Bugünden 1930'a 5,465,783 adet makale



Katalog


«
»

Camhariyet "Mısırda Türkiye,, 1 ^»m NALINA MfHIIMA • "Konferanslarla vakit Koca kaybetmeğe imkân yok,,D ° Sinan, affet! stanbulu çok sevenlerden biri yim. Her vakit buldukça, bu gü Kahirede, meşhur Mecelleti mecmuasında bize Sarı Adam fırsat bekliyor dair çok samimî ve dostça bir yazı çıktı vrupa siyasasmda sular bula Mısırln tanlnmlş muharrirlerinden, Mecelleti ismindeki maruf mecmuanln aahib ve başmuharriri, Elhram gazete sinde çikan <Bir fincan kahve» başlıkll yazllarin muharriri Ahmed Savtbu; mecmuaslnın son nüshasında «Mlslrda Türkiye» mevzulu möhim bir yazl nejrctmiştir. Kardeş memleketin sicak hislerine tcrcüman olan bu yazlyl mem nuniyetle iktibaa ediyoruz: «Harbi Umuminin hitaminı müte • akıb Türkiye karşda;tığı çetin ve müthîs müskilâtı ve mazinin köhne ve tozlu an'anelerini temizliyerek kendbini, kendine mahsus bir eür'et ve muvaf fakiyetle terakki dalgalanna attı. Asirlann yapamiyacafi terakki ve tekamül eterlerini pek az zamanda tahakkuk ettirerek bugün Avrupa büyük devletlerile yanyana yüriimektedir. Bu hıxlı, hayirlı ve şayanı hayret yürüyü» Türkiyenin iktisadf, içtünat, si • yasî istiklâlini tartin ve önüne çikan biitiin müskülâtı halletmektedir. Türkiyt hükumeti ticari ve iktlsadi münasebatmin bütün dünyada dostluk esas ve temelleri dahilinde inkisafı için çalifmakta ve hiçbir fır$atı kaçirma • maktadir. Türkiye eski dostu Misin unutma • dı. Bu öyle bir dostluktur ki esas ve temeli asirlara dayanir. Bugün gözlerini bu eski dostluğa dikmis, kendisinin her fırsatta bize gösterdigi alâkantn Misirdan mukabüini bekliyor. Bundan flö sene evvel Ali tbrahim Paşanin riya • seti altmdaki Vefdfl Vedad heyetfle giden be$ doktor ve beş gazeteei ara • sinda bu Meeelleti muharriri de bulu • mtyordu. Bu fırsatta, tstanbulla Anka< rayı ziyaret ettüc. Iki şehir arasindald mümbit ve mahsuldar ve şöhreti darbimesel hükmüne geçen Anadolunun, altm veren topraklannı gördük. Bugün hiç süphe yoktur ki Türk tütün ziraati Türkiye mahsulâtmin en mu« himlerindendir. Türk tütününün şöhret ve nefaseti bütün dünyaca bilinmis ve tanmmistir. Şüphe yok ki bugün bu dost devletin Mislr diyarmda açtıgi fabrika iki millet arasmdaki hüsnü teavün ve pek eski içtimaî, edebî ve ta rihî rabıtalarin kavi delilidir. Bugün Türkiye ' Muir sanaviine uzanmakta ve yanyana yürümek istemektedir. Bunun neticesi olarak Mteir sigara sa • nayü terakki edecek ve boş oturan Mısirlı amelelere yeni bir i* sahası açil • mıs olacaktır. Türk Tütün tnhisan, tejktlStıni yap • mağa başladı. Tütün sanayünin takib ettiği bütün tekâmül seyirlerini en in • ce teferrüatina kadar takib eden bu idarenin pek temiz, pek zarif, pek güzel bir sehirde arzedeceği bu sigara • lar Türk tütünlerinin cihanşümul şöh • retini Muir havası bir kat daha artı • racaktir. Bütün dünya bilir kî Türk fik ve zariftir. Onun bu zarafeti kadtn ve erkek i • çin çikaracaklari sigaralarda her zev ki temin edeceklerdir. Biz bugün sigara sanayünin memle * ketimizde büyük bir inkisaf devrine girdiğini görmekle müftehiriz. Mev eud sirketlerde çalısan amelelerimü: iyi bir surette ögrenmiflerdir ve memle • ketimiz bugün dünyada en iyi sigara imal eden memleketlerden biridir. Bu sözlertmizi bitirmeden evvel bu fabrikanın açilmasl fikrtnden dolayi dost Türkiye hükumetini takdir eder ve iki kardeş memleket arasmdaki rabıtalan daha ziyade tahkim edecek o lan Tütün tnhisarina muvaffakiyetler temenni ederiz. Ümid ediyoruz ki Türk sigaralan burada beklenen ragbeti görecektir. Biz de kendisme bütün kuv • vetimizle pek müstahik oldukları teşvüri ve müzahareti yapaeağu.» nirken uzaklarda fırsat kollı yan biri var: Japonya... Mikado Mutsohito 1872 de Japon limanlarinı Avrupahlara açtığı ve evvelce teşvik edilen çocuk düşürme âdetini siddetle cezalandırmağa basladığı zaman, Japonya adalarında 33 mil yon insan vardı. 1934 te ayni adalar da 67 milyon nüfus üstüste oturuyor. Japonlar 60 senede bir misli artmişlar demektir. Fransa, 550,000 murabba kilometrodur; nüfusu 42 milyon. Ja • ponya adalan ise 380,000 murabba kilometrodur; nüfusu 67 milyon. Ha kikati halde Japonyanin 380,000 murabba kilometro arazisinin yalmz yüzde 17 si ekilebilir. Ondan ötesi or man, batakhk, göl, dağ ve kumluktur. Fransada kilometro murabbai ba * şına 107, İngilterede 226, Belçikada 394 kişi yaşar. Japonyada her kilo metro murabbama 173 kişi düşerse de Japon topraklarimn yalmz yüzde 17 sinde oturmak ve yaşamak kabil olduğu için hakikatte Japonyada kilometro murabbai basma 1000 kiçiden fazla insan düşer; Tokyo etrafı gibi kalabahk yerlerde ise bu miktar kilo metro murabba^ basina, 2600 kisiyi bulur. 1929 senesinde buhran baçla • dığı zaman Tokyo sokaklarinda halk açlıktan ölüyor ve 2,780,000 kişi iş • sizlikten sürünüyordu. Halbuki o sene Japonyanin nüfusu 840,000 kişi arttı. Bugün, Japon milleti her yil 900,000 kişi artmaktadir. Buna mukabil, her memleket kapılarini sımsikı kapadı • ğmdan Japonlar için başka yerlere mühaceret imkânı da kalmamiftir. 1930 da, Japonya haricinde yaşiyan hepsi hepsi 640,000 Japon vardı. Ba miktar 1934 e kadar pek artmamiştır. Japonlar Koraya ve Mançuriye mu* haceretten hoşlanmıyorlar. Çünkü sicak olmiyan iklimlerde yaşiyamiyorlar. Japonlarm gozü şimalden ziyade ce nuba çevrflmistir. Japonlar, iklimi, kendi tabiatlerine uygun olduğu için, Amerikanın himayesinde bulunan Filipin adalarina g5ı dJkmisIerdir. Gene ayni sebeble ve kalabalık bir Dıraç piyasası olduğu için Felemenk Hindistanı denilen Cava ve Sumatra adalarina göz dikmislerdir. Bütün nüfusu 6 milyondan ibaret olan ve kilometro murabbai başina tek bir adam bile düjmiyen kocaman ve zengin Avustralya kıt'ası bomboş durduğu ve Japonyada halk ağaç kabuğu yerken Avustralya buğdaylarinı yak tığı, kasablık hayvanlarmı öldürdüğü için, Japonlar Avustralyaya da göz dikmislerdir. Japonlar, Mançuriyi alarak Mançuko yaphkları halde, bu da kâfi gelmemis, ham maddelerinin bolluğundan dolayi Sovyetlerin Şarkî Siberyasına, Çinin elinde bulunan iç ve Rusyanin himaye si altında olan diş Moğolistana, niha • yet ahalisinin çokluğundan dolayi iyi bir piyasa olduğu için Cenubî Çine göz dikmislerdir. Büyük Harbde Avrupalılann bir • birini yemelerinden istifade ederek hayli genişlemiş ve büyümüş olan Ja ponya, Avrupada top patlar patlamaz, silâh kuvvetile aç evlâdlarma yiyecek, fazla nüfusuna yurd ve mallarma piyasa fetedecektir. Beyaz Adam boğuş • mağa hazirlanirken Sarı Adam fırsat bekliyor ve bu defa fırsatı yakalayin • ca bütün Asya milletlerinin başina ge • çerek Avrupalılari kapidişarı etmeğe çalişacakUr. I İtalyan gazeteleri, Straze konferansmda da bîr netice alınmazsa sulhu müdafaa için ciddî teşkilâta ihtiyac olduğunu yazıyorlar Roma 29 (A.A.) Gazet di Po polu, miilhem olduğu anlaşılan bir yazısında su mütaleaları yürütmek • tedir: «Artık boş ve aldatid konferan» • larla vakit kaybetmek imkânı kal mamt;tır. Strazede, yeni bir konferans da • vet edilmistir. Pekâlâ, fakat artık bu kâfidir. Bunun neticesinde ya Almanya ile bir itilâf imkânı olduğu anlaşılacak, yani Almanya, Roma ve Londca uzlasmalarmı kabul edecektir ki, ancak bu «ekilde kenditile görüftnek kabildir. V« yahod buniarı kabul etmiyecektir. Ve o v ı • kitte sulhu müdafaa için eiddî bir teş» kilâta ihtiyac vardir.» Koryera Dellesera gazetesi ise, tn • giltere tarafindan tatbik edilmekte o • lan tabiyenin ve bunun neticesi olarak İngüiz Nazirlarinın Berline yaptıklari seyahatin ne Pariı ve ne de Romayi bir taahhüd altina almiyacağmı kay • dederek «bizzat Musolini tarafindan Strezade temsil edilecek olan ttalya terazinin kefesine kendi azminin bü • Hin sıkletile basacaktir.» demektedir. «nımıııııınıinmifflllHlimiltinnilllllilUIIHIHIII Kooperatif kurumu Diin Ankarada yîlık toplantısını yaptı Ankara 29 (A.A.) Türk Koo • peratifcilik kurumu yılhk kongresi bugiin Halkevinde kurumun fahri başkanı Ekonomi Bakanı Celâl Bayarın başkanlığı altında toplanmıştır. Toplantıda kurumun üyeleri ve ko operatifler adına seçilmiş murahhat • lar bulunmuşlardır. Kongre idare heyeti ranorunu dinledictea »onra he * aablan tetkik etmif ve yeni idare heyetini secmiştir. . Bundan başka şimdiye k'dar ya • pılan nesriyattan ayn olarak flmi nesriyat yapilması onaylanmistlr. Cumurreisi Atatürk'e, Başbakan ts • met tnönüne kongrenin saygılanmn sunulman teklifi ittifakla kabul edi • lerek kongre ndına telgraflar çekfl • miştir. Fransız Âyanı Bahrî inşaat projesini kabul etti P.'ris, 29 (A.A.) Ayan mecli si, şafakla beraber bitirdiği celsesin de 193S aenesi deniz mşaati kısmı • nuı tezgâha kanulmasına müttefikan karar vermiştir. Âyan, isarî reyle, taarruzi olmtyan bir müdafaa için verilen kanun pre • jesini kabul etmiştir. Venîzelosa suikasd maz. nunları beraet ettiler Atina 29 (Geceyarui, telefonla busust muhabirimizden) Venizelot ve karUına karşı yapilan suikasd fuçlulanmn muhakemesine bugün de Atina Cinayet mahkemesinde devam edilmif ve muhakeme hitama ermiştir. Heyeti hâkime, saatleree «üren mü • zakereden »onra jüri heyetinin itti • fakile maznunlarin cümlesinin berae • tine karar vermiş ve ba«ka bir meseleden «uçlu olarak mevkuf bulunan Kara Tanaştan maadasi hemen tahliye edilmiflerdir. Karar bugüne kaldı Atina 29 (Geceyarisi, telefonla hususî muhabirimizden) Divaniharbde muhakemeleri görülmekte olan asilerin avukatlarmdan ikisi geç vakit tekrar bazı müdafaatta bulunmak üzere reis • ten müsaâde btemijlerdîr. R«i« » bıı• nu kabul ettiğmdea karann tefhuni yanna birakılmıştir. M. Martel Adanadan geçerken Adana 29 (A.A.) Fransanın Suriye fevkalâde komiseri Kont de Martel buırün •ehrtmİBe gelmis, îatasyonda karsılanmiftır. Kont ve maiyeti hazırlanan otomobillerle »ehre inmişler, bir saat kadar kaldıktan sonra Toros ekspresile Ha. lebe doğru yollarına devam etmif. lerdir. Filist ne gic'en Yahudiler Tiryeste 29 (A.A.) Füistin hattı fevkalâde servisini y&pmakta olan, «Roma» ismindeki Transat lantik, muhtelif Avrupa memleket» lerine mensub olan 1600 Yahudiyi hâmil olduğu halde hareket etmis • tir. Bu Yahudüu , FilUtine gitmektedir ler. Bu yolcular arasında 1000 atlet vardir. Bunlar Tel • Avinin ikinci makabiyadlarına istirak edecek • lerdri. tngiliz ve Lehistan konsolosları, vapurun bareketinde hazır bulunmuşlardır. Osmanlı Bankasının ziyafeti Bursa 29 (Telefonla) Osmanlı Bankası, Belediye salonunda 150 kisilik bir ziyafet vermiştir. Ziya» fette Basvekâet Müsteşarı Kemal, Valt Fazlı Giilee, Fırka reiai, malî müesseseler müdürleri ve tüccarlar bulunmuştur. zel ve munis şehrin bir bucağını gezmek benim için emaalsiz bir zevktir. Geçenlerde, gene böyle basımı alıp gittim. Yolum beni Silivrikapısına düsürdü. Bu «emtin açıkhğı, ferahhğı hosuma gider. Burada, tstanbul tarihinin zengin menakıbından birkaçını hayalen yaşamaktan haz duyanm. Scneler var ki gelrnemiş,tim. Evleri biraz daha eskimis, ineanlart biraz daha ihtiyarlamıs bul dum. Ve tanıdığım bir zatla beraber, Balıkhya doğru yürüdük.. Yoldasım bir aralık beni lbra himpaaa camisinin önünde dur • durdu. Bak! dedi.. Birkaç gün sonra hatırasınt tazize hazırlandığımız mimar Sinanm eserlerinden biri olan bu ca minin son cemaaat yerinde ku * rulu iskeleleri gösteriyordu. Kendi kendime: • Oh! dedim; aferin Evkaf idaresine.. Camiyi tamir ettiriyor. Koca Sinanın ruhu bir kere daha şad olacak.. Ben böyle düşünüyorken, yol daşım bu hüsnü zannımı altüat etti. Meğer o gördüğümüz iskeleler 1894 teki büyük zelzeleyi müte akıb kurulmus ve o gün bugün • dür böylece duruyormus. Evet mubalâğa etroiyorum. 1894 ten, yani 41 yıldanberidir, buraya ne bir isçi, ne bir mimar, ne de bir Evkaf memuru, uğreyıp ta, bu iakelelerin neden kuruldu ğunu, yahud ki niçin kaldırılmadığını »ormamıs!. Evkafın nazan dikkatini celbedeyim deaem, beyhude olacağım biliyorum. Geçen yaz, diğer bir tarihî abidenin: Mahmudpasa ca misinin hali pürmelalini teşrih etmis ve resmen, keşfinin yapıldı ğını ve tamiratın akşama sabaha bashyacağını bildiren bir tezkere almıştım. Anlaşılan Evkafın aksamı sa bahı, Kutub ülkelerinin günleri gibi altı ay sürüyor ki, Mahmudpasa camisi hergün biraz daha ha rablığa sürüklenerek, olduğu gibi duruyor. 0 n u n için, İbrahimpaşa cami sinin yarım asra yakın bir tarihe malik olan bu iskelelerinden Ev • kafa şikâyete yüzüm de iktidanm da yoktur. Ancak, Koca Sinanın ruhaniyetine sığınıyor ve ondan bir lstan • bullu Türk sıfatile af diliyorum: Affet bizi, koca dâhi!. Senin eserlerine bu derece lâkayd kalacağımızı bilmis olsaydın, el bet bunları yapıp ta yadigâr et • mezdin, de§il mi?. Ercümend Ekrem TALU Bulgar kabines'nin va Yunan Meclîsi toplandı (Bajtarati birinci $ahtfede) ziyeti müşkiilleşti kendisüe yirmi beş arkadaşinın artık IBflf taraU btrinci taMjede] millerle Teniden temas etmek Szere sabık devlet borelan mikflirü Sta yanofu hususî olarak Paris ve Lon> draya gondermisti. Stayanof, Pa • ris ve Londrada hâmiller müraessillerile temas ettikten sonra geçen • lerde Sofyaya dondü. Verilen kat'î teminata nazaran Stayanof, hâmil ler mümessillerile yaptıgı hususi temaslarda muvaffak olmus ve Bul gnc hOkumetile hâmiller arasında yeni mUzakerat İçin bir zemin hanrlanrmstır. Heyeti vekile, bugünlerde hftmillerle bu yeni müzakeratı idare edecek nrurahhas heyeti seçecek ve bu heyet nlsanm döcdünde Sofyadan Parit ve Londraya hareket edecektir. Memdqh Talit TEZEL Venizelosun hürriyetperver firkasile a* lâkalan kalmadığinı ve ayrica bir parti tesktl etmekte olduğunu söylemiy ve isyan hareketini takbih etmiştir. Çaldarisin Ahali partiıi meb'usla * Mndan da birçoklan söz alarak hüku • metin asüere karşı aldıgı tedbirlerin gevşek olduğunu ve daha şiddetli hareket edilmesini istemiylerdir. Bu arada meclis reisi Papanastasiu nun tevkifhaneden g&nderdigi muhtı rayı okumağa başlamıssa da bütün meb'uslar Papanastashmun bugün a gir bir itham altında bulunduğundan meclisle hiçbir alâkasi bulunamiyaea • ginı ve binaenaleyh ne sözünün ne de mektubunun mediste mevzuu bahse dilmesi kabil olamiyacağuu söyliyerek muhtırayi okutmamişlardir. Geç valdt celseye nihayet verDerek meclis gayrimuayyen bir müddet için tatil edilmiştir. Isim benzerligi Dün aldığimlz bir mektubdur: «29 mart tarihli gazetenizin 3 üncfi sahifesinde «Ankarada bir cerh hâdi sesi» baalığile çikan yazlda ismi geçen zatin Kadlköyünde Mühürdar cadde • sinde mukim dis tabibi Mahmud F«hmiyc aid bulunmasl hasebile ararnlz daki isim müfabehen'nin bir yanlişhğa mahal kalmamak üzere tavzih ve ilâ nlnl rica ederim,» Kadıköy Iskele eaddesinde dis tabibi ve kimyager Mahmud Baha tsyanda kimlerin parmağı varmış? Atina 29 (Husuaî) Camhurre • uinin yaverlerinden deniz yüsbaşısı Khrodos ta byan hareketile alâ • kası olduğundsn tevktf edilmif tir. ... tsyanla alâkasi anlasüan tskeçe Metrepolidinin de emvali haczedü 4 mistir. Izm'rde lik maçları îzmir 29 (A.A.) Bugün yapılan lik maçlaırında Şarkspor Türk»poru 3 0 , Karşiyaka • Bueayi 3 • 2, Altay Altınorduyu 1 0 yenmis lerdir. Göztepe • tzmlrspor maçı 22 berabeclikle neticelenmi;tir. Bulgar Askert Çurası içtimaını tihir etti Sofya 29 (Hususî muhabirimi* • den, telefonla) Martın yirmi yedisinde içtimaa çağu. ıldığını bildirdiğim Bulgar Yüksek Askerî Sura • sınuı içtimaı nisania birine tehir © » dilmistir. Antanofun yer.ne kim tayin edı'ecek? Sofya 29 (Huıuti) < Sofya siya> st mehafilinde söylendiğine göre Antonoftan boş kalan Milletler Cemiyeti Bulgar murahhaslığına el • yevm Maliye Bakanı olan Kalen * derof tayin edilecektir. Bursa asrî kaplıcaları Bursa 29 (Telefonla) Asrî kaplıcalar içtimaında bulunmak üzere Başvekâlet Müstefarı Kemal buraya gelmiştir. ten Osmanlıcadan türkçeye karşılıklar kılavuzu: 4 / öz türkçe köklerden gelen »özltrin kar • ftsına (T. Kö.) beldeği (alâmeti) konmuftur. Bunların her biri hakktnda gıran ile uzmanlarımtzın (mütehassıs) yazılarım gazetelere vere eeğiz. 2 Yeni konan karttlıklartn iyi aytrd edilmesi için, gereğine göre, frantizcaları yazılmış, ayrica örnekler de konulmuştur. 3 Kökü türkçe olan kelimelerin bagunftü işlenmiş ve kullamlan şektlleri aUnrmştır. Atlt ak olan hak, aslı ügüm olan hüküm, türkçe «çek» kökünden gelzn çekil gibi. B Bad = Yel Bâdban = Yelken Bade . = • den sonra = (Fr.) Aoreu Örneh: Badelmevt s= ölümden sonra Bdehu = Sonra = (Fr.) Puia, et puU Bâdl = Sebeb (T. Kö.) B&dire •= Koran, zorgeçit (Bak.' Akabe) Örnek: Bu badireden de kurtulduk 55 Bu korandan da kurtulduk. Bâdiye = Çöl = (Fr.) Disert Bagal = Koltuk Örnek: Ziri bagalde = Koltuk altında Bağteten Ansızın B â i i (Bak: Asİ) = Azıyan = (Fr.) RevoM. rmbtlle Ornek: Bâgtler derdest edilerek cezalannt gördüler ss Azu yanlar yakalanarak çezalartnt Bâh (fehvet) = Kösne = (Fr.) Latciviti eroctame Baha = Paha Beha = Güzellik Bahar «= Bahar ( 1 ) = (Fr.) Printemp» Bâhî = Kösnel = (Fr.) Erotiçue, pornographique Örnek: Bâhi eserler adâtn umumiyeye muhaliftir = •fö* • neî teerlerle utsal törtiye uymaz. Bahîl = Cimri Bâhic (Bak: Ayan) = Açth, apaçtk, belli, besbelli. Örnefc: Okuyup yazmanm taammümü terakklnin alâmeti bahiresidir = Okuyup yazmanm yayılması üerlemenin apa&k beldeğidir. Bahis tutuşmak, babse girişmek = öcesmek = (Fr.) Parier Örnek: At yanilannda bahis tutusanlar = At yanşlanna öce§enler Bahr = Deniz Bahren = D«oizden« deniz yol ile Bahrî = Denizsel = (Fr.) Maritime Örnek: Bahrt vasaiti nakliye = Denizsel taştt araçlart Bahri muhit =5 Okan == (Fr.) Ocian Bahs = Ayıt = (Fr.) Propo», guestion Bahs (tutuşalan bahis anlamma) = ö c e ş Bahsetmek = Ayıtmak = (Fr.) ParUr, traiter Örnek: Son Kamutay seçlmlerinden ayttan gazeteler = Les Journau* qut parlent des nouvelles ilections, Bahsetmek = Bağsetmek = (Fr.) Faire don Bahş = Veren Örnek: Fayda veren =z Faidebahş bah?â = Veren Örnek: Sevinç veren s= Meserrefbahşâ Bah'iş = Bağsiş = (Fr.) Pourboirm Baht = Bahıt (T. Ko.) Bahtiyar = Bahtiyar (Bahtı yar) sa (Fr.) Heu reux (1) (Burhanı Katı) bu sözü Çin'de bir putgedin ve Türkls • tan'da bir ateşgedin a4i diye göateriyor, fcajiıne Türk bayna Bahusus = Hele, yalnız= (Fr.) Surtout, particulierement Örnek: Bütün meselelerde, bahusus ikttsad meselelerinde azami itina lâzımdır =z Bütün sorumîarda, hele ökonçmi sorumlannda eoğay özen gerektir. Baid = Uzak, ırak Bâis = Sebeb B&k = Korku Baka = Kahm (Fr.) Perpetmti Bakayâ = Kahnhlar = (Fr.) Les restes, totde Bâki (Bak: Lâyemut) = Kahz = (Fr.) Immortel Bâki = Geri, geriye = (Fr.) Reste Ornek; 1 Bâkiti düruğu binihayet =r Gerisi bir sürü ya lan, 2 Beşten üç çütarsa bâki iki kalv = Besten üg çücarsa geriye iki kalır. Bâki (Bükâ'dan) = Ağlıyan Bâkt kalmak = Artamak == (Fr.) Survivre Örnek: Gemi battiktan sonra artayanlar arastnda buldu lar = Apr&s le naufrage on Va trouve parmi les svrvivants. Bâkir = Islenmemiş, el değmemis, balta gi<rmemis= (Fr.) Vierge Örnek: tslenmemi* toprak = Terrain non labouri (non cultive) Ml değmemif konu (mevzu) =2 Vn sujet vierge. Balta girmemiş orman =1 Forit vierge. Bâkire =* Kız, kızoğlankız «e (Fr.) Vierge, paeelle Bakiye = Artık, kalıntı = (Fr.) Solde, restm Bâl = GönUI = Kanad Bâlâ = Yüce, üs4, yukan •* (Fr.) Haut, an dessus » Örnek: Yüce boy = Kaddi bâlâ s= Haute taille. Bajtntn üttünde dolajan = Bâlâyi serinde dolatan = Au dessus de sa ttte, Kâğvdrn yukanst (bâlâsı) =s Le haut du papier. Bâlâpervaz Şişken, yüksekten atan = (Fr,) Fanfaron, prisomptaeu*, Örnek: 1 O ne balâpervaz bir adamdvr ss 0 ne »işken bir m&anuiv. 2 Öyle balâpervazlara kulak asmamah = Öyle yüksek atanlara kulak asmamah. Bâliğ (Rejid) = Ergin = (Fr.) Mur Baliğ olmak = Ermek, erişnıek, varmak = (Fr.) Atteindre, murir Örnek: 1 Sinni yirmi beşe baliğ oldukta = Yaşı yirmi bese erdikte. 2 Mesaiye başhyalı beri geçen zaman iki aya baliğ oldu ^ Çalısmaya başltyalı geçen zaman iki aya vardu Balin = Yastık Bâlia = Yüz yastığı Bam = Dam, çatı Bâni = Kuran, kurııcu, yap an = (Fr.) Bâtissear Örnek'. 1 Türkiye Cumhuriyetinin bânisi Atatürk'tür =s Türkiye Cumurluğunu kuran Atatürk'tür. 2 Süleymaniyenin bânisi Koca Sinandır = Süleymani yeyi yapan Koca Sinandır Banliyö = Yöre = (Fr.) Banlieae Örnek: İstanbulun banliyösü pek güeel köşklerle müzeyyen. dir = İstanbulun yöresi pek güzel köşklerle »üslenmistir. Bap = Kapı Bap = Bölüm = (Fr.) Chapitre Örnek: Bu eserde dört bap vardir, her biri diğerinden mO himdir = Bu izerde dört bölüm vardir, her biri ötekinden önemlidir. Bap (Husus) =* İÇ, yol, konu, sorum, sekil, yön, bakım, için, üzerine = (Fr.) Cas, af faire, maniere, sujet, propos Örnek: Bu bapta ne düşünüyorsunuz? = Bu işte (yönd$, konuda, sorumda) ne düşünüyorsunuz? = Bunun için lüzerine, bu iş için) ne düşünüyorsunuz? = Qu'estce que vous pensez â ce sujet (â ce propos). 2 Size ne (hususta) yardım edebilirim? =z Size ne yçlda (ne şekilde, nasü bir işte) yardım edebilirim': De quelle maniere pulisje vous etre utile dans cette affaire? B*r = Yük Örnek: Bu ban girana tahammül için = Bu ağtr yüke tfanmak için»
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog