Bugünden 1930'a 5.091.628 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»
Yazarlar
Sayfalar

DÖRT CUMHURİYET 11 EYLÜL 1980 POÜJİKA VE ÖTESİ MEHMED . KEMAL Ne Olacak Şimdi ? DUMYADA EKONOMI/TICAFEr Cumhunyet EKONOMİ SERVİSİ Tann uludur lşte, hlç Jdmsey! Derolrel gfM böyle iki arada, bir derede komasın!... Erbakan'ın mücahit ve mümiıileri Demirel'e komünistleri çoktan unutturdu. Şimdi bazı guçlü çevrelere karşı ne yapacağını bilemiyor. Hani, «komünistler» diyebüse, Konya miüngintn üstesinden gelecek, diyemiyor.. «Mürteciler, yobazlar, softalar» da diyemez, ıtHrn^ı. lah. ayaklarmın altından nlce oy deposu kayar. «Ne yapacak şimdi?...• «Vallahi ne yapacağını bümiyorum..» Komünistler îçin demokrasl yok diyelim. Faltat softalar, mollalar, sankhlar. kavuklular için de yok mu?... Bir kez demokrasi var diye kalabalıkta söz verildi, ondan bir daha cayılmaz. Demokrasi olunca da, adamlar özgürlük içind* «Şeriat isteriz...» «Hilafet isteriz...» «Anayasa Kur'aa'dır...»' Daha neler de neler, maydonozlu îtöfteter. tereyagda kızartılmış etler, piliç ısgaralan, tathlar, baklavalar, kadayıflar, tulumba tatlılan, sutlaçlar, hoşaflar isteyecekler... Vaktiyle Menderes stfaşmoa, «Sizler istersenlz hilafeti bile getirebilirsiniz...» dememiş miydi?... Onlar da bu sözu, ondan almamışlar mıydı?... Ne çare ki ardmdan 27 Mayıs tez yetişti de hilafeti geüremediler. Gün bu gün, devran bu devran, istiyorlar işte!... Ah, bunlara da bir komünist diyebilse, görün, bs km kaç binlik tutuklamalara girişirdi. Konya stadyumunu bagınp çığıranlarla doldururdu. Neylesin, bir türlü «komunist» demeye dili varmıyor. Etİcili v» yetkili kişilere. «Bunlar komünlsttir...» diye de şikâyette bulunamıyor. Bir çare van •Aralanna komunistier sızmışlar.» dtyebüirdl. Tozdan, dumandan bunu diyecek vakit de bulamadı. Gensorunun heyecanı, teîaşı, mızragın çuvala sığdınlması her şeyi unutturdu Şimdi bu mollalann. hacılann, hocalann, yobaz lann, softalann. sanklüann, kavuklulann özgurlugunü savunmak da bize düşüyor.. Adamlar kaç yıl var bu özgürlüğü ö2İemiyorlar mıydı?... Elbette özIüyorlardı. Ellerine bu fırsat geçince, mitinge katılmış öteki Müslüman kardeşleriyle birlikte coştular. Bir miting heyecanı, olur böyle şeyler. Üretim ararlannı, hanîan, haınamlan. külhanları. apartmanlan, dövizleri. madenleri, paralan istemiyorlar ya... îstedıkleri küçücuk şeylerdir. •Şeriat isteriz...» «Hilafet isteriz...» Onlar istedi diye hemen bunlar da verftae* c&nım... Hem verilse ne çıkar Üretim araçlanna, hanlara, hamamlara, külhanlara, tarlalara, fabrikaîara, bankalara, topraklara uzanmadıîar ya... Şeriat gelmiş. hilafet gelmiş, ne çıkar... Bunlar gene efendilerimizin elinde olmayacak mı?... Bırakın bağınp dursunlar meydanlarda... Çarşılarda, pazarLarda... Ama olmaz!... Her gecenin bir aydınlığı, hw karanlığra bir sahîbi vardır. Ağustos, ekim geldi ml radyolarda, ekranlarda, «Atatürk. Ataturk...» diye ba£ıranlar v&rdj, orlar ne yapacaklar?... Komunist olsa kolay... Gizli örgut kurmuşlar, yasak yayınîan dokturmuşlar. Lenin'in resimleri, iki tabanca, bir dinamit lo kumu, çok sayıda mermi... Der geçersiniz.. Eeş yuzlük, binlik, o da yetmezse on binlik tutuklamalara girişirsiniz... Atatürk. Cumhuriyet, son Türk devleti, Sakarya, Dumlupmar... Oldu bitti... Her şey düzelir... Ya bunlar?... Bunlar çok güç işte... Süleymancısı, Nurcusu, Nakşibendisi. Rufaisi... Kur'an kurslan. tmamHatip okullan... Ayinleri, gizli törenleri, bilmena neleri... Ne yapacaksmız?... Ah. içlerinden birkaç tane komunist çıksa!... Süleyman Beye şimdi komunist lazım... Birkaç tane yobaz, molla, sarıklı, kavuklu komunist icat etmek gerekiyor. Onlan bir bulsa her şeyi bastınr... Çıkar ekranlara, göbeğini kaykıta kaykıta. gerdanını oynata ovnata. iri dudaklannı gere gere: «Komunistier, vatan hainleri!...» Olmaz ki, Pöyle de yapılmaz ki... Orhan Veli'nin şiirini degiştirerek yazahm. Konya meydanmda Gögsünü, bagnnı açıvermis, Salyalannı, sümuklertnl Dört bir yana saçıvermiş Şeriat bayrağını, Hilafet sancağını Kükremiş, açıvermiş. Bir elinde hilafet, Bir elinde şeriat Olmaz ki, Böyle de yapümaz kL«« Bir ülkede demokrasi yarnn y*raala& işle<S ral, birileri için işledi. ötekiler için işlemedi mi, günü gelir çok şey tıkanm. Yıllardır cenaza ve cuma namazı müslümanlıgı yapanlar, abdestsiz safa duranlar, inanmış halkı kandıranlar, bir gün gelecek böyle şeylerle karşılaşacaklardı. Bunlar Kubilay'ı öldüren birkaç gözu dönmüş de değil ki dördünu, beşini ipe gönderip, bir süre rahatlayasın!... Bunlar, uzun yıllar DP*ye, AP'ye, MŞP'ye seçmenîik etmiş halk kitleleri... Buna inanıyorlar. bunu yapıyoriar. Gizli gizli önlerine duşenler var... Artık açığa çıktılar... Fabrikaian öğrenselerdi fabrikaian isteyeceklerdi, bankalan ögrenseler onu isteyeceklerdi Öğrettikleri şeriat, hilafet cmu istiyorlar... Verebilecek misiniz? Atatürk ne olacak?... Cumhuriyet ne olacak?... Son Türk devleti?... Ekonomide tıkanmışlanh, siyaeet kıştertaıacuıfm da da sıkıştılar... CHP'ye Atatürk düşmanı hiç diyemezsiniz... Deseniz de kimse inanmaz... MSFye yobaz, din düşmanı, molla sırat diyemezsinlz... Oylar gider.. Komunistier deseniz dudağınız ^ Ne olacak şimdi?... Küçiik tasarruf sahipleri güvenceyi altından çok bankerlerde arıyor SerpU AYDINOĞLU Cumhuriyet Ekonoml ServlsJ Türk ekonomisındekı ve TurK parasındoki istikrarsızlık halkı, geleceğının güvencesini sağlomok amocı ile altın birikımine sevkedegelmiştlr. Küçük tasarruf sahiplerinin paralarının değerinl korumak ve ileriye dönuk bir kârlılık soğlamak amacı l!e altın almaaı, nerdeysa gelenekleşmiş bir e^iliml oluşturmaktaydı. Ne var ki bugun altın. kücük tasarruf sahiplerinin alım gücünun üstune cıkmış bir değer haline gelmiştir. Faiz hadlerlnin yukselmesl, birdenbire gelışen bankerllk pıyasası altın almo gücünü koybeden kucük tasarruf sahipleri İçin yeni bir alan haline gelmiştir. Bu tasarruflorın banka ve bankerlere yönelmesi altın satıslarını etkllemiş midlr sorusunu aroştırmok Ozere Sorraf Dernekleri Başkonı Cihan ektoş ve Kuyumcular Derneği Bas kanı Muharrem Özuslu ile yaptıgımız söyleşide, altın satışlonnın faiz oranlarının yükselmesinden sonraki durumunu belir lemeye calıştık. FAİZ HADLERİ VE ALTTN SATIŞLARININ SEYRİ Sorraflor Derneği Boşkanı Cl han Bektaş, faiz hadlerının yukselmesi ile Türk lirasındaki değişikliklere karşı nisbi bir güvencenln sağlandığını ve bunun tasarruflarını güvenceye al mak lcin altma yönelen keslmi kesinlikle etkilediğinl belirterek, altın sotışlarında. özellikle Anadolu'da meydana gelen düşuşü belirttl. İstanbul ve cevresinde oltın satışlannda pek buyük bir duşüş olmadığını belirten Bektaş, Anadolu'da düşuşün yaklaşık olarak yuzde 5 olduğunu ve bankerlik pıyasasının oturması ile bu oranın yük selmesinin beklendiğinl söyledt. Bankerlik pıyasasının ve yuksek faız hadlerinın gerçekte gö ründüğu kadar kârlı olmadığına değinen Sorraflar Derneği Başkanı, bu düşünceslnl altın fiyatlannın son üc av lcerisinde gösterdiği değişikllğin yuksek oronına dayandırarak savundu. Altın fiyatlarının son üc ay ıçerisinde yuzde 33'luk bir arttş gösterdiğinl, bu oramn yıl ölçeğinde yüzde 120'yl aşocağını behrterek, bunun, pivasa vıllık faiz haddi olan yüzde 451 çok gende bırakması nedeniyle oltın sahiplıtiğinin daha kârlı ol duğunu vurguladı. DÜNYA BORSALARI VE TÜRKİYE ALTIN FİYATLARI Altın fiyatlanndokl azatmonın oncak Turk lirasınin dolar karşısında değer kazanması İle mümkün oiabileceğini beürten Cihan Bektaş, bugünün Tür kıye'sinin henüz bu koşullarda olmadığını da ekledi. Dünyo borsalannda 1979'da 850 dolor dan bir ons altınrn bugun 650 f | ; ! ; ! M Altın satışlannda, özellikle Anadolu'da yüzde 5 oranmda bir düşüş gözleniyor. Sarraflar Derneği Başkanı Bankeriik piyasasmın oturması ile bu oranın yükseleceği kanısında 1979 nlsan ayımJa kararname ile altın kaçakcılıdmın önleneceğinin sanıldığını, cncak attın kacokcılığ'nın önlenmesinın mümkün olmadığını söyieyen Cihan Bektaş, silah kacakcıîığınm önlenemediği bir ülkede akıcı bir nitellk taşıyan altının girişinln önlenmesinin lm • Gerçekte, altınfiyatlanndaklartışın oranı, piyasadaki yıllık faiz haddini geride bırakmakta, ne var ki sarı madenin giderek pahalanışı, küçük tasarruf sahiplerini ondan uzaklaştırıyor. ! I | 1 dolardan Işlem gordüğunö, dun ya a!tm borsasındaki bu flyat düşüklüğüne rağmen Türkiye'de altın fıyatlannın 1979'a göre daha yüksek oiduğuna dikkat eden Bektaş. Türk lirasındaki değer kaybının onlenememesi halmde altın fiyatlarındakl yükselişin sürekll olacağını bildirdi. konsız olduğunu vurgulodı. P»yasonın sahte altınla dolduğunu da ifade eden Bektaş, bunda 1979 kararının büyük etkısl olduğunu öne sürerken önlem oîarak azoltılan darphane satış larınm. devlete vergl koybma yo) octiğınl belirtti, kârlılık oranı düşuk olan Cumhuriyet oltı nının erftlllp, kariılık oranı yOksek olan bilezlk ve dlğer sus esyolorıno çevrilerek satıldığını sözlerine ekledi. Bilindığl gibi 10 nlsan tormil karamame, Türkiye'ye kacak olarak giren altını Türk porasinın değerini korumo yasası cerçevesinde, tüm altın sotıs ve atışfannın 1faydedt!mes?nl. kuyumcuların defter tutarak gelirterini göstermelerlni öngörüyor, yurda kacak olarak girmiş ve alım yeri belü olmayan külC9 veya toz altının da Merkez Bankasına satılmasmı şart koçuyordu. Geçen yıl kuyumcuiar bu korara karşılık 23 gün süren aOkkan kapatma biçıminde dıre^i" ycpmıslardı. SON DURUM Altın satışlarının son günlerdekl aurumuna ilışkın olarak isa Cıhan Bektaş ve Muharrem Özuslu, halkın artık altın olarrad.5', ancak değlştirme sotışlan yaptığı konusunda blrleçtller. Altın fiyatlarındaki yükseliş lerin, gumuşün öneminl daha aa art.rtfığını. geleneklesmiş altın nlşan yüzüklerinin yerinl artık gümüş yüzüklerin aldığını eKİed"er "Küçük ve orta işletmeler için ölümkalım savaşı başladı,, SORU KİTLERE 24 OCAK KARARLARIYLA BİRLİKTE TOPLAM 350 MİLYAR LİRA ZAM YAP1LD1. OYSA. BUCÜNLERDE KİT'LERDE DE, HAZİNEDE OLDUĞU GİBİ, ÖDEME CÜÇLÜKLERİ BULUNDUĞUNDAN SOZ EDİLİYOR.. BUNU NASIL DEĞERLENDİR1YORSUNUZ?... YANTT KÎTler de genellikle su sırada büyük güçluklerle karşı karşıya bulunuyorlar Yatınmlan he men hemen durmuş gibidir. Hatta bazılan normal faaliyetlerini surdür mekte bile güçlük ceklyor. îşçilertn birikmiş toplu sözleşme farklan odenememıştir. Emekliye aynlanlann kıdem tazminatlannm ödenmesi için hazırlanan program da askıda kalmıştır. Bu nedenle, TurKIş son gunlerde hükümete bir uyanda bulundu ve bu konularda verdiği sözu tutmadığı için hükümeti kamuoyuna şikâyet etti. Böylece KtTlerin ürettikleri mal ve hizmetlere z&m yapmanın. bu zarolar ne kadar büyük ölcude olursa olsun. bu kuruluş lann mali yapılannı sağlıga kavuş turacak bir yol olmadığı ortaya çık mıştır. KİT'lerin mali sorunlannın çözümlenmesi için yönetimlerinin güçlendirilerek bunîarın partlzan tu tumdan anndınlması ve üretimin ve verimliliğin arttınlması gerekmekte dir. Ne var ki, genellikle bilinen bu gerçek bu kez de bir yana bırakıla rak kolay görülen yol, yani zaın yo lu seçilmiş fakat o da sonuç vermemiştir. Bu yuzden KİT'lerin kamuoyu önünde karalanması gibi bir durum ortaya çıkmıştır ki, kanımca bu da üzerinde aynca durulacak onemli bir konudur. SORU KlrLERDE ÜRETlMtN VE VERİMLİLİĞİN ARTMASINDAN SÖZ ETTİNİZ. SİZİN HÜKÜMETtNİZ BU KONUDA NE YAPT1?... YANTT Bizim hükümetimiz Munanında üzerinde durduğumuz en büyük yenilik KÎTlerde özyöneti mi oluşturmaktı. Böylece çalışanlar yönetime katılmış olacaktı. Sorumluiuk paylaşılacagından daha verimli bir yönetime de zemin hazulanmış olacaktı. Ne var ki, bu çaîış malar son aşamaöina geldigi halde gerçekleştirmek olanağı bulunamadu Ne olursa olsun, KİTler ve sorunlan Türkiye'nin ekonomik gündeminde yerini ve önemini korumak tadır Maliye eski Bakanı Ziya Müezzinoğlu ekonominin 10 ayını değerlendirdi 2 Röportaj: Yalçın DOĞAN | «Bankabanker rekabetinin nerede duracağı belli değildir. Bunun beraberinde getirebileceği ciddi sakıncalan onlemek araacıyla da hiçbir geçerli güvenceye başvurulmamıştır..» | «Yeni faiz karamamesryle artan kredi maliyetleri ekonomimize egemen olan talep enflasyonuna maliyet enflasyonunu da eklemiştir. Bu yüzden bankalarla bankerler arasmda anlamsız bir rekabet başladı..» ken VB hatta hukümetin poîitlkasrnı savunurken, küçük ve orta işletme lerin buna karşı cıktıklan dikkati çekmektedir. Faizlerin seröest bıra kılmasından sonra konu yeni boyutlar kazanmıştır. Küçük ve orta boy işletmeler kredi bulamamak bir yana, bulsalar bile yüzde elliyi aşan faizleri ödeyemeyecek durumda dırlar. Onlar için bir bakıma ölümkalım savaşı baslamıştır. Konu Anadolu sanayii diye tanımlanan, ço ğunlukla dışa bağunlı olmadan ülke mizin sınai uretimine önemli katkıda bulunan kuruluşların ortak soru nu olmuştur. En kısa zamanda bir çözum bulunmadığı takdirde uke ekonomisinin uğradıgı zarartan onarmak çok guç olacaktır. Sınai üretimde bu yıl görülen gerilemenin girdi noksanı ve enerji kısıtlaması yanmda, en önemli nedenlerinden biri de, budur. Bu yüzden geçen yıla göre üretimde görülen azalmanın 750 milyon dolarhk bir eşdeğer oluşturduöTi hesaplanmıştır Başlı başı na bu bile uygulanan yanlış politi kanm neye mal olduğunu göstermektedir. SORU PARA VE FAIZ POLİTİKASl DENİLİNCE, AKLA BUGÜNLERDE HEMEN BANKALAR1N VE BAN KERLERİN DURUMU GELİYOR. ÖRGÛTLENMEMİŞ SEKMAYE PtYASAS1NDA. YANİ BANKER PtYASASlNpAKİ GELÎŞMELERİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?... YANIT Faiz oranlannı serbest bırakmak bu hükümet zamanın da getirilen sakat uygulamaların en önemlilerinden biridir Oye anlaşıhyor ki, bu uygulamaya gidilirken ta sarruflann artacağı varsayımından hareket edilmiştir.. Oysa, Türkiye' nin gelir düzeyi göz önünde tutuldugunda, bunun bizim için geçerli bir varsayım olmadığı belliydi. Nitekim. uygulama sonuçları da bu nu dogrulamış ve vadell mevduatta ki artış oranı geçen yılki artış düzeyini aşmamıştır. Öte yandan, bu uygulamayla fa iz oranlannın düşecegi varsayınu da gerçeşleşmemiştir. Bankalar arası an lamayla oluşan kredi faiz oranı yuz de 5060'a çıkınca, serbest piyasadaki oranlann da yüzde yuze tırmandığı gözlenmektedir. Bu yüzden artan maliyetler ekonomimize egemen olan talep enflasyonuna maliyet enflasyonunu da eklemiştir. Yine bu yuzden bankalarla bankerler arasmda anlamsız bir rekabet başlanuş bulunuy or. SORU NEDEN ANLAMSIZ BİR REKABET?... YANIT Nerede duracafı belll olmayan bir rekabettir bu.. Bunu beraberinde getirebileceği ciddi sa kmcalan önlemek amacıyla da hiçbir geçerli güvenceye başvurulmamıştır. Artan hayat pahalılıgı nedeniyle halkımızın bir kesimi, baş vuracagı başka çare kalmadıgı için, vannı yogunu paraya çevirmektedir. Bir bakıma bu servet transferi. yani çoğunlukla ortak ke simin eündeki varlıklann enflasyon dan yararlanan kesimde yer alanla nn eline geçmesi sonucunu doğuı* maktador. Bu da orta sınıfın giderek daralması ve küçulmesi demektir ki, ekonomik açıdan olduğa kadaır, toplumsal açıdan da gör^ mezlikten gelinemeyecek bir olgudur. Enflasyonu önlemek için baş vurulan bu politika aslında yeni so runlan btraberinde getirmiştir. Ba smda ve TVde gece gündüz enflasyonu yendiklerinl reklam ederek yeni ortam İçinde oluşan fırsat lan değerlendiren iş çevrleri, bu davranışlanyla aslmda hukümetin enflasyonla mücadelede yenik düştügunü ilan etmiş oluyorlar. Kısaca sı, olan dar gelirliye oluyor. SORU HÜKÜMCT SIKI PAKA PO LİTİKASINDAN SÖZ EDİYOR SİZ PARA BOLLUĞUNDAN SÖZ ETTÎNİZ.. PİYASADA DA PARA DARLIĞINDAN YAKINILTYOR.. BU ÇELİŞKİLİ DURUMU NASIL AÇIKUYORSUNUZ?... YANIT Asiında iklsi de dogrudur. Yani, bugün Türkiye'de para bollugu vardır. Fakat bunun yanın da para darlığından da yakınılmaif tadır. Biraz önce emisyondakl hızlı artıştan söz etmiştik. Bu gözlem ge nel olarak para arzı için de geçerlidir. Para arzmda da geçen yıldan bu yana önemli artış oldu. Buna karşm para darlığından söz ediliyorsa ki, bir ölçüde oldu bu, bunun nedenini fiyat artışlanmn hızlanmasmda ve banka kaynaklamıın dengesiz dağı lımmda aramak gerekir. Fiyat artişlanna paralel olarak işletmelerin para gereksinmeleri de artmaktadır. Sırtiannı özel bankalara dayamış oîan Holdingler ve büyük kuruluşlar anan gereksinimlerini genellikle kolay bir biçimde karşüayabilmekte dir Küçük ve orta boy işletmeler 1se. çogunlukla bu durumdan yoksundur. O nedenledir ki, p*ıra darhğı tartışıiırken değişik göruşlerin or taya konuldu^u görühnekte ve hoîdingler genellikle suskunîuğu yeğier Büyük iş çevreleri îzmir'de toplandı İZMİR (Cumhuriyet Eğe Burosu) Türk sanoyiciler i3 odamlan derneği'nin önculülüğünu çektiği büyük iş cevre ieri dün İzmir'de bir toolantı yaomışlardır. Kopalı olarak yo pılan toplantının gundemi acıklanmamokla birlikte siyasa! gelismelertn gözden geçirildi ği bildiriimtşt'r. TUSİAD Yönetim Kurutu İle Yüksek istiscre kurulu üye'e rinln Ege Sanavi Odast vöne tim kurulu ve ust düzev yö"e tlcilerl He yapîıktarı toplantıva üyeler kimlik denetimi ve Imza karşılığı olinmışlardır. Toplantıya kimsenin alınmamc 6irKJ korşılık, konuya yakın cevrelerden sızan haberler göre, toplantının ana konusunu yeniden gündeme gelen hu kumet sorunlorı oluşturmuştur. Aynı çevreîerden Btzan hoberlere göre. olası bir CHPAP hükümetinin yapısı ele olınmıştır. Bu orada her iki par ti içinde cradikal» olorak tanımlanan kanatların konumunun da ele olmdığı sızan haberfer arasındadır. Bilindiğl gibl AP azınlık hu kömet! adına bir süre önce İz rrir*e gelen Merkez Bankası başkanı ismoil Hakkı Aydınoğ lu, hukümetin ekonomik poli tfkası konusunda geniş açıklomada bulunmuştu. Bu neden le aynı cevreler söz konıre'j açıkiamaların ve taahhutlerin Ig oevrelerinfn üst kesımi tarofından değerlendirileceğınl bildirmişlerdir. "SIYASI PARTILER HALKA AÇIK ŞİRKET OLGUSUNU ORTAYA ATTILAR AMA ALTYAPIYI HAZIRLAMADILAR,, HALK TASARRUFLARIYLA İLK KEZ KURULAN BİR MOTOR FABRİKASI OLAN UYGAR MOTOR FABRİKASI İMALAT MÜDÜRÜ KEMAL KOCAYİĞIT CUMHURİYETİN SORULARINI YANITLADI. SORU GEÇTİĞİMİZ AY ÜRETİME GEÇMEKLE HALK TASARRUFLARININ DİNAMİZMtNİ ÖRNEKLEMEDE ÖNEMLİ BİR ÇIKIŞ YAPTINIZ. BUNU NASIL GERÇEKLEŞTİRDİNİZ? YANIT Halka açık şirketlerin çok büyük, tukenmez bir öz kaynağı var. E,r çok şirket. klasik şirket, işletme sermayesi yokluğundan kırıhrken bizler, ortaklarunızdan tum gereksinimlerimizı karşılayabiliyoruz. Yeter ki dayandığımız kitleye güven verelim ve doğru dürüst bir üretim konusu saptayalım. Sermayemizin çok kısa bir surede 60 milyon liradan 360 milyon liraya yukselmesi bunua en açık kanıtı değü SORU ÇOK ORTAKLIK KAVRAMI ÇOK SULANDIRILDI. SİZİN YAPINTZ NASIL BİR KOMPOZİSYON GÖSTERİYOR? YANTT Temmuz başında ortak sayımız 62S5 idl Ancak bu sayının daha da artarak bugün 6500'e ulaşmış olduğunu sanıyorum. Sermayemizin yüzde 99'u bu türden tasarruflara dayanmaktadır. Ortaklanmızın bölgest farklıdır. Yabrun Denizli'de olmakla birlikte ortaklann yüzde 8O'i Denizli d:şmdan gelmektedlr. SORU 25 OCAK KARARLARINDAN SONRA EKONOMİNİN SORUNLARINDA DEĞİŞEN GÜNDEM MADDELERİ HALKA AÇIK ŞİRKETLER OLGUSUNU TARTIŞMA ALANI DIŞINDA BIRAKTI. SİZ BUNU NASIL KARŞILIYORSUNUZ? YANIT Öyle ols a bile unutmamak gerek ki iyisiyle kötüsüyle bu gerçek yaçanmaktadır. Bu gerçegi göz ardı etmiş olsak bile yaşan Kenan MORTAN maktadır. Benim bir gunde çok ortakh şirketler konusunu araştırmaya gelen üç konuk ağırlamam yeterli bir ölçü değil mi? SORU ANADOLU SANAYİİNİN 25 OCAK KARAR LARINDAN SON DERECE OLUMSUZ ETKİLENDİĞİ AÇIK SEÇİK BELLİ. BU OLUMSUZLUĞUN BAŞLANGICI NEREYE DAYAN1YOR? YANIT 23 ocak kararlannın halka açık şirketleri son derece olumsuz etkilemesine karşılık bunun çıkışı daha gerilere dayanmaktadır. Siyasi partiler halka açık şirketler olgusunu ortaya atmışlar, ama onun alt yapısını hazırlamamışlardır. Bu ohnayınca bir süre sonra işin rezaleti ortaya çıkmıştur. SORU BU ALTYAPI KONUSUNU BİRAZ ÖRNEK LER MİSİNİZ? YANIT Tıcaret yasasına bagUyız. Yasaya gör© Genel Bay ve Kurulun tüm ortaklara mektupla duyurulması gerekmek tedir. Oysa 6500 ortağa yollayacağımız mektubun salt pul parası 1.2 milyon lira tut maktadır. Bunu nasıl karşılayabiliriz? Yatuım yönunü kesörmede devlet öncü olabihnelidir. Bizim motor konusuna varmamız bir tesadüf sonucu olmuştur. Bi r başka işçi şirketi Kıbns Harekâtı sonrası telsiz yapımına girişmiştır. Böylesi tesadüflerle işe kalkışuıca faili meçhul cinayetiere kurban gitmemiz çok büyük bir olasıhknr. SORU SORUNLARIN CSTESİNDEN GELMEK İÇİN BİRLİK OLMA GEREĞİ DUY MUYOR MUSUNUZ? YANIT Denizli de kurulmuş 37 işçi şirketi var. Bu sayı Kayseri'den sonra en büyük sayıdır. Ama biraraya gelmemiz gerçekleşememiştır. Genelde ve özelde bırbirimizj bağlayan bağlar iyi kestirilmiş değildir. Ve ne yazık ki bir. araya geliş de gerçekleşememektedir. SORU İŞLETME SERMAYESİ GEREĞİNİ NASIL KARŞILIYORSUNUZ? YANIT Bizim ortaklanmız veya daha geniş bir deyişle halk gibi tükenmez bir kaynağımız var. Bu nedenle işletme sermayesi gereklerimizi yine onlara dayanarak karşüıyoruz. Örnegin ya nn dört ekip Almanya'ya doğru yola çıkacakUr. Bunlann 30 milyon lira geüreceğini umuyoruz. SORU KISA ERİMDE NE YAPILMASI GEREKİYOR? YANIT Bu yapıda Anadolu sanayii için iflaslar kaçınılmazdır. Ama bu böyle diye koyun gibi boynumuzu uzatamayız. Örneğin en büyük Holding şirketlerin yararlandığı, oysa halka açık şirketler için getirilmiş bir faiz iadesi konusu var. Bunun salt halka açık şirketler le sınırlı tutulması gerektr. Bu ve bunun gibi bir dizl düzenleme gerekmektedir. Muhasebe îdarecisi Aranıyor Başvurulann bizzat yapıtması Nuruosmanîye Cod. 34/103 Cağfllogiu fSTANBUU Tei: 27 39 02
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog