Bugünden 1930'a 5.080.494 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 20 TEMMUZ1994 ÇARŞAMBA OLAYLAR VE GORUŞLER Şeriatdüzenine doğru... 195O'ye gelınceye dek Türkıye'de dınsel mançlann, hem hükümetlerin hem de kışkırtıcılann baskısından uzakta, belkı de tanhin hıçbır dönemınde hıçbır toplumda rastlanmayan bır özgurlük ıçınde bulunduğu soylenebilır. VEHBİ HACIKADİROĞLU A nayasa değışıklığıyle ılgılı s o n Mechs çalış- malan. Refah Partısf- nın T û r k toplumunun çağdaşLaşmasını onle- mek ıçın her fırsattan nasıl yararlanmaya ça.lıştığını açıkça göstenyor Bu arada 'Refahçılar'ın bu tûr çab'alarında Adalet Partısı'nın(ye- nne gore DYP'nın) onların aletı olma- yı nasıl kolayca kabul edıverdıklen de gozdenkaçmı>or Bu konuda asıl üzücü olan, Meelis'- teki solcu partilerin, hatta genellikle ülkenin çağdaş duşünceli ajdınlarının da laiklik konusunda şeriatçılara odun vermeye çok elverişli bir ruhsa) durum içinde bulunmalarıdır. Şenatçılar kar- şısındakı bu genel çekıngenüğın. dınsel ınanç ozgurluğuyle başka turden mançlarozgurluğunun bırbınne kanş- tınlmasından kaynaklandığı duşunu- lebılır Gerçekten, 1950'den beri şeriatçüar her zaman dinsel inanç özgürliığünü bir duşunce ozgurluğu sorunu olarak gös- termeve çalışmışlardır. Bu çabalar so- nunda Turk Ceza kanunu'nda Mark- sist inanç propagandasının yasaklan- masıyla dinsel inanç propagandasının yasaklanmasını, duşunce ve ınanç oz- gürliigii bakımından a>nı duzeyde iki hukuk olayı olarak görmek gelenek ol- muştur. Oysa dınsel ınanç ozgurluğuyle du- şunce ya da başka ınançlar ozgurluğu bırbınyle olçulemez Yenı doğan bır çocuğu, bın yıllık bır geleneğın baskısı altında vaftız etmek, sunnet etmek. kulağına ezan okumak gıbı yollara başvurarak koyu bır dınselhk ortamı ıçınde yetıştıreceksınız, gerek aıle ıçın gerekse aıle dışı telkınlerle, hatta eğı- tım ve öğretım yoluyla, onun bellı bır manca sımsıkı bağlanması ıçın her tur- lu baskıyı yapacaksınız. sonra da onun ınanç ozgurluğunden soz ede- ceksınız Burada apaçık bır çebşkının bulunduğu yadsınabıhr mı9 Yıne de ınanç ınançtır Bır ınsanın ınancıru zorla değıştırmek ne olanaklı ne de yararlıdır Aynca, ınanan bır ın- sarun ınancım serbestçe açıklama hak- kma da dokunulamaz Fakat dınsel ınanç ozgurluğuyle başka bır ınanç oz- gurluğu arasındakı benzerhk burada son bulur Buna gore, kendı dınsel ınançlannın da başka ınanç ya da düşunceler kadar ozgur olması gerektığını, kendısının de ınançlanm başkalanna telkın et- mek ıçın serbestçe ve orgutlu olarak propaganda yapmaya hakkı olduğu- nu one suren şenatçıya venlecek yanıt belbdır Ona denecektır kı Sen de he- nuz telkınlere karşı dırenme gucu bu- lunmayan çocuklara dınsel ınanç konusunda hıçbır telkınde bulunul- maması. onlann Kuran kursu. ımam- hatıp okulu gıbı okullara ancak 18 ya- şını doldurduktan sonra gondenlmesı gerektığını kabul et, sana da her tur- den propaganda hakkını tanıyalım Şeriatçuıın kışkırtma özgürlüğü! Şenatçılann yınelemekten bıkma- dıklan Turkıye'nınyuzdedoksan be- şının Musluman olduğu turunden gerekçelere de onem \ermemek gere- kır Dunyanın bellı bır bolgesınde doğduklan ıçın bellı bır ınancı, ondan vazgeçemevecek bıçımde berumsemış olan ınsanlan bır de sıstemlı bır propa- gandayla bellı bır yaşam bıçınunı ka- bule zorlamak duşunce ozgurluğunun bır gereğı olmaktan çıkıp doğruca bır kışkırtma bıçımıru alır Oysa dınsel ınançlann bırozellığı vardır Kışkırtıl- madıklan zaman son derece banşçıl, ınsancıl ve ahlaklı olan ınsanlar hıç onemı yokmuş gıbı gorunen kışkırt- malar sonunda dunyayı ateşe vermeye hazır bırer canavar olup çıkarlar On ıkı ve on uçuncu yuzyıllarda bın- lerce Hınstıyanın, yaşadıklan yerlenn çok uzağındakı hıç tanımadıklan ın- sanlan oldurmek uzere Haçlı seferlen- ne çıkmasında Pierre L'Ermite adlı topal papazın ne kadar etkılı olduğu- nu tanhieryazar Yıne tanhler, 16 yuzyıl Fransası'- nda Saınt Barthelemy Yortusu'nda Katolıklenn. bır gece ıçınde. bır gun once belkı de kardeşçe geçındıklen 3000'den fazla Protestanı boğazlama- sında bır kılısenın sureklı çalan çanla- nnın ne kadar etkılı olduğunu da >azar Sıvas'ta basıtlık ve ılkellıklen fotoğ- raflannda bıle açıkça gorulen ınsanla- nn. nasıl olup da halkı 37 değerlı ınsa- nı dın dın yakmaya kışkırtabıldıklen- nı anlamak olanaksızdır Burada, ınancım açıkça soylemeyle kışkırtma arasındakı sınınn nasıl çızı- leceğı gıbı bır sorunun ortaya çıkacağı duşunulebılır Gerçekten oyle bır so- run vardır ve kışkırtmalar bır toplu- mun gen kalmışhğı olçusunde tehlıkelı olduğu ıçın kışkırtma sorunu her top- lum ıçın farkhdır 1950'den ben çağ- daşlaşma çabalan sureklı kosteklenen Turkıye de dınsel ınanç kışkırtmalan- run en tehlıkelı olduğu ulkelerden bın durumuna duşmuştur Artık Türkive'de dinsel inanç özgür- lüğü, başka her turlu inancı zincire vur- rna ozgurluğu biçimini almak üzeredir. Bunca Turk aydınının yalnızca aydın olduğu ıçın oldurülmesı yetmıyormuş gıbı. Sıvas olaylan karşısmda gencı partılenn, hatta hukumetın tutumu Turk toplumu ıçın felaketlı gunlenn hızla yaklaşmakta olduğunun haber- cılendır Bunlar, dınsel ınançlarla ılgılı kışkırtmalann Turk toplumu ıçın hoş- goruyle karşılanacak sırun çok aşmış olmasındandır Öyleyse bu sınır nasıl belırlenecektır'' 'Cumhuriyet'ın başlangıcından 1950">e dek Turk toplumunun, bu sı- nın son derece sağlam bır sağduyunun ışığı altında şaşırtıcı bır doğrulukla çızdığı gorulur Bu konuda, çağının çok gensınde kalmış ve çağdaşlaşmak ıçın onune çıkan her guçluğu yenmek- >e hazır bır toplumun belkı de haklı olarak duşebıleceğı aşınlıklardan hıç- bınne duşulmemışür 16 yuzyılda lngıltere'de yapıldığı gı- bı. dın-devlet ılışkılennı daha ıyı du- zenleyen yenı bır dın getırme yoluna gıdılmedı Rus Devnmı'ndekıne ben- zer bır dınsızleştırme polıtıkası da ız- lenmedı FransızDevnmı'nde yapıldı- ğı gıbı. dın adamlan arasında, devn- mın kurallanna uyacağına ant ıçme- yenlen yurtdışına surme yoluna da gıdılmedı Aynca, yıne dın adamlanna karşı, 18 yuzyılda Portekız, Fransa ve Ispanya'da, 19 yuzyılda Rusya, Al- manya ve İsvıçre'de Cızvıtlere yapı- lanlara benzer baskılar da yapılmadı Sonuç Öyle kı, 195O'ye gelınceye dek Tur- kıye'de dınsel ınançlann, hem huku- metlenn hem de kışkırtıcılann baskı- sından uzakta, belkı de tanhin hıçbır dönemınde hıçbır toplumda rastlan- mayan bır ozgurluk ıçınde bulunduğu soylenebilır O gunlen yaşayanlar bı- lırler Kışkırtıcıbk yoluyla çıİcar ardın- da koşmak ısteyen pek az sayıdakı ınsanlar bır yana bırakılırsa, dınsel baskılardan yakınan tek kışıye rast- lanmazdı Laıklık konusunda cumhunyetın ılk dönemınde yapılanlardan ne eksık ne fazla, hıçbır şey yapmaya gerek bu- lunmadığı apaçık ortadayken, aradan ellı yıl geçtıkten sonra laıklığı yenıden tanımlama derdıne duşerek toplumu- muzu ortaçağ karanhğına surukleme- ye çalışanlan, ehmız kolumuz bağlı olarak seyredıyoruz Bu felç duru- mundan kurtulmanın yoiunu bulmak zorundayız Gerçekte bu. yıtırdığımız yolu yenıden bulmaktan başka bır şe> olmayacaktır ARADA BIR Dr. ALPER AKCAM Doğa Düşmanlığının Böylesi..! Doğanın bır parçası olan ınsan, kendı çıkan uğruna yaşam koşullarını, kendını çevreleyen doğayı kırletme yıyıp bıtırme surecı ıçınde yaşamaktadır Bıreye ve top- luma egemen olan kazanç hırsı doğanın en buyuk duş- manı olmuştur Akarsular denızler kırlenmekte, ormanlar yeşıl alan- larazalmaktadır Buyuk kentler bırsolukluktemızhava- nın, bır yudum suyun ozlemıyle kavrulmaktadır Doğanın kırlenme ve yok olma surecı kentlerın bınler- ce kılometre uzağındakı doğal alanlara da uzanmakta, doğa bılıncı ve çevreyle ılgılı koruyucu gırışımler cılız çığlıklar olarak yankısız kalmaktadır Kapıtalızmle geç tanışan ulkemız, doğal yapısını koru- mada şanslı bır konumda olmakla bırlıkte, gelışmış ka- pıtalıst ulkelerde yaşanmış olumsuzluklardan ders almamakta, gerı kalmışlığm eğıtımsızlığın kışkırttığı de- rebeyı sorumsuzluğu doğaya duşmanca saldırmakta- dır Bır sure once Ardahan ormanlarını konu alan bır ya- zım yayımlanmıştı bu sutunlarda Ne yazık kı, Doğal Hayatı KorumaDerneğrnıngonderdığıbırmektupdışın- da resmı ılgılılerden en kuçuk bır tepkı alamadık Hazı- ran ayı sonunda bolgeye yenıden gıtme olanağı buldum Turkıye sıcak kurağın kucağmda kavrulurken yemyeşıl Ardahan yaylalarında ceket gıyınme zorunluluğu duy- dum, guzel çam ormanlarının nasıl yağmalandığını goz- lerım dolarak ızledım, "Şark cephesınde değışen bır şey yok"tu Turkıye Cumhurıyetı Hukumetı Rıo da Çevre Sozleş- mesı'nı ımzalamıştı Pınus sılvestrı (sarıçam) ormanları- nın korunması ıle ılgılı uluslararası bır belgeye ımza atarakdunyayaduyarlı olacağını bıldırmıştı Ne yazar? 1 Ardahan Orman işletme Muduru, Ankara'dan gelen emırlebuyıl 17 000 metrekupağaçkesmezorunda oldu- ğunu yoğun kaçak kesım nedenıyle bu denlı yuksek oranda bır resmı kesımın olanaksız olduğunu, her or- man kaçakçısının arkasında bır sıyası partı ıl başkanının koruyucu olarak devreye gırdığını, kaçakçıyı cezalandı- ramadıklarını, orman kesım ışlemlerının arkasında ağaç tuccarlarının olduğunu, muteahhıtlerın ıstedığı oyuna gelmedığı ıçın başka bır ıle atamasmın soz konu- su olduğunu huzunlenerek anlatıyordu Yazık Turkryemıze, yazık cennet ormanlarımıza Uç çapulcu, ıkı oy avcısı polıtıkacı senın tum guzel değerle- rını yağmalarken kımsenın kılı kıpırdamaz oldu Bırbırı ardına devrılen gencecık çamlar, hayvan yemı olan genç fıdanlar, artan erozyon, azalan yağmurlar, balıkları kuruyan çaylar kuşları yok olan kırlar Bu ne manzara boyle oldu mu bu ulkenın duyarlı ınsanlan, bıt- tı mı bu ulkenın namusluları? Jolo, mehsal, karakat, laba cınav, horozgozu, yaban- çıleğı Ardahan ormanlarının yemyeşıl, renkler harma- nı kucağmda yetışen, belkı bırçoğunu dunyanın hıç tanı- madığı yemışlerınden ılk aklıma gelıverenler özek, hatol, tetro, dıtta, yemlık, Ardahan Kirlarının çocuksu ye- mışlerı Berrak, buz gıbı olumsuzce akan sular, alabalı- ğı, nurçası, sazanı Sevenınız kalmadı mı yoksa7 Yedık tum guzellıklerı, bıtırdık ınsanlığımızı Ikı oy uğ- runa ıkı kuruş kazanç uğruna Olmaz olsun, umarsızca- duyarsızca yaşamak1 Olmaz oKun, doğayı kırlı paraya, bır kuçuk koltuğa peşkeş çekenler' Olmaz olsun anlamsız şarkılarınız, sosyete dedıkodulu televızyon programlarınız1 OKURLARDAN MH Eğitim Bakanı'na Ben Ankara Ünıversıtesı Zıraat Fakultesı Ev Ekonomısı Yuksek Okulu'nun ılk mezunlanndanım Son sınıfta ıken öğretmen olabılme hakkı \enldığınden, mezunıyetımı takıben Ankara Ünıversıtesı Eğıtım Bıhmlen Fakultesı'nden aynca bır yıl Pedagojı Eğıtımı aldım Bu arada evlenıp, Afyon ılıne l ş öğretmen olabılmek ıçın buyuk bır onur mücadelesı vermekteyım Asıl kadroya tayın edılemedığım ıçın çok duşuk ucretle son ıkı yıldır Afyon'da bse \ e ortaokulda ucretlı oğretmenlık yapı>orum Mıllı Eğıtım Bakanhğı'nın uç yıldır yaptığı toplu atamalarda ve budefa 18 07 1994-29 07 1994 tanh'len arasında kabul edecegı muracaatlarda Hacettepe Umversıtesı Ev Ekonomısı Yuksek Okulu ve Gan Ünıversıtesı E\ Ekonomısı Bolumu mezunlan alındığı halde benım mezun olduğum Ankara Ünıversıtesı Zıraat Fakultesı Ev Ekonomısı Yuksek Okulu mezunlan alınmamakta. lıstelerde okulumun adı çıkmamaktadır Üç yıldır sabırla bu haksızbğın duzeltılmesını bekbyorum Nihal Duygu Sagun Sosyal demokratlann dramı... Ulkenın yaranna olan şeylen yapmaya zorunlu olduklan halde yapmayanlann, bır gün antıdemokratik bır şekılde gelıp de bır şeyler yapmaya çalışanlara söyleyecek sözlen olamaz. ORHAN ÖZACLN Hukukçu U zun suredır kamuovunda sosval demokrat partıle- nn bırleşmesı uzenne tar- tışmalar açılmakta, yo- rumlar yapılmaktadır Akb başında her sosyal demokrat, kendılennı sosyal demokrat olarak kabul eden 3 partının bırleşmesını dılemekte, bunun ıçın de turlu senaryolar uretmektedır Bu senaryolara bazen bu uç sosyal demokrat partının genel başkanlan ya da ust duzey yonetıcılen de katılmakta ve bu senaryolar her geçen gun bıraz daha karmaşık hale gelmektedır Asbnda çok az farkla hemen her sosyal demokrat partı, bırleşmenın kendı çatısı al- tında olmasını on şart olarak one surmek- tedır Çunku bu partılenn her bın kendını oburune gore "en gerçek sos> al demokrat", "en gerçek demokratik sol" ya da "halkın en gerçek partisi" olarak gormekte ve bunu oburlenne de kabul ettırmeye çalışmakta- dır CHP'nin mirası: Butun kavga, CHP'nın mırasının paylaşılmasından ka>naklan- maktadır 1981 yıbnda "Genişledlmiş Ko- muta Konse\i"nın eğılımı doğrultusunda Mılb Guvenbk Konseyı'nın almış olduğu, tum sıyasal partılenn kapatılması ıle ılgılı kararla kapatılan CHP. uzun hazırbkîar yapılmadan adeta hıç kımsenın beklemedı- ğı bır anda 1992 yılmda obur partılerle bır- lıkte bır anda açılmıştır 1992 yıbnın 9 Eylulu'nde yapılan "jasaya göre zorunlu kurultay"da Baykal ve ekıbı. Erol Tuncer ve arkadaşlanna karşı zaten gecmış yıllar- dan deneyımb olduklan ıçın hızb bır orgut- lenme savaşımı vererek partıyı ele geçırme- yı başarmışlardır Erol Tuncer ve ekıbı ışbaşına gelse ıdı buyuk bır olasıbkla kısa bır sure sonra SHP kendını kapatarak CHP'ye katılacak ve gorunurde ıkı sosyal demokrat partı kalacaktı Baykal ve ekıbı, CHP'nın başına geçmekle sıyasal ömurle- nnı de uzatmış oldular Şımdıkı CHP'nın bder kadrosu, 27 Mart seçımlennden once SHP ıle her turlu ozve- nyı gostererek gerçekten bırleşmek ıstedı, ancak Baykal fobısı kendılennı o denlı kor- kutmuş oîacak kı SHP yoneücılen, pazar- bkta guçlu olmak ıçın seçım sonucunu bekleme>ı >eğledıler İstedıklennın tam tersıoldu CHPsılınmedı 27 Mart seçımle- n CHP'lılere 'Varlıklannı bir süre daha de- vam ettirecek kadar" ov topladıklan mesa- jını verdığı ıçın onlar da artık bırleşme sozcuğunu ağızlanna almak ıstememekte- dır "Ecevit'i sevenler kuliibû" olarak nıtelen- dınlebılecek olan DSP'nın. otekı ıkı sosyal demokrat partı ıle hangı koşulda olursa ol- sun bırleşmeye nıyetı yoktur E^e*it. bırleş- me çığlıklan uzenne her defasında dozunu bıraz daha arttıran demeçlerle bırleşmeye karşı olduğunu ılan etmekte, saf sosyal de- mokratlar da yıne aynı yanbş adrese baş- vurmaktan yorulmamaktadır Aslında Ecevıt, tum geçmışıyle şu anda yaşayan en eskı CHP'lı kadar, hatta daha çok CHP'b olduğu halde CHP'ye ve onun mırasına karşıdır O. kendı doğurduğu çocuğu bes- lemek ve buyutmekle meşguldur Kendını bu ulkede "demokratik soP'un kurucusu ve babası mısyonuna adamıştır Onun ıçmdır kı geçmışle ılgılı her şeyı ve herkesı reddet- mektedır Bizdeki sosyal demokrat partiler: Sosyal demokratlann bu dağıruklığının bırçok ızahı vardır Bır kere bızde sosyal demok- rası kavrarru, demokrası kavramı kadar yenıdır ve Batı'dakı benzerlenne gore ku- rulmuş sosyal demokrat partıler henuz mevcut değıldır Bızdekıler daha çok sos- yal demokratbğa ozenen, kendı ıçlennde dahı partı ıçı demokrasıyı sağiayamamış merkez partılen konumundadır "Oligar- şinin Tunç Kanunu" bızdekı sosyal demok- rat partılen ıçın de geçerbdır DSP deyınce Ecevıt, SHP deyınce Karayalçın ve CHP deyınce Bay kal'dan başkasının akla gelme- sı olası değıldır Merkez ve sağ partılen ıçın normal karşılanabılecek bu hastabğın, kendını sosyal demokrat olarak tanımla- yan partıler ıçın de geçerb obnası gerçekten duşundurucudur İşçı sınıfına sahıp çıkma- yı bır kenara bırakın. ışçı sınıfıyla ıstenen duzeyde ıletışım dahı kuramamış bu partı- lenn sosyal demokrat kıtlelere vereceklen fazla şey de kalmamıştır 1980 oncesı kurulan, sonra kapatılan ve en sonunda yenıden açılan partilerden de medet uman kalmamıştır Bır zamanlann, o mılyonlarca ınsanı peşınden surukleyen DP'sı bugun bır tabela ıle Adnan Meıide- res'ın oğlundan ıbarettır Osman Bölıik- başı'nın meşhur MP'sının bugun kımler tarafından yonetıldığını oğrenmek ıçın esaslı bır araştırma yapma>a gerek vardır AP, kendını kapatarak DYP'ye katılmış, MSP, Refah'la butunleşmıştır Kurtuluş Savaşı'nı yapan, ulkeyı kurta- ran. cumhunyetı kuran ve butun partılen doğuran CHP. şımdıkı yonetıcılennın bu- yuk olçude bılgısızbklennden ve yetenek- sızbklennden oturu seçmenın bu kayıtsızlı- ğından nasıbını almıştır Ilende obur partı- lenn durumuna duşmesı çok uzak bır ıhıımal değıldır Bır kere bu partının yone- tıalen 75 yıllık zaman parçasını kapsayan partı bınkımını kavramış ve buna sahıp çı- kan kışıler değıldır Partının tanhı hakkın- da hıçbır şe> bılmedıklen gıbı oğrenme>e de nıyetlen yoktur 11 yıl kapalı kalmış bu sıyasal partıyı bugun 30 >aşın altında olan- lar tanımamaktadır Bugunku yonetıcıler de ışlenne geldığınde eskı CHP'ye sahıp çıkmakta, ışlenne gelınce de (kı çoğu kez ışlenne gelmektedır) parulennı yenı kurul- muş bır partı gorunumune sokmak gıbı bır ıkılemı devamlı yaşamaktadırlar SODEP, Halkçı Partı ıle bırleşmeden varlığını de- vam ettırebılse ıdı belkı de bugun Turkıye'- nın tek ve gerçek sosyal demokrat partısı olacaktı Yeni arayışlar: Bugun toplumumuz yenı arayışlar ıçındedır Toplumsal değerlere ve çıkarlara ustuniuk tanıyan. emeğe saygılı, Batı u>garlığı ıle butünleşmeyı hedefleyen sosyal demokrat partılere gereksınme var- dır Bunun ıçın de ulkemızde yeterb bınkı- mın varlığından soz etmek olasıdır Yalnız Turkıye'run değıl, kalkınmakta olan başka ulkelenn dahı ekonomık \e sosyal yapılan- malannı gerçekleştırecek çapta yetışmış kadrolann var olduğunu bıbyoruz Butun sorun, bu ınsanlann bırbırlenne kavuşma- lannı sağlayacak kuruluşlar ve ıletışım kaynaklannın yetersızlığınde toplanmak- tadır Kendılenne çeşıtb adlar veren bırtakım gruplann yaptıklan toplantılar. konuşma- cı, konu, çağnblann seçımı ve toplantı yo- netımındekı ısabetsızlıkler ve becenksızlık- ler yuzunden ıstenen sonuçlan doğurama- makta, benzer ınsanlann bırbırlennı gormekten. dınlemekten zevk du>arak hasret gıderdıklen aıle toplantılanna do- nuşjnektedır Once kadrolaşma, daha sonra da partı- leşmenın kısa zamanda gerçekleşmesını dı- lıyoruz Ulkenın yaranna olan şeylen yapmaya zorunlu olduklan halde yapma- yanlann. bır gun antıdemokratik bır şekıl- de gelıp de bır şeyler yapmaya çalışanlara soyleyecek sozlen olamaz Hasta zihniyet • • I m I ^ eğerlı dost. kı>metlıhoca Kurthan Fisek'ın y azdığı b "Recep Taj yip Erdoğan insan değil. zihniyettir." Pekı. nedır bu zihniyet0 Bılımı yok saymak. felsefe ve mantığı dışlamak. doğmatık duşunce ıçınde. ınsanlann ınançlannı somunnek demokrasıy ı amaç değıl. araç olarak gormek, dını sıyasıleştırmek. Atatürk'e, onun kurduğu kuruluşlara ve ınkılaplanna saldırmak. demokratik. laık Turkıye Cumhunyetı'nın mevcut olan yapısını değıştırmek Sanatın tum dallanna. (gorsel, fonotık. plastık sanatlar) cınsellık gozluğuyle bakan. sanatçılan belden aşağı goren zıhnıyetın, bağbklı bır yapıya sahıp olması duşunulemez Yerkurede ınsan konuşanve duşunen tek canbdır Sanatçı ıse yaratıcı tarafından ozel y eteneklerle donanımb, konuşan, duşunen, yaratan seçılmış ınsan tıpıdır Gorsel ve fonotık sanatlann muzık ıle butunleştığı bale sanatında. ınsan bedenının yucelığını, estetık ve zerafetın ne denlı alımlı olduğunu, ınsan bedenının plastık yapısı ıçındekı ozgun düını gormemek. anlamamak zıhınsel bır ozurdur, ama sanatı ve sanatçıyı belden aşağı cınsellık olarak goren zihniyet ozurlu değıl. hastadır Ender Savaşkurt PENCERE ÖZPÜ Kabahatinden Bfiyük (HUP... Esat Kıratlıoğlu: "Menfaatı bozulanlar" demış 'Başbakan'ı çımdıkle- meyebaşlıyor " Sozunu şoyle surdurmuş "Başbakanımızı çımdıkletmeyız1 " Kıratlıoğlu, DYP Genel Başkan Yardımcısı'dır, elbette Başbakanı'nı çımdıkletmez Çımdık nedır"? Sozluk dıyor kı "Bır kımsenın etını ıkı parmak arasın- da sıkmak " Kımmış Çıller ı çımdıkleyen? • İndli Çavuş'un en unlu fıkrasıdır Padışah incılı'ye bu- yurmuş "Öyle bır ış yap kı ozru kabahatinden buyuk olsun'" Incılı de bır gun, fırsatını bulup, sultan hanımın koca- man poposuna bır çımdık atmış Padışah kopurmuş "Bre nabekâr, nedır bu yaptığın?" Incılı "BağışlaPadışahım"dıyeozurdılemış, "Hanımsulta- nısızsandım ' Hanım sultan ıle padışahı karıştırmak dupeduz 'halt etmek' demektır 'Halt' 'munasebetsız, yakışıksız bır ış yapmak'demek- tır, ama, 'bır şeyı bır başka şeyle kanştırmak' anlamına da gelıyor DYP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Kıratlı- oğlu da bır şeyı bır başka şeyle karıştırıyor Kımsenın Çıller'e çımdık attığı yok, ılk hanım başbaka- nımızı çımdıklemek, halt etmektır, erkek bır başbakanı çımdıklemek ıse ozru kabahatinden buyuk bır ış olur • Gun gazetesının koşe yazarı dostumuz Lütfü Oflaz bır toplantıda Başbakan a onermış ' Amerıka dakı malları Turkıye'ye getırın' ' Başbakan Çıller de DYP Temsılcıler Meclısı nde yaptı- ğı konuşmada Amenka'dakı malvarlığını Turkıye'ye ge- tırebıleceğını açıkladı Doğrusunu ıstersenız bu konuda da bır 'halt var, yıne bır şeyle bır başka şey karıştırılıyor, gunun bu saatınden sonra ABD dekı otelı satıp alışverış merkezını elden çı- karmanın bır anlamı yok Çunku konu maddı değıl Manevı Moral Ahlakı öyle bır çurume ıçındeyız kı devletm en yuksek mah- kemesı bır karar verdığı zaman hukuk açısından değer- lendırılmıyor, paraya vuruluyor, kararın kaç trılyon ettı- ğıne bakılıyor Hukuksal ahlaksal, moral değerler yandı, bıttı kuloldu Başbakan sıyasal ahlaksuçunu ış- lemış devletı yonetırken hukumetın ıçındeyken, ulkesı zor durumdayken Amerıka ya yatırım yapmış, aıle gu- vencesını yabancı bır ulkede aramış' Malını mulkunu Amerıka dan yıne Turkıye ye taşımakla duzelecek bır ış değıl bu • Şımdı bu yazıyı okuduktan sonra Sayın Esat Kıratlıoğ- lu ne duşunecek "Başbakanımızı yıne çımdıklemış " Incılı Çavuş olsaydı yanıtını verırdı Kusura bakma, özer Bey sandtmh ' Incılı Çavuş oykusu değıl bu 1 Türkiye'de her şey kır- lenıyor sıyasetın ıplığı pazara çıktı, Başbakan Çıller, Amenka'dakı alışverış merkezını otelını vıllalarını sa- tarak parasını Turkıye ye getırırse ne olur 9 özru kabahatinden buyuk olur TC Kültür Bakanlığı İstanbul Türbeler Müdüru. Arkeolog CENK ALPAK'ı 12.07.1994 tanhındekaybettık O anılanmızda canlı bır tebessüm olarak kalacak. Cenk. senı özleyeceğiz. Arkadaşların Asuman, Betül, Çiğdem, Edibe, Erman, Erdoğan, Gülcan, Günay, Halü, Havva, Necati, Nilüfer, Rahmi, Sabri, Sefer, Sema, Suat, Şehrazat, Şeniz, Turan, Turhan, Yasemin, Zeynep AÜ İbn-ı Sına Hastanesı Ürolojı Bolümü Profesorlennden, Sayın Pr. Dr. SAADETTİN KÜPELt veekıbıne, babamız Muharrem Akosmanoğlu nun başanb amelıyatından dolayı teşekkuredenz SEÇMEAtLESİ Çarşı indirim günlüğü CARSIM A Ğ A Z A L A R I İSTANBUL Capıtol • Maslak • Bakifkoy Sultanhamam ANKARA Kzılay C A R Ş I M A Ğ A Z A L A R I B I R A I T I N Y I L D I Z H O L O I N G K U R U L U Ş U O U R Pıy.Lidya-Git.Adie Dünya müziğı Çok özel ekonomık mönüler! Çatıkalitesıyle... OTTIRestaurant (Gruplara ındınm yapılır) 2510000 2515106
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog