Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET 28 Mart 1937 Millî küme maçları Fenerbahçe Ankaragücünü, Uçok ta Beşiktaşı yendi IBaştaraft 1 inci suhifedel îlk devrenin ortalanna doğru Fener liler seyirciler üzerinde sıkişık bir vazi yette kaldıldarı tesirini bırakan oyunlan arasında iyi netice vermeğe müsaid akınlar yapmağa başladılar. Bu arada Fikretin 21 inci dakikada şahsî bir hücumu Fenerin birinci golünü temin etti. Ankaragücü takımı bu gole otuz sa niye gibi kısa bir zamanda soliçleri Muzaffer vasıtasile mukabele ettiler. Ankarahlar bundan sonra da şıddetli hücum larda bulundularsa da hiç birini gole çeviremediler. Devrenin sonlarına doğru Fenerbahçelıler Şabanın uzaktan çektığı bir şütle ve Ankarah kalecinin gafletin den istifade ederek ikinci gollerini ka zandılar. Devre 2 1 Fenerin lehine neticelendi. İkinci devrenin başlangıcmda Başvekil îsmet İnönıi alkışlar arasında stada geldiler ve maçı takıb ettiler. Rüzgân lehlerine alan Fenerliler tamamen hâkim bir vaziyete geçmiş bulunuyorlardı. Bı rinci devrenin tamamen aksme olarak bu devrede oyun Ankaragücü yanm saha sında cereyan etti. Ankarah gencler tamamen insicamsız bir oyunla mukabeleye çalıştı ve kalecileri de adeta üçüncü bir müdafaa gibi lüzumsuz yere kale sini boş bırakarak oynadı. Oyun bu minval üzere devam ederken Fikretin kornerden çektiği şütü Esad gole tahvil etti. 41 inci dakikada da Naci Fenerin dördüncü golünü yaptı. Ankaralılar neticesiz kalan birkaç hücumla hiç olmazsa bir sayı daha teminine çalıştı larsa da muvaffak olamadılar ve oyun 4 1 gibi hayli farklı bir gahbiyetle Fenerin lehine neticelendi. Yarm (bugün) Fenerbahçe, Ankara Genclerbirliği takımile karşılaşacaktır. Geçen hafta Genclerbirliği Fenerin bu gün mağlub ettiği takıma karşı hemen hemen ayni dereceyi almıştu Bu itibarla maçm çok çetin olacağı tahmın edılnrektedir. Ankaragücü taraftarlan hakem Kemal Halimin biraz Fenerbahçeyi iltizam ettiği kanaatindedirler. Bugünkü maçı Izmirden sureti hususiyede davet edilen Mustafa idare edecektir. Kilise ve musikinin oynadığı rol Katolikler kilisesi iddia edildiği gibi musiki Bazı Ingiliz gazetelerine göre Napolide iki kolordüşmanı değildir du hazırlıklarmı bitirmekle meşgul. Fransizlar Geçenlerde bir gazetede «Üniversite bir manastır mıdır?» başlıklı bir fıkra be «Duçenin haysiyeti, bu istilâyı icab ettiriyor» diyor ni biraz düşündürdü. Fıkra, musiki hakIBaştarafı 1 inci sahijede] kında bana bazı şeyleri hatırlattı. Bilhastahşid edilmekte olduğunu iddia etmek sa katoliklerin musiki aleyhtan olarak tedirler. Bununla beraber Daily Teleggösterilmesi bu düşüncelerimi kamçıladı. raph gazetesi, İtalyanın gönüllü meseleEflâtun şöyle diyor: «Musiki, aslmda, sinde diğer devletlerle müttefikan vazetbaşlangıc ve son merhalesinde de bir ilâ tiği takyidattan vazgeçmesi için ortada hedir.» hiçbir sebeb mevcud olmadığını yazmakHakikaten musiki, ta ilk çağlardan tadır. Bu gazete, Ispanyada harbeden hatta ilk insanların vahşi gruplanndan ecnebi gönüllüleri meselesinin mümkün beri içtimaî telâkki ve düşüncelerle mü olur olmaz ademi müdahale komitesinde tenasib olarak bediî tesirini ayni derecede müzakere edileceğini ve bu meselenin icra edegelmektedir. Milletler Cemiyetinden ziyade komitede Ölmüş sevgili karşısında bağırarak halledilmesi ihtunali bulunduğunu kay Allaha yalvaran ve bu yalvanşmı bir ta detmektedir. Cordoue cephesinde bütün mıntaka • * larda topçu düellosu olmuştur. Diğer cephelerde kayde değger birşey yoktur.» Avrupada hâlâ endişeli şayialar deveran ediyor J Guadalajara Alman cephesindeki tayareleri Dünkü maçîarın galibleri: Yukanda Oyun bundan sonra, kısa bir müddet için müsavi bir cereyan takib eder oldu. Üçoktan Saim sağaçığa, llyas merkez muhacime geçtiler. Bu değişiklığin hemen akabinde yani 31 inci dakikada Namık sağaçık Saimin ortaladığı topa yetişerek Üçokun galıbiyet golünü attı. Devre bu suretle bitti. İkinci devrede İzmirliler rakiblerıle müsavi bir oyun oynamağa başladılar ve hatta zaman zaman tek kale oynadılar. Bılhassa ilk beş dakikada Üçok muhacimleri muhakkak iki gol fırsatı kaçırdılar. Oyunun bundan sonraki kısmı her ıkı tarafın canla başla çalışıp yorulmalarıle geçti. Fakat başka gol olmadı ve Üçok takımı Beşiktaşı 1 0 yenmiş bulundu. Beşiktaşlılar bu oyunda rakiblerine nisbetle daha çok gol fırsatı yakaladılar, fakat bunlardan istifade edemediler. İki takım içinde en iyi oyuncu Hüsnü idi. Maçtan sonra Refık Osmanı gördüm: «Üçok takımını beğenmedim. Maamafih içlerınde iyi oypncular da yok değıldir. Beşiktaşta Hakkı, Nazım ve Şeref gibi üç kıymetli oyuncunun eksik olduğu unuBeşiktaş İzmirde 1 0 yenildi tulmamahdır. İstanbulda tam kadrolu taİzmir 27 (Hususî muhabirimizden te kımımızla Üçoku büyük farklarla yene lefonla) Beşiktaş takımı bugün Albılıriz.» dedı. sancak stadında millî küme maçı olarak Beşiktaşlılar yann (bugün) ikinci Üçokla karşılaştL Hakem Şazi Tezcanm maçlarmı Doğanspora karşı oynıyacakidaresinde cereyan eden bu maça takımlardır. Iar §u tertiblerle iştirak ettiler. Türkiye Kros şampiyonası Beşiktaş: Mehmed Ali Faruk, Hüsnü Feyzi, Enver, Salâhaddin bugün yapılıyor Eşref, Fuad, Refet, Rıdvan, Hayati. Ankara 27 (Telefonla) İstanbul, Üçok: Nejad Ziya, Ali Şükizmir, Bursa, Bahkesir ve îzmitten gelen rii, Enver, Adil Namık, Basri, Sa atletler Ankarah sporcuların da iştirakile im, Said, llyas. yann (bugün) Ankara stadından başlıOyuna Beşiktaşm akınile başlandı, bir yacak ve 6 kilometro sürecek bir kır kove ikinci dakikalarda İzmir aleyhine veşusu yapacaklardır. rilen frikik ile kornerden, Siyahbeyazl: lar istifade edemediler. Misafirlerin Iz Trakyada bir spor mümesmirlilere nisbetle daha hâkim oynadık silliği kuruldu lan, teknik bakımmdan da üstün oldukTürk Spor Kurumu Edirne, Kırkla ları hemen görüldü. îlk on dakikada reli, Tekirdağ ve Çanakkale spor mın Üçok oyuncuları bir türiü kendilermi takalarından mürekkeb olmak üzere bir toparhyamadılar. Bundan sonra İzmir de Trakya spor mıntakası kurmuş ve mü çahşmağa ve oyuna hararet ve heyecan mümessilliğine de Kadri Nemlioğlunu katılmağa başladı. Beşiktaşlılar tesis ettayin etmiştir. Mümessılliğin merkezi Etikleri hâkimiyetten bir netice almak için dirne olacaktır. mütemadiyen uzaktan şüt çektiler. Bunlann bir kısmmı kaleci kurtardı, bir kısmı 8 kulüb arasında yapılacak da avutla neticelendi. On beşinci daki maçlar kadan itibaren Siyahbeyazlılar hâkim oySekiz kulüb turnuvası tertib heyetin nadıkları halde gol çıkaramayınca asa den: bileşerek oyunlarını bozar gibi oldular. 1 Turnuvamıza dahil kulüblerden kım hususî nağmelerle yapan ilk insanın musikisile bugün kiliselerde çalınan matem havalan arasında mahiyet itibarile bir fark yoktur. Güzel san'atların hemen en eskisi ve en mukaddesi sayılanı musikidir. Bu san'atın ressamlık ve heykeltraşinin aksine (nekadar idealize edilirse edilsin) materFenerbahçe, aşağıda Uçok takvmları yalizmle alâkası zayıftır. Çünkü musiki Vefa kulübü evvelce girmiş olduğu bir ruhtan doğar ve ruhlara tesir eder. taahhüdü ifa zaruretile İzmite bir spor İlk hıristiyanlık ayinlerinde musikiye seyahati yapmak için Türk Spor Kurumu büyük bir yer ayrılmıştır. Bu vaziyet muLtanbul bölgesinden ve tertib heyeti mizden mezuniyet almış olduğundan bu sikinin terakkisinde büyük amil olmuş haftanın son maçı olan İstanbulspor tur. Kiliselerde aynlık husule gelince katolikler musikiye çok ehemmiyet ver Vefa maçı tehir edılmiştir. mişler ve onun terakkisi için pek çok gay2 Hafta programında ve maç saret göstermişlerdir. Papaların ve katolik atlerinde başkaca tadilât yoktur. Bu hafdindarların musiki hakkında pek çok tanın son maçı olarak, İstanbulspor ta takdirkâr düşünceleri mevcuddur. Mesekımı birinci kümenin yedi kulübünün seçilmiş bir muhtelitile bir dostluk karşılaş lâ Sant Agostino musiki hakkında şöyle demiştir: ması yapacaktır. «Musiki kulaklarımızı okşafken zalim3 Bu haftaki ilk maçlannı, kulübIerin merhametini artınr. Ruha gıda verir. ler yekdiğerine karşı dostluk ve spor karEn güzel ibadet musiki iledir. Ben mudeşliği merasimile başlıyacaktır. siki dinlerken hıristiyanlığın bütün um 4 Umumî duhuliyesi (on beş kudeleri ruhumun derinliklerine kadar iş ruş) olarak tesbit edilmiş olan biletler, ler.» turnuvaya dahil sekiz kulüb merkezinde Dinî musikiye büyük bir ehemmiyet ve Şeref stadı gişelerinde satışa çıkarılmıştır. Spor meraklılarına bir kolaylık veren Papa San Grigorio bir komisyon olmak üzere, alınan bir bileti turnuvanın teşkil ederek bir melodie liturgique meydevam ettiği her hangi bir haftanın ma dana getirmiştir. Musiki, Musique legere, dans musikiçında bir defaya mahsus olmak üzere kullanmak imkânı konulmuştur. si, kabare musikisi, senfonik musiki ve Galatasaraylılarm içtimaı saire gibi nevilere ayrılır. Musiki ta bidayettenberi bir marazın her tezahürüne tehir edildi tercüman olmak istemiştir. Bugün klâsikGalatasaray spor kulübünden: leri dinliyen herkes hazin, fakat türlü tür27 mart 937 cumartesi günü toplanalü düşünür. Musiki ruhtan doğduğu için cak olan yüksek murakabe heyeti, ekseçıkışta da ayni tesirle doğar. Ruhlara riyet olmadığından, içtimaını 3 nisan tesir ederken bu ayrı ayndır. İnsanda 937 cumartesi günü saat 14 e talik et ekseriya en tatlı ve en tesirli hatıralannı miştir. canlandırır. Ve bu canlandınşla tadını Arkadaşlarm muayyen günde gelme artınr. Mehtablı bir gecede hazin bir leri rica olunur. şarkı bazılannın gözlerini yaşarttığı gibi tngiltere Fransa hokey maçı bazılarma da ümid vererek sevindirir. Paris 27 (Hususî) Burada yapı Muhakkak olan birşey varsa musikinin lan Fransa îngiltere beynelmilel hokey çok büyük bir teselli kaynağı olduğudur. Fransız gazeteleri endişeli Paris 27 (A.A.) İtalyanın İspanyaya karşı vaziyeti matbuatı endişeye düşürmektedir. Le Peuple bu hususta di yor ki: «Mussolini'nin îspanyayı istilâ etmekten vazgeçmiş olduğunu söylemekle ağzımızı kapamak istiyorlar. Halbuki Duçe'nin haysiyeti bu istilâyı icab etîiriyor. Hâdisat bize şu işin mahiyetini öğretecektir.» Ordre şöyle diyor: «Fransa ile İngilterenin mutedil hareketleri bazılannca bir zâf addedilmekte ve iki büyük sulhçu memleket arasında bir anlaşma yoksuzluğuna atfecFılmektedir. Bu son günler zarfmda Almanyanın tarzı hareketi değişince meselenin mahiyeti meydana çıktı.» Oeuvre, şöyle yazıyor: «îspanyada kalan beş fırkasım tak viye için olsa dahi Italyanm bu memle kete yeni kıt'alar sevketmesi ihtimal dahilindedir. Fakat Londra ile Parisin herhangi bir şekilde buna mâni olmak için manevî bir mecburiyet hissetmemelerini teminen Italya bu sevkiyatı âleniyete vurmadan yapacaktır. Buna meydan vermemek icindir ki Valencia hükumeti Milletler Cemiyeti Konseyinin toplanmağa davet edilmesini istemektedir.» Le Populaire, şu mütaleayı yüriitü yor: «Londra komitesinde çahşmağa devam edılebilir. Fakat İtalyanın her an ademi müdahale kontrolunu tehlikeye düşüreceğini bilmek ve şimdiden buna mâni o'acak tedbirleri almak sartile.» Bayonne 27 (A.A.) İspanyol hükumet metbuatı Guadalajara cephesindeki taarruz esnasında Franco kuvvetleri tarafından kullanılmış olan yeni tipte Alman tayyareleri hakkında tafsilât veren ve geçen salı günü yazılmış olan bir mektubun suretini neşretmektedir. Bu tafsilâta nazaran ağır yağlı Diesel motörierile mücehhez olan bu tayyareler, 1000 kilo ağırlığında bomba taşıyabil • mektedirler. Süratleri saatte 300 kilo » metrodur. ilk defa Ispanyada kullanılmış olan bu tayyarelerin teknik vasıflan hakkında Almanyada kat'î bir ketumiyet muhafaza edilmektedir. Bu tayyarelerin ilk fa « aliyetleri bir felâketle neticelenmiştir, Tayyârelerden ikisi Andujarda üçü Guadalajarada düşürülmüş ve dört tanesi de hükumet a\cı tayyarelerinin ateşile sakatlanarak yere inmeğe mecbur ol * muştur. Amerika sosyalistlerinîn gönderdikleri bayrak Valansiya 27 (A.A.) Amerika sosyalist partisinin mümessili San Baron. Dış Bakanı Alvarez Delvayo'ya Amerika sosyalist sendikalarının îspanyol işçilerine hediye ettiği bayrağı vermiştir. San Baron söylediği kısa nutukta, A * merika milletlerinin, İspanyol proletar < • yası tarafından kahramanca müdafaa edilmekte olan davaya karşı sempatisini Bakana temin etmiştir. Delvayo Amerika delgesine bu mü • heyyiç hattı hareketten dolayı teşekkür ettikten sonra demiştir ki: « Amerika vatandaşlarına şunu söyIeyiniz: Muzaffer olduğumuz gün bu bayrak, cumhuriyet ordusunun muharebe cephelerinden müşterek davamızm zaferile birlikte getireceği kan ve şerf sancaklarının yanıbaşında bulunacaktır.» İspanyol kabinesi değişiyor Milislerle beynelmilel kuvvetler arasında ihtilâf maçını İngilizler 20 kazandılar. Bayındırda bir pazar yeri açıldı Bayındır (Hususî) Kazamızın, muh yada fiatlann inmiş olmasıdır. telif mahsulleri ve zeytinlerile tanınmış olan Falaka köyünde, bu civar iktısadî münasebet ve muamelelerinde faydalı Tarihî ve edebî roman. Bu eserolmak üzere haftada bir pazar kurulde Türk gücü, Türk zekâsı, Türk ması kararlaştırılmış ve ilk pazar, bizinceliği bütün parlaklığile görüzat kaza kaymakamile diğer ileri gelennür. Eser baştan başa şiirdir, talerin huzurile açılmıştır. Köy, bugünü rihtir. felsefedir, san'attır. M. Turhan Tanm kaleminden çıkmıştır. bir bayram olarak geçirmiş, misafirleriFiatı bir lira. ni ağırlamış ve Bayındır Halkevi bandosu da hazır bulunmustur. raya kadar düşmüştür. Buna sebeb îtal Rabat 27 (A.A.) Verdad radyosu saat 23 te bildirmiştir: Emin bir membadan aldığımız malu mata dayanarak temin edebiliriz ki, Guadalajara cephesinde Tracenay yakınmda kanşıklıklar devam etmektedir. Bey nelmilel kuvvetlerle milisler arasında şiddetli münakaşalar olmuş, beynelmilel kuvvetler milisleri dağıtmıştır. Milisler den 14 ölü ve 37 yaralı vardır. Birkaç ZEYNEL AKKOÇ saat sonra hâdiseler tekerrür etmiş ve hakikî bir muharebeden sonra tank kul Yumurta fiatları düşüyor lanan milisler beynelmilel fırkadan 31 kiYumurta fiatları son günlerde 14,5 li şiyi öldürmüşlerdir. Barselon 27 (A.A.) Katalonya kabinesinin bugünkü toplantısından sonra Companys gazetecilere beyanatında, kabine buhranı vuku bulduğunu söylemiş ve yann bu hususta bir tebliğ neşredileceğini bildirmiştir. Companys, yeni hükumetin kimlerden teşekkül edeceğinin ne yarın, ne de öbür gün belli olamıyacağını ilâve eylemiştir. Bilbao'da bir hâdise Salamanka 27 (A.A) Bilbaodan alınan haberlere göre, Bask hükumet erkânile sendikacılar arasmdaki gerginlik artmıştır ve her an daha tehlikeli bir şekil almaktadır. Marksist mülteciler anlatıyor: Bask hükumeti reisi Aguire, sendikalar divan azasmın tevkifini emretmiştir. Buna da sebeb hükumeti devirmek üzere silâhlı bir isyan hazırlanmakta olmalarıdır Sendika» cılar bunu Valansiya hükumeti nezdinde telgrafla protesto etmişlerdir. Valansiya hükumeti bunun üzerine mevkuf sendikacı rüesanın derhal tahliyesini telgrafla emretmiştir. Bask hükumeti bu emri kendi işlerine müdahale mahiyetinde telâkki etmiştir. Binaenaleyh bu hâdisenin Bilbaoda vahim neticeler tevlid etmesi bekleniyor. doğdu» apartımanma girdi. Üç numaraya çıktı. Kapıyı açan hizmetçi kız omj görünce sarardı. Korku ile geri çekildL Sert bir ses: Hanımefendi, evde mi? Diye sordu. Hizmetçi kız: Evde efendim. Cevabını verdi. İhtiyar zat pardösü sünü astı. Koridoru geçti. Salona yürii dü. Orada kimseyi bulamaymca hizmetçi kızın: Yemek odasmdadır. Ihtarı üzerine geri döndü ve hiddetle: Bunu vaktile haber versene. Dedı. Yemek odasında saçlanna ak düşmüş, tombulca, pembe beyaz bir kadın sofra başına oturmuştu. Yamnda oa iki yaşlarında bir kız çocuğu vardı. Kapının açıldığını duyup ta onu görünce yerinden sıçradı. Gülmedi ve sevinmedi. Bilâkis telâş etti: Ay siz misiniz? Ne zaman geldiniz paşam? Hiç haberimiz yoktu... Hizmetçi arkasından geliyordu. İhti * yar cevab vermiyerek sofranın karşısında bir koltuğa oturdu; dinlendi. Hanıma: Yemeğinize devam ediniz. Ben de yiyeceğim... (Arkası var) İhtilâlcilere göre vaziyet Akından Akına Salamanca 27 (A.A.) Bu gece neşredilen resmî bir tebliğde ezcümle şöyle denilmektedir: «Düşman tayyareleri Huesca ve Sa ragosse kasabalannı bombardıman etmişlerdir. Bombardıman neticesinde birkaç kişi ölmüş ve yaralanmıştır. Madrid cephesinde Majadahonda ve Aravaca mmtakalarında milisler tarafından yapılan hücumlar geri püskürtülmüştür. Ferdiyi karşılarmda buldular. Ateşli memur: Azmi Beyin çok selâmı var, geç miş olsun; dedi ve artık îstanbuldan u zaklaşmanıza lüzum olmadığı kanaatin de. Öyle mi? Sebeb? Ferdi, cebinden bir kâğıd çıkardı. Nuriye uzattı. Hasret te merakla eğilerek bu telgrafı okudu: j Köşe minderinin esrarı i Zabıta 83 Z b t romanı :8 3 Bunlar içinde size birkaç isim sayabilirim. Fakat bunların kimin nesi ol duklannı, ne i^ yaptıklannı, nerede oturduklarmı bilmiyorum. Bu isimlerden bir ikisi: Sanderling, Jan Diyamandi, Ma dam Maryam, Zehra Hanımefendi... Ferdi, bu isirnleri not defterine kaydederek: Sizçe Prens Rızkullahla Samoilof ayni adamlar mıdır? Hasret güldü: Şüphe mi var? dedi. Eğer son hâdise sizi aldatıyorsa bunun sırrını çoktan öğrendik. Son hâdise hangisi? Nuri müdahale ederek anlattı: Prens Rızkullahıa, İstanbul Millî Tütün şirketindeki intiharmdan bahset mek isitiyor. Bu intihardan sonra Samo ilofun ortaya çıkışı hepimizden çok Hasreti hayrete düşürmüş. Çünkü biliyorsu nuz ya, Hasret bir taraftan Prens Rız kullahın guya kansı, diğer taraftan Samoilofun muavini idi. Onun için bu iki adamın ayni olduğunu en iyi bilen oydu. Fakat intihan öğrendikten sonra Samo ilofun, karşısına çıkışı, zavalhyı o kadar şaşırtmış kı... Halbuki? Hakikat nedir? Hakikat Samoilofun vaziyeti teh likeli görünce sadık uşağı îsmaili alelâ cele Prens Rızkullah maskesile Azmi Beyin karşısına göndermif olmasmdan ibarettir. Hani şu, sizin yanınıza verilen uşak mı? Evet, ta kendisi... > Anlaşılıyor. Ferdi, sustu, düşünüyordu. İki genc de, otomobilin arkasında derin bir sükuta dalmışlardı. İkisi de ellerine geçen dosyada sanrlara birbiri arkasıra göz gezdiriyor; kendilerini alâkadar eden bu evrak içinde hemen bulabilecekleri en canlı noktayı araştırıyorlardı. Nuri birdenbire: İşte! dedi. Elindeki evrak arasından bir tanesini ayırarak Hasrete uzatü ve bir noktayı işaret etti. Bu seyrek satırlar içinde şu notlar vardı: Babası: A. F. Anası: Dü. Tevelliidü: 1311 Elimize verildiği iarih: 1316 Asd ismi: Nerime Bemm koyduğum isimler: Davud ve Hasret... Onde strapontende oturan Ferdi merak etti. Eğilerek bu notlara baktı. Ba basmın ismi A. F. diye işaret edildiğini gördü: Eğer bu defter ve bu dosya size babanızı yalnız A. F. olarak tanıtacaksa gayretlerimize yazık. Hasret biraz meyus oluyordu. Fakat dosyanm alt tarafında bu iki harfin ta malanacağı memul değil miydi? Otomobil olanca hızile kâh trene muvazi, kâk denize doğru, kâh bayır inerek, kâh bayır çıkarak İstanbul minarelerine yaklaşırken Nuri de Hasret kadar me rak ve heyecanla bu defterleri kanştır mağa devam ediyordu. Burada bir adamın hususî hayati, yaşayışı, serveti, bir kadının acılan, endişeleri, ümidleri ve bir ailenin serveti, hususiyeri yazılıydı. U Biribirîmizi ve kinlerimizi unuta • lım. Nuri ile Hasrete saadetler dile rim. Samoilof Telgrafm çekildiği yer Edirne idi. Ferdi ilâve etti: Nuri: Telgraf elimize geçtiği zaman o, Evet, dedi. Biz de Öyle düşünü hududu geçmiş olacak. yorduk. Bir aile Ben şimdi beni merakla bekliyen Akşam saat dokuza yaklaşıyor. TramHasan Azmiye gideyim. Ona malumat vereyim. Sonra yann sabah gelir, sizi bu vaylar hıncahınç dolu. Tünelden tram lurum. Bana ihtiyacınız olacak. «Ber vaya binen ihtiyar, beyaz sakallı, ağır tavırlı bir zat, ayakta kalmaktan hiç te lin» oteline yerleşiniz. Olmaz mı? Ertesi günü, geç vakit yataklanndan şikâyetçi görünmiyerek Harbiyeye ka kalkabilen Nuri ile Hasret yarım saat dar geldi. Atladı ve Nişantaşına doğru sonra, kendisine telefonla haber verilen yürüyerek büyük cadde üstündeki «Gün zun uzadrya tafsil ediliyordu. Onlar bu tafsilâtı atlıya atlrya gözden geçirirler ken Ferdi kendi kendine: Babası A . F., anası Dü!.. Diye mınldanarak cebinden not defterini çıkardı. Biraz ev^rel, köşe minderi nin büyük gözünü araştınrken rasgeldiği çekmecelerdeki kayidleri aradı. Bu çekmecelerden birisinden şunları not etmişti: «Ahmed Fikri Paşa 1272 Lâleli, Sultanahmed ve Soğanağa...» Sesini çıkarmadı. Defterini kapadı. İstanbula gelmişlerdi. Köprüyü geçerlerken Ferdi dedi ki: Siz doğru bir otele gidiniz ve istirahat ediniz. Bir iki gün orada kalırsınızSonra İstanbulda kalmakla Avruya gitmek arasında bir karar verirsiniz. Hasan Azmi Beye İstanbul Millî Tütün Şirketi müdürü İstanbul
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog