Bugünden 1930'a 5.080.902 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA DÖRT: 17 Ağustos 1971 1 atrikhanenln bir fesat yuvası gibi çalışmasuun örneklerini daha da çoğaltmak mümkündü. 16 Mart 1920'de tstanbullu Rumlann büyiik bir kısmı bayram yapmıştı. tstanbul'un işgaüni, Yunanistana devri için bir başlangıç sayıyorlar ve gün geçtikçe halk deyimi ile gemi anya aüyorlardı. P Anlatan: Emekfi Korgeneral Patrik Konstantin sınır dışı edildi • Fener PatrlUuae eivan. Rumlar bu arada, işgal gerçeklestiği zaman Ayasofyayı kontrol altına almak va dün belirttiğlm bayragın ve kutsal çanın asılması için bir birlık kurmayı da unutmamışlardı (!) Istanbul Rumlarının çalışmaları sadece bundan ibaret değıldi. Patrikhane aracıhSı ıle îngiliz Gizli îstihbarat Servısi Başkam Yuzbaşı Bennet'e Türk lerı ihbar etmekte yans halındeydiler. Mılli gururunun emrmi dinleyerek kendilerıne kafa tutan, isteklerini yerine getirmeyen Ttirkler, türlü tftiralar edılerek jumallanıyordu. Gözaltına ahnan, dövülen, ışkence edılen Türklerin sayısı belli değıldi. Gerek Yunanistan, gerekae Patrik, bu karan uluslararası bir mesele haline getirmek içın çahşmaya başladılar. Muhtelıt Mübadele Komisyonuna yapılan muracaata karşı komisyonun Belçıkalı başkanı, ruhaniîerın mübadele edılmeyeceğıne dair bir kayıt bulunmadığını bildirıyordu Romanya ve Çekoslovakya ıse; patrığin, «Olayı prottsto ftmeleri. karsrın uygulanmasına engel olmaI»n» için yap'ığı muracaatı «Bu Tfirkiye'nin iç tneseiesidir* dıye reddedıyordu. Son Uınıdi Amenkadaydı. Ama ondan da bir sonuç alamamıştı. Metropolitlerden bir kısmı, Sen Sinot Meclisindcn çıkıyor (X) isaretli Metropolit, sakalı kesilen Birmanostur. EKREM BAYDAR Istanbul'un işgali, esasen Ingilizlerle çeşitli konularda işbirliği yapan Patrikha nenin çalışmalannı hızlandırmıştı. 20 yaşına giren her Rum genci kurulmuş olan özel teşkilâta kaydolmak zorundaydı. Izci teşkilâtı kurulmuş, başlanna oymak beyi görevi altında birer Yunan subayı getirilmişti. Bunlann gayesi Rumlan Türklere karşı kışkırtmaya gayret sarfetmek ve ihtiyaç anında kulla mlmak üzere askerî disipline sahip çetecilcr yetiştirmekti. lstanbul'un Yunanistan tarafmdan fiilen işgal Trene bindirildi tZ bu çabalan da yakından izliyorduk Mhayet 21 Ocak 1925 günü Ankara' dan verıîen sıfre uzerirte Patrikhanere gonderdıgimız bır ekıp, hıç bir olay cıktnadan PatriJİ aldı ve gizlıce Sirkeciye göturerek trene bındirdi. Konstantin'in sınır dışı edılmesı ile Patrikhane Patriksiz kalmıştı Yeni patrik seçiml de hem yenı oiaylara. hem de Patrikhanenln kirli emellenn.n daha çok su %üzune çıkmasma sebep oluyordu. Konstantin daha sınır dışt edilmeden, 16 Ocakta Tarabya'da yapılan fevkaiâde hır avınde Metropolit Fotıvos, ıçının butun zehırini şu soslerle ortaya döküyordu: «Türklrr, RıımlKrı tsasız bıraktılar. Du»iinmüvorlar ki, tstanbııl Rumlann öz vatanı, halifi malıdır. Rıımluk tstanbul'da Tflrkliikten daha eskidir.» Papa Eftım ıse bu S'rada Sen Smot Meclısının toplsnamajacağını ve Patrik seçrrcsının usulsu7 olacagını ılerı 'unıvordu. Bir gun ziyaretıme geldi. Tarabjadaki fevkalâde â>indc Türkluk alcj hıne sozler sarfeden Metropolit Fotiyos, daha sonra Patrik seçllmlstl. edilmesini bekliyor, bu yüzden her gün toplantılar düzenliyor, Türklere saldınyorlardı. S STANBCLU işgal eden düs I man kuvvetleri arasında • 1000 Yunan erı vardı. Anadolu yakasının Kandılhden Bey koz'a kadar olan kesiminl kontrol altında bulunduruyorlardı. Meşhur Averof zırhlıları ise Boğaz ve Marmarada karakol gorevinl yürütüyordu. Izcı teşkılâtının ve Etnikl Eterya'nın gayretleri sonunda 40 bin kadar Rum silâhlandınl mış ve su bölgelerde gorevlendınlmışlerdi: • Tatavla . Beyogln, • Galata . Tophane, İşte isgal yıllannda bu hava içınde serbestçe faaliyet göstermeye alısan Patrikhane, Yunanıstan'm Anadoludan kovulmasını, tstanbul'un lşgaiınin ıse Cumhunvetin ilânı ve Lozan Anlaşmasının imzalanması ıle bir hayal haline gelmesıni hazmedemiyordu. Ama sartUr değiştığı için çahşmalanm giz11 gizlı yünitmek zorunda kalmıştı. B in BERKAND 80 Grrçekten de öyle old«. Btnl (törünce D o . tan bir saniye için sasırraış göründö, ama hemen nıak ve yabaneı halini aldı. Terblyell, nazik ev sahibi oldu. Talnız, bundan evvel oraya (jttigim eece yaptıjh gibi evden çıkıp gıtmrdi. Biz konnsnrktn Uf» kansmadan kah t a . zetfsini okndu, k i h tokaktan geçenlerle ilfilendi. Temekten sonra Mnstafa Be\le Cenriz bir tavia parti'ine baslavınca biz de balkona cık. mıstık. O zaman Meziyet Hanım. artık «abrı tükenmi» gibi bana: Günselı. dcdi. Bugünkü darnm bcni çok fizdü. Haluk'un ta\ırlannı bfienmedim. Avaiım denk al kııım! Bn adamdan her «ey b e k . lenır. tiaçma bır gnmrla, Doian'ın yanında onn «avnnmak ihtivacını dnvmn>.tnm. Belkı de hu saçma «ururamu korıımak için olacak, va«lı kadının hu sözlrrlne siikunetle cevap vfrdtm: Toksa beni tehlikede mi «anıyorsunuı Sfsimde biraz »lav ve mevdan oknvnş d s Kezilrbilirdi. Mezivet Hanım buna aidırı.i tt. mrdi. Karariı (örüniiyordu. tnandırıcı bir sesle: E\ft, bn adamın ırnın İçin bir tehlike oldnğnna inanıvorum, dfdi. Ne yapabilir bana? Bn dcfa hen biraz evvelkl emniyetimi k a y . betmist'm. Hrr «eyt yapar. Senl tehdit eder, evinl sovmala kalkar. Talnıı bn olsa... Koskoca e v . de ralnıznn kizım. Bövle insanlardan htr şey beklenir. Odamı kilitlfrim. Hrr zaman odanda otnramarMn y a ! B B havada bahçeve hiç mi çıkmıyacskvn? Bahçeyt.. evet bcni bahçcde bnlabilir ama kalfa ve hahçıvan da var. Mrzivrt Hanım bn sözlcre kanacak bir k a . dın defildi. Çok sert bir hareketle dofrnldu. Bana bak Gnnseli, dedi. Sövle yüıüme lylce bak ve ban» söyle: Sen b« adamın *ana yaklaçmasını ho» görüvor mosnn? Inanın bana tevze, Haluk eskl Haluk dfSil. Bn gelUinde bana tam bir afabey m n . amrlesi yapıvor. Bana karsı en nfak bir s a v . (îsızlık göıtermediği gibi, bir menfaat amacı ile yakınlastıgını belirtecek bir kelime bile töylemedi. Sen de bnna Inandın dttil mi? Çocnk değilim, kımseye gözü kapalı inandıgım ^ok. O halde?! Oofan'la Snna ba konnsmaya Istirak e t . meden bizi dinlivorlardı. Belki Doğan d i n l e . mivordn bile. Çünkü gazetcsine gömülmüş g i . biydi. Onnn ba kavıtsızlıjına karMİık vermek için olacak, sinirli bir sesle sordnm: O halde ne yapabilirim teyze? Sis bana bir yol gosterin! Onu evine kabnl etmrzsin, olnr biter. Nasıl? Kapıian kllttliyemem ki... Bunu kendin tayin edeceksln yavrum. Toksa ondan uzakla$mak istemiyor musun? Tava; yava» »alıte cesaretimi kaybctmege, normal olmağa bajlamıştım. Ağzımdan en gcrçek sozler döküldu: Çok jalnızım teyze.. çok.» Meziyet Hanım elimi scfkatle hıttn: Sebep yalnız bu nıu? Bilmiyorum. Ondan korkoyonım gali>» İlk göruştügumuz gun onun eskileri unultuğu • nu, benden af dileyen bir tavır aldıgını fbrdüğum için onunla görusmeği rcddetmemijtim. Gerçi bugune kadar bu ilk Inancımda aldandığı» mı belirtecek bir hareket yapmadı, ondan ?ik«>cte hakkım vok ıma haftalar teçtikçe ben halamla Ancelâ'nın sozlerinln tesiri altında kalmağa başladım. Kalfanın anlattıklan da ba tesiri arttırdı. Halbukl ben ona. biraz da. dunya >uründe kalan birlcik akrabam olduğu için >aklasmiştım. Bilmem duygularımı anlatabiliyor muyum? Anlıyorum yavrum. Buna çok sevindim. Çünkü çok defa ben bile bu kansık hislerimi anliyamıyorum Sustuk. Suna'nın gozlerinde yaslar parıldadığını görmek içlml titretti, ona gülüm«emeS« çalı<tım, ha$aramadım. Ağlamamak için büyük bir Irade kuvveti sarfediyordum Buna «nl«\an »CMtili arkadaşım boynuma «anldı. Vah sekerim benlm. seni ilk def» bu kadar zavıf ve üzgun göruvorum. İMersen bir kaç gun Bakırkoy'e sitmc. bizimle kal sc\RİIim Seni ne kadar «cvdigimizi biliyorsan. Bizim yanınıızdn yalııi7İıcını biraz nlsun unutursun. Annesi hemen onun fikrinl paylastı. En lyisl bu. dedi. Aferin Suna! Isim ne olacak? Sabah gldcr. aksam bmaya dönenln. Bon4an kolar ne var? . .;•. . ,,. Tcşekkflr ederlm ama blrknç gün «onra «• yapacaiım? Ourıım hep arm dcjil mi? Hiç olmazsa btrkaç gün dinlcnir. rnhatlaf mn. Birn7 dertleşiriz. senl avutmağa çalısırız. Sizl üıdıiffüm İçin miitecMİrim. tnann, ben kendimi korumantn çarefinl bulacağim. Bu güzel gecemiz] zehretmfyelim. biraz da Sunacığınun diiğününden bah<edelim. Olmaz mı? Sıkıldıgımı. artık bu konudan knçmak Iste(İİRİmi anladılar. devam etmediler. Fakat ben onları daha fazla üzmemek için ertesi akşamı >ta orada eeçirmeğt kararlaştirmıstım. Bu kararımda gizll. cok gizll bir sebep de vnrdı: Doğan'm bana yaklaşncağını. hiç olmazsa bana eski dn«t gozlerivle bakacağım ummuştum. Buna ne kadar ihtiyacım vardı Halbuki o, bana en ufak bir tiarî blle gÖ5termedi. o kayıtsız tavrını bırnkmadı \e beni görmeycn gözlcrle yüziıme baktı Sanki benim cocukluk ve tlk gençlik arkadasım o değildi. Beni sevdiiini ve bcnlfile evlcnmek istcdiğinî sovleven dc o dcğildi Simdt karşımda bambaska bir adam vardı ve hu adam soğuk. uzak ve mağrur bir vabancı idi. Kızıltoprak'a, her seye rağmen, biraz iımitll gitmiştim. Orada hiç değilse dost Ooğan'ı bulacaetmı sanraı;tım. Tam tenine oldu. Bakırköy'e daha üzgün ve daha karam«ar düşüncelerle dondum. Oofan'ı tamamlvle kaybettiğimi anlamu;tım. Buna «ebep oldugum İçin de kendimi affedcmiyordom. Gercek su kl. blitiin hn olan hjtenlerin bilâncosunu yapacak ohani. kahahatin sadece bende olduğunu itiraf etmek zorunda kalacağım. (Arkaa «a» Mübadele kararı O LAYLAR ve Rumlar arasındakı surtusme devam ederken, Rum Patrığı Kons'antın Araboglu'nun, mubadeleye tabi kışıler *rarda bulundugu için sınır dısı edilmesi kararlastınlmıştı. konu veresim: AYHAN BAŞOĞLU | I GUNAHKAR KRALIÇE Patriğin Sakalı O NEMLt bir konu Uzer.nde konuşmak istediSıru belirterek soze başladı: Fener Patrikhanrsinin beni ataroz ettiğini bilivorsunuz. Bu kilise çok zararlı bir teskilâttır. Brn bu le^kilâtı temizlemeye karar verdim. Polısten yardım mı ıstiyorsunuz 7 Hanr.. Patrikhaneve giderek Patrik ile «örusmek içîn sizden milsaade rica edi>*orum. Tfmizliçi ben yap»»cağım. Nasıl olacak bu l ş ' Gavet basit. Yanıms htr makas alacatım. Görü^örken miisait bir rırsatta «akalıoı kesece^im. Dini inançlara eöre sakalı kesilincp ruhanilik vasfı tamamen üzerinden kalkar. Pekâlâ Heybeliadadatd o kul ne olacak? Onun da sırası tcelecek. Papa Eftım'e boyle bir izni tabiî veremezdım. Ama tşın aksılıgine bakın kı Konstantin' ın smır dışı edilmesi üzenne yapılacak Patnk seçımlne adav gosterilen Sardeon Metropolıdı Bırmanus'un evme gıden b;r grup. kendisinin saka'ını k°smısti. Hemen, bu ışi Papa Kftım'ın vaptıfı haberi bazı gazetelerde yer aldı Papa Eftım ıçın gazeteleri yalanlamaktan başka çare voktu Ruhanılerın sakalı konusunda daha once de enteresan bir olay geçmıştı. Kalamıştakı kılısenin kara ssJcallı genç bir zangoçu vardı. Askerlik çagı geldığ^ zaman Şube Reısi kendısıne, «Muayene için jelirken sakalını kestirmesini» sovlemıştı. Sakalı kesılınce ruharulık ;.olunun kendısıne kapanacağını goren genç zangoç, «Beden Kabillyeti Nizamnamesini» okumus, «dişleri olmayanlann a«kere alınmayacaginı» ögrenmce dışçıye koşup bütun dişlerini soktürmüştü. DİŞİ BOND I'OAM l'çtAt UAZIB. LANAU YBPDE... YARIN: Itfaiye Müdürünü nezarete aldım 53 Yavas yavas kendıne gelır gibi oluyordu. Olaylann atasının bakılırsa en tehllkell anlarda bile bir ktırtuluş yolu üuluyordu... Ama arkasında bir de ceset bırakarsk... Şayet Moreau ölmeseydl, şu anda kendisl belkı de hayatta olmavacaktı... Sonra reis, ışın içyüzünU sezinler gıbl olmus, silâha davranmışü. Paoli sılâha davrandı mı ya sonuna kadar gıderdı ya da hiç davranmszdı. Kırdığı potu tâmire muvaffak olsaydı bile kendl hesabına şüp he tohumlan ekllmlşti hir kere . Bundan böyle ettiği her lâla dık kat edecek, attığı her adımı kol layacaktı reis . GünUn oırinde de bir açık yakalayacaktı. Çün kü o böyle idi.. Kafasına koyduğu bir seyi ergeç yapar, sözün de dururdu. Bu şartlar çerçevesmde eskisi eibi hür ve ba>!iboş hayata veda edecek, yaşantısının sorumluluğunu hiçbir şekilde sürdüremeyecekti. tslediği ikinci einayeti de maıur göstermek için kendince birtakım sebepler arastıno duruyordu. Sonunda çoyle bir karara vardı Paoli silâhma davrandıeına göre mesru müdafaa kurallarınea kendini savunmus. savunma sırasında da reisi öldürmek zorunda kalmıştı. Bu sudan bir mSzeretti ama, Jabeke yine de memnun kaldı, derin bir nefes aldı. Tanrı Jabeke'vi bövle varatmıştı Baska törlü olmasma da im'cân voktu Duvduğu pişmanlıklar, kapıldıçı vicdan azaplan daima kısa süreli oluvor, bu sürenin sonunda da işlediği haltları sanki başka biri islemijçesıne her zamanki tarafsızhğına ve hu I TİFFANY JONES Türkçesl: Şehbal AYGEN Buna mukabıl suçlarının tâmir kabul etmez cinsten olduğunu da mustu bir kere... Geriye dönüş yoktu artık. tlk hamle neyı gerektiriyorsa onu yapacaktı. ö l ü ler bile onu bu yönde iteliyorduŞu halde geleceŞin kendisi için hazırladıeı sürprizlere hazırlanmak mecburiyeti söz konusu iken Seçmis oiaylara sarjlanıo kalarak üzüntü duvmak. kurunruya kapılmak abesr! Evet, asıl önemi geleceğe vermeliydi Ve bu gelecek gayet rahat görünüvordu ona Ortada engele benzer bir sev kalmamıştı. Yeni cinavetler is'emesi de zorunlu deSildi artık Arabanın saatine baktı. Sekızi otuz geçivordu. Paoli'nin evine dönme zamanınm geldiğine kanaat getirdi Bu isi seve seve vapacağı iddia edılemezdi Ama Jabeke'de sınır^ız bır intibak vetenegi vardı. Biraz gavretle kendini her seve alıstırabilivordu. Öldürdüsrii bir adamın cesedini çok taraf>=i7 çok sâkin bir ifadevle seyretmegç bile .. IEUİNCİ BÖLÜM Valti il« Oavet. Paoli've ait dairenin tam karsi^ına isabet eden merdivenin basamaklarına oturmuslardı Vanm saatten beri sabırla beklempfc'a: diler Bir paketten fazla sıgara içrr.ışl«rdi can sıkıntısmdan. Kader birliği yaptık'.an sünden bu yana ikı adam ilk defa tam bir anlasma havası içıne gir mis gibıydiler. Kolav değildi tabiî . tkisi de avnı âkıbete ueramıs. diğer bir devımle vüzer bin dolar kaybetmişlerdl Yürekler acısı bir şevdı bu Ovsa anlasmıs Börünmeleri de avnı Slçüde giızeidi Fakat ne kadar süreeekti 7 Orasını Tanrı bilırdi ancak. Ömrü bovunca Valotı hnm horj zer bır sürii darbe vemıs. serinkanlılıeını muhafazavs vine d« mu\affak olmu'tıı Sadecp çehre hatları gerıhr. alnındakı kın=ıklann savtsi artar buna mukabıl şıklısmdan. zerafetinden zerresini ihmsl etmezdi Clavet de bafcnnda kopan fırtına ve boraları belli ermeyecek kaHar pıskm, tecrübelj hir tiotı Fakat ^âbit pözler'e hep avnı noktava bakması. \Tinaklarınr|qn da ucup giden sıhhatlı renkîpr onria sakin eöriinmeee çali"an bir idam mab. kıimunun hutiın özplliklfrinı bir araya getirivordu « Ray Alah kahretsln Ne vapıvor bu adam arahp' Nf'eIfrde kimbilir' Saai dokuza virmt vsr O v « «ekiVdf hulu?maea karar vernıştik deei' mi?.* Bunu ClavoT sövlemiştı Vqlotı. ortağmn hak veren h' 4avranı«la yüzünü ondan yanp dön dürdü: GARTH
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : 0212 346 1590
Katalog