Bugünden 1930'a 5,446,570 adet makale



Katalog


«
»

27 İkineiteşrin 1938 CUMHURÎYET Tarihten yapraklar Almanyada Yahu Paris görüşmeleri diler için yeni bir Cumhuriyetçiler, hükukararname Berlin 26 (a.a.) Yahudilerin Alman ekonomik hayatmdan ihraçları hakkındaki kararın tatbiki hasebile Alman Ekonomi ve Adlıye Nazırlarmm hazır ladığı nizamname neşredilmiştir. Bu nizamnameye göre, Yahudi ticfret evleri, ve müesseseleri kapatılacak ve tasfiye olunacaktır. Bu ticaret ev ve müesseselerinin ârî ırktan kimselere devrme, ancak halkm iaşe servisini te min maksadile müsaade edilecektir. Nasyonal ve sosyalist makamlarm tahm'nlerine göre, halen mevcud Yahudi ti earethanelerinden ârileştirilmiş bir vazıyette ancak üçte biri bırakılacaktır. Küçük san'at erbabı Yahudilerin isimleri ikincikânunun başlangıcmdan ev vel küçük san'atlar erbabı listesinden silinmiş olacaktır. Fransada grevler Hükumet, grevciler için şiddetli tedbirler aldı Komünist partisinin lâğvedileceği söyleniyor, dün yeniden yüzlerce amele tevkif edildi, yaralananların sayısı 70 kişiye baliğ oldu IBastaraft l tncı sannedet ama Musa Çelebi kör taklidi yapan Evrenos Beye sarayda mükellef bir ziyafet çekti; önüne kurbağalar getirtti ve «kebabdır, yiyiniz!» dedi Yazan: M. TURHAN TAN Yıldırım Beyazıdın oğullan, babalarının ölümünden ve Aksak Timurun Şarka doğru çekilmesinden sonra post kavgasına tutuşmuşlardı. Saltanat hakkı, yaşça büyiik olmak haysiyetile Emir Süleymanındı. Evrenos Bey başta olmak üzere bütün devlet uluları bu hakkı tanımışlardı. Hatta Avrupalı devletler de onun hükümdarlığını tabiî bularak kendisile muahedeler imzalamışlardı. Lâkin küçük yaşta prensler, bilhassa Anadoluda ayrı bir hükumet kurmak ve miimkün olursa büyük kardeşlerini gidermek kaygusunu güdüyorlardı. Bu suretle kanlı ve pek karışık bir boğuşma başlamıştı. Emir Süleyman çok yakışıkh ve çok cesur bir delikanh idi. Eli açıktı, bol para sarfetmeği severdi. Hergün bir köle azad etmeği âdet edinmişti. Fakat Edirnede saltanat sürmeğe başladıktan sonra bütün iyi huylarını bıraktı, gece ve gündüz işret etmeğe, vur patlasın çal oynasın şeklinde yaşamaya koyuldu. Artık hiçbir şey düşündüğü yoktu. Yalnız şarab, saz ve aşk arıyordu. Kendisile dost geçinen Bizans İmparatoru elçiler göndererek «biraz kendine gelmesini, vazife ve haysiyet hislerine kıymet vermesini» rica €tti, dinletemedi. Gecelerini derin ve kara bir sarhoşluk içinde geçiriyordu, gündüzlerini uykuya veriyordu. Bir gün açık bir ordugâhta sızgın olarak uyuyordu. Çadırlar arasmda bir geyik peyda oldu ve onu kovalamak, yakalamak isteyenlerin patırdısı bir gürültü halini aldı. Emir Süleyman da yatağmda gözlerini açarak sordu: Bu gürültü ne? Adamları bir geyik yüzünden bu pahrdının çıktığını anlattılar. O vakit şöyle bir gerindi: Gidin, bakm, dedi, onun boynuzlarında bir şarab şişesi asılı ise bana haber verin. Kendisini heHaen tjıUyıaı ve şişeyi alayım. s îşte işret ve sefahat yüzünden her iyi duyguya yüreğini kapamış olan bu genc Emîrin şu gafletinden kardeşi Musa Çelebi istifade etti ve bir gün Edirne önünde ordusile boy gösteriverdi. Mihaloğlu, tehlikenin esiğe geldiğini görünce koştu, Emir Süleymana haber verdi, ordunun başına geçmesini rica etti. O, gene sarhoştu, Mihaloğlu Mehmed Beyi sert sözlerle yanından kovdu ve yerinden kıpırdamadı. Ayni ihtarı bu sefer Evrenos Bey yaptı, Emir Süleyman gene aldırmadı, iri bir kadeh şarab yuvarhyarak ihtiyar kumandanla istihzaya giristi: Bunadın galiba. Ne söylediğini bilmiyorsun. Musa kim oluyor ki benden taht alabilsin? Yeniçeri Ağası Hasamn onu harekete getirmek için yaptığı teşebbüs daha çirkin bir netice verdi. Emir Süleyman, biraz sertçe konuşan Ocak Reısımn usturayla sakalını tıraş ettirdi ve kendisini sürüte sürüte sokağa attırdı. Simdi bütün kumandanlar, kendilerine uyan askerleri alarak Musa Çelebinin cephesine geçiyorlardı ve Emir Süleymam sakilerile, sazendelerile, dalkavuklarile yalnız bırakıyorlardı. Sarhoş hükümdar, kücük kardesinin kendisini vakalamak üzere bulunduğunu pek geç anladı ve mukavemet im'kânı kalmadığını da görerek telâşa düştü. Lâkin yapılacak birşey kalmıştı: Kaçmak!... O da kendine candan bel bağlıyan üç beş kişile hemen atlandı, Edirneden uzaklaştı, îstanbula sığınmak emelile at koşturmağa koyuldu. Doğoncu, yahud Döküncü köyü Türkmenleri Emir Süleymandan çok zulüm görmüşlerdi. O, çala kamçı, bu köyün önünden geçerken beş kardeşten terekküb eden bir küme, kendisinin önüne çıktı. Belki şu kaçışile eğlenmek istiyorlardı. Fakat Emir Süleyman, bir taarruza uğrayacağını sanarak korktu, hemen yayına el attı ve okla beş kardeşten ikisini öldürdü. Öbürleri, ölüm nöbetinin kendilerine gelmek üzere olduğunu sezerek ve kardeşlerinin öldürülmesinden de heyecanlanarak mukabele ettiler, Emir Süleymanı okla vurup attan düşürdüler ve üzerine üşüşüp başını kestiler. Bu suretle Edirne tahtı ve Rumeli hükumeti Musa Çelebiye geçmiş oluyordu. O, ilk iş olmak üzere Emir Süleymana yıllarca sadakat gösteren, hizmet eden beyleri huzuruna çağırmış ve onlardan sadakat yemini almağa çahşmıştı. Edirneye davet olunan ünlü ve kudretli beylerin hemen hepsi yeni hükümdarın bu davetine icabet etmişlerdi. Fakat ihtiyar Evrenos Bey, Osmanlı tahtı etrafında dönen kanlı kavgalardan artrk uzak kalmayı kararlaştırmış bulunuyordu. Daha doğrusu pek kolaylıkla Edirneyi ele geçiren Musa Çelebinin de Emîr Süleyman gibi ahlâksız çıkacağını tahmin ile inzivaya çekilmeği münasib görüyordu. Bu sebeble ihtiyarlığını ve hasthgım ileri sürdü, oturmakta olduğu Vardar Yenicesinden ayrılmadı. Musa Çelebi bir daha ve bir daha haber gönderdi. Evrenos Bey «gözüm ,görmüyor» nasıl geleyim» cevabmı verdi. Bunun üzerine Musa kızdı: «Ya gelirsin, ya gebertirim» dedi. İhtiyar kumandan taht yüzünden Türkün Türkü boğazlaması yetmiyormuş gibi bir de kendi yüzünden çarpışmalar, boğuşmalar başlamasını istemedi, Edirneye geldi. Musa Çelebi, Rumelinin hakikî fatihlerinden biri olan ihtiyar Evrenosu cezalandırmak istiyordu. Bunun için bir tetbir düşündü. Onun yalanını meydana çıkarmayı ve bu bahane ile başma bir çorab örmeği tasarladı. Evrenos gözlerinin kör olduğunu söylemişti ve Vardar Yenicesinden gelmeyişini o özüre istinad ettirmişti. Şimdi Musa Çelebi onun kör olmadığmı ispat edecekti. meti tenkid ediyorlar Paris 26 (a.a.) Parisin siyasî ve diplomatik mahfilleri İngiliz Fransız nazırları arasında yapılan görüşmelerin verdiği neticeler hakkında tefsirlerde bulunarak iki memleket arasmdaki samimî dostluk henüz bir askerî ittifak şeklini almışsa da bu hedefe doğru büyük bir adım atılmış olduğunu beyan etmektedirler. Temin edildiğine göre Çemberlayn, arkadaşlarınm tazyikı altında, «iş ve mesuliyetin iki devlet arasında taksimi» ga yesini güden eski İngiliz nazariyesini lerketmiştir. Bu taksim neticesinde kara hazırlıkları sahasında Fransaya ağır bir yük tahmil edilmekte İngiltere ise deni? ve hava hazırlıklarını deruhde eylemek te idi. Şimdi ise Çemberlayn buna mukaLehistan da Yahudîleri istemiyor bil Fransanın hava kuvvetlerini biran ev Varşova 26 (a a.a) Matbuat, Yahu vel ve azamî derecede ıslah etmesini ta di meselesının halledilmesi güç olduğu leb eylemektedir. noktasında şiddetle ısrar etmekte ve bu meselenin Polonya için hususî bir ehem Yahudi meselesi de tetkik edildi Paris 26 (a.a.) Fransız İngiliz miyeti haiz olduğunu tebarüz ettirmektedir. müzakereleri esnasmda Daladye ile Gazeta Polska, kesif bir Yahudi mu Bonnet'nin Yahudi muhacereti meselesi haceret: teşkilâtı vücude getirilmesine hakkında ciddî tekliflerde bulundukları dair yapılan istişarelere Polonyanın da tasrih edilmektedir. İngiliz nazırları bu iştirak etmesi lâzım geldiği kanaatin hususta Londra hükumetinin noktai nadedir. zarını bildirmişlerdir. Bu gazete, Yahudi muhacereti meseİki hükumetin mümessilleri Amerika lesinin Alman Yahudilerıne münhasır Reisicumhuru Ruzvelt nezdinde teşebkalmasmın doğru olmıyacağını yaz büste bulunarak bu meselenin halline yarmaktadır. Express Poranny gazetesi, Filistin ka dım etmeleri için bazı Amerika memle pılarının şarkta ve Polonyada bulunan ketlerinin hükumetleri üzerindeki nüfu Yahudilere açılması taraftarıdır. zunu istimal etmesini kendisinden rica Kurjer Poranny gazetesi de ayni fi edeceklerdir. kirdedir. Paris 26 (a.a.) Fransız ve İngiliz A. B. C. gazetesi, Polonyadaki Yahudevlet adamlannın Paris görüşmelerinde, dilerin muhacereti meselesinin Alman Yahudilerinin muhacereti meselesi ka Yahudi muhacereti meselesi de mevzuu dar mühim ve müstacel olduğunu kay bahsedilmiştir. Havas Ajansının öğren detmektedir. diğine göre, Fransız ve İngiliz hükumet leri, Amerika hükumetlerinin de bu me Alman Yahudileri Lehistanda Varşova 26 (a.a.) Verilen matbuat selenin halline yardımda bulunmalarını haberlerine göre, Almanyadan gelen temin için bu hükumetler nezdinde nü takriben 500 kisilik bir Yahudi muhacir fuzunu istimal etmek üzere Ruzvelt nezkafilesi bugün Wilno'ya muvasalat ededinde bir teşebbüste bulunmayı kararlaşcektir. tırmışlardır. Sen eyaleti valisini evine davet ederek, çarşamba günü alınacak tedbirler hakkıuda müzakerelerde bulunmuştur. Daladye bilâhare sosyalist fırkası li deri Blum'ü kabul etmiştir. Bu akşam neşredilen bir emirname, yabancı işçileri greve iştirakten menet mektedir. Bu emir hilâfına hareket eden yabancılar hudud haricine çıkarılacak tır. Şimalî Fransadaki madenlerde çalışan 7000 Lehli amelenin hüviyet vara kaları geri alınmıştır. Bunlar derhal işe balşamadıkları takdirde Fransadan çıkarılacaktır. diği emirlere itaat etmiyenleri tevkif ederek bunlar hakkında hükümler verecek tir. Pariste nümayişler Paris 26 (a.a.) Kararnameleri protesto etmek üzere Parisin birkaç istasyonunda şimendifer amelesi, işçiler ve müstahdemler tarafmdan yapılan nüma yişler esnasmda polis altmış kişi kadar tevkif ederek mahkemeye sevketmiştir. Zararlar milyonlara baliğ oluyor Paris 26 (a.a.) İlk yapılan tet kiklere göre, bir müddet daha kapalı kalacak olan Renault fabrikalarının işgali esnasmda grevciler tarafmdan yapılan hasarat on binlerce milyona baliğ olmaktadır. Hükumet, parlamentonun muzaheretine mazhar olacak Paris 26 (a.a.) Havas bildiriyor: Hükumet hattı hareketini parlamento karşısmda müdafaa mecburiyetinde kalsa dahi, parlamentonun ekseriyeti tarafmdan muzaherete mazhar olacaktır. Nihayet şurasını da kaydetmelidir ki, son malî kararnamelerde bazı hafif değişiklikler yapılabilecek ve ezcümle küçük san'at erbabının gelirinden alınacak yüzde iki kaldırılabilecektir. Parlamento koridorlarmdaki tahminlere göre son kararnamelerde yapılacak bu tahfifler, zihin lere sükun getirecek ve tahrikçilerin elin den tahrik bahanelerini alacaktır. Komünistlerin tahrikâtı ediliyor takbih Yaralananlar ve tevkif edilenler Arjantine hicret eden Yahudiler Buenos Aires 26 (a.a.) Muhaceret işleri müdürlüğünden bildirıldiğine göre bu senenin ilk on ayı zarfmda ekserisi Yahudi olmak üzere 11,000 Polonyalı Rus ve gene ekserisi Yahudi olmak üzere 3.200 Alman Arjantine kabul edilmişlerdir. Cumhuriyetçilerin protestosu Bulgaristanın harb borclarî hakkında yeni anlaşma Londra 26 (a.a.) Harbden evvel ve sonraki Bulgar borclarmm servisi bahsinde, yabancı hâmiller konseyile Bulgar delegeleri arasmda bir anlaşma yapılmıştır. Şimdiye kadar normal faiz miktarı nın yüzde otuz iki buçuğu ödenmekte ıdi. Sanıldığına göre, son anlaşma bu tediyat miktarım fazlalaştırmaktadır. Yeni anlaşmanm metni 5 kânunuevvel kavelenameler tanzimini bir kere daha İşte bu düşünce ile ihtiyar kumandaprotesto eder. de neşredilecektir. na sarayda bir ziyafet çekti, mükemmel surette kör taklidi yapan misafirin önü ra mide bulantısı vermekle olsun hıncını Norveç Kraliçesinin cenazesi ne kebab halinde beş on kurbağa koyçkarmak istiyordu: Osloda durdu. Evrenos gene görmüyor gibi dav Afiyet olsun, dedi, yediginiz kurOslo 26 (a.a.) Kraliçenin cenazeranıyordu. Musa gülerek emir verdi: bağa idi. sile Kral ve Veliahdi hâmil bulunan în Onünüzde kebab var; yiyiniz! İhtiyar sükunetle cevab verdi: giliz Royal Oak zırhlısı bugün öğle vakti Evrenosun kurbağalardan iğrenerek çe Padişahlar sofrasında kurbağa, muvasalat etmiştir. Rıhtımda hükumet akileceğini, bu suretle sahte körlüğün meybalık tadı verir! zası ve asker bekliyordu. Cenaze, önde dana çıkacağını umuyordu, fakat ihtiyar Bu sınama sonunda Musanm kör ol bir tabur ve mızıka olduğu halde bir arakumandan, hiç aldırış etmedi, el yordamile buluyormuş gibi davranarak tabak duğuna inandığı bu ihtiyar gözler, iki se ba ile eski Akerşuş şatosuna götürüldü. taki kurbağaları birer birer aldı ve küçük ne geçmeden, onun kesilmiş başını seyre Ve orada, bir âyini müteakıb tabuta kodiyorlardı!... bir tiksinti göstermeden yedi. nuldu. Yolda elli bini geçen bir halk ceM. TURHAN TAN Musa Çelebinin can; sıkılmıstı. Ihtîyanazeyi selâmlamıstır. Belki doğru söylüyorsun. Fakat o zamana kadar Serabı nasıl idare edeceğiz? Şimdiye kadar olduğu gibi... Lâkin... Demiştin ki, onu soğuk karşıladığım için sukutu hayale uğramış. Bu kırıkhk ona fena şeyler, meselâ, nasıl söyliyeyim bazı çılgınlıklar yaptırmaz mı? Zannetmiyorum. Serab ağır başlı bir kızdır. İzmirden çıkıp gitmek isterse? Zannederim bunu yapmak istiyecektir. Onun gitmesini istemiyorum. Hiç olmazsa o müthiş gün gelip çatıncıya kadar ruhumu serinleten, derdimi dindiren sesini duymak isterim. Onu burada alıkoymağa çalışınm Ahmed. Teşekkür ederim. Sana çok teşekkür ederim Nafiz. Daha birşey. Senden daha birşey istiyorum. Bir söz! Ne istersen Ahmed çekinme, söyle. O güne k.adar ona hiç birşey belli etmiyeceğiz. Sargılarımın açıldığı gün onu yanımda bulundurmıyacaksm. Eğer görmüyorsam bir teselli istiyorum. Bu, gözlerimin karanlığı içinde ebediyen onun için ıstırab çekmeğe mahkum olan kalbime son teselli olacaktır. Bana onu getireceksin. Onu görüyormuş gibi konuş,acağım. Hiçbir şey belli etmiyeceğiz. Kör olduğum için ona uzak durduğumu, yani onun düşüneceği tarzda bir fedakârlık yaptığımı sanmıyacak. Hakikaten onunla hiçbir alâkam yokmuş hissini vereceğiz. Sonra sen ona yakl,aşacaksın. Mustarib ruhların kalb kapıları kolay açılır Nafiz. Gözyaşı, kınlmış hayal ve hayal yıkılışı içinde bocalıyan bir genc kız gönlüne daHa çabuk sokulunabilir. Onu teselli etmeğe çalışacaksın. Sana, bütün bunları konuşmanın zamanı değildir demiştim. Gerçi uzun söyledim. Fakat biraz daha sabret. Bitiyor. Hastalarınla uğraştığın gibi onunla da meşgul olmanı istiyorum. Amma diyeceksin ki, ne mecburiyetim var. Kendi azabıma rağmen onun saadetini istiyorum. Serab çirkin bir kız değil. Zfiman geçtikçe bu fikre sen de alışacaksm. Onu sevmek isteyip de sevmemenin imkânı yoktur. Paris 26 (a.a.) Cumhuriyetçi fe derasyon partisi parlamento grupu, 4§a ğıdaki tebliği neşretmiştir: Grup, İngiliz ve Fransız devlet adamlarının Paris görüşmeleri sonunda, müstemleke, himaye ve yahud manda altındaki arazinin mülkî tamamiyeti hakkında müşterek bir tebliğin neşrile neticelenmemiş olmasından dolayı müttefikan teessüfünü bildirir. Fransa ile Almanya arasında görüşmeler yapılmakta olduğunun ansızın bildirilmiş olması keyfiyetine gelince grup, parlamentonun fikri alınmadan ve parlamentoya rağmen memleketin ha ricî politikasını angaje eden ve bu suretle Fransızlan bir kere daha emrivaki karşısında bırakması muhtemel bulunan mu Paris 26 (a.a.) Hükumet tarafmdan verilen emir üzerine tahliye ettirilen Billancourt fabrıkasının işçilerinden nü mayiş yaptıkları için tevkif edilenlerın miktarı 450 yi bulmuştur. Yaralananların miktarı 40 ı polis ve 30 u nümayişçi olmak üzere takriben 70 kişidir. îsyan ve cebir cürümlerinden dolayı 300 kişi mahkemeye sevkedilecektir. Dün amele tara.fından yapılan hasa rat dolayısile madenler birkaç gün kapalı kalacaktır. Lille'de temizlîk servisi işçilerfoe grev ilân etmişlerdir. • Diğer cihetten resmî gazetede neşredilen bir kararname halihazırdaki vaziyet dolayısile hükumete halkın işddetle ihtiyacı olan şimendifer hatlarının askerî kıt'alar vasıtasile işletilmesine salâhıyet vermektedir. Paris 26 (a.a.) Paris meb'usu Taittinger, fabrikalarda görülen ihtilâl hareketini bastırmanın lüzumu hakkında hükumetten istizahta bulunmağı istemİ5tir. Meb'us, komünistlerin tahriki neticesinde başhyan bu hareket esnasmda Fransız istihsalâtına zarar iras etmek ve bilhassa millî müdafaa için çalışan fabrikalarda sabotaj yapmak teşebbüsünde bulunanların derhal tevkif edılmesini is temektedir. Mumaileyh kökü ecnebi memleketlerde olan ve hükumetin sulh lehindeki gayretlerine engel olmak maksadile memleketi sosyal bir karışıklığa sevketmek için yapılan propagandayı durdurmak üzere lâzım gelen tedbirlerin alınmasını istemektedir. Bazı gazeteler ve bilhassa La Republique, Fransız komünist partisinin kanun haricine çıktıgını iddia ederek bu partinin feshedilmesini istemektedirler. Sosyalist ve komünistle rin organı olan gazeteler haric olmak üzere diğer bütün gazeteler umumî iş konfederasyonu tarafmdan gelecek salı günü içfn verilen umumî grev karannı takbih etmekte ve bu yeni sosyal anarşi dalgas*» nın Fransanın felâketini mucib olacak neticeler verebileceğine işaret eylemektedirler. Askerî mahkeme tarafmdan mahkum edilenler Paris 26 (Hususî) Askerî mahkemeye verilen nümayişçi grevcilerden 25 Valenciennes 26 (a.a.) Valenci kişi on gün hapse ve yirmişer frank para ennes eyaletindeki maden müesseselerin cezasına mahkum olmuslardır. de grev devam etmektedir. Fabrikalar bir Büyük f aşist meclisi hâdiseye meydan verilmeden tahliye et toplanıyor tirilmektedir. 4000 grevci tarafmdan iş gal edilmiş olan Anzin'de kâin Escaut et Roma 26 (a.a.) Faşist meclisi 30 Neuse fabrikasında müdiriyet itilâfın sonteşrin salı günü saat 16 da merasimle muslihane bir şekilde hallini ümid ettiği açılacaktır. Reis, Savoie Prenses Marieiçin tahliye işi tehir edilmiştir. nin Prens Louis de Bourbon Parme ile Anzin havzasındaki madenciler, ma nişanlandığını bildirecektir. den sanayii amelesine iltihak etmişlerdir. Ruznamede ezcümle şu maddeler varValenciennes eyaletinde dün sabah kısmî dır: olan grev akşama doğru umumileşmistir. 1 Cemiyetler millî meclisinin ısla Anzin maden kumpanyasmın şimendifer hı, amelesini cebren çahştırmak hususunda 2 Irkın müdafaası için alınacak hükumetin verdiği emir yerine getirilemetedbirler, miş olduğu için Lille garnizonunda bulu3 Libyanın demografik istismar nan birinci kolordunun divanıahrb heyetiplânma aid tedbirler, ni teşkil eden General Doumancet ile di4 Âmme işleri için yapılacak müsğer zabitler dün akşam Valenciennes'e tacel masraflar, gelmişlerdir. Divanıharb bugün burada 5 Diğer devletlerle akdedilecek tiilk defa olarak toplanacak ve daimî su rette faalivette bulunarak hükumetin ver caret anlaşmaları. lfgal edilen fabrikalar r~ Tefrika : 33 M^I DA X ATEŞTENMÜKERREM KÂMtL SU Yazan: Bütün günler ve geceler değil mi? Aşağı yukan öyle. Şu halde senden bir fedakârlık istiyorum Nafiz. Seni nekadar sevdiğimi bilirsin. Hayatta candan bağlandığım tek arkadasım sensin. Son zamanlarda sana kızdığım, sinirlendiğim oldu. Pek çirkin olmakla b»raber itiraf etmeliyim ki, seni kiskanıyordum. Bana kırılmıyorsun değil mi? Yook, ne münasebet. Seven insanın her hareketi mazur görülür. Serabı idare edeceksin. Etmeğe çalışıyorum zaten. Hayır. Şimdiki gibi değil. Bu yataktan kör olarak çıkmak benim için mukaddarse onu kurtaracaksın Nafiz. Ne suretle? Onunla evlenerek... Nafizin yüzü ölü gibi sarardı. Bakışları bulandı. Boğazına birşeyler tıkanır gibi oldu. İki erkek tarafmdan şiddetle sevilen genc kız, bir muamma halinde gözlerinin önünde çakıp, söndü. Onun saadeti için, yalnız onun ıstırab çekme mesi, gülmesi için iki erkek sanki fedakârlık yarışına çıkmışlardı. Ahmed daha kuvvetli bir sesle sözünü tekrarladı: Onunla evlenerek dostum, dedi. Eğer o kadar sevdiğim, taptığım kızm kalbinde, küçük bir yerim varsa bu senin için bir düğüm olmasm. Evlenmeden önce hayaline bir sevgili hayali kanşmıyan genc kız o kadar azdır ki... Hayat yürüyor azizon. Ninelerimizin, annelerimizin yaşadığı zamanlar bir rüya gibi silinip gitti. Zeki, hayat ve hareketle dolu, hayali yüksek bir kız için rastladığı erkekler arasında denemeler, ölçüler yapmak tabiî bir keyfiyettir. Nasıl ki, biz erkekler de varlığımızın, önünde dize geleceği kızı bulmak için birçok merhaleler aşarız. Ahmed, henüz bu konuşmanın sırası değil sanıyorum. Hele iyileş. Sargıların açılsın. Nekahat devresine kavuş. Bunları o zaman konuşuruz. mıştı. Bir başkasını seviyorum diye yalan söyliyemezdi. Arkadaşmın dilediği şekilde bir söz vermek de kalbine bir zulüm olmaz mıydı? Dostunun, en sevgili arkadaşmın ıstırabına rağmen kavuşacağı genc kızm hayali, yeniden ruhunun köklerini sarmıyacak, onu bin bir ümid dünyası içi» ne salmıyacak mıydı? Gözlerinin önünde elemler, hicranlar, ümidsizliklerle dolu manzaralar açılıyor; kalbi ve kafası buhran içinde bucalıyordu. Arkadaşmın kör olduğunu dileyecek kadar kötü ruhlu değildi. Buna rağmen bir gün genc kızın kendisine kalıvermesi ihtimali sinirlerini ateşliyor; gönlünde bin bir heyecan yanıp sönüyor, bu çapraşık işte genc kızın nasıl bir rol alacağını düşündükçe ürperiyordu. Ahmed, inler gibi tekrarladı: îstersen, söz vermeden önce düşün, Nafiz. Ve seni gayet kanşık bir işe sapladığım için beni affet. Hakikaten pek kanşık, hatta orijinal bir hâdise karşısındayız. Ortada saadeti için çalışmak istediğimiz bir kız var. Niçîn sesini çıkarmıyorsun Nafiz? Hayata ânzasız dönersen senindir, Aksi takdirde benim. Gücenme amma bu biYoksa başka birini mi seviyorsun? raz garib değil mi? Niçin o genc kızın Doktor, pek müşkül bir mevkide kal kalbini hesaba katmıyoruz? İşin en mühimi o... On plânda Serabın hislerini düşünmek lâzım. Zanneder misin ki hislerine hür met etmiyen .verdiği kalbi görmemezlikten gelen bir erkeğin acısını mağrur bir kız uzun zaman çekebilir. Hayır, beni unutmak Serab için hiç de senin tasavvur ettiğin şekilde güç olmryacak. Çünkü onunl.a anlaşmış değiliz. Ona hiçbir gün çarpan kalbimden birşey sezdirmedim. Ben, senin gibi düşünmüyorum Ahmed. Serab seni o kadar çok seviyor, bu sevgiye hayalinde o kadar çok yer vermiştir ki, ne olursa olsun bu aşkm kınhşile vukua gelecek sarsmtıyı kolay kolay geçiştiremiyecek. Pek romantik bir adam olmuşsun sen, Nafiz. Ölünciye kadar bir aşkın yasını tutacak insanı ben artık tasavvur edemiyorum. Tabiî sıhhatli insanlardan bahsediyorum. Anlaşılmaz. Genc kız gönülleri, bakmca derinliği göstermiyen kuyular gibidir. Bir sır kuyusu. Şüphesiz. Şu halde onu, acılan arasmda yapyalnız mı bırakacağız? Urkasi var)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog