışız, diye şaşırıp kalırlar... Doğru söylüyorsıun amma... Onun için evlenmek, pek çoklannın dediği gibi zaten bir piyango; ben de talihimi deniyorum işte... Hem canım, eski kızların canı yok mu imiş, o zavalhlar hiç yüzünü görmeden kocaya varırlarmış... Hele softa bozuntusu öyle babalar varmıs ki düğünden evvel damadın resmini bile kızcağıza göstermezlermiş. İleride iş bozulursa, belki kızın gönlü onda Tefrika: No. 24 Bilmem, dün gece o delikanlmın yanmda pek ileri gitmek istemedim de şimdi konuşmağa geldım. Uzerinden bir gece daha geçti. Uyudun, dinlendin. Sinirlerin de yatışmıştır, dediğim işte onun için... Dün gece nasılsam, şimdi gene öyleyim. Kendimi çok iyi buluyorum. Öyleyse, beni uykudan uyandırıp şakalaşmak istedin; boşuna yere yüreğimi oynattın?.. Yüreğini mi oynattım?.. Ne de dim?.. Nişanlandım, diye geldim; sana da haber verdim. Onu mu söylüyorsun?.. Demek ki sahiydi öyle mi?.. Böyle şey şakaya gelir mi?.. Gece yansı buraya getirdiğin o çocuk... İşte nişanlandığım adam o... Hâlâ inanamıyorum, Perihan... Artık bu kadar da çocukluk olur mu?.. Nakleden: Kemal Ragıb Neden çocukluk oluyormuş, neden inanamıyorsun, ben de bunu anlamıyo rum. Canım, hiç kimsenin haberi olmadan nasıl nişanlanırsm?.. Nişanlandım, diye kırk gün, kırk gece şenlik yapacak değilim ya... Bilirsin ki ben öyle düğünden, dernekten hiç hoşlanmam. Düğünden, şenlikten vaz geçtim; amma insan hiç tanımadığı bir adamla bir gece içinde nasıl nişanlamr, nasıl olur da kendi kendine söz keser?.. Neden tanımıyormuşum?.. Dün gece sana da anlatmadım mı kim olduğunu?.. Canım böyle, ötekinden berikinden, basma kalıp sa£]ık almakla hiç kimsenin iç yüzü öğrenilir mi?.. Bir erkek, uzaktan terbiyeli, güler yüzlü görünür de sonra altından neler çıkar, diğini yapacaksın. Onun için sana karşı durmak, aklımdan bile geçmez... Zaten evlenecek yaşa da geldin. Senin de bir yuva kurmanı istemez olur muyum?.. Öyleyse varacağım adamı beğen medin!.. Nesi var, çirkin mi?.. Hayır, neden çirkin olsun... Erkek güzeli... Yoksa kaba bir adam mı?.. Terbiyesi mi kıt?.. Hayır... Onun kadar nazik adam az bulunur. Öyleyse nesi var, ne kusurunu gördün?.. Hiç... Ne bileyim?.. Nasıl anla tayım?.. Ben bu kadar nazik adamlardan da pek korkarım... Herkesin yüzüne gülen bir adamın iç yüzü hiç belli olmaz. Sonra... Pek kıbirsiz, pek gönülsüz gibi duruyor da, sanki içinden hiçbirimizi adam yerine koymuyormus gibi bir gülüşü var... Nekadar da kendine güveniyor... Dadı kalfa, bunlan söylerken Perihanm kirpikleri de birbirini kucaklamış, gözleri uzaklara dalmıştı. Denilebilirdi ki bütün bunlan için için o da düşünüyor, Feridunun bu sinsi duruşundan o da korkuyordu. Nedense bu korkuyu kendi kendine bile belli ermek istemiyordu. O aralık kapı vuruldu. Hizmetçi kız, içeriye girdi. Elinde bir demet beyaz gül vardı: Simdi getirdiler, efendim. Dedi; masanın üstüne bıraktı, çekildi. Perihan demeti eline aldı. Üzerinde bir kart vardı. Okudu: Feridun $evket Sobulay Birkaç dakika, bir elinde güller, öte •> kinde de Feridunun kartı, öylece durdu. Üzerinde başka hiçbir yazı yoktu. Bu dört köşe mukavva parçasına bakarken, dün gecedenberi nişanlım dediği gencin, gülümsiyen hayalini görür gibi oldu: Kendini beğenmiş, insana yukarıdan bakan... Karşısındakinin her eksiğini hoş görmeğe hazırlanmış gibi gülümsiyen... Görünüşte çok nazik, fakat iç yüzü kim bilir nasıl bir adam?.. İşte, daha ilk gününden ciçek gönderiyor, yarın da parasını gene benden alacak... Benim paramla alınıp bana gönderilen çiçekler, öyle mi?.. Diye düşünüyordu. Dadı kalfa da bir iki söz söylemek için ağzını açmağa ha zırlanırken birdenbire durdu. Perihanın kaşlan çatılmıştı; elindeki gülleri birdenbire kaldırdı. masanm üstüne fırlattı... İhtiyar kadın ayağa kalktı: lArkast var]
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog