Bugünden 1930'a 5.061.436 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURIYET 6 EYLUL1993 PAZARTESI 12 DIZIYAZI kilometreler 'isikletin \ arattığı sempatiyle insanlarJa çarçabuk kaynaşıveriyoruz. Üstelik neler öğreniyoruz neler köy kahvelerinde... Sütün sudan, buğdaym bir dilim ekmekten ucuza gittiğini. Unuttuğumuz birçok şeyi de yeniden yaşıyoruz. Kahveler köyde sosyal kulüpgibi -2- Unuttuğumuz ne çok şev varmış Kent vaşamı ıçınde vazgeçtığımız nıce guzellıkler Koy kahvehanelennde unutmak uzere olduğumuz duvgulan yeniden anımsavıvenyoruz Hıç tanı- madığımız ınsanJar, hıç tanımadıkian bızlen bağnna bası>or Herkovkahve- hanesınde buyuk bır konılkseverlık karşılıyor bıa Bıraz da ezen Orneğın. birçok köyde çay parası vermemız mumkun olmuyor Sohbet, kırk yıllık dostlannkıgıbı Herşey.amaherşeyko- nuşulabılıyor Gazetecı olduğumuzu oğrendıklennde sorunlannı aktanyor- lar Sutunsudan buğdayınbırdılımek- mekten ucuz oiduğunu öğrenıyoruz Bır de hayvan ölumlennı Ithal kene aşısı vurulan hayvanlann öldüğunu anlatîyorlar Italva'da yolsuzluklar vü- zunden her alu ayda bır hükumetın de- ğıştığmı so\lu>or \e eklı>orlar "Bizde deokırinşallah." Bacaklanmız ağnsa da. bısıkletın de- ğennı daha çok anlıyoruz Bısıkletlı ol- manın yarattığı sempatı sayesmde. ın- sanlarla daha kolav ıletışım kuruyoruz Yolculuğumuz. her anı başka bır gu- zelhkle surûyor Denızkent'Ie bırlıkte deruz kıyısından da a>nlıyoruz Guve- malan koyunde verdığımız molada ıs- pırto da bulduk Artık ıspırto ocağımızı kullanabıieceğız Guneş yıne tepede Koy kahvehanesımn golgesınden aynl- ,mak ıstepuvor çanımız So{ıbetı uzat,- lıkça uzattık Ama. yolcu yofünaa ge- rek ' Ver elini Biga... Yapım çalışması nedenıyle yol, ne- redeyse bır aracın geçeceğı genışlıkte Neyse kı suruculer bize hoşgoru gosten- yor Yanımızdan geçerken çaldıkian korna da dostça bır selam Osmanıve koyu kahvehanesınde verdığımız mo- ladan sonra ver elını Bıga Bıga. Bandırma"dan sonra ulaşüğı- mızılkılçe Sıkı bıroğleyemeğı,bol sıvı Bıga- Çan yolu hakkında bılgj alı>oruz Soylenene gore yol manzaraiı, araa dar ve bo! donemeçlı Bakalım Tek kelımevle harıka Sankı bu yol bısıkletlıler ıçm yapılmış Yolun ıkı yanındakı ağaçlar tath bır sennlık ya- ratıvor Bandırma Bıga arasmdakı vo- lun aksıne burada her yer >eşıl Dağ- iann arasında ılerlı> oruz Yol dar olsa daaraç trafiğı voğun değl Kamyon şo- förlen de bıze anlayış gosten>or Çok darda kaldığımızda da hemen kendımı- zı yolun dışınaatı>oruz Bıryandanda projeler uretıyoruz Hanı bu yol motor- İu taşıt trafiğıne kapatılsa da bısıklet turlan duzenlense falan Bır çeşme bırkaç ağacın gölgesı çım zemın Burada ne vapılır1 Bız de oyle yaptık Hemen çıkardık ibpırto ocağımızı. çaylı bıskuvıü pıknık Başka hangı araçla yarundan geçıp gıttığıruz guzellıklenn farkına varabılırsınız kı° Bu pıknık ışı epey sardı Artık her molamız bırer pıknık Kah çeşme ba- şında kah dere kenannda Kamp ateşi konuklan Akşama doğru Çan davız Akşam yemeğı ıçın abşvenjten sonra Bavramıç yonune doğru volaçıkıy oruz Amayu- ruyerek Çan çıkışındakı uzunca ve dık yokuşuaşmanın başkavoluyok Zaten "Biz bu yokuşu bıakletle aşanz" gıbı bır ıddıamız da yok Ter ıçmde vokuşun başına ulaştığımızda havanın karar- masma bır saat kadar kaldı Bu bır saat ıçınde kamp japacak uygun bıryerbul- malı Yoldan bıraz ıçerdekı çeşme başında ateşyakıpyemeğımızı yedığımızde artık gece oldu Gecenın karanhğını delen çan seslen gıderek bulunduğumuz yere Yola çıknuş bir kaplumbağav ı gorünce alıp kenara ko- yu> oruz. Aklunıza daha öoct gorduğümüz, ezilmiş kap- İumbağalar geb'yor. Vleğer asfaltm tsısına gelirkrmiş... vaklaşıyor Kamp ateşınm ışığı ka- ranlığın ıçınden gelen koyunlan bellı belırsız a>dmlatmaya başladı Çoban, bıraz urkek yakla$tı Buyur ettık, oturdu Ateşın yalazında btzlen tanı- maja çalışıyor Bısıkletlen gostenp amacımızı anlatıyoruz Ne hırsız ne de arsız olmadığımızı anlamış olmalı kı. burada gecenın a>az oiduğunu tepenın arkasındakı köyün konukevmde kala- bıleceğımız! sovluyor Çadırsız kampımızı toparlayıp yaşlı çobanın oğüdunu yenne getın> oruz 2. etap: Deıuzkent - Bavramiç. Gazeteciler köye gelir miymiş? Saat 23 30 sulannda ulaştığmıız köy kah\ehanesındekıler gecenın ka- ranlığından çıkan konuklannı ılgjyle karşılıvor Derdımızı anlatmca sorgu Biga- Çan >olu sankı bısıkJet turu için hazırlanmış. İki tarafı ağaçlık, vol kenannda akan bır dere. Her mola bır piknik. buyur cdıyorlar Su, musluktan ıp gıbı akıyor Son demlenymış ha kurudu ha kuruvacak Maıa- ralanmızı doldurup sohbete ko- \uluyoruz Koylülerdesusuzluk- tan yakınıyor. "1950'den beri her secim oncesi gelip söz verivorlar, su gehreceğız dıye. Seçımden son- ra uğradıklan yok. Bizı bep kandırıvorlar." Ne dıyelım' "Bari btınu da yazın, belki su gelir." Yazalım bakalım Belkı seçım oncesi Belkı Onumuzdekı yokuşlan soruyoru7 "Muradar Yokuşu" dıyorlar "Zorlanırsuuz." Doğru Yokuşu kah bısıklet elde kah bısıkletın üstunde tı- rmanmava çalışıyoruz Bır çeşme Hem de gurul gurul Ne mutiuluk Bız çeşmenın tadını çıkanrken bır traktor yanaşıyor Uzennde uç genç var Merhabalaşıyoruz Yokuştan son- rakı Muratlar koyundenlermış Koy kahvehanesınde bızı beklemek uzere aynlıyorlar Yokuşlann en guzel yanı ınışlenrun de olması Uzunca bır ınışten sonra Muratlar koyündeyız YeşıllıkJer ıçın- de nefıs bır İcöy Güneyde Kaz Dağı Yenı arkadaşlanmız bıze koy u gezdın- vor Ay nhnak zor ama hıç değılse gece- yı Bayramıç'te geçırebm İkı yanımız çam ormanı Dık yokuş da yok artık Yol üstunde bır kaplum- bağa Daha once gorduğumüz ealmış kaplumbağalar gozumuzûn onune geb- yor Yoldışınataşıvoruz Sonradanoğ- renıyoruz kı. kaplumbağalar karşıya gecmek amacıyla değjl, asfaltm sı- cakiığından yararlanmak ıçın yola çıkı- vormuş Kahvchane sohbetleri suz bualsız buyur edıyorlar Sıcak bır sohbet başlıyor burada da Çay bardak- lan dolup dolup boşalıyor Kovunadı, Çekıçler Gazeteci olduğumuzu oğre- nınce yaşlıca. babacan tavirlı bır koy lu bıraz da kınayevle "Gazeteciler köye gelir miymiş? Biz onları futbolculann, çıplak kadıniann peşinden koşar Mınz" dıyetakılıyor Sohbetedoyumolurmu9 VaJüt geceyansım geçınce ızm ısteyıp konukevınde uykuya çekıüyoruz Sa- bah erken kalkmak gerek Bugün oncekı gunlere oranla daha mı sıcak ne9 Guneş yukseldıkçe tere battık Yol üstundekı çeşmeler de sey- rekleştı Öğlen guneşıride ulaştığımız Çanakkale- Bayramıç yol aynmında BayTamıçyönünesapıyoruz Araç trafiğı neredeyse yok gıbı Yol asnmından uç kıiometre sonrakı Etılı Koyu nun akarvakıt ıstasyonu çolde vaha gıbı gclıyor Soğuk ıçecekler, ye- mek ÖğJen sıcağını burada atlatmak gerek Yaklaşık üç saatlık moladan sonra vola koyuluyoruz Sıcak mıcak.'neya- palım9 Galıba hata ettık Guneşın tüm cö- mertlığı ustünde vol da ınadmayokuş Çoğunluk bısıklet elde ılerlıyoruz Ma- taralanmızdakı su bıtmek üzere Susuz- luk korkusu 43 vıllık kandırmaca Bır koy tabelası Haakasım Mut- laka çeşme vardır Çemenın yanı ba- şmdakj ağaç gölgesınde koyluler otu- ruyor Selam venp su olup olmadığını soruvoruz "Hoşgelduıız"İe karşılayıp Buğday tarlalan Hasat Sık sık du- rup fotoğraf çekjyoruz Artık Bayramıç"teyız Üçuncugûnde nıhayet vucudumuz su gördu Canımız duştan çıkmak ıstemıyor Kahvehaneler kovlenn sosyal ku- lubü gıbı, gûnJuk sorunlann tartışıl- dığı. polıtıkadan futbola herşeyın konu- şulabıldığı Bir köyde ılk gıdıîecek yer Çekıçler koyûnun kahvehanesı de bu kurah bozmuyor En uzun kahvehane sohbetıru yaşadığımız yer Burada neler oğrenmedık kı Köy, tanm ve hayvancılıkla geçını- yor Soz sute gelıyor Geçen yıl 27 İıtre sütle bır çuval yem ahnırken, bu yıl aynı yem ıçın 53 Iıtre sut gerektığını anlatı- yorlar Sutun lıtresı geçen yıl 2 bın 100 lıra ıken bu yıl sadece 250 lıra zam gor- müş Sut satarak geçımını sağlayan koylü urununun parasını uç-dört ay sonra almaktan yakınıyor Her ko> kahv ehanesinde, çeşme başlarında köj lüfcrle sıcak sobbetler. Cana yakın kdv Iıiler, gazeteci olduğumuzu Y A R O F : B ü t ü n y o k u ş - öğrenince dertlerini anlatıyor. \ e çok sonınlan varmış... * " ların buluştnğu yer ÇALIŞANLARIN SORULARI/SORUNLARI YILMAZ ŞÎPAL Kamuda, "Ay Başı" ve "Takvim Yılı" ve bir arkadaşını bır kamu bankasımn ma den işletmesınden, 14.1.1993 tarihinde zorunlu emekli edildik. Işyerimiz bizi emekJi ederken, SSK yetkilileri Uegörüş- tuklerini, ne emekli ayiığı vonunden ne de işyerimüden hiçbir vasal hakkımızın kaybolmayacağı konusunda ga- ranü >erdilcr. Bu garantı uzenne bı/ de 14.1.1993 gunu Sosval Sigortaiar Kunımu'na baş>urarak emekli olduk. Ancak işveren, kendine duşen >asal haklarımızı \erdi. Fa- kat SSK, emekli avhklarımızın hesaplanmasında 1992 yılmı geçersiz sa>dı. Nedeninı sorduğumu/da. "Çünku siz, 1992 yılında 360 gun değıl 158 gun prım odemışsiıuz. Eğer 14.1.1993 yerine bır gun sonra, 15 1.1993 tanhınde ayrılsaydmız o zaman 1992 yılından bir gun prim ödemış olur ve 1992 vılı da hesaba katılırdı" dedıler Bu dunımda bı/dcn 1> gun sonra emekli edık-nler. hı/- den ayda en su 750 bın lıra fa/la avlık alıyur Eğer bu uygulama doğru değılse ne \apabılırı/' \ AMT: Sosval Sigortaiar Kurumu'nca bağlanan yaşlılık ay- lıklan. "takvim yıb" esasına gore hesaplanmaktadır Takvim yılı ıse 1 ocak-31 aralık arasında geçen suredır Ancak4 10 1988 gun- lu Resmı Gazete'de yavımlanan 3472 sayılı yasa ıle kamu kesı- mınde çalışanlann avlık odemegunlen değıştınlmış veyasanın 1 maddesı "Devlet memurları \edjger kamu görevlilerine ilişkin ka- nunlarda yer alan (a) başı) ibareleri (ayuı 15'i) olarak" değıştınl- mıs bovlece kamu kesımı çalışanlannın "takvim yılı" da. 15 ocak-14 ocak arasında geçen sure olarak uygulamaya" konulmuş- tur Sigortaiar Kurumu Genel Mudurluğu nun. 14 Nısan 1991 gun ve 33 sıra numaralı gene! vaasında takvim yılının son gunu emeklılık başvurusunda bulunanlarla ılgılı uygulamanm nasil vapılacağı şoyle açıklanrnaktadır "Ancak vılın son gününde (30 *eya 31 aralık) işten avrılan birsı- gortalı adına o \ ıl ıçın tam (360 gun) p«im odenmiş olmak şartıyla, ıvten avrıldığı vılın kazancı, ortalama yıllık kazancın hesabında na/ara alınabilmekte se yine yılın son gununde (30-31 aralık) tahsis takbımle bulunmı^sa; gostergesinin tespitinde, taldp eden >ıl ıçin- de tahsis taiebınde bulunan sigortalılar ıçin duzenlenen gösterge tespit taMolan kullanılmaktadır." Kamu kesımı çalışanlannın 14 ocak gunu, ozel sektor çalışan- lannın 30 ve 31 aralık günlenne karşılık gelmektedır Genel yazı- da ongorulen uygulamada, 14 ocak gunu yaşlılık ayhğı başvuru- su yapanlann 15 Ocak 1992-14 Ocak 1993 arasındakı takvim yılının hesaba alınabılmesı ıçın bu surede 360 gun pnm odenmesı gerektığı vurgulanmaktadır + Sosyal Sigortaiar Kurumu'ndanyaşhlık aylığı alanlar. yeni- den sıgortalı olmalan gereken bır ışte çahştıklannda bu çalışma- lannı yaşlılık aylıklannı kestırmeksızın, Sosval Guvenlık Destek Pnrnı odeyerek surdurebılırler Ya da "Yaşlılık ajlığı aJanlann yenidençalışmalan"ıle ılgılı 63 maddevegoreyaşlılıkavlıklarını kestırerek çalışırlar "Yaşlılık aylıkları kcsilenlerdenyenidençalış- tıklan sure zarfında" vasa gereğı pnme esas kazançlan uzennden pnm alınır Bu konumda olanlar "işten ayrılarak yaşlılık aylığı verilmesı ipn vazılı talepte" bulunduklannda "yeniden yaşlılık aylığı hesaplanır ve bu avlık, önceden bağlanan yaşlılık ayliğından fazla ise, hesapianan yeni avlık uzerinden ödeme vapılır." P0Iİ1İKA VE ÖTESİ MEHMED KEMAL GecekontiudanBen...Gecekondu, dolmuş gıbı sozcukler dılımıze Ikırtcı Dunya Savaşı ndan sonra gırdı Daha once ne barınma- da gecekondu vardı netaşımada dolmuş Savaşsonra- sı koyden kente bır akın basladı gecekondu, dolmuş gıbı sozcukler de peşınde geldı Orhan Veli, bır gecekondu şıırı yazmak ıstedığınde gecekondu dememış Altmdağ demıştır 'Altındağ, An- kara nın arka taraflannda kurulmuş buyukbırfakır fuka- ra mahallesıdır Aşağıda okuyacağınız parçalar bu mahalleden bahseden uzun bır şıırden alınmıştır " Orhan Velı'nın, uzun bır şıırden alınmış parçalar dedı- ğı şıırın ardı gelmez bu kadarla kalır Ama gecekondu olgusu surup gıder Altındağ kentın ortasında bırkaç mılyonluk kocaman bır kenttır Geçende Ankara ya gıttığımde Çankaya Beledıye Başkanı'na Kentıboylenasılboldunuz?' dıyesormuş- tum ' Demıryolunu esas aldık' demıştı "Bır yanına Çan- kaya bır yanına Altındağ dedık ' Ankara'nın kuruluş yıllarında Nevzat Tandoğan dıye bır valısı vardı Kentın gorunumunu bozuyor dıye koylu- lerı şehre sokmazdı Polısler nerede bır ıp hamalı gorse- ler salla sırt kentın dışına atarlardı Ayak ışlerını gören- lerın gece barınağı Altındağ dı Altındağ'a 'gecekondu" demezler, Altındağ derlerdı Dolmuşlar da Ulus-Havuzbaşı (Kızılay) dıye ışlerdı Bır de Ulus-Cebecı vardı Kentın otekı semtlerıne Uray otobuslerı gıder gelırdı Uray, ozturkçe beledıye anlamı- na gelırdı Urayotobuslerı Ruslardan alınmıştı Gunun bırındebu otobusler yandı yerine Macar otobuslerı geldı Ankara nın sehır planını yapan mımarlardan Yansen olacak, Atatürk e ' Bu kent taş çatlasa ıkı yuz bını aş- maz ' demış "Çunku ne sanayı varne tanm, ovada cas- cavlak kalmış bır yer Alman mımar da yanılmış bugun kent nufusu bırkaç mılyonu aşmıştır daha da artacaktır Sosyal bılımcılerın lumpen proleter dedıklerı kaba ışçıler, yorganını yukle- yerek kente doluşmaktadır Ne sanayı ıstıyor ne de fabrı- ka Sanırım Abdülhamit, Halıc kıyılarına fabrıka kurulma- sına ızın verınce Altınboynuz denılen bolgeyı gecekon- dular sanvermıs Batı cok ıvı bılıyordu bır yere fabrıka gırmışse gecekondu ardından gırer Halıç gecekondu- larını ortadan kaldırmak ıçın kaç beledıye başkanı ter dokmuştur Oalan'ın kaldırdıklarının yerine yenılerı kon- mamıştır ama kaldıramadıkları da yerlı yerınde duru- yor Beledıye başkanlarının gucu yetmıyor Koylu, 1950 ye kadar kentten korkmuştur önu açık ol- sa da gelmek ıstememıştır Demokratlar da, ne olsa oy deposudur dıye goz yummuşlardır Bugun nufusun ço- ğu kentlerdedır Bır yerde okumuştum Saatte uç kışı koyden kente (Istanbul'a) taşınıyormuş istanbul, mıllet- vekılı sayısının uçte bırını çıkarmıyor mu 9 Gecekondular çoğaldıkça ovunuyoruz ' Memleketm efendısı koyludur Koy değılse bıle koylü mafyasıdır Herkes vılayetıne gore bır boşluğu dolduruyor Oy verı- lırken de sılme koşuyorlar Bugun istanbul koca bır koy- dur, 'Istanbullu yok denıyor doğrudur Bır zamanlar koy kentten korkardı, doğrudur Şımdı kentler koyden korkmuyor Koyluluğe ozlem duyanlarımız gun geçtıkçe çoğalmıyor mu ? Koylu ıse her gıttığı yerı köye çevırmı- yor mu ? Dolmuş gıbı, gecekondu gıbı adını kendı koya- caktır Şurada bırkaç 25 yıl yetecek de artacak EcevH, adını koy-kent koymuştu, pek tutmadı, kent-koy dıyebılır mıyız' 7 BULMACA 1 2 3 4 5 6 7 8SOLDANSAĞ4: 1/ Kadınlarda ansıyet hormonu 2/ Feldıspatlı bır yanardağ kultesı 3/ Buyuk demıryolu dura- ğı Kansızlık 4/ Yaban- cı Yunanlılara venlen 4 bır başka ad 5/ Ortaçağ c Türk ve Islam devletle- nnde hukümdan ve sara- 6 yı korumakla gorevlı j asker smıfı Uzaklık an- latmakta kullanılan soz 8 6/ Ustu kapalı olarak an- g latma Bır çeşıt tellı bu- rumcuk 7/ Bır resmı sulandınlmış renklerle boyama ya da golgeleme bıçımı Boyacılık ve sepıcıhkte kulanılan tanence zengın bıtkısel özut 8/ Çerkezlenn ulusal desta- nı Kenar susu 9/ Eskı dılde eşek Tekke edebıyatı şur turle- nnden bın YLKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Benal sozcuğunun karşıtı 2/ Balık avlamakta va da yuk taşı- makta kuJlarulan buyuk kayık 3/ Halk muzağıne özgu telh bır çalgı Havaalanlannda bulunan ve çevredekı uçuşlan denetlemeye yarayan sıstem 4/ Radon elementjrun sımgesı Ateş Iran'ın plaka ışaretı 5/ Serbest meslek adamlannı ıçınde toplayan resmıbırlık Yemek Boru sesı 6/ Bır fılmde emeğı geçenlenn adlannı ıçeren \efilmınba- şında yer alan tanıtma yazısı 7/ Başlangıcı belb olmayan za- man Maden ocaklanndan çıkanian kısır taş ve toprak yığıni 8/ lyı yaşamak ıçın gereklı her şey Neşelı ve serbest kadın 9/ Tavuğa benzer Kr kuş TEŞEKKÜR Ailemizin çok değerli varlığı HİKMET (İSMET) GlZDEŞe hastalığı boyunca yakın ilgı ve yardımlarını esirgemeyen, Vakıf Gureba Hastanesi Radyasyon Onkolojisı Klinik Şefı Sn. Dr. NURETTİN UNURa Onkolojı Servısı Asıstanları Sn. Dr. PINAR ÜLER'e Sn. Dr. GÛNAY TANLAK a Sn. Dr. SİBEL KESER YÜCE'ye Onkoloji Servısı Hemşireleri ve Personeline en ıçten teşekkûrlerimizi sunarız. GİZDEŞ AİLESİ İZMİR GÜMÜLDÜR ÖZDERE KÖYÜ'NDE denıze nazır4 katlı luks yazlık vılla otoparklı, mobılya/ı, beyaz eşya T«L.Gûndûr 5134648
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog