Bugünden 1930'a 5.093.790 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMRURÎYET/7 Rahşan Ecevit, eşinin davası için Ankara'ya döndü Ecevit'in sessiz gezîsi TÜREY KÖSE İZMtR DSP Genel Başkanı Rahşan Ecevit, iki günü "il başkanı Muharrem Demir ile II örgütünün bile bilgisi dışında" geçen dört günlük gezisini tamamlayarak dün Ankara'ya döndü. Rahşan Ecevit, gezisi süresinee çeşitli görüşmeleri gerçekleştirerek, bugünkü mahkemeden sonra Bülent Ecevit'le birlikte yapacağı gezi için hazırlıkları gözden geçirdi. 12 temmuzgünU Istanbul'daıı Izmir'e gelen Rahşan Ecevit, Çiğli Havaalanı'nın şeref salonundan çıkarken "Başbakan Ecevit", "Ecevit yalnız değilsin" sloganları arasında, başına gül yaprakları dökülerek karşılandı. Daha sonraki il ve ilçe ziyaretleri ile kıyaslandtğında bu karşılama, gezinin en "görkemlî" yanı oldu. 30 araçtan oluşan bir konvoy ile Karşıyaka'da tur atıldıktan sonra il binasına gelen Rahşan Ecevit, "Önce pek söyleyecek bir şeyim yok" dedi, ardından gazetecilerin soruları üzerine bazı kısa açıklamalar yaptı. t/ınir'dc aile dostlan MuhsinTamgiil Bilgehan'lann evinde kalan Rahşan Ecevit'in gezisi DIYDUK/GORDUK YALÇMN PEKŞJEİV Hukuk mu, guguk mu? Aşağıdaki öykülerde söz konusu olan kişilerin adlarını bilerek kullanmadım. Tümü bende mevcut.. Gerçekten (ama gerçekten) ilgilenen "ilgililere" ne zaman isterlerse verebılırim.. öykümüzün kahramanına bay A diyelim.. Bay A, Kadıköy'de bir inşaat yapmaya karar veriyor. Arsayı buluyor, projelerini hazırlıyor ve elinde dosyası ile Kadıköy Belediyesi'ne giriyor.. Istenen para, arsasını bağışladığı için yapacağı "bağış"tır. inşaat sahibinin bu mantığı aklı almıyor Kamulaştırma bedelinden vazgeçerek arsasını bağışlayan kendisidir. Üstüne ayrıca para istenmektedir. Böyle bir alışveriş pek alışılmış olmadığından ödemek istemiyor parayı.. Tabii "ödemeyebilir." ister öder, ister ödemez.. Ne ki, kazın ayağı öyle değildir. Hiçbir aksayan yanı olmayan dosya encümenden çıkıp işleme giremiyor bir türlü Bir süre sonra inşaat sahibi imana gelmiştir.. Artık şöyle düşünmektedir: "Yahu, biz bu vatanın evladı değil miyız.. Belediyeye bir miktar arsa bağışladık. Varsın biraz da para bağışlayalım." "Tamam" diyor sonunda ve Dosyayı incelemekle görevli bağış yapmaya rıza gösterıyor. makamlar alıp inceliyorlar. HiçBağış, adı üstünde bağışlayabir aksaklık, hiçbir yasadışı dunın gönlünden kopması gererum yok.. Her şey derli toplu, ken bir miktardır. Ama Kadıköy evraklar usulüne uygun.. Belediyesi'nde işler böyle yü"Peki", diyor yetkjli kişi.. rümüyor. Ya nasıl yürüyor? "Siz dosyayı bırakın, bu dosHerkes arsanın büyüklüğüne, ya encümene girecek." yapacağı inşaatın türüne göre Dosya encümene giriyor, çı belli bir tarifeden ödemek zokıyor ye bir süre sonra inşaat runda.. sahibi çağrılıyor. Bay A'nın cebinde bu kadar "Dosyanızı inceledik", diyor para yoksa, hiç beis yoktur. encümen azaları, "her şey Taksitle de alınabiliyor bağışdüzgün, hiçbir aksaklık yok.. lar. Senet veya ıleri tarihli çekSizin işiniz tamam. Fakat arsa ler de kabul ediliyor ve ruhsat nızın bir bölümünü biz ilerde verıliyor. yeşil alan yapacağız.. Üçte biArdından inşaat başlıyor. rini bize vereceksiniz.. önce toprak kazılacak ve tabii Aslında yasal bir durum de bu toprak bir yerlere döküleğil bu.. Belediye yeşil alan için cektır. gereksindiği özel arsaları beİnşaatçıya şöyle deniyor: delini ödeyerek (kamulaştıra "Senin ınşaatından şu kadar rak) almak zorunda... Ne ki, toprak çıkar. Bunun da dökme Kadıköy Belediyesi'nde pabuç parası şu kadardır. öde parabiraz pahalı.. Ve yasalara uya nı, al fişlerıni." rak inşaat ruhsatı almak biraz Oysa matematik diye bir bihayal.. "Peki", diyor inşaatçı lim icat edilmıştır. İnşaatçı alızorunlu olarak, "sizin olsun.." yor eline kalemi, kâğıdı ve heEncümen azalarının yüzü sap yapmaya girişiyor. Sonungülüyor. "Siz işinizi oldu bilin" da görüyor ki, kendısinden ısdiyorlar ve ekliyorlar: Yalnız tenen toprak dökme parası, önce vezneye 4 milyon lira ya dökmesi gereken (kazıdan çıtırmanız gerekiyor. (Bu para in kan) toprağın hemen hemen şaatın büyüklüğüne göre 150 iki katı... milyon lira arasında değişiyor). Ben bu kadar toprak dök"Hoppala" diye geçiriyor in ineyeceğim ki, diyor... şaat sahibi içinden. Dışından Olsun kardeşim, sen sadece "Affedersiniz, ne para makbuzlarını al, ister dök, issı bu?" diye sorabiliyor. ter dökme... yanıtını alıyor... Peki bu topraklar nereye dökülecek?. "Ümraniye'ye dökeceksiniz" diyor belediye görevlileri... Kamyonlar inşaattan çıkan toprakları Ümraniye^ ye taşımaya başlıyor. Kamyon başına belediyeye 1200 lira ödedikten sonra 10 bin lira kamyon parası ödenerek Ümraniye'ye taşınıyor Kadıköy'ün toprağı... Daha sonra belediyeye sahilleri doldurmak için toprak gerekiyor ve Kadıköy'den Ümraniye'ye götürülen topraklar, bu kez yine 10 bin lira kamyon parası ödenerek Kadıköy'e getiriliyor... Bunlar yapılmazsa ne oluyor?.. inşaatçı ağzıyla kuş tutsa inşaatı yürütemıyor. Hiçbir kusuru olmadığı, bilırkişi raporlarıyla saptanmış dosyalarda mutlaka bir eksiklik bulunuyor... İnşaat mühürteniyor... Mahkemeler bu mühürlerin geçersiz olduğuna dair kararlar verse bile mühürler açılamıyor... Bu şekilde yasadışı yollarla toplanan paralar nereye mi gidiyor?... Kadıköy belediye başkanının yaptığı açıklamaya göre "halkın hizmetinde" harcanıyor. Peki inşaatçılar belediyeye ödedikleri bu paraları nereden çıkarıyorlar? Tabii ürettikleri konutları satın alan halkın cebinden... 4 günlük Izmir gezisi sırasında 2 gün ortadan kaybolan, programsız gezisinde sık sık gazetecileri "atlatan" ve DSP örgütünün bile zaman zaman nerede oldugunu saptayamadığı Rahşan Ecevit, dün uçakla Ankara'ya döndü. "programsız" başladığı gibi, "programsız" sürdü. Gezinin ne zaman sona ereceğini, neler yapılacağını kimse bilmezken, pazar günü sabah Karşıyaka ve Bornova ilçe binalarının ziyaret edileceği, öğleden sonra da gazete bürolarına ziyaretler yapılacağı bildirildi. Pazar sabahı Bornova ilçe binasına gjtmek için sabah 9.00'da il binasına gelen gazeteciler, öğleye kadar beklediler. Kendilerine, Rahşan Ecevit'in bir açıklama hazırladığı söylendi. Gazeteciler beklerken, apar topar Bornova'ya doğru yola çıkıhnca, açıklamanın ne oldugunu soran gazetecilere "Biz gazetelere dagıttık" denilerek, beklerken "atlatıldıklan" haber verildi. Bu açıklama, sadece birkaç yayın organına dajütılırken, Bornova ve Karşıyaka ilçe binalarında gazeteciler kibarca dışarı çıkarılarak, görüşmeler yapıldı. Bu görüşmeler sırasında lzmir'de DSP örgütlenmesıni başlatan, sonradan dışlanan CHP eski Izmir il başkanlarından Sedat Akman yandaşlarmın "geçmişe dönük" sorular sordukları ve Rahşan Ecevit'in çok sinirlendiği öğrenildi. Gezinin Uçüncü günü olan pazartesi günü Rahşan Ecevit'in ikinci bölgede yer alan Aliağa, Dikili, Menemen ilçelerini ziyaret edeceği duyuruldu. Gazetecilere programın haber verileceği bildirilirken, öğleye dek ses çıkmadı. Gazeteciler, il başkanı Muharrem Demir'i aradıklarında "Biz sizi arayacagız" yanıtını aldılar. öğleden sonra gazetelere bir açıklama gönderildi. Bu arada Muharrem Demir, "Rahşan Ecevit nerede?" sorularına "Ben de bilmiyorum" yanıtını verdi. Gezinin Uçüncü gününde Karşıyaka İlçe Başkanı Cavit Muşlu istifa edince, ortalık karıştı. Rahşan Ecevit'in Izmir'den adaylığına karşı çıkan Muşlu, "saghk nedenleriyle" istifa ederken, Rahşan Ecevit salı günü de ortaya çıkmadı. DSP İl Başkanı Muharrem Demir, tl binasındaki telefonun başında arayanlara "BUmiyorura, berhalde Muhsin Bllgehanlann evlndedir" derken, evi aradığımızda "Burada degil, çıkn" karşılığını aldık. Bu arada Rahşan Ecevit'in evde, bugünkü mahkemeden sonra Bülent Ecevit'le birlikte yapacağı gezi için hazırlıklar üzerine görüşmeler yaptığı, "Kahvelerde yapılacak konuşmalara" dek gezinin ayrıntılandınldığı sık sık da Bülent Ecevit'le görüştüğü öğrenildi. tki gün il binasına uğramayıp, ortadan kaybolan Rahşan Ecevit, dün sabah uçağıyla Ankara'ya döndü. Bu dönüşü de örgütün bilgisi dışında olurken, parti binasını aradığımızda partililer, "Izmir'de herhalde, biz de bilmiyoruz" dediler. «*. ndeki ilçeleri kapsıyor. Ancak » aya köylerine dönmeleri. Bu <re kaydırmayı planlıyor. Zonılirleyecek. antt YSK'nın yeni kararı açıklandı Her partiye Seçim 10 üde, seçim yasakları tüm yurtta tek haber Mitingler, olaylı geçerse TRT'de haber olacak ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) TRT Haber Daircsi Başkanı Cafer Demiral, 22 temmuzda başlayacak ve 27 eylül akşamına kadar sürecek olan ara seçim döneminde TRT haber bültenlerinde bir partiyle ilgili iki haberin yer almayacağını söyledi. Siyasi partilerin haber metinlerini Yüksek Seçim Kurulu'nun belirlediği süre ve sözcük sayısına göre yayımlayacaklarını belirten Demiral, "Eğer partilerin seçim çalışmalarıyla ilgili çok önemli bir gelişme olursa, bu haberi ancak bize yolladıklan haber metnini çekip, diğerinin yayımlanmasını istemeleri durumunda yayımlanz. Bir günde aynı partinin iki siyasi haberini vermeyiz" dedi. Demiral, partilerin siyasi konuşmalarına 22 eylüle kadar yer vereceklerini belirterek, 22 eylülden sonra partilerin TRT haber bültenlerinde neyin yayımlanacağı konusunda bir seçim yapmak zorunda kalacaklarını söyledi. Demiral, şöyle konuştu: "Partilerin blze yolladıkları haber metinlerinden sonra çok önemli bir gelişme olabilir. Çok büyük bir miting yapabilirler. Eğer bunun yayımlanmasını istiyorlarsa daha önce yolladıklan metni çektiklerini bildirmeleri gerekiyor. Bize yollanan haber metinlerinin dışında böyle bir mitingin TRT'de haber olması ancak bir olay olursa söz konusu olabilir. Orneğin, mitingde kaza olur, adam yaralanırsa biz haber metninin dışında bu olayı da yayımlanz. Ama mitingdeki siyasi konuşmayı vermeyiz." ANKARA, (Cumhuriyet Bürosu) Yüksek Seçim Kurulu, seçim yasaklarının tüm yurtta uygulanmasını kararlaştırdı. Kararda, "Günümüzün haberleşme ve ulaştırma araçlannın sagladıgı imkfinlar karşısında, ara seçim yapılmayacak yerlerde seçmenlerin oylarını etkileyebilecek nitelikte cereyan edecek olayların seçim çevrelerine her zaman ulaşması miimkün olacak. Bu hal ise, seçimlerin tam bir düzen ve eşitlik içinde yapılmasını önleyebilecek boyutlara ulaşabilir" denildi. Seçim yasaklarının yalnızca ara seçim yapılacak seçim çevrelerinde mi, yoksa tüm yurtta nıı uygulanması gerektiğini inceleyen Yüksek Seçim Kurulu'nun aldığı kararda, "Seçim yasaklannın, siyasi partilerin katılabilecekleri ve katıldıklan milletvekili ara seçimi ile mahalli idareler yenileme seçimlerinde de o seçim çevrelerinde uygulanacagı kuşkusuzdur" görüşüne yer verilerek, şöyle denildi: "Ancak, özellikle milletvekili ara seçimlerinde, seçim yasaklannın seçim yapılacak çevrelerle sınıriı olacağının veya tüm yurtta uygulanması gerekeceğinin ilke olarak belirlenmesi uygun göriilmemiş ve sorunun hallinde 'Anayasanm 79. maddesiyle kurulumuza verilen görev, 298 sayılı kanunun seçim yasaklarına ilişkin hükümlerinin amacı, ara seçimi yapılacak seçim çevreleri ve bu seçim çevrelerinin durumu "gibi etkenler nzerinde dımılması gerektlgi görüşü hflkim ol ınusı • toplantısını yapıyordu. tl başt Mazhar Aydın ikinci bölgede aki dengeyi nasıl kendi partileışündüklerini sorduğumuzda iki tarına göre burada DSP'nin de Ancak DSP'li arkadaşlarımız se, USP'ye verecekleri oyların agını takdir edecek düzeydedlrrtn <Vo 7'lik oy potansiyelini bize bilinçli kullanacaklarına inaığı ve çalışmamızı köylere yöle oyların parti degiştirmesi çok egiştirdi mi, kentlerdeki gibi her ; sık goriiş degiştirmez bu oyri olsun, Karabük'iin işçilerl olımışlardır. Hem köyleriyle bagde işçidirler. tşte bu Işçl köylümayı planlıyoruz." ynn kişiliğinin de önem taşıyaa seçimin partiler kadar aday |ını da anlatıyor. muştur". Kararda, ara seçim yapılacak 11 seçim çevresinin yurtta coğrafi dağılımı yanında Ankara, tstanbul, lzmir, Samsun ve Zonguldak'ta bu illerin tümünü kapsamayan seçim çevrelerinin söz konusu olduğu bu seçim çevrelerinde oy kullanacak seçmen adedinin ise Uç milyon civarında olduğu, bu rakamın yurtta tüm seçmen adedinin yedide birine ulaştığına dikkat çekildi. Kurul, seçim çevrelerinin yurtta coğrafi dağılımı ve bu seçimlerde oy kullanacak seçmen adedinin ve özellikle anayasanm 79. maddesi ışığı altında yasakların tüm yurtta uygulanmasını kararlaştırdı. Seçim yasaklan 22 temmuzdan başlayarak seçimlerin bitimine değin sürecek. Böylece "al gülüm, ver gülüm" işler yürürken, Kadıköy belediyesinde işleri daha kolay yürüten kişiler ortaya çıkıyor... Ve bir sürü aracı, halkın sırtından biraz daha zengin ediliyor... Daha da önemlisi insana, bir hukuk devletinde yaşanmadığı duygusunu veriyor... Yazının başında belirttiğim gibi, bu öykülerin kahramanlarının adı bende mevcut... Gerçekten ilgilenen ilgililere ne zaman isterlerse sunabilirim... ANKARA TAŞI Selamün aleyküm sayın çok kıymetli bacım.. Son günlerde, "Selamün aleyküm sayın çok kıymetli bacım..." başlıklı mektuplar, bunları yazan kuvvetli kalemşörlerce belirlenen "kilit adreslere" gönderiliyor. Bu adreslerde genellikle öğretmen, öğrencı, yayınevi sahipleri bulunuyorlar. Işin ilginci, mektupları gönderenler o kişinin ne iş yaptığını, adını biliyorlar sonra da şöyle diyorlar: "Sevgili ablacığım biliyorum bu mektubu okurken acaba kim yazmış diye düşüneceksiniz ama sakın düşünmeyin, çünkü ben sizi çok iyi tanıyorum ve çok seviyorum." Mektubu gönderenin önce "İslami bir ilanı aşk" mı ettiğinden kuşkulanıyorsunuz, kısa sürede yanıldığınızı anlıyorsunuz. Çünkü onun, "sevgili ablasının şeytanın kurbanı olmasını istememekten" başka gayesi yoktur. Müslümanların nasıl sonsuz mutluluğa erişeceklerinın anlatıldığı mektupta biraz da dünyevi meselelere değiniliyor ve soruluyor: "Şöyle bir oturup düşün ablacığım.. Niçin İranlılar ve Afganistanlılar düşman için bu kadar çok direniyorlar. Allah için ablacığım, Allah için. islamiyetin başa geçmesi için. Bizim için. Uyuyan, uyumayan ve bütün gaflete dalmış insanlar için." Eee, böyle bir mektup şiirsiz olmaz tabii: "Bacım/Başını örtmüşsün hanım olmuşsun/Kuran nurlarıyla taşıp dolmuşsun/Hakikat yolunu şimdi bulmuşsun/Ne kadar sevindim bilmezsin bacım..." Serbest vezinle kaleme alınan bu şiirler Gırgır dergısindeki Cırcırböceği Muhlis'e taş çıkartacak biçimde dil serbestisi içinde sürüyor: "Müslüman bir gün birlik olacak/Herkes birbirine destek olacak/Tuğutların gülü bir gün solacak/Elbet bir gün İslam hâkim olacak." Mektup yazan uyandırdığı etkiden emin olmalı ki, sözlerini şöyle bağlıyor: "Sevgili ablacığım eğer yaşadığın hayattan vazgeçer de, Allah yoluna dönersen, zaten akıllı bir insan doğruyu da yanlışı da bilir, kısacası İslami yaşamaya karar verirsen ne olur, bana haber ver. Şunu da unutma herkes uyanıyor. Biz uykulu kalmayalım. Nice zavallılar uyanmış. Uyananların bazıları Mektup dergisine kendilerini bildirmişler. Mektup dergisinin bütün sayılarını bir oku neler görürsün... Eğer İslami yaşamaya karar verirsen, sana o kadar güvenim var, Mektup dergisine yaz, ben okuyucusuyum. Eğer duyarsam, ben de kendımı açıklarım." Mektubu kim yazdı diye merak ederseniz bir çaresı var demek ki, önce "Mektup" dergisi alacaksınız. (Biz böyle bir dergi duymadık ama Hacıbayram civarında sormakta varar var). islama döndüğünüzu, nüfus kağıdınızda "İslam" yazsa da, hatta dinine bağlı bir kişi olarak billnseniz de bu derginın "Aramıza Katılanlar" ya da "Hak Yolunu Bulanlar" sayfasında itirafname biçiminde açıklayacaksınız. (Sizin İslami seçmeniz, Garaudy, Müslüman olmasa da Müslüman sayılan Kaptan Cousteau, ya da en son ıddia olan Anthony Quinn kadar gürültülere yol açmaz, kendi çapınızda olur.) Bunun üzerine bu mektup sahibi kalemşör, dergiyi de sürekli okuduğu için kendini açıklayıverecek. Belki de bir gün kapınızı çalıverecek. Siz de meraktan çatlamaktan kurtulacaksınız. Zaten o da ne diyor mektubunun sonunda: "Şimdilik selam eder, ancak cevap alana kadar ellerinizden öpmem." Ne diyelim? Allah hepimizin yardımcısı olsun... ıldak'ta değil, bolu, Devrek, Bartın ılacak. Maden ırsal kesimle 'üğii için partiler malarım köylere de yaşamı büyük ölçüde TK para ödemeyi iki esnafın senetleri >r ve ticari yaşam 'ın en büyük kozu seçim yapın Devrek'te Ulaştırma Bakanı ;i. Atasoy hemşerilerini işe koyle SHP'nin geleneksel oylarıu ilçede etkili bir isim. Ayrıca skanı Samim Sırn Yücel de esıdediye başkanlığı yapmış şimrek'te olan bir ANAP'lı. Yani minden. Böyle olunca SHP'nin ian DSP'nin seçime giriyor olEcevit'in hâlâ anımsanan Zonr yandan SHP'nin kendi iç çeNAP'ın SHP tabanını tanıyan Jlaştırma Bakam'nın vaatleri: \ •JAAM. IIUI yUlbUZlUK nuniUSyuniUri tstanbul il başkanhğına n e d e n i y l e bağlı 3 komisyon oluşturdu. önceki gün SHP tstanbul tl Merkezi'nde partinin tstanbul ilçe başkanları, belediye meclis grup üyeleri ve il genel meclis üyeleri toplandı. tstanbul SHP tl Başkanı Hasan Fehmi Güneş, toplantı sonunda tüm ili kapsayan "Yerel Yönetim Komisyonu", "Yerel Yönetimleri tzleme Komisyonu" ve "Yerel Yönetimler Esgüdüm Komisyonu" oluşturduklarını belirtti. Güneş, Yerel Yönetimleri tzleme Komisyonu'nun, "yolsuzluklar" ve "yasadışı durumları" araştıracağmı, Yerel Yönetimler Esgüdüm Komisyonu'nun da ilçe, anakent, il genel meclisini koordine edeceğini, yasadışı durumları gerekirse mahkemeye ileteceğini açıkladı. Hasan Fehml Güneş, "Bizim tüm örgütü ve tüm olanaklarımızı seçim olayına seferber etmek için sürdürdüğümüz çalışmaların bir parçasını da bu komlsyonlar oluşturuyor" dedi. (Fotoğraf: LEVENT ÇAĞİAR) SMP'nin vnfciızhik hnmivvrmlnrt SHP htanbui ıı orgütu, ara,. Pehlivanoğlu'nun seçmeni Geçenlerde Fatıhli bir vatandaş, devlet kapısına işi düşunce istanbul'dan kalkıp Ankara'nın yolunu tuttu Otobüsten iner inmez TBMM'ye gelen vatandaş ısrarla ANAP Genel Başkan Yardımcısı Şadi Pehlivanoğlu'nu arıyordu TBMM'deki koruma görevlileri, Şadı Pehlivanoğlu'nun ANAP Genel Merkezi'nde bulunabıleceğını soyledılerse de vatandaşı ikna edemediler. Vatandaş, mılletvekıllerının odalarının bulunduğu koridorda bağırıyordu' "Görüştürmemek için böyle yapıyorsunuz. Şadi Pehllvanoğlu istanbul Mllletvekilidir. Bizim Fatlh'in mllletvekllidlr." Koruma polislerı, Şadı Pehlivanoğlu'nun milletvekili değil,' ANAP'ın Genel Başkan Yardımcısı oldugunu anlatmaya çalıştılarsa da başarılı olamadılar. Polısler ile vatandaşın yüksek sesle tartışmalarını duyan ANAP milletvekili Nabl Sabuncu araya gırerek vatandaşı odasına aldı, ışiyle ilgilendı ve Şadi Pehlivanoğlu'nun henüz milletvekili olmadığını anlattı. Mecliste geçen bu olay ara seçımde İstanbul'dan aday olmayı düşünen Şadi Pehlivanoğlu'nun çok hoşuna gitti. Şimdı, sık sık bu olayı anlatıp, "Görüyorsunuz ya, seçmen beni milletvekili sanıyor. öyle benimsemişler" diyor. ğı 3 bin işçi >nguldak, KarabUk gibi çevrebütUn ellerden fazla hissedileatırımların sahibi olması. Kameleri Zonguldak'ta TTK yöbi olaylarda biraz politik dav"oy" ile ifade edileceğini heürneğin TTK'nın alacağı 3 bin 3İduğu ve sonuçların seçimler \ı, herkese iş vaat edileceği, oy ;ın. e misafir olup çaylarını içtiğinyon ile bakkallara sebze mey;azanmaya çalışan 2 oğlu "Bu'. Eger kömiir işletmesi işçiye |)sın lüm esnafın senetleri prolaramız, gelirimiz, kömür işbaglıdır. Burayı yöneten ıl'dan söz açıldığında evin baının seçim yatırımı oldugunu" (tiip gazdan başladı. tnşallah diyecek kadar iyimser. Bu aramra hanımın 40 milyonluk yümuları. l'ın icraatına dayanınca "Bu ır, aslında özal iyi işler yaptı. Lunulara el attı" değerlendir'. Karısı kızı eleştiriliyor ama > n ve yapan özal'dan bu aile miş gözüküyor. MÇP Genel Başkanı Koç yurgüanıyDr ANKARA, (a.a.) Milliyetçi Çalışma Partisi Genel Başkanı Ali Koç'un Siyasi Partiler Yasası'na muhalefetten yargılanmasına dcvam edildi. Ankara Altıncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde dün yapılan duruşmada, sanık Ali Koç, "parti kurucular kurulu toplantısında yasal çoğunluk olmadan karar aldığı" yolundaki iddiaya karşı savunmasını yaptı. Koç, "Rakipsiz ve tek aday olarak genel başkan seçildim" dedi. MÇP Genel Başkanı Ali Koç, dokuz sayfadan oluşan savunmasında özetle, "Olay genel baskanlık ve yönetim kurulu üyeliginden uzaklaştırılan 56 kişinin dayanak ve mesnetten yoksun iddialarından ibarettir. 2 Aralık 1984 günu yapılan toplantıda, çogunlukla genel başkan seçildim, 30 Kasım 1985 günü yapılan büyük kongrede de rakipsiz ve tek aday olarak bütün delegelerin oyu ile genel başkan seçildim. Kanunsuz yollara başvurmak bize yakışır bir hareket değildir" dedi. mal bildiriıııi için yasa taslağı hazırlıyor DYP'nin Meclise sunmak üzere hazırladığı taslakta sorumlu kişilerin her yıl mal bildiriminde bulunmalan, bu kişilere verilen hediyelerle, seçim bağışlarımn ve harcamaların denetim altına alınması öngörülüyor. ANKARA, (Cumhuriyel Bürosu) DYP, siyaseti "kötü iş", siyasetçiyi "kötü adam" olmaktan kurtarmak amacıyla ve son günlerde giderek yoğunlaşan yolsuzluk, rüşvet olayları nedeniyle bazı yeni yasa tasarılarını parlamentoya sunacak. Bu tasarılarda sorumlu bazı kişilerin her yıl mal bildiriminde bulunmaları, bu kişilere verilen hediyelerle, seçimlerde siyasi partilerin aldıkları bağışlann, yaptıkları harcamaların ve seçmenlere dağıttıkları propaganda malzemelerinin denetim altına alınmaları öngöruluyor. DYP, 28 eylüldc yapılacak ara seçimlerde de yolsuzluk ve rüşvet olaylarına ağııiık verecek. DYP Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Dülger dün düzenlediği basın toplantisında, Baskanlık Divanı'nın konuya ilişkin basın bildirisini okudu ve bilgi verdi. Basın bildirisinde son killeri ve müşleşariar gibi yüksek dereceli devlet memurlarına da uygulanmalıdır. Bu mal bildirimlerinin her yıl Resmi Gazele'yle yayımlanması kamuoyunu rahatlatacaktır. günlerde ortaya çıkan yolsuzluk, Aynı şekilde partilerin ve rüşvet ve pahalı hediye ölayları adayların seçimlerde aldıkları nın, iktidarın güçsüzlüğünü bir bagış ve masraflann da Anayaiktidar boşluğuna çevirdiği görü sa Mahkemesi'nin denetinıine şüne yer verildi. Bu söylentilerin bağlanmasında yarar görmekte•art arda ve yoğunlaşarak ortaya yiz. Partilerin, seçim kampanyaçıkmasının, rejimin saygınhğını larında, seçmenlere ve uyelere sarstığı kaydedilen bildiride, dağıtacaklan propaganda malze"Demokrasiyle yönetilen ülke meleri de kayıt altına alınmalılerde, kamuoyunun duyarlı ol dır. Partilerin seçimlerde para, dugu bu konularda kanunlarla pahalı hediye ve menfaat dagıtalınmış tedbirler vardır" denil malan önlenirse, demokratik yadi. Basın bildirisinde, hazırlana rış önemli ölçude itibarlı ve adil cak tasarılarda şu önlemlere yer hale gelecektir." verileceği belirtildi: DYP Genel Başkan Yardım" Başbakan ve bakanlar, kendilerinin ve ikinci dereceye cısı Mehmet Dülger, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtkadar hısım ve akrabalannın mal varlıkları için her yıl bildi ladı. Bir soru uzerine Dülger, elrimde bulunmalıdır. Devlet De lerinde seçim yapılacak illerdeki valilerden hangileıinin iktidar netleme Kıırıılu'na verilecek mal bildirimlerinde alınan hediyele hesabına nasıl çalıştıklanna ilişrin, verenlerin adları ve değerle kin belgeler bulunduğunu ve riyle birlikte beyan edilmesi de bunları seçim propagandaları sıyasa hiıkıııu lıalinc getirilmeli rasında açıklayacaklarını bildirdir. Benzer hükümler, milleive di. $adi Pehllvanoğlu Mallara bakalım Başbakan Turgut Özal'ın Bursa gezisi sırasında Çelik Palas otelinde düzenlediğı basın toplantısında bir evli çiftin yer alması gazetecilerce yadırganmıştı. Sonradan bu çiftlerden bayan olanın Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelmesine Özal'ın aracı olduğu hanım olduğu öğrenildi. Basın toplantısından sonra özal'a yaklaşan evli çıftler kendisine teşekkür etmeye başlayınca, özal TRT kameramanını uyarıp bu sahneyi çekmesini ıstedı. Çekim sürerken Devlet Bakanı Ahmet Karaevll de Devlet Bakanı Mesut Yılmaz'a yaklaşarak "Mesut Bey, Bulgarlstan'da blrlsl var. Akrabaları bizim Kırklareli nde, onu da Türkiye'ye getirtmek İçin bir şeyler yapsak..." dedi. Yılmaz, derin derin tavanı süzdükten sonra tam bir devlet adamı edasıyla yanıtını verdi: "Olur olur, bir bakalım ellmlzdeki mallara.. Malların arasından blrislnl seçip onunla değlsttrellm."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog