Bugünden 1930'a 5,466,273 adet makale



Katalog


«
»

27 Mart 1937 CUMHURİYET SON HABERLER TELEFON Hâdiseler arasında • •• TELGRAF v* TELSiZLE Tarih alâkası abataş lisesi tarih muallimi Samih Tansu, ihtısas hak kında yazchğım fıkra üze rine bana gönderdiği mektubda soruyor: «Mekteb eserlerinden başkası nın ne okuyanı, ne alıp basanı ve ne de tavsiye edecek bir resmî makamı vardır. Bu ferait altında senelerce çalışıp hazırladığınız bir kitabı bastıramıyacak veya satamıyacak olduktan sonra, değil bir kâr mülâhazası, hatta masrafı çıkarmak imkânı dahi yoktur. O halde istediğiniz şekilde bir tarih eseri meydana getirmek niçin ve kim için?» Bu «kim için?», bizde tarihî romanın her çeşidine karşı halkın iptilâsına mukabil, tarihe karşı alâkasızlığını bir kere daha tebarüz ettiriyor. Arayıcısı ve okuyucusu olsaydı hernevi tarih eserinin basanı da, satanı da, tavsiye edeni de bulunurdu. Günde lik gazetelerdeki tarihî romanların hepsi, ayrıca kitab haline gelebilmek için muhtac olduklan tâbii, kâğıdı, mürekkebi, vitrini kolayca buluyor lar; çünkü, az veya çok, alıcılan vardır. Değerli ve muhterem arkadaşı mız M. Turhan Tan, evvelki günkü fıkrasında, tarihî roman yazanlardan ayrıca tarih eseri beklemekte beni haklı bulmadığmı yazıyordu. Meslektaşımın zannettiği gibi, ben ne tarihî roman müelliflerinden tarih, ne de müverrihlerden tarihî roman beklediğimi ima eden tek bir satır yazmış değilim. Sadece tarihe karşı alâka ve müverrih kıthğından bahsettim. Mektub gönderen öğretmen Samih Tansu da pek haklı olarak bu alâkasız Iıktan şikâyetçidir. Avam Kamarasında son AdisAbaba hâdiseleri Amerikalılara iltica eden 700 Habeş, sefaretin önünde boğazlanmış Lloyd George «3000 senelik bir milletin mümessili Ras Desta köpek gibi öldürüldü ve Avrupa milletleri sustu» dedi IBaştaraft 1 Inci sahi)ede\ hükumetinin bir tahkik komisyonu gönderilmesine dair Necaşi tarafından yapılmış olan teklife muzaheret etmesini istemLş ve demiştir ki: « Italya, AddisAbabaya bir tahkik komisyonu gönderilmesine müsaade etmekten imtma eylediği takdirde Milletler Cemiyeti 50 millet namına ir\fıalini beyan ve izhar etmelidir.> Meb'uslar, boğuk ve heyecandan tıtriyen bir sesle İtalyanın Habeşistandaki siyasetini tenkid eden Lloyd George'u dınlemiştir. Hatib, şahsan kıymetli ve dürüst bir asker olarak tanımış olduğu Mareşal Graziani'ye yapılan katliâmlardan dolayı teessüf etmiş olduğunu, Musolininin de bu teessüfe iştirak eylemiş olduğunu söylemiştir. Ras Desta hakkmdaki sözlerini hararetli alkışlar arasında: <Ras Desta, üç bin sene müstakil yaşıyan bir milleti temsil ediyor ve memleketi için mücadele ediyordu. Bir köpek gıbi öldürüldü ve Mılletler Cemiyetinin başlıca azası bir kelime bıle protestoda bulunmadı. Bu ayıbdır.» diye bitiren Loyd Corc'a ve Henderson'a hükumet namına cevab veren Cranborne ezcümle demiştir ki: « Meclis, İspanya vaziyetine esasen vâkıftı. Ve ben Avam Kamarasında bir suale cevab veren Eden'ın söylediklerine şimdilik bir şey ilâve edecek değiCranborne. bazı gazete haberlerini yalanlıyarak gönüllü gönderlimesi yasağına riavet edildiğini bildirmiş ve meselenin Milletler Cemiyetine verilmesi imkânını tetkik ederek, böyle bir talebin İspanya hükumeti tarafından yapılması icab edeceğini ve böyle bir taleb yapıldığı takdirde İngiltere de dahil olduğu halde bütün konsey azasımn bunu tam bir itina ile tetkik edeceklerini söylemiştir. Cranborne, azanın endişelerini tamamen teslim ve vaziyetin inkisarı mucib olduğunu kabul etmiştir. « Hükumet bu hissiyata iştirak eder ve fakat muhalefetten, şimdiye kadar kâfi derecede takdir etmediği vaziyeti nazarı dıkkate almasını ister. Öyle bir noktaya gelmiş bulunuyoruz ki, düşünülmeden yapılacak bir hareket, esasen fena bir vaziyeti daha berbat bir şekle koyabilir. Hükumet ise, esasen müşkül olan bir vaziyeti ümidsiz bir hale getirmek istemiyor ve istemiyecektir.Eden'in de söylediği gibi, hükumet vaziyetin vahametini bilmektedir. Meclis, hükumetin mümkün olan tarzı halli bulmağa mütemadiyen çalıştığmdan emin olabilir.> AddisAbaba hâdiselerine gelince, Cranborne, daha evvel bu hâdiseleri bir haile olarak tavsif etmiş olduğunu ve buna bir şey ilâve etmeği muvafık bulmadığını bıldirmiştir. Meclis 4 nisana kadar dağılmıştır. 30 milyonla başarılacak büyük su programı Plânı tesbit edecek olan mütehassıslar Ankarada toplandılar İHEM NALINA MIHINA Bakalım, ne vakit şişecekler? 1 Başarılmış su işlerimizden bir numıtne: Ankarada Çubuk barajı Lloyd George'un hücumları Seker fabrikaları Balkan İktısad Kon« f evkalâde içtimaı seyi dün dağıldı On sene içinde Türk şe Konsey son toplantısını kerciliği çok geniş bir Yunan Başvekilinin riyaseti altında yaptı inkişaf a ma^har olmuştur Ankara 26 (A.A.) Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim şîrketi fevkalâde ve ikinci alelâde heyetı umumiye içtimaını bugün İş Bankası içhyş salonunda yapmıştır. Şırketin ikinci fv yet senesi muamelâtına aid raporla I >^6 bılânço senesi meclisi idare ve murakıblar raporu okunmuş ve kabul edılmıştir. Alpulluda ilk şeker fabrikasmın ku rulduğu ve Uşak fabrikasının işlemeye başladığı 1926 senesinde bu iki fabrıkada işlenen pancar yalnız 4710 tondu, istihsal edılen şeker ancak 572 tonu tecavüz ediyordu. Ve köylüye pancar bedeli o larak ödenen para 70,650 liradan ibaretti. 1936 senesinde ise dört fabrikada işlenen pancar 409,892 ton, istihsal edilen şeker 65,885 ton ve köylüye ödenen pancar bedeli ise 3,048,560 liradır. Atina 26 (Hususî) Balkan İktısad Konseyi bu sabah yaptığı umumî içtimada üç encümenden gelen raporları tasvib etmiştir. Konsey akşama doğru Başvekil Metaksasm riyasetinde son toplantısını yaparak dağılmıştır. Tebliği resmî neşredilecektir. * * * Balkan Antantı İktısadî Konseyi toplantısına iştirak eden murahhas heyetimiz önümüzdeki pazartesi günü Polonya vapurile şehrimize dönecektir. Heyete riyaset eden Trabzon meb'usu Hasan Saka, buradan Ankaraya giderek Kon seyin bu seferki mesaisi üzerinde hüku mete izahat verecektir. Ankara 26 (Telefonla) 30 milyonluk büyük su projesinin tatbikatı et rafındaki çahşmalara devam edıliyor. Dahiliye Vekâletinin davetile şehrimize gelen su işleri müdürleri yapılacak işleıi tetkike ve malzeme vaziyetile etnik postalarının çalışma şekillerini tetkike baş Iadılar. Bu postalara aid kadro Vekiller Heyetinden çıktığından tayinler yapıl mak üzeredir. Postalar dört mıntakaya ayrılmıştır. Birinci mıntakadaki postalar şunlar dır: Susığırlık 3, Bakırçay 2, Manisa 4, Büvükmenderes 4 posta. ikinci mıntakada: Adana 4, Malat ya 2 posta. Gene arkadaşımız M. Turhan Tan Naima ve Cevdet Paşaların birer müverrih değil, vak'anüvis olduklan mütaleasındadır. Bizdeki tarih alâkasızlığı, hatta meslektaşımızın müverrih telâkki etmediği bu iki adam aya[Başmakaleden devam] nnda bir vak'anüvisin çıkmasma bi yoruz ve karışmıyacağız demek biraz gale mâni olmuştur. Rahmetli Abdur rib görünmekten kurtulamıyordu. Ancak rahman Şerefi Naimanın hizasma karışmazhk prensipini takib edenler, ve koymamakta ısrar edersem beni ma ezcümle İngilizler bir kere iş bu merhazur görmiyecek tarihçi yoktur, sanı leye kadar götürüldükten sonra İspanyarım. daki yabancı askerlerin geri alınması için Bütün temennimiz, tarihe karşı ikinci bir tesebbüs yapmağı kendi plânumumî alâkanın menkıbeden ve ro larına koymuş bulunuyorlardı. manesk vak'adan hakikî bir tarih teVaziyetin gene sakat diğer fena bir cessüsüne ve tefekkürüne yükselme tarafı da şurada idi: Almanya ile Italya sidir. Tarihî roman, öz tarihin iptidaî İspanya için meşru hükumet olarak Gebir tekâmül merhalesi olabilseydi bi neral Franco teşekkülünü tanımışlardı. ze yann için ümidler verirdi. Fakat Fazla olarak Italya bu dahilî harb so görüyoruz ki iştahlıları epey bir ka nunda sosyalist tarafm galibiyetile ta Iabalık teşkil eden tarihî romanları hakkuk edecek herhangi sol bir hükumet mızın çoğu, ne tarih ve ne de roman şeklini asla tanımıyacağını ilân etmiş budır: Ilme olduğu kadar edebiyata da lunuyordu. Demek ki İtalya ve Almanuzaktırlar. Istisnalan unutmak hatı yaya göre yalnız General Franco'yu varımdan geçmediğini bir kere daha ilâ ziyete hâkim kılan bir netice kabul olu ve ederim. nabilecekti. Uçüncü mıntakada: Sakarya 2, Samsun 2, Kayseri, Aziziye 1 posta. Dördüncü mıntakada elyevm yapıl makta olan Bursa ovası iska işlerile Küçükmendereste 1, Aziziyede 1, Vanda 1, Erzincanda 1 posta. Teşkilât bir umum müdürün idare sinde bir umum müdür muavini, fen he yeti reisliği, İşletme idaresi, Muamelât müdürlüğü ve müşavirlikten ibarettir. Müşavirliğe tsviçreli mütehassis Dr. Grüner tayin edilmiştir. Fen heyeti Türk mühendisleri ve ecnebi mütehassıslarla takviye olunacak tır. ispanya harbinin varabileceği selâmet sahili Dahiliye Vekili Malatyaya gidiyor Elâziz 26 (Hususî muhabirimiz den) Şükrü Kaya, Ordu Müfettişi Kâzım bugün Elâzize geldiler. Coşkunlukla karşılandılar. Müfetrişliği, Halke\ini ziyaret ettikten sonra Malatyaya hareket ettiler. ° ngiltere, deniz hakimiyetile yaşıyan II bir imparatorluktur. Bu hakimiyeti kaybettiği gün, imparatorluk darmadağın olur. Onun içindir ki İngilizler, kendi deniz hakimiyetlerini tehlikeye düşüren veya İmparatorluk deniz yollarmı uzaktan tehdid eden her devleti ezmenin yolunu bulmuşlardır. İspanya, Fransa, Rusya, Almanya bunun misalleridir. Gidişe bakılırsa sıra İtalyaya gelmiştir. İngiltere, Büyük Harbin sonundaki Tevfik Fikretin meşhur terkibile söyli yeyim «hânı yağma» da karnmı tıkabasa doyurduktan sonra, bir müddet dinlenmek için silâhlarını bir yana bıraktı. Bu devreyi, yazın, sıcak bir gününde nefiî bir yemekten sonra, Büyükadadaki köşkünde, siyest yapan şişman bir zenginin, öğle uykusuna benzetebiliriz. Göbekli zat, tatlı tatlı horlarken kapının önünde kavga eden aç ve yaramaz çocuklar, şekerlemesini bozdular. O, şöyle uzandığı şezlongdan mahmur mahmur baktı ve bağırdı; kurusıkı bir tehdidle aç ve yara maz çocuklan sa\Tnak istedi. Fakat kor kan olmadı. Hatta çocuklar gelip bahçe kapısından içeri girdiler ve yolunun üs tündeki kapıcı kulübesine veya bahçıvan odasma yerleştiler. Şişman adam biraz daha kımıldandı. Bastonuna el uzattı. Aç ve yaramaz çocuklar gene aldınş etmediler. Saym zenginin ayağa kalkmaktan üşendiğini, rahatını bozmak istemediğini görerek cüretleri daha artmıştı. Gelip, köşkün asıl kapısı önüne yerleşmeğe kalkıştılar. Göbekli adam, böyle grvşek ve tembel davranırsa, yaramazlann köşkün içine de gireceklerini anladı ve yerinden fırlıyarak bastonuna sanldı. Hatta işi daha ciddî tutarak bir müddettenberi duvara asılı bıraktığı tabancasmı da eline aldı. îngiltere, dünya politika âleminde eskisi gibi sözünü dinletebilmek ve söz dinlemiyenleri yola getirmek için öğle uykusundan vazgeçmek lâzım geldiğini anlamışhr. Onun için dominyonlann da yardımile görülmemiş bir surette silâhlanmağa karar verdi. Bugün silâhlanmak için sarfına karar verdiği milyonlarca Ingiliz lirası bir başlangıcdır; asıl büyük silâh lanma plânı, Kralın taç giyme merasi minden sonra toplanacak olan İmpara torluk konferansında dominyonlann da iştirakile kararlaştırılacaktır. İngiltere, bugün Büyük Britanya adasını müdafaa etmek için hava ordusunun lüzum ve ehemmiyetini tamamile takdir etmekle beraber, împaratorluğu korumak için, donanmanın daha mühim bir silâh olduğunu da gayet iyi biliyor. Ingiliz hava ordusu, yepyeni tayyarelerle teçhiz edilmektedir. 1938 yılı başmda, İngiliz hava ordusunun hazarî mevcudu 2832 birinci saf tayyareden mürekkeb olacaktır. Bu mevcudün her 2 veya 3 tayyaresi için, depolarda 1 tane de ihtiyat tayyare bulunacaktır. Dominyonların tayyare kuvvetleri de 600 ü bulacaktır. Bütün bu tayyareler, hep en son sistemdir. Yeni avcı tayyarelrinin sürati saatte 480 kilometrodur. Bombardıman tayyareleri 1000 kilo bomba ile 1500 kilometro mesafeye gidip gelebilirler. Hava ordusu için, 1936, 1937, 1938 senelerinde, her yıl 100 milyon İngiliz lirası sarfına karar verilmiş ve 1935 tenberi ise başlanmış olmasma rağmen, deniz ordusunun da tezyidine karar verilmiştir. Bir Fransız gazetesinin Londradaki da imî muhabirinin verdiği malumata göre 1937 1938 bütçesinde bahriyeye 105 milyon rngiliz lirası tahsisat konulmuş tur ki bu para 1932 de ordu, donanma, hava bütçelerinin yekununa müsavidir. 1937 senesinin 80 yeni gemiyi ihtiva e den inşaat programında bilhassa şu gemiler dahildir: 3 zırhh: Herbiri 35,000 tonluk, 2 tayyare gemisi: Herbiri 23,000 tonluk, 5 kruvazör: Herbiri 8000 tonluk, 2 kruvazör: Herbiri 5300 tonluk, 16 muhrib, 7 denizaltı gemisi. 1937 senesi biterken tezgâhlarda 148 geminin inşaatı, azamî gayretle ileri götürülmekte bulunacaktır. Bütün bu malumatı veren Fransız gazetecisi bu gemilerin en mühimlerini şöyle hulâsa ediyor: 5 zırhh, 21 kruvazör, 5 tayyare gemisi, 49 muhrib, 19 denizaltı gemisi. İngiltere Uzakşarkı da gözönünde tutarak Singapur'u süratle tahkim etmektedir. 20 mil mesafeyi döven ağır sahil bataryalan şimdiden yerlerine konulmuş tur. Tahkimat 1939 da bitecek ve burası zaptedilmez bir deniz kalesi halini ala caktır. Merkezi Singapur olmak üzere, ILutfen sahifeyi çeviriniz\ Ziraat Bankası memurlarının tekaüdlük müddeti Ankara 26 (Telefonla) Ziraat Bankası yeni kanun lâyihası bütçe encümeninde bugün de müzakere edildi. Lâyıhanın müzakeresi tamamlanmış gibidir. Encümenlerde bazı maddçler tadil edilmiş, bu arada banka memurlarının tekaüdlük müddeti 35 sene olarak tesbit edilmiştir. Bütçe encümeninin bugünkü müzakeresinde İktısad Vekili Celâl Bayar ve Ziraat Bankası umum müdürü Kemal Zaim de hazır bulunmuşlardır. PEYAM1 SAFA Holanda ticaret anlaşması Ankara 26 (Telefonla) Holanda ticaret anlaşması Yüksek Tasdika arzolunmak üzere Başvekâlete verildi. Son klering anlaşması da Vekiller Heyetince kabul olundu. Mustafa Kuseyri Ankaraya geliyormuş! Antakya 21 (Hususî) Eski Nazırlardan ve son defa Antakya meb'usu seçilen Mustafa Ku seyrinin yakında Ankaraya gideceği haberi, efkârı umumiyede hayret ve endişe uyandırmıştır. Bu seyahatın manası ve mahiyeti hakkında birçok Mustafa Kuseyri tahminler yürütülmektedir. CVMHURÎYET Bu adam son Suriye intıhabatı başladığı zaman. Hatayda kat'î ekseriyeti teşkil eden Türk kütlesinin iştirak etmemesine rağmen, uydurma reylerle guya Antakya meb'usluğuna seçilen zattır. Bu yüzden Sancak Türklerinin tam infialini de kazanmış ve Şama gitmiştir. Bu itibarla kendisinin Türkiye Cumhuriyeti hükumet merkezine gelmesi hayli uzak bir ihtimal dahilinde olabilir. On sene zarfında memlekette 324,450 Ankara 26 (A.A.) Reisicumhur ton şeker istihsal edilmış ve bu senelerin Atatürkle Irak Kralı Birinci Gazi arabeynelmilel vasatî fiatlarına nazaran 34,495,000 liranın memleket dahılinde sında aşağıdaki telgraflar teati olunmuştur. kalması temin edilmiştir. Majesle Birinci Gazi Raporun en mühim kısmı şeker istih Irak Kralı lâkâtımıza temas eden kısmıdır. Şeker BAĞDAD sanayiınin bir elden idaresine tekaddüm Doğumlarının yıldönümü münasebe eden zamanlarda 50 bin tona düşmüş otile majestelerine en samimî tebriklerimi lan umumî şeker ıstıhlâkımız 1935 hazi takdim eder, şahsî saadetlerile dost Ira ranmda şirketin teşkkülıle maliyetlerin kın refah ve ikbali için halisane temennidüşürülmesı ve fıatların indirılmesı üzerılerimi arzeylerim. ne çok seri bir yükseliş göstermiştir. Fıat K. Atatürk tenzilınin .beş aylık tesirile 1935 bilânço Fahameilu Kamâl Atatürk senesi sonunda 61 bin tona yükseien ANKARA senevî isrihlâk mıktan 1935 malî sene Doğumumun yıldönümü münasebetile sine nazaran 70 bin tona baliğ olmuştur. 1936 bilânço senesi sonunda elde edilen zatı fahimanelerinin mültefit telgrafla nndan dolayı kalben mütehassis oldum. istihlâk yekunu ise 72 bin tondur. Halisane teşekkürlerimin kabulünü rica 1936 malî senesi nihayetinde ise istiheder, zah fahimanelerine sıhhat ve saalâkin 75 bin tona çıkması tahmin edil det ve dost Türk milletine refah ve ikmektedir. bal temenni eylerim. Kral Leopold'ün Başvekille Caziyülevvel Atatürk, Irak Kralının doğum yıldönümünü tebrik etti İngiltere ile Fransanın fikirleri böyle değildır. Onlar dışandan yeniden yeniye müdahaleler olmamak şartile dahilî İspanyol cidali herhangi bir neticeye vardıktan sonra İspanyanın kendisi için ihtiyar edeceği hükumeti kabule razı ve hazır olduklarını söylüyorlardı. Onlara göre b,u hükumet Franco hükumeti de olabilir, baska bir hükumet te. Elverir ki hükumeti ve şeklini bütün bir hürriyetle İspanyol milletinin kendisi tayin ve kabul etmiş olsun. Karışmazhk kararlarının son safhala nndan sonra içlerinde birçok İtalyan bulunan General Franco kuvvetlerinin Guadalajara'da muvaffakiyetsizliğe uğra maları üzerine İtalya bu muvaffakiyet sizliği kabul ve hazmedemiyen sert bir çehre göstermiş, bundan da oldukça derin gideceği anlaşılan hâd bir buhranın başlangıcı başgöstermiştir. İspanyada başka bir tesirle bir komünist hükumetinin mevki tutmasmı belki hiçbir devlet arzu etmez. Fakat yalnız italyan ve Alman tesirile oraya münha sıran bu iki devletin istedikleri bir idarenin hâkim olmasını da başkaları hoş görmez. Hususile böyle bir hükumetle İtalya ve Almanya arasında sıkı ve kuvvetlı münasebeteler teessüs ve takarrür etmiş veya edecek olmasından şüphe edildiği zaman. Bu şeklinde mesele bütün Avrupa, bütün Akdeniz ve bütün Afrika meselesi demek olur. Zaten İspanya kargaşalıklarından bir Avrupa harbi çıkması ihtimalini korku ile derpiş edenler hep ortadan bu ihtimalleri uzaklaştırmak istiyorlardı. îş Bankası umumî heyeti toplantısı Ankara 26 (Telefonla) Türkiye îi Bankası umumî heyeti pazartesi günü toplanacaktır. Kaymakamlar arasında tahviller Ankara 26 (Telefonla) Dahiliye Vekâleti kaymakamlar arasında yeni tayin, tahvil ve becayişler yapmaktadır. Bu husustaki kararname projesi hazır landı. Maliye Vekilimiz Pariste Paris 26 (A.A.) On beş gün denberı Fransanın cenubunda bulunan Türkiye Maliye Vekili Fuad Ağralı, bugün Parise gelmiştir. Muhtac köylülere verilecek arazi Ankara 26 (Telefonla) İskân kanunile muhtac yerlilere ve muhacirlere 2 ile 5 dekar arasında bağ ve meyvalık verilmekte olduğu malumdur. Muhacir iskân ve muhtac köylüye arazi dağıtıl ması gibi faydalı ve mecburî işler dururken bazı yerlerde memur, tüccar ve bu nun gibi muhtac olmıyânlara bağ ve meyvalık olarak sulu ve verimli arazi veril mekte olduğu anlaşılmıştır. Şimdiye kadar muhtac olmıyanlara verilen araziyi muayyen müddetler içinde verimli hale getirenlerin parasız Tapuya bağlanması takarrür etmiş olmakla beraber badema toprağa muhtac köylülerden başkasına kat'iyyen arazi verilmemesı alâkalılara tesbliğ edilmiştir. etmekten ibaret olmalıdır. Eğer bütün devletler bu esasta ittifak edemezlerse İspanya işlerinin ergeç bir Avrupa cidaline kapı açması ihtimali çok kuvvetlidir. Avusturya ve Çekoslovak başvekilleri görüştüler müzakereleri Brüksel 26 (A.A.) Kral Leo pold, dün aksam Başvekil Van Zeeland ile Hariciye Nazırı Spak'ı kabul etmiş ve sanıldığına göre Londra konuşmaları hakkında nazırlara izahat vermiştir. Ponsot Pariste Türk talebelerine çay verdi Los Angelos'ta şiddetli Paris 26 (A.A.) Anadolu ajansının hususî muhabiri bildiriyor: zelzele oldu Fransız büyük elçisi Ponsot ve refikası Siyasî Bilgiler mektebindeki Türk talebeyi evlerinde çaya davet etmişlerdir. Aile dostlarile Hariciyeden meslektaşlan gelmişti. Ev sahibleri genclerimizi ne zaketle ağırladılar. Ankaradan, şefleri mizden, sempati ile konuştular. Haftaya Ankaraya döneceklerdir. Izmir Musevileri ve türkçe İzmir 26 (Hususî muhabirimizden) îzmir Musevileri bir gazetedeki açık davet üzerine pazar akşamı ibadethanele rınde bir toplantı yapacaklar ve badema daima türkçe konuşmağa karar vereceklerdir. Viyana 26 (A.A.) Resmen te yid olunduğuna göre, Çekoslovakya Başvekili Hodza Viyanadan geçerken bu seyahatten istifade ederek Başvekil Schuschnigg'i ziyaret ederek kendisile görüşmüştür. Avusturya ajansı neşrettiği bir tebliğ de, bu ziyaretin hususî mahiyette oldu Eğer büyük Avrupa devletlerinden ğunu ehemmiyetle kaydeylemektedir. herbıri İspanya yüzünden yenı bir Cıhan Harbi çıkmasını istemiyorlarsa İspanyada adma dahilî denilen harbi durdurmak için müessir müdahale etmek hususunda Los Angelos 26 (A.A.) Şiddetli samimiyetle elbirliği etmek mecburiyetinbir zelzele dün iki defa şehri sarsmıştır. dedirler. Harbi körüklemek ve herkes isCenubî Kaliforniya'da vâsi bir sahada tedığı yere sürüklemek ıçın değil, harbi durdurmak için müdahale. da yer sarsılmıştır. Hasarat yoktur. Harb durdurulurken konacak şart isSan Diego'da ayni saatte yüksek bi naların kapı ve pencereleri ihtizaz etmiş panyada herhangi bir tesire tâbi olmıyase de sokaktan geçenler zelzeleyi hisset cak intihabatla millî îspanyol hükumetimemişlerdir. nin vücude gelmesini istemekten ve temin YUNUS NADl
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog