Bugünden 1930'a 5.098.336 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 2 TEMMUZ 1997 ÇARŞAMBA 16 SPOR Futbol Federasyonu Olağanüstü Genel Kurulu bugün Ankara TUBÎTAK Salonu'nda yapılacak Futbol 'Başkan'ını arıyor MEHMET ALİ YILMAZ 'Naklen yayın problemi bitecek' Spor Servisi-Futbol Federasyonu başkan adayı M.AJİ Yılmaz,genel kurul iiyelerinin kendisine görev verme- si halinde naklen yayınlardaki kaosu çözümleyeceğini söyledi. Kulüpler ve futbol çevrelerinden gördüğü des- tekle başkanlığa adaylıgını koydugunu açıklayan M. Ali Yılmaz, "Türk futbolunun acil olarak çöziimlenmesi gereken sorunlan var. Biz ekip olarak göreve gekliğimizde işe en önemli konu- lardan başlayacağız ve her problemin üzerine gideceğiz. Federasyon, kulüp- lerin ve futbolcula- nn sesi olacak. Fut- bolda pembe günler gelecek" diye ko- nuştu. Futbolda 'adalet' tartısını en iyi şekil- de ayarlamak iste- diklerini de belirten Yılmaz, "Görüştü- ğUm tüm delegeler benimle aynı fıkri paylaştL. Ve herkes benden adalet istedi.Yıllardır futbolun içindeyim ve fut- bolun nasıl vönetileceğini de bilirim" dedi. Yılmaz. ta- rafsızlık sözü de verirken, Trabzonspor Kulübü Baş- kanlığı ile Futbol Federasyonu Başkanhğı'nı birbinne kanştırmayacağını belirterek, "Kulübüyönetmekayn, federasyonu yönetnıek ayn. Aktif görevde olnıamın za- rarlan var diyohar. Böyle bir şeyi kabul etmiyorum. Şe- nes Erzık Fenerbahçe yöneticisiydi. Ali Uras Galatasa- ray başkanlığı yaptı. Mehmet Ali N ılmaz da Trabzon Başkanlığı'ndan federasyon başkanuğına geçebilir**dı- ye konuştu. Yılmaz: Kaos olmavacak ANKARA(Cumhuriyet Bürosu) - Federasyon Baş- kanlığı seçımını de kapsa- yan Futbol Federasyonu Olağanüstü Genel Kurulu, bugün ve yann Ankara'da yapılacak. İki aday; Celal Doğan ve MehmetAliYümaz'ın çeki- şeceğı seçım öncesi görüş- lerini aldığımız genel kurul üyeleri "Şanslar eşft" açık- lamasını yaptılar. Türkiye Bilimsel ve Tek- nik Araştırmalar Kurumu (TÜBITAK) Feza Gürsoy Salonu'nda saat 11.00'de • TÜBITAK Salonu'ndaki genel kurulda 2/3'lik çoğunluk sağlanamazsa başkanlık seçimi yanna bırakılacak. Seçimde G.Antepspor Başkanı Celal Doğan ve Trabzonspor Başkanı M.Ali Yılmaz mücadele edecek. başlayacak olan genel ku- rulun ilk gününde. gerekli olan 3'te 2'lik çoğunluk sağlanamazsa. gündemin- deki tek madde "Federas- yon Başkanlıgı Seçimi" ol an genel kurul, 3 temmuz per- şembe günü (yann) gerçek- leştirilecek. Federasyon yetkilileri, genel kurula katılacak üye- lerin büyük çoğunluğunun bugün akşama doğru Anka- ra'da olacaklannı belirterek genel kurulun 3 temmuzda yapılma olasılığının daha fazla olduğunu kaydettiler. Genel kurulda Trabzonspor Kulüp Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ile Gaziantepspor Kulüp Başkanı Celal Do- ğan'ın başkanlığındaki iki liste, Türk ftıtbolunun yeni yönetimini alabilmek için yanşacak. Seçimlerde top- lam 229 delege oy kullana- cak. Oy kullanacak delege- lerin dökümü de şöyle: l.Kgkulüpleri: 80 (Fener- bahçe. Galatasaray, Beşik- taş ve Trabzonspor 6'şar de- lege. diğer 14 kulüp 4'er de- lege). 2. lig kulüpleri: 50 dele- ge. 3. Bg kulüpleri: 30 dele- ge (10 grup, 3 'er delege ile temsil edilıyor). Antrenörler, hakemler, profesyonel futbolcular, amatör spor kulüpleri: 10'ar delege (toplam: 40) Milli futbolcular: 15 de- lege. Federasyon başkanlan: 6 delege. Milli Olimpiyat Komitesi ve Futbol Adamlan Derne- ği: 3'er delege (Toplam: 6). FIFA'da görev alanlar: 2 delege. Futbol Federasyonu başkan adayı Celal Doğan iddialı konuştu w Kimseniıı masası olmam' KEMALCAN GAZİANTEP- Futbol Federasyo- nu başkan adayı Anakent Belediyesi \e Gaziantepspor Kulübü Başkanı Ceial Doğan. 27 yıllık aktif polıtıka hayatı ıçinde hiç kımsenin masası ol- madığını söyledi Partizanlık ve gö- reve siyaset karıştırma suçlamalannı "ilkeUik" olarak nıtelendiren Doğan. "En çokdikkat ettiğim konuda insan- lar, hak etmediğim ithamlarda bulu- nuyorlar. Bu çok ayıpbr" dedı. Do- ğan. kendisine yöneltılen eleştinlere yantt verdi. Gerek milletvekilliği ge- rekse belediye başkanlıgı döneminde hiç kimsenin masası olmadığını be- lirten Doğan. •'Türkiye'de, Sabah. Milliyet, Hürriyet gnıbıinda üstdüze> çalışanlan çok iyi tanınnı. Bu insan- lann benün hakkımdaki değer yargı- lannın üç günde değişmesini anlamı- w Celal Doğan, partizanlık BF * ve göreve siyaset ¥ â kanştırma suçlamalannı l i % "ilkellik" olarak niteledi. M f e < Doğan, "En çok dikkat ^ H f ettiğim konuda insanlar, ^^HLg hak etmediğim ithamlarda Hjj^L bulunuyorlar. Bu çok H L ayıptır" dedi. ^ ^ k ı• yorum"diye konuştu. - Federasyon başkanhğını basamak olarak kullanıp. bdli bir yerlere gele- ceginiz söyleniyor. DOGAN: §imdi benım siyaset yaptığım. siyası basamaklar içın kul- landığım birtakım iddialar ortaya atı- lıyor. Benım şöhrete. şana ihtiyacım yok. Yeniden federasyon başkanlıgı basamak anlayışını düşünmek çok G Ö R Ü Ş / BÜLENT Bl DA İZMİR - Adam ramazanda oruçlu. Iftara birkaç saat kala eve geliyor. Ka- rısı ortalıkta dolaştıkça direnemiyor, oruç bozmadan 'işi' brtiriyor. Ertesi gün yediği haltı imama açıyor. İmam, "Kal- bini bozma, banyoyu yap, aptesini al, sonın yok" diyor. Adam işine gelen ya- nıtı en yetkili ağızdan alınca, keyfine göre benzer eylemlerle ramazanı biti- riyor. Bayram sabahı kahvede arka- daşlarıyla ramazanda yaşadıkları so- runları tartışıyorlar. Biri sigarasızlığı, di- ğeri susuzluğu, bir başkası açlığı dile getiriyor. Adama, "Sen ne türsorunlar yaşadın" diyesoruyoriar. Adam, "Bey- lerben şeyime göre bir imam buldum, ramazanda sorun yaşamadım" diyor. Şenes Erzik, sürpriz bir karaıia Tür- kiye Futbol Federasyonu Başkanlı- ğı'ndan ayrıldı. Bu koltukla ilişkili bek- lentileri olanlar da hemen sahneye çık- tı. Ardından futbol pastasında pay sa- vaşımı veren "medya "nın egemen güçleri sahnedeki yerlerini aldılar. Adaylardan ikisi 'medya' ile onun ar- dındaki güçlere karşı durulamayacağı- nın ayırdına vararak yarışı terk etmek Futbol Adamlarının Sınavı zorunda bırakıldılar. Sonuçta aday sa- yısı söz konusu egemen güçlerin şey- lerine uygun "imam" arayışına koşut ikiye ındirgendı. M. Ali Yılmaz iş dünyasının büyük- lerinden. Bu gücü onu geçmişte Trab- zonspor Başkanlığı'na taşıdı ve futbol tuklar büyüdü. Yılmaz'ın siyasal ya- şamdan kopuşu, yaşamında boşluk oluşturdu. Oysa siyaset ile futbol dışın- da da yapacakları olmalıydı. Ne var ki yaşam siyaset ve futbolla smırhydı. Kendınce öyle olmalıydı. O nedenle de Trabzonspor Başkanlığı'na yeniden Yılmaz, iş dünyasının büyüklerinden, Bu gücü onu geçmişte Trabzon Başkanlığı'na taşıdı ve futbol dünyasının vitrinindeki yerini aimasına olanak verdi. Celal Doğan, önce siyasetçi, sonra spor adamı kimliğiyle tanınıyor. Anadolu futboluna bireysel yaklaşım ve girişimleriyle getirdiği ivme apaçık ortada duruyor. dünyasının vitrinindeki yerini almasına olanak verdi. Bazılan için yaşamda va- rılan yerier, sonrasında ulaşılacak da- ha anlamlı konumlar için 'araç' oluyor. M. Ali Yılmaz'da da öyle oldu. Sırada mılletvekilliği ve Spor Bakanlığı vardı. Istemler ve beklentiler doğrultusunda yaşama geçirildi; doruğa ulaşıldı, kol- dönüşle süreç başlatıldı. Ardından Tür- kiye Futbol Federasyonu Başkanlıgı da gündeme gelince, yaşamında onca ev- reyi ardında bırakmış M. Ali Yılmaz, is- tanbul 'dükalığı'nm egemen güçlerinin beklentilerine yanıt verecek "imam" konumuna getirildi. Diğer aday Celal Doğan, önce si- yasetçi, sonra spor adamı kimliğiyle tanınıyor, biliniyor. Siyasal kimliğiyle edindiği yerel yöneticiliğindeki eylem- lerı, başarılan, ilkeli, tutarlı, çağdaş ve uygar görünümü, başkanlığını yaptığı Gaziantepspor'daki 'sporadamı 'kim- liğiyle örtüşüyor. Spor adamı olarak Anadolu futboluna bireysel yaklaşım ve girişimleriyle getirdiği ivme apaçık ortada duruyor. Biryerieregitmedi. bu- harolupuçmadı! Şımdilerde Celal Do- ğan'ın adaylığı 'fıncancı katırian'n ur- kütüyor. Nedeni bu "Bızans-Osmanlı" karışımı, yaşamlarını çıkar üzerine kur- gulamış 'egemen güçler'in beklentile- rine yanıt verecek kaypaklıkta bir 7- mam' değil Celal Doğan. Onu bu giri- şiminde futbola siyaseti bulaştırmakla suçlayanlara, güdülü sözcüleri ve ka- lemşörieriyle genel kurul üyelerinin öz- gür istençlerini belirleme kampanyası- nı başlatanlann acaba sütten çıkmış ak kaşıklar olduğunu söyleyebilmek olası mı? Sonuç, bir anlamda genel kurul üyelerinin de niteliğıni belirleyecek. Bu 'seçım' herkesten önce onlann sınan- ması olacak. Böyle düşünüyoruz... 4 ALTIN Atletizmde büyük başan CHERBOURG(Cumhu- riyet) - Fransa'nın Cherbo- urg kentinde yapılan Dünya Liselerarası Atletizm Şam- piyonasfndaTürk atletler, 4 altın, 1 gümüş ve 5 bronz madalya kazandı. Bayanlar cirit atmada Sa- nıye İş, 1500 metre yanşın- da da Nuran Fil, dünya şam- piyonu oldu. Erkeklerde ise uzun atlamada Sinan Çam, dünya şampiyonu olurken yüksek atlamada da Umut Toyer birinci olarak altın madalya kazandı. 1. KOŞU: F: Serener (1). P: Cessy(4),PP:YörükKızı(2). l KOŞU: F: Meggan (1), P: Çerkezkızı (5), PP: Kışgüneşi (6). S: Başsultan (2). 3. KOŞU: F: Asyel (4), P: Alsancak (3), PP: Karben (12).S:Ayancıklı (11). 4.KOŞU: F: Nevres (3), P: Sharp Habit (9). PP: Lockton Bo> (4). S:Külhanbey(6). 5. KOŞU: F: Göktuğ (39. P: Çınarcıklı (2). PP: Güllüşah (6).S:Tayfunbey(4). i. KOŞU: F: lzzetbey (8). P: Ibocan (2). PP: Kaptan 1 (6), S:Rula(ll),SS:Arabım(12). 7. KOŞU: F: Cherokee (3), P: Emiralp (6). PP: Fairlanda (9), S. Sampano (1). Günün tkilisi: 3. Koşu: 3'4 Tabela Bahis: 8.2. 6. 11.12 ALTILI GANYAN 4 3 3 9 4 3 8 3 2 6 6 9 Türkiye, Fransa'yı 82-71 yenerek çeyrek finale kaldı. Baskette ilk sekîze girdik Türkiye: 82 - Fransa: 71 SALON: Fonta Jau HAKEMLER: Radic (5) (Hırvatistan), Colucc (5) (ttafyan) TÜRKİYE: Orhun (6) 9. Ibrahim (7) 21. L'fuk (6) 14. Murat Konuk (5) 2. Hüseyin (6) 4. Mirsad (7) 17. Volkan (5), Murat Evliyaoglu (5j 5. Tamer (6) 10. FRANSA: Foirest (5) 7, Bonato (6) 10, Risacher (6) 11. Gadu (5) 7. Juhan (6) 16. Siciarra (5) 16. Dubos (5) 6. Fauthox (5) 8. tLKYARI: 33-31 (Türkiye lehine) BEŞFAVL:l'fuk (39.32) Türkiye, Fransayı yenerek çeyrek finale kalan 4. takım oldu. GIRONA (Cumhuriyet) - 30. Avrupa Basketbol Şampı- yonası ikinci tur son maçında Türkiye. Fransayı 82-71 yene- rek çeyrek finale kaldı. Avru- pa şampiyonası E grubunda Yunanıstan. Rusya ve Litvan- yaclan sonra çeyrek finale ka- lan 4. takım oldu. tki takım açısından da hayatı önem taşı- yan karşılaşmaya her iki ekip de temkınli ve stresli başladı. Bu stresi rakibine göre daha çok yaşayan milli takım, ilk 10 dakıkada sayı üretmekte zor- landı. Tamer ve Mirsad'ın güzel oyunuyla rahatlayan ve Ibrahimin sayılanyla da far- kı kapatan Türkiye 13. dakıka- da beraberliği yakaladı. (21- 21) tlk yanyı ulusal takımımız 33-31 önde kapadı. Türkiye ikinci yanya hızlı başladı ve bu yannm tamamında rakibi önünde üstünlüğünü sürdürdü. Hücum ve savunmada ilk ya- nya oranla daha iyi organize olan mılliler. özellikle Mir- sad'ın etkili oyunu \e savıla- nyia farkı açmaya başladı. Ve maçı 82-71 kazanmayı başar- dı. Grupta oynanan diyer maç- ta ise İsrail, Yunanıstan'a 85- 82 yenilerek çeyTekfinaleka- lamazken 7. ya da 9.'luk için klasman maçlan oynayacak. Günün İcinden • Japon Futbol Federasyonu yet- kilileri, Nepal Milli Futbol Takı- mf nın dört oyııncusunun Japon- ya'da ortadan kaybolduğunu açık- İadı. • Adidas Streetball Challenge 1997 Türkiye Tour Programı"nın altıncı etabı Bursa'da sonuçlandı. Minikler kategorisinde erkeklerde Osman Şaman. kızlarda Hoop T- wo binncı oludu. • Slovakya'daki Bayanlar Avrupa Şampiyonası elemelennde Voley- bol MilliTakımımız, Romanya"yı 3-1 yendi. Milliler ikinci maçlan- nı bugün ev sahıbi Slovakya'yla oynayacak. • PÖrtekiz'in Sporting Lizbon ta- kımında oynayan ve 38 kez Ka- merun milli takımının formasını giyen Misse Misse.Trabzon'la üç yıllık sözleşme imzaladı. Öte yan- dan Trabzon. D.Ç Karabük'le yap- tığı hazırlık maçını 2-1 kazandı. • Hasan Şaş,yönetûnin aldığı ka- rarla A. Gücü'nde kaldı. Şaş, bu sezon A. Gücü'nde futbol oyna- mava devam edece&ini belırtti. yanlış. Ikincisi, benim bir siyasi dü- şüncemin olması kadar doğal bir şey olamaz. Ben her kesimin düşüncesi olmasını.Türkiye'nin içınde herkesin bir görüşünün olmasını düşünen in- sanım. Bütün mesele galiba rahatsız- lık; Türkiye "de benim düşüncemin böyle bir yere talip olmasıdır. Sayın MehmetAliYılmaz da bakanlık yap- mış. muhafazakar partılerde görev yapmış. Onun için bir yere talip ol- mak mubah, bizım için günah sayılı- yor. Bizim düşüncemizin yapısı bir- takım ınsanları rahatsız edıyor - Daha önce üç artı biri saMinuyor- dunuz. Şimdiaynı şekilde mi düşünü- yorsunuz? DOĞAN - Ben rakabetten yana bir ınsanım. Şu anda yayımlanmış bir statü görünüyor. Bu statünün degışip değışmeme meselesı yönetim kuru- lunun takdirine kalmış bir olay. -Anlaşdan dört vabancıda ısrar edi- yorsunuz. DOĞA>' - Türk ftıtbolunun 80 ta- ne sorunu var. Türkftıtbolununhiç- bır şekilde ana sorunlannı esas almı- yorsunuz. başkalannın ortaya getirdi- ği bır gündemle Türkftıtbolunuka- patmak istıyorsunuz. Üç artı bir. Türk ftıtbolunu kalkındırır mı batırır mı noktasına saplanıyorsunuz. Başkası- nın tayın ettiği bir gündemle ben Türk ftıtbolunu ıdare etmeyecefim, açık söylüyorum. Türk ftıtbolunun temel sorunlannı esas alacağım. Hatta baş- kalanna ille şu olsun. Türkiye'nin gündemine şunu getirelim mı getir- meyelim mı sorusunu doğru bulmu- yorum. Türk ftıtbolunun üç artı bir sorunu yoktur. yayın sorunu yoktur. - Futbobeverlere ne gibi bir müjdeniz olacak? DOĞAN - Futbolseverlerin takdi- nnden çok iyi futbolcu, kalıtelı talom, altyapısı olan, eğitımi olan. Türk ftıt- bolunu yurtdışında taşıyabilecek 2. ve 3. lig kulüplennin sorunlanna çö- züm arayacağız. Örneğin birinci lig kulüplennin havuzdan almış olduğu yüzde 3 'lük payı yüzde 5'e çıkarmak istiyoruz. - Politikaya sporu kanşbrdığuıız söyleniyor. Basında çıkan bu haberie ilgtti ne söyleyeceksiniz? DOĞAN - Çok ilkellik bu yanı. Siyası hayatımda en çok eleştirilen kısmışuydu. Doğan partizanlık yap- maz. görevine siyaset kanştırmaz. Bugün en çok dikkat ettiğim konuda insanlar hak etmediğim konuda ıt- hamlarda bulunuyorlar. Ayıptır. NEYMİŞ/ ABDÜLKADİR YÜCELMAN Nerede İnsan Hakları, Nerede Basın Ahlak Yasası? Kafamızı ütülemeye devam ediyoriar. Hani ne de- miştik geçen hafta: Televizyonlararası kavga, enin- de sonunda bızım başımızı ağntıyor. Oysa bizim ne suçumuz var. Suçumuz TV'yi açıp program ızlemek ya da maç seyretmek mi? Bu ülkenin bir vatandaşı olarak hem de vergisinı kuruşu kuruşuna ödeyen (hiç kaçamak yapma hakkı olmayan sabit gelirii) bir vatandaş olarak TV'yi açıp istediğim programı izle- me özgürlüğümü kullanamayışıma yanıyorum. Çün- kü açıyorum ve de kafama dan diye vuruyorian "3 büyüklerbenım kanalda." Kanalı değiştiriyorum; ay- nı ses. belkı bıraz daha cırtlak; "3 büyüklerin maç- lan benim kanalda, hemen abone olun." Ne yapa- cağımızı şaşırmış bir TV'zede olarak geçen hafta bu köşeden feryat etmıştık. Meğer bizim gibı dertli, bi- zim kadar yanıklan da varmış. Aradılartelefonla, dert- leştik; yeni dostluklar bile kurduk. Ama TV'ler, yani sözünü ettiğimiz kanallann yöneticileri (hiç kuşkum kalmadı ya; okumaları yok ya da kulaklan sağır) ku- laklarımızı delercesine feryatlanna devam ediyoriar Ama gelen telefonlar, bize yeni yeni öneriler getir- diler. Kimisi TV'mizi kapatalım dedi, hiçbir faydası ol- maz dedik. TV'leri kafamızı ütüleyen kanallann önü- ne götürüp bırakalım diyen oldu. Okuması yok, ku- lağı duymaz, ustelik insan haklanndan bihaberolan- lann gözü de görmez. boşuna uğraşmış oluruz, de- dik. "TV'leri satalım, bu dıyardan gidelim" diyenler bile oldu. "Gâvura kızıp oruç mu bozacağız" dedik. Bu arada bir hukukçu dostumuzdan güzel biröne- ri geldi. Dostumuz hem bizim kadar şikâyetçi, hem sporun ıçinden gelmış ve hâlâ Futbol Federasyonu seçimlenne bile girecek kadar sporun sorunlannı ve halımizi anlayan bır kişı hem de hakkı hukuku, pro- testoyu ve de onun yollannı bilen bır spor adamı; Er- doğan Tuncer. Tuncer diyor ki: "RTÜK, sızin deyaz- dığınız gibi bır çözüm getirebilır. Ama en önemlisi, haksız bir rekabet yaratan bu kanallan Rekabet Ku- rulu Başkanı Aydın Ayaydın'a iletın." Aydın Ayay- dın hem bir ekonomist, hem bankacı hem de Beşık- taş Kulübü Yonetim Kurulu üyesi. Yanı halimizden anlar. Ne yapalım, ona başvuralım dedik. Şimdi biz de bizım başımızı ağrrtanlan şikâyet etmek için Sa- yın Ayaydın'ın başını ağntacağız. Yine bir başka önen de Tüketıcıler Derneğı'ne baş- vurmamız konusunda. Öneri sahibı diyor ki: "Tüke- tıcıyi koruma diye bıryasa var. Bızler tüketıci oldu- ğumuza göre yasanın bizı koruması gerek." Bu da güzel bir görüş. Yani. diyeceğimiz şu ki kafamızı ütü- leyen kanallardan kurtuluş yolu yok değil. Ama ba- kalım onların da bıze bir yararlan olacak mı? Yasa- ların vatandaşı pek koruyamadığı bırtoplumun bire- yi olarak sonuçta TV'yı açıp vvalkmenin kulaklıklan- nı taktığım gibi 1997'nın TV'sını, 1930'ların sessız sı- nemasına donüştürmekten başka çarem kalmaya- cak galiba. ••• Birkaç günden bu yana. şimdi, aynı kanallar, bu kez bir başka kavganın peşindeler. Birisi; Futbol Federasyonu Başkanlıgı için M. Ali Yılmaz ı göklere çıkarırken diğeri Celal Doğan'ı methediyor. Tabii, bu pompalamaya yazılı basın da eklenince ortaya çok garip, şaşılacak biçimde bir tablo çıkıyor. Bu kavganın, bu çatışmanın altında da yine 3 büyüklerin naklen yayını meselesi var. Federasyon Başkanlığı'na adaylardan birisi, Sayın M. Ali Yılmaz, Fenerbahçe ve Beşıktaş'ın maçlannın ATV ve Kanal D'de yayımlanmasına izin verecekmiş ya da bunun sözünü vermiş gibi. Oysa biz hiç de san- mıyoruz ki Sayın Yılmaz böylesine sözü vermiş ol- sun. Öbür taraftan Sayın Celal Doğan'ın da bunun tam tersi, maçların CINE 5'ten yayımlanacağına iliş- kin bir laf etmiş olduğunu da sanmıyoruz. Ancak Sa- yın Celal Doğan'ın bir lafı var ki belkı o lafa kafalan- nı takmış olabilirler. Ne demiş Sayın Celal Doğan; "Bu naklen yayın meselesinde tarafolmam. Yasa, hukuk ne diyorsa, ne gerektinyorsa o olur." Şimdi, Anaya- sa Mahkemesı ise naklen yayın konusunda Futbol Federasyonu'nu yetkili kılınca BİMAŞ'çıları telaş al- dı. Oysa Futbol Federasyonu'nun açtığı naklen yayın ihalesine fesat karıştığına ilişkın bir dava hâlâ sürüyor. Ortadaki kavganın nedeni budur. Yani Fut- bol Federasyonu Başkanı ve heyeti naklen yayın kavgasına son verecek kişıdir. Bu nedenle hedef adamdır. Ancak dedığimiz gibi acaba M. Ali Yılmaz BlMAŞ'çılara yeşil ışık mı yaktı ki medya Celal Doğan'ı bombalamaya başladı. Dediğimiz gibi M. Ali Yılmaz'ın böyle bir sözü verdiğine inanmıyorum. Varsayımlara göre başlatılan bu kavganın sınırlan her geçen gün büyüyor. İş sonuçta kişilik haklarına dek uzanıyor. Bu da gerek basın ahlak yasasına, gerek spor ve gazetecilik etiğine sığmıyor. Üstelik s- por kamuoyuna karşı da ayıp oluyor. Minik G. Suraylılar Yaz Spor Okullan birinci haftasıru doldurdu. Büyük ilgi gören okulda küçük çocuklara spor alışkanJığı kazandırdıklannı açık- layan spor direktörüYılmaz Özüak,"Bu çocuklann içinden çıkan yetenekli isimler de yüzme dalına renk getiriyor" dedi. 220 öğren- cinin bulunduğu yüzme okulu, eylül ayına kadar faaliyet göstere- cek. (Fotoğraf: ARİF KIZILYALIN) " F. Bahçe, Kircheim karşısında zorlanmadı Kircheim: O - Fenerbahçe: 2 STAT: Kircheim Tekk HAKEMLER: Lange (6). Schmidt (6). Tolilla (6) KIRCHEEVI: Mutschler (5). Edelmand (5). Semih (7), Bauer (5). Kauf(S), Geyv, itz (4). Karcher (5), Schurr (5). Tallaafub (5). Ender (5), Huber (5j(dk. 21'Scaffıdı 5) FENERBAHÇE: Fevzi (7), K. Saffet (5)<dk. 70 Serkan 5), Uche (5), Högh (5)(dk. 46 Taner 5). Mustafa Doğan (5). Erol (4 . Tavfun 0)(dk. 46 Tank 6), llker (5)(dk. 46 Kubilav 5). Boliç (4)(dk. 46 Ilie 8),Okocha (4)(dk. 46AUI- la 7). B. Saffet (4>(dk. 46 Benhur 4) SARIKART:/4»7/Û GOLLER: Dk 65 ve 71. Sabin Ilie KIRCHEEVI (Cumhuriyet) Almanya'ya 15 günlük kamp için gelen F. Bahçe. buradaki ilk hazırlık maçını dün üçün- cü lig takımlann Kircheim ile yaptı. Sabin tüe ile rakip ka- leye 2 gol atan F. Bahçe böy- lece iyi bir başlangıç yapmış oldu. F. Bahçe ikinci hazırlık maçını, cuma günü Okoc- ha'nın eski takımı olan E. Frankfurt ile yapacak. Beşiktaş 'ta Toshack'lı günler RİVA (Curahuriyet)- Beşıktaşta John Bcnja- minToshack'lı günler bugün başlıyor. Dün ak- şam tspanya'dan lstanbul'a dönen Toshack, sa- bah erken saatlerde 9s\z 'ya gıderek takımının başına geçecek ve yeni sezon hazırlıklarına hız verecek. Beşiktaş, birkaç günlük aradan sonra bugün, yeni teknik dırektörüne kavuşacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog