Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet '• 19 Kânunusani L Hlkâye Aslan payı • * Hamza Reis'in takası, engine doğru açıldıktan bîraz conra dihnen kırmış, tekrar Ibnana dönüyordu» tlk £Ören Yımus Kaptan olmustu, kum•aia geçtiği küçük kayığını raapa tettiriyordu.. Lhnandaki gemileri taoır, heptmfn ne vakit demir atacaklarmı, ne zaman demir alacaklaruu bilirdL Yunuı Kaptan, evvelâ göz lerine inanamadı: Ha uşaklar, pakasunuz şu kemuye, Hamıa Reisin «Aslan» u, teyul mu? Usaklara sormakla beraber, elini feözlerine siper etmis, dikkatle ufka bakıyordu. Yanılmıyordu; dönen */»%lan> dı. Yunus kaptan meraka düştü; «Aslan» niye donüyordu? Bir kaza olamazdı; deniz, «üt limanlıktı. Motöt ü n gürültüsüne kulak verdi, saat jjibi isliyordu. Teknenin «*u etme •» de akla uzak bir ihtimaldi. Çünkü Hamza Reis, takasmı, kalaf attan yeni çıkanmştı! O halde ne olmuştu? Bunda, muhakkak bir fevka lâdeltk vardı. Kayığı adamiarına brraktı, rıhtı ~ ma kosarken, «Aslan» da sür'atini kesmiş, ağrr ağır limana gîriyordu. Rıhtimda da «Aslan* m vakitsiz dÖndügiinü görenler, merak ve hayretle birbirlerine soruyolardı. Yunus Kaptan, ortaya bir çok ihtimaller atıyor ve her kafadan da bir >es çıkıyordu. Sahildekiler heyecanla münakaşa ederlerken «Aslan» demir atmıstı. Çok geçmedi, yedekteki küçük sandal takadan aynldı ve çalakürek nhtıma yaklaştı. Sandaldakini tanıdılar: Geçmif olsun Hamza Reisi... Ne var? Ne oldun ki? Fakat Hamza Reis, cevap vere eek halde değildi. Alnı, bir kirli bezle sanli, ıol şakağından iplik gibi 'damar damar kan sınyor, sağ elinin avucu bereli, göğsü sık sık kabanp iniyor. Burnundan soluyordu. Ne oldun ha Reyus ? Hamza Reia kollannı açtı, kuv Vetini toplatnak istiyor gibi gerindi, htddetie yere tükUrdü: Hapüeymisun, neler keltu paı m u ? Az kalsun ölrureytular penu! Neden öltureytular? Yokmitur Aslan'un payu? Onu kuşataniar, bir an geriledi/er, Hamza Reis'i çildırmış sandı kur. Ne detnek Utiyordu? Takada toputemeli iki tayfo^vardı: Veysel île Mümin... tkisi de kuru gibi co*«Irl«wJı. Reloierînî dc severler, her miser de bu hikâyeden bir sey anlamamıstı. Bir polis çağırdı : Biriniz takaya gidin, tayfa Veysel ile Mümin'i alıp buraya getirin. Hamza Reis'e de: Sen, îçeriki odada otar, onlar da gelsin. Mes'eleyi etraflı anhya* lım, dedi. Veysel ile Mümin geldikleri za man hep beraber komiserin odasına girdiler. Komiser bey Veysel'e sordu: Anlat bakalım! Veysel, başı önünde, mahcup sesle anlattı: Piodik tagaya, çiktuk yola... Kımütamaz tenuz üstunda sinek kanatu... Karadan açiliruz, açilmayuz körinur pir santuk, içerisu aJtun tolu .. Arnft körtük santigu hepimu:... Pir pay penum... Pir pay Mumin'un İki pay da reyusun... Taha ne payu istayur ha?.. Komiser, biraz anlar gibi olmuştu, Mümin'e döndü: Sen de söyle! Mümin de, kasketini elinde çevirerek: Toğrisinu söyler Veysel, dedi. Pir pay penum... Pir pay Veysel'un.. tki pay ta reyisun... Ama o isteyr ki alsun üç pay! Neten virecekmisuz pir pay fazla? Komiser, mes'eleyi kavramıst., Hamza Reis'e çıkıştı: Seninki de haksızlık... Bak, onlar, sana bir pay fazla veriyorlar, ne diye razı olmuyorsun? Yok mitur «Aslan» un payu? Prakayun ki anlatayum... Karatan açilirnz, körinur pir santuk, içerisu altun tolu... Pir pay Mumin'un... Pir pay Veysel'un... Phr pay penum.. Pir pay reisun... Pir pay ta«As lan» un! Hangi Aslan'ın? Penum taganun... Aslan ol masaytu nerden köreçeklartu santugu... Çullantular üzerime, keturtu lar penu bu hâle ! KomUer Hamza Reis'in mantıkına güldü ve derhal ciddilesti: Şimdi beni dinleyin... Her hükumetin bir kanunu, bir nizanu vardır. tnsan her gördügü, her buldugu şeye sahip çıkamaz. Bakalım, o sandık kime ait, khnln malı? Bir kere bunu tahkik edelim. Ondan sonra hakkımz ne ise, onu pay edersiniz! Komiserin sözü üzerine, üç gemici birbirlerine baktılar. Komiser bey, kaslanm çatarak emretti: Haydi gidin, sandığı getirin. Hamza Reis, alık alık bakıyordu: • Hangi santugu? Altın dolu sandıgı? Santuk filân yok! Komiser, gazapla yerinden fırladı: Tehlikeyi görünce inkâr ha? Ketmetmegi, ben, sise gösterirun! Ve hemen polUleri çagirdı: Gidin Hamza Reis'in takasını arayın... Bunlann üçü de mevkuftur. Polisler gittiler, neden sonra elleri boş döndüler. Sandık nerede? Sandık filân yok efendim... İğne deligine kadar aradık! Komiser, Hamza Reis'le iki arkadasına bagırdı: Sandık nerede? Santuk yok komser pey! Peki, ne diye birbirinizle bo ğuştunuz? Pulaytuk öyle pir santuk, nasıl pay iteçek ituk?.. Onu konişur ken pulastuk kavgaya... Kabul etmetuKr «Aslan» un payinu! Komiser, hiddetten tirtir titri yordu: Buraya benimle alay etmeğe tni geldiniz ? Polislere: Atın bunlan içeriye, dedi. Taş odada gecelesinler, orada kozlannı pay ederler! MAHMUT YESARt 1 Atlı spor kulübü Çocuk şakas ÇAPAMARKA Hububat Unları S1HHAT ve KUVVET VERiR Nizamname bitti, Heyeti 8 yaşmdaki Bürhan'ı gaz VeSdleye veriliyor döküp yakiyorlardı Kasımpaşa'da Hüseyîn Efendi isminde bir zatm altı yaşmdaki oglu Bürhan'ın üzerine arkadaşları gaz dökmüşler ve bir kibritle tutuştur muslardır. Çocuğun feryadı üzerine Basvekil Ismet P$. Hz. nin daimî rietraftan yetişilinciye kadar zavallı yaseti altında «Türkiye atlı spor kulüBürh«»n muhtelif yerlerinden ehetnbü» naraı albnda kuruunakta olan bu myetli surette yanmıştır. T : kulübün fahrî reisi Basvekil Ps. Hz., fah"" i;k yaramazlar hakkında tahrî reis vekilleri de Ziraat ve Millî Mükikata haslanmı*". dafaa Vekilleridir. Kulübün maksat ve gayesi Atlıspor zevkini uyandırmak, at sevgistni, ata binmek merakmı canYüksek Mühendis mektebi talebe celandırmak, gençligi spora aliftırmaktır. miyetinden: Kongremizin iklnci içtimaı Kulüp raerkezde, taşrada binicilik mek19/1/933 tarhinde Beyoğlu Halk Fırkası tepleri, kurslar açacak, konferanslar vesalonunda aktedileceğl alâkadarlann marecek, av koşulan kur» kontr ve Altı lumu olmak üzere ilân oulnur. spora ait müsabakalar yapacaktır. KuKibün azalan kurucu, fahrî, aslî ve yardımct ohnak Uzere dört «uııfa aynlmakAnkara 18 ( A . A . ) Atlı spor kulübü nizamnamesinin tetkiki bitmiş ve nizamname son seklini almıstır. Nizam • name Vekiller Heyetine Ukdim edil • mek üzeredir. Mühend^s mektebi kongresi tadır. Nizannuuneye göre 2 0 0 lira yardım yapanlara ve en u 5 0 0 0 lira veren hiikmî şahsiyetlere ve heyetlere merkez heyeti kararile kurucu unvanı verilmekte, bu parayı veren sefaretlerin bütün erkânı v e aileleri sahsan ayn l y n kurucu unvanını iktisap etmektedir. Yardımcı azalar bir defaya mahsus olmak üzere 2 5 lira verenlerdir. Kurucu ve aslî azalar Kurultay tarafından tayin edilen senelik bir para verecekler, yalnız hükumet memurlan ile zabitler ve aileleri bu ücretin yansını tesviye edecek lerdir. Kulübe dahil olan bir aflenin iki şahutan fazlau y a n ücret verecekler dir. Üvey Ana Aka Gündia Yarınki lik maçları nerede yapılacak? Dünkü nüshamızda cuma günü yapılacak lik maçlan hakkında lstanbul futbol heyetmin tebligi yazü miftı. Bu tebliğte, Fenerbahçe sahasında yapılacak maçların Taksim stadyomunda, Taksim'de yapılacak maçların da Feaer stadyomunda oynanacagı senven yazıhnıstır. Keyfyeti tashih ederiz. Güzide romancımız Aka Gündüz'ün son romanı bu isimle intışar etmiştir. Eser hemen hemen bütün kardeşleri gibi tamamen yerli ve memleket malıdır, içli bir gönül ve hayat macerasıdır, Akanın engin muhayyelesinde renklenerek kudretli üslubuna bürünerek devrin en iyi romanlanndan bîri olmuştur. Bilhasta tavsiye ederia. Üvey Ana hakkında fikirlerimizi ayrıca yazacağız Satılık gübre ilânı Karaağaç Müesrfesatmckn: pay mahaliinde elyevm birikmiş ve bir serie rarfıncfa sığır gübreleri pazatlıkla »atılacaktır. Talip olanlann ^ 25 kânunusani 933 çarşamba günü «aat on birde mües«esede ha2ir bulunmalan ilân olunur. HOLiVUT Holivut'un 3 üncü sene 3 üncü sayısı çok güzel resimler ve en son sinema Mezbaha ve havadislerini havi olarak intişar etmişbirikecek olan tir. Tavsiye ederiz. y • • « •=" Nöro Psihiatri gazetesi Yarın yapılacak koşu DarülfUnun Spor KulUbünden: 20/1/933 cuma sabahı saat 9,30 dt Darülfünun ile Suttanahmet arasın» daki kosuya girmek üzere isimlerini gönderen talebelerle girmek î*rly>hlerm mezkur gün Darülfünun talrm taburunda saat 9 da bulunmalan ve hakem heyetine intihap edilen Eşref Şefik, Besim, tlhan Beylerm de teşrifleri rioa olunur. Sinir hastalıklan mütehassısı Doktor Ahmet Şukrü Bey tarafından iki ayda bir neşrolunmak üzere tıbbi blr mecmua çıkarılnxa|a başlanmıştır. Ük sayısında Ahmet Şükrü, Nurettln Ra mlh, Kâzım Nuri, Kâşif, İ2zettin ve Conos Beylerln yazılan vardır. Alâkadarlara bilhassa tavsiye ederiı. Karacabey Harası Müdürlüğünden: (15,000) kilo gaz y ^ ı (2500) l.ilo bonzin (2890) kilo valcum (30,000) kilo muzot (20) fıçî gres (20) teneke valvalin yagı kapalı zarf usulile mubayaa edilecektir. Yevmi ihale (5) subat pazar günü saat 14 te Hara merkezinde icra kıîınacaktır. Şartnameyi görmek i«tiyen talipler Istanbul, Bursa Baytar Müdürlüklerile Hara Müdiriyetine müracaatleri. İLÂN , etnrini gözu kapali yaparlar, bir dediğin iki ermezlerdi... Ne olmustu? Aaralannda ne geçtnişti de, isyan etmiflerdî? Hamza Reis de tayfalanna evlât gibi bakardı. Veysel olsun, Mümin olsım, her fırsatta reislerinden hostnıtluk getirirlerdi. Sonra «Aslan'm payı» ne demek6? Reyus be, «Aslan» un payu, netur Id ha? Neye olmayacakmuş ? Reisun payu fltü, onların pirer... Aslan'ut payu nerede? Nenin payu be Reyus? santuktaki altunlar... Bu soz, bütün gözleri kör, kulaklan sağır eden, nefesleri, kalpleri idurdurtan bir bomba, bir gülle gibi patlamıştı. Kimse bir şey soramadı, herkes hayret ve hasetten donup kalzmstı. Hepsi de denizci idi. Böyle ganimetlere tesadüf ehnek her zaman içm mumkün, muhtemeldi. Yal mz insanda talih olmalıydı!.. Hamza Reis, elini kolunu sallıyarak içifc için homurdana homurdana karakolun yolunu tuttu: Komser peyu göreçeyum ! Polisler, Hamza Reis'e baktılar: Hayrola, bu ne hal Reis? Btzim usaklann işu... Komiserin yanına çıktr, nhtımda feoylediklerini aynen takrarladı. Ko Torbalı'da yeni bir spor kulDbO Torbalı «Hasusî» Torbalı Yddırun Spor kulübü mahfelinin temel atma merasimi yapıldı. Merasüne kaymakam ve> kili Şefik Beyin nutkiie baslandı, kay makam bey gençleri v e idare heyetlermi movafakiyetlermden dolayı takdir ve tebrik etti. Kulüp reisi müddeuumumi Yusuf Bey ve gençlerden Ali Hikmet Bey kulüp gençlerinin faaliyetinden ve bu eserden iftOiar duyduklarmı anlattılar. Kurban kesildi, merasim mahaîline toplanan kalabahk bir halk kütiesi ve davul zurna da merasime istirak edi • yordu. Giütekin idare merkezi Beyoğlu'nda Tünel Meydanında Metro Hanında bulunan Istanbul ve Kadıköy Gaz Şirketi, gazhaneleri için miira künse lâboratuvarda çalısarak mümarese kesbetmiş diplomalı bir kimyager talep ediyor. Namzedin mutlaka Türk tebaası olması, hizmeti askeriyesini ifa etmiş bulunması ve en yenî fotografisini raptedeceği istida namesile beraber diplomalarını ve icap eden sair vesikalannı ibraz etme«i lâzımdır. Bürhaniye Noterliğine Efendim, Bürhaneye'de (Yakup oglu Şefik ve şürekası) firmasfle v e kollektif v e komandit nevi tüccarisile mevcut mezkur şirket 83930 tarihli mütemmim mu kavelename ile hali devamda iken rizayı tarafeynle sirket 48931 tarihin • de feshedilmiş olduğu v e iştra fesihten sonra da buhran hasebile sahsan da ticaretten çekümis olduğumun malumu ohnak üzere keyfiyetin Bürhaniye Ticaret Odasına tebligi ile ayrıca lstan • bul'da müntesir Cumhuriyet gazetesile de ilân edilmesini ve ilânın yapddığmı ve bir nüshasuun ticaret odasuıa teblig kılmdığuu natık musaddak suretin bana tevdüni talep ederim efendim. Burhaniye'de Yakup Ağa zade Şefik Bereketini görmek ister misiniz ? Neyın? 1 Alacağınız kuluçkalık Legorn ve Wiyandot gibi halis kan muhtelil cins tavuk yumurtalarından yetiştireceğiniz piliçlerin, 2 Siparisîniz üzerine haftanm muayyen günlerinde teslhn edilecek kesilmiş yağh ve besıii Uvuk ve hindîlerin v e günlük taze yumurtalann. Bu ihtiyaçlannızm temini v e evinizi bereketlendirmek için behemehal Eren köy'ünde Kazasker camisi karşısında Bereket Tavuk Çiftliğine Möracaat ediniz. Asrî ve fennî teşkilâtonızı cumalan gorebilirsiniı. Tasradan da siparisat kabul edilir. Telefon 52.210 Nafıa Fen Mektebi Müdürlüğünden: Mektebimizin 932 malî senesi ekmek ihtiyaci hakkında 8 kânunuev vel 932 tarihinde yapılan münakasasında talip zuhur etmediğinden bu kere alenî münakaşa suretile münakasanın icrası takarrür ettnekle taliplerin yevmi ihale olan 21 kânunusani 933 cumartesi gunu saaî 14 te Gümüç»uyu'nda kâin mektepte mün'akit komisyona depozitö akçelerile beraber müracaatleri. Hukuk Talebesi kongresi Hukuk talebe cerrriyetinin senelik kon gresi yann saat on dörtte Halkevinde topianacaktır. Amelî Hayatlıların kongresi Amelî Hayat mektebi mezunlan cemiyetinden: Cemiyetlmizin senelik kongresl 3 şubat 933 cuma günü sabah saat onda oemlyetln Cagaloğlu'nda Halk Fırkası karşısmdakl merkezinde yapılacağmdan muhterem azalarunızın teşrifleri rica o lumır. Ta kendisi! diye mınldandı. Cingöz'ün müstehzi sesi o vakit yükselmisti: Evet, dedi, Riza'cığıtn bir adam, bir Süleyman Tahir, senin ve benim adamlarrmın gözleri önünde, bir vapurun güvertesinde beynine bir el silâh sıkiyor; herkesin gözü önünde denize yuvarlanıyor, kafası parçalanıyor, bir saat sonra cesedi bulunuyor, elbisesinin cebinden sana ve bana hftaben yazdığı ve adamIannuzın da yazılırken gördükleri nvektuplar çıkıyor, bu ceset mera simle defnediliyor, karısı ağhyor, haykınyor, kiyametler koparıyor; sen, ben bu intfharı bin sebebe at fediyoruz; artık Süleyman Tahir'in taprak altında çürümeğe basladığına emin olduğumuz bir günde, onu gene karşunızda, sapasağlam bulu yoruz! Filvaki basübadelmevt hâdiseleri... Mehmet Rıza Cingöz'ün kesti: sözünü H ERK E S SARIZEYBEK Operetini görmeli. bu kadar ince bir dalavereye insan kolay kolay intikal veremiyor. Bma enaleyh, bu işin başmda bir kabahat varsa evvelâ sende, bendedir. Şüphe edecektik, etmedik. Cesedi muayeneye koşacaktık, icap ederse morga gönderecektik, yahut bîzzat tetkik edecektik, yapmadık. Çünkü Si Ieyman Tahîr de çok hesapii hare ket etti. En vesveseli adamlann şüphesini hemen ortadan kaldıracak surette, kendisini takip eden adamlarımızı şaşırttı. Sivil polisin gözü önünde o mektuplarm yazılman, mu sambaya sanlması ve bu mektuplarm cesedin cebinden çıknuısı ne aldatıcı bir şeydir! Hususîle hiç kimse düşünemez ki o günün akşamı Karacaahmet'ten taze bir ölü çıkanl * sm, üstüne Süleyman Tahir'in elbi * sesi geçirilsin, cebine cnun hüviye • * tine ait ne varsa konsun! Bunlar kimin aklından geçer? 4 Mehmet Rıza, Süleyman Tahir'e bh kere daha öfke ve hayretle baktıktan sonra tasdik ettiı Cingöz Recai'nin harikulâde maceraları Yazan: SERVER BEDl Bütün hareketlerinde, hudutsuz bir şüphenm ve hayretin verdiği ağırlık, tereddüt vardı. Cingöz Recai de ayakta duruyor, manzarayı büyük bir keyif le seyrettiği gözlerinin yuvalanna ve yüzü nün çizgilerine dolan sevinç aydmlığında belli oluyordu. Hemen bir sigara yakmayı ihmal etmedi. Hic sesini çıkarmıyordu. Mehmet Rıza Süleyman Tahir'in yanına gitti, onun çenesini iki par mağı arasına alarak yüzünü iki yana çevirdi, başına, saçlarma, her tarafma iyice baktı, sonra ellerini cebme sokarak, başını önüne iğerek büyük adımlarla odanm içinde biraz dolaştı. Sonra tekrar Süleyman Tahir'in önünde durarak sordu: Bu nasıl is? Ve başını tekrar önüne iğereö söylendi: Akıllara durgunluM verecek bir şey! Havsalam almiyor vesselâm! Yüzünün hiç bir çizgisi kımıldamıyan ve sesini çıkarmıyan Süley man Tahir'e uzun urun bir müddet daha baktıktan sonra t 38 BSraz sonra kapı açıldı ve Süley«nan Tahir içeri girdi. Mehmet Rıza, ayak ayak üstüne Mmas, koltukta arkasina iyice yas lanarak oturuyordu. Süleyman Ta fcir'i görünce, gözlerine inancnamıs gibi bir ayağını otekinin üstünden feıdirdi, biraz doğruldu, ağır agır bafim îleri doğru uzatarak odanm orfcasına yavaş yavas ilerliyen re gözlerile oturacatı yeri tayme çalısan Süleyman Tahir.i tepeden tırnağa kadar süzdükten sonra, aldanmadı*ma iyice emin olmak için ayağa «alkfa, ona doğru bir kaç adun attj. Zevzekliği bırak, dedi, nedir bu, anlat bana... ömrümde bu kadar izahı müskül bir vak'a karsısında bulunmadua. Benim sivillerle Üsküdar za • bitasının şaşkmhğı! Peki, dedi, seni uzun müddet Cingöz itiraz etti: merakta bırakmıyayım: Dinle! Yooo!.. dedi, üstat, bu doğru Ve Süleyman Tahir'in önünde büdan doğruya senin şaşkinlığın, an tün mes'eleyi Mehmet Rıza'ya an ladın mı, senin saşkınlığın!.. Zabıta lattı. Sabık sertaharri memuru bu Hacı Zihni vak'asmm îç yüzünü sevak'aya o kadar ehemmiyet veri yordu ki Cingöz'ü dinlerken heyeca nin kadar bilmiyor. Ben yalnız bunu sana anlattım. Ben de Hacı Zihni'nin rundan solumağa ve terlemeğe basladı. Arada bir, Süleyman Tahir'in katledildiğini gözlerimle görmeseydtm, belki zabıta gibi intihanna hükyüzüne büyük bir hayretle bakıyor, medip geçerdhn. Böyle karma karısonra gözlermi önüne iğerek, ayakIarmın ucile halıyı eşeliyor, büyük ne şik işler kimin aklına gelir?.. Zabı ta da, şu dakikaya kadar bu vak'a • fesler alıp bırakıyordu. lara senin kadar ehemmiyet vermiş Cingöz mes'eleyi başından sonudeğildir. Belki de senin bu islerdeki na kadar bütün teferrüatile anlat telâşını ya vehim, yahut gösteriş satıktan sonra dedi ki: nıyorlar. Onun için, son intihar hâ Görüyorsun ya! Karacaahmet disesine de bal gibi inandılar. Hatta mezarlığma taze taze gömülen bir ilk zamanlarda ben ve şu dakikaya ölü, ertesi gün de gene alayı vâlâ ile kadar sen bile, ikimiz bile inandık. Merkezefendi'ye gömülüyor! Haddi Biz ki mes'elenin iç yüzünü zabıta • zatmde bu dalavere pek sade, fakat dan iyi biliyoruz! Onların ne kabahati var? Hele Usküdar zabıtası ne pek mükemmel bir bulustur. Çok mabilsin? Bize hâdiseyi telefonla hahîrane idare edildiğini de gizleme ber verdikleri zaman akhmızdan en mek lâzımdır. küçük bir şfiphe böe »eçmetfi. Gîdip Mehmet Rıza ayağını yere v» cesedi görmek bile istemedik. Zira rarak bağırdıı Cingöz: Dogm?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog