Bugünden 1930'a 5,439,641 adet makale



Katalog


«
»

8 İkinciteşrin 1938 CUMHURİYET Iki edib, aiıp yörüyen Kuvvet ve diplomasi Piyasanın 14 T. Sanide dedikoduyu izah ediyor açılmasına karar verildi Jl Yazan: Gineral BARATIER BiİYİik davalar Egede tütün piyasası Edebîyat münakaşası KÖŞE PENCERESİNDEN Edebî, ilmî münakaşa tarihinden: İzmir (Hususî) îzmirde tütün alım Anî hâdiseler karşısında kalmak iste kumet, Ren mıntakasını derhal istilâ etsatım ve ihracatıle iştigal eden Türk, ecmiyen devletlerin, haricî siyasetlerile as meği herhalde düşünmüştür. Fakat tedakerî kuvvetleri arasmda her zaman tam fuî bir harbe göre tertib edilmiş olan as nebi firmaların mümessilleri, Türkofiste Valinin riyasetinde bir içtima akdebir ahenk mevcud olup olmadığım sık sık kerî kuvvetlerimiz, hazar ordumuzun, esderek tütün piyasasımn bütün Ege mıntetkik etmelerinin âcil bir zaruret ifade nan dahilindeki efradı silâh altına çağır takasmda 14 ikinciteşrinde açılmasmı ettiği, son zamanlarda, cidden salâhiyet madan böyle bir harekete geçmesine im kararlaştırmışlardır. Her sene bu tarih Beyoğlunun bir lokantasındra, edeb: tar bazı muharrirler tarafmdan ileriye sü kân bırakmıyordu. Acaba, efkârı umumi meselesi, bilhassa müstahsilin şikâyetini yat âleminde tanınmış iki şahsiyet olan IsTüldii. Bu ahenk mevcud değilse, devlet yemiz, bir harbin ilk adımı şeklinde tefsir ve endişesini tahrik eden bir mevzu ol mail Habib Sevükle, Ahmed Hamdi ler, ya kuvvetlerinin hacmini arttırmak ü edebileceği bu tedbiri kabul etmeğe ve maktadır. Çünkü alıcılar, muayyen yer Tanpınar arasında, nahoş bir hâdise geçzere malî fedakârlıklara katlanmak, ya anlamağa iyice hazır mıydı? Ne olursa lerde, evvelden bildirilmiyen günler i tiğini dünkü saymuzda yazmıştık. yeni ittifaklar akdetmek, veyahud emel olsun, kuvvet istimali fikrinden vaz geçil çinde piyasa açmaktadırlar. Bu suretle Tatlı tatlı konuşulurken, küçük bir lerinden feda etmek mecburiyetinde kala di ve Ren'in sol sahili tahliye edilmedi. müstahsil arasmda telâş doğmakta ve münakaşa kıvılcımile bir anda ateş alan caklardır. Bu hususta, Fransanın Büyük Lâkin, komşularımızm, bu sahili sembo bunun neticesi olarak da satış ve fiat iş iki dostum, hem de ciddî bir sebeb olmalerinde gayritabiîlikler vuku bulmaktaHarbi takib eden seneler zarfmda idame lik bir işgal altına almakla iktifa etmiyedır. Bu karar, müstahsili sevindirmiştir. dığı halde birbirlerine girmeleri, şehrimiettiği siyaset, âkılâne bir ihtiyatkârlıgın cekleri, bilâkis orayı Başvekil Hitler'in, Rekoltenin kısa zamanda, hem de iyi fı zin, dedikodudan hoşlanan muhitlerinde, şayanı dikkat nümunesi diye gösterilebi orta Avrupada Alman hâkimiyetini tesis atla elden çıkarılacağı muhakkak telâk epeyce alâka uyandırmıştır. Evvelki gece, Meyhaneler beytülharem, piri mugan şeyhulharem lir. zamanınm geldiğine hükmettiği gün bizi ki edilmektedir. Çünkü bu sene Bulga bir arkadaşımızın, îsmail Habib Sevükle muattal bırakacak şekilde kuvvetli istih ristan ve Yunanistan rekoltesi düşük ol yaptığı görüşmeyi, ve münakaşaya şahid Ve «Yusufu görmedim amma seni Bununla beraber, vaziyetimiz, bida ra'na bilirim» gibi sözîerinde «küfür» sayette hassatan müşküldü. Gerçi Fransa kâmlarla tarsinde istical gösterecekleri duğu gibi, Türk tütününe taleb de fazolanların sözlerini tafsilâtile kaydetmiş ladır. rihtir. Küfürden tehaşi etmiyen mürteşi ve Rusya, muhtemel düşmanlarının çıkara aşikârdı. tik. Üzüm piyasası çok sağlam ve hararetve raşi nice sadra lâyık olur. Eğer azlü cağı askere nispeten, nazarî olarak, daha Artık, icabında, orta Avrupadaki mütHamdi Tanpınar anlatıyor lidir. îhracatçılar bir taraftan mübayaat nefy olunmaz ise ben dahi fetva hizmefazla efrad çıkarabilirdi. Fakat, tatbikat tefiklerimize, Ren mıntakasında bir tazDün de, bir arkadaşımız, vak'anın di tini bırakırım, saltanatı uhraya çıkıp gita, seferber edilen kuvvetler muvazenesi yik yaparak bilvasıta bir yardımda bu yapmakta, diğer taraftan ihracata dederim, diye bağınp çağırmağa girişti. nin müselles ittifak lehine ağır basmasın lunmağa teşebbüs edecek olursak, beton vam etmektedirler. Son günlerde fiat ğer kahramanı Ahmed Hamdi TanpınarAhmed Hamdi Tanpınarın larda bir kuruş yükseklik de kaydedil a görüşmüştür. Hamdi Tanpınar, lokandan korkmalan iktiza ediyordu. Filhaki bir duvara hücum etmek ıstırarında kalaGene o devirde yetişen şairlerden bir krokisi miştir. tncirde de vaziyet ayni şekildetada geçen bir münakaşanın gazete sütunka, Rus seferberliğinin yavaşlığı, sürek caktık. Herhalde bundan daha az sağlam Şem'i Çelebi, Şirazlı Sadinin Gülista dir. Bu sene satışlar, fiat ve ihracaî, norsiz bir harb vukuunda, Fransız ordulan yapılara karşı dört sene süren mesainin mal ve faydalı bir şekilde geçmektedir. anna intikal etmesinden dolayı müteessir çuklu Hakkı da oradaydı. nile, Bostanını ve Hafızm divanını Başlangıç... şerhetmişti. Halbuki Süruri Mustafa görünmekte idi. Muharririmizın ısrarı ü nın müessir bir yardıma mazhar olmağa hatırasmı muhafaza edenler için bu zaruTürkofise gelen malumata göre, Amevakit bulamadan ezilmeleri ihtimalini dü ret pek cazib bir manzara teşkil etmiyor rika hükumeti, madenî yağlarla parlatıl zerine vak'ayı şöyle anlatmakiadır: Ahmed Hamdi ile arkadaşları, < siz bi Efendi de kırk elli yıl evvel ayni eserleri « Hâdisenin üzerinde ısrar et.nek ze gelmediniz, biz size gelelim > dediler, jerhetmiş ve şerhlerini halka beğendir şündürüyordu. Diğer taraftan, şayed harb du. Bu şerait dahilinde, şarkî Avrupada mış olan üzümlerin Amerikaya ithalini uzıyacak olursa, Rusya, iptidaî maddeler doğrudan doğruya bir müdahale imkânı vasak etmiştir. Hatta bu şekilde hazır istemezdim. Yalnız tenvir etmekliğim lâ masalarmı bizden sonraki ikinci masaya mişti. Şem'i, ölmüş bir adamı teçhil etbakımmdan muazzam menabie malik ol nı yaratmak, diplomatlarımıza terettüb e lanmış olarak giden bir parti üzümü, zım gelen bazı cihetler var. Bunlardan naklettiler. Masadan masaya konuşup mekten çekinmcdi, bülün şerhlerinde mümakla beraber, ağır sanayiinin teçhizatı den bir vazife olmuştu. Bunun tahakku temizledikten sonra ithale müsaade et birincisi şudur: îsmail Habib Sevükle, o şakalaşıyorduk. Fazla neş'enin bazan ne nasebet düşürerek ve hatta münasebet noksan olduğundan, külliyetli miktardaki ku da Akdenizde serbest geçide sahib ol miştir. Türkofis, bu karardan ihracatçı nun söylediği gibi, yeni tanışm.ş değiliz. tameliliği olur. Lâf arasmda kitab mese düşünmiyerek Süruri hakkında ağız doaskerinin teslihahnı icab ettiği şekilde te makla, yani İtalyanın ittifakını, veya hiç lan haberdar etmiştir. Birbirimizi sekiz senedir tanınz. Hatta lesi geçmeğe başladı. lusu küfürler savurdu. min edemiyecekti. îhtiyat toplar ve mü değilse bitaraflığını temin etmekle kabilBu mesele zaten Kuzguncuktaki ziyayalısına beraberce gittiğimiz zat, bizi bir Daha sonraki devirlerde kalemle söhimmat, Creusot'da imal edilerek Fran di. Halbuki, Ren kapısının kapanmasına kaç hafta evvel ayni masada bulup da fette de açılmıştı. Ahmed Hamdi yazı ğüşmeği kâfi görmiyerek rakrblerinin bosadan gönderilecekti. Halbuki, müselles meydan verirken, ayni zamanda, Italyayı vet etmişti. Yalnız sık görüşmezdik; se larını bir kitab halinde toplamadı. Hep ğazma sanlanlar da görüldü. Bunlar aittifakın denizdeki üstünlüğü, Şimal deni Almanyaya yaklaştırarak bize Akdeniz lâmlaşırdık. Son zamanlarda lokantada si gazete ve mecmualarda kaldı. Ben rasmda meselâ Siroz kadılığında bulukendisine bir cild sahibi olmasını söylezinden yahud Akdenizden fazla miktar yolunu da kapatan bir haricî siyaset takib buluştuğumuz sıralarda masa aşın olsa nan Sümbülzade Vehbi aleyhine halkı dim. Hattâ bunu edebiyat tarihinden da mühimmat nakletmek ümidini azaltı ediyorduk. bile benimle ahbablık ederdi. ayaklandırarak zavalhyı mahpese attı ziyade bir senedir hazırlamakta olduğum yordu. İkinci noktaya gelince; yazıidığı gibi, Avrupaya ve bize aid büyük eser iç:n ran vc Ölüm tehlikesine düşüren müverArtık, tatbik edilebilecek yegâne maben yerimi, sırf ona yakm olsun diye de söylemiştim. Orada garbden yaptığımız rih Süruri gibiler de çıktı. Bozukluğu ayan olan bir vaziyeti dü kul hal çaresı olarak, şarkî Avrupada ğiştirmedim. Lokanta sahibi bizi oraya tercümeler de mühim bir mevki işgal ezeltmek mecburiyeti karşısında idik. Gö girişilen taahhüdatm tadili ciheti kalıyorTanzimat devrindc Namık Kemal, Dün, asliye birinci ceza mahkemesinde davet etti. Üçüncü ve en mühim yanlış, diyordu. Ahmed Hamdinin de birkaç sevmediği jairleri yerin dibine geçirirdi. rünüşte bunun halli imkânsızdı, buna rağ du. Bu tadili yapmak için iki seneye yahayli karışık bir sahtekârlık davasına ba§men, en iyi şekilde çare bulunması zaru kın zaman elimize geçmiş idise de Avusguya, edebiyat tarihine beni almamış ol mecmuada bazı tercümeleri vardı. Bun O devirde ün alanlardan Ahmed Mithat lanmıştır. rî bir mesele idi. Evvelâ, uzun müzakere turya hâdiselerinin anî olarak zuhura gelmasına gücendiğim için hâdise çıkardığı lan toplamasını rica ettim. Efendi, edebî bir münakaşayı gazete süİstanbulun sayılı zenginlerinden Şakir lerden sonra, Fransa, Rusyanın, ordula mesine meydan bırakmıştık. Ve Çekoslomı iddia etmesidir. Kitaba girme meselesi tunlarından Babıali kaldırımlarına nakSabuncu, geçen sene ölmüş, öimeden evrınm tamammı toplamadan evvel şarkî vakyaya karşı, bir taarruza uğradığı takBen bir edebiyat tarihine sille ve to lederek Lâstik Said Beyi bastonla döğvel de bir vasiyetname hazırhyarak serveFakat lokanta gecesi bu kitabdan ziPrusyaya taarruz etmesi keyfiyetini te dirde taahhüdlerimizi yerine getirmek ikatla girileceğine kani değilim. Ebediyete yade «Edebî Yeniliğimiz> e girmediğin dü. tini, mirasçıları arasmda taksim etmiştir. min etti. Rusyanın bu muvafakati, cep çin, hassatan fena şerait içinde döğüş eserle intikal edilir. Bu zatın eserine gir den lâf açmıştı, tabiî şaka yapıyordu. Hangisini sayayım?.. İlim kuvvetile Ancak, Şakir Sabuncu, hayatında iki hemize vâki olacak olan tazyikı hayli a mek mecburiyetinde bulunuyorduk. sem bile hakikaten lâyık değilsem gene Ben de tkitab sahibi ol koyayım> diyor yürütülemiyen münakaşalarda ilkin küfdefa evlenmiş ve iki kansından da çocukzaltacak mahiyette bir diplomasi muvafFilhakika, çok büyük çapta toplardan arı olmuş ve bu suretle miras taksiminde çıkanm. Fakat Iiyakatim varsa yüz sene dum. Masadan masaya konuşulduğu için re sapmak, rakibine söğüp saymak ve fakiyeti idi. Ayni zamanda, üç senelik as ve bir kale muharebesini sevk ve idare etâfların hepsi iyi anlaşılmıyordu amma, bununla da hıncmı aiamaymca, sinirlerişin içine hırs ve tama kanşmış, merhum, sonra bu hata tashih edilir. kerlik hizmetinin kabulü, Fransa ordusu mek için zarurî olan külliyetli mühim Beni tanıyanlar bilirler ki, ismimden bilmem kimin de kitabı yokken eserime ni yatıştıramayınca silleye, yumruğa, sobirinci kansından olan çocuklarına daha girdiğini söyledi. Ben de bu istisnanm na, kuvvetleri mecmuunun savaşçı kıyme mattan istifade etmek imkânma malik olfazla pay ayırmak suretile ikinci karıs; ve ahsedilmesinden pek hoşlanmam. Bu sebebini anlattım. Arkasından hiç müna paya yapışmak bizde an'ane halini al tini arttırmak imkânını vermiş bulunuyor duğumuzu farzetsek bile, hava kuvvetleondan olan çocuklarım muğber etmiştir. cins şöhretin meraklısı değilim. Kendi kö sebet yokken bilmem kimin benden mıştır. du. Diğer bir diplomasi muvaffakiyeti de, rimizin ve hava defi vesaitimizin ne halde Kıymctli bir edibimizle değerli bir şaşemde çalışmağı tercih ederim. Ben şiiri, «süperyör» olduğunu söyledi. Ben de «o Bunun üzerine Şakir Sabuncunun ikinİtalyanın, Almanya tarafından taarruz bulunduğunu Fransada bilmiyen yoktur. irimizin son kapışmaları da işte bu an'ane ci karısı olan Refia Lutfiye ve çocuklan |iir için sevdim. Her san'atkâr gibi tarihe benden süperyörse senden nedir anla vukuunda bitaraf kalacağmı ihsas etmiş Şimdi, yığılan bulutlar dağıldığı şu sıyüzündendir. Ben hâdiseden ziyade anintikal etmek isterim. Fakat rica veya teh artık» yollu birşey söyledim. olmasıydı ki, bu da, Alp kıtaatımızı rahat rada, bu fırsattan istifade ederek, îngil Ahmed Suadla İsmail Fethi harekete ge didle değil... anenin canlılığına yandım, hayıflandım. Biz lokantaya yeni gelmiştik, onlar ebırakmakla beraber, düşman ordusunun terenin yaptığı gibi, harb kuvvetlerimizin, çerek merhumun vasiyetnamesmi hazırlaHâdisenin sebebi peyce zamandır oturuyor olacaklar, an Ayni zamanda dostum îsmail Habibin ehemmiyetini azaltan bir hâdise idi. In sayısı çok fazla olan noksanlannı ikmale dığı sırada şuurunu kaybetmiş olduğunu, pehlivanlığını ileri sürmesine şaştım. ÇünŞurasını söyliyeyim ki, hâdiseye sebeb laşılan asabı da bozulmuş olacak. AHgilterenin müdahalesi ihtimali de, mual gayret edelim. Bu yolda verilecek bir ka buna dair de doktor Ali Ihsanın bir rapomed Hamdi uzun müddet sanatoryomda kü böyle bir tavzihe ve tasrihe lüzum lem bir ordunun yardımına mazhar olmak rar, Ingiltere ile Fransa arasmda esasen ru bulunduğunu iddia ederek beşjnci hu •lan bir lâtifenin yanlış anlaşıimasıdır. yoktu. Eğer o, gerçekten pehlivan oîmakuk mahkemesine müracaat etmişler, ve tiraf edeyim: îsmail Habib Sevükün kalan bir hastadır. Hastalığına hep acıümidini veriyordu. mevcud bulunan rabıtaları kuvvetlendiresaydı Teceddüd Edebiyatı Tarihini yavasiyetnamenin feshile mirasın mütesavi yapmakta olduğu edebiyat, benim hoşu yorduk. Hatta bir ay kadar evvel, gene Maamafih, îngilterenin müdahalesin cektir. Ayni zamanda, şerkî Avrupada Zühdü ve refikasile lokantanın bir ma zamazdı ve pehlivanlığına bütün edibler yen taksimini istemişlerdir. ma giden bir edebiyat değildir. Bunu gizdeki ehemmiyet, daha ziyade denizde muhafaza etmek istediğimiz taahhüdleri sasmda otururken birden bire sırt üstü iman getirmemiş olsaydı eser çıktıktan Birkaç gün sonra da mezkur raporun lemedim. Zaten edebiyat âieminde hiç yere devrilmiş, bütün lokanta halkınm Vâki olacak yardımında idi. îngiliz filo daha iyi şerait dahilinde yerine getirebilsonra güzel yüzü sağlam kalmazdı. bir fikrimi gizlemiş değilim. Bunun ce ödü kopmuştu. lan, yalnız Şimal denizinde Alman filo memizi mümkün kılacak yeni dostluklar sahte olduğuna dair müddeiumumiliğe ihLâtifeyi bırakıp ciddî konuşmak lâzım zasını da çekmekteyim. Belki bunu bil lanna meydan okuyacak kudrette olmak tesisi kabil olup olmadığım tetkik edelim. bar vaki olunca tahkikata girijilmiş ve îşte o hastalığın verdiği sinir zaafı o gelirse söylemek vacibdir ki söğüşmek ve Ia kalmıyordu; Fransız bahriyesile müş Eğer bu dostlukları tesis edemezsek, ha sahtekârlık tesbit edilmiştir. Bunun üze menin verdiği infial bana hakaret etme lacak, bu kadar neş'eyle şakalaşıp dur döğüşmek hele edib olanlara hiç yaduğumuz halde birden bire beni tahk'r kışmıyor. Zira edebiyatm temeli edebtereken, Avusturya filosunu Adriyatik ricî siyasetimizi, askerî imkânlanmıza uy rine müddeiumumilik, sahte raporu tan ine sebeb olmuştur. zim edenlerle mirasçıları mahkemeye ça Olan biten şeylerde benim hisseme dü edecek birşey sSyledi. Dedim ya masadenizinde hapsetmek ve Akdeniz transi duracak tarzda baştan başa tadil etmekdir ve sebbü şetm, darbü cerh henüz edeğırmışur. Bunlar avukat kâtibi Fevzi ile şen sadece haysiyetimi müdafaadır. Beni dan masaya konuşuluyor: ben de «eğer tinin tam bir serbesti içinde cereyanını te te tereddüd göstermiyelim. bî sayılacak kadar nezahet kesbetmemıV min etmek imkânına malik bulunuyordu. Demek oluyor ki, iki tarzı hareket im birkaç ay evvel müddeiumumilikçe yazıha en ziyade müteessir eden çok asil ve va beni tahkir ediyorsan...> diye şarta bağh tir. Hem bu kuvvet oyunlanna ne lüzum birşey söyledim. Vay? tarziye vermeliyHerşeye rağmen, Fransa ile Rusya ara kâni karsısındayız: Avrupada, 1914 tenesi basılıp araştırma yapılan muakkib kur dostum heykeltraş Zühtünün ve refivar?.. Kalem, iyi kullananlar elinde kımis. yoksa gelip iki tokat atarmış. smda Şimal denizi yolile vâki olacak mü olduğu gibi, zarurî muzaheretleri bulmak Adnandır. Birinci sulh cezada dün cere kasınm adlarınm bu hâdiseye kanşması ıcdan daha keskin değil midir? Onu bıdahale, Alman filosunun mevcudiyetin şartile şarkta mukabil ağırlık bulundur yan eden muhakeme tarafeyn dinlen dır. Bu teessürümü alenen söylemeği va Gel dedim, kalktı. bizim masaya geldi. rakıp da yumruğa veya bastona neye sayanımdaki doktor ve meb'us arkadaşladen dolayı gene güçlüğünü muhafaza e mak siyasetine devam, yahud, eski anlaş miş, Adnan ise hasta olduğunu bildiren zife biliyorum.» rım şahiddir, bir santim bile yerimden rılmalı?.... bir rapor göndererek mahkemeye gelmeAhmed Hamdi Tanpınann verdiği izardeceğinden, Akdenizin serbest geçid ola malanmızı feshedip bir intizar siyaseti taM. TURHAN TAN miştir. Diğer taraftan, doktor İhsanm ve hat, lokantada açılan münakaşa kapısmın kımıldamadım; yalnız dimdik gözlerirak kalması birinci derecede ehemmiyet kib etmek, ayni zamanda kuvvetlerimizi mi gözlerine dikmiştim. Ayakta mıhlaarzediyordu. Müttefik devletler filolarmm, azamî derecede yükseltmek. Fakat, hiçbir kili Nazmi Nuri, söz alarak müekkilinin henüz kapanmamış olduğuna bir işaret ba na kaldı. Ne söz, ne hareket; bir iki daÇatalca kaymakamı vazife Çanakkaleyi derhal zaptetmemek suretile zaman, eski hatalara düşmemeliyiz ve ne bir istidasını vermiştir. Doktor, bu istida yılabilir. kika durdu, durdu, dönüp masasına gitbaşmda öldü îsmail Habibin mektubu ti. irtikâb ettikleri hata [*] üç sene sonra ticesi meşkuk görünen, noksan hazırlıkh da 50 senelik meslek hayatının kirletildiÇatalca kaymakamı Feyzi Çelik, dün ğini ileri sürerek suçlulardan 300 lira Rusyanın teslim olmasını intac etmişse de, bir mücadeleye sürüklenmemeliyiz. ttizara hazırlamrken... makammda ifayi vazife ederken birden Nitekim, İsmail Habib Sevükten dün maddî, 3000 lira da manevî tazminat isbu vaziyet, harbin hazırlanışında diploGeneral BARATIER bire düşerek vefat etmiştir. Feyzi Çelik kşam, ayni meseleyi tahlil eden bir mektemekte idi. Bundan sonra müddeiumumî Biz zaten yemeğimizi bitirmiştik, bemasi faaliyetimizin, kuvvetimizi azamî namuskâr bir idare memurumuz idi. Ve:ub aldık. Aynen neşrediyoruz: nim gibi iki arkadaşımın da cam sıkılmuavinlerinden îhsan da, Adnanin, bir muvaffakiyetle kullanacak bir tarzda ifatı teessür uyandırmıştır. mıştı. Gidelim dediler. Kalktık. Paltolan kaç gün evvelki diğer bir duruşmaya da Cumhuriyet gazetesi Yaza tşleri dare etmiş olmamız keyfiyetini ortadan mızı giydik. Giderken birden kendimi Madenî san'atkârlar icabet etmediğini, mazeret olarak da Peş Şefiiğine : kaldıramaz. topladım, onlarm masalannda muhterem ede bulunduğunu, şimdi ise hasta oldu kooperatifi Zaferimizi takib eden seneler zarfmGazetenizin bugünkü nüshasmda, cu bir kadm vardı, hem ona itizar efleyim, ğunu ileri sürdüğünü işaret ederek bunda Madenî San'atkârlar Cemiyetinin bir Şehrjmizde ihrac edilecek bağırsakhem de o nâhoş havavı düzeîtip de oyda, Alman kalkınması tehlikesi açıkça da bir sahtekârlıktan şüphe ettiğini söyle ma gecesi lokantada geçen bir hâdisenin kooperatif kurması için hazırlanan mukendini gösterdiği zaman, kuvvetlerimizle arm temizlenmesi ve tertibi işile meşgeniş bir mahiyet aldığını görünce şaşa le cıkayım dedim: Benim sözüm onun miş ve mumaileyhin Tıbbı Adlice muayetahkir sartına bağlıvdı. o şart yoksa be kaveleler, İktısad Vekletince tasd:k edilkaldım. diplomasi faaliyetimizi ahenk içinde bu gul olan 18 imalâthane vardır. Belediye, miştir. Kooperatifin kurulması işine başnesini istemiştir. Teklif kabul ve muha Ben Ahmed Hamdi Tanpmarı ilk defa nim sözüm de yoktu. İste bunu anlatlunduracak ne gibi faaliyet gösterdık? yaptığı tetkikler sonunda, bu 18 müesseanmıstır. keme başka bir güne talik ediliştir. seden vedisini umumî sıhhati izrar edeancak geçen pazar günü tanımış deği mak ve isi düzeltmek icin masalarına Hükumetlerin ilk vazifesi, idare ettikleri cek şekilde çalıştıklan için kapatmıştır. lim. Kendisini sekiz on senedir tanınm. gittim. Fakat. besbelli benim bu gelisimi da olsa ona el kaldıramaz. O arkadaş kütleye karşı açık sözlü davranmaktır. Müessese sahibleri, dün alâkadar resYalnız bol ve dostça bir konuşmayı geçen kendisine fıilî mukabelede bulunacağım dövülmeğe karşı en sağlam bir sigortayHava vaziyeti Belki de mes'ul siyasî rical milletimize mî makamlara müracaat ederek tam ihpazar günü Hami Danişmendin. Kuzgun sanan Ahmed Hamdi Tanpınar can hav a mücehhezdir. Evvelki gece, gece yansmdan sonra karsı itimad besliyememişler, Almanyayı racat mevsimi içinde ve Amerikan sipalile beni göŞsümden itti. Ben o itizar hava birden bire bozulmuş, şiddetli bir cuktaki korusunda yapmıştık. O gün ha«... Gel de sasma...» muahedelere riayete mecbur etmek için rişlerinin karşılanması icin uğraşıldığı sözlerini söylemek icin eSilmis vaziyette. batı rüzgân poyraza çevrilmiş, hava so ra güzel, manzara güzel, evsahiblerinin kuvvet istimali zaruretinde kalması ihti bir sırada kapanma keyfiyetine nazarı ve ikinci masavla ücünc^iÜTi prssmdavGel de şu şanssızlığa şaşma. Bütün ha» ğumuş, şehir birden bire kış manzarası lutufkâr kır sofrası güzel, konuşmalar, malinden onu açıkça haberdar etmek cesa dikkati celbetmişlerdir. dostluklar herşey güzeldi. Hepimiz bir dım. Allahtan, lokanta bu ya, yere bir yatımda hiç kimseyle kavga etmedim. nı almıştır. Rasathaneden aldığımız maBu imalâthane sahibleri, işlerinin gay lumata nazaran yağan yağmurun mikda birimizden ve günümüzden öyle mem üzüm mü, bir domates parçası mı düş Çünkü ne şerefe tecavüz ederim, ne etretini gösterememişlerdir. müş ne, ayağım kaydı... tiririm, ilk defa karşıma, hem de h'ç Bizde mer'i olan millî ordular sıste ri sıhhî olamıyacağını, cünkü bağırsak rı 13,5 milimetredır. Rüzgânn sür'ati sa nun, öyle memnun olmuştuk ki... ların temizlenerek kendilerine geldiğin' niyede 15 metreyi bulmuştur. Geceki aminde, bütün milletin maneviyatı, harb Cuma akşamı, evime eski dostum ATalihimin bu lutfu kadar hiç birşeye dengim olmayan bir şahıs çıkıyor. Fadana meb'usu Damar geldi. Misafirimi şükredemem; eh, öfke baldan tatlı, ya kat ona el kaldıramıyorsun! kabiliyetinin esaslı bir unsuru ve diploma söylemektedirler. zamî hararet derecesi 15,5 dir. İşte meselenin bütün aslı faslı bundan lokantaya götürdüm. Oradan da sinema ayağım sürçmesevdi de onun bu fiilî tesimizin hesaba katmak mecburiyetinde buYaralama tstanbul Edirne asf altı f& gidecektik. Girince, lokantanm sağ cavüzüne karşı ben de elimi kaldıray ibaret. Ben bu incir çekirdeği doldurmaz lunduğu bir âmildir. 7 mart 1936 da, hüBeşiktaşta Yenimahalle Jandarma Londra İstanbul asfalt şosesine bağ ;arafmdaki masada, heykeltraş Zühdü dım, maazallah, maazallah; bir tokat, bir şin kendisinden ziyade, onun dallan^p [*] CUMHURİYET Fransi2 generali, Mektebi sokağmda 41 numarah evde o anacak olan İstanbul Edirne asfalt şo ve refikasile oturan Ahmed Hamdi beni s;lle; bin kere maazallah. Onun fizyolo budaklanarak, gazetelere aksetmesine sanki Boğazı zaptedivermek kendi ellerin turan 16 yaşında Rıza ile 7 yaşmda Ri sesinin inşaatı sür'atle devam etmekte bütün bir neş'e ve setaret içinde masajik haline göre o arkadaşla galibane bir sıkıldım. Hem Allah aşkma, benim pehde imiş gibi konuşuyor. Ve koca bir donan fat, el arabasile oyun oynarlarken elekdir. Diğer taraftan alman malumata na larına davet etti. Misafirim olduğu için kavga yapmak için, ne sporcu, ne pehli livanlıgım da nereden çıkarılmıs? Fikir ma ile ordunun Türk kahramanlığı karşısında aylarca uğraştıktan ve azim zayiat trik direğine çarpmışlardır. Çarpma ne zaran Almanlar da Berlin ile İstanbul bunu kabule imkân yoktu. Biz, lokanta van, ne övle çok kuvvetli olmağa ihtiyaç amelesi olmak isteyen bizler için övüverdikten sonra mağlub olarak geri dön ticesinde Rıza, yüzünden yaralanarak arasmda 2000 millik bir otomobil şoseâi nm sonunda daima oturduğumuz birm voktur. Fakat onun ne olduğunu bilen nülecek başka birşey kalmadı mı? düğünü unutuvor. Şişli Çocuk hastanesine kaldırılmıştır. inşasını derpiş etmektedirler. ci masaya geçtik. Arkadaşım Dr. Rus bir kimse dünyanın en kuvvetli adamı İsmail Habib Hamdi Tanpınar edebiyat tarihine tokatla girilemiyeceğini, îsmail Habib de onunla kavga etmek için kuvvete ihtiyac olmadığım söyledi aima yazıyor: «Hasanbeyzade der ki Anadolu Kazaskeri şair Mahir Baki Efendiden rikâbı hümayuna şikâyetler vukua geldi. Baki Efendi bunu duyunca kızdı, divanda ağzmı açtı, Şeyhülislâmı kasdederek §u sözleri söyledi: « Bu bostan uyukları benden ne isterler? Büyükleri kırk yıldır tenahnuh ile boğazm ayırtlar. Dahi bir dürüst nağmesi sadır olmuş değildir. Yazdığı fetvalar dahi mütuna muhaliftir. Ol mansıbı hazmettiği yetişmez. Karındaşı olan Camusu da bizim yerimize getirmek ister!» Şeyhülislâm Bostanzade de bu sözleri işitince küplere bindi, Bakmin: Sahtekâr mirasçılar Dünkü muhakemede hileli bir rapor meydana çıkarıldı Barsak imalâthanelerinden yedisi kapatıldı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog