Bugünden 1930'a 5.098.553 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

1 EKİM1992 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA Prens Charles'ın hikayesi • Baştarafı 1. sayfada Ingiltere veliahtı Prens Char- les'ın eşi Prenses Diana'nın bir süre önce yayımlanan hayat hikayesi konusunda spekülasyonlar devam eder- ken, bu mutsuz evliliğin öy- küsü bu kez de Charles'ın ce- phesinden kaleme alınmaya başladı. Prens Charles'a ya- kınlığıyla tanınan gazeteci Penny Junor'un imzasıyla bir gazetede yayımlanmaya baş- layan yazıda, Prens Char- les'ın, Prenses Diana ile yaşa- dtklan 11 yıllık evliliğin tek kelimeyle hayalkınklığı ge- tirdiğini düşündüğü ve evli- liklerinin en ince aynntıla- nnın bile eşi tarafmdan ya- ymlatılmasının kendisini üz- diiğü belirtildi. Diana'nın bi- yografısinde, bu evliliğin prensesi ağır bir psikolojik ra- hatsızlığa sürüklediğinin öne sürüldüğünü hatırlatan Junor, Prenses'in sözkonusu ra- olduğu konusundaki spekii- lasyonlar da yalanlandı. Öte yandan, Prens Charles'ın çok iyi bir entelletüel alt yapıya sahip olduğu, klasik müzik ve edebiyattan hoşlandığı, aynca güzel sanatlan çok yakından izlediği vurgulanarak, Pren- sesin zevkelerinin ve ilgi ala- nının kocasınınkinden çok uzak olduğu ve bunun da çif- tler arasında gitgide ciddi bo- yutlarda bir iletişimsizliğe yol açtığı belirtiliyor. Saraya yakın çevreler, Prens ve Pren- ses arasındaki yaş farkı-na da dikkat çekerek, Prens Char- les'ın biraz da yaştnın gereği, özellikle operadan çok hoş- landığını ancak eşinin ne- redeyse tüm Pop ve Rock konserlerinde boy gösterdi- ğini hatırlatıyorlar. Penny Ju- nor yazısında aynca, Dia- na'nın Prensi başka kadınlar- la, özellikle de eski sevgilisi ile birlikte olmakla itham et- kamlanna göre 10 yıl önce estetik cerrahi operasyonu ge- çirenlerin tamamına yakınını İcadınlar oluşruruyordu. Şim- di ise estetik cerrahlann ka- pısını çalanların oldukça ö- nemli bir böliimü erkek. Doktorlara göre. İngiliz er- kekleri artık dış görünüşle- rine fazla önem vermeye baş- ladılar. İngilizlerin birçoğu, yakışıklı olmak ve genç gö- rünmenin kariyerlerini etkile- diğini düşünüyorlar. Erkekler en çok, büyük burunlannı kü- çiiltmek. kepçe kulaklarını düzeltmek için estetik ameti- yat oluyor. Püriizsüz bir cilt için epiderm (üstderinin alın- ması) operasyonu geçiren, göbek ve kalçalarındaki yağ- lannı aldıran erkeklerin sayı- sı da artıyor. İngiliz erkek; Ieri. son yıllarda kaslı omu; lara ve bacaklara sahip olı için estetik ameliyat olı da ilgi duyuyorlar. Eskiı maliyetinin daha yüksel ması dolayısıyla estetii nu ancak kendilerinin yılanı, paniğe kapılmaksızın ve silah kullanmadan sudan çı- karmayı başardıklarını söy- lediler. Tramvay • Baştarafı 3. sayfada nın açıhşını yaptığı "Çağdaş Tramvay"ın Istanbul'un ula- şım sonınunun çözümüne önemli bir katkıda bu- lunacağı bildirildi. Aksaray- Çarşıkapı güzergahında hiz- met^^erecek hızlı tramvay y a H ^ ^ M t t Ü k sorununa biı ki Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu UNES- CO'nun "Dün-ya Kültürel ve Doğal Mirası-nın Söz- leşmesi'ne istinaden başvuru yapıldı. Türkiye, Dünya Miras Listesi'ndeki Pa- mukkale için hazırlanan "Pa- mukkale, Koruma ve Ge- liştirme Amaçh İmar Pla- nı"nın, imzaladığı "Avrupa Mimari Mirasının Korunması Sözleşmesi" ile "Avrupa Ar- keolojik Mirasının Korunma- sı Konvansiyonu" gereğince uygulamaya konması için ha- zırlanıyor. Kültür ve Tabiat Varlıkla- Genel Müdür- * • ! ^T 5* doğal güzelliği tam ortadan bölüyor. Yanlış yapılanma da bir başka neden. Yani turistik tesislerin yörenin içinde ya- pılanmış olması, termal su- ların Pamukkale traverten- lerini beyazlatacak kimyasal etkileşimi yeterince sağlaya- mamasına neden oluyor. Yani, termal sular büyük o- randa bu tesislerde kullanı- lıyor. Diğer bir neden de ye- terli koruma olmadığından yöreye gelen ziyaretçilerin ve turistlerin travertenler üze- rinde ayakkabılarla yürümesi, bu doğal olarak travertenlerin hem kirlenmesıne hem de kı- nlmasma yol açıyor. İşte, bu noktada, travertenlere hem bir koruma hem de tra- atacak termal DudakModası Baştarafı 1. sayfada Şimdi Tiirkiye'de! MarlboroBoxDunyanın en çok satılan sigarası. Türkiye'de, ünlü markalann istilasıyla birlikte lüks tutku- su gittikçe büyüyüp toplum- sal boyutu gittikçe güncel- leşirken, Batı dünyasında 'Lüks oluyor mu' sorulanna yol açacak derecede yoğun bir 'etiketten kaçış' dönemi yaşanıyor. Modanın ve haute coutu- re'ün kalbi sayılan Fransa'da bu yeni dönemin etkisi çok daha yakından hissediliyor. Batı'da lüksün yitişinin ha- bercisi olan büyük markalara talebin azalışı özellikle de Paris modacılannı terletmeye başladı. Fransa'da konuyla ilgili ku- nımlar bu olgunun boyutunu ve nedenlenni araştırmak için kollan sıvarken ünlü moda- cılar da kendilerini bekleyen büyük rekabete hem kurum- sal hem de yaratıctlık açısın- dan en iyi biçimde hazır- lanmaya çalışıyor. Yapılan ilk araştırmalar ise olgunun boyutunun lüks sek- törünü korkutmaya yetecek kadar büyük olduğunu göste- riyor. 1980lerde yaşanan çıl- gınca lüks tüketimi 1991de yerini ciddi bir durgunluğa bıraktı. 1980 ortalannda, 5 yıl boyunca satışlan yüzde 80 artan 70 büyük marka 1991'de tam anlamıyla bir şok yaşadı. 1992de ise bu markalann büyüme rüyası suya düşerken, artık geçici gibi göriinmeyen bu kriz on- lan şimdiye dek yapmış ol- duklarının ciddi bir muhase- besini yapmaya yöneltti. Sözkonusu değişim olgu- sunu yakından gözlemleyen bilim çevreleri ve eleştirmen- ler krizin büyük oranda, mar- kalann 3. Dünya ülkeleri de 4ahil olmak üzere neredeyse 'liitün dünyaya lisans verme lerinden kaynaklandığı gö r şünü öne sürüyorlar. 8ff\f yalnızca belli başkenlerde Batı metropollerinde satın alı- nabilen markalann artık nere- deyse her yerde satılması so~ nucu marka imajlannın zede- lendiği ve bunun yanısu-a bu ürünlerin kalitesinde de belli bir düşüş olduğu belirtiliyor. Henüz boyle bir dışa açılma' adımmı atmamış olan mo- dacılar ise kendilerini bu ge- cikmeden dolayı bir anlamda şanslı sayıyor ve dağıtım-üre- tim kontrolünün zayıflaması- nın o marka için çok önemli bir olumsuzluk olduğunu söy- lüyorlar. Bu arada marka ıma- jında zedelenme yaşayan mo- daevlen bır yandan bazı ülke- lerdeki mağazalannın bir kıs- mım kapatmaya çalışırken bir yardan da Paris yıllannda lan>e ettikleri klasikleri tekrar piyısaya sürüyorlar. Olgunun ekonomik boyutu ise oldukça ciddi. Bazı ban- kalınn, borçlu modaevlerine el koymalan ya da firma sa- tışlın başlamış durumda. Bir Fraısız bankası, "Önümüzde- ki Jönem çok zorlu. Sadece en yilerin, gerçekten iyi olan- larn ayakta kalabileceği bir depşim dönemine giriyoruz" diy>r. Avrupa yı etkileyen bu lületen kaçış eğilimi ABD'de de kendini gösteriyor. Ame- rikı'da konunun uzmanlan tü- ketcinin sadece gerçekten iyi olan mala iyi para vermek is- tedğini, \erdiği paranın ger- çel karşılığını talep ettiğini bcJrtiyorlar. ABD'de sek- törın içınden gelen sesler s»xonusu düşüşe 'lüks maka-laum Japonya'da sa- tıLnaya başlamasından dolayı turst-lerin daha az ahşveriş rüyorlar. Bu arada, tartışmaya ABD'deki femınist gruplann da katıldığı gözlemleniyor. Bazı büyük modaevlerinin yaşadığı durgunluğu femi- nistler 'kadının kişiliğinin za- feri' olarak nitelendiriyorlar ve toplumsal yaşamın içinde rolü gittikçe daha da önem kazanan kadının kendini artık etiketle kanıtlamaya gerek görmediğini belirtiyorlar. Yi- ne de bir arzunun gerçek- leşmesi anlamında alındığın- da lüks. insanın doğasından gelen ve hiçbir zaman vaz- geçemeyeceği bir olgu olma- ya devam edecek kuşkusuz. Binlerce yıllık • Baştarafı 2. sayfada bulunan kahntının, inceleme m ' sonucu 30.000 yıl önce ölmüş % genç bir erkek mamuta ait ol- duğu anlaşıldı. Ancak. ağzın- da otlarla ölmüş bu genç ma mutun ölüm sebebi bilinmi yor. Buzlar içinde bulun ğundan çok az oranda def'atj-^ me olan buluntu arkeoloJfA* için oldukça iyi, neredJRM eksiksiz bir ömek oluşfjf! yor. İçinde bulunduğu jffirı& bir kısmının erimesı *TWI buluntunun ortada k Iümü kurtlar tarafın miş, ancak kafatas yerinde ve deri k bilim adınasevindı, rum. Mamut laboratuar lendiğinde önce sağ öı kemiğinin b cinsel cazibe göstergeleri değil. Onlarla konuşuyor, on- lann yardımıyla yemek yiyor, Bir kadının yüzünde, ilk ba- içiyor, ağlıyor. gülüyor, duy- kışta göze çarpan yerler önce guİarımızı açığa çıkanyonız. gözler. sonra dudaklardır. He- Dudaklar şimdiye dek, mo- le hem gözler hem de dudak- danın ritmiyle bir inceldi bir lar iriyse, tabii belli ölçü- kalınlaştı. 20001i yıllara gi- lerde, bu ilk bakış uzun bir rerken ise hiç olmadığı kadar bakışa dönüşür. Bir zamanlar. 'dolgun' bir görünüm aldı. özellikle sinemanın siyah-be- Dolgun dudaklann ünlü tem- yaz yıllannda iri gözler kasıp silcileri ise hiç olmadıklan kavurdu gümüş perdeye çev- kadar gözdeler bu sıralar. rili bakışları. Ömeğin, Bette 60'lı yılların seks ilahesi Bri- Davis'in gözleri iri gözlere gitte Bardot bir kum saati tipik bir ömekti. Altlannda kadar yuvarlak ama ince vü- hafıf gölgelerle, pırıltısız, do- cuduyla olduğu kadar dolgun nuk, hüzünlü mü hüzünlü dudaİclarıyla da büyülemişti hatta bazen ruhsal çalkantılan milyonlan.. Podyumlann en yansıtan Bette Davis gözleri. ünlü mankeni ve 90'lı yıllann Bazıları onun gözlerinde ür- Brigitte Bardot'su ünvanını pertici bir ölüm dipsizliği, ba- hakeden Claudia Schiffer ise da terkedilmişliğin, ge- bir başka dolgun dudaklı i i yakaran ünlü. Bir numaralı rakibesi Greta Cindy Crawford ise dudak- soğuk larının iriliğinden çok dudak ila- kenanndaki beni ile dikkat ınca çekiyor. Dokuz Buçuk Hafta ;ken filminin büyüleyici güzeli a Kim Basinger de bu katego- ü- ride yer alan başka bir ünlü. Tabii dolgun dudaklar sadece Paris podyumlanna ve Holly- wood yıldızlanna özgü bir özellik değil. Fransız sinema- ının günümüzdeki en sevilen tnstlerinden Isabelle Ad- i ve Beatrice Dalle'da doğal makyajlan ve görii- nümlerinin yanısıra dudak- a lanyla hayli ilgi çeken ün- lülerden. düşündüklerini belj Öte yandan. sportj bir vücuda sahip j yıllarca uğraşıp i erkek-lere zor hızının kendini i ve fıziksel de| da belli ettiği; "Asıl önec estetik uzmi kekler estei çirmiş old den söy| tıpkı doğ mak, aıf hakkıyl^ görülej kes gjj utanıl Î Q jg k i Doğal mı neşterli mi? ı 'veva 3şuİ! i a S çes Festiv hay Festiv geçen ın-da Kraliçe, Jlhımış. 1989da •t sayısı 269l'i ünda fcaî yılhk Ekibin içinde y hayvan doldurucıf önce parçalara aymmış risini bir bütün olarak, maya dikkat ederek yı organlannı çıkarmıştı. lunan hayvanın koyu kj renkte, kurutulmuş sığır gibi bir eti vardı. Hertz'in raporlarına gc kipteki adamlar bulı parçalar alıp pişirme| İışmışlar. Hertz ekibi mamuttan et örneği etleri kızak köpekle mek için kullanmış luntu da genç bir eMek ma- muta aitti. Yüksşfeliği 2,7 metreydi gövdenin nlmıştı. Bugün, konuyla ilgili bilim adamlannı en çok düşün- ıdh yon geç n öte I Ama. rasyon geçirmek için başvuran hastalarımız özel aşamlannın olduğu kadar iş yaşamlannın da bu tür bir de- ğişiklikten sonra daha iyi gi- tılan deceğine, ilgi göreceklerine rarası Mo inanıyorlar. Belki de tüm bu bu yıl, Afri sorunlann altmda özgüven lulu-ğun sı arayışı, hatta daha da makro açıldı. 9 bir bakış açısıyla düşünürsek, gecesi ise t çağımız insanının onulmaz yalnızlığı yatıyor" diyor ünlü ve arii^yakİan bir estetik cerrahi uzmam. altında ikiye kıv- # Rıo Yılanı • Baştarafı 1. sayfada düren şey her iki mamutun da C e v r e zirvesine ev sahipliği . eenc olması Özellikle ikinci yapan Brezilya'da, Amazon bır surpnz var. Dünyaca unlu mammun ağzmdaotla da^â omanlannda bır grup asker. vokalıst Bobby McFerrin ilk lokmasını yutamadan ölmüş h °yn 7 metreye, ağırlığı 180 olması evrimsel olarak türiin kılograma ulaşan dev bır boa yokoluşu kuramlanna önemli yıl a n ı yakaladı. Uzun zaman- bir soru işareti oluşturuyor. dır bu kadar büyuk bır boa . yılanına rastlamadıklarını r L S t C t l K söyleyen bölge yetkilileri. yı- lana ne yapılacağı konusunda henüz karar verilmediğini, arasifta r 6. Montreux Caz nlerce caz ve pop ir araya getiri>or. popüler yıldızı, de/festivale ka- Ş&aes. Ulusla- Caz Festivali 'arty adlı top- z konseri ile ıuz Perşem-be bir TBIues' şö- leni olacak Montreux'liler ve konuklan i^n. Programda dünyaca ünlü|Blues Brothers Band. Etta Anes ve gitarist Buddy Guy«ski blues ritm- lerinden oluşan bır konser ve- recekler. J*rogramda, 14 Temmuz akşamı ise gerçek Baştarafı 1. sayfada kez piyano ustası Herbie Hancock eşliğinde sahneye çıkacak. Festival programın- da aynca Blues türünün en popüler ve genç sanatçılann- dan Tracy Chapman ve çok ünlü bir caz topluluğu olan Brocker Brothers ve müzik Son yıllarda tüm dünyada. k a r a r a ı ı n a n a kadar yılanm ö- dünyasının gerçek ustalan o- " 11*1 ı J i J ı _ı i T^ f m ^\*. i ^~^ r^v özellikle de kadmlar arasında z e l b i r havuzda korunmaya yaygınlaşan güzellik için alındığını belirttiler. bıçak altına yatma modası In- Bölgede keşif için do- farklı u : - lan Ray Charles, George Du- ka, dunyanın en büyük gi- taristlerinden sayılan Eric giltere'de biraz farklı bir laşırken. ormanda gölün di- Clapton, ünlü Beatles'ın eski boyut sergiliyor. b i n d e dinlenmekte olan yılanı ü > e s i R i n g° S t a r r ye r a!l >or. Araştırmalara göre İngılte- f a r k e d e n askerlerin hayvanın Hintlilenn rede, estetik ameliyat geçiren y a m n a s e s s izce yaklaşarak hastalann yüzde 20si erkek. a ^ ^ saldırdıkları ve hep yııan dansından, göbek dansına kadar çok ge- niş bir yelpaze oluşturduğun- lar. ko<j.4Jİİ' ilgili yetkililerinm de bu olguva Sî- -- dukça duyarlı yakla^tıkian Aîtna», gözlenirken, bir yetkili soru- ri nun yalnız Türkiye değil tüm mış dünyayı yakından ilgilendi- İkinci ren, ilgilendirmesi gereken yısıyla, bu dı bir sorun olduğunu, Pamuk- yaşlılann çok büyük bölümü kale'yi Koruma ve Geliştir- ise kadın. Çekirdek aile ya- me Projesi yaşama aktarıldı- pısının egemen olduğu ge- ğında Pamukkale'nin Türk ve lişmiş ülke toplumlarında ise dünya insanlığına kazandırıl- bu yaşlılann büyük bölümü mış olacağını belirtiyor. Av- yalnız yaşamak zorunda ka- rupa'daki rurizm şirketlerinin, lıyor. Yine aynı ömekten yola müşterilerine Pamukkale'yi çıkarak, Almanya'da. eşi öl- görmek için çok az zamanlan müş yaşlı kadınların yalnız kaldığını, acele etmezlerse beşte biri akrabalannın veya çok geç kalacaklarını söy- çocuklannın yanında kahyor. lediklerini belirten yetkili, Bu da, bu ülkede ortalama 6- Koruma Projesi'nin UNESCO 7 milyon yaşlı insanın tek ba- tarafından da onaylanmış, şına yaşıyor olması demek. kapsamh ve etkili bir proje Birleşme'nin getirdiği mali olduğunu ve uygulanması ko- yükle cebelleşmeye çalışan nusunda erken davranıldığı Almanya'da yaşlılann bakımı taktirde sorunun çözüleceği- konusunda yeterli ve etkin bir ni. karamsarlığa kapılın-ma- kamu hizmeti verildiğini söy- ması gerektiğini vurguladı. lemek ise fazla iyimserlik Hazırlanan projenin Pamuk- olur. Bugün, bu ülkede tam kale için neler getirdiği so- anlamıyla bakıma muhtaç ve rusuna açıklık getiren bir yet- hasta yaşlılar bu hizmetlerden kili, projenin travertenlerin yararlanabiliyor ancak. Alış- ortasından geçen yolu kaldır- verişten ev işlerine kadar bir- mayı öngördüğünü belirtti. çok gündelik işi kendi başına "Pamukkale ve antik Hıera- yürütmek zorunda kalan ve polis kentine iki ulaşım yolu 70 yaşın üstünde bulunan ve dolayısıyla kuzey ve gü- yaşlılar ise bir hayli fazla. ney olmak üzere iki kapıdan Devletten yardım görmek ek sos- Günümüzde iri dudak modası o kadar yaygın ki doğuştan iri dudaklılarla estetik operas- yonla irileşen dudaklara sahip olanlan birbirinden ayırmak bir hayli zorlaştı. Üstelik son i moda dudaklara sahip olmak îçin bıçak altına yatanlar sa- dece ünlüler değil. Aynada kendine ya da sevgilisine iraııyla v «ya eşine daha çekici görün- ide -ki mek isteyen, bunun için ken- Jrtimal- dinde yeterli cesareti, maddi rtın çö- olanağı bulan pek çok kadın ü^adıkları da iri dudaklılar kervanına . sorunlan katılmakta gecikmiyor. Tabii zellikie de bir zamanlar özellikle de ün- £tn çalışmak ' u ' c arasında etkili olan 'diş- fte kurulu ya- leklik' modası ve bu moda ahndi-ğında uğruna dişçi koltuklarında ge- ^ikolojik bo- Çirilen ızdıraplı saatler gö- A'eîi cîaha iyi an- zönüne ahnırsa günümüzdeki i dudak modası oldukça ma- ^ Î . jski bir sum sayılabihr. Tabii, bu ara- Koru\arak. Î00. da orta kahnlıkta dudaklan /nün«' kutlavanlara makyaj hileleriyle daha iri brik kartt gönderir. göstermek de oldukça sık 109 başvurulan bir yöntem. Bu işi ise iyi bilenler dudaklanna biraz fazla zaman ayınp neşterin bir gösterge. getirdiği maddi yük ve acıdan ı Ingıkerede emekîilik kurtuluyorlar. Tabii bu tür bir k>ı:n sayısı 9.4 mil- makyaj hilesi için titre- • ın 35 yıl içinde meyen eller gerekli. Dudağın ...... "« v'skacağ'î tahmin dış çevresine sürülen, rujdan or. İngiltere'de emek- bir ton koyu kalem ve içini erkekler için 65, ka- çarpıcı renkte bir rujla dol- için ise 60. Bu ülkede durmak işin püf noktası. Bu kli ödeneğinin her geçen durumda neşterin yerini iyi daha da artması, emekîilik bir ruj alıyor. Kadının mak- yüksettil-mesinin ge- yajdaki en büyük yardımcısı «klıiiğırii orlaya çıkartıyor. ruj. Dudaklann kalınlığı mo- İügiltere'de devlet, 1910 yı- dayla birlikte değişime uğrar- hnda toplumun sadece yüzde ken dudak renkleri de bu de- 4 u için emekli ayhğı öderken ğişimden payını alıyor. bugün İ8'i için ödıiyor. Ül- Ancak bu sene neredeyse kemizde de Batı ülkelerinde her tonda, her renk ruj kulla- daha belirgin olarak görülen nılıyor. Dolayısıyla renk se- bu olguya paralel bir eğılim Çİmi seçenin zevkine, daha otduğu söylenebilir. Tür- da büyük ölçüde ruh haline kıye'de toplam 57 milyon kişi kalmış. Aynca uzmanlar, sayılan 1990 genel nüfus sa- renk seçiminin bir ölçüde ka- »rnında 65 yaşın üzerin-deki rakterle bağlantıh olduğunu i nüfusun oranının yüzde öne sürüyorlar. Onlara göre, olduğu belirlendi. seksi kadınlar pembe, ken- 1a karşıhk 1985 nüfus dine güvenenler kırmızı. en- jna göre de 50 milyon tellektüeller portakal, duy- bin olarak hesaplanan gusal kadınlar ise kayısı 1 nüfus içinde 65 yaşın tonlannda karar kılıyorlar. •rindekilerin oranı toplam yüzde 5.10. Bunlann yüzde Rîf* 2.33'ü erkek, yüzde 2.77'si * * " kadın. Dünyada, en uzun ya- • Baştarafı l. sayfada şayan toplumlann başında Ja- İstanbul Devlet Opera ve Ba- ponlann geldiği bir süredir lesi'nde yeni sezon yapıtlan biliniyor. Dünya insanlannın belli oldu. Yeni sezonun, 1 durumu gözönüne alındığında Ekim 1992-31 Ocak 1993 ta- Japonlann ömürlerinin gün rihleri arasını kapsayan ilk tu- geçtikçe arttığı bildirildi. runda 16 eser sahneleneceği Tokyo'da Sağlık Bakanlı- açıklandı. Yapılan açıkla- ğı'nın yaptığı açıklamada İs- maya göre İstanbul Devlet viçreli kadınlarla İsveçli er- Opera ve Balesi'nin 1 keklerin en uzun ömürlü in- Ekim'deki ilk gösterisi Do- sanlar olarak ikinci sırada nizetti'nin üç perdelik komik yeraldıklan belirtildi. Bakan- operası "Don Pasquale" ola- lığın açıklamasına göre Ja- cak. Ardından, İstanbullu sa- ponya'da 1991 yılında do- natseverler Avrupah genç ko- Türkiye'nin her yerinde 10.000ü bancı yaşlılar bu ülke için farklı bir sosyal hizmet anla- yışı doğurdu. Büyük çoğun- luğunu ülkelerine dönmek is- temeyen ve yalnız kalan 1 urk yaşlılannın oluşturduğu bu kesim için özel bakım hiz- metleri tasarlanıyor. Alman devleti, gelenekleri ile huzur evlerinde Alman yaşlılara uyum sağlayamayan Türk yaşlılar için özel elemanlar yetiştirmeye başladı. Gönüllü olarak bu programlara kaydo- lan hastabakıcılar, biraz Türk- seçkin yapıtlanndan biri ve ünlü Fransız besteci Go- unod'ya ait. Bir diğer sürpriz ise 19 Aralık'tan itibaren sah- nede olacak. Kuruluşundan bu yana İstanbul Devlet Ope- ra ve Balesi ilk kez bir Wag- ner sahneleyecek. "Uçan Hol- landah". Yapılan açıkla-maya göre bu operanın yaratıcı kad- rosu tümüyle yurtdışından ge- liyor. 30 Öcaktan itibaren ise, 20 yıldır sahnelenmemiş ünlü bir İtalyan operası, Gıarda- no'nun "Andrea Chenier"i 1986 YILI VE 86/10911 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARINA GÖRE SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog