Bugünden 1930'a 5.353.610 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET 17 İkincikânun 1936 Ç Kitablar arasında ) İngilterenin En Meşhur Askeri Millî Futbol takımımız Olimpiyada gidebilir mi? Tehir edilen maçlardan Dört snedenberi millî bir temas yapmıyan ve bugünkü kıymetleri malum olmıyan futbolcularımızı Olimpiyadlara götürmek büyük bir hata olur bir kısmı oynanacak 18/1/936 cumartesi yapılacak maçlar Fener sladı: Bu hafta yapılacak lik maçları Resimli Ayasofya Kılayuzu Çikaran: MüzelerUmurn Müdürlüğü Ayasofyayı müze yapah epeyce ol du. Asırlar süren Türk idaresi zamanında muhakkak ki daha da güzelleşîp hayatını ve hayat hakkmı uzaltan bu koca Bizans yapısı; daha camiken de yaban cılann dikkatini ve bizim itinamızı çekip gidiyordu. Cumhurıyet hükumeti Istan bul toprakları altında ve üstünde perişan dağılan Bizans bakiyelerinin dipdiri bir başı gıbi şahlanan Ayasofya kubbesıni sadece tarihe vakfederek bu bakımdan da ihtimamızm artmasını istedi. Bu ka rarda İstanbul müzelerine eşitsiz bir ilâve yapmanm hususiyeti de vardı. İba detlerimiz içinse, Istanbulda bize yetip te artacak kadar bol camilerimiz olduğunu hep biliriz. Hakikaten Ayasofya müze olduktan sonra onun hakkındaki telâkkimiz de değişti. Uzun asırlann sesini dinlemiş du varları arasında artık bize dünyayı, maddeyi ve bu yıllanmış maddelerin nadideliğini unutturan ruhani bir vazifeyi ifa için gitmiyoruz. Ihtimal bunun için dir ki Bizansm kurup Türkün yaşattığı bu ulu abidedeki san'atın yeni yeni far kına varmaktayız. Bu sözleri, tamamen modern bir zihniyetle çalışan Müzeler Umum Müdürlüğünün yeni çıkardığı kılavuz münase betile söylüyoruz. Ayasofya hakkındaki göriiş ve düşünüşlerimize tekrar döneceğiz. Ondan evvel biraz bu güzel rehberden bahsedelim. 4050 sahife tutan broşür evvelâ çok iyi tertib edilmiş. Onda müzenein ne vakitler ve nasıl gezilebileceğinden başlıyarak, Ayasofyanın oldukça müfassal bir tarihini buluyoruz. Bundan sonra mü zenin taksimatı bütün inceliklerile tarif ve tasvir edilmiştir. Kılavuza 21 tane nefis resimle müzenin 2 tane plânı ilâve edilmiştir. Ayrıca faydalı bir bibliyografya, müzelerin neşriyat listesi konulmuş ve eser parlak kâğıda basılmıştır. Eski eserlerimiz üzerinde hakikî ihtisas ve tam bir muvaffakiyetle çalışan Müzeler idaremizi takdir ve tebrik ederken her san'at meraklısına ve hatta her Türk münevverine bu kılavuzu tavsiye ederiz. Ayasofyanın müze olduktan sonraki kıymet ve ehemmiyeti üzerinde ayrıca .**w*>**xi&ıjmıı,\ LORD KÎTCHNER 1914 te bütün iddia ve tahminler hilâfma «Harb asgarî üç sene sürecektir» diyen yegâne asker Lord Kitchnerdi Yazan: W. Churchill 2 Bilhassa İngiliz ana vatan ordusunun hususiyetlerini anlamıyor, ve bu orduyu Fransa Prusya harbinde gayrimüessir bir rol oynıyan Fransız territorial kuvvetlerinin bir benzeri ad ve itibar ederek böyle bir ordudan velev tevsi ve tensik edilse de büyük faydalar beklemiyordu. Lord Kitchnerin işleri üzerine aldığı sıralarda İngiltere Harbiye Nezareti erkânı arasında ordu teşkilâtı hakkında salâhiyetle fikir beyan edecek erkânıharbler de yoktu. Mevcudların hepsi ordu cüzütamları arasına kanşmış bulunuyor lardı. Cenubî Amerika harbinden sonra, ingiltere ordusunda yetişen muktedir er kânıharb zabitlerinin hemen hepsi îngil tereden uzaklarda hizmet etmekteydiler. Bunlann adedi çok olmamakla beraber gerek cephelere, gerekse İngiltere Har biye Nezareti teşkilâtma kâfi zabitimiz mevcuddu. O halde iş daha ziyade bunlan münasib şekilde yaymak meselesiydi. Büyük Harb başlangıcmda Fransız Çünkü Harbiye Nezareti işleri, cephede ordusu Başkumandanı ordu karargâhlarındaki vazifelerden e Mareşal Joffre hemmiyet itibarile daha dun addoluna ğustos ve eylul aylarındaki elim vaziyet mazdı. hakkında iyi bir fikir peyda edilir. Halbuki liyakatli erkânıharb zabitle Kitchnerin büyük hizmeti rinin hemen hepsi daha bidayette cep Bu cesur, ciddî ve iri cüsseli askerin, helere gönderilmiş bulunuyordu. beşerin tahammülü fevkinde ağır ve büİngiltere Harbiye Nezaretinde vazife yük zorluklan ne büyük bir hüsnüniyet, alan büyük zabitlerin ekserisi Lord azim ve irade ile iktıhama giriştiğini çok Kitchnerin muazzam şöhreti karşısında yakından görmüş ve bilmiş olmak benim sinmiş bir halde iş görüyorlardı. Birçok için sonsuz bir zevk olmustur. lan fikirlerini, tavsiyelerini söylemekten Onu şimdi bile yüz kişinin işini omuzbile çekiniyorlardı. Çünkü bunların bir lanna almış gibi görüyorum. Hele mes'ufaydası olmadığmı bittecrübe anlamış liyet meselesini, hiç kimseye bir hisse bılardı. rakmadan yüklenmişti. Istikbali görmek, ileride ne gibi va Ona yardım etmeleri icab eden erkâziyetlerin inkişaf etmek ihtimalleri oldu nıharb zabitlerinden birçoğu, Lord ğunu kestirebilmek ve bu vaziyetler hak Kitchnerin işini daha güçleştirmek için kında vazıh neticelere varmak her adama uğraşıyorlardı. Harbiye Nazırınm önüne nasib olabilen sade bir zekâ meselesi de çıkan güçlükler arasında şunu da zikre ğildir. Bu, çok az adama nasib olan bir şayan buluyorum. Bunu eylulde Fran deha mesdesidir. .,.*,sadaki ingiliz karargâhınj ziyaretim es rağmon islilıbcıl kcxUIıııt<Ja Fenerbahçe İstanbulspor B takımları saat 15 hakem: Bahaeddln Uluöz. Şeref stadı: Vefa Toplsapı B takımları saat 13,30 hakem: Rıfkı. j Beşiktas Süleymaniye B takımları sa . sat 15 hakem Feridun Kılıc. Taksim sladı: Galatasaray Eyüb B takımlan aakem !"Mehmed Ali. Güneş • Hilâl B takımları saat 15 ha kem: Şazl Tezcan. 19/1/936 pazar yapı' maçlar Dört senedenberi hiç bir millî temas yapmamtş olan Milli takımımız, son defa Sofyada yaptığı maçta alınmıs bir resmi Nüzhet Abbasın iki iiç gün evvel bu sütunlarda bir yazısı çıktı. Nüzhet Abbas, Berlin Olimpiyadlannın tarihi yaklaştı ğı şu sıralarda, Türk futbol takımının da, atletler, eskrimciler, kayakçılar ve güreşçiler gibi Olimpiyada götürülmelerini müdafaa ediyor ve futbolcularımızm, bu günkü vaziyetile Olimpiyadlarda pekâlâ Türk futbolünü temsil edebileceğini ileri sürüyordu. Arkadaşımız Nüzhet Abbasın ileri sürdüğü fikirler, bizim noktai nazarımı za uymamakla beraber, hakikatin anla şılması için o makaleyi neşrettik ve bu 13 üzerindeki düşüncelerimizi de ayrıca yazacağımızı bildirdik. Bugün, bu mevzu üzerinde biz de düşündüklerimizi söylemek istiyoruz. Fener stadı: Alan gözcüsü: Izzet Muhittin Apak: Doğanspor . Feneryılmaz A takurları saat 13 hakem: İzzet Muhittin Ap. Türkiye Futbol hakem encümeni reisi beyan edecek heyetler federasyonlardır. Futbol takımımızın iştirak edebilecek kabiliyette olup olmadığma dair Futbol Federasyonuna henüz bir sorgu gelmemiş tir» diyor. Şeref stadı: Alan gözcüsü: Muhtar Oygur: bolcülerimizin bugünkü teknik kabilıyetinin neden ibaret olduğunun acaba far kında mıdır? Futbol Federasyonunun dört senedenberi yaptığı yegâne iş, iki Türkiye şampiyonası yaptırmaktan ibaret olduğuna göre. bunun farkında ol masına pek te imkân var mıdır? Bu itibarla Futbol Federasyonuna böyle bir sual sorulmamış olması gayet tabiî ve mantıkidir. Anadoluhisar Altınordu A takımları saat 13 hakem: Halid Galib Ezğ. Vakıâ futbolümüz hakkında salâhi Beşiktaş Süleymaniye A takımları saat yetle fikir beyan edecek merci Futbol 14.30 hakem: Suphi Batur. Yan hakem . Federasyonudur. Fakat Federasyon, futleri: Bahaeddin Uluöz, Feridun Kılıc. Taks'm stadı: Alan gözcüsü: Şazi Tezcan: Güneş Hilâl A takımları saat 12,45 hakem: A. A. Goğdün. Yan hakemleri: Rıfkı, Tahsin. Sümer . Ortaköy A takımları saat 11,30 hakem: Şazi Tezcan. Galatasaray Eyüb hakem: Kemal Halim. Yan hakemleri: Halid, M. Ali. Nüzhet Abbas, gene bu yazısında Bütün dünya gencliğinin bir bayrak «•Türk sporu için topu tüfeği İdman Cealtında toplandığı Olimpiyadlarda Türk miyetleri îttifakı tarafından lisansiye ve sporcularınm da bulunmasını ve bayra bu cemiyet tarafından lisansiye olmıyanğımızı dünya milletlerinin bayrakları lar da dahil üç beş yüzü geçmez idmanarasında dalgalandırmasmı istemiyen, cı bir mana ifade edebiliyor da, beş altı zannederiz ki hiç kimse yoktur. İşin esa bini lisansiye ve elli altmış bini de bunun sında herkes müttefiktir. Fakat her şeyin haricinde kalan memleket futboldisü neistemekle hemen oluvermesi kabil değil den dördüncü plâ.nda kalıyor?» diye bir dir. sual soruyor. Evvelâ böyle bir işe karar verirken, Nüzhet Abbasın üç beş yüzü geçmez bütün dünyanın en güzide futbolcuların idmancı dediği, güresçiler, eskrimciler, dan seçilecek bir sürü takımlar arasında atletlerdir. Berlin Olimpiyadına futbol bizim futbolculann mevkiini tayin etmek cüler götürülmeyip gürescilerin, eskrim lâzımdır. Futbolde bugünkü varlığımız cilerin ve atletlerin götürülmesine dair nedir, Avrupa futbolünün yanında mev bir karar verildiğini bilmiyoruz. Fakat kiimiz ne olabilir? Bunlan bilmemiz icab bugün güreşte ve eskrimdeki mevkiimizle, futbol varlığımızı mukayese edersek eder. Elimizde bu suallere cevab verecek netice, üc bes yüzü geçmiyor diye istihfaf bir ölçü yoktur. Çünkü dört seneden faz edilen süreşçilerin ve eskrimcilerin lehine la bir zamandanberi futbolümüz, resmen çıkar. Güreşteki mevkiimizi, varlığımı Avrupa futbolü ile temas etmemiş, kendi zı ve bu işin başmda bulunanlann nasıl kabuğunun içine gömülüp kalmıştır. Va çalıstıklarını burada tekrar etmeği zaid kıâ takımlarımız, Avrupanm şurasından addediyoruz. Fskrimcilerimiz ise, gürülburasmdan getirilen üçüncü, dördüncü tüsüz, patırdısız, mütevazı kö«elerinde bu smıf takımlarla temaslar yapmış, bunlann spor için nasıl candan bir alâka ile çabir kısmında muvaffak olmustur. Fakat lıştıklarını ve bunda ne dereceye kadar olduklarını son defa Sovyet bu çeşid temaslar futbolümüzün hakikî muvaffak mevkiini tayin edecek bir ölçü olmaktan sporcularile yaptıkları karsılaşmalarda çok uzaktır. Son defa şehrimizde Uypeşt kazandıkları parlak galibiyetlerîe göstertakımile yapılan maclar ise, kuvvetli bir| mislerdır. futbol takımı karşısında bizim ne mevGene bu makalede, futbolcülerimizin kie düşebileceğimizi sarahaten göster Olimpiyadlara götürülmeleri ileri sürü rriştir. lürken; «Olimpiyad futbol müsabakalaNüzhet Abbas, «Türk futbolünün Berlin Olimpiyadına iştirak edecek kuvvette olmadığma karar vermek mevkiinde olanlar futbolün «F» sini bile bilmiyenIerdin> diyor. Biz, futbol takımımızın Berün Olimpiyadına iştirak edip etmemesıne karar verecek mevkide değıliz ama, futbolcülerimizin bugünkü vaziyetlerile bu Olimpiyada giremiyecekleri kanaatinde bulunuyoruz ve futbolümüzün on beş senelik seyrini adım adım takib ettiğimiz için, bu mevzuda az çok bir fikrimiz vardır. Galatasaray, Ankaraya gidemiyor Ankarada iki müsabaka yapacağmı haber verdiğimiz Galatasaray futbol ta kımı yarın akşam Ankaraya hareket e görüşeceğız. decekti. Akşam hareket edecek ekspreste >er bulunmadığı için Galatasaray takımının bu seyahati geri kalmıştır. F. a. Filistine gidecek yumurtalar Filistin hükumeti Türkiveden gelen yumurtaların üzerlerine ingilizce, fran • sızca ve ispanyolca Türkiye malı ibare sinin yazılmasını şart koymuştu. Filhtin hükumeti bu karannı bozarak bundan sonra Türkiyeden gelecek yumurtalann üzerine sadece Turkey ibaresinin yazıl masmın kâfi olduğunu alâkadarlara bil dirmiştir. Kış olimpiyadlarına gidecek sporcular Bu akşam saat 20,5 ta Almanyaya gidecek kafile Sirkeciden trenle hareket edecektir. Bu kafile yanşlara iştirak edecek olan ekibdir. Kafileye Dağcıhk Federasyonu Genel Sekreteri İlyas başkanlık etmektedir. Muallim Ridel ile Olimpiyad komitesi Türkiye mümessili Ekrem Rüştü de kafile ile hareket edecektir. Ekibimizi Yüksek Ziraat Enstitüsünden Sadri, Ülker, Mahmud, Celâl. Kemal, Nazım ile Ankaragücünden Reşad teş kil etmektedir. İstanbul Dağcıhk kulü bünden olimpiyadlara müşahid olarak gidecek olan Hikmet Üstündağ, Vedad Abud ve muallim Hikmet cumarteM günü akşamı vapurla Köstence yolundan Almanyaya hareket edeceklerdir. azçok doğru tahminler yapabilmek, harbin birinci safhasının neticesi hakkında bile düriist bir fikir ileri sürebilmek ik tidan İngiltere erkânıharbiyesinde külliyen mefkuddu. Bu hal aşağı yukan Avrupa büyük erkânıharbiyelerinde de ayniydi, denilebilir. naainda oğıcndtm. nıausaaa erKaıııiidr Zeytinyağı fiatları Dün Ege' mıntakasından istanbul piyasasına zeytinyağı geldiği halde gecen yıl mahsulünden stok kalmaması ve ıh racat olmaması, bu yılki mahsulün de az oluşu yüzünden fiatlar gene bir miktar yükselmiş, sabunluklar çıplak kilosj 36,5, yemeklikler kaplı 45, ekstra ekstra 50 kuruşa satılmağa başlamıştır. Bir milletin futboldeki mevkii ve kuvveri, futbolcülerinin yaptığı ecnebi temaslarla ve bu temaslardan aldığı neticelerle ölçülebilir. Türk millî takımı dört sene denberi hangi Avrupa millî takımile karşılaşmıstır, Balkanlarda burnumuzun dibınde yapılan Balkan futbol şampıyo nasından hangisine girerek varlığını or taya koymuştur. Büyük Avrupa millî takımlarından sarfı nazar, hangi Balkan millî takımile bir temas yaparak dere cesini ölçmüsrür? Bunlann hiç birisi yapılmamıştır. Dört senedir yegâne yaptıgımız resmî femas Sovyet futbolcülerile birkaç müsabaka yapmaktan ibarettir. Ruryada ve Türkiyede yapılan bu te maslans •erdiği neticeler ise gözönündeFutbol hakem encümcni reisi, gene yan*ındâ rjundjki teşküâta göre teknik hailcmda »alâhiyetli fıkiı Bursadan müşahid olarak Almanyava gönderümelerine karar verilen Musa A taş ve Saim Altıokun pasaport ve diğer muameleleri biterse onlar da Istanbuldan giden kafile ile birlikte hareket edecek rına iştirak etmemekle memleket futbo lerdir. lünü beş on sene daha geriletmiş olaca Voleybol maçları başlıyor ğız. Çünkü futbolü iyi oynıyan ve an T. İ. C. 1 İstanbul Bölgesi Voleybol lıyan bircok oyunculanmızı bu tecrübeBasketbol Heyetmden: lerden alıkovmak ancak böyle bir netice Voleybol . Basketbol birincilik müsaba verebilir. Bunlardan bu heyecanı esirgekalarına baslanacağından fiküstur tanzimi mek günahtır, yazıktır» deniliyor. Bu sözlerden anladığımız mana şu için kulüblerimizin 22 '1/936 çarşamba gü dur: Millî futbol takımımız, Olimpivad nü saat 17 de mmtaka merkezine salâhi yetli birer murahhas göndermeleri, aksi lara, dünya milletleri arasında bir deretakdirde hiçbir hak: iddia edemiyecekleri ce almak icin de&il de. sadece hevecanson defa olmak üzere bildirilir. lanmak ve tecrübe sahibi olmak için gönderilmek isteniliyor. Doğrusu bu, cok güzel bir fikir! O bu mağlubiyet üzerine futbolde nekadar halde Olimpiyadlara gitmeğe ne hacet. bilpimiz varsa üstelik onîan da unuttuk. Türk millî futbol takımı Olimoiyad Bu çocukları senenın bazı aylannda AvIara gidebilir, orada serefli bir netice arupanın mühim futbol merkezlerine gön derelim; maruf profesyonel takımların 0 Iabilirdi. Çünkü futbolcülerimizin arasın yunlarını görsünlar, heyecanlansınlar, da bu kıymet ve kabiliyette olan genclcr vardır. Fakat onlara bu er meydanında tecrübe sahibi olsunlar. seref kazandırmak için kendilerile ya Mademki futbolcülerimizin tecrübe sakından meşgul olacak, hazırlıyacak bir h'bi olmaları, hevecanlanmalan isteniyor, merci lâzımdı. Bu, yapılamadığına göre onun için mutlaka avuç dolusu para sarbugün bu işleri bahsini bile etmek doğru federek dört senede bir defa Olimpiyaolamaz. da gitmeğe hacet yoktur. Bu işin en âlâsı. Güreşçilerimiz, hatta eskrimcilerimız millî takıma sık sık temaslar yaptırmak eğer Olimpiyada götürülmek isteniyor bu suretle futbolcülerimizin kabiliyetleri sa ve bunun için bir karar verilmişse çok ni artırmakla temin edilebilir. isabet edilmiştir. Bize dünya milletlen Türk futbolcüleri 1928 de otuz bes arasında mevki kazandıracak, bayrağı kırk kişilik bir kafile halinde Olimpiyad mızı şeref direğine çektirecek olanlar onlara gitmiş, aylarca Pragda kamplar ku lardır. Ve Türkün millî sporu, Nüzhet rarak OHmpiyadlara hazırlanmıştı. Netı Abbasın dediği gibi futbol değil, güreşce ne oldu? Amsterdamda şimdiye kadar tir. misli görülmemiş bir şekilde yenildik ve AHMED İHSAN Taşdelen satışı başlıyor Evkaf idaresinin Taşdelen suyu kaynağında uzun zamandanberi yaptığı ta di'âtın bittiğini yazmıstık. Bu tadilât neticesinde yeni esaslarla ve fennî bir şe kilde elde edilen Taşdelen suyu pazTtesi gününden itibaren satışa çıkarılacaktır. Holandalılar Fransızları 6 1 yendiler Geçen pazar günü Pariste Park des Prens stadında Holanda ve Fransa millî takımlan 35,000 seyirci önünde karşılaşmışlardır. Seyircilerin on binini Holandalılar teskil etmiş ve takımlannın 61 gibi büyük bir sayı farkile galibiyetlenni alkıslamışlardır. İlk devrenin yedinci dakikasmda bi nnci gollerini kszanan Holandalılar o tuz dördüncü dakikada bir gol daha atarak devreyi 20 galib bitirmişlerdir. Bu a^ada Fransızların attıklan bir penaltıyı Holandah kaleci mükemmel bir plojola kurtarmıştır. Holandalılar ikinci devrenin beşinci ve on altıncı dakikalannda da birer gol yaparak sayı adedini dörde çıkardıktan sonra Fransızlar hiç olmazsa bir şeref sayısı yapmak için pek çok çalışmağa başlamışlar ve bunda muvaffak olarak merkez muhacimleri vasıtasile bir gol atmışlardır. Oyunun bitmesine yedi dakika kala vaziyet 41 iken, Holandalılar üstüste iki gol daha atarak oyunu 61 kazanmağa muvaffak olmuslardır. Holandalıların attıklan altı gol de mükemmel hücumlar netıcesmde, kuvvetli şütlerle olmuş ve herkes tarafından takdir alkışjarile kar şılanmıştır. biyemiz lngilterede mevcud bütün kuv vetlerin zabitlerile birlikte Fransaya şevki halinde harbi üç ay sonra nihayete erdirmek imkânlannm mevcudiyetine inanıyordu. Harbiye Nazırı aleyhine yağdırılan ithamlar arasında hiçbir zaman harbetmiyecek olan büyük ordular teşkili ha Seneler gibi gelen haftalar Her memlekette en yüksek askerî me tası, bu yanlış mütaleaların başlıcaların hafili, umumî bir harb olursa, bunun bir dandı. kaç hafta içinde kat'î olarak biteceği kaİleriyi gören adam naatini beslemekteydıler. Paris ve PetroLord Kitchnerin istikbali kestirmek ve gradda olduğu kadar Berlinde de hâkim buna göre tedbirler almak hususundaki kanaat bu şekilde tezahür etmekte bulu liyakatine inandığim için ona bidayeüennuyordu. İngilteredeki askerî mehafil de, beri kabinede zahir oldum. Çünkü gö bu umumî kanaarin aksini iddia edecek rüyordum ki herkesin istediği, şim'diki kadar vaziyetı kavrıyamamıştı. kıtlığın önüne geçmek için gelecek seneki Bunlara rağmen zekâsının eseri olup tohumluğu değirmende öğütmekten iba olmadığmı kestirmek güç olmakla bera retti. ber, Lord Kitchner vazifesine başlarken: Aradan bunca zaman geçtikten sonra «Harb en aşağı üç sene vaya daha çok daha derin bir vuzuhla görüyor ve ka fazla sürecektir» kehanetini savurmuş naat getiriyorum ki eğer Lord Kitchner bulunuyordu. o zaman acı tenkidlere uğnyan şekilde Bu sözlerin sarfedildiği kabine içtima hareket etmiş olmasa.ydı «yeni orduları» ını ve bu kabineye dahil bütün azayı pek teşkil etmekle memlekete yaptığı büyük iyi hatırlıyorum. Hepimizin harbin çok ve unutulmaz hizmeti, hiçbir zaman ifa kısa süreceğine inandığımızı, fakat mu etmiş olmıyacaktı. Bu hizmeti ancak ve harebelerin takib edeceği seyri kestirme ancak Lord Kitchner yaradılışta bir in nin güç olduğunu ve şimdiki harbde san yapabılirdi. mücadelenin çok uzun süreceğini kendine Lord Kitchnerin idaresi zamanında has askerce ifade ile pek güzel anlatmışÇanakkale harbi onun için kat'î ve meştı. Böyle bir mücadelenin yalnız deniz um bir dönüm noktası olmustur. lerdeki hakimiyetle nihayetlendirilemiye 1915 te Kitchner ve İngiltere hüku ceğini de kat'î olarak ifade etmiş ve harmeti şark ve garb askerî siyasetlerinden bin kat'î neticesinin Avrupa kıt'ası üze birini tercih mevkiinde kalmıştı. Bu ter rinde alınacağını bildirmişti. cihi yapmaksızm her ikisini de birlıkte Milyonlarca askerlik orduları seferber tedvir yoluna sapıldı. Ve böylece 1915 ederek harbe yollamak ve bunlan gene seferi sonunda garbde, Loos, V'imy ve senelerce beslemek, teçhiz etmek mecbıı Champagne mağlubiyetleri, şarkta ise riyeti karşısında bulunduğumuzu, bunkn Çanakkale ve Balkan felâketlerile kar yapmadıkça ne müttefiklerimize, ne de şılasıldı. memleketimize karşı borclarımızı eda e Bazıları: «Harbde iki işi birleştirmek demıyeceğimizi çok canlı bir lisanla söyte iki gayeye birden hizmet etmek ol lemişti. maz. Bir mesele üzerine karar vererek Noktai nazarının istilzam ettiği plân ancak bu iş üzerinde var kuvvetle çalışlan çizmek, bunlan yerli yerinde tatbik mak sayesinde zafer temin edilir. Harb etmek ve nihayet harbi idare etmek için denilen cehennemî iş ancak kuvvetlerin ingiltere Harbiye Nezaretinde yüksek li bir yerde teksifi sayesinde kazanılır» giyakatli bir erkânıharbiye teşkilâtı kur bi bir düstur ileri sürerek Lord Kitchneri mak birinci şarttı. km"vetlerini dağıtmakla itham etmek is Halbuki erkânıharblerimizin hepsi de tiyorlar. Halbuki madalyanın bir de ters cepheye gönderilmiş, vazifeye başlamış tarafını mütalea ve tetkik icab eder: bulunuyorlardı. Bir zaman gelmişti ki 1915 senesi zarfmda garb ve şark hadeğil masalar, odaların ekserisi bile bom rekâtından hangisini tercih etmek, hangiboş kalmıştı. Bu suretle Lord Kitchner sine var kuvvetle sarılmak icab ettiği hakişbaşına getirildiği zaman, birlikte çalış kında Lord Kitchnere kat'î bir karar vermak için, kat'î surette elzem olan ana dirmek icın biribirlerile mücadele eden sırdan külliyen mahrum bulunuyordu. kuvvetlerin, efkânn muhterem Lordun aBuna bizzat kendisinin ordu teşkilâtı ve sabı üzerinde hasıl ettiği yıpratıcı, sinir bilhassa büyük mikyasta askerî istihzarat bozucu tesirleri benim kadar yakından hakkındaki nakıs malumatını da ilâve e bilen yoktur, desem caizdir. decek olursak harbin başlangıcı olan a (Arhan var)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog