Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

CTJMHURİYET 1 SuKaf I93B Asl an = = Tekaüd edilen otuz senelik bir muallim Aydm (Özel) Cumhuriyet mek tebi baîmuallimi Şükrü Say, otuz senelik bir mesiek hizmetinden sonra kendi arzusile tekaüde sevkedilmiştir. Uzun yıllır kendisini temiz ve yüksek bir mesleğin asil çalışmasma verei ı . ı i Şükrü Say Mahmud Yesarl F E R A H Sinemada RADVO KİRALIK GÖNÜL Ayrıca BUGÜN Dünya Clark Gable Joan Cratoford Yaz, kış, pehlivan tıraşı bır baş... Üst Serçe parmağım, gah damarına 'dudağm tam ortasmda bir benek bı gelmiş te... yık... Kaşlar gür... Ense, katmer kat Hep birden; geçmiş olsun! dedik. O, mer değilse de, keresteli dedikleri cin mahviveti bırakımıyor, utangaç utan sinden... Göğüs, omuzlar geniş... Uzu gac gülümsüyordu. nun oratsı bir boj r ... Kalıblı, kıyafetli Bir gün, ne münasebetle idi, pek iyi insan... hatılamıyorum. Askerlik hayatmdan, Göğsü ileri verip, yumr'uklar sıkılı, ihtiyat zabitliğinden, kendi kahramankollanm sallıjarak, dik ve hamarat bir lıklarmdan bahsediyordu: yürüyüşü var; topuklarımn altında pa Çocuklar, başıma bir kere bir iş ket taşlarımn nasıl olup ta çökmediği geldi. Hem şaşarım, hem acırım... Geçne, ezilmediğine şaşarsmız. miş gün, Kızıltoprakta mı, yoksa Kar Konuşuşu da, yürüyüşü gibi serttir talda mı oturuyordum? Pek iyi hatınmKarşısmdakine korku ve dehşet verir. da değil... Işte o semtlerde bir yer... Onu, tanıdığım zaman, bir bankamn Yeni de terhis edilmiştim... Bir iş bulmuhasebecisi idi. Kalıb, kıyafetindeki dum ama, iş olsun diye... Yufka bir iş... heybet, yürüyüşündeki, konuşuşundaki tşsiz sürünmektense... Sabahlan alaca sertliğe ve dehşete rağmen, korkulacak karanlıkta evden çıkıyorum, gece ka bir adam değildi. îçi, dışı bir; nazik, iyi ranlığında dönüyorum... Yollar ıssız... Işık filân da hak getire... Yol üstü köşkhuylu, çocuk ruhlu, temiz insandı. Kuvvvete, merdliğe, cesarete karşı ler, evler de seyrek... Mevsim de aksi zâfj vardı. Şövalyelik devrinde dünya gibi kış... Hele yağmurlu, fırtmalı ha ya gelmemiş olması, onun kusuru, gü valarda, büsbütün felâket... Rüzgâr, 5nünü keser; çamur adım attırmaz... Yol nahı değildi. Güreş müsabakalanm dikkatle takib degil, belft! ederdi. Bir defasında, beni de zorla Kötü günlerin hatırası, yüzünü ka dı, beraber sürükleyip götürdü. Onun rartmıştı; kaslan çatıldı, »uratı asıldı: zorlayışı, bazulanmn, vücudünün kuv Karanlıkta jrldip geldiğim için, sivetinden ziyade, tatlı dili, güleryüzi lâh taşıyorum. Ama, silâh ta öyle entipüften, çakaralmaz bir şey değil... U ledir. Güreşte, ben, pehlivanları değil, o çana, kaçana aman vermez bir parabelnun yüzünü, halini seyrediyordum. Peh lum... Ceketimin cebine koyup sokağa livanlara dudak bükerek bakıyordu; çıkıyorum... Dolu iki yedek şarjör de hepsinin vücudünde, adalî kusurlar, var. noksanlar bulunduğu belliydL Durdu, geniş bir nefes aldı: Yüzünü buruşturup, sinirli sinirli kı Bir gece, geç vakit dönüyordum. pırdamşlarından da, güreşlerdeki fal Caddeden saptım; yol nasıl olsa batak... solara sinirlendiğini anlıyordum. Bir Bari kestirmeden gideyim! dedim. Tarkaç kere korktum; hemen koşacak, «er ladan yürüdüm. Ortalık zifiri karanlık, meydam> na çıkacak; güreşen iki peh bastığım yeri görmüyorum... On, on beş livam da tuttuğu gibi havaya kaldınp dakika sonra eve yaklaşacağımı umu yere çalacak! sandım. yordum. Fakat, yirmi, yirmi beş dakika Fakat o, medenî insandı; medenî şart geçti, bizim evin ışıkları bile görünmelar içinde yaşamanm ne demek oldu di... Sıkı yürümeğe başladım. Karşıma ğunu ve bunun şartlarını, kayidlerini bir duvar çıkmaz mı? saymaŞı biliyordu. Şak! diye elini alnına vurdu: Ben, karanlıkta yolumu şaşırma Güreşte, kendini yedi, bitirdi; fakat küçük bir taşkınlık yapmadı. Stadyom mış mıyım?.. Durdum, neredeyim? didan çıkarken.'yanık yanık içini çeki ye şoyle etrafıma bir bakındım. Neyi goreceksin? Göz g5zü görmüyor W... yordu: Gözlerim görmüyor ama, kulaklanm i Pehlivanlık 51müş... B5yle güreş şitiyor. Çıt olsa, duyanm. Hele insan. mi olur? ıssısz, korkulu bir yerde, kuşkuda olurDurdu, geriledi, yüzüme dik dik baksa... b: Hepimizin yüzüne ayn ayrı bakı Sen, benim gencliğimde, güreş, yordu: nedir, gormeliydin! Benim, güreştiğimi Bir pıtırtı duydum. Batak bîr targörmeliydin! Kol, bacak dinlemez, lâdes kemiği gibi kırıverirdik. Eh, bira lada, pıtırtı duyulur mu? diyeceksiniz. der, kendine güvenen meydana çıkar! tşte, oraya, 8yle yerlere mahsus bir pıSağ kolunu kaldırdı; gerdi, kıvırdı ve tırtı... Kedi dolaşsa, «yaklannm sesi çıkmaz. Toprak, ıslak, yumuşak... K5 sıktı: pek olsa, havlar... Peki, nedir? Eğer bir Şu kolu gorüyor musun? Birine mi indirecekti, yoksa kendine yolcu ise, yoluna yürür, gider. Bunda mahsus bir marifet mi yapacaktı? Tir bir iş var, dedim. Duvann kenanna sintir titriyerek bekliyordum. O, bazusunu dim, cebimden parabellumu çıkardım... Tek gözle dikiz ettim, vay canına! Dusıkarken, dişlerini de sılayordu: Şu bazular, vaktile demir gibiydi. vann öbür başında bir kımıldama var. Âdalelerim gerilince, dökme tunç olur Dikkat ettim; karanlıkta, gözler ışıldı du sanki... Bir gün, enayinin biri alay yor! Lâhazanm içinde saydım; tam 24 edecek oldu... Sen, alayı görürsün! de göz... Dgmek ki karşımda, tam, on iki dim. Parmaklarını adalelerimin arası kişi var... Bir çete be! Kimi bekliyorlar, na sok! dedim. Aval inandı, parmakları böyle? Benim yolumu kesmeğe çıkma nı kolulun adaleleri arasına koydu. Ko dılar ya! Kimi beklerlerse beklesinler, lumu, şöyle bir sıktım. Aval, bir çığlık mademki karşıma çıkmışlardı; kozu kopardı. Kolumu gevşetince de, düştü, muzu pay edecektik. Ayağa kalktı, bağırdı: bayıldı. Davranmajnn! diye bağırdım. Kolunu indirmiş, gülerek beni süzüyordu: • Ağzı bir kanş açık, şaşmış gibi yerine Enayinin iki parmağı larılıvermiş! oturdu: Bir gün de, muhasebede bir arkadaşm A!.. Aldınş etmiyorlar. Üstelik baavans hesablarını gözden geçiriyordu; na: Sen, davranayım, deme, yakarız' içeriye bir başka arkadaş girdi ve bizim Demezler mi? Tepem atmıştı. Parabellumun tetiğini parmakladım. Kurşun Aslana koştu: Yahu, demin duydum, geçmiş ol gümledi ve bir kurşunda, on bir karaltı, sun. Dün gece, eve giderken bir kaza iskambil kâğıdı gibi birbiri üstüne devriliverdiler! geçirmişsin. T Hep birden sorduk: ~* O, bize acıyarak baktı, gülümsedi: Kaza filân değil... Dört serseri, 5 On biri birden mi? Eevet... Aardarda, dizi ile kolda nümü kesmek istemişti... Cebimden brovningi çektim, üzerlerine bir atıldım. durmuşlardı. Bunlan söylerken elile kolile tarif Karanlıkta, on birinin devrildiğini nasıl anladın? lerini de yapıyordu: Daha silâhı nişanlayıp tetikleme Yirmi iki gözün ışığı, birbiri arkasına sönüvermişti! On ikincisi çalata den dördü birden yere serildi... ban kaçtı! Hep birden sorduk: Münasebetsizin biri sormaz mı ? Neden? Meğer ben, hızla öyle ileri atılmı Aslan, aralannda, tek gözlü bu şım ki tabancayı çeken elimin tersi, lunsaydı, anlar mıydın? herifçi oğullarınm suratlarına, çene Fakat ona itimadı olanlardan biri imlerine dokunmuş... Dördü de, yuvarla dada yetişti;Ashmm sırtmı okşadı: nıvermişler. îçlerinden bir tanesi, can Aralanndan, miyob olsaydı, Asla nın gözünden kaçmazdı! sız yere düşmüş! MAHMUD YESARt Korkudan mı? CENNETTE HIRSIZ BİNG KROSDY Havadisleri SİZİ BEKLİYORUZ • QBu aksamki program J 12,30 muhtelif plâk neşrlyati İS senf«^ nlk musikl (plâk) 18,30 Güneş kulübunden nakil. Ekonoml Dr. Muhlls tarafından konferans: Sosyal ve ekonoml bakımdan moda. Konferanstan sonra çay saatl. Mü« zik Said Edıb caz . 19,30 muhtelif plâk Te, ya retransmlssion 20 trlyo. Stüdyo »an'atkârlanmız tarafından . 20,30 stüdyo caa tango ve orkestra gruplan . 21,15 EmlnönO Halkevl gösteri kolu 21,45 son haberler. Saat 22 den sonra Anadolu Ajansmııi gazetelere mahsus havadla servisi rerlle» cektir. ( 1 VİYANA: 17.45 gramofon 18,40 konuşma, kiraat» 19,35 orkestra ve Şan konserl 20.05 spor ve salre 20,15 konserin devamı 21,5 edebî yayın 21.20 seyahatîer . 21,45 musikOt plyes . 23,05 haberler . 23,25 kış sporlan 23,35 şarkılar ve opera parçalan . 24,19 konuşma . 24,35 dans orkestrası. BERLIN: 17,05 karışık bir program 19,05 muslkill hoş hlkâyeler 19,50 spor haberleri.20,05 şarkılar . 20.50 spor, 21,05 Berlln tlyatrolarından nakll . 23,05 haberler 23,25 atü sporlar . 23,35 Münihten 1,05 dans muslklsl. 4 BUDAPEŞTE: J"^ 18,05 Çinarene orkestrasî . 19,35 salori or* kestrası . 20,40 spor 20,55 plyes 22,35 haberler . 23,05 cazband takımı 24,05 Çlngene orkestrası. / BÜKREŞ: "^ 18,05 orkestra konserl 20 05 haberlef ^ 20 20 cazband takımı . 21.05 opera yayıni? slyah güller. sonra dans muslklsl. u LONDRA [Reglonal]: ^ 18 35 eglencell konser . 19,35 mandollrî ve Şan konserl 20 05 askerl musikl . 20.50 şarkılar 22 dlnî yayın 22.55 haber. ler . 23.15 orfcestra ve Şan konserl . 24,50 son. PARİS [P. T. T.l: 19,05 kansık konser 19 35 televlzyön ya. yını 20,35 haberler . 21,50 o vaklt karar. la^acak program . 22,35 operet yayını • 24 50 dana orkestrası. 1 VARŞOVA: "^ 18,05 dans mnslklsl . 18,45 memleket yfiyını 19 05 Karaudan 21 05 opera par« çaları . 21,55 haberler 22.05 Lembergden. 23,05 dans orkestrası . 24,10 gramofonla dans muslklsl. İSTANBUL: \ HAYAT ACILARI H A R R Y B A U R ve ayrıca: D1LE DÜŞMÜŞ KADIN Saat birden itibaren mütemadî seans A L E M D A R D A rek bmlerce çocuk yetiştiren bu ihtiyar muallim, muhitimî zin çok tanıyıp sevdiği bir şahsiyettir Tekaüdlüğü vesilesile Halkevinde bi gece hazırlanmış, Vali, Parti başkanı Aydmm bütün güzide münevverleril muallimleri hazır bulunmuş, göz söylen mij, Şükrü Say tebrik edilmiş ve top lantı gecenin saat üçüne kadar devam et mistir. LL E MD A R SINEMASINDA MASKELl KADIN filminden sonra... VİYANA ve GECELER1N1N sizi heyecandan heyecana düsürecek DO ĞUM filmini KADİFE MASKE göreceksiniz. Bu ÇARŞAMBADAN itibaren Y I L D I Z SINEMASINDA tktısad Vekâleti Maadin Umum mü diirü Kemal Galip Balkarm kftnunnsanlnin otuzuncn jrünti bir oğlu dünyaya gelmiştir. Çoeuk ve annesinin sıhhatleri lyidlr. Ebeveyni tebrik eder, nevzada nzun ömürler dileriz. BUyUk Viyanalı artlst PAUL VESSELY Y A R A L I K U Ş filmini tarafından yarahlan MELEK sinemasmda görenlerden sorunuz! ÖLÜM Istanbul erkek lisesi tabiî ilimler muallimlerinden Bedri Kemal ile lş Ban kası memurlanndan Celâl Kemalin babaları ve inhisarlar memurin şubesi fi mirlerinden Salih Zihninin kainbabası Manastır hanedanmdan Bay Kemal kısa bir hastahktan sonra vefat etmiştir. Cenazesi bugtinkü pazar günil saat 13 te Suadiye plâjı karşısmda İstasyon sokağında 4 numaralı evinden kaldırıla rak Sahrayıcediddeki aile kabristanına defnedilecektir. Üsküdar Hâle sinamesl Işte vereceklerl cevab: Bu kadar gUzel bir filim görUlmemiştir. Bugün saat 11 de tenzilâtlı matine ^ ^ ^ Bugün İ P E K SİNEMASINDA 2 büyük film birden 1 S i L A H ANNABELLA 2SARIŞIN ^ I VİKTOR FRANCEN B A Ş I N A Seanslar : 11 de Sarışın Karmen 12,45 Silâh Başına 2,30 Sanşm Karmen 4,30 Silâh Başına 6,30 Sarışın Karmen 9 de Silâh Basına MARTHA EGGERTH KARMEN ÇARDAŞ FÜRSTİN Marta Egert Kadıköy H A L E Tiyatrosunda • • % Ka Dsunda • • • A L K O P E R E T I ZOZO DALMAS • H I KOFlNYOTiSiN iştirakile ıLMAS VE ÇARDAŞ 4 şubat salı akşamı 20,45 de Eğlence Kahkaha Güzel Kadınlar • Lükı Dekorlar... rE VARYET Büyük Türkçe sözliii filim bekleyiniz. I I I! F U RS le TiN I I f Bugün sınemasında T A N SARAY SİNEMASI |MUM Bugün, size bütün bunlarî Eddîe Cantor'un en son muvaffakiyeti HİNDİSTAN KAHRAMANI RONALD COLMAN LORETTA YOUNG Yeni FOX JURNAL llâveten: MİKÎ MAVS YALARIN S ERV ETİ Bu gec« nöbetçi olan eczaneler şunlar* dır: ' Aksarayda (Zlya Nurl), Alemdarda (Eş« ref Neş'et). Batarköyünde (Hllâl), Beyazıdda (Sıtkı), Eminönünde (Benason), Fenerde (Arlf), Karagumrükte (Arlf), Küçükpazarda (Hlkmet Cemll), SamatyadS (Erofllos), Şehremlnlnde (A. Hamdl), Şehzadebaşmda (Asaf). Beyoğlu clhetlndekller: Galata, Fındıklıda (Hllâl), Hasköyda (Yeni Turklye), Kasımpasada (Turan), Sarıyerde (Nurl), Şlşllde (ŞlşU). Takslmde (Galatasaray), (Vlnkopulo). Üsküdar, Kadıköy ve AdalardakHerf Büyükadada (Mehmed), Heybellde (Yusuf). Kadıköy Altıyolda (Merkez), Modada (Moda), Üdküdar, Ahmedlyede (Ahmedlve) Nöbetçi eczaneler Fransizca sozlü filmînde takdim edecektir. llâveten: Mickey Artîst Bugün saat 11 de tenzilâtlı matine Fransız Tiyatrosu Halk Operetî [ Bugün matine ıl saat 16 da Bu akşam saat 20,30 da Dost Yunanistanın kıymetli artistleri Zozo Dalmas ve Kofinyotisin iştirakile FERNAND GRAVEY'in Ü11TÜRK sinemasına gidiniz Kahkaha ile giilmek, Mevsimin en güzel filmini görmek ve AŞK BANDOSU en büyük tenoru •••••••BBaaBBBİ 3 Şubat yarınki pazartesi akşamı saat 20 den itibaren muvafrakiyetle devam ediyor, llâveten: Almanya Olimpiyad hazırlıkları, bütün sporlara aid bUyllk film. Bugün saat 11 de tenzilâtlı matine ••••••••^HHH^^^H^ı^^^^n Büyük ••••••••••••• Dünyanın BENJAMİNO GÎGLİİ T E P E B A Ş I takdim edecektir. Paris, r ÇARDAŞ FÜRSTÎN Gişe gündüz açıktır. Telefon: 41819 Fiatlar: 35, 50, 60, 75, 100, 125, loca 300, 400, 500 Salı akşamı, Kadıköy Hâle tiyatrosunda Bu hafta Y I L D I Z sinemasmda JEANET GAYNOR ile beraber temsil ettiğ! filminde bütün kadmları teshir etmektedir. Alamod operetlerin en modern, en çok danslı ve zengini Bugün saat 11 de tenzilâtlı matine Her zamandan daha güzel H E N R Y G A R A T G A R D E N İ Londra ve Berlin'in eglenceleri (DANSİNG LOKANTA) MÜZİKHOL VARYETE TRUPU'nu T R t O M A N E T T L O R E T T E VE B A R B A D A T T Y V E C O N S D E L Y A V E Î K O T A N T D R A G O R SEViMLi PRENSES DINE DANSANT KONSER pazar jjünleri 58 arasmda matine vesaire v. s... Her akşam saat 20 den itibaren İBUHRAN BiTTil Saat kaçta yatmak mutadınızdır? Sayfiyede bulunduğum zamanlar onda yatarım. O halde, lutfen saat onda odamza çıkınız, lâmbanızı yakınız, bir müd det yanık tuttuktan sonra söndürünüz. îsterseniz, Iâmbayı söndürdükten sonra aşağı inebilirsiniz, fakat karanlıkta oturmak şartile. Sesinizi yükseltmemek şartile de konusabilirsiniz. Polis hafiyesi, burada hafifçe gülüm sedi, sonra sözüne devam etti: yalnız tişine vaziyet hakkında belki de büsbütün yanlı? bir fikir verecekti. Evet dese bu da onun o mes'ud geceyi kaybetmesi demekErtesi gün Tab Hollandm ilk işî Kar ti. Ursula Ardfernle yalnız bulunmak, overi bulup siyah elbiseli adam hikâyesini nun yanında bir hâmi rolü oynamak... Bu öyle tatlı birşey olacaktı ki böyle bir Âktris bir müddet sustu. Sonra kendi anlatmak oldu. Fakat bu arada Ursula saadete bir baskasını iştirak ettirmeyi dünArdfernin zabıta tarafından tarassud e • kendine söylenir gibi: dildiginden şüphelendiğini söylemektcn yada istemezdi. Buraya niçin geldim, acaba, dedi. çekindi. Delikanlı nihayet: Zavalh Mister Tab, böyle ufaktefek şeyt Ursula Ardfernin bu teklifinize çok Polis müfettiçi: jlerle sizi üzdüğüme öyle sıkılıyorum ki... Bu bir hırsız olmasa gerek, dedi. memnun olacağmı zannederim, dedi. [Bunlann birçoğu benim hayalimin mah Âlâ! Fevkalâde bir mâni çıkmazsa Hırsızlar soymak istedikleri kimseleri [sulü... Fakat bu seferki değil... Buna korkutarak mevcudiyetlerini bildirmek is mutlaka gelirim. [inanmanızı rica ederim. temezler. Mis Ursula zabıtaya şikâyette Tab Holland bir mektubla polis mü Ursula Ardfern bir müddet susarak bulunmamı? mı? fettişinin arzusunu aktrise bildirdi ve on JÜüşündü. Sonra ilâve etti: Bilmiyorum. Fakat zannetmem. dan muvafakatini anlatan uzun bir mek Isterseniz ben pazartesî günü tek Çok garib... Bu siyah elbiseli a tub aldı. tar sayfiyeye giderim. Siz de geliniz. dam Trasmerenin katili olmıyabilir. FaTab, uzun uzadıya düşündükten sonİYalnız karanlık bastıktan îonra geliniz ki kat ne olursa olsun bu iş beni ?üphelen ra, Karveri yanında bulundurmanın hiç gö'rülmesin. Hizmetçilerim sizi bahçe ka diriyor. Sizden rica ederim, Mis Ursula te fena birşey olmıyacağma karar verdi. pısında beklerler. Ardferne gidiniz ve kendi'ine sizinle be Bu suretle, genc kız, bazı ahvalde kolay Tab bu tekliften, genc kızm kendi hi raber benim de kösküne gelmek istedieimı kolay tatmini mümkün olmıyan birisile Biayesine sıgınmasından son derecede mü sövlevini/! Acaba buna razi olur mu? ahbablık peyda etmiş olacaktı. Kendi tehassis oldu. Az kalsm onun uğruna haTab, Karverin bu teklifi karsısında \e kendine «fazla ahbabı olması daha iyi» yatinı fedaya hazır olacağmı söyliyecekti. reddüde düstü. Olmaz dese polis müfet diye düşündü ve Karver, son Hertford Yeni zabıta romanımız: 29 Kanlı Bilmece Yazan: Edgar Wallace Bereket versin kendisini tutarak başmı eğmekle iktifa etti. 17 • Yarın sabah, hepimiz biraz ser » scrnlesmiş olacağız, ama, siyahh adama tesadüf etmek fırsatını kaçırmaktansa, yarm sabahki sersemliğe razıyım. Ursula, onlara yemek çıkardı, sofrayı hep beraber topladılar ve Tab, genc kızın ricası üzerine piposunu doldurdu. Karver, tütün içmek istemedieini söyledi. Muhavere ağırlasıyordu. Masanın etrafında, her birisi kendi zihninden ge Karver: bir itirazınız yoktur ümid ederim? Karver: Bilmiyorum, dedi. Biz, mesleğimiz çenlerle mesgul, lâkırdı etmeden oturu • Bu işte o kadar yeni degilim, di icabı, en kötü ihtimalleri hesab etmeğe yorlardı. Ursula birdenbire dedi ki: ye cevab verdi. Hizmetçinızin annesi ne alışmışızdır ve ekseriya da haklıyızdır. (Arkan var) treninin hareketinden birkaç dakika evvel, rede oruruyor? koşa koşa gara geldiği zaman, adeta ra Felboraıghta. Margaretçik son hat bir nefes aldı. trene dar yetişti. Magaret annesinin hastalığmı na Gidecekleri yere vardıklan zaman sıl haber aldı? Telgraf mı geldi? ortalık kararmıştı. «Stome Gîttage» yoUrsula başile tasdik işareti yaptı. lunu tuttular. Yolda hiç konuşmadan Öğleden sonra geç vakit mi? ilerlediter. Karanlıkta, biribirlerine tutu Genç kız hayretle: narak, peşpeşe gidiyorlardı. Hiç kimse Evet, dedi. Niye soruyorsunuz? ye tesadüf etmediler. Bu telgraf, Londra trenine dara«Stome Cottage» in bulunduğu yola vardılar ve bin ihtiyatla içeri girdiler. dar yetiştirecek bir saatte geldi; Felbo Fakat görünürde kimse olmadığı için raıgh trenini de gene öyle daradar yakalıyacak. İşte bundan dolayı soruyo göze çarpmadan bahçeye ulaştılar. rum. Siz, geçen gece, adamı görmedi Ursula, onlan karşılamak için, açık niz değil mi? duran kapının önünde bekliyordu. Gü Genc kız, şaşahyarak: lümsiyerek: Ben buraya henüz bu sabah gel Bütün perdeleri indirttim, dedi; dim, dedi. Margotnun... birisi tarafından müfettiş Karverin gelişi hakikaten Allah tarafından oldu. Hizmetçimin annesi mı çağırıldığını zannediyorsunuz... Onu hastalanmış, evine gitmeğe mecbur oldu. buradan uzaklaştırmak için ve desise mı Oynıyacağınız refakat memuru rolüne yaptılar?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog