Bugünden 1930'a 5.105.042 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet 'Türkiy&'de hormon denetimi yetersiz' İZMJR (Cumhuriyet Ege Bürosu) AT ulkeleri ile ABD arasında hormonlu et savaşı kızışırken, Türkiye'de bu konuda hiçbir ciddi önlem alınmadığı bildirildi. Hormonlu et konusunda Meclis araştırması isteyen SHP Ankara Milletvekili Yaşar Yılmaz, "Hormonludur diye geri yolladıgımız bir gram et yok. Almanlar bizim ihraç ettigimiz köpek mamalannı. köpeklerine zararlı diye geri yolluyorlar. Biz insanımıza zararlı diye geri >ollaraıyoruz. Sınırda adamlann kendi etlerine hormonsuzdur diye verdigi belgeyi yelerli kabul ediyoruz" dedi. Almanya'da hormonlu dana skandahnın patlak \ermesi ve bu danaların buyük kısmının Turkiye'ye ihraç edileceğinin açıklanmasından sonra sınır kapılan uyarılarak etlerden "'hormonsuzdur" belgesi istendi. Ancak Türkiye'de henuz laboratuvar olanakları yeterli olmadığından etlerde hormon analizi yapılamıyor. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Nükleer Hayvan Araştırma Merkezi'nde zeranol dışındaki birkaç hormonun analizi yapılabiliyor. Hormonlu et konusunda Meclis araştırması isteyen SHP Ankara Milletvekili Yaşar Yılmaz, "Önümuzdeki gunlerde bu konu Mecliste gundeme gelecek" dedi. Yılmaz, AT ulkeleri ile ABD arasındaki hormon savaşının Türk yetkililerince "Bu bir ekonomik çıkar konusudur, ekonomik savaşür" diye değerlendirildiğini savunarak şunları soyledi: "Öyle olsavdı Almanya'da 6070 bin dana imha edilir mi>di? Hiçbir ciddi denetim mekanizması kurulmadı. Tespiti ve lakibi mümkün degil." SSYB ile Tarım Orman ve Koyişleri Bakanlığı aras\nda yeıki karmaşasımn da çozümlenemediğini savunan Yılmaz, "tki yıl oldu, iki bakanlık arasında koordinasyon saglanamadı. Kurulan komisyondan ses çıkmadı, ortada somut hiçbir şey yok" dedi. Yılmaz sınırlarda hormon laboratuvarları kurulması ve çok ciddi bir denetim sistemi kuruluncaya dek ülkede hormon satışının yasaklanması gerektiğini sözlerine ekledi. Sahıbr Cumhurıyeı Matbaacilık ve Gaznçcilık Turk Anonim Şirketı adına Nadir N»di 0 Onel Yayin Muduru Hasın CeıMİ. Mue«ese Muduru Emiac L'jaklıgil. \il) Ijleı Muduru: Okay Goaeıuin. 4 Haber Merkezı Muduru Yalçın Bayer. Sayfa Duzem Yonetmenı Ali At«. # Temsılater ANKARA. Valçm Do£u. İZMİR Hikmet Çttinkaya. ADANA Cctal lstanbul Haberlerı. E/tna Akyıldız, Dış Haberler. Enjun Bılcı, Ekonomı. Cengiz Turiıu, Kultur Cetal Ufler, Spor Danışıram Abdaikadir Y&ctlnın. Duzdlmc: Refik Darbaş. Araştırma Şahia Alpı>, IşSendıka. Şokrıo krleaci, Yurt Haberlerı: Nccdtl Dogaa, Dızı Yazılar: Ktrcm Çalışkan, • Koordınaıor Akmel Korulsas. A Malı Işlet Erol Erkut, # Muhasebe Baknı Ytıtn # BuıçePlanlama: Sevgi Anın 9 Reklam Ayşt Tonıa. Ek Yayınlar: Halya Akyol • tdare Hasryin Gvrer, Ukıme: Öadtr Çettk, Bılgılslem Nıil Inal. Basan w Yayan. Cumhurıyn Maıbaacılık vtGaznecılık TA ş. Turk Ocagj Cad. 39'41 CaJaloSlu 34334 Isı PK 246lstanbul Tcl 512 05 05 (20 ha!), Telc» 22246 Fıx (!| 526 60 72 • Burolar Aıbuı: Zıja Ookaip Blv Inkılap S No 19/4. Tcl 133 II 4l4"\ Tckj 42344 F « : (4) 133 II 41.428 # I n r i r H Zıya Blv 1352S2/3.Tel 13 12 30. Trteı: 52359 Fax (51)19 5360 # *«••»: lnonu Cad 119 S.N" 1 Kat 1, Tel 11455Oİ19731 Ttlcı 62155, Fax 171)328 056 TAKVİM: 8 OCAK 1989 lmsak: 5.50 Güneş: 7.21 öğle: 12.15 lkindi: 14.38 Akşam: 16.59 Yatsı: 18.24 SHP'li Yılmaz Gerçeğin düştindeki moda Herkes çocukluk düşlerini yaşama şansına sahip değil ne yazık. Ama aslında bazılarına yazık, bazüanna değil belki de. Örneğin Ferre ya da Courreges yalmzca mimar olarak kalsalardı ne yazık olurdu. tlnlü modacıların bir çoğu aslında başka mesleklerden gelirler. Claude Montana önceleri takı yapıyordu. Modanın soylu yaratıcısı Hubert de Givenchy hukuk okudu. 50'li yılların ünü hâlâ unutulmayan büyük sanatçısı Jacques Fath bankada çalışırdı önceleri. Dior, siyasal bilgiler okumuştu. NECLÂ SEYHUN En gözde oyuncaklanm kâğıt bebeklerimdi çocukluğumda. Kendi çizdiğim, kâğıttan elbiseler boyayıp giydirdiğim bu bebekleri hiçbir oyuncağa değişmezdim. Gün gelip de, bunun mesleğim olacağını düşunmemiştim hiç. "Büyüyiince ne olacaksın?.." diye soranlara, kurumla: "doktor!" diye cevap veriyordum. Yalnızca o yıllarda değil, çok daha sonralan da, defter ve kitaplanmda resimden boş yer bırakmadığım o lise yıllarımda da favori mesleğim gene doktorluktu. Bunu gerçekten istiyor muydum?.. Sanmıyonım. Ama doktorluk bana çok daha ağırlıkh, saygın bir meslek geliyordu belki "Doktor olacağım" demenin cakası bir başkaydı. Ama... Lise bitip de yol ayrımı geldiğinde Akademi'yi seçmekte bir an bile tereddüt etmedim. Ve garip şey, Akademi dolayh olarak, doktorluğun hiç de bana göre bir meslek olmadığım kanıtladı zamanla. Bir anatomı dersimiz vardı. Insan vücudunu iyi çizmemiz için onu iyi bilmemiz gerekti. Kaslar, sinirler, kemikler... Ama kitaptan okumakla olmuyordu iş. Uygulamaya gelince, morfolojide ölülerle, iskeletlerle yuzyuze gelince... Değişti işin rengi. Hocamız her birimize bir iskelet sahibi olmamızı önermişti. Ayakta darması şart değildi. Parça parça bir iskelet... Yeter ki kemikler tamam olsun. Bir tıbbiyeli dostum, çok eski ve çok yıkanmış olduğuna yemin ederek bir kâğıt torba içinde bir iskelet getirmişti bana. Ne kâbustu'... Önceleri kemikleri kâğıtlarla tutarak girişmiştim işe. Sonra, sınavlar yaklaştıkça, elime alıp çalışmak zorunda kalmıştım. Kemikteki en küçük çıkmtıları bile öğrenip, uzun Latince isimleri ile ezberlememiz gerekti. Modada bu ne işime yaradı, bugüne değin çözebilmiş değüim. ama sınav engelini aşmama yaramıştı o yıllarda. tskeletle haşır neşir olduğum için ellerim turfa olmuştu. tğreniyordum. Kaynar sulaıla yıkamama, ılaçlamama rağmen faydasızdı. Aylar boyu sofrada ekmeğimi doğramışlardı, çatalla elimi değdirmeden yemiştim... Ne hikâye!...Ben, yanlış meslek seçmedim aslında. Doktorluk bir tür cakaydı, geçti. Ama Akademi, ama moda... Çocukluğumun düşünü, oyununu bir yerde yaşam boyu sürdurme mutluluğuna eriştim. Herkes çocukluk düşlerini yaşama şansına sahip değil, ne yazık!.. Ama aslında baalarına yazık bazılanna değil belki de. örneğin Ferrf ya da Courreges yalnızca mimar olarak kalsalardı ne yazık olurdu. Balmain de öyle... Sonra Paco Rabanne... Şu metal elbiselerin yaratıcısı... Mimarlık öğrenimini pek parlak bir derece ile bitiren Paco Rabanne!... Bunlar modanın hesaplı kitaplı modacıları... Claude Montana önceleri takılar yapıyordu. Modanın soylu yaratıcısı Hubert de Givenchy Üniu modacı Scherrer hukuk okudu. 50'li yıllann ünü hâlâ unutulmayan az daha dansçı olacaktı. büyuk sanatçısı Jacques Fath bankada çalışırdı önceleri. Yuorıda modacının gipur Dior siyasal bilgilerde okumuştu. Azzedine Alaila, heykeltıraş olmak istemişti. Jean Louis Scherrek bir dantel bluzlu kaza sonucu bacağını kırmasaydı eğer, bugün hâlâ adını br pantolon takımı. sanını kimsenin bümediği bir dansçıydı belki de... tyi ki çocukluk düşlerini gerçekleştirememiş modanın bu ünlü isimleri. Moda dünyası.bugünkü renkli, çekici büyüsünden yoksun kalacaktı onlarsız. Oerçekler bazen düşlerden daha güzel!.. Binlerce kuş petrolden öldü VANCOUVER (ANKA) Pasifik Okyanusu'nda bir tanker ile bir şilebin çarpışması sonucunda, denize boşaltılan petrol yüzünden binlerce kuşun öldüğü bildirildi. Kanada sahil koruma yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin kuzeybatısında IVashington eyaleti açıktarında bir tanker ile bir şilebin çarpışmasmdan sonra tankerin petrol yiıkünü denize boşaitması sonucunda meydana gelen deniz kirlenmesinin binlerce deniz kusunun ölmesine neden olduğu belirtildi. Teknolojik ynrışma ANKARA (ANKA) Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Hüsamettin Tuğaç Vakfı işbirliğiyle duzenlenen bir yarısmayla, "teknolojik yenilik getirme ozelliği taşıyan en onemli araştırmalara", 1 milyon 500 bin lira tutarında para ödUlü verilecek. Son başvuru tarihinin 31 Ocak 1989 olduğu yarışmada, Türkiye 'de teknolojik yenilik getirme ozelliği taşıyan ve önemli araştırmalar yapan bilim adamları ve araştırmaaların, sayısı önceden saptanmaksızın, ödule layık görülen çalışmaları değerlendiriliyor. Guy Laroche modaya şapkacılıkla başlamıştı. Yukarıda modacının fuşya uzerine siyah puanlı ıpek otomandan bir tayyörü Av turizmi özeUeşecek ANTALYA (AA) Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı 'nca hazırlanan ve özel kuruluşlara avlak açma ve işletme imkânı sağlayan yasa taslağı turizmcilerden de destek gördu. Turizmciler, yasa taslağında yer alan duşüncelerin hayata geçirilmesi ile Türkiye'nin av turizminde de dünyanın önde gelen ulkeleri arasına gireceğini söylediler. Türk midesinde bakteri ynygın GIESSEN (AA) Federal Almanytt'âa Giessen Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapılan bir araştırma, hemen hemen her Türkün midesinde ülser ve gastrit hastalıklarına yol açan "campylobacter" adı verilen bir bakteri türü bulunduğunu ortaya koydu. Fakültede görevli öğretim üyeleri, Prof. Hans Vlrich Kloer ve Dr. Yaşar Bilgin başkanlığında bir ekip tarafından gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre üniversite kliniğinde kontrol altına alınan Türklerin yüzde 94.4'ünun midesinde söz konusu bakteriye rastlandı. "İDARİ YARGIDA YENİ DÜZE^LEMELER' 'Hukuk devleu Kurosava tehdit altında^ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türk Hukuk Kurumu Başkanı Muaramer Aksoy, hukumetin idari yargıda kök!u değişiklikler öngören yasa tasarılarının idari yargınm yetkilerini sınırladığını kaydederek, hukuk devletinin yeni bir darbeyle karşı karşıya kalabileceğini bildirdi. Türk Hukuk Kunımu'nun düzenlediği "tdari Yargıda Yeni Diizenlemeler" konulu panele başkanlık eden Muammer Aksoy, yaptığı açış konuşmasında, her iki yasa değişikliği tasansının da hukuk devleti ilkesine ve anayasanın bazı hükümlerine ters düştüğü goruşunün, yalnız siyaset adamlarınca değil, siyasetin bir hayli dışında kalmış hukukçularca da dile getirildiğini soyledi. Bu tasarılan inceleyen hukukçulann makalelerinde başhk olarak "idari yargıya tırpan" deyişini seçtiklerıne dikkat çeken Aksoy, "Bu hukukçulann yazılannın, idari yargıya tırpan amacını gıiden bu değişikliklerin, uygulamada hukuk devletinin varlığına yonelmiş bir suikast niteliği alacağı endişesi içerisindeyiz. Bu durumda ciddi, çok ciddi bir hukuksal ve siyasal durum, hatU bunalım karşısında olduğumudedi. Kültür Servisi Sinemanın Panele Danıştay 12. Dairesi eski Başkanı Kâzım Yenice, AÜ "imparator"u Akira Kurosava, Hukuk Fakuhesi İdare Hukuku düşlerini film yapmaya karar verAnabilim Dalı öğretim gorevlisi di. Ancak tasarısı ülkesindeki yaDoç. Dr. Metin Giinday, pımcılar tarafından geri çevrilen ANAP'tan Balıkesir Milletveki unlü Japon yonetmen, yeni filmili Necat Tuncsiper, SHP'den Ba ni, Hollyvvood'un önde gelen iki "dıiş yaratıcısı", Sleven Spielberg lıkesir Milletvekili Önder Kırlı, ve George Lucas'ın desteğiyle gerDYP'den Sinop Milletvekili Ya çekleştirecek. "VVashington Posl"şar Topçu katıldılar. tan Fred Hiatt'ın verdiği habere Doç. Dr. Metin Günday, de göre 1951'deki "Raşomon"dan ğişiklik ongören yasa tasarıları başlayarak üç yıl öncekı "Ran"a nın Danıştay'ın Türk idari yargı (Kargaşa) kadar bir dizi başyapısistemi içerisindeki yerini altust ta imzasmı atan 78 yaşındaki Kuedeceğini savunarak, "tdari yar rosava, çekimlerine yakında başgı, bireylerin ve topluluklann layacağı "Düşler" adlı filmini gehak ve özgürlüklerini idarenin lecek NoePde ABD'de gösterinıe hukuka aykın ve keyfi işlem ve girecek bir süre içinde tamamlaeylemlerine karşı korumaktan mayı tasarlıyor. Film, Kurosava'ibaret olan temel işlevinden so nm çocukluk ve yetişkinlik döyutlanacak ve var olma nedeni nemlerindeki düşlerine dayanan 9 ni buvük olçüde yitirecekür" de öyküden oluşacak. di. Kurosava'nm yeni filmini, SpiBu değişikliklerin idari dava elberg ve Lucas'ın sağladığı desları gereksiz yere sürüncemede tekle gerçekleştirecek olması hiç bırakacağını soyleyen Gunday, de şaşırtıcı değil. Çünkü JaponDanıştay'ın artık geleneksel bir ya'nın uluslararası une erişmiş en görevi haline gelmiş bulunan Ba büyük sanatçılanndan biri olan kanlar Kurulu'nca hazırlanan tü Kurosava, 1971'den bu yana yapzük lasarılarını inceleme görevi tığı bütün fılmler için parasal desnin, istişari bir göreve dönuşece teği ülkesinin dışında aramak zoğini belirterek, şöyle dedi: runda kaldı. Batı'da un kazanan ilk Japon yonetmen olan, bu ünü"Bir hukuk devletinde idarenin takdir yetkisine dayalı işlem nü hâlâ sürdüren ve sık sık da taklit edilen Kurosava'ya Japon film leri, kamu yaranna ve hizmet ge stüdyoları her zaman "kuşku"yla leneklerine uygunluk yonünden baktılar. Bu çekingenligin temeyargı denetimine tabidir. Takdir linde ise Kurosava'nm mukemmelyetkisi denetim dışı bırakılmak liyetçiliğinin, filmlerini nispeten la, bireylerin idarenin keyfi uv yüksek butçelerle çıkarmasmın ve gulamalarına karşı elleri kollan bağlanmış olacaktır." Danıştay 12. Dairesi eski Başkanı Kâzım Yenice ise, "ANAP iktidan, Meclisteki tasarısıvla, bir yandan yönelimin hukuka aykın karar ve işlemlerine karşı MUSTAFA BALBAY dava yoluna gidecek kişilerin daİZMİR Osmanlı arşivlerinin va haklannı sınıriarken, 6te yanönümuzdeki nisan ayından itibadan idare mahkemelerinin ve ren araştırmacılara açılması butun yüksek yargı veri Danıştay'ın gödünyada değişik yankılar uyandırev ve yetkilerini sınırlamanın verırken bu arşivlerin sağlıklı bir biya kararlannı etkisiz hale getirçimde değerlendirilmesiyle Balmenin peşindedir. kanlar'ın, Araplar'ın ve Ortado"Bu suretle uzmanlıgı ve yeter ğu'nun larihinın de önemli ölçüli deneyimi olmayan geniş kad de aydınlanacağı belirtiliyor. Tarolu uyeleri arasında mimar ve rihçiler halen İstanbul'da 5 ayrı emekli generallerin de bulundu depodakı 100 miiyona yakın belğu yeni yargı mercileri oluşturul ge ve defterden oluşan Osmanlı makladır. Danıştay'ın daire ve arşivleri için "bilgi bankası", "En kuruluşları iş yiikii altında ezile az Anadolu'nun tarihi ve doğal cek, idare ve vergi mahkemeleri güzellikleri kadar /engin" deyişkurulurken amaçlanan Danışlerini kullanıyorlar. tay'ın "içtihat mahkemesi" dedi. Ermeni konusu gundemde ol Japonyönetmen, yenifılminiSpielberg veLucas'ın destekleriylegerçekleştirecek düşlerini çekiyor ancak 5 yıl sonra. 1975'te Sovyet desteğiyle ve Sovyetler Birliği'nde çekebildi. Ama "Dersu Uzala" o yıl En tyi Yabancı Film Oscar'ını almakta gecikmedi. Ardından 1979'da, "Kagemuşa"nın (Dublor) çekilebilmesi için "20th CenturyFox" şirketini George Lucas ile Francis Ford Coppola ikna ettiler. 1985'te gerçekleştirdiği "Ran" filmi için Kurosava Japon şirketlerine senaryosunu tam 8 yıl kabul ettirmeye çalıştı ve en sonunda parasal desteği Fransız yapımcı Serge Silberman'dan bulabildi. Lucas ve Spielberg tarafından başından beri desteklenen "Düşler" adlı filmin ilginç bir ozelliği de bir Kurosava filminde ilk kez özel efekt kullanılacak olması. Kurosava'nm, fılmlerindeki bütün o gorkemli sahnelerde şimdiye kadar özel efekt kullanmadığı b.iliniyor. Şimdi kuşkusuz Kurosava hayranları "Düşler"deki düşleri merak ediyorlaı. Bir tanesi, karda kaybolmayı anlatan bir karabasan. Biri, artık var olmayan dingin bir Japon köyünde geçiyor. Bir başkasında ise Kurosava bir Van Gogh tablosundan "içeri giriyor" ve ünlü ressamla karşılaşıyor. "Düşler"in senaryosuna bakanlar, yeni filmin, Kurosava'ya asıl ününü kazandıran "tarihsel" "ciddi", "agır" yapıtlanndan "daha hafiP, "daha neşeli", "daha kaygısız" olacağını söylüyorlar. Ne var ki Kurosava aynı kanıda değil: "Hiçbir zaman ciddi, katı filmler yaptığımı sanmıyonım. Bu yüzden de 'Düşler'de kendi tarzımdan, üslubumdan saptıgıma inanmıvorum. Üstelik bu filmi hafife almayın. bu da 'ciddi' sorunlarla ugraşıyor!" Çekimine yakında zu kabul etmek gerekir. Meclisin başlanaca'< "Düşler" adlı kabul edeceği tasanlar, anayasa fılm, 78 yaşmdaki nın sözüne ve nıhuna aykın ise, Kurosava'nm çocukluk ve ki öyledir son sözii de Anava yetişkinlik dönemlerindeki sa Mahkemesi soyleyecektir" düşlerini konu alacak. Verem Haftası ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Nihat Kitapçı, en gelişmiş ülkelerde bile verem hastalığının tamamen kaldırılamadığını savunarak "Bugün ülkemizde tüm ölümlerin içinde verem yüz binde 5.6 oramnda 14. sıraya düşmüştür" dedi. Verem eğitim ve propaganda haftasınm açılış konuşmasını yapan Kitapçı, veremin tedavisinin olmasma rağmen, bulaşıcı olmasmdan dolayı önemini hâlâ sürdürdüğünü, dünyada her yıl 1015 milyon kişinin vereme yakalandığını söyledi. Kurosava Hiçbir zaman ciddi, katı filmler yaptığımı sanmıyorum. "Düşler"de de kendi uslubutndan sapmadım. biraz gulünç de olsa Batı'daki popülerliğinin yattığı biliniyor. Geçenlerde yeni filmi "Düşler"le ilgili olarak Tokyo'da bir basm toplantısı düzenleyen Kurosavanın gözünde her zamanki siyah gözlüğü vardı, ama o ünlü öfkesi ve sabırsızlıgından eser yoktu. Kurosava, filmini desteklemeye yanaşmayan Japon yapımcılanndan söz ederken son derece sakindi: "Senaryonun içeriğini anlayamadılar. Hepsi bu. Bana çok ilginç gelen senaryoyu onlar ilginç bulmadılar. Gerçekten çok kötü bir şey bu." Sonuçta, filmin yapımcılığım Spielberg ve "Amblin Entertainment" adlı şirketi ile Lucas ve "Industrial Light and Magic" adlı şirket üstlendi. Filmin bütün dağıtımını ise "Warner Brothers" gerçekleştirecek. "Warner Brothers", filmin dağıtım hakları karşılığında Kurosava'ya yaklaşık 12 nıilyon dolarlık bir garanti verdi. "Düşler"in yapımcılığım üstlenen ve dağıtımını "Warner Bross"un almasında büyük rol oynayan Spielberg ve Lucas, bir bakıma bugüne kadar Kurosava'ya olan "borc"lannı ödeyecekler. Çünkü Spielberg'in, en çok etkilendiği yönetmenin Kurosava olduğunu sık sık söylediği birçoklarınca biliniyor. Lucas ise Kurosava'nın "Gizli Kale" adlı filmindeki gulünç köylüleri, "Yıldız Savaşları" adlı yapıtında R2D2 ve C3PO adlı robot olarak yeniden yaratmıştı. Gerçekten de 1960'ların ortalarında Japon film studyolarının, TV'nin de buyuk etkisiyle bunalıma girmesi üzerine Kurosava, kendi ülkesinde pek az destek bulabildi. Tumüyle Japon yapımı olan "Dodeskaden" 1970"te gerek seyirciden gerek eleştirmenlerden pek ilgi görmeyince Kurosava ciddi bir bunalım yaşadı, sağlığı bozuldu. Daha sonraki filmini ise Bakan Güzel \abanci dil bilenler okulda ders verebilecek ANKARA (UBA) Millı Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Hasan Celal Güzel yabanci dil dersi oğretmenlerınin maaşlanna ek zam yapacaklarını bildirdi, Güzel, yabancı dil bilen herkese okullarda ücretli ders vermeleri için de çağrıda bulunacaklarını açıkladi. Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Hasan Celal Güzel, okullardaki basamakh kur sistemine buyük ağırlık verdiklerini belirterek,"Bo sislemin oturması için elimizden gelen bütun olanakları kullanacağız. Yabancı dil 6ğretmeni açığını gidermek için, yabancı dil bilen kişilerin okullarda iicret karşılığı yabancı dil derderi vermderini sağlayacağız. Bunun icin yakında yabancı dil kiea U$flcre bir çağrı yapacagız" dedi. Osmanlı arşivleri beş ayrı depoda duğu için butün ilginin arşivin salt bu bolümünde odaklandığını belirten Dokuz Eylul Üniversitesi Buca Eğitim Fakultesi Tarih Bölumu BaşkanıProf.Dr. Salih Özbaran, "Arşivler açılıyor" değerlendirmesinin yanlış olduğunu sovledı. Prof. Özbaran, "Osmanlı arşivleri zaten açık. Ancak bu arşivlerin şu anda sadece yuzde 1015'inden yararlanılabiliyor. Fotokopi olanaklanmn yetersizliği ve duzenlemenin tam yapılmaması nedeniyle araştırmacılar bunları kullanamıyor" dedi. Prof. Özbaran Ermeniler'e ilişkin belgeler konusunda da şunları söyledi: "Arşivden değişik konulara göre ayrım var, ama sadece Ermenilerle ilgili özel bir bölüm yok. Degişik yerlerde geçiyor Ermeni konusu. Bunlar üniversitc hocalannın da katkılarıyla tasnif edildi. Ermeni konusu çok nazik, çok hassas, ama bu belgelerin tiimii gözden gecirildikten sonra açıldığını unutmamak gerek. Ermeni belgelerini bugüne kadar Turk ve yabancı (arihtjiler zaman zaman inceledi." Osmanlı arşivleri samldığından çok daha zengin bir kaynak. Bu arşivlerin ciddi olarak değerlendirilmesiyle Osmanlı geçmişinin "hanedan tarihi"nden kurtarılabileceği belirtiliyor. Arşivler eski genel müdürlerinden Nejat Göyünç'un deyişiyle "kurtlann, kitap böceklerinin dantel gibi işlediği" Osmanlı arşivleri halen dort şekilde saklanıyor: Duzensiz torba, çuval ve sandıklar içindeki evraklar, dosyalı evrak ve defterler. Bunlann çok az bir bölümu damgalama, kodlanıa. temizleme ve kataloglama aşamasından geçti. Osmanlı arşivlerınde pek çok belgenin yanı sıra defterler dikkat çekiyor. "'Tereke defterleri". "Özel muhasebe defterleri" ile "inşaat ve lamirat deflerleri"nin Osmanlı yaşamına büyuk ışık tutacağı belirtiliyor. Örneğin inşaat ve lamirat defterlerinde bugun bile kavdedilmesi pek duşunulmeyen birçok bilgi bulunuyor. Cami, medrese, tekke gibi yapıların yanı sıra değirmen, fırın, baruthane ve benzeri sıradan binalar hakkında da bu tur bilgiler bulunuyor. Bunun yarunda her turlü üretim yerinde ne lür urunlerin ortaya çıkarıldığı, bunlann kalitesi gibi konulara da yer veriliyor. Prof. Dr. Salih Özbaran. butun bu defterlerle Osmanlılardakı günluk yaşamın yanı sıra toplum yapısı, teknolojık durum ve benzeri bilgilerin de elde edilebileceğini soyledi. Prof. Özbaran, Arap ulkelenııin de "hararetle" Osmanlı arşivlennden yararlanmak istedığinı belirtti. Playboy 35 yuşında Haber Merkezi Dünyanın en ünlü erkek dergilerinden Playboy, 1989 yılı ile birlikte ABD'de otuz beş, Türkiye'de de üç yaşma bastı. 1953 yılında, kurucusu Hugh M. Hefner tarafından ufacık bir büroda yayımtanmaya başlanan Playboy, kapağında Marilyn Monroe'nun ilk çıplak fotoğraflannın yer aldığı ill sayısından bu yana tam 42t savı vavımlandı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog