Bugünden 1930'a 5.105.406 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

-9 TEMMUZ 1996 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Yazar Kutlu Adalı'nın öldürülmesini Türk İntikam Tugayı adlı gerici örgüt üstlendi Bir gazeteci daha susturuldııREŞATAKAR ' LEFKOŞA - KKTC'de, Yenidüzen ga- zetesi köşe yazan Kutlu Adalı'nın öldü- rülmesini Türk Intikam Tugayı (TlT) adlı 1 örgüt üstlendi. Bugün toprağa veriiecek • Ada Iı 'nın cenaze töreni boyunca KKTC 'de hayat duracak. Demokratıİc kitle örgütleri- nıncîna>eti protesto amacıylaaldıklarıge- nel gre\ karan nedeniv le dev letdairelerin- de. JClT'lerde. otelierde, lımaniarda üç sa- at sürejle ışler duracak. Cinayelin siyasi olabileceğine dikkat çeken bazı demekler. halkı provokasyonlara karşı uyardılar. KKTC. son bır haftada işlenen cinayet olaylan ile sarsıldı. Geçen hafta ıçerisinde 73 yaşındaki birkadının emekli maaşı uğ- runa bıçakla öldürülmesi. daha sonra bir ,başka yaşlı kadının satırla saldınya uğra- ması kamuoyunda tamşılırken bu kez Ye- nidüzen gazetesi yazan Kutlu Adaiı'nın cumartesı akşamı evinin önünde otomatik bir silahla öldürülmesi adada tansiyonun ' iyice yükselmesıne yol açtı. tstifa eden koalis>on hükümetinin sol kanadını teşkil eden Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin >ayın organı Yenidüzen gazete- Yenidüzen • Cinayeti en etkili şekilde kınamak ve protesto etmek amacıyla dün bir toplantı yapan demokratik kitle örgütleri, bugün saat 11.00 ile 14.00 arasında genel grev karan aldılar. Grev nedeniyle devlet dairelerinde, KİT'lerde, otelierde, limanlarda üç saat süreyle işler duracak. Kitle örgütleri. grevle birlikte KKTC'de korku ve panik yaratmaya çalışan yeraltı örgütlerine de kararlılık mesajı vereceklerini belirttiler. sinde "Kıbrıs Notlan" adı altında yazılar vazan Kutlu Adah"nın öldürülmesini. Türk İntikam Tugayı adlı örgüt üstlendi. Cumhuriyetçi Türk Partisı (CTP) Genel Sekreten Ferdi Sabit Sayar. "Kutlu Adata, Kıbns sorunu için federasyonu öneriyordu. Adalı'nın demokrat kişiiiği, onun kimJcr tarafından öldürüldüğünü de gösteriyor. Suikash. gerici, faşist bir örgüt olan TİT üstfcndrdedi. Adalının öldürülmesi. siyasi partiler, kurum ve kuruluşlar tarafından sert tep- kiyle karşılanırken cinayetin işlendiği gü- nün sabahı tstanbul'a giden Adalı'nın eşi şair Ükay Adalı da önceki akşam Kıbns'a döndü. Adalı'nın cenazesi bugün saat 09.30'da çalıştığı Yenidüzen Gazetesi'nde düzenlenecek törenden sonra Lefkoşa'da- ki Selimiye Camii'nde kılınacak öğle na- mazı sonrasında toprağa \erilecek. Cina- yeti en etkili şekilde kınamak ve protesto etmek amacıv la dün bir toplantı yapan de- mokratik kitle örgütleri. bugün saat 11.00 ile 14.00 arasında genel grev karan aldılar. Grev nedeniyle devlet dairelerinde. KİT'lerde. otelierde. limanlarda üç saat sü- reyfe işler duracak. Kitle örgütleri. grevle birlikte KKTC'de korku ve panik yaratma- ya çalışan yeraltı örgütlerine de kararlılık mesajı vereceklerini belirttiler. Adalı'nın yıllardan berı yazarlık yaptı- ğı Yenidüzen gazetesi dün logosunu siyah yayımlayarak "Susmayacağız" başlığı at- tı. Gazete. Lefkoşa Devlet Hastanesi'nin otopsi raporunu verdiğini. ancak polisin bulunan mermilerın cınsi ve kullanılan oto- matik tüfek hakkında hiçbir açıklama yap- madığını bildirdi. Bu durumu kuşkuyla karşılayan gazete. cinayeti işleyenlerin koyu renk Murat mar- ka araba kullandıklarını. ancak görgü ta- nıklannın plakayı tespit edemediklerinı yazdı. Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği. Gü- venlik Kuvvetleri Komutanlığı Emekli Su- baylar Derneğı ile Şehıt Aılelen ve Malul Gaziler Derneği tarafından yapılan yazılı açıklamada. Kutlu Adalı'nın öldürülme- sinden büyük üzüntü duyulduğu belirtile- rek "Cinayetin kim veya kimler tarafından ve hangi maksatla gerçekleştirildiğinin en kısa zamanda tespiti büyük önem taşımak- tadır"denildi. Olayın. bazı kesimlerce ifade edildiği gibı. siyasi bir cinayetse. "toplumca bü- yük bir tehlikeyle karşı karşıya bulunuidu- ğuna" dikkat çekılen açıklamada. şunlar kaydedildi: "Bir siiredir devam etmekte olan düşünce a> nlıklannı zıtlaşmalara, ger- ginlikleri arttırarak tırmanma ve çanşma boyutuna taşımaya yönelik tahriklerin pro- vokatif niteliklcrine dikkatteri bir kez da- ha çekmek isteriz. Kutlu Adalı cinayetiyle toplum daha da provokasvonlara açık hale getirilmiştir. Toplumumuzu iç silahlı çahşmaya sürükle- yerek terör ortamına itnıek isteyenlerin şimdi de siyasi yelpazede merhum Kutlu Adalı'nın karşısında veralan başka birşah- siyeti hedefalmava yönelebileceklerini dik- kate alarak. gerek kişi ve kuruluşlar olarak gerekse güvenlik güçleri olarak dikkatii ve manıkolmak durumundav ız. 1 üm kesim- leri ve halkımı/ı provokasvonlara kapılma- maya ve sağduvuva davet ederiz." Yıpranma tazminatı için dava açtı Çelik işçisinden emeklilik davası • Isdemir, Kardemir, Sıvas Demir-Çelik ve '.Seydişehir Alüminyum îşletmeleri'nde -çalışan yaklaşık 30 bin işçi, yıpranma 'tazminatj almak için hukuki mücadele başlattı. Özçelik-lş Sendikası'na üye işçiler, -ağır ve yıpratıcı görevlerde geçen sigortalılık :süresine, fiili hizmet süresi zammı isteğiyle dava açtılar. sit, bo>a işleriyle gaz maske- si ile çalışmayı gerektiren başka işlerde geçen hizmet- lerinefiilihizmetsüresi zam- mı ektenecegûiin*" öngörül- mesi üzerine açılan davada, bu kapsama giren sigortalı- lann sigortalılık sürelerine. bu sürelennın her tam yılı için (365 gün) 90 gün (1 4 oranında) itibari hizmet yılı eklenmesi gerektigi ileri sü- rüldü. Ilk duruşma 23 temmuzda GUNEŞ GÜRSON ANKARA- tsdemir (İs- kenderun Demir Çelik Fab- rikalan Müdürlüğü). Karde- mir (Karabük Demir-Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.). Sı- vas Demir-Çelik lşletmele- "ri A.Ş. ve Etibank Alümin- yum İşletmeleri'nde(Seydi- şehir) çalışan yaklaşık 30 bin işçi. yıpranma tazmina- tı uygulamasından yararlan- mak için hukuki mücadele başlattı. Davanın kazanıl- ,ji)ası durumunda, bu ışyer- lerinde çalışan işçilenn yak- laşık 5 yıl önce emekli ola- bilecekleri bildirildi. Pilot dava açıldı Özçelik-lş Sendikası'na üye 6 işçi adına, ağır ve yıp- ratıcı görevlerde geçen si- gortalılık süresine fiili hiz- met süresi zammı uygulan- ması isteğiyle pilot dava açıldı. Iskenderun Dörtyol Iş Mahkemesi'nde açılan da- Sada. işçilenn agır ve yıpra- jıcı görevlerde geçen sigor- talılık süresine. fiili hizmet süresi zammı eklenmesi is- tendi. ; 506 sayılı Sosv al Sigorta- jar Kurûmu (SSK) Vasa- sı'na eklenen bir hükümle. "çelik, demir ve tunç döküm işleri ik fabrika. atöKe. ha- vuz ve depolania çalışanla- nn zehiril, boğucu, j akıcı, a- Pılot davalan açan avukat Sevinç Kavabaşı. bu tazmi- natın ödenmesi durumunda işçilenn 5-6 yıl erken emek- li olabileceklerini belirterek. 23 temmuz tarihinde ilk du- ruşmanın yapılacağını söy- ledi. Özçelik-lş Sendikası da. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurarak, memur ve mühendislerin bu haktan yararlandıklanna dikkat çekerek. işçilenn de itibari hizmet sürelerinden yararlandınlmasını istedi. Sendikanın başvurusun- da. avnı işyerinde aynı ko- şullarda çalışan Emekli San- dığı'na tabi personele tanı- nan yıpranma hakkından, iş- çilerin faydalandınlmama- sının "hakkaniyet ölçüleri- ne ve anayasanın eşitlik il- kesine a>kırı olduğu" belir- tildi. Hemofili hastası olan 3 çocuğunun tedavisi için 18 milyar lira gerekiyor 'Tekçarenı çocuğumu sotmak' DEVRİM SE\İMAY Alibeyköy'ün sırtların- daki gecekondulann ara- sında kalmış dar ve taşlt yolun sonunda evin koku- su burnunuza gelmeye baş- lıyor. Havasız, ışıksız ve mutsuz bir ev burası. Kol- tuğun üzerinde başını ya- nına düşürüp duran Fer- hat'ın üzerinde kalın bir battaniyeduruyor. Belli sı- kılmış. terlemiş. 8 yıllık küçücük vücudu ağndan çoktan yorulmuş öylece karşıya bakıyor. Karşısında bir şey olduğundan değii. bakacak başka bir yeri ol- madığından. Pencere uzak, sokak uzak. çocuklar; so- kakta oynayan çocuklar, hele de sokakta oynamak çok uzak ona. Fırat abisine göre biraz daha şanslı. Evin içerisin- de de olsa yürüyebiliyor. oynayabiliyor. Tabii yere düşmezse. Herhangi bir ye- re çarptığında hemen iç ka- nama meydana geliyor. Arkasından da şişlik ve morluk. Ferhat'ın da 3 buçuk vaşında olduğu zamanlarda böyle 'hafir geçiyonnuş hastalığı. Ta ki 4 ay önceki iç kanamaya kadar. O iç kanamadan sonra bacağı kü- çük bir kavun gibi şişen Ferhat. bat- taniyenin altında kıvıl kıvıl oynattı- ğı bacağının ağnsından artık dura- maz hale geldiginde ağlamaya baş- lıyor. O ağladıkça annesi ağlıyor. Her iki çocuğu da küçücük bir odaya hapseden hemofiliden kurtul- manın bedelı, 18 milyar lira. Baba Hüseyin Ak ise "Benim 18 mil>o- num bile yok ki..." diyor. Erzurum'un Çukurçeşmesi'nde hamallık yapan 42 yaşındaki Hüse- yin'in. evde bırakıp geldiği daha 4 çocuğu var. Hüseyin. oğullan Fer- hat'ı. Fırat'ı. Ferit'i veeşi Gülseher'i yanına alıp derdine çare bulmak için yaklaşık 15 gün önce gelmiş Istan- bul'a. Hemen, "Her derdine çare arayan, İstanbul'a mı gelecek karde- şim" diye söylenenleri hatta "VTze Ak ailesine bir yardım eli uzatmak istcvenler için bazı bankalarda açılan hesap numaralan şöyle: Pamukbank: 01314594-Türkive İş Bankası: 930130000-1341143-Yapı ve Kredi Bankası: 0148995U-Akbank: ÂOO/0018728/016- ZiraatBankası.İ239000300030096963 (Fotograf: UĞURGÜNYÜZ) kovmalı bu şehrin girişine" diyenle- ri duymak hiç zor degil. Ancak bu •kentuzmanlan'nın korkmasına hiç gerek yok. Hüseyin Ak. çaresini çoktan bulmuş. Aklına gelen çareyi uygulayıp hemen gidecek bu şehir- den. Üstelikte Içişleri Bakanlığı'nın ve Erzurum Vali Yardımcısı'nın kendisine önerdiği gibi kapı kapı di- lencilik yaparak değil. Kendi eme- ği. sadece onun olan bir şeyi satıp gi- decek Istanbul'dan. Gözünün bebe- ği 3 buçuk yaşındaki Ferit'ini sata- cakHüse>in. "Biliyorum" diyor Hüseyin içini çekerek "Benim çocuğum 18 mihar etnıez. bilhorum, ama satacak baş- ka bir şeyim \ok." Du>duğunuz bu sözlen akhnız almayıp anadır dive Gülseher'e bakmanız fayda etmiyor. Oda başını önüneeğipavnısını söy- lüyor: "Hiç değilse iki çocuğumuz yaşar, Feridimiz de iyi bir ailede bü- yür." Gülseher'in söylemek istediği belki daha çok sözü var. ama hem Türkçeyi çok iyi bilmiyor hem de gözlerinden dolup taşan yaşlar izin vermiyor konuşmasına. Bu sefer Hüseyin isyan etmeye başlıyor: "Televiz>onda seyredivoruz. Me- sut Yılmaz'ın oglunun gözünün içi- ne birşey baonca Vlmanvalam Ame- rikalara götürdüler. Bize kurşun gel- se kimsenin kılı kıpırdamıvor. Ken- di halkına düşman olmuş bu insan- lar. Aslında benim en büv ük düşma- nım Allah. Nivc vapü bize bunu? Ma- dem vapü. niye şimdi vardım etmi- yor?" Bütün gün iki çocuğunun peşin- den. yere mi düştü. kanama mı oldu diye Gülseher'in vemek bile yapa- madığını. öbür çocuklarla ilgilene- mediğini anlatan Hüseyin. birden "Ben mi öldürev im bunlan bilmiyo- rum ki" diye sö> leniverıyor. Bunalmış, vorulmuş ama yılma- mış Hüseyin. Istanbul'da kaldığı ka- yınvalidesinin evini bir üs gibi kul- [anıyor. Bütün partılere. gazetelere. televizyonlara gidip derdini anlatı- yor. Erzurum, Ankara ve tstanbul'da dolaşmadığı hastane kalmamış. Şu anda elde ettigi tek şey ise "Yardım toplama izin belgesi." Içişlen Bakanlığı'ndan 23 mayıs- ta aldığı bu belgeye hiç tennezzül bi- le etmeyen Ak, "Beni dilendirmek istivorlar. Kim dilenerek 18 milyar toplamış da ben topla>ayım? Hem nive bana dilen divorlar da yardım etmivorlar?" dive soruvor. Hüse>in ve Gülseher Ak'ın son çareleri, oğullan Ferit'i satmak. A- ma belki birileri bizi duyarda üç og- lumuzu birden bize bağışlar diye u- mut beslemekten de kendilerini alı- koyamıvorlar. Ancak Ferhat'ın ve Fırat'ın bekleyecek, umut besleye- cek halleri yok. Umut nedir onu bi- le bilmiyorlar. Bıldikleri tek şey. ba- caklarındaki hiç bitme>en ağn yü- zünden oyuno\nayamadıklan. Ferit ise abisı ve ikız kardeşi için son u- mut olduğundan. belki de yakın bir zamanda satılacağından habersiz. ortalarda güliip oynuvor. DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak 'Asgari ücret 20 ınflyon olmah 9 Haber Merkezi - DİSK Genel Başkanı Rıdvan Bu- dak, "Asgari ücretin vergi dı- şı tutulması \etmcz. Bu ra- kam en az 20 milvon lira ol- malıdır" derken. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Resul .\kay, "Memuru enf- Jasvona ezdirmejeceğiz" di- ^en REFAHYOL hüküme- tinin sözünütutabilmesi için kamu çalışanlarına yapıla- cak zammın asgari yüzde ,100 olması serektiğini kav - tietti. ; Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Akay. Anka Ajan- kı'na verdiği demeçte. yüz- de 100 oranının altında va- pılacak zammı değerlendi- rirken "Bu oranın altındaki eam, REFAHAOL hüküme- tinin bindiği dalı baltalama- sı anlamına gelecektir"1 dive konuştu. ; DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak. Anadolu . Ajansı'na verdiği demeçte. asgari ücretin vergi dışı bı- rakılmasıyla dev letin yakla- şık90rrilvon lirayı aşan ver- gi ka\bına ugrayacağmı açıkladı. Teşhir eylemi DİSK Genel Başkanı Bu- dak. şunlan sövledi: "Hü- kümet. bu açığı kapatmak için öncelikle adaietli vergi reformunu uygulamava al- malıdır. Öncelikle rantı ver- gilendirmeli, kavıt dışı eko- nomiyi kavıt içine çekerek vcni kavnaklaroluşturmalı- dır İşçiden,çiftçiden,işada- mından. herkesten kazancı oranında vergi alınmalıdır. Bu ülkeyi selamete çıkarma- nın yolu da budur. Hükümet yeni dönemde sadece kaçak ürvrimi ve ka- çak işçi çalıştırmayı önleye- bilse diıhi. önemli miktarlar- da kaynağa kav uşacaktır. Üretim ve yatınm dışında vergi muafiveti kakiırılmalı. Hayırişleri,sosyal yatınmlar gibi harcamalara uygulanan vergi muafiveti suiisrimaile- re neden oluyor ve vergi kay- bı oluşturuyor." Kaçak işçi çalıştıran fir- malara yönelik önümüzdeki günlerde bir eylem hazırlı- ğmda olduklannı açıklayan Budak. bu işverlerinin önünde "teşhir eylemi" ya- pacaklannı sövledi. Budak. kaçak çalışanın kayıtlı çalışana oranının yüzde 200 fazla olduğuna dikkat çekerek "Kaçak işçi çauştıranlar. aynı zamanda kaçak üretim yapan firma- lardır. SSK'de aylık zammı korkusu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-REFAHYOL hü- kümetinin rnemur maaşla- nna yapacağı ücret zam- mınm işçi emeklilerinin ayhğına da uygulanması duramunda, 1 Sosyal Sigor- talar Kurumu"na (SSK) 23 trilyon lirahk ek yük gele- cegi bildirildi. Kurum, işçi emeklileri- ne. memur maaşlanna ya- pılması öngörülen yüzde 45 dolayındaki zammı ve- rebilmek için Hazine'den kaynak isteyecek. SSK'nin yaptıgı hesaplamalara gö- re ayhklara yapılacak orta- lama yüzde 45 oranındaki zam, en düşük SSKaylıgı- na 2 milyon 463 bin 530 li- rahk: tavan aylıklannda da 4 mifyon 635 bin 70 liralık artış sağlayacak. SSK'nin. 1996bötçesin- de ayrılan 158 trilyon lira tutanndaki odenek doğnıl- tusunda, yüzde 30 oranm- da ücret zammı verilmesi- ne göre hazirhk yaptığı ve maaş ödemelcri için 21 trilyon lira ayırdığı öğre- nildi. Kurumun, yüzde 45 ora- nındaki artışın. yılm ikinci yansında getireceği 50 tril- yon lira tutanndaki toplam gereksinimi karşılamak için Hazine'den 23 trilyon lira tutannda ek odenek is- teminde bulunması gerek- tigi hesaplandı. Dev letin buralardan önemli kav ıpları vardır. DİSK olarak bu firmalara yönelik eylem hazırtığında- v ız. Çalışmalanmızı kısa sü- rede bitirip önümüzdeki günlerde fiili olarak uygula- mava geçeceğiz" di>e konuş- tu. "Teşhir eylemi"ni geçen yıl bir iki firmada yaptıkla- nnı ve başanya ulaştıklannı ifade eden Budak. bu yıl bu- nu kaçak işçi çalıştıran tüm firmalann önünde yapacak- larını kavdetti. GönüUü üye ka> ıtları Budak, Avrupa ülkelerin- de çalışan Türk işçilerini. DİSK bünyesine katacakla- nnı bildirerek konuya iliş- kin şu açıklamayı vaptı: "Avrupa'da Türk işçilerinin yoğun olduğu Almanva. Hollanda. Belçika gibi ülke- lerde DİSK bürolan açaca- ğuveburalardan "DİSK gö- nüllü üye' kayıtlan vapaca- ğız. Avmpa'daçalışma havarı- nın şu süreçte en büvük so- runu işsizlik. Bu sorun Türk işçilerini de etkiliyor. Bu ülkelerde yaşayan va- tandaşlanmızm sorunlarını çözme>e\önelik, çalıştığı ül- kenin işçi konfederasyonla- ny la görüşmeler > apacağE." Av rupa cia çalışan Türk iş- çilerinin üyeliğınin bir yıl içinde 100 bine ulaşacağını ifade eden Budak, bu katı- hmlarla DlSK'in daha da güçleneceğini sövledi. Cezaevlerinde ölümlerbekleniyorANKARA (Cumhurivet Bürosu) - Eski Adalet Bakanı Mehmet Ağar'ın 6 mayıs genelgesine karşı. toplam 2 bin 500 siyasi ve hükümlünün başlattığı açlık grevleri ve ölüm orucunda 51. güne girildi. Türkiye genelinde 156 kişinin ölüm orucunda olduğu ve evlemcilerin durumunun kötü- leştiği. her an ölüm haberleri alınabilece- ği bildirildi. Adalet Bakanı Şevket Kazan. direnişçi- lerin koşul olarak ileri sür- dükleri istemlerin kabul edilemez olduğunu belir- terek "En kısa zamanda mahallinde gerekli incele- meleri yapıp. hükümlü ve rurukJulann temsikileriv- legörüştükten sonra bu an- lamsız direnişe artık son vermelerini isteveceğim" diye konuştu. Kazan, Türkiye genelin- de toplam 33 ayrı ceza- evinde devam eden açlık grevleri ve ölüm orucu- nun. ölüme yol açmadan sona erdirilmesi ve soruna çözüm buluna- bilmesi için dün Ceza ve Tevkifevleri Ge- nel Müdürü Cemal Sahir Gürçay ile genel müdürlük tetkik hâkimleriyle birlikte top- lantı yaptı. Kazan, öğleden önce yapılan ve yaklaşık 3 saat süren toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, "Direnişçileri çok ya- kından takip edi>oruz" dedi. Adalet Bakanlığı'nın bütün adalet ku- rumlanna ve bu kurumlar vasıtasıyla hal- ka en iyi hizmeti vermenin gavreti içinde olduğunu kavdeden Kazan. şunlan sö>le- di: "Adliyelerde davalan görülenlerde, bu davalardan dolavı cezaevlerinde tutuklu bulunanlar da vatandaşımızdır. Bu anlayış • Adalet Bakanı Şevket Kazan, direnişçilerin koşui olarak ileri sürdükleri istemlerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Kazan "Direnişçileri çok yakmdan takip ediyoruz" dedi. çerçevesinde tarafımdan duruma el konul- muş. olavdan şikâvetçi aile temsilcileri ile ÇHD ve İHD temsilcileriyle görüştük. ge- nelgeleri inceledik. Daha sonra da Ankara, İstanbul. İzmir. Divarbakır ve Eskişehir başsavcılarını bakanlığıma davet edip. hep birlikte sorunu tartıştık. Yaptığımızdunım değerlendirmesinde, bazı cezaev lerimizin fiziki vetersizliğine ilaveten, kapasitesi üs- tünde tutuklu ve hükümlü barındırma zo- runda kalınnıasmın. hizmet- te bazı aksamalann meydana gelmesine neden olduğunu saptadık. Ancak direniş hare- ketinin yapıldığı cezaevlerin- de bu yetersizlik söz konusu değildir. Bu verierdeki tüm tu- tuklu ve hükümlülere günde üç öğün vemek verilmekte, sağlık kontrolleri için devam- iı doktor bulundurulmakta- dır. \e var ki dışandaki ör- gütsel faalivetlerini içeride de devam ettiren bu tutuklu ve hükümlüler verilen \emekle- rive doktor kontrolünü kabul etmemektedirler." Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nde üstdüzey biryetki- li de cezaevlerinde halen devam etmekte olan açlık grev leri ve ölüm orucunun, ille- gal örgütlerin sık sık başv urdukları eylem rürleri olduğunu söyledi. Bu tür direnişlerin. yasadışı örgütlerin uzun vadeli amaçlarının bırer makyajı ol- duğunu öne süren aynı \etkili. "Bizyıllar- dır bu tür eylemlerle yaşı>oruz. Bu eylem- ler aslında. cezaev lerinin altyapı vctersizli- ğinden, iaşe bedellerinin azlığından ve di- ğer sosyal sorunlardan kaynaklanıyor" di- ye konuştu. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ EtyenMahçupyan'a Yanıt Refah ve DYP'nin oluşturduğu koalisyonun kaderi, dün akşamüstü belli oldu. Ama ben bu satııian kara- larken durum tam anlamıyla netleşmemişti. Güvenoy- laması sonucu ve olası gelişmelerin çözümlenmesini, ileri bir tarihe bırakarak şımdi bir başka konuya eğil- mek istiyorum. Etyen Mahçupyan 16 Haziran 1996 tarihli Yeni Yüz- yıl gazetesinin Perspektif bölümünde "Toktamış Ateş 'e Bir Önerim Var..." başljklı bir yazı yayımladı. Konu; Türkiye üniversite ve yüksekokullarında yasa gereği okutulmakta olan "Atatürk llkeleh ve Inkılap Tarihi"üer- si ve bu dersi veren öğretim üyeleriydi. Ve biraz eski- lere dayanıyordu. Bundan bir süre önce, bu dersi veren öğretim üye- lerinden bazılannın katıldığı ve bu dersin nasıl okutul- ması gerektiğinin tartışıldığı bir toplantıda, bu dersin bir amacının olduğunu dile getirmiş ve bu dersin bu amaç doğrultusunda verilmesi gerektiğini ileri sürmüş- tüm. O gün bu görüşüme itiraz etmeyen ve eleştirmeyen kimi meslektaşlarımın, daha sonra benim olmadığım bir toplantıda bu görüşümü eleştirdiğini öğrenince, "Atatürk'ü Sevmek" başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Bu yazıma yanıt; eleştirdiğim meslektaşlarımdan değil, "Uzun zamandır Cumhuriyet gazetesi okuma- masına" karşın, "Herhalde şeytanın dürtmesiyle eline geçen" bu gazeteyı okuyan Etyen Mahçupyan'dan geldi. "...Devrimcilik hiçbir zaman kolayiş olmarnıştır. Kar- maşık, çok yönlü, çok kurcalandığında insanı şüphe- ci bir tavra itecek olan gerçeklik karşısında; 'devrim- ci,' bu gerçekliği kendi rızasıyla daraltır, seçtiği par- çayı mukayesesiz bir şekilde önemser ve nihayet onu hayati bır konu haline getirir... ... Gerçek devrimci doğal, hakiki ve naiftir. Gerçek bir inanmışlığı yansıtır ve bu inanmışlık onu hem şüp- heciliğin belirsizliğinden korurhem de biranlamda da- ha açık ve objektif kılar. Bu nedenle belki de birçok Kemalistin 'açık verme' veya 'saflık' olarak niteleyebileceği bu değerlendirme- yi Toktamış Ateş rahatlıkla yapabilmektedir. Işin ilgin- ci Ateş, kendi muhakemesınde tamamen haklıdır. ... Bu nedenle, gerçekten de bu dersin 'Atatürk'ü seven ve Türk devriminin ideolojisini benimseyenler- ce' verilmesi gerekmektedir." Mahçupyan'ın buraya kadar bir itirazı olmamasına, benim de bir itirazım yok elbette. Fakat işin sonunda yollarımız ayrılıyor: "Ateş 'le anlaşamadığım sadece küçük birnokta var. Ona göre bu özellıklere sahip olmayanlann bu derse girmesi 'hem dersin amacıyla çelişir hem de akade- mik ahlakla'... Bu dersin Ateş'in istediği şekliyle var- lığı, ahlakı kendi hedefine göre tanımlayan bir siyasi pozisyonu akademik ahlaktan üstün tutuyor. Bu dersi ideolojik kalıbıyla sürdürmek ve de akade- mik ahlaka uygun bir konumda tutmak istiyorsa, be- nim Ateş 'e bir önerim olacak: Bu dersin seçmeli ha- le gelmesine çalışsın..." Sanıyorum "akademik ahlak"tar\ Mahçupyan'ın an- ladığı ile benim anladığım epey fark/ı. Ancak bu sütu- nun dar çerçevesi içinde "akademik ahlak" konusun- da geniş tartışmalara girmemiz maalesef mümkün de- ğil. Fakat şu kadarını söyleyeyim ki akademik yaşam (en az okul düzeyinde) iki yönde yoğunlaşır. Bunlar- dan biri "araştırma", öbürü "eğitim"d\r. Öğretim üyesi "araştırma" alanında sonsuz bir bi- çimde özgürdür ya da özgür olmalıdır. Bu, sadece akademik ahlakın değil, aynı zamanda akademik man- tığın gereğidir. Fakat "eğitim" alanında öğretim üyesi, verdiği der- sin amacıyla sınırlıdır. Sadece "Atatürk llkeleh ve in- kılap Tarihi" dersinin değil; hangi düzeyde olursa ol- sun, tüm eğitim kurumlarında okutulan tüm derslerin bir "amacı" vardır. Örneğın bir iktisat fakültesinde okutulan "Fiat Teori- si" dersinde öğretim üyesi öğrencilerine piyasa eko- nomisini öğretmek zorundadır. Bu dersi, "Tam reka- betpiyasası diye bir şey yoktur, bunlarsaçma şeyler- dir. Arz ve taleppalavradır" diye anlatamazsınız. Böy- le biryaklaşım, akademik ahlakla bağdaşmaz. Eğerfi- yat teorisinin gereksizliğine inanıyorsanız bu dersi üst- lenmezsiniz. "Felsefe Tarihi" dersinde, "Felsefenın tarihi önem- li değildir, önemli olan kuantum fiziğidir" diye derse başlar ve bunu akademik özgürlük adına savunursa- nız, kargaları bile güldürürsünüz. (Bu cümlemı Devrim Tarihi dersinde Osmanlı tarihi anlatanlara ıthaf ediyo- rum...) Ilkokulda "Yazı" dersinde, "Canım, güzel yazı yaz- manın ne gereği var, önemli olan yazdığınızın okuna- bilmesidir" diyemezsiniz. Eğer böyle düşünüyorsanız o dersi vermezsiniz. Hele yazınız çirkinse hiç ortaya çıkmazsınız. (Bu paragrafı da hergün 'Amerika 'yı keş- feden', cumhuriyet tarihi 'cühelasına' ithafediyorum...) Örnekleri çoğaltmak mümkün, amayerim yok. Mah- çupyan bu dersi "akademik ahlaka uygun" bir konum- da tutmak için "bu dersin seçmeli bir hale gelmesine çalışmamı" öneriyor. Bu öneri her ders için geçerlidir ve kendince haklı da olabilir. Özgüıiüklerı sınırsız sanan. akademik yaşamın fark- lı ufuklarında kanat çırpmayan ve toplumu biçimlen- dirmek ve yaşanır hale getirmekten çok, soyut bir öz- gürleştirmeyi misyon edinen "ütopik" bir anlayış, el- bette bu noktaya gelir. Ama benim maalesef böyle bir "lüksüm" yok. Yüzde 40-45 artış bekleniyor Memur zammı bugün açıklanıyor ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - Maliye Bakanı Abdüllarif Şener. memur maaşlanna. Emekli Sandı- ğı, SSK ve Bağ-kur emekli aylıklanna temmuz ayında vapılacak zammın. bugün toplanacak Bakanlar Kuru- lu'nda kesinleşeceğini ve açıklanacaâını bildirdi. REFAHYÖL'un maaşları yüzde 40-45 oranlarında arttırmayı programladığı kaydedildi. Başbakan Necmettin Er- bakan ve Başbakan Yar- dımcısı ve Dışişleri Bakanı Tansu Çiller, dün hüküme- tin güvenoyu almasının he- men ardından memur ma- aşlanna temmuz ayında ya- pılacak zammı görüşmek üzere bir toplantı düzenle- dıler. Toplantıya. Erbakan ve Çiller'in yanı sıra Mali- ye Bakanı Şener. devlet ba- kanian Fehim Adak, Sabri Tekir. Bekir Aksoy, l'fuk Söylemez, Avfer Yıİmaz ile üstdüze> bürokratlarkatıl- dı. Toplantının çıkışında bir açıklama yapan Maliye Ba- kanı Şener. hükümetin bu- gün bürokratlarla saat 15.00'te toplanacağını. ma- aş artışlannın daha sonra saat 17.00'de toplanacak Bakaniar Kurulu'nda görü- şüleceğini bildirdi. "Çalış- malanmız değişik alterna- tifler üzerinde görüşmeler ve değerlendirmelerle nihai bir sonuca ulaşabilmek için devam edi>or" diyen Şener. Bakanlar Kurulu çıkışında maaş artış oranının açıkla- nacağını belirtirken zam oranının bütçe olanaklan- nın üzerine çıkılarak belir- leneceğini de v urguladı. Er- bakan. dün hükümetin gü- venoyu almasının ardından partisinin grup toplantısm- da. memur maaş zammını bütçe olanaklarını fazla zorlamadan karşılayacakla- nnı belirterek şöyle devam etti: "Mutfakta terieyeceğim. Memurun. işçinin. esnafın, emeklinin sofrasına vemek getireceğim. Ben gardhan değil, garson dev letim. Bu- nun ardından da asgari üc- ret gelecek. Arabanın teke- ri tümsekten atladı. Her gün iyiye giditeeek." İ 1 i
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog