Bugünden 1930'a 5.110.397 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

1 ŞUBAT 1989 HABERLER CUMHURİYET/9 Hukukçular usulsüzlük ve aykırılıkları dile getirdiler Yine Bezmi Alem tartışması Bir ay suskunluktan sonra 7 gün önce yaptığı açıklamada üniversitenin kuruluşunun yasalara uygun olduğunu ileri süren Şaban Karataş'ın kamuoyunu yanılttığı bildirildL GÜNDÜZ İMŞİR Bezmi Âlem Vakıf Gureba Hastanesi'nin özel universiteye dönuştürulmesiyle birlikte ortaya çıkan "belirsizlik" nedeniyle ihtisas sürelerinin 17 gününun yandığı açıklanan 34 asistamn Vakıflar Genel Mudurluğu tarafından yapılan tayinlerinde de sorun çıktı. SSYB tarafından 10 gun once yapılan açıklamada ilk planda İstanbul içi eğitim hastanelerine nakillerinin yapıldığı ileri sürülen asistanlardan, fstanbul tl Sağlık Müdürlüğü ile hastanelerin habersiz olduğu anlaşıldı. Öte yandan bir ay suskunluktan sonra iki gün önce yaptığı açıklamada üniversitenin kuruluşunun yasalara uygun olduğunu ileri suren Mutevelli Heyeti Başkanı Şaban Karataş'ın ise kamuoyunu yanılttığı ileri surüldu. Hukukçular anayasa ve yasa maddelerinin çok açık olduğuna dikkati çekerek bugune kadar özel üniversitenin kuruluşuyla ilgili yapılan bazı usulsuzlukleri ve aykırılıklan şöyle özetlediler! 1 Gerek 1961 Anayasası ve gerekse 1982 Anayasası'na göre üniversiteler yalnızca kanunla kurulabilir. 1961 Anayasaa'nın bu kuralı 1982 Anayasası'nın ilk fıkrasında ayneıı benimsenraiştir. 130'uncu maddenin 2. fıkrasına göre vakıflann universite kurabilmeleri. üniversitelerin kanunla kunılacağı kuralına bir istisna getirmiş değildir. Vakıf üniversitelerinin kunılabilmesi, yalnızca yine anavasada >er alan "Devlet eliyle kurulma" kuralına getirilmiş bir istisnadır. Kanunla kurulma gerek devlet ve gerekse vakıf üniversiteieri bakımından getirilmiş anayasa] bir zorunluluktur. 2 "Üniversitelerin kamu tuzel kişiliğine sahip olmalan" kuralı dahi vakıflarca oluşturulacak üniversheler bakımından ortadan kaldınlmış değildir. Çünku vakıflarca oluştunılan üniversiteler kendisini oluşturan vakıflardan ayn bir tuzel kişiliğe sahip olacaktır. Bu tuzel kişiliğuı mutlaka özel hukuk tuzel kişiliği de olması gerek mez. 3 Üniversiıede çalışacak öğretim elemanlannın guvenceli bir stalüye sabip kılınmalan "bilimsel özerklık" bakımından mutlak bir zorunluluktur. Böyle güvenceli statiinün ülkemiz hukuk duzeni içinde işverene mutlak bir fesih hakkı tanıyan. haksız ve kotu nivetli fesih halinde dahi göreve dönme hakkı vermeyen özel hukuk ilişkileriyle sağlanamayacağı da bir gerçektir. Bu nedenle hukuk düzenimizde ozellikle universite bakımından iş güvencesi sağlanmadığı sürece kuraluş kanununun bu guvenceli statuyiı sağlamak üzere vakıflarca oluştunılan universite için bir kamu tiizel kişiliği öngörrıesi bir zorunluluktur. 4Anayasanın 130'uncu maddesinin 3'üncü fıkrası "Kanunlu kurulma" kuralırun bir başka amaç ve hedefini belirleyerek bu zorunluluğu açık bir biçimde teyit etmektedir. Bu fıkraya göre, "Kanun, üniveYsitelerin ülke sathında dengeli bir biçimde yayılmasını gözeür." Burada kastedilen kanun hiç şuphesiz üniversiteyi kuracak olan kanundur. 5 Yüksek Ögretim Kanununun çeşitli hükümleri inceiendiğinde, bu yasanın üniversitelerin kanunla kurulacağına ilişkin anayasa kuralına avkırı bir hükme yer vermediği, aksine, söz konusu kuralın Y.Ö. Kanunu ile de (eyit edildiği göriilmektedir. YÖK'ün görevlerinden birisi de yeni üniversiteierin kurulmasına ilişkin önerilerini veya görüşlerini Milli Eğitim Bakanlığı'na sunmaktır. Kuruluş işlemlerinin bütünü gözden geçirildiğinde Vakıf Yüksek Öğretim Kunımlan Yönetmeliği'ne göre universiteyi kuran ve ona tuzel kisilik kazandıran işlemlerzinciri. YOK'ün üniversitenin kurulmasına ilişkin, bu karann MEGSB'ce onanması ve YÖK tescilinden ibarettir. 6 Universiteyi kurma girişimi iki ayn vakıf tarafından gündeme getirilmiştir. "Mazbut V a k ı f ve "Yardım Vakıfı", YÖK'e yapüan resmi başvuruda da bu iki vakfın adı geçmektedir. Ancak "Yardım Vakfı" universiteyi kurma girişimlerinin dışında tutulmuş tüm işlemler Mazbut Vakıf, daha doğrusu onun temsilcisi ve yöneticisi dummundaki Vakıflar Genel Müdurlüğu tarafından tek yanlı olarak yürutulmüştür. 7 Aynı tavır daha sonra hazırlanan Bezmi Âlem Üniversilesi'nde uygulanacak "tdari ve Mali Esaslar Hakkında Yönetmelik" bakımından da sürdurülmüştur. Vakıf Yüksek Öğretim Kunımlan Yönetmeliği'nin 5'inci maddesi, bu yönetmeliğin universiteyi kuran vakıflann yetkili yönetim organlannca hazırlanacağını ongörmektedir. Oysa söz konusu yönetmelik, yardım vakfı dışlanarak hazırlanmıştır. Aslında söz konusu yönetmelik yürürlüğe girmiş olsa bile geçersizdir. Çünkü kamu gücünün kullanımı olan yönetmelik çıkarma yetkisi özel hukuk tuzelkişilerince knllanılamaz. 8 Bezmi Âlem Üniversitesi "Mazbut Vakfın" hayrat kısmı gelir kısmından ayrılarak üniversiteye tahsis edilmesi suretiyle kurulmuştur. Oysa mazbut bir vakfın bu şekilde bdlünmesi yasaya aykındır. Bu aykırılık dahi söz konusu üniversiteyi kuran işlemlerin iptalini gerektırecek niteliktedir. Sonuçta bugüne kadar yapılan onay ve tescil işlemlerinin yasal dayanağı yoktur. Bunları öngoren yönetmelik hükümleri anayasaya ve yasaya aykındır. GUNLERIN KOPUGU AHMET 1AN Ecevit, son Kıbrıs ziyaretinin izlenimlerini Cumhurbaşkanı Evren'e anlattı 'Diyaloğu ilelebet sürdürmek olmaz' ANKARA (Cumburiyel Biirosu) DSP Genel Başkanlığı'na ikinci kez seçilen Bülent Ecevit, Türk yurttaşlığından çıkarılanlardan, "cinayetlere karışüklan açıkca belli olanlar" dışındakıler için bir af çıkarılmasını önerdi. Ecevit, Türkiye'nin kendi iç sorunlannı başka ülkelere ihraç etmesinde bir yaraı görmediğinı de bildirerek, "Herkes Türkiye've dönebilmeli ve yurttaşlık hakkını kazanabilmelidir" dedi. Bülenl Ecevit, Kıbrıs Rum kesimi lideri Vasiliu'nun Kıbrıs'ı 1974 öncesine döndürme amacında olduğunu da belirterek, "Türk tarafı beAmaç, Mun DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, "Yunanlstan ve Kıbrıs Rum kesıminin amacı, dünyada, uluslalirli bir siire sonra eğer anlaşma saglanamamış ise gönişmelerden rarası alanda Türkıye'yı yıpratmak ve sürekli ödunler kopartmaktır" dedi. (Fotoğraf: AA) aynlmalı ve kendi işine "Bu durumlar ve Türkiye'deki Ecevit, son olarak Kıbrıs Turk dar anlaşma sağlanamaması habakmalıdır" dedi. benzer dunımlan da kapsayacak kesimine yaptığı ziyaret ile ilgili linde Turk kesiminin görüşmelerDSP Genel Başkanı Ecevit, bir af çıkanlmasmda yarar bul izlenimlerini de Cumhurbaşkanı den ayrılması gerektiğine de işadün Cumhurbaşkanı Kenan Ev dugurnu Sayın Cumhurbaşkanı Evren'e aktardığını kaydederek, ret ederek, "15 yıldır Kıbns Türk kesiminin hukuki statüsu askıdaren tarafından kabul edildi. na Uettim. Bu hem demokrasi bu konuda şunlan söyledi: "Veni Kıbrıs Rum yönetimi dır. Diyaloğu ilelebet sürdürmek Cumhurbaşkanlığı Koşkü'ne 06 miz, hem de insani açıdan yararP 7878 plakalı partisine ait beyaz lıdır. Hem bazı kimseler gereksiz gerçek bir federal çözüme yatkın olmaz. Yunanistan ile Kıbrıs bir minibus ile gelen Ecevit, 1 sa yere dışanda Turkiye'ye zarar ve degil. Böjle gonınuyor. Sayın Va Rum kesiminin amacı dünyada, at 20 dakika süren göruşmeden rici faaliyetlerde bulunabiüyortar. siliu'nun diınku önerileri Kıbns'ı uluslararası alanda Türkiye'yi sonra Evren ile "kendisi açısın Hepsi degil tabii. Turkiye'ye do 1974 öncesine döndürme amacı yıpratmak ve sürekli ödünler kodan yararlı bir görüşme nemeyenler içinde çok iyi niyet nı gütmektedir. Türk tarafının partmaktır. Bu oyuna daha fazliler, mağdur dunımda olanlar da bunlan kabul elmesi mümkün İa gelinmemesi gerektiği yaptığım" söyledi. var. Fakat Türkiye'nin aleyhindc değildir. Bunun mümkun olma kanaatindeyim" dedi. Bülent Ecevit görüşmede, ki kampanyalara bilerek veya bil dığını Rum tarafı da bilmektedir. Cumhurbaşkanı Evren'e yurttaş meden katkıda bulunanlar var. Bu durumda diyalog bir çıkmaEcevit, Türkiye'nin ATye üye lıktan çıkarılanlardan "cinayetle Ben Türkiye'nin kendi iç sorun za saplanmış gibi göninüyor. olması gerektiğjni, ancak uyeliğin re kanştıkları açıkca belli olan larını başka ülkelere ihraç etme Umanm bu çıkmazdan kurtulu ardına fazla düşmemesi gerektilar dışındakilere" Turkiye'ye dön sinde hiçbir yarar gormuvorum. nur, ama şu andaki durum öyle." ğine de dikkat çekerek, "Çünkü me olanağı sağlanması yolunda Herkes Turkiye'ye dönebilmeli ve Ecevit, Kıbns Türk kesimi ile Batılı dostlanmız bunu istismar önerıde bulunduğunu da kayde yurttaşlık hakkını kazanabilme Rum kesimi arasında devam eden ediyorlar ve Türkiye'den ödün lidir." derek, şöyle devam etti: görüşmelerde belirli bir tarihe ka kopartmaya çalışıyorlar" dedi. "senei devriyesi" doldu. Ancak ruhuna mevlit okunmadı. Davos'unBatı Trakya'da Türk azınlığın caBelki de şı olan bu insanlara mülkiyet hakkı tanımıyor, arazilerine el koyuyor. Okullara Türk oğretmen atanmasına ve nına okunduğu için meviide gerek kalmadk Türkçe ders kitabı okunmasına izin vermiyor. Yunan gazeteleri, Türklerin Ege adalarını Kamu görevinde çalışmaya, serbest mesişgal edebiieceği havadislerinden Müslüman lek icra etmeye musaade etmiyor. Yıkılan azınlık dediklerı Türklere "yapılan gavur bahçesinin onanmına ruhsat almak b'le olaeziyet!"ne yer vermiyorlar. naksız. Batı Trakya sorunu Ege'den de, Kıbns'tan Bizim gazetelerde ise, Batı Trakya işi; Liani'nin süt dişi, Papandreu'nun takma dişi da çok farklı. kadar bile yer tutmuyor. Bir iç kanama gibi. insan hakları diye yırtınan AT ortağı komBir Davos değil, kırk Davos'un ruhunu tesşumuz, "kanlart ayn" diye kendi vatanda lim alacak ciddılikte. Davos mu, Kaos mu? anlamı var mı? Soruyu Özal'ın adını anmadan Ankara Müftülüğü'ne sorduk. Muftülük "Hiçbir dini zorunluluk u M M M y I I W M W U n a r n a z ı )(||(j|ğ| camıye bir yok. Fazladan sevap kazandırdığına daır bir Kurtn hükdaha uğramıyor. Her cuma ayrı bir camiye gidiyor. Bu mü de yok." diyor, ama "oy kazandırmaz" demiyor, Bu nun siyasi anlamı ortada: Bir cami dolusu cemaate her yuzden her cuma Türk polisı. ayn bir cami dibinde hafta ANAP'lı Başbakanınız sizirrle aynı secdeye baş Başbakanın pabuçlan önunde nöbet tutuyor. koyuyor mesajı veriyor. Her cuma ayn caminın dini bir Pabuc nöbeti ^ ^ ^ Hazinenin Sırrı G enel Yayın Müdürümüz Hasan Cemal, Davos'ta Devlet Bakanı Yusuf Özal ile karşılaştı: Sayın Bakan. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı, ibrahim Betil oluyormuş.. Nereden çıktı? Milliyet ve Tercüman'da da bu konuda haberler var. Yok öyle şey.. Ama ağabeyiniz Sayın Betil ile görüsmüş.. Öyleyse benim haberim yok. Hasan Cemal, bu içten Davostan... LiliputTUrgut p ren Başbakan, anamuhalefet diyaloğu ile "Küçük Turgut1 un ne, uzmanlarımn kim olduğu" tartışması başladı. Bu patırtı gürültü arasında hanedanın en küçük üyesi de siyaset sahnesine duhul etmiş oldu. Küçük Turgut bakalım ne zaman iktidar olacak. Bunu kendisi de merak ediyor olmalı, beş yaşına basmadan bılgisayarla oynadığına göre büyük Turgut'un yüzde 35'lik iktidarını yuzde kaç ile alacağını hesaplıyor. itiraf üzerine sustu. Biraz sonra Merkez Bankası Başkanı Rüşdü Saracoğlu ile karşılaştı. Aynı soruyu yöneltti: ibrahim Betil Hazine Müsteşarlığı'na gellyormuş doğru mu? Saracoğlu dudak büktü: Konuyu vallahi bilmem. Sayın Devlet Bakanı bilir. Hazine Müsteşarlığı'na kimin geleceği mi önemli, yoksa bunu kimin bileceği mi? Görüldüğü kadarıyla ikincisi 4 Recep Ergun'dan işkence iddiasına yanıt: Dokıuııılıııazlığuıı kaldınl lundaki iddialan yanıtladı. Ergun, soruşturmayı engellediği iddialannın doğru olmadığını savunarak, bu konuda gazetelerde sürekli haberler çıkmasını, "Bu iddialar pinpon topu gibi kullanılıyor, çiklet gibi ağızlarda çiğneni>or" diye niteledi. "İfüraların hepsine cevap vereceğim. 50 senelik meslek hayatımda edindiğim tek şey şeref ve haysiyetimdir. Bunu da kimseye kaptırmam" diyen Ergun, "tğrenç bir suçun yanına adım yazılıyor. Ben de 'Buyurun efendim çırıl çıplağım, karşınızdayım' diyorum. Daha da olmazsa çıkar giderim adaletin önüne" biçiminde konuştu. Ergun, dün açıkladığı dokunul müsaade buyurulmasını rica edemazlığının kaldırılmasına ilişkin rim." TBMM Başkanhğı'na ilettiği diBehçet Dinlerer davasıyla ilgili lekçede şu görüşlere yer verdi: olarak avukat Ibrahim Açan, Ankara, Yenimahalle Cumhuriyet Adalete hizmet Savcılığı'na suç duyurusunda bu"Bağımsız yargı organlannca 9 lunmuş, savcılık ise yetkisizlik kayıldır sürdürulen ve sanıkian ke rarı alarak duyuruyu Genelkursinleşmiş mahkeme kararları ile may Başkanhğı'na göndermişti. aklanan bu davaya adımın son Duyuru ile ilgili soruşturma Gesafhada nasıl kanştınlmak isten nelkurmay Başkanlığı'nda sürdüdiğini bilemem. Türk kamuoyu ruluyor. nu >e Türk adaletini gereksiz yere meşgul ve rahatsız ettiğine TBMM'de bir milletvekilinin inandığım, malum ağızlarda yılan dokunulmazlığının kaldırılabilbikâyesi yapılmak istenen bu asıl mesi için başkanlık kanalıyla have esastan uzak, bir yönü ile gü zırlanan dosyanın TBMM Başlünç, öbür yonu ile iğrenç iddia, kanhğı'na iletilmesi gerekiyor. Erisnat ve ifrjralara layık olduğu ke gun'un dokunulmazlığının kaldısin cevap verebilmem ve bu vesi rılması girişimi bir milletvekilinin le ile bir kere adalete hizmet ede kendi istemi ile başvuru yapması bilmem için kendi isteraimle do açısından TBMM'de ilk ornek nikunulmazlığımın kaldınlmasına teliğini taşıyor. Güzel: "Belirli sınırlarda mümkün" Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ankara Sıkıyönetim Komutam Ergun, işkence soruşturmasını engellediği iddialannın açığa çıkması için yargılanmasını istedi. ANKARA (Cumrıuriyet Bürosu) "Işkeneeyle ölüm soruşturmasını engellediği" iddiası ile hakkında suç duyurusunda bulunulan ANAP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ankara Sıkıyönetim Komutanı emekli Orgeneral Recep Ergun, TBMM Başkanlığı'na başvurarak, "Hakkımdaki iğrenç iddialara kesin cevap verebilraem için dokunulmazlığımın kaldırılmasını istiyorum" dedi. Ergun, dun TBMM'de düzenledıği basın toplantısında, sıkıyönetim komutanlığı döneminde Behçet Dinlerer adlı sanığın işkence ile öldurulduğu iddiası ile açılan soruşturmayı engellediği yo 'Oğretmen örgütüne tamftarun' Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı bakanlığın ders kitabı dışında okullara kitap tavsiye etmeyeceğini söyledi. ANKARA (UBA) Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Hasan Celal Güzel, bakanlığın ders kitabı dışında okullara kitap tavsiye etmeyeceğini söyledi. Güzel, Talim Terbiye'nin 50 yıldır kitap tavsiye ettiğini, bunun da istismar edildiğini öne surdu. Güzel, "Öğretmen örgıilü olsaydı ögretmenlere daha iyi imkânlar sağlanabilirdi" dedi. Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Hasan Celal Güzel, "Öğretmen Dünyası" dergisi yöneticileriyle yaptığı görüşmede, merkezi otoritenin okullara "şu girer, şn girmez" demesine karsı olduğunu belirterek, "Bu bir bakıma yayın yasağı, Talim Terbiye 50 yıldır kitap tavsiye ediyor. Bu da istismar ediliyor. Ben daha genel bir şey yaparak, ders kitaplan dışında tavsiye olayını kaldırmak istiyorum. Bakanlık bir dergiyi yasaklayamaz. Hukuken de fiilen de. Okulda bir kulübe kurup satmıyorsunuz ya. Bakanlık okulda yasaklasa oğretmen evinde okur. Bu işi bir genelge ile yakında toptan halledeceğim" dedi. Güzel "Oğretmen örgütçülüğü konusunda oldukça netim. Daha somut olamamamın sebebi de, bunun kendi siyasi uslubum, içinde bulundugum si>asi parti ve hükümet bakımından bir probleme sebebiyet vermemesi için yasalann tartışılmasına girmeyeceğim. Bakanlıktan izin alınarak örgütlenmenin mümkun olduğuuu bilivorum. Belirli sınııiar içinde ben oğretmen örgütlenmesine taraftanm. Bu tür örgütlenmelerin meslek mensuplanmn çıkarlannı savunma açısından belirli odaklar meydana getirebileceğini ve bunun da faydalı sonuçlar verebilecegini söyluyoruın. Bir yıldır bakarum. Mali imkânlar başta olrnak üzere, öğretmenler için mücadele ettim. Geniş bir meslek örgütü olsaydı, benimle beraber bu raücadeleyi verseydi daha geniş imkânlar sağlanırdı. Yani onun ihtiyacım, noksanlığını ben de hissettim." dedi. Uçağı havada alev alan adam çareyi aşağı atlamakta bulmuştu: Paraşütünün ipini çekti. Ama paraşüt açılmadı. Yedek paraşütü açmaya çalıştı, yine nafile. Büyük bir hızla aşağı doğru düşüyordu ki, gözlehne inanamadı. Bir başka adam da aşağıdan yukarı doğru hızla yükseliyordu. Seslendi: Açılmayan paraşütler hakkında bir fikriniz var mı? Adam biraz düşundü ve cevap verdi: Va sizin tüpgazlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'nın "sosyal yardım" tarafını bir amelı hakkında fikriniz var mı? Fikir alışverişi Hani ya hasta var yatla kesö. Artık Sağlık Bakanlığı, "sosyal yardım"sız hizmet verecek. Yukanda, yeni uygulamaya göre hizmet alan bir hasta ile "hastabakıcıya hizmet etmektense kendi hastamı kendım taşınm" diyen hasta sahibi görüluyor. Kupürün ucu Neyin Hesabı Yapılıyor? İZMİR SHP'li bir parti meclısı üyesi, el altından gazetelere haber uçuruyor: Ankara ve izmir'de aday adayları arasında bir anket yaptıracağız, hangisi seçim kazanacak güçteyse önseçimde ona destek verilmesı düşünülüyor. Desteği kim verecek? Genel Başkan Erdal İnönü ile Deniz Baykal. Açık açık değil, ama el attından olur. Delege bu olguyu kavrar. Böyle bir yaklaşım SHP'li delegeler arasında tutar mı? Hiç sanmıyoruz, tam tersi olur. Aradan hiç umulmayan bir aday adayı fırlar, listenin başına oturur. SHP Genel Merkezi tarafından 5 Ocak 1989 günü yayımlanan genelgenin 1989/1 ve 340/38 sayılı "Yerel Seçimler Aday Saptama Yönetmeliği"nde yer alan beşinci madde aday adaylarının veto edilebileceğini açık bir biçimde yansıtıyor. Şöyle: "Madde 5 Merkez Yürütme Kurulu'nca gerekli görülen hallerde genel seçımlerde adaylık için başvuruların durumu: Parti ılkelerı ve programı ile yetkili organ karanna bağlılığı, Kişisel özgeçmişi ve nitelikleri, Seçim çevresindeki etkinliğı ve saygınl«ı. Partınin gereksinimleri yönlerine ağırlık vermek suretiyle incelenebilir. PM MYK'ca yapılan inceleme sonuçlarını değerlendirerek, her seçim çevresinden önseçıme katılamayacak aday adayları hakkında karar verir. (Tüzük 64. madde) Aday adayı hakkında MYK'ca inceleme yapılan hallerde parti örgütüne de gerekli bilgi verilir. Uygun bulunmayan aday adaylarına önseçimden önce gerekçe açıklanmadan genel sekreterlikçe sonuç yazılı olarak bildirilir." Yani SHP'li aday adayları önseçimden önce genel merkez tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden veto edilebilir. Bu antidemokratik uygulama 1977 genel seçimlerinde CHP'de yasanmıştı. Oniki yıl aradan sonra böyle bir uygulamanın 5 Ocak 1989 günü bir genelge ile SHP örgütlerine duyurulması gerçekten düşündürücüdür... Başbakan Turgut Özal, ANAP Genel Merkezi tarafından yapılan anket sonuçlarını Şöyle diyor Türkmenoğlu: Genel Başkan partiye seçimi kazandırma şansı daha fazla olduğu anket sonucu belirlenen aday adayını kendine özgü ifadesiyle ortaya koyarsa, bu önseçime gölge düşürmez. Önseçime gölge, baskı olursa düşer. istanbul'da olduğu gibi, genel başkanın belirli bir tavır içine gırmesinin önseçimi zedeleyıci hiçbir tarafı olmaz, delegenın kafasındakı karışıklığı ve kararsızlığı giderici etkisi olur. PaTtı Meclisi Üyesi Türkmenoğlu'na göre İnönu ve Baykal'ın "destekleme formülü" aradığı aday adayı kimdir SHP'de? Yüksel Çakmur, Turan Karakaş, Kemal Karataş, İhsan Alyanak, Süha Baykal vs. değildir. Türkmenoğlu bu adı biliyor, ama açıklamıyor. Açıklarsa politik yaşamı tehlikeye girecek. Ya Ankara'da, Adana'da, Gaziantep'te, İçel'de, Eskişehir'de kimlerdir "gizlı destek" verilecek aday adayları?.. Mahmut Türkmenoğlu, gelişigüzel açıklamaları kimin adına yapıyor? Genel Sekreter Deniz Baykal adına mı yoksa Genel Başkan İnönü adına mı? Bir İstanbul gazetesinin Ege baskısında Deniz Baykal'la birlikte görünen Mahmut Türkmenoğlu, "gızli destekleme formülü"nü açıklarken, SHP delegelerinı birbirine düşürüp partisini darboğaza sokmak için mı uğraşıyor dersiniz? Yoksa "gizli desteklemenin" ardındaönseçim öncesi "veto" ışlemı mı gündeme gelecek? Demek kı Özal bir şeyler biliyor ve "büyük kentlerde ANAP kazanacak" dıyor. Neyin hesabı yapılıyor SHP'de? İZMİR'den ı«IKMET ÇETINKAYA "A T'ye girmenin tek yolu ken, yüznumaraları temızle/ » ayakyollarımızı gırilebilir mek projesi de neyin nesi? kılmaktır." Türkiye Yüznumara Vakfı' Profesör Tunalıgil, son bir nın müteşebbis heyeti başka hamle daha yapıp "Benden nı Prof. Galip Tunalıgil böyle günah gitti" dedi. diyor. Oturdu, aşağıdaki kişilere Ve dokuz aydır söz konusu "son çağrı mesajı" gönderdi: vakfa tüzelkişılık kazandırmak için dokuz doğuruyor. "Semra Özal, Zeki Müren, Hazırlanan projeleri Turizm Nejat Eczacibaşı, Bedrettin Dave Sağlık bakanlıklan olumlu lan, Saffet ve Mehmet Ulusoy, bulduğu halde bu işe kimse Burhan Özfatura, Mehmet Ali yardım elini uzatmak istemiyor. Birand, Naim Süleymanoğlu." Tek nedeni var. Eğer bu kişiler de "bir hafta Kimse bu işi, uğruna müca içinde maddi ilgilerinı bildirdele edecek kadar büyük da mezlerse", helalarından şikâva olarak görmüyor. yetimiz, demokrasinin bozuklu"Türk kadınını güçlendır ğundan yakınmamız gibi ulusal mek" gibi yüce hedefler durur bir dırıltı olarak kalacaktır. Yüznumara Dırıltısı FRENCHMAN (curly halr, blue«yed. 5'9"), books«nd sofrware author, used to »ve In the USA. Here for 1 or 2 years, would Uke to mcet the lady ooh. the lady who. 3 5 years old maı> tmum, for shartng: muslc , (Verdi. Chlck Korea, , flamenco), walklng, ıktlng t loglcs • breathtng lookIng. Sunrlses and sunsets. 1 And. why not, a famlly? [ Reply: G.L., P.K. 2 3 , LKojuyolu,.Iştenbul 1 j 1 ^ ^ 4 \ 4 Parti Meclisi Üyesi Türkmenoğlu'na göre İnönü ve Baykal'ın "destekleme formulü" aradığı aday adayı kimdir SHP'de? Yüksel Çakmur, Turan Karakaş, İhsan Alyanak, Süha Baykal vs. değildir. Türkmenoğlu bu adı biliyor, ama açıklamıyor. Açıklarsa politik yaşamı tehlikeye girecek. açıklarken, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Bursa, Konya, Gaziantep ve Kayseri'de belediye başkanlığını partisınin kazanacağını söylerken bildiği bazı şeyler mi vardı yoksa? İzmir, Adana ve Gaziantep SHP'nin en şanslı olduğu iller. Buralarda SHP'nin yerel seçimleri yitirmesi için olağanüstü durumların yaratılması gerekiyor. Örneğin SHP'nin veto işlemini yapması... Şımdi birkaç kişi arasında konuşulan, ancak Parti Meclisi Uyesi Mahmut Türkmenoğlu tarafından gazetecilere sızdırılan "aday destekleme" formülüne değinmekte yarar var. dığını idrak ettiğimiz şu günlerde şöyle bir soru: Devlet üçkâğıtçılık da yapar mı? Sorunun yanıtı dolaylı yoldan Sinop PTT'sinden geldi: PTT Genel Müdürlüğü, Acele Posta Servisı'ne (APS) zam yapmıştı. Ancak Sınop PTT'si bu zammı uygulamayı unuttu. Bir süre sonra durumu fark et şey Kayıtlardan göndericilerin D evletin elinin"pisbulaştır ti. "Sizden çıkarttı. ücret alalere bulaştığını, bunu da adreslerini vatandaşların ağzına 1800 lira Devlet Uçkâğıdı AT'ye gelin gitmek Bir Fransız. Türkiye'nin tek lr>gıiızce gazetesi Daıly Nevvs'e ılan vermiş. En çok 35 yaşında, yürümeyi, skı yapmayı, guneşi doğurmayı ve batırmayı seven hanımlar ıle arkadaslık etmek istiyor. Hatta "aıle" olmaktan bile söz ediyor. Bu Avrupa Topluluğu'nun bızi toptan alacağı falan yok. En sağlamı galıba böyie tek tek AT'ye gırmek. Hiç değılse kadınlarımız Avrupalı olsun. cağımız yerde, yanlışlıkla 600 lira eksik almışız. Buyurun ödeyin." Böyle bir resmi yazıya kimse metelik vermezdi. Bu yazıdan vazgeçildı. "Kendi milletini tanımanın bilinci içinde" oturup resmi bir "cinlik" yapıldı. "Koliniz var. Acele gelip teslim almanız." imza Sinop PTT Müdürlüğü. Kolisini teslim alma heyecanı ile herkes PTT'ye hücum etti. Kuyruklar oluştu. Ama sırası gelenlere koli yerine "borç tebligatı" yapıldı. PTT, ayağıyla gelen herkesten böylesı 1200 lirayı aldı. Bu resmi üçkâğıdın benzerının SSK tarafından ışverenlere, kamu bankaları eliyle de borçlulara uygulandığının haberini bir gün vermek nasıp olur. Ankara Belediye Başkanı Mehmet Altınsoy. arastırmada yüzde 36 oy almış. Altınsoy'u kutlarız... Yüzde 36 oy ANAP'ın iktidarda Kalmasma yetti de, Altınsoy'un beiediye başkanhğtnda kalmasma mı yetmeyecek?.. * * * VVashıngton '•Özal için Cumhurbaşkanlığı erken" diyormuş. Olamayacak demek... Amerıka'nın dedığinden çıkmayız da... Kutlama Umutsuz Sinasi Nâhit Berker
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog