Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

13 Mart 1937 CUMHURİYET SON HABERLER... TELEFON TELGRAF Hâdiseler arasında v* TELSiZLE Tecrübe karşısında eneral Franko gene ilerli yor. Düne kadar, ona muhalif ajanslann dilinde Franko ordularının adı «asiler» di. Birkaç gündür bu tabir kalktı, şimdi Franko ordularına sadece «Frankistler» denmeğe başladı. Franko orduları ilerledikçe her on kilometro başında, muhalif ajansla nn dilinde şu unvanları alıyor: 1. Asiler, 2. Ihtilâlciler, 3. Frankistler, 4. Milliyetperverler. Tam zafere kavuştuktan sonra bu ordulara «beşeriyeti kurtancılar» unranı verilmiyeceğini kimse temin e demez. Fakat ayni ajanslar, Franko mağlub olduğu takdirde, orduları na «haydudlar, şakiler, canavarlar ilâh...» diyecektir. Ben Ankarada iken bu ajanslar dan birinin muhabirine niçin Franko ordularına verilen unvanların harb vaziyetine göre sık sık değiştiğini sormuştum. Muhabir gülerek şu cevabı verdi: Tarihin her devrinde ve dünyanın her yerinde galibin adı kahra man, mağlubun adı serseridir. Mahud «yaşasın!» hikâyesi. Ajanslar da «yaşasın!» diye bağırıyorlar ve «hangi taraf?» diye sorar sanız: Daha belli değil! cevabını ve riyorlar. Belli olan birşey var ki, o da, hakkı ve kuvveti birbirinden ayn farzeden romantik fikirlerin tecrübe ö nünde gülünc olmalandır. Fransız istikraz tahvilleri rağbetle karşılandı Fransız Cumhurreisi radyoda söylediği bir nutukta halkı istikraza iştirake davet etti Paris 12 (A.A.) Bugün millî müdafaa istikraz tahvillerinin birinci tertibi satışa çıkanlmış olduğundan banka ve postane gişelerinin önünde istisnaî bir kalabahk birikmiştir. Her yerde alıcılar, gişelerin açılmasmdan evvel gelip beklemislerdir. Birinci tertib tahvillerin süratle satılacajzı şimdiden anlasılmıştır. tısadî kalkınmayı ve masrafların tahdidini tahakkuk ettirmeğe azmetmiştir. Diğer taraftan, kambiyonun zamân altına alınması, istikraza iştirak edecek olanlara, tam bir emniyet temin eylemektedir. istikraza iştirak edecek olanlar, ay ni zamanda hem iyi bir iş görmüş, hem de vazifelerini ifa etmiş olacaklardır.» Reisicumhur, sözüne devamla şöyle demiştir: « Memleket, 1926 senesinde Po incare'nin davetine icabet ettiği zaman millî kalkınma tahakkuk etmişti. O za manki müşkilât, yalnız harb hasaratının ve iktısadî inhitatın değil, ayni zamanda ortaya yeni bir takım teslihat yükleri çıkmasının mahsulüdür. Ecnebi memleket lerde yapılmakta olan umumî silâhlanma karşısında kara, deniz ve hava kuvvet lerimizin takviyesi bir zarurettir. Diğer taraftan kambiyoya müteallik zamânlar, kacmış olan san madenin ve sermayelerin Fransaya dönmesine medar olacaktır.» İHEM Dr. Hamdi Suad Aknaı Asil ve temiz Hamdi hoca! seni ölümünden sonra yaşatmak ruhlarına ilim aşkı ve feragat nefhettiğin bir ordu Türk hekiminin boynunun borcu olsunî Yazan : Doçent Operatör Kâzım ismail Gürkan Basit ve mütevazı bir Türk yuvasının yetiştirdıği yüksek bir kabiliyetti. Onu, yarım asırdan fazla aşınmadan, pürüzsüz sürüp götüren bu emsalsiz tevazuun içinde, geçen sene bugün kaybettik. Tıb tahsilini, içinde hürriyet ateşi yanan Demirkapıdaki Askerî Tıb mektebinde yapmış ve 1898 de hekim çıkmasını mütea kıb memlekette ve yabancı diyarlarda o zaman için çok meçhul ve iptidaî bir halde bulunan marazî teşrih ilmini tetebbüe süluk etmişti. Hamdi Suadin intihab ettiği tıb şubesi; yorucu, birçokları için zevksiz ve mukabilsiz bir didinme telâkki edilebilecek kadar ağır ve binaenaleyh revaçsız ve talibsizdi. Bütün ümid ve neşesile tahsil sıralarından ayrılan bir gene hekimin bu şubeye süluk edişi, başlıbaşına bir ömre şeref vermeğe yetecek kadar yüksek ve temiz bir ilim iştiyakını ıfadeye kâfi de ğıl mıdır?. Zevksiz ve revaçsız görünen bu ilmi ona zevkli ve revacda gösteren elbet bir görüş, bir telâkki farkı vardı. Demek ki ilim denen mefhuma o herkesten daha çok ve herkesten daha samimî sadıktı ve onun içinden zevkini de, neşesini de; ihtıraslannı tatmin edici bütün mesaibleri de çekip çıkarmasını biliyordu. O halde Hamdı, kalabahk içinde herhangi birisi değil, müstesna bir ferddi. Kaldı ki; saf ilim ihtırası ve feragat diye tavsif edeceğimiz bu hareketile büyüklüğünü yapmış ve tamamlamış değildi. Sahasında seneden seneye, günden güne yükselerek mesleğinin büyük başlarından biri haline geldi ve hatta, evet hatta, o ilmi yapanlardan biri oldu. îşte, hayatını dolduran mahsulleri; kabiliyetinin yüksek bir şahidi halinde ilmin sıcak sinesinde yaşıyor, marazî teşrih ilminin muhkem binasında Hamdinin eklediği parçalar, tane değil, küme halinde yükseliyor! Bilmem, ona «ilim adamı, büyük a dam» demek için daha başka hüccetler aramalı mıdır? "P * • H* * Ölümünün yıldönümünde NALINA MIH1NA Zavallı türkçe! Fransız Cumhurreisinin nutku Paris 12 (A.A.) Reisicumhur Lebrun, dün akşam radyo ile Fransız milletine hitab eden bir nutuk söylemiş ve bunda, millî müdafaa istikrazı, millî bırlik lehinde beyanatta ve bir «sergi mütarekesi» yapılabilmesi için fırka müca delelerine ve siyasî mitinglere fasıla ve rilmesi tavsiyesinde bulunmuştur. Reisicumhur, bu istikrazm memleketin zarurî olan teslihatı için lâzım olan parayı temin için akdedilmekte olduğunu kay detmiştir. Lebrun demiştir ki: « Hükumet, bütçe muvazenesini, ik Merhum Hamdi Hoca şıfa ümidleri açan yollar çıkardı. Türk hekimliği, Hamdi Suadin şah sında tatbıkî san'atlara yol açan, tecrübî ve ana ilimlerdeki çahşmanın metodik bir misalini bulmuştur. Bu itibarla Hamdinin irfanımıza verdiği örnek paha biçilemiye cek kadar değerli olduğu gibi Hamdi; Türk zekâsının, Türk taharri kabiliyeti nin muvaffakiyetini yâd illere göstermiş olmakla da tekâmülün kusvasına er miştir. Hakikaten Hamdi Hoca, alâyişe, şa'şaaya lüzum ve ihtiyac hissetmeksizin köşesinde yalnız başına uğraşan bir Türk hekiminin ortaya neler koyabileceğini göstermiş ve bulgulanna milletlerarası bilgilerde bir ihtiram mevkii ayırtmak suretile de Türk ilminin, smırlar dışındaki alemdarlığmı yapmıştır. Bugünkü telâkkimizle ilim, elbette bütün dünyanın ve herkesin malıdır. Fakat; kültürümüzü ve millî yükselme şartları mızı bu herkesin olan maldan temin e derken onun arasında bizden olanların mahsullerine bir öz mal gözile baktığı mız ve bu hamulede öz mallarımızm miktar ve kıymetçe mümkün olduğu kadar fazla bulunmasını içten bir ihtırasla dilediğimiz muhakkaktır. İşte Hamdi, bey nelmılel neşriyata kendi adını koymakla, kendini değil, bu ihtirası duyanların hepsini sevindirmiş bir ilim kahramanımız halindedir. Hayatında gayret ve muvaffakiyetlerinin söylenmesinden, ilânından bir çocuk ihtirazile ürperen mütevazı Hamdinin asil ruhu, belki şimdi bile sırf ona ihtiram için yazılan ve söylenenlerden azab duyacaktır. Gayretine ve fedakârlığına yakışan takdir ifadelerini kestiğıni çok hatırlıyor ve bir tek gün şikâyet etmemiş olduğunu iyi biliyorum. Lâşeler arasında bir inziva halinde geçen ömrü, onu o kadar tatmin etmişti ki... (929) Ankara Tıb kongresinde kanser raporunu bitirip kürsüden indiği zaman «hocam, çok neselisin!» diyenlere «ev lâd, ben bugün için yaşıyordum» dememiş miydi?. Asil've temiz Hamdi Hoca! Seni öldükten sonra da yaşatmak, ruhlarına ılım askı ve feragat nefhettiğin bir ordu, Türk hekiminin boynunun borcu olsun! Bir nutuktan çıkan hâdise Viyana ile Berlin gene mi bozuşuyor? PEYAMİ SAFA Amerika, Berlin hüku İki taraf matbuatı tekrar atışmapa başladı metini protesto etti Washington 12 (A.A.) Hariciye Nazırı Hull, Laguardia tarafından sebebiyet verilen hâdise dolayısile Alınan matbuatınm şiddetli neşriyatını protesto etmesi için Amerikanın Berlin sefiri Godd'a talimat vermiştir. Hull'ün Nev>rork Belediye Reisi tarafından söylenen sözler dolayısile ge çende Amerika hükumetinin samimi teessürlerini bildirmiş olduğu hatırlarda d.r. Berlin 12 (A.A.) Amerika sefiri, bu akşam M. von Neurath'a M. Laguardıe'nın nutkundan sonra Alman gazetelerinde Amerika aleyhinde yapılagelmekte olan hücumları siddetle protesto eden bir nota tevdi edecektir. Berlin 12 (A.A.) Berlin siyasî mahfilleri bazı Viyana gazetelerinin Almanya ile Avusturya arasmdaki matbuat mütarekesine riayet etmediklerini teessüfle kaydetmektedirler. Telegraph gazetesinin bir haberi bunu isbat etmektedir. Bu habere göre himaye kıt'alan SS şefle rinden 200 kişi tevkif edilmiş ve 24 şef de ancak îsvicreye kaçmak suretile kurtulabilmiştir. Bu mahfiller, bu haberin tamamen uydurma olduğunu bildirmektedirler. Berlin 12 (A.A.) Avusturya siyasetinin Macaristan ve Çekoslovakyaya yaklaşma lehinde istikametini değistirmesi ve Guido Schmidt'in yakında Parise ve Londraya azimeri hakkında dolaşan şayıalar, siyasî mahfıllerde endışe uyandırmaktadır. Berliner Tageblat* gazetesi diyor ki: «Bu son seneler zarfında Avusturyanın giriştiği taahhüdat, bu memleketin siyasetinin Prague'in tatlı bir rüya gibı düşündüğü şekilde baska bir istikamet almasına müsaid değildir. Malî teşkilât Vekâlet bütün memlekette anket yapıyor Ankara 12 (Telefonla) Maliye Vekâleti memleket içindeki bütün teşkilâtının geçen seneki faaliyet verimini tesbit etmek üzere alâkadarlardan ma lumat istemiştir. Bu malumatm hakıkati tamamen ifade etmesine dıkkat edılecektir. Vekâletin en ehemmiyetli ve halkla temas halinde bulunan kısmı olmak iti barile muhasebe teşkilâtı vaziyetini tesbit ıçın vilâyet ve kazalara muhtelıf sualler sorulmuştur. Bu sualler arasında para olarak veya mahsub suretile yapılan tahsil ve tediyeler sayısı, kesilen para ve ita emirleri adedi, şahıslar zimmelinde görülen paraların kimler üzerinde bulunduğu, vilâyet ve kazada mukavele ve ihale ışlerının mıktarı, mütekaıd, dul ve yetimlerin adedi gibi birçok sualler vardır. Cevablar üzerine yapılacak tetkikleri yeni tedbirler takib edecektir. evgili okuyucularımdan biri, bana bir Musiki Yayım ve Nota Basımevi tarafından bastırılmış bir ilân gönderdi. Bu matbu ilân güzel türkçemizi feci yanlışlarla öyle baltalamış ki müteessir olmamak kabil de ğildir. Okuyucumun yanlarına birer numara koyduğu şu yanlışlara bakınız: Yüksek Kalderimda: «Yüksekkaldı rımda» olacak. Gerçek arttst tellerı: «î» lerin «I» olmasmdan sarfınazar, bu garib sözün manasını pek anlıyamadım. On adim: On adım. Yazisi: Yazısı. Cevrilmıs = çevrilmiş. Bir kelimede iki imlâ yanlışı. «Yazisi Türkçeye cevrilmıs metodlar en ucuz saiimla alacaksınız.» Bu çetrefil cümledekı «satimla» sözü «satımla» olacak amma, burada «satimla» nın da yeri ve manası yok! «Diitün musiki takım ve avadanlığı vt musiki avadanlığı duzellmek işinm en.» Musiki avadanlığı, musiki aletleri demek olacak. «Düzeltmek» sözünde «ü» yerine «u» ve «işinın» sözünde «I» yerine «I». Bu adam, musiki avadanlığı düzeltmek işinin eri amma türkçenin hiç te eri değil! İlânın bir köşesinde şöyle bir bilmece var: «Musik için Kurun sakla» Halledebilene aşkolsun! Nihayet 10 uncu bir yanlış olarak ta «fiyatı» yerine «.Fıali», yazmış. İlânda bir takım ecnebi bestekâr ve musikişinas isimleri de var; fakat, bun ların hiçbirinde, tek yanlış yok. Yalnız «gitar» kelimesinin türkçe imlâsında bir yanlış daha yapılarak kitar şekline so kulmuş..r Bu küçücük ilânda, türkçe kelimele rin yarısmdan fazlası yanlış, cümlelerin çoğu manasızdır. Kesilesi bir dil, hepsini yanlış telâffuz etmiş, kınlası bir kalem hepsini yanlış yazmış. Geçen gün, muharrir arkadaşlardan biri, böyle yanlışların Fransada da ol duğundan bahsediyordu. Bu kadan, Fransada değil; hatta Çinde bile olmaz. Türkçeye karşı irtikâb edilen bu çeşid cinayetlerin önüne geçmek için Belediyenin ceza almasmı münasib görmüyorlar, Öyle ise ne yapmalı? Müeyyid bir kuvvet olmadıkça bu yanlışlar kırk yıl daha düzelmez. M Geçenlerde, bütün gazetelerde çıkan bir radyo ilânında bir kelimenin bir tek harfi yanlıştı. Bu ilân, klişe halinde geldiği için üzerinde tashihat yapamazdık. Esasen klişe halindeki ilânları tahrir heyeti, ancak basıldığı zaman okuyucularla beraber görür. Biz de, bu yanlışı gör dük ve ilânı, tekrar geldıği zaman, yanlışı düzeltmek üzere sahibine iade ettik. Bu yanlış ilânı kesip bize göndermek surelile nazarı dikkatimizi celbeden okuyuculara dikkat ve hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ederiz. Uzüm için yapılan bir içtima Ankara 12 (Telefonla) Kuru üzüm kongresi münasebetile şehrimize gelmiş bulunan Manisa Amerikan asma fidanlığı müdürü Reşad, îzmir Bağcılık Enstıtüsii müdürü Münib ve mütehassıslardan Şemsi, lzmir Zıraat mektebi müdürü Hilmi ile lzmir meb'usu Rahmi ve Manisa meb'usu Turgudun iştirakile Ziraat Vekili Muhlisin reisliğinde bir toplantı yapıldı ve yaş üzüm üzerinde gö rüsmeler oldu. Kroftanın beyanatı Aydında da sırt hamallığı menedildi Aydın 12 (A A.) Belediye. sırt hamallığını bir kararla yasak etmiştir. İnsanhk. şeref ve haysiyetle telifi mümkün görülemiyen bu hizmetin kaldırılmasını alâkadarlar memnuniyetle karsılamışlardır. Prague 12 (A.A.) Hariciye Nazın M. Krofta, dün meb'usan meclisi hariciye encümeninde, haricî siyaset hakkında sorulan bir takım suallere cevab vererek, Habsburg'ların günün birinde AVekâlet emrine alınanlar vusturyada saltanat makamına getiril Ankara 12 (Telefonla) Yozgad mesi meselesinde Çekoslovakyanın noktai Varidat müdürü Osman Nuri, Fethiye nazarının değişmemiş olduğunu söylemişmalmüdürü Halil, Bilecik tahsilât kâtibi tir. Ibrahim Vekâlet emrine alındılar. Sofyada Yugoslav sokolları Darıca gümrüğü kaldırıldı Ankara 12 (Telefonla ) Haydarpaşa gümrük müdürlüğüne bağlı Darıca Charleston 12 (A.A.) Macgümrüğü lâğvolunmuştur. beth'de bir kö'mür kuyusunda vukua geMaliye memurları arasında len bir grizo iştiali üzerine 22 amele, galeri altında gömülü kalmıştır. Bunları Ankara 12 (Telefonla) Erzurum kurtarmak için ümid yoktur. muhasebe müdürü Nazım, Zile mal müdürü Ibrahim, Beypazarı malmüdürü Mehmed Murad birer derece terfi etti Sofya (Hususî) Bulgar gazete nldıler. Çumra malmüdürü Maraş mu hasebe müdürlüğüne, Çorum muhasebe lerıne Londradan bildiriliyor: Şimdiye müdürü Mehmed Çiçekdağı malmüdür kadar Sovyet ordusunda, vazife haricinlüğüne, Maraş muhasebe müdürü Abdül de madunun mafevke selâm vermesi usuvehhab Silefke muhasebe müdürlüğüne lü yoktu. Fakat birkaç gün evvel komi serler meclisi tarfından yeni kabul edilen tayin olundular. Ziraat Vekili Adana havalisi bir kanunla diğer ordulardaki gibi selâm usulü tatbik edilmeğe baslanmıştır. .' 2 maden amelesi toprak altında kaldı Balkan ekonomi kongresinde görüşülecek işler Atina 12 (Hususî) Bu ayın on sekizınde burada toplanacak olan Balkan ekonomi kongresinde müzakere edılecek meselelerin tesbiti için dün de matbuat müsteşan Nikoludis'in riyasetinde bir meclis toplanmıştır. Konseyde ticarî ve iktısadî meselelerden başka münakalât, posta, telgraf, telefon, deniz ticareti, tu rizme aid bir takım meselelerin de tetkik edileceği anlaşılmaktadır. Sofya 12 (A.A.) Bugün Gene ral Saiç'in idaresi altında Sofyaya iki yüz kısılık Yugoslav Sokol heyeti gel miştir. Bunlar Millî tiyatroda büyük bir iımnastık müsameresi vereceklerdir. Sovyet ordusunda selâm Avusturya elçisi tzmirde îzmir 12 (Hususî) Avusturya elçisi bir müddettenberi burada bulunmakta ve tarihî âsarı ziyaret etmektedir. Elçi Bergamaya da gidecektir. ne gitti Ankara 12 (Telefonla) Ziraat kabulü Vekili Muhlis tetkikatta bulunmak üzeCenevre 12 (A.A.) Milletler Cere bu gece Toros ekspresile Adanaya hareket etti. Muhlis Erkmen Adanadan miyeti Genel Sekreteri, Mısırın Cemiyete Tarsus, Mersin ve Antalyaya geçecek, kabulü hakkındaki taleble iştigal etmek üzere hususî bir toplantı teklif ettiğini seyahati 15 gün kadar sürecektir. Almanyadan çıkarılan bir bildirmektedir. Bu içtima Konsey toplantısı münasebetile mayıs ayında yapıla Yahudi gazeteci caktır. Berlin 12 (A.A.) Yahudi ajansı muhabiri Amerikan tebaasmdan Bers molar üç gün zarfında Almanyadan gtiParis 12 (Hususî) Paris borsasının mek için polisten emir almıştır. Bersmobugünkü kapanış fiatlan şunlardır: lar, nazilerin Almanyada iktidar mevkiiLondra 106,46, Nevyork 21,79 1/2, Ber ne geldiğindenberi hudud harici edilen lin 881, Brüksel 367,37 1/2, Madrid , 1 7 nci gazetecidir. Diğer birçok muha Amsterdam 1190,50, Roma 114,70, Lizbirler ayni akıbete uğramamak için ken bon 97, Cenevre 496,50, bakır 77 1/2 diliklerinden Almanyayı terketmişler 79, kalay 290,10, altın 142,5 1/2, gümüş <5r. 20 11/16. Mısırın Milletler Cemiyetine Tıb Fakültesi teşrihhanesinin morg dediğimiz soğuk ve loş bir köşesinde, mermer masanın üzerine uzanmış bir cenazenin etrafındaki talebe arasında idim. Karşıma, bana o zaman çok acayib görünen bir kıyafette, gözlerini yerden ayırmıyan, mahcub, munis ve sıcak tavırlı bir hoca gelmişti. İlk defa bu kadavrayı didik lerken tanıdığım (Hamdi Hoca) yı Gureba hastanesınde bir b'lüden çıkardığı parça üzerinde gene mütebessim, gene neşe içinde çalışırken son olarak gördüm. Hamdi Suad yalnız benim tanıdığım bu müddeti değil, hayatının kırk senesini böylece ruhsuz cesedlerin üzerine eğile rek, gidenlerden kalanlara ümid ve şifa yolları araştırarak geçirdi ve şimdi yegâne teselhmiz şudur ki; bu arama ve a raştırma boşa gitmedi, o, hastalıkların teşhis ve tedavi yollarını ve hekimlerin müşküllerini aydınlatacak yeni birkaç anahtar buldu. Şerefli başına yüksek bir hürmet hâlesi ören bu buluşları şimdi ona bağlananların elinde değerli birer vedıa halındedırler. Hamdi Hoca evvelâ Gülhanede, sonra da Tıb Fakültesinde kürsüye çıktı. Otuz seneye yajdasan talim devresi, tedris kariyerinin ana şartlarını toplamış, par lak bir hocalık hayatıdır. Çünkü onda tedrisin istilzam ettiği çalışkanlık, inti zam, öğretme hevesi ve bütün manasile insan ve âlim karakteri mütebariz bir şekilde inkişaf etmiş hassalardı: Baharın ılık güneşinden, kışın sıcak salonundan, beşerî heves ve ihtırasların hepsinden kendi arzu ve iradesile mahrum ettiği hayatını marazî teşrih laboratuarınm masalan arasında geçirdi, orada çiçek ye rine irin kokladı, çimen yerine ölü seyretti, musiki diye iniltiler dinledi ve bütün bunlann arasından yasıvanlara sıhhat ve ş Bu münasebetle şunu söyliyelim ki bir tek yanlışı her zaman, herkes yapabilir. Fena ve çirkin olan türkçeye ehemmiyet vermemekte, türkçe bilmiyen tabelâcı, türkçe bilmiyen ilân muharririne levha ve ilân yazdırmaktadır. Dr. Kâzım ismail Yukarıda bahsettiğim musiki notalan satan mağazanın yaptığı gibi kepazelikler Ingilterenin yeni elçileri karşısında dilini seven her Türk yalnız Londra 12 (A.A.) Kral aşağıdaisyan duyar. ki tayinleri tasdik etmiştir: 1 Brüksel büyük elçisi Sir Esmond Ovey, BuenosAires'e, 2 Clive, Brüksel'e, 3 Dış Bakanlığı müsteşar muavini Robert Leslie Craigie, Tokyo'ya. İtalya Yugoslavya Yakında bir centilmen anlaşması imzalıyorlar Sofyada talebelerin bir nümayişi Sofya 12 (A.A.) Yeni intihabat kanunu üniversitelilere intihab hakkı vermediğinden bunlar bugün için sokaklarda protesto nümayişleri tertib etmişlerdi. Bunu haber alan polis, nümayişçilerin elebaşılarını evvelden yakalamış ve bazı münferid toplantı tesebbüslerini de akim bırakmıstır. Paris 12 (A.A.) Echo de Paris ve Övr gazetelerinin bildirdiğine göre, îtalya ve Yugoslavya, pek yakında bir Gentlemans Agraement anlaşması imzahyacaklardır. Roma 12 (A.A.) Yugoslavya ile İtalya arasında bir ticaret muahedesi imza edildiği hakkındaki haberin doğru oîmadığı söylenmektedir. İki memleket arasındaki ticarî münasebat, halihazırda muvakkat bir muahede ile tanzim edilmiştir. Yeni bir itilâf akdi derpiş edilmekte ise de bu husustaki müzakereler henüz başlamamıştır. I | PARİS BORSASI Askerî Forslar tesbit edildi Ankara 12 (Telefonla) Millî Müdafaa Vtkâleti kara ve denizde yapılacak merasimlerle bu merasimlerde kullanılacak forslar hakkında bir tali matname hazırlamıştır. Talimatnamede Cumhur Reisinin büyük Amiral ve Amirallerin forslarının şekillerile diğer bütün fors ve filâma şekilleri vardır.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog