Bugünden 1930'a 5,427,121 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

9 Temmnz 1936 CUMHURİYET Ingiliz teklif i hangi noktalarda Türk projesine muhaliftir? Ingiliz projesi, harb halinde Karadenizde Sovyet Rusyayı vurmak hedefini güdüyor, bu arada Türkiyenin emniyet ve müdafaa prensipini de kısmen baltalıyor Konferans etrafında tetkikler Trende bir cinayet Süleyman isminde biri yaralı olarak bulundu Evvelki gece saat 1 1,30 da Haydar paşadan hareket eden 48 numarah banliyö treni Kızıltoprak istasyonunda dur muş, yolcular inerlerken Imdad, burada adam vurmuşlar, diye bir ses işitilmiştir. Yolculardan biri istasyona inmek üzere vagonun kapısından çıkarken sahan lıkta bir adamın kanlar içinde yattığını görünce feryadı basmıştır. Bu feryad üzerine tren memurları ve halk sesin geldiği tarafa koşmuşlar ve hakikaten bir adamın kanlar içinde trenin sahanlığmda yattığını görmüşlerdir. Keyfiyet Usküdar Müddeiumumiliğe haber verilmiş, yaralı hastaneye kaldırılmış ve tahkikata başlanmıştır. Tren memurlan ve yolcular yaralıyı tanımadıklarını ve trende de görmediklerini söyle mektedirler. Bu esrarengiz hâdise hak kında tahkikata ehemmiyetle devam e dilmektedir. Adam, Sultanahmedde Küçükayasofyada oturan arabacı Süley mandır. Bir şayiaya göre Süleyman hastaneye kaldınlırken şunları söylemiştir: « Ben Göztepede oturan bir kızı deli gibi seviyorum. Arabamı ahıra çe kince Göztepeye gidiyor ve kızın otur duğu evin karşısinda rakı içiyor, sevdamı avutmağa çalışıyorum. Beni kimin vur duğunu bilemiyorum.» Konferans çok nazik bir safhaya girdi [Baştarafı 1 inci sahifede} Dün biz buna Ruslann limandan limana gemilerini nakletmesini temin için bir tadil teklif etmiş ve bu tadilde büyük tonajdaki gemilerin de geçirilmesinin teminini istemiştik. Bu nokta henüz halledilmiş olmamakla beraber bir hal sureti bulunacağı ümid edilmektedir. İngilizler bugün konferansa evvelce verdikleri projenin 16 ncı maddesini tadil eden bir teklifte bulunmuşlardır. Bu teklife göre Türkiyenin bitaraf bulunduğu bir harb halinde Türkiyenin Boğazlan her iki muharibe de açıp açmamak hu susunda kendi menafiini nazan dikkate alarak serbestçe karar vermesi esası ileri sürülmektedir. Buna mukabil Ruslar da bir teklifte bulunmuşlar ve Türkiyenin bitaraf kaldığı bir muharebe esnasında Türkiyenin, Boğazlan her iki tarafa da mutlak bir surette kapamasını istemişlerdir. Bu iki teklif üzerinde hayli mühim müzakereler olmuş, fakat noktai nazarlan telif etmek imkânı bulunamamıstır. Müzakerelere hususî surette devam edebilmek için bugün öğleden sonra içtima yapılamamıştır. Sabahki içtima esnasında dermeyan edilen mütalealar arasında Rus teklifi aynen kabul edildiği takdirde bunun Tür kiyeyi herhangi bir ahvalde kendi arzusu olmadan bir harbe sokmak ihtimali dahi varidi hatır olmuştur. Ancak konferans mehafilinde böyle bir mecburiyetin yalnız hukukî bir mecburiyet olarak mütalea edilmesi imkânı olduğundan bahsedil mektedir. Türk, Sovyet, îngiliz ve Japon mu rahhaslan hükumetlerinden talimat iste mişlerdir. Öğleden sonra Fransız başmurahhası M. Pol Bonkur Türk, Rumen, Sovyet ve İngiliz başmurahhaslarile ayrı ayn görüşmüş ve noktai nazarlan yak laştırmağa çalışmıştır. Burada kuvvetle ileri sürülen ihtimal, konferansın, Boğazlan tahkim etmemiz esasını kabul ederek tehir olunmasıdır. niyetini tehlikede görürse, herhangi bir muharib filonun geçişini menetmek hakkını vermektedir. Sovyet tezi ise bilâkis harb zamanmda Boğazlardan geçişin memnuiyeti prensipini teklif eylemekte ve bu veya öteki filonun Boğazlardan geçmesi için Milletler Cemiyeti Konseyinin karar vermesini istemektedir. Paul Boncour ve Politis, Sovyet te zini tutmuşlardır. Dünkü müzakereler hakkında konferansın tebliği Montrö 8 (A.A.) Konferans bugün aşağıdaki tebliği neşretmiştir: Bugün, konferans, Birleşik Kraliyet murahhas heyetinin tevdi etmiş olduğu projenin 16 ncı maddesinin tetkikine başlamıştır. Birleşik Kraliyet murahhas heyeti, bu madde için, evvelce yapılan yanresmî müzakereler neticesinde tesbit edilen yeni bir metin tevdi eylemiştir. Sovyetler Birliği murahhas heyeti de başka bir tadil projesi vermiştir. Konferans, muhtelif şıklarda, ezcüm le Milletler Cemiyeti Paktı ile bağlı ol mıyan devletlerle mukavelename mumziBİ olmıyan devletler hakkında, muharib gemilerin Boğazlardan geçişinin men'i keyfiyetinin irae ettiği hukukî ve pratik cepheleri müzakere etmiştir. Müteaddid murahhas heyetleri, hü kumetlerinin kendi hattı hareketlerini tasrih edebilmelerine ve yeni talimat gön dermelerine imkân vermek üzere, yeni 16 ncı maddeyi, Sovyetler Birliğinin verdiği tadil projesini ve ayni zamanda ileri sürülen noktai nazarlan kendi hükumetlerine bildirmek için ihtiraz kayidleri koymuslardır. Konferans, bu maddenin müzakeresi ne murahhas heyetlerinin talimat aldıklan zaman devam etmeğe karar vermiştir. Sovyetlerin Karadenizdeki en kuvvetli gemisi olan 23,000 tonluk Parijskaya Kanmuna dretnotu Anadolu Ajansı, îngiliz mukabil projesinin metnini evvelki gece, geç vakit verdi. Bu metnın tercümesınde ufaktefek bazı yanlışlar varsa da bunlar karine ile anlaşılabilmektedir. Şimdi elimizde bir metin olduğuna göre, İngılizlerin ne istediklerini ve bizim projemizden farklı olarak neler ileri sürdüklerini, dünkü yazımızdaki gibi noksan esaslara istinaden yanm olarak değil tam vc kat'î surctte, tetkik edebiliriz. Ticaret gemileri Ticaret gemilerinin geçif şartlan: Ticaret gemilerinin geçişleri hakkındaki hükümler, esas itibarile, her iki projede de birbirinin aynidir. Sulh zamanında, gece gündüz serbestçe geçeceklerdir. Harb zamanmda, Türkiye bitarafsa, gene ayni şekilde geçeceklerdir. Türkiye muharib olduğu zaman, düşmana yardım etmemek şartile yalnız gündüzleri ve Türk makamları tarafından gösterilen yoldan geçeceklerdir. Yalnız lngüiz metni biraz fena yazılmıştır. Maddede, ticaret gemileri «lalebleri üzerıne» Türk makamatı tarafından gösterilen yoldan geçeceklerdir; deniliyor ki bu manasızdır. Türk mayin tarlalanna düşüp berhava oltnamak için, işi onlarm taleblerine bırakmamak, mecburî yapmak lâzımdır. Çünkü bir çürük gemiyi, kasden mayinlerımizin ü«tüne düsürerek mesele çıkarmak istiyenler olabilir. Harb gemilerinin sulhta geçişi Bu kısımda Ingiliz ve Türk projeleri arasında epey farklar vardır. Bunlann bir kısmı Türkiyenin emniyet ve müdafaası bakımından zararlıdır. Bununla beraber, iki proje esas itibarile birçok hususlarda birbirine uymaktadır. Projelerin anlaftığı nohtalar: , Her iki projenin anlaştığı noktalar şunlardır: 1 Yalnız gündüz geçiş serbestisi, 2 Geçmeden evvel diplomasi tarikile haber verme. Bizim teklifimizde bir ay evvel haber verilmesi isteniliyordu. Ingiliz teklifinde bu müddet on beş güne indirilmiştir. Bu kadar zaman farkınm ehemmiyeti yoktur. 3 Geçiş esnasında harb gemisinin veya filosunun kumandanı, durmadan, Boğaz ağzmdaki işaret istasyonuna, kumandasındaki gemi veya filonun teşekkül ye kurvetine aid mütemmim malumat verecektir. 4 Boğazlardan geçen harb gemileri, tayyarelerini ve sair hava vasıtalarmı kat'iyyen kullanmıyacaklardır. 5 Boğazlardan denizaltı gemileri geçmiyecektir. 6 Transit halinde bulunan harb gemileri bu geçişin icab ettirdıği müddetten fazla, Boğazlar mıntakasında, kalamaz lar. Yani sakatlık ve anza müstesna, bu mıntakada duramazlar. Ingiliz teklifinin teklifimize uymtyan maddeleri: Harb gemilerinin sulhta geçişi hakkmda, Türk ve Ingiliz projeleri arasındaki aykın noktalara gelince, bunlan da şöyle hulâsa edebiliriz: 1 Boğazlardan geçiş halinde bulunan ecnebi harb gemilerinin azamî tonaj yekunu bizim teklifimizde 14,000 tondu. Bizim bu maddeye koyduğumuz ayrı bir kaydi ihtirazî de vardı. 10,000 ton dan büyük bir Türk harb gemisi muvakkaten fılî hizmetten çekilmişse, Boğazdan geçecek 14,000 tonluk ecnebi gemileri iki defada yahud yalnız geçeceklerdi. îngiliz teklifinde bu kayidler yoktur. Onlar, Boğazlardan geçecek ecnebi harb gemileri tonajmın, filî hizmette bulunan Türk filosu tonajınin nısfı olmasmı istiyorlar. Şayed bizim donanma tonajınm yansı, 15,000 tondan eksikse geçen gemilerin umumî tonajı 15,000 tondan fazla olmıyacaktır; diyorlar. Uzım lâfın kısası, 15,000 tondan aşagı olmamak üzere, bizim donanmanın yansı kadar gemi bir defa Boğazlardan ge Bizim teklifimiz, Türkiyenin emniyet gi bir devletin Karadenizde bulunan deve müdafaası bakımından, Ingiliz teklifi nız kuvvetını insanî maksadlar bahanesı ne müreccahtır. Misa' • Yavuz esaslı bir altında, artıracak mahiyettedir. Fikrimiztamirde olduğu zaman, Boğazlardan ce tamamile lüzumsuz bir maddedir. Ni15,000 tonluk harb gemisi geçebilecek tekım konferansta itirazlarla karşılanarak tir. Bu vaziyette, bizim diğer harb gemi teknik komiteye gönderilmiştir. lerimizin tonaj yekunu 15,000 e varmak8 îngiliz teklifi, Karadeniz devlettan uzak olduğu gibi, harb kıymetleri Ierinin 25,000 tonluğa kadar olan büyük mahdud küçük gemilerdir. Binaenaleyh harb gemilerinin Türkiyenin müsaadesile bu vazjyette Marmara ve îstanbulun em Karadenize girip çıkmalan hakkmda, niyet ve müdafaası tehlıkededir. bizim projemizde bulunan maddeyi çıkar(Onun içindir ki murahhas heyetimiz mış ve böylece Sovyetlerin en büyük tabu maddeye itiraz etmiş ve karar talik e leblerinden birini tanımamıştır. dilmiştir.) Harb zamanmda harb Miihim yeni bir madde: gemilerinin geçişi 2 Ingiliz teklifinde bizim teklifimiz Harb zamanmda Türkiye bitarafken de mevcud olmıyan bir madde var. TürBu kısımda, îngiliz teklifi, Türk tekkiyenin müsaadesile Boğazlar mıntaka lifine hiç uymamakta ve Sovyetlerin arsındaki Türk limanlarından birinde ziya zulanna tamamile zıd bulunmaktadır. ret halinde bulunan gemilerin tonajı, Bo Filvâki, Sovyetler harb zamanmda yani ğazlardan geçecek gemilerin tonajı mik Karadeniz devletleri harb halinde ve tanna dahil olmıyacaktır. Ziyaret halin Türkiye bitaraf olduğu zaman, Akde de bulunan gemi veya filonun, azamî to nizden Karadenize harb gemisi geçmesini najı tahdid edilmemiş, bu hak Türkiyeye istemiyorlardı. Bizim teklifimizde ise, bitarafken, bırakılmıştır. Bb'ylece, Türkiye, meselâ, harb zamanmda Türkiye İngilterenin bütün Akdeniz donanmasına harb gemilerinin sulh zamanındaki şeraMarm,ara lımanlarını ve îstanbulu ziyaret it dairesinde, geçmeleri mevzuubahsti. etmek müsaadesi verebilir. Bu misafir fi Yani 14,000 tonluk gemiler veya fılolo Boğazlar mıntakasında iken ayni dev lar geçebilirler ve nihayet Karadenizde letin veya başka bir devletin 15,000 ton azamî 28,000 tonluk ecnebi gemisi buluk bir veya müteaddid gemisi de Bo lunabilirdi. Oradaki Rus filosu her zaman bu miktardan kuvvetli olabileceği ğazlardan transit suretıle geçebılır. Türkiyenin müsaadesine muallâk ol ne göre, harb zamanmda, kimse Karamakla beraber, böyle kayidsiz ve şartsız denize geçmeyi kolay kolay göze aldıramisafirliğe müsaade etmek, şahsan, pek mazdı. îngiliz teklifi, Türkiye bitarafken harb hoşumuza gitmedi doğrusu... Bu misafir filo için konulan tek kayid, geldiği yoldan halinde, Boğazlardan geçişin sulh zamageri gitmesidir. Yani Karadenizden gel nındaki gibi ayni şartlarla yapılacağını mişse Karadenize, Akdenizden gelmişse söylüyor amma «Bununla beraber bu şerait muharib bir devlet hakkmda kendisiAkdenize dönecektir. 3 Ingiliz teklifi, Türk teklifindeki nin harb haklan zararına olarak kab'di sulh zamanmda, Karadenizde ayni za lalb'ık olmıuacaktır» demekle Karadenizmanda bulunabilecek bütün ecnebi dev de bir devletle harbeden bir Akdeniz let (yani Karadenizde sahili olmıyan devletine ve açık denizde harbeden bir devjet) harb gemilerinin umumî tonajını Karadeniz devletine kayidsiz ve şartsız, tam bir geçiş serbestisi vermiş oluyor. 28,000 den 30,000 tona çıkarmıştır. Eğer, bu madde, bizim anladığımız gibi 4 Ingiliz projesi, bu 30,000 tonu ise, İngiliz teklifinin 16 ncı maddesi Boda kâfi görmemekte, aynca bir kayidle ğazlar mıntakasında Türkiyenin emni bunu 45,000 tona kadar çıkarmaktadır. yet ve müdafaa prensipini de altüst etKaradenizde sahildar bir devlet donan mektedir. Çünkü, geçiş şartlan, harb humasını artırır da, Sovyetlerin Karadeniz kuku zararına olarak tatbik edilemez, fılosundan yüzde ondan fazla bir kuvvete demek, kısaca, Karadenize veya Akdeiblâğ ederse, 30,000 ton, bu artma nisbe nize gıdecek bir donanmanın bütün kuvti dairesinde tezyid edılecek fakat 45,000 vetile Boğazlardan geçmesi demektir. tonu geçmiyecektir. Meselâ, Sovyet Rusya filosu bütün kuvBu çapraşık maddenin teklifi sebebi vetile Karadeniz Boğazı haricinde bekşu olsa gerektir: Meselâ Türkiye, donan liyerek, Boğazdan dışarı çıkan ilk 15,000 masmı artırır da, Sovyet Rusyanın Kara tonluk gemi veya filosunu denizin dibine deniz filosuna yüzde on nisbetinde faik gönderebilir. Sonra, ikinci 15,000 tonbir filo yaparsa Türk ve Sovyet donan luk gemi veya filoyu da ayni akıbete uğmalan Karadenize girecek 30,000 tonluk ratabilir. ecnebi filosuna faik bir kuvvet teşkil eBu madde, bizim anladığımıza göre, derler. İngilizler aradaki nisbeti muhafaSovyet Rusyanın da, Türkiyenin de taza için 30,000 tonu 45,000 tona çıkar mamile aleyhinedir. Bununla beraber mak istiyorlar. Sovyet Rusyaya, ancak harbettiği zaman, Bu madde, Türkiyenin ve Sovyet Rus Karadeniz donanmasmı bütün kuvvetile yanın Karadenizdeki emniyet ve müda açık denize çıkarmak imkânını vermekfaası bakımından zararlıdır. tedir. 5 Ingiliz teklifi, Karadenizde sahili Türkiye muharibken: olmıyan her devletin, ayni zamanda, bu Türkiye muharibken harb gemilerinin denizde bulundurabileceği gemilerin aza Boğazlardan geçiş şartlarını İngiliz tekmî tonajını da tahdid etmiştir. Bu mik lifi bizim teklifimize tamamile uygun tar 30,000 tondan başlıyarak 45,000 bir tarzda nazan itibara almış, hatta tona kadar yükselecek olan umumî to maddeyi daha lehimize bir şekilde yaz najın dörtte üçüdür. Fakat konferans bu mıştır. Bu vaziyette bitaraf harb gemiledörtte üçü, üçte ikiye indirmiştir. rinin geçişi, tamamile Türkiyenin keyfine 6 Biz, Karadenizde ecnebi gemi> bırakılmıştır. lerin on beş günden fazla kalmamalannı Harb tehlikesi halinde, Türkiye, Boteklif etmiştik. İngilizler bir ay teklif et ğazlardan geçişe, gene muharib imiş gibi mişlerdir. Fakat konferans bu müddeti hâkim olacaktır amma îngiliz teklifi, alaüç haftaya indirmiştir cağımız tedbirler, Milletler Cemiyeti taBir manasız madde daha: rafından üçte iki ekseriyetle tasvib edil7 Ingiliz projesi, insanî maksadlar mezse, bunlan geri almamızı şart koş la ve Türkiyeden müsaadei mahsusa al muş. Bu, manasız ve bizim için tehlikeli mak şartile Karadenizde sahildar olmı bir şarttır. Çünkü Milletler Cemiyetio yan devletlerden birine Karadenize fazla şu veya bu büyük devletin arzulanna olarak 10,000 tona kadar gemiler sok ramolan bir teşekküldür. Onun türlü türmak salâhiyetini de vermiştir. Bu takdir lü politika akıntılarına kapılan karar de Karadenize geçen bu geminin veya ları, Türkiyenin emniyet ve selâmeti, mügemilerin orada kalmalan mühlete tâbi dafaası üzerinde müessir olmamalıdır. değil^v». insanî maksad tabiri müphem Diğer maddeler: ye bu madde, biraz kanşıktır ye herhanİngiiiz teklifinin. diğer maddeleri §öy EVKAFTA Umum müdür geldi Evkaf Umum Müdürii Fahri Kiper şehrimize gelmiştir. Umum müdür şeh rimizde bir hafta müddetle tetkikler ya parak Ankaraya dönecektir. Umum Müdür dün Evkaf başmimarı Nihadla birlikte; Heybeliye giderek caminin inşaatmı gözden geçirmiştir. le hulâsa edilebilir: 1 Boğazlar Komisyonu kalacaktır.. 2 Türkiye Boğazlar mıntakasının arazi ve suları üzerinde tam hükmüran lık hakkını haizdir; yani Boğazları istediği gibi tahkim edebilecektir. 3 Sivil ve askerî tayyareler, memnu mıntakalarımız üstünde uçamazlar. Buna mukabil, Avrupa ile Asya, Akdenizle Karadeniz arasında uçacak sivil tayyarelerin emniyet içinde geçişini te min edeceğiz. 4 Bu mukavelename Türkiye ve diğer âkidler için, Milletler Cemiyeti misakından mütevellid hak ve mükellefi yetlere halel vermiyecektir. Yani Mil letler Cemiyeti, mukavelenameye muhalif kararlar verirse, bunlan dinlemek mecburiyeti vardır. Tatbikatta bunun manası şudur: Milletler Cemiyeti, Karadeniz veya Akdenizde bir devlet aleyhine askerî zecrî tedbirler alır da donanmalar geçirilmek lâzım gelirse bu mukavelenameyi imzalıyanlar, Cemiyetin karannı kabul edeceklerdir. 5 24 temmuz 1923 tarihli Boğazlar mukavelenamesi mefsuhtur. 6 Yeni mukavelename, bütün âkidler tarafından mümkün olan süratle tasdik edildikten sonra mer'î olacaktır. Halbuki biz, imzalanır imzalanmaz mer'iyete konulmasını istemiştik. îngiliz teklifi aleyhimizdedir. «Mümkün olan sürat» tabiri aylar ve seneler geçmesine mâni değildir. 7 Mukavelename 50 sene mer'î olacaktır. Halbuki biz 15 sene demiştik. Fakat harb gemilerinin geçişine ve bunlann Karadenizde umumî tonajlanna aid olan maddeler hakkmda, her beş senede bir, tadil teklifi hakkı bütün âkidlere verilmiştir. *** Ingiliz teklifinin Türk teklifinden ruh itibarile farkı büyüktür. Bizim teklifi mizde, Türkiyenin Boğazlar mmtakasındaki ve Sovyet Rusyanın Karadenizdeki emniyeti ve müdafaası birinci plânda geliyordu. îngiltere, sulh zamanmda ve muharib olduğu takdirde, Türkiyenin emniyet ve müdafaa prensipine esas itibarile dokunmuyor; fakat, Türkiyenin bitaraf olduğu bir harb halinde, emniyet ve müdafaamızı adamakılh zayıflatıyor. Fransızlar, Sovyet askerlerinin dc Boğazlardan geçirilmesini istiyorlar Londra 8 (A.A.) Bu sabahki îngiliz gazeteleri Montrö konferansı hak kında oldukca bedbinlik gösteriyorlar. Deyli Telgraf gazetesi, konferansın, birbirine zıd bir takım siyasetlerin çarpıştığını, İtalyanın müzakeresinde bulunmadığı bir mukaveleye sonrada iltihak et mek istemiyeceğini ve diğer taraftan Fran sanın da Fransız Sovyet paktı neticesi olarak Sovvet kıtaatının Boğazlardan geçip Akdenizde herhangi bir Fransız limanına çıkabilmesini istediğıni yazmaktadır. Tımes gazetesi de İngiltere ile Sovyet Rusya arasındaki noktai nazar ihtilâfı nın çok büyük olduğunu ve en nikbin bir görüşle konferansın hiç değilse pek uzun süreceğini kavdetmektedir. Ruslar konferanaı terkediyorlar Montrö 8 (A.A.) îngiliz ve Sovyet noktai nazarlarının karşılasması neticesinde vukua gelen güçlükler dolayı sile, Sovyetler Birliği, bazı noktalarda tatmin olunmazsa, konferansı terkedeceği tehdidinde bulunmaktadır. Montrö 8 (A.A.) Sovyet murahhas heyeti, M. Litvinofun, Moskovadan, eğer Sovyet esas lalebleri hakkında tat min olunmazsa konferansı terketmesini bildiren talimat almış olduğunu bildirmiştir. Fransız Ajansınm mütaleaları Montrö 8 (A.A.) Havas muhabiri bildiriyor: Diplomatik mehafil, Moskovanın M. Litvinofa, eğer Sovyetlerin esas talebleri kabul olunmazsa, konferansı terkle tehdid eylemesi hakkında emir vermiş olmasından mütehayyir bulunmaktadır. Diplomatik mehafil bu keyfiyetin konferansı icbar için bir teşebbüs olduğu kanaatindedirler. Bu mehafil, konferansın hiçbir Sovyet teklifini reddetmemiş ol duğunu ilâve eylemekte ve netice olarr' «Moskovanın bu sinirliliği, en az, mev«imsizdir» demektedir. ttalyanın hattı hareketi ne olursa olsun Boğazlan tahkim edeceğiz MontrÖ 8 (A.A.) Muhtelif dele ge heyetlerine mensub şahsiyetler, İtalyanın Boğazlar konferansına iştirakten im tina etmesi ve bu hususta ileri sürdüğü deliller hakkında şiddetli tefsiratta bulun maktadırlar. İtlyamn, beynelmilel iştiraki mesaisine tekrar başlamak için, gittikçe daha geniş talebler ileri sürmesinden ve Akdeniz anlaşmalannın feshini istedikten sonra Milletler Cemiyetinde ıslahat istemesinden korkuluyor. Ayni mahfiller, konferansın îtalyanın istinkâfına rağmen işine devam edeceğini ve îtalya haric kalarak bir mukavele imza edeceğini kavdetmektedirler. Türkiye, îtalyanın hattı hareketi ne olursa olsun Boğazları tahkime salâhiyettar olacaktır. M. Litvinof, Ruslann konferanstan fekilecekleri hakkındaki haberleri tekzib etti Montrö 8 (Hususî, geceyansmdan sonra) Sovyet Hariciye Komiseri M. Litvinof, bazı Sovyet taleblerinin tatmin edilmediği takdirde Boğazlar Konferansını terketmek hususunda Moskovadan talimat aldığına dair çıkan haberleri tekzib etmiştir. îngiliz mehafilinde bizzat Sovyet murahhası heyeti mehafilinden çıkan bu haberin bir blöften ibaret olduğu kanaatindedir. îngiliz ve Sovyet murahhaslan arasındaki noktai nazar farklarmın Boğazlar Konferansını akamete düçar edecek mahiyette olmadığı ve mevcud zorluklara rağmen bir uzlasma hu sule geleceği kuvvetle ümid edilmektedir. Bugün öğleden sonra Sovyet başmu rahhası M. Litvinofla îngiliz başmurahhası Lord Stanley arasında yapılan uzun mülâkat bu ümidleri bir kat daha takviye etmiştir. Bu mülâkatm neticesi hakkmda ma lumat alınamamıştır. Konferansın yannki celsesine büyük bir ehemmiyet atfedil mektedir. Bu celsede 16 ncı madde hakkında kat'î bir karar verilecektir. îtilâf elde edilen noktalar Montrö 8 Boğazlar konferansıJ dün sabah ve akşam iki toplantı yapmışj ve harb gemilerine aid maddeleri müzake ] re etmiştir. Heyetimiz Karadenizde sahili bulunan] devletlere aid harb gemilerinin tonaj tah1 didatı olmaksızın münferiden ve diğetj devletlerin tâbi olduklan ihbar ve ^ şartlara tâbi olarak geçmeleri hakkındaj bugün yeni bir teklif yapmıştır. îngilizler bunun mütekabil olmasınıj istediler. Türk heyeti Karadeniz devletj lerine bu müstesna muameleyi diğer dev5 ltlerin mütekabiliyet istememeleri ve bunun Karadeniz umumî tonajma tesir yap maması şartile tanıyacağını kat'iyetle bil| dirdi. îngiliz murahhasları, bu hususta Lon dradan talimat istediltr. Karadenize girebilecek donanmainı azamî tonajı hakkmda münakaşalar bazı noktalarda itilâf oldu. îngiliz teklifi, Sovyet Rusyayı, harb halinde, Karadenizde vurmak gayesini takib ediyor. Sovyet Rusyanın, sulh zamanmda, büyük harb gemilerini Kara denize sokup çıkarmak hakkını tanımıyor. îngiliz teklifi karşısinda, dünkü yazıFransa ve Yunanistan Rus mızın sonundaki fikri tekrarlıyabiliriz: tezini tuttular Dost Sovyet gazeteleri, beğenmedikleri Montrö 8 (A.A.) Boğazlar KonTürk teklifinin kıymetini şimdi takdir etferansı, bugün, harb zamanmda harb gemiş olsalar gerektir. milerinin Boğazlardan geçişi hakkındaki Abidin Daver DAV'ER Not Bu yazı dizildikten sonra, A esaslı meseleyi müzakere etmiştir. îngiliz delegesi Reudell, İngiliz tezini jans, geç vakit, Ingilizlerin kendi pro izah eylemiştir. Bu tez, Boğazlardan serjelerinde bazı tadiller yaptıklarını bildirdi. Bu tadilâtı yarmki sayımızda best geçiş prensipini teklif eylemekte, fatahlıl edeceğiz. Cumhuriyet kat Türkiyeye, eger Türkiye kendi em Fransız kabinesi murahhaslarımn hattı hareketini tasvib etti Paris 8 (Akşam) Fransız kabine" si, dün akşam Reisicumhur M. Lebrunun nyaseti altında toplanarak Cenevre ve Montrö konferansmda Fransız murah haslannın hattı hareketini tasvib etmiştiı*
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog