Bugünden 1930'a 5,459,226 adet makale



Katalog


«
»

19 Ştıb'at 1936 CUMHURİYET Paul Bourget Hayatı ve eserleri Edebî etüd Ziraat Bankası Hazine bonoları üzerine avans veriyor Ziraat Bankası merkezinden verilen bir emrile dünden itibaren bütün Ziraat Bankası şubeleri bir kısım hazine bono lan üzerine avans vermeğe başlamışlar dır. Bu hazine bonoları Maliye Vekâ leti tarafından keşide ve Ziraat Bankası tarafından tasdik edilmış olanlardır. Ziraat Bankasının bu şekilde bir mua meleye başlamış olması bir yandan ha zine bonolarınm kıymeti, diğer taraftan bono sahiblerinin, bilhassa ziraat erba bının kolaylıkla kredi temini için çok faydalı olacaktır. Dil üzerinde çalışmalar Türkçede işaret sözleri GünesDil teorisine göre bir tahlil Uğursuz yuvalar I. Is = Alâmet. II. ŞU Dünkü makalemizde işaret ettiğimiz giDün lise talebesinden birile karşılaşII. Uş = El'an, henüz. Kelimenin etimolojik şekli şudur: bi Burje (Bourget) daima ciddî ve ça tım. Genc mi genc, toy mu toy, sahifeleri III. Suluk = Kendisi, ta kendisi.. (1) (2) (3) lışkan bir fikir adamı, psikoloji ve felsehenüz kesilmemiş bir kitab gibi terütaze. IV. Şuşi = işte o, oradaki. Uğ + uş uğ f fe meraklısı bir muharrir olarak yaşamışV. Şubanmak = Takib etmek, izini Babasını tanıdığım için sordum: (1) U ğ : «Esas, sahib, Allah, efentır. Hatta Brummeli ve Barbey d' Aure Bugün mekteb yok mu çocuğum? kovalamak. di» anlamlarile ana köktür. villyyi seven gösterişli «dandysme» inde, Pervasız cevab verdi: VI. Şuburmak = Takib etmek. (2) Uş: Ana kök anlamını oldukça kendisini genc yaşındanberi Faubourg Canım yuvaya gitmek istedi, mekVII. İz = Alâmet, emare, eser, isr. geniu bir sahada tecelli ve tecessüm ettiSaint Germain salonlarına devam etmetebi astım. CE ren ektir. ge, ve bir aralık bu Fransız asaletinin Bir mektebliye mektebini astıran yuvaNot: 3. Fransızcada işaret sıfatı (Uğ f uş = uğuş) sözünde ana kök merkezine yakın bir yerde oturmağa sevnın gene mekteb ayannda uyandıncı, kendisini takib eden ve anlamını olduk ve işaret zamiri olarak kullanılan (ce) keden «mondain» liğinde bile bir ağırça geniş bir sahada tecelli ettiren ekle sözü ile bunun türlü şekilleri, bizim (şu) yükseltici bir yer olabilmesine zahib ol başhhk vardır. Anatole France: «Bourdum, anlamak istedim: kaynaşarak (uş) sözü vücude gelir. ile yakından ilgilidir. get hiçbir zaman hafif ve şen olmamış Ne yuvası bu, çocuğum; okuma (Uş) eski metinlerin pek çoğunda (işte) Bunu iyice göstermek için «ilkönce tır» der. («Dandy» nin türkçe mukabilini yeri filân mı? ve (şu) anlamında olarak mevcuddur. bu Fransız sözleri hakkında Fransız etibulamıyorum. Bu kelime, herkesten ayn Elile Kadıköy iskelesi yakınında bir Örnek olarak şu beyitleri alıyoruz: molojisinin dediklerini burada kısaca topve göze çarpan bir tarzda giymen, şıklıyer gösterdi: Bulbvlem uş otegeldim, dilde menşur du lıyalım: ga, biraz da züppeliğe hesevli olan adam tageldim Şurası bizim yuvamızdır. Mektebi «I. Ce: (değişmez zamir olarak) manasınadır.) Bunda muşkum satageldım, giyikem, otla. asanlar orada toplanırlar, kumar oynar JÜğım ande halk lâtincesinde [6] «Ecee hoc»tan gelCruelle Enigme (Hain Muamma), miştir. Eski fransızca şekilleri «ico» ve lar. Yunus Emre Un Crime d'Amour (Bir Aşk Cinayeti), Paul Bourget 1902 de Yüreğim sızladı, gözlerim nemlenir Genci niham benim ben uş, ayni ayan be. «ice» dir. Bu «ice» den 15 inci asırda Andre Cornelis ve Mensonges (Yalan him bir yer alan «psikoloji tecrübeleri» nnim ben uş «ce» çıkmıştır. «Ça» tabirinin de başın gibi oldu. Ruhlannda kanadsız bir kuş Gevheri kân benim ben uş, bahra ve kâna lar) romanlarında, yani 1887 ye kadar de, Flaubert, Stendhal, Goncourt ve gaflet ve saffeti yaşıyan çocuklan avlasığmazem daki vokal edebiyattan önceki devirde Bourget bitaraf bir san'atkâr, bakan ve Tourgueniev gibi romancıların, Baude mak için kurulan şu yuvaya düşenlerin müşmüştür.» Nesimi anlıyan bir psikolog olmağa çalışmış, ah laıre ve Leconte de Lisle gibi şairlerin, halini ve istikbalini düşündüm. Orada aHatta (işte) sözünü, bu (uş) ile (ta)«II. Ce, cet, cette, ces: halk lâtince lâk hocalığı yapmak istememiştir. Gus Renan ve Taine gibi filozofların ve Duden mürekkeb olarak, (uşta) şeklinde sinde «ecce istum» dan çıkmıştır. Eski tılan her tavla zan bu çocukların temiztave Flaubertin bizzat Bourget tarafın mas Fils gibi kuvvetli bir tiyatro müelliliğinden bir parça düşürür. Orada sıralaNatuk Ziya Necmi üsten kullanrılar: fransızcadaki ilk şekilleri «icest» ve dan nakledilen fıkirleri yukrıda saydığım fının eserlerini ve hayatlarını tahlıl ederKaf ile Anka benim, âb tle sakka benim nan her domina taşı, bu çocukların saaHukuk Fakültesinin bu seneki dok «iceste» dir. 14 üncü asırda bütün bu eserlere tatbık olunabilir: «San'at gayesi ken, gencliğinin inandığı ve sevdiği bu tora şifahî imtihanları teşrinievvelde Cumleden hakka benim, uşta tanık şeş det bağına gidecek yollannı kapıyan bir cihat sözlerin başlarındaki (i) vokalleri düşni kendisinde taşıdığı için bir vasıta olarak üstadların bazı fikirlerini yıkmak istiyor: başlamış ve şubatta bitmiştir. Teşrini Nesimi müştür. 12 nci asırda bu «icest» ve «ices engel olur. Orada ele alınan her oyun telâkki edilmemelidır. Misal alınan falan Meselâ «Les Fleurs de Mal» şairinin evvelde imtihanlara iştirak eden dört (3) Uğ: Ana kök anlamının olduk te» tabirleri, genel olarak, «icelui» [ 7 ] kâğıdı, bu çocukların istikbalini şimdiden macerayı anlatmak için sarfedilecek deha marazî bedbinliğini ve can sıkıntısını, «Le namzed arasmdan bir tanesi muvaffak ça geniş bir sahada tecelli ve tecessümüye zıd olan sahayı işaret eder. Klâsik lâ karartacak ve kapıyacak bir örtü demekne olursa olsun dığer bir hikâye aksi bir Rouge et le Noır» müellıfinin şüphelerini olabilmişti. tir. tincede «iste» ve «ille» de böyledir [&]>>• Mevcud sekiz namzedden şubat ayın nü tayin ve ifade eden ektir. delil olabilir; zira bu hikâyelerin bitme ve dınsizlığıni, «Les Origines de la Yuva?.. Saffet ve şetaret ifade eden (Uğ j uş = uğ = Uğuşuğ) : ana Bu izahlardan anlaşılıyor ki lâtince da ancak üç kişi imtihana girmiş ve bun tarzı, kat'î bir netice teşkil edemez. Mün France Contemporaıne» kök kendisinden sonra gelen elemanla «iste» ve eski fransızca «ice, icest, ices bu kelime simdi beynimde kara ve kapkamüverrihinin lardan ikisi muvaffak olabilmiştir. Jüri ferid bir hâdiseden umumî hiçbir hüküm maddıyetperestliğini, «Madame Bovary» heyeti önünde iki gün zarfında veril kaynaşarak ve baştaki vokal ile sondaki te» sözleri daha yakını; lâtince «ille» ve ra bir mefhum alıyor. Bir çocuk elile baçıkanlamaz. Böyle yaparak kendilerini mübdiinin bitaraf san'at prensiplerini doğ mesi icab eden bu alenî imtihanlar çok (ğ) de düşerek son fonetik ve morfolo eski fransızca «icelui» ve «illui» sözleri na gösterilen yer camlı camekânlı, çatılı müterakki addeden kimseler bugünkü ilım ru bulmuyor. çetin olmuştur. Muvaffakiyet derece jik şeklini almıstır: ŞU. de daha uzağı işarete yanyan sözlerdi. mcrdivenli, masalı kanapeli bir yılan leri sırasile Hukuk doktor namzedleri: Ş U : «Esas, sahib, Allah, efendi» an Bunların bizim (şu) ve (işte) ve (ol) kovuğu gibi yüreğime korku, ruhuma acı, Umumiyetle artistin bir içtimaî borcu Amme hukuku grupundan, Necmi Os vıcdanıma ıstırab veriyor. ve mes'uliyeti var mı, yok mu? Beşeriye ten, iktısadî bilgiler grupundan Natuk lamlarını oldukça geniş bir sahada te sölzerile bir olduğu kolayca anlaşıhr. Kültür Direktörlüğünün mekteb ço Bunlardan «iste, icest, iceste» sözleritin ilk çağlanndan bugüne kadar yaşıya Ziyadır. Bunlar doktora tMİimatnamesi celli ve tecessüm ettiren bir sözdür. Bunun süje veya objeye taalluku bile belli ni ve «ce» nin «cet» ve «cette» şekille cuklarına kumar oynatan yerleri teftiş etbilmiş san'at eserleri yalnız ebedî duygu mucibince, iki sene zarfında yazacak ları ve ebedî güzelliği, kendilerine mah lan tezi müdafaa ettikten sonra hukuk edilmiyerek tamamile umumî mahiyette rini (işte) kelimesinde, «ille» ve «illui tirmek için aldığı kararı şükranla hatırhsus bir ahenkle söyliyenler değil midir? doktoru unvanını alabileceklerdir. Teş bırakılmış olması da muayyen birşey ol (lui)» kelimelerini de (ol) sözünde ana yorum, fakat Direktörlük şu benim öğrenliz edeceğiz. Burada yalnız «ce» ile aslı diğim yuvayı henüz duymamış olsa ge Böyle vâsi ve kansık bir bahsi burada in rinievvelde imtihana giren Mahmudla madını göstermektedir. beraber Üniversitenin ilk hukuk dok Not: 1. Bu kelime Türk lehçele olan «ice» nin etimolojik şekillerini (şu) rek. Ben bu yazı ile işte haber veriyorum: celeyip halletmemiz tabiî imkânsızdır. toru namzedleri üç kişiden ibarettir. rinde epeyce değişiklik gösterir. En eski, ile ve «celui» ve «icelui» nin etimolojik Kadıköy iskelesinde de kapanacak bir Herhalde, Bourgetnin şahsî san'at nazariYaptığımız araştırmalara göre, bu orijine en yakın şekli (uş) tur. Bu (uş) şekillerini de (şol) ile karşılaştıralım: yuva var! yeleri, dinî ve siyasî inanışlan ne olursa genclerin ikisi de tahsillerinî Galatasa ile (bu) birleşerek (uşbu) kılığını alır Siz, ey çocuk anaları, çocuk babalan, (1) (2) (3) (4) (5) (6) olsun, «psikoloji tecrübeleri» fikir ve ilim ray lisesinde yapmışlardır. Kendilerine siz de şefkatin getirdıği mukaddes gaf Şu: uğ+uş+uğ+. + . + . ile, kültür ve zekâ ile dolu büyük bir e imtihanda olduğu gibi hayatta da mu ki (işbu) sözü buradan çıkmış görü nür [ 1 ] . leti ve çocuklannıza karşı beslediğiniz deserdir ki uzun seneler Fransız gencliğinin vaffakivet dileriz. Ce: öğ+ös+öğr..+ . + . Kırgız lehçesinde (Osu) ve Başkurt rin emniyeti bırakınız, onlan adım adım «mukaddes kitabı» mahiyetini almıstır. İce: i ğ + is+eğf . f . + . lehçesinde (Oşu) şekilleri bu orijinal takib ediniz. Çünkü sahifeleri kesilmemiş Şol: oğ+oş+oğ+ol+ . 4 . Bourgetnin altı sene sonra, 1891 de muharririn ıleride bütün bütün meydana şekle en yakın sözlerdır. Bu iki sözde bir kitab kadar temiz olan yavrularınız Celui: ö ğ + ö s + ö ğ + ö l + ü ğ 4 i ğ çıkardığı «Physiologie de l'Amour Mo vuracağı meyilleri ta o zaman ifşa ediyor: görülen (s ş) değişimi, ayni kategoribu yuvalara düşerse birer Bahnameye döIcelui: i ğ + is+öğ+ölrüğtiğ derne» i de hemen ayni tesiri bırakan, ya «Seven kadının bu aldatması neden? den ve anlamlan da bir olan iki konson Bu karşılaştırmanın verdiği dil man nerler, tepeden tırnağa kadar kir olurlar rı roman ve yarı «these» müdafaası, derin Hain muamma... Kadının aldatması ve arasındaki kategorik değişimlerdendir. ve sizi mateme sokarlar. zarası nekadar açıktır: ve cazibeli bir eserdir. erkeğin zâfı gibi, vücudle ruhun müca Çovaş lehçesinde bu manada olarak M. TURHAN TAN (1) : V. j ğ ana kökünden ibaret oBourgetnin şiirleri hakkında yazılacak delesi gibi ve bu sukut âlemindeki yaşayış (siyav) ve (siyava) kelimeleri kullanı larak altı söünz hepsinde birdir ve bir şey, bunların pek orta genclik tecrübele gibi hain, pek hain muamma...» lır ki, şekillerine göre, daha çok (işbu)Bursa yeni Emniyet müdürü anlamdadır. 1889 da yazdığı «Le Disciple» ro ya yakındır [ 2 ] , rinden ibaret olduğudur. Esasen Bourget Bursa (Hususî) İstanbulda Kar Pavl Bourgetnin Rene Bazinle beraber (2) : V. + ş (s) den ibaret olarak diyince akla şair değil, münakkid, alim manının mevzuu malumdur: Genc bir alınmış bir resmi Kazan ve Başkurt lehçelerinde (şul) tal kaymakamlığına tayin edilen Emni muallim, «Robert Greslou» filozof «Ad şekli de vardır ki Çağataycada ve eski altı sözün hepsinde de oldukça geniş bir yet müdürümüz Aslan Korkudun yerine ve romancı gelir. ve fen aleyhine hareket etmiş olurlar; sahada ana kök mefhumunun bulunuşuSıvas Emniyet müdürü Mahmud tayin Bourgetnin ilk romanı «Cruelle Enig rien Sixte» e karşı adeta kayidsiz bir ta Osmanlı metinlerinde görülen (şol) un bugünkü ilim ve fen, bir kanun çıkarabilpınma, derin bir fikir esareti duyuyor. aynidir. Kazan ve Başkurt lehçelerinde nu anlatır. edilmiş, yeni Emniyet müdürümüz bu me» ile son büyük hikâyesi «Une labomek için evvelâ bırçok hâdıselerin toplan(3) : V. + ğ olarak her altı söz de Fılozofun fikirlerini yaşayışta tecrübe et (o) yerine daima (u) kullanılmaktadır. raya gelerek vazifesine başlamıştır. masını emreder...» Ve Bourget der ki: rantine» arasında tam kırk dokuz sene mek hevesine düşen heyecanlı «tilmiz» Bu (şol) ve (şul) şekilleri de (şu) ile isimlendirici genel bri apan rolünü oy Parti müfettişlerinin Bursada «Edebiyat istiklâlinin felsefî sebebini geçmistir. Bu müddet zarfında üstadın kendısını bır genc kıza sevdırıyor ve mad (o) nun birleşmesinden doğmuştur [ 3 ] . namaktadır. çıkardığı romanlar iyice tetkik edilirse bundan daha derin ve daha doğru ifade yaptıkları tetkikat Bu karşılaştırmanın verdiği dil man diyundan olan üstadının «determinisme» Yakutçada bunun mukabili olan (sol) görülür ki Bourgetnin hikâye ve tahlil etmiş olan bir muharrir bılmiyorum.» Bursa (Hususî) Parti müfettişle nazariyelerini bu muaşakaya tatbik etmek sözünün (s " ° 0 ^ ' v e gösterilmesi de zarası nekadar açıktır: f Bu suretle Paul Bourget o zamanlar tarzı az değişmiş, yalnız nazariyeciliği, istiyor. Yalnız kafasının değil, maddî ıh(1) : V. J ğ ana kökünden ibaret o rinden saylav Nazmi şehrimize gelmiş buna delâlet eder [ 4 ] . Yakutçada (ş) «san'at için san'at» nazarıyesıne mütema tabir mazur görülürse, vaizliği gittikçe tirasının ve kalbinin yardımile teşebbüsünolmadığından bunun yerine (s) kullanıl larak altı sözün hepsinde birdir ve bir tir. Müfettiş Nazminin buradaki Halk vil görünüyordu. Görünüyordu, diyorum, artmıştır. Romanlarını iki silsileye ayır de muvaffak oluyor. Fakat kendisini tesanlamdadır. Partisi merkezini ve mülhakatı teftiş e mıştır. çünkü hakikatte «Un Crime d'Amour» mak münakkidlerce âdet olmuştu: Bi lim ettikten sonra acı hakikati anlıyan kız (2) : V. 4 ş (s) den ibaret olarak deceği, bu arada mahallî ve iktısadî te (Şu), (uş), (osu), (oşu), (şol) ve ve bilhassa «Le Disciple» müellifi ruhla rincisi «L'Etape» a kadar ve ikincisi on kendini zehirliyor. Tevkif edilen «Ro altı sözün hepsinde de oldukça geniş bir şekküllerle temaslarda bulunacağı söy « (şul) kelimelerinin etimolojik şekillerini rın ince tahlilini yaparken daima roman dan sonra. Bourget buna kızarmış. Haki bert Greslou» nun beraetini kızın erkek altalta yazarsak bunlann birliği hemen sahada ana kök mefhumunun bulunuşu lenmektedir. lanndaki eşhasın karıştığı vak'alardan ve katen iyi bakılsa, edebî ve fikrî şahsiyeti kardeşi teşoin ediyorsa da muhakemeden nu anlatır. Bursa Şar kulübünün balosu kendini gösterir: dramlardan içtimaî hükümler çıkarmak nin çizgisinde bir «ihtilâl» değil; bir te sonra onu rövolverle öldürüyor. Kitabın (3) : V. 4 ğ olarak her altı söz de i Bursa (Hususî) Burada hemen (1) (2) (3) (4) istidadını göstermiştir. Zaten «psikoloji kâmül olduğu, ilk yazılarda müphem lâ sonunda filozof Sixtein herşeye şüphe ve simlendirici genel bir ajan rolünü oyna bütün münevver zümreyi çatısı altına Şu: Uğf uş+uğ+ . tecrübeleri» nin 1885 tarihli mukadde kin mevcud olan istidadların ve inanışla istihza ile bakan gözleri yaşarır ve Pas maktadır. toplamış bulunan ve Valimizin himayesi Uş: uğ+uş+ . + . tnesi şu cümlelerle biter: «Kendi neslinin rın zamanla kuvvetli renkler aldığı anla calın şu sözünü hatırlar: Allahı zaten îlk üç kelimenin elemanlan burada bi altında geçenlerde açılmış olan (Bursa Osu: oğ+osfug+. zekâlarında ve kalblerinde oynanan faci şılır. Meselâ «Cruelle Enigme» i alalım: bulmamıs olsaydm onu aramazdın... tiyor vc bundan (şu = ce = ice) oldu Şar kulübü) tarafından Belediye salo Oşu: oğ+oş+uğ+ . aya ciddiyetle, hatta fecaatle bakmak, Bunda Bourget dostuna tapınan bir kadığu apaçik ortaya çıkıyor. nunda güzel bir balo verılmiştir. Sabaha Şol: oğ+oş+oğ+ol 1889 da, yani «L'Etape» tan on dört manevî hayat meselelerinin ehemmiyetine nın onu, anlaşılmaz bir delilik anmda na(4) : V. 4 1 olarak son üç kelimenin kadar devam eden bu eğlenceli baloda Şul: uğ+uş+uğ+ul sene evvel yazdığı bu romanda bile Paul inanmak değil midir? Karanlık ve acı, sıl aldatabildiğini anlatıyor; kadıni saSon iki kelimenin (3) ve (4) numa hepsinde (şu) ile (ol) un birleşmesini Valimiz Şefik Soyerle Vali muavini E Bourget «Taine» i temsil eden filozof anlaşılmaz ve nefis bir hakıkat olan insan dakatten hiyanete götüren «haleti ruhidib, Müddeiumumî Cemil ve hükumet «Sixte» in tehlikeli fikirlerine, feci bir ralı elemanlan doğrudan doğruya (o) göstermektedir. ruhuna itikad etmek değil midir?» Dördüncü kelime de burada bitmek erkânile yerli, yabancı birçok davetli de ye» leri tahlil ederken mümkün olduğu maceraya dayanarak hücum eder. Bour nun eski şekli olan (ol) dan başka bir tedir. «Celui» ve «icelui» şekillerinin asıl bulunmuştur. Hakikaten Paul Bourget, Ondokuzun kadar hükmetmemeğe, psikoloji sahasın getyi ve eserlerini tetkike yann devam e şey değildir [ 5 ] . cu asnn edebî ve ruhî cereyanlannı tasvir dan ayrılmamağa dikkat ediyor. Bununla deceğiz. Not: 2. Türk lehçelerinde bu an elemanlan ile (şol) un hep bir asıldan Mevlid kıraati eden kıtablar arasında süphesiz pek mü beraber, kitab öyle bir cümle ile bitiyor ki lamlan teyid eden şu kelimeler vardır: geldiği ve her üç kelimenin (şu 4" °D" İZZET MJLİH dan ibaret olduğu anlaşılıyor. Yenişehirli merhum Ataullah E Son iki kelime de bunlardan sonra ge fendi refikası ve Siird saylavı İsmail mıştır. Kola, bazuya güvenmek asrı, detı: Müştak Mayakonun annesi ve Temyiz len iki elemandan: Göreceksin ki öyle ahmak, acemi virleri çoktan geçmistir. (5) Ü ğ : Oldukça yaygın bir sahada mahkemesi Başmüddeiumumisi Yusuf «Bu mektubu size yazmaktan maksaAşk ve macera romanı ve beceriksiz ellerden çıkmamış... İyice oku, anlatınm ...Birlikte muhakeme ede dımız, onun dikkafalılığını büdiğimiz ve tecelli eden esas mefhumunun umumi Nihad Berkerin kayınvalidesi merhu kafasına koyduğundan şaşmıyacağına da leşmiş olan manasının taalluk eylediği me Ha.şime Hanımın ruhu için şubatın rız. 23 üncü pazar günü Kadıköyünde Os süje veya objeyi gösterir. kuvvetle inandığımız içindir. Ali Tunc, mektubu okuyordu: (6) îğ: Bu manayı tayin ve ifade e manağa camisinde öğle namazından «Nişanlınız, bu kadının peşine takıl«Küçük hanım, sonra okutulacak Mevlidde hazır bu • makla, kendini müthiş bir tehlıkeye at der, isimlendirir. «Nişanlınız Ali Tunc, bugünlerde ku mış oluyor. Bu kadın, evlidir. Evli olma«Şu ,şol» ve «ce» sözlerinin gayri Iunmaları aile dostlarmdan ve sevdik • mar maceralarına atıldı ve havalandı. •sına rağmen, gayet serbest yaşar ve ha muayyen bir obje veya süje göstermesi Ierinden rica olunmaktadır. Hem öyle havalanış havalandı ki artık, yatına, her ne şekilde olursa olsun kan ne mukabil «celui» nin muayyen bir süYazan: MAHMUD YESAR1 kendisine bir bahane olarak meslek edin şılmasını istemez. Bu kadının, birçok ya je veya obje anlatmas ıda işte bu son ek naliz edilecektir. [3] Radlof: Türk lehçeleri lugati dene 21 diği gazeteciliği de bir yana bıraktı. Mat kın dostları da vardır. Bu kadın da, et lerden dolayıdır. mesi. baaya uğramıyor. Başka işgüç peşinde rafı da, Ali Tuncun bu küstahca takib[4] Pekarski: Yakut Dili Lugati. Evet, yalan, iftira değil; doğru... çıkardı, üstünü gösterdi: Not: 4. Kelimenin başında ana de değil. [5] «O» bahsine bakmız. Doğru amma, sen, nereden ve ne müna Bu yazıyı tanıyor musun? lerini hoş görmiyecek ve affetmiyecek kökün varlığı da lâtince ve fransızca sözI MukaddemetülEdep: Lehçei OsmanL «Fakat şimdi, nişanlınız Ali Tunc, bir lerdir. sebetle biliyorsun? Ali Tunc, zarfı aldı, uzaktan tuttu, Iİ Divanü LugatitTurk. lerin türlü söylenişlerinden belli olmakkadın pesindedir. Artık ne gecesi gece, Sen, büyük bir tehlike geçiriyor gozlerine yaklaştırdı, dikkatle baktı; haIII. Radlof. İV. «Kazan lehçesi». «Bir kere bu kadın. Ali Tuncun dos tadır. Yukarda zikrettiğimiz lâtince IV. Radlof. İV. «Kazan lehçesi». sun. fızasınm katmerlerini açıp çeviriyor, per ne gündüzü gündüz, hep o kadını kova tu, ahbabı değildir; hatta aralarında kü «ecce» şekli ile eski provansal şekli olan V. Radlof IV. «Kırgız lehçesi». Ali Tunc, doğrulmuştu: de perde yoklıyormuş gibi göz kapakları lıyor. Otomobil durak yerlerinde, şo çük bir tanışıklık bile yoktur. Zorla gü «aqueste», italyancası olan «questo», isVI. Radlof. İV. «Kırgız lehçesi». Ne tehlikesi? nı oynattı; alnı buruştu, dudaklarını bük förlerle birlik olarak, o kadının yolunu, zellik olmaz. Eğer Ali Tunç, kendi ge panyolcası olan «aquesto» şekillerinin Vİİ. Kamusu Türki; Türk Dili lugati; izini bekliyerek sabahlıyor... Apartıman vezeliğine, üç beş kuruş parasına, gaze bablarında, konsonu «k» ile değişmiş o Lehcei Tatarî. Genc kız, elile onu yakasından çekti: tü: [61 Halk Lâtincesi rlatin populaire), klâkapılarını mı gözetlemiyor?.. Yavaş... Madem ki «Joğrudur; Hayır... Tanımıyorum! teciliğine, bir de «usta!» şoförlüğüne gü lan ana kök kendini göstermektedir. sik lâtincenin halk ağzında aldığı konuş. daha fazla korkr.iağa, çekinmeğe mecbuSolmaz, gülümsedi: «Ali Tunc, kolunun kuvvetine güve veniyor da, bu maceraya atılmak hakkı/. N. DİLMEN ma dili şefclinin adıdır. [7] Bu sözun başındaki (i) de sonradan ruz. Daha fazla ihtiyatlı olmalıyız. Ben de öyle tahmin ediyordum. nir geçinen insanlardandır. Bileğinin ko nı, kuvvetini kendisinde görebiliyorsa, [1] Bu kelime (İ6bu) bahsinde amaliz e düşprek «celui» olmuştur. Ve gülerek Ali Tuncun yakasvnı bıAli Tunc, zarfı açtı, mektuba göz gez lay bükülemıyeceğine hem inanmış, hem çok, hem çok yanılmaktadır. [8] Oscar Bloch, dictlonnaire etymolo raktı, ve tayyörünün iç cebinden bir zarf diriyordu; Solmaz, parmağile işaret et de etrafındaki bazı ahmakları inandır (Arkaaı var) [2] Bu kelimeler de (işbu) mahsinde a gique de la langue françalse. Bu seneki Hukuk doktoru namzedleri r ahııt
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog