Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

22 Harfrau İki Yüzlü Kız MARTA MAK KENNA Çevıren. ABIDlN r •• Şehir ve memleket haberleri ) Siyasî icmaı Çocuk bahçeleri Bir müddet «wel gazetemizde çıkan tzmir mektubunda, tzmir Belediyesinin muvaffak eserleri ara • smda çocuk bahçeleri de yer almış bulunuyordu. Kadıköylü karikniz Ali Bey bundan mülhem olarak bize yazdığı bir mektupta diyor ki: «3 yaşında bir çocuk babası olduğum için, içım sızladı ve darısı bizim Beledıyenın başına dıye te menni eyledım. Kadıköyünde çocuk götürülecek en münasip yer Woda çaymdır. Yavrular arabalarile hergun bu çayıra gelirler. Halbuki çayırda cuma, pazar günleri yapılan futbol raüsaba kaları yavrularm o günler gezinmelerine mâni oluyor. Diğer taraftan araba, otomobil, motosiklet ve sa ire toz* yapıyor, iz'aç ediyor. Geçen sene bu çayırin çocuk bahçesi ya pılmak üzere istimlâk edildiğini haber alarak sevinmiştik. Hatta Bele • diye bütçesinde tahrisat kabul edil > diğini bile gazetelerde okumuştuk. Acaba neden bu ise başlanmadı) Çocuklanmız bu yaz mevsiminde de toz topraktan kurtulamıyacak mı?» Binlerce çocuk yaşıyan ba koca şehirde herkesm ayni dertle içi sızlıyor. Bunlardan birisi olan Ali Bey yerden göğe kadar haklıdır. DAVER Bir akşam bir küçük çocuk koşarak yanıma geldi veelime bir kâğıt sıkıstırdı Biras sonra, tekrar barakaya avdet ettim. Pencereden tırmanırken nöbetçilerin biri bir kurşun attı. Kurşun omzumu delip geçti. Hiç sesüni çıkarmadım. Yaramı nöbetçilerden gizlemeğe muvaffak olducn. Zaten ihtiyar askerler de pek aldvış et mediler. Mahkumiyet müddetim de bitmiş olduğu için ertesi sabah beni serbest bıraktılar. O soylerken ben alelâeele omzun«Jaki sargıyı çözdüm. Eski ve kirli bir gömleği omzunun etrafına sarmak suretile yapılmış olan bu biçimsiz sargıyı kaldınnca derin ve fena balde iltihaplanmıs bir yara gör • düm. Zabfc: Bereket versm ki kurşun dosAoğru omzumu delip geçti. Aksi takdirde bh doktora müraeaat mecburiyetrade kalacaktım. Bu suretle es ranmı meydana çıkarması ihtimali olan bir takım suallerden kurtulmuş •Idum. Doğru değil mi? Bunu soylerken ıatıraptan dişleri kenetleniyordu. Yaralrya ciddî bir lisanla naslhat ettim: 8 numaralı Edmond, kendinizi toplamak için en az beş gün burada istirahat edeceksmiz. Bu müddet zarfmda ben <Legenboom> denilen büyük topa ne yapılmak lâznn geldi ğfni tetkik ederim. Fakat Lora, bu top vasifesi sizin değil benim vazifemdir. Ben, o külhani topu ziyaret etmek için uzun ve »ahmetli bir seyahat yaptım. Bunun tafsilâtını size de anlattım. Maamafih, eğer bu iş sizi alâkadar ediyorsa, ben ayağa kalktıktan sonra, imkânını bulursak, topu berhava etmek için, bana yardım etmenizi memnuniyetle kabul ederim. Merak etmeym ,size haber vermeden hiç bir şey yapmam. Haydi, geceniz hayrolsun. 8 numaralı Ed • mond. Gleeek seferki görüşmemizi Allah daha hayırlı etsin. Odadan çıktım ve Mm. Sturma zavaUının yarah orazuna nasıl pan sıman yapmak lâzım geldiğini tarif ertikten sonra,yola duzfildüm. Garpte, Ypres taraflannda, ufuk, kırmızı ışıklarla yanıyor, uzaktan gelen top sesieri, gök gürültülerini andınyordu. Aradan dört akşam geçti. Beşineı akşam bir küçük erkek çocuk koşarak yanıma geldi ve ben tam evime girerken eiime bir kâğıt sıkıştrrdı. Bu Mra. Sturmun çocuklanndan bhi Mi. Meraktan ölüyordum. Hemen odama koştura. Mektupta şunlar yaTilı idi: Yann akşam, aaat 6 da, Wynen • dalede Den Paard kahvetine g*Kp beni gorünü*. Sizin taraf tmzdan ya~ pdaeak kuçâk bir yardtmla Çengelü Iğne ifi başarabileeektir. No. 8 Bütün gece ve bütün gün, fevkalâde bir heyecan içmde idim. Böyle bir maeeraya tesebbüs etmek için, yeni dostum Belçikalı zabitten daha eesur ve daha azimkâr bir arkadaş w>r buiunurdu. Den pek çok tetadüf edîlen yarısi kahve, yarısı çiftlik olan büyük binalardan biri idi ve Roulersten 12 kilometro uzakta idi. Talihim varmif. Ayni istikamete giden bir köylü arabasın« rastladım. Köylü beni arabasına aldı. Yagmur yağıyordu. Ben, yağmur yağdigına memnundum. Çünkü arabamn inik tentesi altında, jan • darma ve asker devriyelerî, beni göremîyorlardı. Arabamn sahibi olan çiftçi, boyuna Almanlara küfür ediyor ve hıneım arabasım çeken küçük mîdilliden alıyordu. Hayvancağız, Almanlann hesabına bir hayli kamçı yedi. Gideceğhn yere yak laştıkça sinirleniyordum. Beklenmiyen bir şey olacaknnş gibi içîmde a•abî bir endişe vardi. Arabamız, kahveve 200 metro kadar yaklaşmışti ki, Edmondun hi beyulâsımn kapidan fırlayıp yola çıktığmı gördüm. Sivil elbiseli başka bir adam da onun arkasından kahveden fırladı. Ed • mond yoltra karşı tarafma geçerek önüne çıkan bir çittn üstünden aştı, sonra şimsek süratile arkasma döndü. tki tilâh patladı. Kahveden çı • kan adam, kapmm onündeki sahan1ı ğa uzanmış, kendini yerden yere vururken Edmond No. 8, tarlalar arannda bütün »üratile koşarak ilerideki sık ağaçlığa doğru kaçıyordu. Atılan iki el tabaneanm mavi dü manlan ağir ağrr havada tebahhur ediyordu. Fakat şimdi, kanvenin çiftlik tarafından başka bir adatn daha çıkmışti. Bunun da elinde bir rovelver vardı. Daba küçük bir hedef teşkil etmek maksadile eğilerek iki kat yürüyor ve çitin boyunca Edmondu takip ediyordu. Gayrübtiyarî bh hareketle elimi arabayı kullanan çiftiçnra omzuna koymuftom. Adam arabayı durdurdu. Böylece ağaçlann büyüyen göl geleri altında bekledik, arabamn bayvanı, silâh aeslerinden smirlen • mî? ön ayaklarile yeri kazıyordu. Edmondu kovalıyan adam,' afraçların arasmda kayboldu. Biraz sonra korulugrm içinde «ilâhlar patladı. Arkanndan »e» sada kesiidi. Sonra, daha uzakta tekrar «ilâh tesleri i»itildt. Arkasmdan akşamtn alaea karanhgı içmde derin bir t&kut orta hğı kapladı. Bana ebediyet kadar uzun gelen bir müddet seMİs •adatıs bekledik. Yol arkadaşim, bir kelime bile sSylemiyor, faka« vaziyeti tabit teiâkki eden bir tavırla bekli yordu. Nihayet, Edmondu kovahyan İkmei adamm, ağaçlann arasmdan çıkarak geldiğmi ve gfiçlükle yürüdü . ğünü gBVerek derin bir nefes aldıra. Bu meçhul şahıs soi elile tağ kolunu tutarak kahveye doğru geliyordu. Arabamızm biraz Steainden ağır ağır geçti, sağ kolunun bUefinden akan kanla o kadar meşguldü kt akşamın bu loş »aatrade bizi gore • medi. Bu auretle Edcnond tekrar kaçmağa muvaffak olmuştu. Mabadi var Universite Mahallesi Evvelce tesbit edî?en binalar değiştirildi Darülfünun ıslahatile me^gul komite, ıtlahat programı esaslarının tatbik edilecek hatlarını hazırla • mıstır. Sicil fişlerinin ve ^îğer hususatm da tetkiki bitmistir. Islahat komitesi ile d:ğer fakül teler komisyonlannın tesbit ettikleri Universite mahallesinin sureti te • sekkiilünde evvelce kararlaştırılan binalarda bazı değişiklikler olmuş • tur. Bu son şekle göre mahallenin kat'i sekli sudur: Hukuk, Edebiyat ve tlihiyat Fakülteleri Zeynep Hanım konağına, Fen, Tıp Fakülteleri Darülfünun binasına, Askerî Tıbbiye ve Taleb* Yurdu tstanbul lisesi binasına geçe* cek, d'iğer mektepler de bulundukları yerlerde kalacaklardır. Zeynep Hanım konağında bazı tamirat ve tadilât yapılacaktır. Tadilât kısımlarını profesör EgH tanzîm edecektir. Tamirat ve tadilât islerinin bir kısmına baslanmiftır. Nakil işlerine önümüzdeki haftadan rtibaren baflanacaktır. Darülfünun binasımn birinci katı kâmilen bosaltılmıstır. Bu katta bulunan işe yaramıyacak bazı eşyalar tadat edilerek satıla • caktır. Diğer kitap ve nesriyat kısmtna ait esyalar tasnif edilerek methaldeki köşklerden birine yerleşti • rilmistir. Mısırlı Misafirlerimîz Beş doktorla beş gazeteci İstanbula geliyorlar Mısınn maruf beş gazetecisi ile beş doktorunun yann Seyrisefain Ege vapurile şehrimize muvasalatları beklenilmekte ise d"e heyetin tsken deriyeden hareket edip etmediğine dair henüz malumat gelmemiştir. Yalnız kendilerini tzmirde istikbal için şehrimizdeki Mısır gazetecile rinden Ferit Bey îzmire g'tmiştir. Bugün malumat geldiği takdirde Mısırlı doktorlarla meslektaşlarımız için bir istikbal merasimi yapılacaktır. Bunun için bir program hazır lanmıştır. Programa göre Mısırlı misafi1erim<z cumartesi günü şehrin muhtelif mahallerini gezeceklerdir. Pazar günü Yat kulüpte Etibba Muhadenet Cemiyeti tarafından şereflerine bir ziyafet verilecektir. Pazartesi günü Matbuat Cemiyeti Perapalasta bir ziyafet verecektr. Cuma akşamı Tarabyada tstanbul Belediyesi tarafından bir ziyafet verilecektir. Programda şehrin muhtelif ma hallerini ve bilhassa Yalovayı ziyaret vardır. Misafirlerimiz salı günü Ankaraya gideeeklerdîr. Almanya ile Avusturya arasmdaki gerginlik hnanya ile Avusturya arasmdaki siyasî gerginük gfttntçe artmaktadır. Avusturyamn Berlin se fareti erkâmndan olup on senedenberî siyasî masuniyet hakkmdan istifade e • den matbuat atasesinin Alman zabıtası tarafından tevkif edilerek hudut hari cine çıkarılması yüzünden az kalsın iki hükumet arasmdaki diplomasi münasebetler kesilecek ve iki taraf sefir lerini geri alacaklardı. Hatta Avusturya hükumeti, Almanyadaki Avusturya te baasmın hiyamesini tngiliz sefaretîne ve konsoloslarma bırakmağa hoznUrenif h. Romanyadan bir Seyyah kafilesi geldi Muammer Raşit Beye yeni bir ameliyat yapıldı Darülfünun emini, Muammer Raşit Beyin on ay evvel ayak ketni ğinde hasıl olan bir iltihap dolayı sile operatör muallim Akif Şakir Bey tarafından muvaffakiyetli bir ameliyat yapılmıs ve ayak, ameli yatı yapan Akif Şakir Bey tarafından tedavi altına alınmıstı. Bu kere kafa kemiğmde vaki bir iltihaptan dolayı Viyanaya giden Muammer Rasit Beye Viyanamn en mefhur kemik hastahkları mütehassısı tarafından muvaffakiyJBttl hhr ameliyat yapılmıstır. ^ HA^A Akif Şakir Beym muvtrffakiyetll tedavisi sayesinde, Muammer Ra şit Beym ayağı hemen hemen tamamîle iyilesmiş ve hasta koltuk değneğile gezmeğe başlamışhr. Muammer Raşit Beyin sıhhî va ziyetinin ryiliğe doğru gîtmekte olduğunu memnuniyetle haber aldık. Kendisine âcil şifalar temenni ederiz. Talebe Birliği bir gazete çıkarıyor MHlt Türk Talebe Birliği aylık bir gazete neşrine karar verraiştir. Gazete Türk gençliğinin düşünee ve duygularmı yaymak maksadile neşredîleeektir. Mecmuamn ilk sayısı 1 temmuzda çikacak ve 5 kuruş fiatla satılacakhr, Kanlı bir mOcadele Telefon Gcretleri komisyonu çalışıyor Paard kanvesi, Flandreste Seyrisefainin İskenderiye seferleri Başmakaleden mabat IcuTvetlendirmek tecrSbe ve teşebbotlerinden hern» ziyan pahasma olursa olsun nasıl sarfı nazar olunabilir? DiyorUr lri Seyrisefainin Mısv seferleri ziyan etmistir. Bu asla doğru de • ğüdir. Seyritefamin defterlerinde belki masraf hanelermi ziyan şeklinde ka rartan ye kabartan bazı rakamlar bu • Itmabilir. Fakat Törkiye i e Muınn mü • nasebetieri deftermde bu seferlerm öyie öç beş kuruş zararla olç&lemiyecek kadar bfiyük ve müsbet kâr rakamlan vardır. Türkiyenin Mısıra sefer açmakla hakikatte en akıllı ve en kârlı bir is yapnuş olduğunda zerre kadar füphe yoktur. İçmde bulunduğumuz buhran ebedî değil ya, elbet gemilerin de ziyan etmiyecelderi gün gelecekti. O zamana kadar dişlerimizi sıkarak zâhirî ziyana kathnabflmek marifetti. Buhran geçerek isler açddığmda tskenderiye seferlerme tekrar başlaru demekte isabet yoktur. Kuılan cesareti iade etmek müskul olduğu gibi bizim bos bırakacağımız yeri baskalan aldıktan sonra onu istirdada eahsmak ta kolay olamaz. Bu sahnede herne pahasma olursa olsun ancak se • bat edenlerdir ki kazantrlar. Sebat et meği bilmiyenlerm hemen hemen gayrikabnı tedavi bir sukut ile yuvarlanmif ohcaklanna hukümde pek hata yoktur. Baska milletlere mensup olarak Mıtıra sefer yapan gemilerin hepsi kâr mı ediyor? ttalyan postal&nmn hemen kâffesi hSkumetleri tarafından milyonlar • h tahsisata mazhardır. Yinrri bes otus senedir Mısıra muntaum «ef«rUr fstanbul telefon ücretleri ihtilâ • fını halletmek üzere Vekâletler hukuk müşavfrlerinden teskil olunan komisyon Ankarada toplanmış ve Romanya vapurlan büe hatta en iyi zabazı noksan evrakın eelbine karar manlarda dahi hemen hiçbir sene kâr vermiştir. etmis değiDerdir. Bu devleUer lüks Komisyon Maliyeden müşavir Sa« müptelâsı heyetler midir ki deniz sefer lâhattin ve NakH tşleri müdürü Sım yoUanmn devamı uğurunda ba kadar Nafıadan müşavir Avni, tktısat Vefedakârlıklar edip duruyorlar? Hayu, ba seferler asıl mflli iktısadın revacı için kftletinden Kemal, Dahiliyeden Ekdir ld bu kadar ısrar ve ittıratla idame , rem, Haridyeden Avni Beylerden mürekkeptir. olunuyor. Mısnr Me Tarkiyenin mâna Komisyon cumarteai günü gene sebetleri ise başka hiçbir mnletin bintoplanacaktır. bir gayretle temin edemiyeeeği ezeli ve ebedî bir munJslife maKktir. Fazla olarak Mısrr seferlerini hakikaten diğer Temmuz ayı içinde tspanyol mekmületierin ekserisine faik bir surette güteplilermden mürekkep bir seyyah zel, temiz, vakur ve muntazam yapnu* kafilesinin şehrimize geleceği haber olmaklığımız da bizim için aynca şe alınmıştır. refli bir muvaffakiyetti. Gemflerimiz Bu kafileye İspanyol maarîfinin yalntz Mısırda değfl, Yunanistanda bile maruf simaları riyaset edeceklerdtr. gıptalarla görülüyordu. Yavaş yavas bu hat üzermde seyahat eden Avrupalı lar bile Türk gemilerme binmeği terdh Zencilerin nebatî bir ilâçla renketmeğe kaşiarmşlardı. Kendi gemfleri • lerini değiştirebileceklerine dair miz TSrk mallannı ucuz tarifelerle Mısıra Anadoiu Ajansınm Paristen alarak gotürerek orada millî iktısadımıza en verdiği haber şehrhnizdeki zenci sağlam bir mahreç sahası kurmağa ko lerin mühim bir kısmmı fevkalâde yulmuslardı, ve yann bu gemiler kaflle sevindsrroi.ftir. kafüe Mınrldan Türkiyeye tasryacaklarZencilerden yaşları ilerlemiş o dı. Ianlar renklerinm değişmesini istememekte, gençler ise bu haber haEn müşkül zamanda yapttğtkikat olduğu takdirde pek memnun mtz en gazel bir teşebbüsün tam olacaklarını, renklerini derhal de semerelerini alacağımtz sırada ve ğiştireceklerini söyleraektedkler. yaz mevnmile beraber Mınrlt Renk değiştirme meselesi hakkında doktor Kemal Cenap Bey dün bir ların Ittanbula gelmek üzere balundnkları bir zamanda tatili cid muharririmize şunlan söylemiştir: < Bu gibi hâdiseler nadirattanden yaztk olacaktır. En ytiksek dır. Tababette zencilerin renklerini mitti menfaatlerimiz namına ba değistirecek hiç bir madde mevcut karardan ferağat olunmatınt ri • dğildir. Farzı muhal bu hal vaki ise ca tderU. YUNUS NADt her halde yeni bir keşif olacaktır.» ispanyol tafebeleri geliyor Zenciler seviniyor atna..! Fakat son dakikada iki taraf ta memleketleri arasmdaki nrkî ve iktısadî sıkı rabıtalann atismi düşünerek müfntane bir harekette bulunmaktan çekuunis • lerdir. Maahaza vaziyetteki gerginlik, bütün siddet ve vahametmi hâlâ muhafaza etmektedir. ' thtilâfm menseî, Almanyadald Hit lercilik hareketmm milK hudutlar da hiiinde kalmıyarak Alman ırkmm sakin bulunduğu crvar memleketlere sirayet ermiş ohnasıdtr. Avusturyad» yalnn zamana kadar yalnız sosyalistlerle papas fnkası ve bunlarm mütteHn Haymver denilen bir nevi budjuva teşkilâh bir birile didişiyorlardı. Naziler yok de ğilse de bunlar ehemmiyetsiz miktarda idiler. Nüfuzlan hiç mesabesinde idi. Almanyada Nazi hareketi alıp yü • rüdükten sonra Avusturyadaki Nazi fır kası dahi kuvvet ve nüfuzuno birden • bire artırmıştı. Bu sarede papaı fırka smm karşısma sosyalistlerden başka ikinci bir rakip daha çıkmıstı. Son belediye intihaplannda Nazilerin büyük ıaferler kazanması papaz fnrkasmı bü» Romanyada çıbütün endiseye düsürmüstu. Diğer ta kaa Realitatea raftan Dolfös kabmesi ekseriyeti mu • tki buçuk sene evvel Çemberii tllustrata isimli hafaza edemediğmi ve yeni mtihabatta taşta kunduraci Yorgi ile gene kunmeemua tstan hükumetm ya sosyaHstlere yahut Na • duracı Süleyman arasmda Yunan ve bula bir seyahat züere geçeceğmi anUymea meelisi fesTürk güzellik kraliçelerinden han • tertip etmistir. hetmis, yeni intihabatı yaptırmaınıştı. gisfnin daha güzel olduğu hakkında Bu münasebetle Basvekil papaz fırkasm» mevkSm muçıkan ufak bir münakaşa iki tara • dün şehrimize bu hafaza edebilmesi için daha ziyade difın da asabiyeti yüzünden kanlı bir gazete muhar nî mahiyette yeni bir kanunu esast hazır netice vermiş Kunduracı Süleyman rirlerînden Mell. latmağa başlamısh. Bu sırada Nazilerin Yorgiyi ö\lürmüştü. B. Madeleinein halk arasmda nüfuz ve itiban arbyor, riyaseti altında Süleyman, Ağıreeza mahkemesi bunlarm ilk fmatta hükumete vazıye t 35 kişilik bir seytarafından 15 sene ağır hapis cezaetmeleri ihtimali fazlalaşiyordu. Ba neyah kafilesi ge • sına mahkum edilmişti. ticeyi farkeden Dolfüs hükumeti nihayet lerek Bristol o Ro lanyalt seyyah kaTemyiz mahkemesi bu karan bozNazilere karşı şiddetli taktbata başla • teline inmiştir. ftiesint riyaset eden tnuş, Ağıreeza mahkemesi bu mu • mış, bu fırkanm mensuplarmdan bir çoRomanyalı seyMell Madeleine hakemeye yeniden bakmıs ve eski ğunu tevkif ettırmişti. NazSer d*hrmuyah kafilesi arasmda Ema Rusu iskarannda ısrar etmistir. kabelebDmisil olmak üzere birçok sui • minde bir de kadm felsefe muallimi i fcastJer tertibine girismîslerdi. Avusturvardır. yada Nazilere karsı yapılan taldbat ve Rumenler, burada birkaç gün kaBir Utatistiğin kısmen değiştiriltazyîkler tabiatile Almanyada hâkfm olarak şehrimizin görülmeğe değer mesinden dolayı «Son Posta> gazelan Nazi fırkasuıa fena tesir ediyor yerlerini ziyaret edeceklerdir. tesi aleyhine matbuat kanununun du. Romanyah kadm meslektaşimiz, 34 üncü maddesine tevfikan açılan Viyanamn Türk muhasarasindan hakendisile görüşen bir muharririmize davaya tstanbul ikinci ceza mahkeIâsmın 3ci yüz ellind dönüm yıhntn tes'î demiştir ki: mesinde başlanmıştır. di icin yapılan merasim esnasmda AI * < Türkiyeyi çok severim. BuraDünkü celsede Müddeiumumî ce manyadan gelen naztrlarm ba vak*adai ya altıneı defa olarak geliyorum. za talebinde bulunmuş, gazetenin bahsedecekleri yerde Napolyonun JBs Bu defa mensup olduğum gazete bir uğradığı herimetin Avusturyada olda < vekili müdafaa yaparak bu istatis seyahat tertip etti. Ben de bu grupa ğundan bahsetmeleri iki hükumet ara * tiğin herhangi bir maksatla değiş • riyaset etmek için geldim. Burada smda beklenen hâdiseyi çıkarmıştı. Bi< tirilmiş olmadığını, meselede bir terpazar gününe kadar kaldıktan sonra Iâhare Alman nazniarmıdan birinm hutip hatası bulunduğunu söylemiştir. memleketimize döneceğiz.» dut haricine çıkanhnaeı aradaki ztddi * Muhakeme, karar için 24 hazira'yeti büsbütün arhrmışh. na brrakilmiştir. Nihayet Alrnanyanm Viyana sefa < reti matbuat atesesi olan bir Alman meb'usunun tevkif ve hudut haricine Gebzede Şanin Efendi isminde bir Avrupadan otomobille şehrimize ihraç edümesi bütim bunlarm üstune genci öldürmekten suçiu kahveci Hagelmekte olan seyyahlar muntazam tuz biber ekmişti. lilm muhakemesine, dün, İstanbul yol olmadığı için toprak yolda bazan Buna karşı Almanya hükâmeti BerAğıreeza mahkemesmde devam e • istikametlermi kaybetmektedirler. lîndeki Avusturya sefareti matbuat a dilmiştir. Buna mâni olmak maksadile Edirne tesesmi tevkif ettiı erek hudutan dı « Dünkü celsede bazı yeni şahitler şan atrmştı. Avusturyadaki dahilî vafle tstanbul arasindaki yola beynel • dinlenmiş, bunlar da cinayetin Haziyetin ve Almanya fle olan gergmli • milel işaretler konulmasına karar ve lil tarafından ne suretle işlendiğini ğin âtisi malâm değildir. Vaziyetten ea rilmiştir. tşaretlerin yerlerini tesanlatmışlardır. fazla memnun olan Fransadır. Fransd bit etmek üzere Belediye reis muavini Kendilerine davetiye gönderilen bu memnuniyetmin neticesi olarak A * Hâmrt ve Seyyahin şubesi müdürü bazı şahitlerin gelmediği anlaşılmış vusturyaya vadettiği istacraa vermeEkrem Beyler dün Edirneye gitmiş ve bunlarm zorla getirtilmeleri için ğe hazırlamnaktadır. ttalyaya gelinetf lerdir. Bugün avdet ed'eceklerdir. muhakeme başka bir güne bırakıl bu hükumet tam bir brtaraflık gSster raıştır. mektedir. Avusturya, merkezî Avrn panm anahtan olduğundan yakm ve uzakta bulunan devletlerm eumlen Millet Meclisinin tatüden evvelki Avusturyamn dahilî ve haricî vaziye içtimalanndan birinde ceza kanu • tindeki değisiklikleri büyük bir alâka nunda yapılan tadilât henüz Müdile takip etmektedirler. deiumumiliğe bildirilmemiştir. MUHARREM FEYZİ Bu tadilâta göre, evvelce bu maddelerle eezalandmlan bir kısım suçlularm eeza müddetlerinin azalması ciheti düşünülerek Müddeiumumilik şimdiden vaziyeti tetkike başlamıştır. Bunun için tadilât bildirilir bildirilmez tatbikata başlanacaktır. tstanbul ve Usküdar hapisaneleHâfimin büstü ve rinde işledikleri suçlardan dolayı evvelce verilen eeza müddetleri aSabiha Ziya H. Beyruttan bildiriliyor: Burad*a çızalan bazı mahkumlar bulunduğu Heykeltraş Sabiha Ziya Hanım kan gazetelerden biri tslâm kongresi tahmin edümektedir. merhum şair Ahmet Haşimin bun reisi Eşşeyh Eminülhüseyn Efend! dan tam altı sene evvel bir büstünü ile arkadaşlarınm Irak, tran ve Hinyapmıştır. Haşim hayatında bu büsdistan taraflarmda yaptıklan sey&tü pek sevmiş ve ölümüne kadar Borsa komiseri Ahsen Rifat Bey, hatin bir halife seçilmesi maksadnu yattığı odada muhafaza etmistir. dün Londraya hareket etmistir. matuf olduğunu yazmiştı. Ressimde görüldüğü veçhile Sabiha Bu haber büyük bir hiddet ve asa« Ziya Hanım Haşimin büttünde çok biyet uyandırdı. Diğer gazeteler muvaffak olmuş, şairin yüzündeki «müslüman âleminde bh* halife me * çizgileri tamamile tesbit etmiş selesi yoktur, esasen rarhğım din • tir. Sabiha Hanım, bize gönAdanada gazino, lokanta ve sair den almış olan bu müessese bir dahi derdiği bir mektupta, Haşimin ga yerlerde garson ücreti olarak alındirilmemek üzere ölmüştür.» dlye zetelerde mtişar eden maskının iyi makta olan yüzde onlar Belediyece rek haberi tekzip ettiler. yapılmamış olduğunu soyiemekte ve yasak edilmiş ve bazı çalgılı, çalgıDiğer taraftan kongre k&tibt U * «çok sevdiğim hocamm büyük masız gazinolarla Iokantalarda yüzde mumiliği de heyetin halife intihabı l nalar ifade eden zeki ve hassas yüon garson ücreti alındığı Belediyeçin değil, Kudüste yapılacak Arap zünün bu son şekli bende büyük hüce haber alınmış ve bu gibiler hakCniversitesi için îane toplamak üzezünler uyandırdı» demektedir. kında kanuni takibata baflanmıstırj Doğru söze ne denir?] İki kraliçe yözunden çıkan cinayet n neticesi Bir matbuat davası istanbul Edirne yoîuna işaretBebze cinayet'nin muhakemesi ler konuyor Ahmet Hâşimîn büstü Ceza kanununda yapılan tadilât Halifelik Artık dirilemez! Suriyede çıkan bir şayia ve yapılan nesriyat Borsa komiseri Londraya nitti Adanada lokanta ve gazinoiarda garson parası kaldırıldı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog