Bugünden 1930'a 5.062.184 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet INGHTERE Sahıbı: Cumhunwrl Matbaacıhk ve Gazcteciiık TOrk Anonım Şirknı adjna Nadir N«<H # Gentl Yayın Müdürü Huaa Cemai, Mıiessese Müdurü: Enu'ne L'şakhgıl, Yazı lşlerı Muduru. Ok«y Goacnsia, • Haber Merkezı Mudüro: Yılfia Bjgcr, Sayfa Dttzeıu Yöncuncni: AIi Atm. • Hmaleiltr ANKARA: A M TM, IZMtR; I ç . . . Dış HabCTkJ Eıjun M a . Ekooam: Cafn IMaa, ls 5 . . Egnım Gcnay Şayln, Haber Aıastırnıa. bnrt a o k u , Yun Habcrkn: Meafct DO#M, Spor Danıpnam: AMfcfta* Yiırıhııı, Dın Ykzüar l a n 1 » q t ı ı Ara$uraıa: ŞıMa Alp«j, DUMtane A t * M Ytaa. • KoonfcmOr Ahatt fııı^M # MaS Ijler Eni Erinn, • Muhuebc: BMat ter 0 BUnePlanlirat Snt On»Mh|iwtl» • Rckbm. A»e Torm, • Ek ttymlar HHjı Akjnl • Idanr H*r«fe Gâm, • l^lfflnc ÖKfcr Çdfc. • aflpfckm: IS'rf tari. # Pmond: Basm * MayaK Cumtaunya Msbaacılık « G««cdKlt T A $ TVk O c * Cad. 39/41 l 34334 U. PK. 246^JInbul. TH: S12 05 05 (20 ha), Sk=c 22246 1ta (I) S3t €0 71 BOvlar A*MK Ziya Götalp Blv lnkltap & N a 19/4, « t 133 11 4M7, Toct 42344 Ftac (4) O 05 65 • lafe: R 2 ) > g v 1352 SJ/3, Ttt 13 12 3a TtfcE 52359 F»r (51) 1 » . » t • fiâmmc Inanu Od. 119 & Na 1 K* 1. TH: 19 37 55 (4 İM). Telcc 62Iİ5, Bn: f7I) 1» 17 S TAKVİM: 2 EKİM 1989 Imsak 4.29 Güneş 5.54 öğle 11.59 lkindi 15.15 Akşam 17.53 Yatsı 19.12 Işçi Partisi yol ayrunında Partinin dün başlayan "ortanın sağı" kurultayının, piyasa ekonomisini iyice benimsemesi bekleniyor. EDİP EMİL ÖYMEN LONORA Ingiltere'de ana muhalefet Işçi Partisi'ni ortanın sağına kaydırması beklenen kurultay dün başladı. Bir hafta sürecek kurultayın "70 yddan beri" parti politikasındaki en önemli toplantı olması bekleniyor. Iki yıldır hazırlanan, toplam 30 bin kelimeye ulaşan "yeni politika bildirgesi" partiyi, Başbakan Thatchcr tarafından halka iyice benimsetilen "piyasa ekononusi" ilkesine uyduracak. Böylece 1918 yilındaki tarihi kuruldayda alınan "uretim arsçlanıun ortak miilkjyeti" karanndan, Işçi Partisi'nin kurultayda vazgeçmesi bekleniyor. Kurultayda en fazla tartışma yaratacak konulann başında, kamu kuruluşlannın özelleştirilmesi ve savunma geliyor. Başbakan Thatcher tarafından özeUeştirilen baa kamu kuruiuslannın bir kısmırun hisselerini, Işçi Partisi'nin geri satın alması öngörülüyor. Bunlann başında telefon idaresi var. Halen özelleştirilme aşamasında olan sular idaresi ile 1991'de gündeme gelecek olan elektrik idaresinin ytlzde 51 hissesini de tşçi Partisi iktidarı geri alacak. ÖzeUeştirilen diğer kuruluşlarda ise bir değişiklik yapılmayacak. Savunma konusunda da Işçi Partisi "tek yanlı süahsırianma" dan vazgeçmek uzere. tngiltere de Fransa gibi NATO kullanımı dışında kendi bağımsız nükleer gücüne sahip. Parti, daha önceleri bu güçten ABDSSCB arasındaki nükleer pazarlıkta alınacak so* nuca bakmaksızın vazgeçilmesini öneriyordu ve bu, partinin bayraktarhğını yaptığı en önemli ilkelerden biriydi. Ancak 1983 ve 87 seçimlerinde "fena halde" oy kaybettirdiği görüldü. Halk, tek yanlı silahsızlanmayla adeta ülkeyi "savunmasız bırakmayt amaçlayan" bir partiyi iktidar yapmak istemiyordu. Son iki yılda, partinin tek yanlı silahsızlanmadan vazgeçeceğine ilişkin "yeni" tutumuna ilişkin raporu, yönetim kuralu kabul etti. Ama sol kesim.çok sayıda üye ve parti lideri NeU Kinnock'ın da üyesi olduğu en buyuk sendika benimsemiş değil. Buna rağmen diğer sendikaların "yeoi turama" oy vermesi bekleniyor. Neil Kinnock'ın lider olarak geleceği, bu oya bağlı. Partinin Başbakan Thatcher'a alternatif olması da buna bağlı. Soi kanat, "partiyi parti vapan" hiçbir ilkeden taviz veriJmernesi gerektiği görüsünde. Kurultayda ele alınacak olan vergiler, nispi tenısil sistemi, sendika yasalan gibi diğer konular da çok önemli. Tartışmalar sırasında partinin halka "iktidan yükknecek sornmialuku parti" olarak kendini kabul ettirmesi için yekvücut hareket etmesi gerekiyor. Geçen haziran ayında yapılan Avnıpa Parlamentosu seçimlerinde parti 45 üyelik birden alarak on yılhk Thatcher iktidarı sırasında ilk kez "secim kazanBu, seçmenin Thatcher iktidannın bencilliği ve kişiselliği köıHklevici, sosyaJ devlet kavramını sıfıra indiren, sağhktan eğitime kadar her konuyu sadece kâr ve paraya bağlayan anlayışından bıktığına da işaret ediyor, ancak seçmenin artık "tski riir" devletçi, merkeziyetçi, müdahaleci bir yönetimi de istemediği kesin. Geçmişin tadı var Taha Toros'un bilgisayara yüklenmesi iki buçuk yıl sürecek on binlerce dokümandan oluşan zengin özel arşivi, yakın tarih için önemli bir bilgi kaynağı. ALPAY KABACAL1 Abdülaziz'le Âli Paşa'mn kamuoyu üzerine görüşmelerinden Orban Kemal'in babası, "tstikial Mahkerneleriııin mucidi, başkanı ve mahkumu" Abdülkadir Kemali Beye... "Nolaydı yar nolaydı, yar bide dolduraydı" şarkısının bestecisi Hacı Hayri Bey'in bir ramazan günü poker oynarken heyecanlanıp öteki dünyaya gidişinden Ümit Yaşar doğduğu gün içilen lohusa şerbetine... Taha Toros'la söyleşimize son yüz elli yılhk tarihin nice "sima"sı, birbirinden ilginç nice olayı giriyor... Adana'da yetişmiş çağdaş sanatçılanrruza (Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Dağlarca, Ürnit Yaşar) ilişkin renkli anılar giriyor... O anlatırken, sanat ve edebiyat dünyamızm ttnlülerine ayırdığı henuz yayımlanmarruş kitabının adını anıyorum kendi kendime: "Mazi Cenneti." Bir de çok sevdiği Yahya Kemal'in "Bir haura zevki var kederde" dizesini... Tarihle öylesine iç içe ki kendi arulanndan söz etmeye başlamışken, çağrışımlarla başka kişilere, başka olaylara geçiveriyor, böylece değişik kişilerin yaşantılannı da kendi yaşantısına katraış, daha zengin bir dünya yaratmış oluyor. "BiyografT'yi başlıca çalışma alanlarmdan biri seçtiğini göz önüne aiırsak, bunu doğal karşılanz: "U z an atlama yapacak Taha Toros'un tarih ve biyografı çalışmalan 'geçmişle gelecek arasında köprü oluşturduKral Fahd'ın yontusu 1 poda bulundurmak zorunda kaldığı arşivinde neler var? Son halife Abdttlmecid'in genel sekreteri Hüseyin Nakıp Bey'den bağış yoluyla kendisine kalan belgelerle Paris elçisi Salih Münir ve Vi1912'de Adana'da doğdu. Adana Lisesi'ni (1930) yana Elçisi Mahmut Nedim paşave l.Ü. Hukuk Fakültesi'ni (1933) bitirdi. Bir lardan, yazar Abdülhak Şinasi süre lise edebiyat öğretmenliği yaptı. Adana Hisar'dan kalan belgeler başta olSanayi Odası'nda genel sekreterlik, Ticaret mak üzere, çeşitli konularda on Bakanlıfı'nda başmüfettişu'k gibi görevlerde binlerce doküman... bulunduktan sonra 1975'te emekliye ayrıldı. Taha Toros, Paris'te kaldığı süParis'te kültür tarihimizle ilgili araştırmalarda re içerisinde bütun parasıru bitpabulundu. Kültür tarihimizle ilgili zengin zannda bulduğu, Türkiye'den kabir arşiv oluşturdu. Gazete ve dergilerde çınlarak götürülmuş harita, reyayımlanan çok sayıda yazı dizisi var. Kitap sim. kartpostal vb. ile bir takım olarak basılmış başlıca yapıtlan şunlar: tki Ses eşyaya yatınyor ve btınlan 17 sanGeliyor (şiirler, 1931), Türk Kadın Şairleri dık içerisinde Istanbul'a getiri(antoloji, 1934), Toroslar'da Tahtacı Oymaklan yor... Anadolu'da dolaşırken, (1938), Köy tktisadiyatı (1938), Şair Ziya Harput Süryani Kiüsesi'nden aiıııPaşanın Adana Valiliği (1940), Dadaloğlu ma, ilk Hıristiyanlık döneminden (1940). Türk Hatipleri (1949), Geçmişte Türkiye kalmış vaftiz taşı (beşini Alman Polonya İlişkileri (1983), Fikret Muaiia (1986), Iar çalrmş, biri Macaristan'dakı bir müzede), Alevilerin dinsel tö Onbinlerce doküman (Fotoğraf: Ara Guler) tlk Kadın Ressamlanmız (1988). renlerinde kullamlan horoz vb. tasporca" diyor, "geriden koşa ku 1939da basüan Atalürk ün Ada ki esnaf knnüuşJan bnynk bir si rihi eşyayı elde edip yok olmakşa gelir, sonra atlar. Biyografi de na Seyahatleri adlı kitabımda var: te yaptırnuş, kapısına bunu yaz tan ya da kacınlmaktan kurtarıtyte bn kosudur. Onu yapmazsa 1923'Ie Adana'ya geldigi zaraan dırmışOr. Atarürk'un gıizel sanat yor. nız, iyi atlayamazsınız." Esnaf Birligi Başkanı, gazeteci larla ilgili başka sozleri var: Bizde biyografı türüne gereken Afamel Remzi Yıiregir bir konuş 'Eftndikr, reisictımhur olabilirsj ABD'ye satmadı önemin verilmediğinden yakını ma yapmtşb. Kalaycı, komürcii, ni2, mebus olabilirsiniz, ama saAmerikalılar, yüklüce bir para yor; bu yüzden pek çok yanlışa, duvarcı, dnlger, nalbant, semer natlcar olamazsıntz' gibi..." karşilığında arşivini satın almak yanılgıya düşuiduğUnu ve bunla d, marangoz... Atarürk, bunlann Bir örnek daha: "Cnrahurbaş istiyorlar (arşivdeki belgelerin biln n yinelenegeldiğini anlatıyor. hnzurunda, bunlara seslenerek kanı bir süre önce Muş'a gitti, 'E> gisayara yüklenmesi iki buçuk yıl (Ben, Haldun Taner'in biyografi dedi ki: 'Bu gibi nesiekler eski Mnslular' dedi, 'ben bu tarafta alacak), geri çeviriyor. Bu arşiv, yazarhğı üzerine göruşünü anım den gayri Muslimlere yaptınlırdı. askerlik yaplım, o zamandan bi onun "besiBİ". (Ama gençlere bir Hatta adını bilmedigim bir padi liyorum. Ne guzel, MUS'UD O halk öğudü var: "Benim gibi çok dasıyorum: "Çetin bir ceviz"). Yanüşlar... Taha Toros'un iler şab belki de Kanuni Sultan Süley fürküsündeki yokuşu kalmanuş.' ğümasınlar. Bir iki konu alsınlar, de yayırnlayacağı bir kitabın ko man, bir Müslümanın, bir Türk' Bu, Yemen tnrküsadnr: 'Bnrası onu geüstirsinler" diyor.) Kırk elh' nusu bu. Bir tarihçinin taraf tut ön bn meslekierden birini yaptı Mus'tnr, yola yokuştur.' Yemen' yıldır dostlarıyla birlikte gerçekmadan, gerçeği araştınp ortaya gını gönince iiziılmuş. Böyle bir de kayahk bir dağ vardır, adı leştirdikleri "kültür sohbetleri" koyması gerektiğini belirterek il jey yoktnr. Gayri Muslimler çe Muş'tar. Oraya gjden asker ö l i de "besin degerinde..." Buna kilip gitmişlerdir, bunu biz yapa yor. Bnnan Muş iliyle ne ilgisi karşıhk, biraz içine dönük yaşaginç örnekler veriyor: maktan, biraz aüngan oluşundan "AUtürk, 'Sanatsız kalan bir cagız. FJ becerisiyle iş üreleıüer o var?" m/lieün hayat damarianndan bi işi yapmadıkca, bir milletin daTarihçi için en önemli kaynak, yakınıyor. Yine de yurtiçinden ve ri kopmoş demektir' söziinıi gu marlanndan biri kopmuş demek hiç kuşkusuz, arşivdir, belgedir. dışından araştırmacılann, bilim z d saoatlar için degil, zanaatkâr tir. ' Bu sözün giızel sanatlaria il Taha Toros'un; evlerine sığma adamlannın kendisirü aramalanntar icig söylemiştir. Aynnblan, gisi yoktnr. Nitekim Ankara'da yan, bir bölümünu kiraladığı de dan, bilgisinden ve arşivinden yararlanmalanndan hoşnut görünüyor, elinden gelen yardımı hiçbir zaman esirgemiyor. PORTRE I TAHA TOROS Zengin bir arşiv • ANKARA (UBA) Devlet adamlan için yaptığı oyma portrelerle tanınan yontu sanatçısı Fevzi Çakmakçı'nın Kral Fahd yontusu, Suudi Arabistan Büyükelçüiği'ne teslim edilecek. Yontu sanatçısı Fevzi Çakmakçı, Suudi Arabistan Kralı Fahd'ın 50 çarpı 70 santimetre boyutunda ıhlamur ağacı üzerine yapılmış portresini bugün Suudi Arabistan Buyükelçisi'ne sunacak. GAP turu • ANKARA (AA) Güneydoğu Anadolu Projesi ile proje kapsamında kalan kentlerin kültürel, tarihi özelliklerini tanıtmak aznacıyla TCDD tarafından 6 gece 7 gün sürecek özel turlar duzenlenecek. 27 ekim 2 kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek gezi, Istanbul ve Ankara'dan başlayacak. Elazıg, Diyarbakır, Şanhurfa ülerini kapsayacak gezide Keban, Karakaya, Atatürk barajlanna ve yöredeki tarihi yerlere otobüslerle özel turlar yapılacak. Ücretler 561 bin ile 199 bin lira arasında değişiyor. 'Kaplıcalar önemsenmiyor' • AFYON (Cumburiyet) Afyon'da düzenlenen ' Barneoloji (Kaphca Hekimiiği) sempozyumu dün sona erdi. Sempozyumun kapanısında konuşan Prof. Dr. Nurten özer, Sağbk Bakanlığı bünyesinde kaphca tedavisi dairesinin kurulması gerektiğini söyledi. Türkiye'de kaphca kurma ve ruhsat yönetmeliği bulunmadığını anlatan özer, "Ülkemizde hiçbir kaplıcanın işletme ruhsatı yoktur. Sağlık Bakanlığı 5060 yıllık yönetmelikJe kapbcalan düzenlemeye çalışıyor" dedi. Sempozyumda aynca Istanbul Üniversitesi'nde kaplıca hekimiiği ana bilim dalı kurulması istendi. FRANSA Sosyalîst PartiVle ilkbahar hazırlıkları taslagı" aşağıdan yukan tartışılarak oylanacak. Her düzeyde parti kademelerinde yönetim kurulları karar taslaklanıun aldığı oylara göre belirlenecek. Başka bir deyişle bu partide "nispi temsil" her dttzeyde geçerli kesin kural... Laurent Fabius kısa süre önce metnini kamuoyuna açıkladı. Ekonomi Bakanı Pierre Beregovoy, Bütçe Bakanı Michel Charasse, Kültür Bakanı Jack Laag'ın da aralarında bulunduğu 6 bakarun imzası Meclis Başkanı Fabius'ın yayımladığı belgenin altında yer alıyor. İlk bakışta belgedeki fikirleri Rocard hükümetinin uyguladığı politikadan ayırt etmek kolay değil. Sadece "Rocard Yöntemi" denen sorunlan sıcağı sıcafına çözme yerine, sosyal sorunların çözümünü "vadeye" bağlama önerisi dikkat çekiyor. Söz konusu benzerUklere rağmen belge "eşitlik" başlığını taşıyor. "Eşitlik" devrimin ve cumhuriyetin ttç ana ilkesinden biri.. Eşitlikten kastedilen, dar gelirli nüfus grubunun ve özellike ücretülerin korunması: Işten çıkarmalara karşı güvence, ücretlirün işyerinde söz sahibi olması, sendikalann güçlendirilmesi, vergi reformu vb.. Gözlemcilerin adı geçen metinde Lionel Jospin'e oranla dikkatlerini çeken tek önemli fark, Laurent Fabius'un "çajdaşlaşma" noktasında ısrarlı olması... örgüte egemen olduğu sanılan Milli Eğitim Bakanı Lionel Jospin ise Sosyalist Parti'nin daha klasik 'halkçı' yapısını vurgulama yanhsı. Taraflar şimdiden ağırlıklannı teraaye vurmaya koyuldu. Örgüte egemen olduğu takdirde Laurent Fabius'un partiyi ABD'deki Demokrat Parti türü bir seçim makinesine dönüştürmek istemesinden endişe ediliyor. Buna rağmen yoğun bir "taban çalısması" yapan 1946 doğumlu hırslı politikaa Fabius, "Mitterrand "cı akımın önemli bir bolümünü yamna çekmeyi başardı. İlkbaharda Rennes kentinde toplanacak kongre, 1970'li yıllann başında bugünkü biçimini kazanan Fransız Sosyalist Partisi için büyük önem taşıyor. SABETAY VAROL PARİS Fransa'da eylülekim aylan sosyal patlama mevsimi sayılır... Nitekira Peugeot çalışanlan, vergi kontrolörleri ve cezaevi gardiyanlarının grevleri devam ediyor. Bunlar oladursun, iktidardaki Fransız Sosyalist Partisi heyecanla önümüzdeki ilkbaharda Rennes kentinde toplanacak ulusal kongresine hazırlanıyor. Söz konusu grevlerin, kendini " s o l " sayan bir parti içinde gerçekJeşen hizip kavgasına "fon miiziği" teşkil etmemesi beklenemezdi. Nitekira emekçi katmanlaıın gelir düzeylerinde son yıllarda gözlenen düşme, başlıca polemik konulanndan birini oluşturuyor. llkbahardaki kongre, 197O'lı yıllann başlannda bugünkü biçimini kazanan Fransız Sosyalist Partisi için yaşamsal önem taşıyor. Uluslararası planda meydana gelen gelişmeler ve sosyalistlerin 198l'de başlayan iktidar deneyimi Rennes kongresinin "Meolojik" dönüşüm kongresi olmasını zorunlu küıyor. Buna, 20 yıldır Fransız demokratik sosyalist hareketinin lideri pozdsyonunu koruyan Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın siyasaJ yaşamının sonuna gelmiş olmasmdan kaynaklanan "lider"lik savaşını da eklemek gerekiyor. Zira 73 yaşma gelen Mitterraııd'ın üçüncü kez başkaniığa aday olması söz konusu değil. İktidar deneyimi, parti içindeki mevcut "kanat"!an çağdışı kılmış bulunuyor. Bir siyaset bilimci, Fransız Sosyalist Partisi'ndeki durumu, 1974'tegörevarasında hayattan aynlan eski Başkan "Georgos Pompidou"nun son dönemlerine benzetiyor. Şöyle ki " Parti'de göriiş »ynlıklan asgari dttzeyde ancak lider adayı boüugundan geçilmiyor". Halen kıyasıya rekabet, bundan önceki kongreler öncesinde olarun tam tersi bir rnanzara arzediyor. Bilindiği gibi, son on yılın parti içi baş celişkisi, Francois Mitterrand Michd Rocard mücadelesiydi. Şimdı birindsi cumhurbaskanlığı tahtında otururken, ikincisi basbakanlık koltuğunun sahibi, gazetelerin baş köşelerini kaplayan hizip kavgası, yakın zamana kadar Mittenandcı olarak tanınan kanadın kendi içinde oluyor. Bir yanda eski Başbakan ve şimdiki Meclis Başkanı Laureal Fabins, 198188 döneminin parti birinci sekreteri ve Rocard hükümetinin Milli Eğitim Bakanı LJonel Jospin ise öbür tarafta. Partinin kongre öncesi demokratik işleyiş biçimi, Mitterrandcı akımın liderliğine göz diken iki "genç knrt"un kıyasıya bir kavga vermesini gerekli kılıyor. Çünkü her iki lider adayının ayn ayrı kaleme aldıkları "karar Bakır kan katmadı Adana'da mesteğini kalaycılık ve bakırcılıkla kazananlar giderek azalıyor. "45 yıl önce, herkes işe çıkmadan mahalleleri bölüşürdük. İş çoktu çünkü. Şimdi bakır kap kaimadı" diye yakınıyor Osman Korkmaz. (Fotoğraf: llker Maga) Kalaycdar yeni işpeşinde İLKER MAGA ADANA Yıllardır geçimini kalaycılık yaparak sağlayan Romen göçmenleri, Kozan Caddesi'ndeki mekânlarında artık pek görünmüyorlar. Sabahları bir araya gelip iş konuşuyor, kalaycılık anıları anlatılmıyor. 30 kişilik gmplanndan 5 kişi kaJmış. Bu beş kişiden Osman Korkmaz anlatıyor: "Biz her şeyi erken gördük. Dana okamayazma bilmezken çoğnmnz renkli televizyon aldı. Herkes artık bakır kaplan kullanmıyor, ama niye; bunun zaraıiı oidagunu bildiğinden mi? Vok be agabey, komşusu alnıış bir krora çelik tencere laskanmış almış, bir de reklamlar yok mu adamı zehirliyor... lşte bizimkisi de boyle bir şey. Ne olduysa inan dört beş yılda oldn. Eskiden herkes işe çıkmadan mahalleleri böhişürdü, iş çoktu çünkü. Daha dört yıl once haaa, bilesin. Ama şimdi bakır kap yok be, nere gitti bonca kap." Romen göçmeni Osman Korkmaz'm anlattığı hızlı değişim Adana'run Bakırcılar Çarşısı olarak bilinen Buyüksaat civarında yaşanıyor. Bugün Bakırcılar Çarşısı'nda bakırcı yok denecek kadar az... Aynı çarşıda kalaycılık yapan ustaJann da eski işi bakırcılık. Yirmi yıl bakır işletmecüiği yaptıktan sonra bir anda kalaycı oluvermiş Mehmet Usta. Altı yedi yıl sürdürmüş işi bugüne gelmiş, şimdi başka bir iş peşinde. Gerekçesi açık; anlatıyor Mehmet Usta: "Bakırcılık devri kapandı, anladık, dedik milletin evde kabı vardır, onian kalaylıvarak başladık ise. Şimdi de iş yok işte. tnanın koca Adana'da günde iki öc kap geliyor. Yeter mi geçime? Başka ise bakacagu mecbnr..." Şimdi 1920'li yıllara, Taha Toros'un çocukluk dönemine kadar gidebiliriz. Babası bilgili; tarihe, gezi kitaplan okumaya meraklı bir din adamı. Genişçe bir kitaphğı var. O kitaplık, edebiyat sevgisinin ilk tohumu oluyor. Ortaokulda karakalemle ya da çini mürekkebiyle öğretmenlerinin, özellikle ulumi diniye hocasının karikatürlerini çizmeye başlıyor. Resim öğretmeni bu yeteneğini geliştirmeye çalışırken din dersleri hocası resim eğiliminden dolayı kıayor. Kızıyor ve babasına şikâyet ediyor. Ama bütün derslerden on numara aldığı içintam numara vennekten geri kalmıyor. Türkçe öğretmeni Şahap Rıza Bey: Darülbedayi'de (sonra tstanbul Sehir Tiyatrosu) diksiyon dersi vermiş, oyunlar yazıp sahneye koymuş, ilk Türk fÛmlerinden birinin, Hüseyin Rahnii'den uyarlanan MnrebMye'nin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmuş, hatta kadın kılığına girip "Mürebbiye" rolünü oynamış... Ve bir "aile f a d a a " n a yol açtığı için geri dönmemek üzere Istanbul'dan aynlıp Anadolu'da Türkçe edebiyat öğretmenliğine başlamış... lşte bu Şahap Rıza Bey, edebiyatı sevdiriyor; Narruk Kemal'i, Fikret'i tanıtıyor, aruzu öğretiyor... Celenderis antik kenti tlk şiirler Taha Toros'un ilk manzumeleri ve çizgileri (resimli bulmaca vb.) lstanbul'daki çocuk dergilerinde yayımlanıyor. Lisedeyken, o sırada Maarif Emini (MiUi Eğitim Müdürü) olarak Adana'da bulunan edebiyat tarihçisi tsmail Habib Sevuk, okul müdürü aracılığıyla onu yamna çağutıp, şiir defterinden seçtiği manzumeleri Maarif Mecrauası'nda yayımlıyor (1927). Latin harflerinin alınmasından sonra adı Memleket'e dönüsen bu dergjde ve Ankara'da çıkan Hayal'ta şiir yayımlamayı sürdürüyor; ilk şiir kitabını da lise sıralanndayken bastınyor (Toros Demetleri, 1929). înceleme ve arşiv çahşmalannın kendisini adeta başka bir dünyada yaşattığıru, bu yasında bile tutkuyla çalışuğını söyleyen Taha Toros, muüuiuğa ulaşmayı basarmış kişilerden biri. Diyor ki: "Gecmişi getecek «ede alrtannakU bir köpıü knrabilmek, şüpbesiz, zevldae doyoifliayan bir mntluluk." • ANAMUR (AA) İçel'in Aydıncık ilçesindeki Celenderis antik kentinde ikinci dönem kazı çalışmalan tamamlandı. Kazı çalışmalan sonunda M.ö. 5. yüzyıla ait 8 mezar ile Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen bir ev ortaya çıkanldı. Kazılara başkanlık eden Konya Selçuk Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Zoroğlu, yaptığı açıklamada açılan mezarlarda ticari amfora, camdan yapılmış koku kaplan, şarap testileri ve çeşitli mutfak eşyalan bulunduğunu söyledi. Irgandı Köprüsü • BURSA (AA) Bursa'nın Setbaşı semtinde bulunan tarihi Irgandı Köprüsü'nün aslına uygun hale getirilmesi ve köprüye eski işlevinin kazandınlması amacıyla kazı çalışmalan başlatıldı. Köprü dibi kazı çalışmasında büyüklü küçüklü 3 depo, galeri ve mescit ortaya çıkanldı. Tarihi "Ipek Yolu" üzerinde kunılduğu belirlenen ve Osmanlılar tarafından yaptınlan köprü, 1. Dünya Savaşı sırasında Yunan askerleri tarafından yıkümış, 1946 yılında tekrar onanlarak ulaşıma açılmıştı. Grökova'da çöp toplama seferi' Çöp toplama kampanyası ekim ayında gerçekleştirilecek. Geçen yıl 14 tekne ve 150 gönüllü Gökova Körfezi'nde çöp toplamıştı. 150'yi bulan gönüllü ile çıkılan sefere bu yıl daha çok sayıda tekne MİLAS Bodrumlu gönüllü ve gönüllünun katüması bekleniler, geçen yıl olduğu gibi, bu yıl yor. da Gökova Körfezi'nde "çöp topBodrumlu gönüllülerce yapürıllama seferi"ne çıkacaklar. Ekim maya başlanan çöp toplama tekayında gerçekleştirümesi kararlaş nesi ile Çapı, Löngöz, Yediadalar tınlan çöp toplama kampanyası ve Tuzla koylanndaki çöp toplaiçin hazırhklar buyük bir hızla sü ma evleri de tamamlanma aşamarüyor. Geçen yıl 14 tekne ve sına geldi. Dış görünüşüyle, Bod 6 OLCAY AKDENtZ rum evlerinin çizgilerini taşıyan çöp toplama evlerinin bu hafta içinde tamamlanacağı bildirildi. Çöp toplama teknesinin de yine önümüzdeki günlerde tüm eksikliklerinin giderilerek denize açılabilecek duruma geleceği öğrenildi. Bodrumlu gönüllüler adına bir açıklama yapan Saynur Gelendost, bu yilki "çöp toplama seîeri"nin çöp evleri ve teknemiz biter bitmez denize açıhyoruz. Aynı geçen yıl olduğu gibi, gönüllü leknelerimiz ve gönüilü çöp toplayıolanmız ile Gökova Körfe zi'ni 'mavi yol' boyunca çöpteo anodıracagız" dedi. Gelendost, sefere çıkılmadan önce bir de çevre kirliliği konusunda bir panel düzenleyeceklerini açıkladı. Bodrumlu gönüllülerin bu sefer sırasında yeni bir uygulama başlatacağını da anlatan Saynur Gelendost, "Cevre korumacıhgı konnsnnda dnyarlılık gösteren leknelere ve kaptanlanna, üzerinde gönnllülerin arraası bulunan mavi flama armağan edecegiz ve kaptanı da gönüllü kaptaı ilan edecegiz" biçiminde konu$tu. Kaplumbağa yavnıları denize ıılaştı lumbağalan caretta carettalar bu yıl da doğumevlerini içel'in Anamur ilçesinde, 15 unutmayarak haziran ayırun başlanndan itibaren İçel'in kilometrelik sahil boyunca doğan 4500 Anamur ilçesi sahillerine geldiler. Caretta carettalann üreyavru caretta caretta denize ulaştmldı. me dönemleri süresince ilçede adeta "alarm" ilan edildi. MEHMET BÜYÜKARI ANAMUR Sayılannın giderek azalması nedeniyle koruma aluna alınan caretta carettaların İçel'in Anamur ilçesinin 15 kilometrelik sahili boyunca doğan yavrulan konirol altında denize ulaştmldı. Kaplumbağaiann Anamur'a gelmesinden itibaren kaymakamlık, Kaplumbağa ve Doğa Konıma Derneği işbirliği yaparak üremeleri ve doğan yavruların tümünün denize ulaştınlmasında işbirliği yaptı. Yavrulann sayısının 4500 dolayında olduğu belirtiliyor. "Yaşayan fosiller" diye isimlendirilen dev denizkap Kaymakamlık, Doğa Koruma Derneği ve yurttaşlar işbirliği yaparak sahili kaplumbağalara tahsis ettiler. Bu donemde kaplumbağaiann yumurta bıraktığı yerler taşlarla çevrilerek her dilde yazılarla donalıldı. Anamur Kaymakamlığı, kaplumbağaiann üreme mevsimi olan haziran ayı başı ile eylül ayı sonuna kadarki dönem içerisinKaplumbağa ve Doğa Koruma Derneği Başkanı tbrade kumsaun ışıklandırılmasını yasakladı. Anamur Orman him Güngör, bu yüki caretta caretta kampanyasının olumtşletmesi de belirlenen 50 yuvayı tel örgülerle çevirdi. lu sonuçlandığmı, beu'rlenen yuvalardan 4500 yavru kap55 günlük bekleyişin ardından dolunayla birlikte ca lumbağanın denize ulaştığını belirterek, "Gelecek yıl için retta caretta yavnıları altın rengi kumlardan kara kara de şimdiden çahsmalara başladık. Kapiumbağa rur ve boyfışkırmaya başladılar. Anamur sahilleri adeta denizkap lan ile bıraküklan yumurta ve çıkan yavru sayısını içelumbağalanm doğuruyordu. Her yuvadan çıkan 100110 ren bir liste tutacagız" dedi. arasındaki yavru, Akdeniz'in mavi sulanna bir an önce ulaşmak için birbirleriyle yanşıyorlardı. Bazılan yollarını şasırarak deniz yerine karaya doğru koşuyor, ancak bunlann da büyük bölümü kaplumbağaseverler tarafından alınarak tekrar denize bırakıuyordu. Yavru kaplumbağaiann ardından eller sallanırken, Anamur sahilleri gelecek yıla kadar sürecek olan lohusahk dönemini yasamaya hazırlanıyor, "bir daha göriişmek üzere" diyerek yavru caretta carettalara veda ediyordu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog